Etiket: Konuşuldu

  • Elbeyli ilçesine yapılacak hizmetler konuşuldu

    Kilis’in Elbeyli ilçesine yapılacak hizmetlerin ele alındığı bir toplantı yapıldı.

    Elbeyli Belediye Başkanı Süleyman Şimşek, yaptığı açıklamada, “İlçe Kaymakamı Kadir Duman, Kaplan Kardeşler Halı Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi Salahattin Kaplan ile birlikte ilçemize yapılabilecek hizmetleri konuştuk. Rabbim ülkemize birlik ve beraberlik anlayışı içinde hizmet edenlerin yatırım yapanların sayısını arttırsın. İlçemizde hayır işlerinde en önde koşan Salahattin Kaplan’a yaptıkları hizmetler ve bundan sonra yapacakları hizmetler için teşekkür ediyorum” diye konuştu.

  • Serdivan Fikir ve Sanat’ta Politika Teorisi konuşuldu

    17 farklı programla güz dönemi eğitimlerine devam eden Serdivan Fikir ve Sanat Akademisi, Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Yaşar Sarıbay’ın koordinatörlüğündeki “Politika Teorisi” dersiyle misafirlerini ağırlıyor.

    Akademik Kültürel Çalışmalar programı kapsamında gerçekleştirilen “Politika Teorisi” dersinde politika kavramının Aristoteles’ten günümüze kadar olan serüveni incelenirken politika ile siyaset arasındaki ayrım da örneklerle ele alınıyor. Politikanın amaca ulaşmak için üretilen düşünsel bir yöntem olduğunu ifade eden Prof. Sarıbay, siyasetin ise devletin yönetilmesi anlamına geldiğini belirterek iki kavram arasındaki farkları Akademi öğrencileriyle paylaşıyor. Farklı düşünürlerin politika teorisi üzerine yaklaşımlarını da katılımcılara aktaran Prof. Dr. Ali Yaşar Sarıbay Türkiye’nin politika konularına da değinerek, pratik hayatın yanı sıra gündemi belirleyen olayların analizini yaparak öğrencileri bilgilendiriyor.

  • İnönü’de siyasetin temel kavram ve ilkeleri konuşuldu

    İnönü Üniversitesi Siyasetin Temel Kavram ve İlkeleri konulu konferans düzenlendi.

    İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ile Siyaset Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen ve Doç. Dr. Gökhan Tuncel’in konuşmacı olarak katıldığı program hakkında bilgi veren Dekan Prof. Dr. Recep Karabulut, insanlık tarihi ile yaşıt olan siyasetin birey ve toplum hayatının hemen hemen her alanında, her dönem kamuoyunun gündemini meşgul eden bir konu olduğunu dile getirerek özellikle iktidarla ilişkisi olan herkesin siyaset ile ilgili konuşması gerektiğini ve konuşmaya haklarının olduğunu söyledi.

    Siyasal sahanın daha iyi anlaşılabilmesi için özellikle alanda çalışmış olanların dinlenmesi gerektiğine vurgulayan Karabulut, iktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ve Siyasal Bilimler Topluluğu ile Siyaset Bilimi alanında çalışan akademisyenlerin birikimlerini öğrenciler ve fakülte personeli ile paylaşmak istediklerini belirtti.

    Siyasal Bilimler Akademisi Programı’nın toplamda 16 hafta süreceğini belirten Karabulut, Siyasal Bilimler Akademisi kapsamında “Gençlik ve Siyaset, İdeolojiler, İnsan Hakları, Siyasetin Toplumsal Dinamikleri, Kurucu İktidar ve Anayasa, Küreselleşme ve Ulus Devlet, Din ve Siyaset İlişkileri’ gibi konuların da ele alınacağını ifade etti. Siyasal Bilimler Akademisi ile başlattıkları konferans silsilesinin “Girişimcilik, İktisat ve Uluslararası İlişkiler” gibi sahalarda da devam edeceğini umduğunu dile getirdi.

    Doç. Dr. Gökhan Tuncel ise insanların kendileri ve çevreleri ile ilgili yapılan faaliyetlerde rol ve sorumluluk almak için siyasal alanı bilmeleri gerektiğinin altını çizdi. Siyasetin beşeriyetle iç içe olduğunu dolayısıyla sosyal bir bilim olduğunun kabul edilmesi gerektiğini söyledi.

