Etiket: Konuşmak

  • Hamsiyi konuşmak için dünyanın öbür ucundan geldi

    Trabzon’da bu yıl 6.’sı düzenlenen Hamsi Çalıştayı’na dünyanın en fazla hamsi avının gerçekleştiği Güney Amerika ülkesi Peru’dan bilim adamları katılarak deneyimlerini ve hamsi popülasyonunu nasıl koruduklarını anlattılar.

    Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü ile ODTÜ Erdemli Deniz Bilimleri Enstitüsü işbirliği ile yürütülen “Ekonomik öneme sahip pelajik balık stoklarının izlenmesi “projesi kapsamında Hamsi balıkçılığının mevcut durumu, sorunları ve çözüm önerilerinin değerlendirildiği, Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü tarafından bu yıl 6.’sı düzenlenen ’Hamsi Çalıştayı’ yabancı bilim adamlarının da katılımıyla bugün Trabzon’da bir otelde yapıldı.

    Çalıştayda bir konuşma yapan Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. İlhan Aydın, Hamsi’nin Karadeniz’de önemli bir yer tuttuğuna işaret etti. Aydın “Hamsi Karadeniz’de önemli bir yer tutuyor. Hamsi, balıkçılığımızın neredeyse yüzde 60‘ı teşkil ediyor. Hamsinin büyük çoğunluğunu biz avlıyoruz. Çalıştayda, Karadeniz’i bir bütün düşündük ve Karadeniz hamsi avcılığıyla ilgilenen ülkelerin bilim adamları buraya geldi. Hamsi bir tek Karadeniz’de yok. Dünya’da Peru kıyılarında daha fazla avlanıyor. Bizim belki 20-30 katımız kadar avlanıyor. Peru’dan da çalıştayımıza bir uzmanı davet ettik. Peru’daki uygulamalar, yönetim modelini, araştırmaları modelini bizlerle paylaşacak. Onlarla da ikili bir işbirliği yapacağız” dedi.

    Hamsinin bir şekilde insanlara sağlıklı ulaşması gerektiğini kaydeden İlhan, “Hamsi kıymetli bir ürünümüz bunun mutlaka sağlıklı bir şekilde tüketilmesi ve insanlara ulaştırılması gerekmektedir. Hamsi güçlü ve sağlıklı bir protein kaynağı. İyi yönetilmesi lazım. Tabi bu küçük göçmen balıklar yıllar içinde bir çok faktöre bağlı olarak değişiyor. Bu toplantıda bunları tartışacağız. Özellikle balıkçılarımızla görüş alışverişinde bulunacağız. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkililerimiz de burada. Hem araştırma boyutunu, hem uygulama boyutunu hem de özellikle balıkçılarla olan boyutunu masaya yatıracağız. Her yıl biz bu buluşmayı sağlamasak değerlendirmemiz eksik kalır” diye konuştu.

    “İşbirliği için buradayız”

    Peru Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Miguen Niquen Carranza da özellikle Gürcistan’da yoğun bir Hamsi avı olduğunu bildiğini belirterek “Ülkemizdeki birikimimizi burada paylaşmak ve enstitü ile iş birliği yapmak için buradayız. Ülkemizde Hamsi popülasyonu şu an iyi. Ancak El Nino’dan olumsuz etkileniyoruz. Son dönemde El Nino Kasırgası yok. Bu nedenle tahmini önleyici tedbirlerle işi yürütmeye çalışıyoruz. Stoku tahmin edip yönetimi ona göre yapmaya çalışıyoruz. Hamsi avıyla ilgili olarak yılı ikiye ayırıp değerlendiriyoruz. Haziran’a kadar olan dönemde yaklaşık 3.6 milyon tonluk bir kotamız var. Bu kotaya göre avcılığa müsaade ediliyor. Yılın ikinci yarısında 1-2 milyon tonluk bir kota var. Toplamda 5 milyon tonluk bir kota var. Daha ziyade balık unu yağı üretiyoruz. İhracatımız ise en çok Çin, Japonya ve Avrupa ülkelerine yönelik. Türkiye ile ilgili çok az bilgim var dolayısıyla bu çalıştaya onun için geldim. Buradaki bilim adamlarını da dinleyerek iş birliği yapmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

    Hamsi en çok Peru’da avlanıyor

    Hamsi balıkları (Engraulidae) ailesi içinde 16 cins ve 139 tür bulunuyor. En çok av veren hamsi türleri arasında ise Arjantin hamsisi, Avustralya hamsisi, Güney Afrika hamsisi, sularımızda da yaşayan Avrupa hamsisi, Gümüş hamsi, Japon hamsisi, Kaliforniya hamsisi ve Peru hamsisi dikkat çekiyor.

