Etiket: konuşma

  • Bakan Varank konuşma yaparken gözyaşlarına boğuldu

    Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde (MAKÜ) kurulan ve 15 Temmuz şehidi Prof.Dr. İlhan Varank’ın adı verilen kütüphane açılışında ağabeyinin adını zikredince gözyaşlarına boğulan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, konuşmasını yarıda keserek kürsüden indi. Bakan Varank’ın duygu dolu anlarına davetliler ise alkışlarıyla eşlik ettiler.

    MAKÜ İstiklal Yerleşkesi’ndeki Prof.Dr. İlhan Varank Kütüphanesi açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank şunları söyledi: “Burdur, tarihiyle müsemma, bir ilim ve irfan şehri. Piri Baba, Divan Baba, Hecin Dede, Hacı Rahmi Sultan, Hafız Osman Nuri Efendi gibi nice büyük isimler, sadece bu şehrin değil, tüm Anadolu’nun mayasını yoğurdu. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, Burdur’u temsilen ilk meclisimizde mebusluk yaptı. Burdur, ilmin, irfanın ve milli mücadelenin bir şehridir. Bu şehrin şanına, tarihine, ilim geleneğine yakışır bir şekilde, uzun yıllar hasretle beklenen Mehmet Akif Ersoy Üniversitesini 2006 yılında Burdur’a kazandırdık. Maşallah, üniversitemiz kurulduğu günden bu yana hızla büyüyor. Şimdi de üniversitemize ve Burdur’umuza yakışır şekilde çok güzel bir kütüphaneyi açıyoruz. Merhum ağabeyim İlhan Varank isminin bu esere verilmesi beni oldukça duygulandırdı” dedi.

    Bakan Varank, ağabeyinin adını zikrettiği sırada gözyaşlarına hakim olamadı. Bu sırada açılışa katılanlar ise Bakan Varank’ın duygu dolu anlarına alkışlarla eşlik ettiler.

    Bakan Varank daha sonra, “Muhtemelen konuşmamı da bitiremeyeceğim. Bu eserler şehrimize, ülkemize hayırlı olsun diyorum. Tekrar hepinizi saygıyla selamlıyorum” diyerek kürsüden indi.

  • Çocuklarda yalan konuşma alışkanlığına dikkat

    Özel Kastamonu İsfendiyar Anadolu Hastanesi Psikolog Mert Dravor, çocukların yalan konuşma alışkanlıklarında ebeveynlerinde hatalarının olabileceğini belirterek, bu yüzden mutlaka önleminin alınması gerektiğini kaydetti.

    Özel Kastamonu İsfendiyar Anadolu Hastanesi Psikolog Mert Dravor, “Çocuklarda yalan söyleme alışkanlığının nedeni temelde aynı gerekçelere dayanıyor gibi görünse dahi genelde pek çok farklılıklar göstermektedir. Toplumda çocukların yalan söyleme alışkanlığının altında yatan inanış çocuğun dikkat çekme çabası, cezadan kaçınması, bazı menfaatler elde etmesi, ilgi görmek istemesi, çocuğa zor gelen bazı sorumluluklarından kurtulmak istemesi gibi algılanabilir ancak çocukların yalan söylemesinin her yaşta farklı bir anlamı vardır” dedi.

    Yalan söyleme davranışı ile hayal gücüne dayalı abartılı ifadelerin birbirine karıştırılmaması gerektiğini belirten Dravor, “3-5 yaş aralığındaki çocukların hayal güçlerinin geliştiği ve keşfetme alışkanlığını kazandıkları yaş aralığıdır. Bu yaş aralığındaki çocukların söylediği yalanların hiçbir karşılığı olmadığı gibi hiçbir anlamı da yoktur. 3-5 yaş aralığındaki çocuklar gerçek ile hayal arasındaki farkı anlamlandıramadığından dolayı masum ‘’ uydurmalara ‘’ başvurabilir. Ailelerin, çocuğun ilk 5 yılına kadar yalan söylemesi konusunda endişe etmelerine gerek yoktur. Aileler bu dönemde çocuğun hayallerini “yalan” olarak adlandırmaktan kaçınılmalıdır. Çocuklarda gerçeklik duygusunun kazanılması zaman aldığı ve anlatılan bazı olayların biraz abartılı ve zengin hayal gücüne bağlı gelişen gerçek hikayeler olmadığı unutulmamalıdır. Örneğin dev gibi bir kedi gördüğünü, sindi bebeği ile konuştuğunu söylemesi, sütü kardeşinin döktüğünü söyleyebilir. Çocuklar psikolojik ihtiyaçları nedeniyle gerçek dışı fikir, bilgi, söz ya da hayallere sığınabilir ve bu hayalleri gerçek gibi kabul edebilir” diye konuştu.