    Doç. Dr. Gökhan Tuncel “Bugün başlayıp 16 hafta sürecek olan bu çalışmayla bir nebze de olsa siyaseti, siyasal alanı, iktidar ilişkilerini biraz daha anlaşılabilir kılarsak, siyaseti biraz daha farklı boyutlarıyla ele almamıza vesile olursa bizler de amacımızı gerçekleştirmiş oluruz.” dedi. Tuncel, esas gayelerinin insanı diğer varlıklardan ayıran temel özelliğin yani iradenin öneminin vurgulanması olduğunu belirterek sözlerine şu şekilde devam etti: “İrade sahibi olan bir canlının kurduğu, onların oluşturduğu birlikteliklerin de aslında anlaşılabilir olması oldukça zor. Bunun sebebi doğa bilimlerinde bir zorluk ile karşılaşıldığında konu araştırılıyor ve deneylerle her yerde geçerli kurallar ortaya konulabiliyor. Ama bu durum sosyal bilimlerde çok zor çünkü biz iradeden bahsediyoruz. İradenin, nerede ne zaman ne yapacağını tespit edebilme imkanına sahip değiliz. Yani bizler genellemeler yapabiliriz ama bu genellemelerin tutmadığı yerleri de bilmemiz lazım. Tarih de aslında bu genellemelerin tutmamasıyla, inişlerle çıkışlarla, değişimlerle dolu. Onun için bizlerin iradeyi sosyal bilimlerde ayrı bir yere koymamız gerekiyor.”

    Siyaseti anlaşılabilir kılmak için geniş bir bakış açısına sahip olunması gerektiğini dile getiren Tuncel, insan iradesini merkeze alıp açıklarken çevresel koşulları yok sayma imkanına sahip olmadıklarını belirtti. Çevresel şartlardan bağımsız iradenin incelemeyeceğinin altını çizdi.

    Doç. Dr. Gökhan Tuncel konuşmasını şöyle tamamladı:

    “Siyasal alanı yerli yerine oturtmak için sivil alanı genişletmek zorundayız. Bu da irade ile ilgili bir şey. Bunu yapabilirsek hem siyasetçi için hem sivil için siyasal alan yerli yerine oturmuş, daha farklı bir anlam ifade etmiş olur. Onun için biz bu üçüncü alan olan ideali ortaya koymak, ideal merkezi üzerinden var olan zemini de dikkate alarak bu sivil alanı genişletecek siyasete yönelmek durumundayız. Aksi takdirde siyaseti pratik yöntemler içerisinde temsili kurumlara indirgeyeceğiz. Siyaset dediğimizde aday olacaksın, seçileceksin, karar vereceksin, uygulayacaksın, yargılayacaksın değildir. İnsan iradesinin her alana yayılması için sivil alanın genişletilmesi gereklidir.”

    Düzenlenen konferansa İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı aynı zamanda İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abdulkadir Baharçiçek, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Recep Karabulut yanı sıra akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.

  • İnsan Hakları tüm yönleriyle bu konferansta konuşuldu

    İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 70’inci yılında İstanbul’da “İnsan Hakları için Harekete Geç” konferansı düzenlendi. Konferansta konuşan Maltepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Betül Çotuksöken :”Biz insan hakları eksenli çok önemli çalışmalar yapıyoruz. 2005 Yılında insan hakları araştırma ve uygulama merkezimizi kurduk. Merkezi kurmadan öncede yaptığımız çalışmalarla bu konudaki bilinci arttırmayı amaçlıyorduk. Maltepe Üniversitesi olarak eğitim alma haklarını sadece korumak değil, geliştirmek içinde önemli çalışmalar içerisindeyiz. Maltepe Belediyesi tarafından düzenlenen “İnsan Hakları için Harekete Geç” konferansına yurt içinden ve yurt dışından çok sayıda davetli katıldı. Konferansta dünyada yaşanan insan hakları ihlalleri konusu masaya yatırılırken çözümün sonuç odaklı olması için asıl nedenlerin ortadan kaldırılması gerektiği vurgulandı.

    ” Maltepe Üniversitesi olarak eğitim alma haklarını sadece korumak değil geliştirmek içinde önemli çalışmalar içerisindeyiz”

    İnsan haklarının korunması ve uygulanmasında bugüne kadar bir çok çalışma yapıldığını ifade eden Maltepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Betül Çotuksöken, “21’inci yüzyıl öncesinde metinlerle belgelerle insan hakları teyit edildi. Dünya çapında yapılan çalışmalarla en önemlisi 10 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel kurulunda onaylanmış olan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi. Türkiye ilk onaylayan ülkeler arasında yer aldığı için bizde bu bakımdan gururluyuz. Sadece Belgelerin olması yetmiyor. Önemli olan belgelerde dile getirilenlerin hayat geçirilmesi. İnsan eylemlerinde, ilişkilerinde benimsenmiş olması son derece önemli. Bu konulara dikkat çekmek üzere çalışmalar yapılıyor. Biz insan hakları eksenli çok önemli çalışmalar yapıyoruz. 2005 Yılında insan hakları araştırma ve uygulama merkezimizi kurduk. Merkezi kurmadan öncede yaptığımız çalışmalarla bu konudaki bilinci arttırmayı amaçlıyorduk Maltepe Üniversitesi olarak eğitim alma haklarını sadece korumak değil geliştirmek içinde önemli çalışmalar içerisindeyiz” dedi.