    Hem hamsiler hem de bütün balıklar içerisinde avlanan miktarlar bakımından en önemli tür ’Engraulis ringens’ olarak bilinirken, bu balık Peru açıklarında avlanıyor. Hamsi türlerinin balıkçılık açısından önemli diğer iki türüyse, Japon hamsisi (Engraulis japonicus) ve Avrupa hamsisi (Engraulis enrasicolus) olarak bilinirken, Peru hamsisini av miktarı bakımından Japon Hamsisi izliyor.

    Japon Denizi’nde avlanan bu türün av değerleri Peru hamsisi kadar olmasa da yine de dünya denizlerinde avlanan en önemli küçük pelajik balık türleri arasında yer alıyor. Ülkemiz denizlerinde özellikle de Karadeniz’de önemli miktarlarda avlanan Avrupa Hamsisi dünyada en çok avlanan hamsi türleri arasında 3. sırada yer alıyor.

    Avrupa hamsisi Kuzey Denizi, Kuzey Doğu Atlantik, Akdeniz, Ege, Marmara, Karadeniz ve Azak Denizi’nde yaşıyor. Avrupa hamsisi, Karadeniz başta olmak üzere bulunduğu tüm denizlerde hem kıyı, hem de açık deniz avcılığı yapan ülkeler tarafından avlanıyor.

  • Konuşmak için yanına gittiği arkadaşlarını vurdu: 1 ölü

    Konya’da arkadaşlarıyla konuşmak için buluşan bir kişi, tartıştığı 2’si kadın 3 kişiyi yanında getirdiği tabancayla vurdu. Hastaneye kaldırılan üç kişiden biri hayatını kaybetti.

    Olay, saat 22.00 sıralarında merkez Selçuklu ilçesi Parsana Mahallesi Büyükşehir Stadyumu otoparkında meydana geldi. İddiaya göre, Fevzi A. arkadaşları Sevgi A, Ceylan P. ve Yaşar Telli ile henüz belirlenemeyen bir sebeple telefonda tartıştı. Dört arkadaş aralarındaki sorunu çözmek için buluşarak 06 BG 386 plakalı otomobil içerisinde alkol alıp konuşmaya başladı. Sohbet sırasında tekrar başlayan tartışmanın kavgaya dönüşmesiyle Fevzi A. yanında getirdiği tabanca ile Sevgi A, Ceylan P. ve Yaşar Telli’yi vücudunun çeşitli yerlerinden yaralayarak olay yerinden kaçtı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar Sevgi A, Ceylan P. ve Yaşar Telli ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı. Yaralılardan özel bir hastaneye kaldırılan Yaşar Telli burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Polis ekipler olayın ardından otoparktaki araçta inceleme yaparken, olayda kullanılan tabanca otomobilin üzerine atılmış vaziyette bulundu. Polis, kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.

  • Cumhurbaşkanıyla konuşmak istedi, yanlış otobüsün önüne atladı

    DENİZLİ (İHA) – Denizli’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile konuşmak isteyen ancak yanlış otobüsün önüne atlayan yaşlı kadın polisler tarafından güçlükle kenara alındı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin kızı Fatma Zeybekci’nin düğün törenine katılmak üzere Denizli’ye geldi. Erdoğan’ın Valilik ziyaretinin önünden hareket eden, AK 1 Parti Otobüsü, İl Danışma Meclisi Toplantı’sına doğru Çamlık Açık Hava Tiyatrosu’ alanına doğru hareket etti. Otobüsün Çamlık Caddesi’nden alana gireceği esnada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın içinde bulunduğu otobüsünün geçtiğini zanneden 64 yaşındaki Huriye Tektuşlu, otobüsün önüne atladı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin bulunduğu otobüsün önünde uzun süre el sallayan yaşlı kadın polisler tarafından güçlükle kenara alındı. Uzun süre yol kenarında bağıran ve ölmeden Cumhurbaşkanı Erdoğan ile fotoğraf çektirmek istediğini söyleyen Tektuşlu’yu polisler güçlükle sakinleştirdi. Kaldırımda oturan ve su ikram edilen yaşlı kadının isteğini yazdığı notu emniyet müdür yardımcısı Cumhurbaşkanı’nın korumalarına iletti.