    İhtiyacı yönelik yalanların 5 yaşından sonra çocuklarda en sık görülen yalan türünün olduğuna dikkat çeken Dravor, “İhtiyaca yönelik yalanlar 5 yaş sonrası çocuklarda görülen en sık yalanların başında gelmektedir. 5 yaş sonrası çocuklarda yalan davranışı aldatıcı olmak için değil ilgi görmek için ortaya çıkabilir ve çocuklar ihtiyaçlarının giderilmesi için sık sık duygu sömürüsü yapmayı tercih edebilirler. Duygu sömürüsü de bir tür yalan ile bağdaştırılır. Örneğin, ilgi bekleyen çocuğun “karnım ağrıyor ” demesi gayet normaldir çünkü karnı ağrıyan çocuk kendisine olan ilginin hat safhaya çıktığını deneyimlemiştir” şeklinde konuştu.

    İkinci en sık görülen yalan türünün ise örnek alınan yalanlar olduğunu ifade eden Dravor, “Çocuğunuzun oyuncak istemesi durumunda “paramız yok ” gerekçesiyle geçiştirip biraz sonra alışveriş merkezine kendi özel ihtiyacınız için kıyafet, ayakkabı alma davranışını gösteriyorsanız çocuğunuz da kendi öncelikleri için yalan söylemenin normal olduğunu düşünmeye başlar. Bu gibi durumlarda ebeveynler, çocukları değil; kendilerini sorgulamalıdır. Unutmayın çocukların akıl almaktan çok etraflarında iyi bir rol modele ihtiyaçları vardır” ifadelerini kullandı.

    Alışkanlık ürünü yalanların çocuk yalanını aşmış ve masumluğunu kaybettiğini söyleyen Dravor, şöyle konuştu: “Alışkanlık ürünü yalanlar gerçek ile hayal ayrımını yapabilecek olgunluğa gelindiği halde halen devam eden yalan türüdür. Bu tür yalanlar, çocuk yalanını aşmış ve masumluğunu kaybetmiştir. Buna rağmen suçlayıcı veya aşağılayıcı söylemler gerektiren bir durum değildir. Kişinin bu yalanlara neden ihtiyaç duyduğunu analiz etmek gerekir. Bu tür yalanlara başvuran kişilerde genellikle kişilik bozukluğu bulguları vardır. Bu durumlarda bir psikolog tarafından destek alınması şiddetle önerilmektedir”

    Yalan söyleyen çocuğa nasıl yaklaşılması gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunan Dravor, şunları kaydetti: “Yalan söyleyen çocuk muhakkak gelişim sürecinde bir takım olumsuzluklarla karşılaşmış demektir. Anne ve babaların tehditkâr olmamaları, ne söylediğinden çok nasıl söylediğine dikkat etmeleri, çocuklarına karşı ilgili olmaları, çocuğunun öz güvenini arttırmasına yönelik bir takım beceri kazanmalarına yardımcı ve güven hissini elden bırakmamaları çocuklarda görülen yalan davranışında azalmalara yardımcı olabilir. Çocuklarda görülen yalan davranışının bir başka nedeninin ebeveynlerin hatalarından kaynaklanabileceğini unutmayarak, şikayetlerin kontrol edilemeyeceği durumlarda mutlaka bir uzmandan destek almayı ihmal etmeyin”

  • 71 yaşındaki konuşma engelli vatandaştan haber alınamıyor

    Antalya’nın Manavgat ilçesinde Evrenler Yavşi Mahallesindeki evinden dün sabah çıkan ve bir daha kendisinden haber alınamayan 71 yaşındaki Ahmet Ali Aktaş’ın yakınları kayıp başvurusunda bulundu.

