Etiket: konuşma

  • Hızlı Konuşma Sorunu Ve Tedavi Yöntemleri

    Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Gizem Acar, hızlı konuşma sorunun bir akıcılık bozukluğu olduğunu söyledi. Kişinin konuşmasında organize olamadığını dile getiren Acar, tedavisi noktasında motivasyon ve farkındalığın önemine vurgu yaptı.

    Kişinin konuşma hızı ve oranının normalden fazla olduğundan, konuşma sırasında ses ve hece yutma gibi durumların gerçekleştiğini belirten Acar, “Konuşma sırasında ses ve hece yutma, normal olmayan duraksamalar ve tekrarlarla kesintiye uğrar. Konuşma esnasında ses yer yer incelebilir ya da kalınlaşır, konuşma monotonlaşır, vurgu ve tonlamalar kaybolur. Türkçe vurgu ve tonlamalarla karakterize bir dil olduğu için bu durumda anlaşılırlık oranı daha da düşer. Konuşma organize değildir. Kişi ne söyleyeceğinden ve nasıl söyleyeceğinden tam emin değilmiş gibi görünür” dedi.

    HIZLI KONUŞMA SORUNUNUN SEBEPLERİ

    Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Gizem Acar, hızlı konuşma sorununun nedeninin bilimsel olarak henüz bilinmediğini hatırlatarak, “Yapılan araştırmalar birçok faktörün bir araya gelerek hızlı bozuk konuşma için zemin oluşturduğu üzerinde durmaktadır. Nörofizyolojik etmenler nedenler arasındadır. Hızlı, bozuk konuşması olan ve olmayan bireylerin konuşma esnasındaki beyin aktiviteleri incelendiğinde farklılık olduğu saptanmıştır. Ayrıca genetik faktörler de oldukça etkilidir” ifadelerini kullandı.

    TEDAVİ VE TERAPİ YÖNTEMLERİ

    Hızlı konuşmanın tedavisi noktasında öncelikle ayrıntılı bir değerlendirme yapılması gerektiğine işaret eden Acar, “Eşlik eden bir dil ve konuşma bozukluğu olup olmadığı saptanır, eğer varsa önce tespit edilen diğer problemler çözülür. Ardından hızlı bozuk konuşma terapisine başlanır. Tedavinin en önemli basamaklarından birisi kişinin konuşma hızıyla ilgili farkındalık kazanmasıdır. Bunun için ses kaydı, süre tutma gibi teknikler, işitsel geri dönüşün geç verilmesini sağlayan DAF cihazları ve hız limiti aşımı uyarısı veren spido-metre cihazlarından faydalanılır. Kişinin konuşmasını planlı ve organize hale getirmek için dil ile anlatım becerileri bir arada çalışılır ve özellikle anlatım sırasında giriş, gelişme ve sonuca dikkat etmesi sağlanır. Terapinin hedeflerinden bir diğeri ise kişinin konuşma esnasında doğru noktalarda durmayı öğrenmesini sağlamaktır. Terapi sonucunda kişi basitten zora doğru konuşma hızını kontrol ederek nefes koordinasyonu sağlamayı öğrenir” dedi.

    ÇOCUK VE YETİŞKİNLERDE TERAPİ

    Çocukların sorunun tam olarak farkında olmadıkları için terapiye karşı isteksiz olabileceklerine değinen Acar, “Bu nedenle terapide farkındalık oluşturmak büyük önem taşır. Bazı durumlarda da ebeveynler bunun bir konuşma sorunu olduğunun farkına varmayarak; çocuklarının fazla heyecan gibi nedenlerden dolayı hızlı konuştuğunu ve ortada bir sorun olmadığını düşünerek yardım almayı erteleyebilirler. Yetişkinlerde ise terapide daha kolay ilerleme sağlanır. Bunun nedeni yetişkinlerde farkındalık ve motivasyonun daha fazla oluşu ve kişinin kendi isteğiyle bu sorunu çözmeye yönelik adım atmış olmasıdır. Bu nedenle, hızlı bozuk konuşma şikayetiyle konuşma terapisine başvuran yetişkinlerin oranı çocuklara oranla genellikle daha fazladır” şeklinde konuştu.

  • Felce Bağlı Konuşma Bozukluklarına Etkili Tedavi

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof.Dr.Cengiz Bahadır, TMS tedavisinin, felce bağlı konuşma bozukluklarının tedavisinde umut vaad eden bir tedavi olduğunu söyledi.