  • Fuat Çapa: “Bu sahada futboldan konuşmak yanlış olur”

    Ziraat Türkiye Kupası üçüncü maçında Boluspor evinde Beşiktaş’la 1-1 berabere kalırken Boluspor Teknik Direktörü Fuat Çapa, “Bu sahadan futbol adına bir şey beklemek yanlış olurdu” diye konuştu.

    Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Boluspor Teknik Direktörü Fuat Çapa, “Bu sahada futbol konuşmak yanlış olur. Takım içerisindeki taktiksel duruş ön plana çıkacaktı. Bunu da iyi bir şekilde gerçekleştirdiğimizi düşünüyorum. Önemli olan her iki takımda da sakatlık olmamasıydı. Bizde herhangi bir şey yok, inşallah Beşiktaş’ta da sakatlık yoktur. Cumartesi günü çok önemli bir karşılaşma oynayacağız. Ümit ediyorum tribünler yine bugünkü gibi dolu olur ki bu heyecanı futbolcularımız da iyi bir şekilde yaşasın” dedi.

  • Dünyaca ünlü hekimler ’sezaryen doğum’u konuşmak için Türkiye’ye gelecek

    Koru Hastaneleri ve Yüksek İhtisas Üniversitesi ev sahipliğinde doğumun anneler, bebekler ve tüm sağlık çalışanları açısından güvenli ve konforlu hale getirilebilmesi amacıyla kongre düzenlenecek. Kongrede, tehlikeli olmasına rağmen sezaryen doğumdaki artışın nedenleri üzerinde de durulacak.

    Kongreyle doğuma dikkat çekmeyi planladıklarını söyleyen Kongre Başkanı Prof. Dr. Aydan Biri, enfeksiyon, kanama, iç organ ve damarsal yaralanmalar, karın içi yapışıklar ve rahim içi hasarların oluşması ve yeni doğan dönemin de yaşanan riskli durumların sebebinin sezaryen olduğunu belirtti. Tehlikesi olduğu halde son yıllarda Türkiye’de sezaryen doğuma yönelimin arttığını dile getiren Prof. Dr. Biri, “Bugün Türkiye’de doğum yapan kadınların yüzde 53’ü sezaryen doğum yaparak bebeklerini kucaklarına alıyor. Rakama vurulduğunda ise doğum yapan her 2 kadından 1’i doğum yöntemi olarak sezaryeni tercih etmiş bulunuyor” dedi. Prof. Dr. Biri, sezaryenle doğumdaki artışın nedenlerini konuşmak için 2-4 Aralık tarihleri arasında sorunu ciddiye alan bilim insanlarıyla bir araya geleceklerini söyledi.

    Koru Hastaneleri ve Yüksek İhtisas Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenecek kongreye Suda Doğum Uzmanı Dr. Michel Odent ile ‘Robson kuralları’nın sahibi Dr. Michael Robson başta olmak üzere alanda isim yapmış doktorlar katılacak. Kendi alanında önemli iki ismin kongrede hem konuşma yapacağı hem de katılımcılara kurs vereceği bildirilen açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Türkiye’de sezaryen doğuma yönelik tercihlerin nedenlerinin ortaya konulması ve sorunun çözümü için alınacak kısa ve uzun vadedeki tedbirlerin masaya yatırılacağı kongreye Türkiye’nin dört bir tarafında görev yapan, doktor, yeni doğan uzmanı, ebe ve hemşirenin kongreye katılması bekleniyor. Doğumun anneler, bebekler ve tüm sağlık çalışanları açısından nasıl güvenli ve konforlu hale getirilebileceğinin tartışılacağı kongrede, gebelik, doğuma hazırlık, doğum, sezaryen ve sonrası gibi pek çok konu da detaylandırılarak masaya yatırılacak.”

    Düzenledikleri kongreyle doğuma dikkat çekmeyi planladıklarını söyleyen Kongre Başkanı Prof. Dr. Aydan Biri, “Doğum şekli sadece anne sağlığı açısından değil, bebeklik, çocukluk ve erişkin sağlığı ile ilişkili olarak ele alındığında tüm toplumun sağlığını etkileyecek kadar önemli. 30 yıldır gebe takibi ve doğumla ilgilenen bir hekim olarak, ebelik sisteminin devre dışı bırakılmasının sezaryene eğilimi arttırdığını gözlemlemekteyim. Kongrede hekimler, yeni doğancılar, ebeler ve hemşirelerin birlikte olacağı multidisipliner bir çalışma yapılacak ve bu Türkiye’de bir ilk olacak” dedi.