    Ahmet Ali Aktaş’ın duyabildiğini ancak konuşamadığını, son olarak Yukarı Hisar Mahallesi’nde bir esnaftan alışveriş yaptığını öğrendiklerini belirten yakınları gören ya da yerini bilenlerin en yakın polis veya jandarmaya haber vermelerini istedi.

  • Şahinbey’de kekemelere konuşma kursu verilecek

    Şahinbey Belediyesi, kekemelik sorunu yaşayan vatandaşlar için konuşma eğitim kursu açıyor.

    Şahinbey Belediyesi sosyal belediyeciliği tüm gereksinimlerini yerine getirerek bir ilke daha imza attı ve kekemeliğe son vermek için kurs açıyor.

    Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Şahinbey Belediyesi olarak doğumdan ölüme bir hizmet anlayışı içerisinde olduklarını belirterek, “Şahinbey Belediyesi olarak vatandaşlarımıza en iyi hizmeti verebilmek için çalışıyoruz. Bugüne kadar birçok alanda önemli projelere imza attık. Yine vatandaşlarımızın talepleri doğrultusunda Şahinbey Eğitim ve Spor Merkezimizde, kekemelik kursu açıyoruz. Bu kursumuzda uzman eğitimcilerimizin de çalışmalarıyla konuşma bozukluğu olan çocuklarımıza ve vatandaşlarımıza yardımcı olacağız” dedi.

    Kekemelik kursuna yoğun ilgi

    Sosyal Tesislerinde ve gençlik merkezlerinde verdiği birçok kurs ile eğitime önemli katkılar sağlayan Şahinbey Belediyesi, Şahinbey Eğitim ve Spor Merkezi’nde 20 şer kişilik iki ayrı gruplardan oluşan bilgisayarlı sınıflarda eğitim verecek.

    Verilecek kursta kekemelik, hızlı konuşma, tutukluluk ve artikülasyon problemi olan 6 yaşından 30 yaşına kadar tüm ilçe sakinlerine eğitim verilecek. Kursiyerlere üç hafta boyunca altı saat eğitim verilerek, toplamda 90 saatlik eğitimin ardından dokuz hafta boyunca bireysel takip eğitimi sağlanacak. Eğitimin faydalı olabilmesi için kursiyerlerin ailelerine 3 hafta boyunca birer seminer düzenlenecek. Şahinbey Belediyesi tarafından verilecek olan kekemelik kursuna bugüne kadar 169 kişi başvuru yaptı.

  • Bakan Soylu, Özel Harekat Daire Başkanlığında konuşma yaparken gözyaşlarına hakim olamadı

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 15 Temmuz darbe girişiminin ikinci yıl dönümünde, 51 kişinin şehit olduğu Gölbaşı’ndaki Özel Harekat Daire Başkanlığında düzenlenen anma törenine katıldı. Yaptığı konuşmada gözyaşlarına hakim olamayan Soylu, “Bizim derdimiz çoktur. Bu ateş ne soğur bu ateş ne küllenir. Bizi bir tek şey teselli eder, o da şu ay yıldızlı bayrağın nazlı nazlı dalgalanması” dedi.

    Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ikinci yıl dönümünde, 51 kişinin şehit olduğu Gölbaşı’ndaki Özel Harekat Daire Başkanlığında anma töreni düzenlendi. Saygı duruşunda bulunması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan törende Kur’an-ı Kerim tilaveti okundu. Törene katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, şehit aileleriyle birlikte şehitlerin fotoğraflarına karanfil bırakarak dua etti. Bakan soylu, dua sonrası bir konuşma gerçekleştirmek için kürsüye 6 yaşındaki Gazi çocuğu Mustafa Alp Öztürk ile çıktı. Öztürk ‘Kahramanlık’ isimli şiiri okudu. Daha sonra konuşma gerçekleştiren Soylu, gözyaşlarına hakim olamadı. Bakan Soylu, “Abi kardeş polis olmuş, aslan gibi, Ahmet, Mehmet ikizlere mi yanayım” diyen Soylu, “2,5 yasındaki bebeği yetim bırakmış, yüzü de kalbi de nur gibi parlayan gencecik yasta polis olmuş Demet anneye mi yanayım. Üniversitede maliye okumuş, şu üniformaya olan aşkından polis olmuş da yolu Mersin’den Ankara’ya düşmüş, tertemiz ay yüzlü Sevda kızımıza mı yanayım” ifadelerini kullandı.