    “Problemlerin nedenlerine bakmak lazım. İnsanları öldürmekle bitmez bu işler”

    UNESCO insan Hakları ve Toplum Bilimleri Politikalar ve Programlar Direktörü Prof. Dr. İoanna Kuçuradi ise İnsan haklarının geniş kapsamlı ele alınması ve yaşanan olumsuzlukların nedenlerinin çözüme kavuşturulması gerektiğini vurguladı. Kuçuradi,” Bazı şeyler değişti tabi ki. İnsan hakları fikrinin önemi farkına varıldı. Sadece farkında olmak yetmiyor. Açık kavram gerekli, hem günlük ilişkilerimizde yapıp ettiklerimizi belirlemesi, hem hukukun temelini oluşturması için. İnsan haklarını hep muamele görme ilkeleri olarak görüyoruz. Her şeyden önce bunları aktif ilkle yani bizim yapıp ettiklerimizi belirleyen ilke olarak görmemiz gerekiyor. Bu henüz yayılmış bir düşünce değildir. Bu bakımdan zikzaklar çiziyoruz. Günümüzde insan hakları yeterli seviye değildir. Bunun nedenlerini düşünmek gerekir. Problemlerin nedenlerine bakmak lazım. İnsanları öldürmekle bitmez bu işler. İnsanlar denizlerde ölmeyi göze alıyorlar. Nedenlerin köklerini kazımadıkça bunlar devam eder. Bunun olabilmesi için bilgi gereklidir. Yargıç olarak karar verecekseniz bunun ne olduğunu iyi bilmeniz gerekir” diye konuştu.

  • Ekim ayında en fazla dolar konuşuldu

    Ekonomide Ekim ayında en fazla dolar, firmalar tarafından uygulanan indirimler ve topyekün mücadelenin başlatıldığı enflasyon konuşuldu.

    Medya Takip Merkezi (MTM), Ekonomi Gazetecileri Derneği için hazırladığı Ekim ayı ekonomi başlıklarını raporladı. Rapora göre; Ekim ayı ekonomi haberlerinde en çok dolar konusuna yer verilirken; firmalar tarafından uygulanan indirimlerle topyekün mücadelenin başlatıldığı enflasyon ise gündemin bir diğer önemli konusu oldu.

    Siyasi gerginlik dolar kurunda dalgalanmalara sebep oldu

    MTM’nin araştırma sonuçlarına göre, ABD ile yaşanan siyasi gerginliğin TL’deki sert değer kaybına da yansıması dolar kurunda dalgalanmalara sebep oldu. Dolardaki yükselişin ve piyasadaki kararsızlığın ana nedeni olarak rahip Brunson öne sürülüyordu. FETÖ ve PKK adına suç işlediği ve casusluk yaptığı iddiasıyla 35 yıl hapis istemiyle yargılanan ABD’li Rahip Andrew Craig Brunson’un duruşmasında mahkeme heyeti, Brunson’ın tahliyesine karar vererek, yurt dışına çıkış yasağını da kaldırdı. Yaşanan diplomatik kriz piyasaları da yakından ilgilendiren sonuçlar doğurdu.

    Piyasalarda yaptırım etkisi kalkıyor

    MTM, Türkiye ve ABD’den eş zamanlı yapılan açıklamalarla karşılıklı bakanlara yönelik yaptırım kararları kaldırıldığını açıkladı. Yaptırımların kaldırılacağı mesajı Rahip Brunson’ın yargılanmasının tamamlanıp ülkesine dönmesinden sonra verilmişti. Dolar fiyatları, Türkiye ile ABD arasındaki yaptırım krizinin son bulmasıyla gerileyerek 9 Ağustos tarihinden beri en düşük seviyeyi görerek, yaklaşık 3 ayın dip seviyesine geriledi. Hükümetin ve Merkez Bankası gibi kurumların aldığı kararlar ile düşüş eğilimine geçen dolar Ekim ayında 252 bin 884 habere konu oldu.

    Enflasyonla mücadeleye devam ediyor

    Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklanan Enflasyonla Topyekun Mücadele Programı tanıtım toplantısı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin yanı sıra, iş dünyası temsilcilerinin de katılımıyla İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Program kapsamında, zincir marketlerin 50 üründe 2 ay süreyle yüzde 10 indirim yapması kararlaştırıldı. Sanayi Bakanı Varank ise işletmelere yeni kredi destekleri sağlanacağını açıkladı. Yaklaşık 2 bin 500 firmanın destek verdiğinin açıklandığı programa ilişkin çok sayıda haber yapıldı. Tüm mecralarda yapılan araştırma sonucunda enflasyon konusunun geçtiğimiz ay 122 bin 42 haberde yer aldığı tespit edildi.