    Tek taraflı felçlerin (inme, hemipleji) beyni besleyen atardamarların tıkanması veya kanaması sonucu o bölgedeki beyin hücrelerinin zarar görmesine bağlı olarak ortaya çıktığını anlatan Prof.Dr.Cengiz Bahadır, “Bu durumda hasar gören beynin karşı vücut yarısında felç görülür. Bu felcin derecesi genellikle beyindeki zarar gören bölümün büyüklüğü ile doğru orantılıdır. Beynin sol yarısı etkilendiğinde konuşma merkezinin bu bölümde olması nedeni ile hastada sağ taraf felcine ek olarak genelde konuşma da bozulur. Bu bozulma hiçbir sey söyleyememe halinden hafif bozuk konuşmaya kadar değişen derecelerde ortaya çıkabilir. Sıklıkla hasta konuşmak istediği zaman doğru kelimeleri kullanamaz, objeleri adlandırmada zorluk yaşar. Afazi olarak adlandırılan bu durum felç dolayısıyla zaten sağ tarafını düzgün kullanamayan hastada bir de istediklerini sözle ifade edememeye yol açtığından psikolojik sorunlara sebep olabilmektedir. Felcin iyileşme döneminde etkilenen tarafta hareketler yavaş yavaş ortaya çıkarken konuşmada yavaş yavaş düzelmeye başlar. Hafif vakalarda genelde tam düzelme olur ama orta ve ağır vakalarda konuşma bozukluğu az ya da çok kalabilir” diye konuştu.

    Yıllardır bu gibi hastaların tedavisi için konuşma terapisi uygulandığını kaydeden Prof.Dr.Cengiz Bahadır, “Bu iş için eğitim almış tıbbi personel tarafından gerçekleştirilen konuşma terapisi ile felcin iyileşme döneminde kısmen de olsa ek bir iyileşme sağlanabilmektedir. Konuşma terapisi hasta ve uygulayan için zahmetli ve uzun seanslar yapılması gereken bir tedavi uygulamasıdır.

    Son yıllarda felce bağlı konuşma bozukluklarında bu geleneksel yönteme ek olarak beyne dışarıdan müdahale etmeyi mümkün kılan transkraniyel manyetik stimulasyon (TMS) tedavisi kullanılmaktadır. Henüz rutin bir tedavi yöntemi olarak onaylanmamış olsa da bu konuda yapılmış yüzlerce çalışmada etkinliği gösterilmiştir. Felçli hastalarda konuşma terapisi ile uygulandığında sonuçlar daha da iyi olmaktadır” dedi.

    “TMS tedavisi uygulandığı bölgedeki beyin hücrelerinin aktivitesini artırabilmekte ya da baskılayabilmektedir” diyen Prof.Dr.Cengiz Bahadır, daha sonra şunları söyledi: “Bu yöntemde beynin konuşma merkezi ağrısız ve zararsız bir şekilde uyarılabilmektedir. Bu tedavi sol beyindeki konuşma merkezinin yüksek frekansla uyarılması yada karşı tarafın düşük frekansla baskılanması şeklinde yapılmaktadır. Karşı sağlam tarafa yapılan baskılama ile hasta tarafın felç ile kaybettiği konuşma yeteneğinin geri kazanması kolaylaşmaktadır.

    TMS ile afazi tedavisinde öncelikle beyni uyaran en düşük manyetik akım şiddeti belirlenir ve buna göre hastanın durumuna en uygun olan şiddetde tedavi gerçekleştirilir. Genelde sağ beyin yarımının konuşma merkezine 1000-1200 uyarı verilir. Tedavi süresi hastanın durumuna göre genelde 10-30 dakika arasında değişir ve 10-15 seans kadar sürer. Yan etkisi yok son derece az ve ağrısız olan TMS tedavisi felce bağlı konuşma bozukluklarının tedavisinde umut vaat eden bir tedavi olmuştur.”

  • İşitme Ve Konuşma Engelli Kadınlar Unutulmadı

    İşitme ve konuşma engelli kadınlara, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel makyaj yapıldı.

    QNET Türkiye, ‘Yaşanacak Bir Hayat’ konsepti ile 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, özel bir etkinlik düzenledi. QNET’in kadınların yüzlerini gülümsetmek amacıyla gerçekleştirdiği etkinlikte İşitme ve Konuşma Engelli Kadınlar Profesyonel Makyaj Uzmanı Tamay Esintimur’un verdiği makyaj eğitimine katıldı. İşaret diliyle bakımlı görünmenin tüyolarının anlatıldığı eğitimde renkli anlar yaşandı.