    “Bizi bir tek şey teselli eder, o da şu ay yıldızlı bayrağın nazlı nazlı dalgalanması”

    25 sene bu devlete hizmet eden, ’amirler önden gider’ diyen ve şehadete yürüyen Önder Güzel’in de adını anan Süleyman Soylu, “İmam dediğin öyle olmaz, böyle olur, su özel harekatın camisinde her vakit şehitlerimize Kuran okumuş da vakti gelince yanlarına, şehadete koşmuş, imam Mustafa’ma mı yanayım. İstifa etmiş, emekli olmuş, ama şehadetin kokusunu alınca koşa koşa buraya gelmiş Serkan’ıma mı yanayım. Yunus’uma mı, Ferhat’ıma mı, Zeyneb’ime mi, Rabbim öyle işaret buyurmuş, şehit olunca gideceği yeri kendine isim almış, Cennet Yiğit kızıma mı yanayım. Hakanlarıma, Turgutlarıma, Muratlarıma, Yasinlerime mi yanayım. Her biri destan yazmış, efsane olmuş, kimisi köprüde, kimisi külliyede, kimisi Kızılay Meydanı’nda, kimisi görev yaptığı yerleri teslim etmemek için direnirken, kimisi İstanbul Büyükşehir Belediyesinin önünde bir gecede verdiğimiz 250 şehidin hangisine yanayım. Bizim derdimiz çoktur. Bu ateş ne soğur ne küllenir. Bizi bir tek şey teselli eder, o da şu ay yıldızlı bayrağın nazlı nazlı dalgalanması. Devletin ve vatanın anahtarlarının yine milletin elinde olmasıdır. Şu güzel ülkede çocuklarımızın yarınlara huzur içinde yasamasıdır. Arzumuz, gayretimiz bunun içindir” şeklinde konuştu.

    “Onlar diridirler ama siz bilmezsiniz” ayetini hatırlatan Soylu, Özel Harekat ile Havacılık Dairesi Başkanlığı şehitlerinin isimlerini tek tek okudu. Şehitlerinin ismini okurken duygulanan Süleyman Soylu, yoklamanın tamamlandığını belirterek, şunları söyledi:

    “Hepsi buradadır. Allah hepsinden razı olsun. Biz bu evlatlarımızı, ismini okuyamadığımız diğer evlatlarımızı asla unutmayacağız. Bir kişiyi daha unutmayacağız. O gece güçlü bir liderlik ortaya koyan, başkomutanlık sıfatının hakkını veren, sadece Cenab-ı Allah’a ve milletine dayanıp bu melaneti basımızdan atmamıza vesile olan, diz çökmeyen, geri basmayan, dünyanın ’sözde efendilerine’ karsı dik duran ve bu milleti güzel bir geleceğe taşıyan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı da millet asla unutmayacaktır. Allah’a şükürler olsun biz buradayız ama hainler burada değiller.”

    Ankara Valisi Ercan Topaca ise, “Şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Gazilerimize sağılık ve hayırlı ömürler diliyoruz. 15 Temmuz gecesi milletimiz çok büyük bir ihanetle karşı karşıya kaldı. Bu ihaneti de yine çok büyük bir kahramanlıkla, Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çok büyük bir karşılık verdi. Bu ihanetleri ve acıları yaşamamak temennisiyle, milletimizin geleceğinin sağlık, huzur, afiyet ve barış içerisinde olmasını diliyorum” diye konuştu.

    Törene, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Sahil Güvenlik Komutanı Vekili Tuğamiral Bülent Olcay, Emniyet Genel Müdür Vekili Erhan Gülveren, Ankara Valisi Ercan Topaca, AK Parti Grup Başkan Vekili Mehmet Muş, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, bazı milletvekilleri, şehit yakınları, gaziler ile özel harekat polisleri katıldı.