    İhracattaki artış haber sayılarına da yansıdı

    Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre; Ekim ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13.1 artışla 15.7 milyar dolara çıktı. TİM açıklamasında, “Böylece tarihimizdeki en yüksek aylık ihracat rekoruna imza atıldı” ifadesini kullandı.

    Ekimde en fazla ihracatı 2.9 milyar dolarla yine otomotiv sektörü yaptı. Otomotivi 1.6 milyar dolarla kimyevi maddeler, 1.6 milyar dolarla hazır giyim ve konfeksiyon sektörleri takip etti. İhracat artışı, medyadaki konuya ilişkin haber sayılarına da yansıdı. Toplam 118 bin 166 habere konu olan ihracat MTM Ekim ayı medya raporunda üçüncü sırada yer aldı.

    Hükümetten beyaz eşya otomotiv, mobilya ve konut sektörlerinde vergi indirimi müjdesi geldi

    Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, yaptığı açıklama ile 6 ana grupta yıl sonuna kadar KDV ve/veya ÖTV indirimleri yapılacağını duyurdu. Beyaz eşyada ÖTV’nin kadar sıfırlanacağını açıklayan Albayrak, 1600 cc altı araçlarda ÖTV uygulamasında 15’er puanlık indirime gidileceğini, ticari araçlarda KDV’nin yüzde 18’den yüzde 1’e çekileceğini söyledi. Albayrak, mobilyada da KDV’nin yüzde 18’den 8’e ineceğini vurguladı.

    Albayrak’ın açıklamasına göre vergi indirimi uygulamasının gerçekleşeceği sektörler şu şekilde:

    Mobilya sektöründe KDV oranı yüzde 18’den 8’e inecek.

    Beyaz eşyada uygulanan ÖTV oranı yıl sonuna kadar sıfıra inecek.

    1600 cc altı motorlu araçlarda var olan ÖTV uygulamasında 15’er puan indirim yapılacak.

    Ticari araçlarda KDV oranları yüzde 18’den yüzde 1’e inecek.

    Konut satışlarında yüzde 18’den 8’e yapılan KDV indirimi yıl sonuna kadar devam edecek.

    Tapu harçlarının yüzde 4’ten 3’e indirilmesi uygulaması yıl sonuna kadar devam edecek.

    MTM’nin raporuna göre vergi, Ekim ayında 76 bin 868 haber başlığında yer aldı.

    İstihdam en çok hizmet sektöründe artış gösterdi

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2017 yılına ilişkin yıllık sanayi ve hizmet istatistiklerini açıkladı. Buna göre, girişim sayısı ve istihdamda en yüksek payı hizmet sektörü oluşturdu. Geçici sonuçlara göre; 2017’de faal olan girişimlerin yüzde 43,2’si hizmet, yüzde 36,4’ü ise ticaret sektöründe yer aldı. İstihdamda ise hizmet sektörü toplam istihdamın yüzde 37,8’ini oluştururken sanayi sektörünün istihdam payı yüzde 27,3 oldu.

    Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan ’2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nın onaylanmasına ilişkin kararın Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı. Buna göre önümüzdeki yıl, ekonomideki dengelenme süreci ve bu sürecin ima ettiği düşük büyüme oranları çerçevesinde istihdam artışının bir miktar hız keserek bir önceki yıla göre 439 bin kişi artacağı, işsizlik oranının ise yüzde 12,1’e yükseleceği öngörülürken, iş gücüne katılma oranının yükselişini sürdürerek 2019 yılında 0,5 puan artışla yüzde 53,7’ye ulaşmasının beklendiği kaydedildi. İstihdama yönelik öngörülerin açıklanmasıyla istihdam konusunda medyadaki haber sayısı Ekim ayında 76 bin 761’e ulaştı.

    Faiz kararları dolar kurunu etkiledi

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, bankalara gönderdiği bir yazı ile bankaların TCMB’de tutmakla yükümlü oldukları zorunlu karşılıkların yabancı para olan kısmına ödediği faizi yüzde 2 olarak uygulanacağını duyurdu. TCMB, 21 Eylül’den itibaren bankaların TCMB’de tutmakla yükümlü oldukları zorunlu karşılıkların TL olan kısmına ödediği faizi de yüzde 7’den yüzde 13’e çıkartmıştı. Dolar kurunda dalgalanmaya neden olan kararın etkisi haber sayılarına da yansıdı. Faiz, geçtiğimiz ay toplam 62 bin 118 haberde yer aldı.