    7 Mart’ta QNET Türkiye’nin ofisinde düzenlenen etkinlikte, Şişli İşitme ve Konuşma Engeliler Merkezi ile işbirliği gerçekleştirildi. Kadınların keyifli vakit geçirdiği makyaj eğitiminde ünlü makyöz Tamay Esintimur; makyaj tüyoları, renkler, yenilikler hakkında bilgi verdi; Couleurs by QNET ürünlerinin kullanıldığı eğitimde uygulamalı olarak kadınlara makyaj da yapıldı. Mutlulukları gözlerinden okunan kadınlar, işaret diliyle memnuniyetlerine dile getirdiler.

    QNET Türkiye Pazarlama ve İletişim Müdürü Irmak Sütçü, projenin önemini belirterek, “Bizim bu projeye başlarken en büyük kriterimiz kadınların makyaj eğitimi için istekli olmalarıydı. Biz bağımsız temsilciler aracılığıyla satış faaliyetleri yürüten bir doğrudan satış şirketiyiz. Şirketimizdeki kadınlar pek çok başarıya imza atmak için çok istekliler. Bu projede de makyaj yapmak isteyen, fakat buna imkan ve zaman bulamayan istekli kadınları tercih ettik. Bu projede İşitme ve Konuşma Engelliler Derneği’nden destek aldık. Şunu da göstermek istiyoruz; hiçbir şey kadınların bakımlı görünmesine engel değil, bu bir başlangıç oldu, bu eğitimleri devam ettirmek istiyoruz” dedi.

  • Felce Bağlı Konuşma Bozukluklarına Tms Tedavisi

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Bahadır, felce bağlı olarak ortaya çıkan konuşma bozukluğuna TMS tedavisini önerdi.

    Dr. Bahadır, tek taraflı felcin beyni besleyen atardamarların tıkanması veya kanaması sonucu o bölgedeki beyin hücrelerinin zarar görmesine bağlı olarak ortaya çıktığını belirterek, “Bu durumda hasar gören beynin karşı vücut yarısında felç görülür. Bu felcin derecesi genellikle beyindeki zarar gören bölümün büyüklüğü ile doğru orantılıdır. Beynin sol yarısı etkilendiğinde konuşma merkezinin bu bölümde olması nedeni ile hastada sağ taraf felcine ek olarak genelde konuşma da bozulur. Bu bozulma hiçbir şey söyleyememe halinden hafif bozuk konuşmaya kadar değişen derecelerde ortaya çıkabilir. Sıklıkla hasta konuşmak istediği zaman doğru kelimeleri kullanamaz, objeleri adlandırmada zorluk yaşar. Afazi olarak adlandırılan bu durum felç dolayısıyla zaten sağ tarafını düzgün kullanamayan hastada bir de istediklerini sözle ifade edememeye yol açtığından psikolojik sorunlara sebep olabilmektedir. Felcin iyileşme döneminde etkilenen tarafta hareketler yavaş yavaş ortaya çıkarken konuşmada yavaş yavaş düzelmeye başlar. Hafif vakalar da genelde tam düzelme olur ama orta ve ağır vakalarda konuşma bozukluğu az ya da çok kalabilir” diye konuştu.

    Yıllardır bu gibi hastaların tedavisi için konuşma terapisi uygulandığını kaydeden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Bahadır, “Bu iş için eğitim almış tıbbi personel tarafından gerçekleştirilen konuşma terapisi ile felcin iyileşme döneminde kısmen de olsa ek bir iyileşme sağlanabilmektedir. Konuşma terapisi hasta ve uygulayan için zahmetli ve uzun seanslar yapılması gereken bir tedavi uygulamasıdır. Son yıllarda felce bağlı konuşma bozukluklarında bu geleneksel yönteme ek olarak beyne dışarıdan müdahale etmeyi mümkün kılan transkraniyel manyetik stimulasyon (TMS) tedavisi kullanılmaktadır. Henüz rutin bir tedavi yöntemi olarak onaylanmamış olsa da bu konuda yapılmış yüzlerce çalışmada etkinliği gösterilmiştir. Felçli hastalarda konuşma terapisi ile uygulandığında sonuçlar daha da iyi olmaktadır. TMS tedavisi uygulandığı bölgedeki beyin hücrelerinin aktivitesini artırabilmekte ya da baskılayabilmektedir. Bu yöntemde beynin konuşma merkezi ağrısız ve zararsız bir şekilde uyarılabilmektedir. Bu tedavi sol beyindeki konuşma merkezinin yüksek frekansla uyarılması yada karşı tarafın düşük frekansla baskılanması şeklinde yapılmaktadır. Karşı sağlam tarafa yapılan baskılama ile hasta tarafın felç ile kaybettiği konuşma yeteneğinin geri kazanması kolaylaşmaktadır. TMS ile afazi tedavisinde öncelikle beyni uyaran en düşük manyetik akım şiddeti belirlenir ve buna göre hastanın durumuna en uygun olan şiddette tedavi gerçekleştirilir. Genelde sağ beyin yarımının konuşma merkezine 1000-1200 uyarı verilir. Tedavi süresi hastanın durumuna göre genelde 10-30 dakika arasında değişir ve 10-15 seans kadar sürer. Yan etkisi yok son derece az ve ağrısız olan TMS tedavisi felce bağlı konuşma bozukluklarının tedavisinde umut vaat eden bir tedavi olmuştur” şeklinde konuştu.

  • AK Parti’li Ve MHP’lilerin Ayakta Alkışladığı Konuşma

    Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın’ın Doğu ve Güneydoğu’da terör örgütüne yönelik yapılan operasyonlar nedeniyle bazı milletvekillerinin “Savaş, iç savaş, devlet terörü, katliam, Kürdistan soykırım” ifadelerinin kullanılmasına tepki göstermesini AK Parti’li ve MHP’li milletvekilleri ayakta alkışladı.

    Uluslararası anlaşmaların görüşüldüğü Meclis Genel Kurulu’nda oturumu yöneten Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın, Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan terör operasyonları nedeniyle bazı milletvekillerinin kürsüde yaptıkları konuşmalar esnasında kullandıkları ifadelere tepki göstererek, milletvekillerini anayasa ve içtüzüğe uygun konuşmaya davet etti. Ahmet Aydın’ın konuşması MHP’li ve AK Partili milletvekilleri tarafından ayakta alkışlanırken, CHP’li bazı milletvekilleri oturdukları yerden alkışla destek verdi, HDP’li milletvekillerinin ise alkışlamaması dikkat çekti.

    Anayasa ve içtüzük gereği bir açıklama yapma gereği hissettiğini söyleyen Ahmet Aydın, “Türkiye Cumhuriyet Anayasası’nın 3. maddesine göre Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Yine Anayasa’nın 14. maddesinde anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbirinin, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamayacağı belirtilmektedir. Dolayısıyla özellikle son dönemlerde zaman zaman ’savaş, iç savaş, devlet terörü, katliam, Kürdistan’ ve hatta ve hatta ’soykırım’ gibi ifadeler ile devlete ait kurum ve kuruluşlar ile güvenlik güçlerini itham eden, adeta kesin ve maddi gerçeklik olarak sunulan kaba ve yaralayıcı söylemler, anayasa ve içtüzük ile evrensel hukuk kurallarına aykırıdır ve bu söylemleri şiddetle reddetmemiz gerekiyor” dedi.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin merkezî ve mahalli idare yapılanmasının esaslarının Anayasa’nın 126. ve 127. maddelerinde düzenlendiğine işaret eden Aydın, “Bu esaslar dâhilinde Türkiye Cumhuriyeti devleti içinde ‘Kürdistan’ adıyla herhangi bir idari veya coğrafi birim bulunmamaktadır. ‘Kürdistan’ ifadesinin tarihi ve coğrafi bir terim olarak kullanılmasından ziyade Türkiye sınırları içindeki bir bölgeyi ayrı bir egemen ve hukuki ve siyasi varlık biçiminde gösterir şekilde zikredilmesi doğru değildir” diye konuştu.

    Anayasa ve İç Tüzük gereği temiz bir dil kullanmanın yanı sıra ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğünü savunmanın, terörün her türlüsüne karşı birlikte ortak tavır almanın ve anayasaya bağlı hareket etmenin tüm milletvekillerinin asli görevi olduğunu ifade eden Aydın, “Ortada Kürt kardeşlerimizin bir mücadelesi yoktur. Ben de bir Kürt olarak çok açık ve net söylüyorum ki, bu bir terörle mücadeledir ve terörün her türlüsünü lanetliyorum” açıklamasında bulundu.