Etiket: Konuşan

  • “Epilepsi İçin Bak” isimli kampanyada konuşan İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Bölümü’nden Prof. Dr. S. Naz Yeni:

    Türk Epilepsi ile Savaş Derneği Başkanı, İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Bölümü’nden Prof. Dr. S. Naz Yeni, epilepsinin bir kronik ve çok yanlış inanışlara sebep olan bir hastalık olduğunu söyledi.

    Türk Epilepsi ile Savaş Derneği her 100 kişiden birinde görülen epilepsi hastalığı için toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla “Epilepsi için Bak” isimli kampanya başlattı. Kampanyanın tanıtım toplantısına Türkiye çapında sadece epilepsi hastalarının katıldığı “Epilepsi ve Ben” isimli yarışmada birinciliği ve ikinciliği göğüsleyen 12 yaşındaki ikiz kardeşler Arya-Sonat Güneş de katıldı. İkizler taktıkları mor gözlüklerle yaşadıklarını aktardı.

    Toplantıda konuşan Türk Epilepsi ile Savaş Derneği Başkanı, İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji A.D. Prof. Dr. S. Naz Yeni, “Epilepsi, diyabet gibi kronik bir hastalık. Ancak önyargılar nedeniyle epilepsi hastaları iş bulamıyor, epilepsili çocuklarımız ise okula gidemiyor ve birçok birey hastalığını saklamak zorunda kalıyor” dedi.

    Türkiye’de her yıl ortalama 30 bin kişiye epilepsi teşhisinin konulduğunun açıklandığı toplantıda bir epilepsi hastası için bir yıllık ortalama maliyetin 5 bin 700 TL olduğu belirtildi. Toplam 194 bin 127 çalışan epilepsi hastası olduğunun bildirildiği toplantıda en fazla çalışan epilepsi hastası grubunun 25-40 yaş arasında, sadece işe gidememeleri nedeniyle oluşan indirekt maliyetin ise 31 milyon 850 bin TL olarak belirtildi. Dünyada 50 milyon, Türkiye’de ise 750 bin kişinin epilepsiden etkilendiği açıklandı.

    “Hollwood’un şeytan saçması”

    Epilepsinin beynin bir hastalığı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. S. Naz Yeni, “Bu hastalıkla ilgili çok fazla yanlış anlaşılmalar var. Çok yanlış inanışlara sebep olan bir hastalıktır. Beyinde nöron dediğimiz hücre yapısından kaynaklanır ve bu hücrelerin aşırı elektriksel aktivitesi sonucu ortaya çıkan klinik bir rahatsızlıktır. Epilepsi hastalığı çok çeşitli şekillerde karşımıza çıkabilir. Biz yıl önce bir çalışma yapmıştık. Epilepsi hastalarımızın büyük bir kısmı hekimle birlikte bir takım dualar okuyarak şifa veren kişilerede mutlaka gittiklerini bildirdiler. Böyle bir inanış var. Pek çok hastanın da tedavi önerildiği halde almadığını hatta tedaviye inanmayan hastaların olduğunu görmüştük. Bu sorunu aştığımıza inanıyorum” dedi.

    Maluliyet talebi

    Epilepsi hastalarının karşılaştıkları sorunlara da değinen Prof. Dr. Yeni, “Bazen gerçekten ne yapacağımızı bilemiyoruz. İş bulamıyorlar. Senede bir iki nöbet dahi geçirse o kişi işini kaybediyor. Okula gidemiyor, okuldan dışlanıyor, sık nöbet geçiren hastalar. Bu insanlar eve kapanıyor. Bu insanlar maluliyet almak istiyorlar. Fakat bu sefer maluliyet oranını tutturamıyorlar. Tanımlanmış yüzde kırk diye bir oran var. Tutturamıyor böyle olunca ne çalışabiliyorlar. Ne özürlü kontenjanından devlet desteği alabiliyorlar. Tam bir alacakaranlıkta kalmış hasta grubumuz var. Özürlü kontenjanından iş bulabilmeleri için daha fazla destek bulmalılar. Epilepsi iş veren tarafından tercih edilen bir özürlü grubuna girmiyor” diye konuştu.

    İkizler “Epilepsi İçin Bak” dedi

    İkiz kardeşler Arya ve Sonat da aynı hastalığı taşımanın kendilerinde hissettirdiklerini paylaşarak şunları söyledi:

    “Birbirimize destek olabiliyoruz. İlaç kullanımında özellikle herkesin rahatsızlıkları olabilir. Hobilerine sevdikleri işleri yapmalarına devam etmeli, okullarına gitmeleri gerekiyor. Çevremizle de paylaşıyoruz. Ön yargılı yaklaşmamaları bizim için de kolay oldu. Bu ne de olsa Allahın verdiği bir durum. Böyle bir rahatsızlığın olması onlara engel olmamalı. Duyduğumuza göre epilepsi yüzünden sokağa çıkamayan insanlar var.”

    Anne Nurece Güneş de özellikle ebeveynlere seslenerek, “Evlatlarımız dünyanın en değerli varlıkları. Yumuşak karınlıyız, onlara bir şey olduğunda içimiz titriyor. Biz bu konuda çok öğrenmeyi tercih ettik. Herkesin bu konuda duyarlı olmasını istiyoruz” dedi.

  • Cep telefonuyla konuşan dolmuş şoförü yolcuların canını hiçe saydı

    Adana’da bir dolmuş şoförünün cep telefonuyla konuşarak araç sürüp yolcuların hayatını tehlikeye atması bir yolcu tarafından görüntülendi.

    Plakası belli olmayan bir dolmuşta yolcu tarafından çekilen görüntülerde şoförün uzun süre cep telefonuyla konuştuğu, bazı yerlerde manevralar yaptığı ve hız yaparak aracı sürdüğü yolcuların hayatını tehlikeye attığı görülüyor. Görüntülerin sosyal medyaya düşmesinden sonra vatandaşlar da duruma tepki gösterdi.

    Adana Esnaf Sanatkarlar Odası (ESOB) ve Minibüsçüler Odası Başkanı Nihat Sözütek, şoförün davranışının doğru olmadığını belirterek, “Tasvip etmek mümkün değil. Aracın plakasını bilemiyoruz. Tespit etmek mümkün değil. Saat kaçta olmuş bu olay. O da belli değil. Çeken kişi plakasını alsaydı cezai işlem uygulanırdı” dedi.

  • Türkçe Konuşan Girişimciler Koto’da Buluştu

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Dışişleri Bakanlığının işbirliğinde düzenlenen Türkçe Konuşan Girişimciler Programının 19’uncusu, Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) ev sahipliğinde gerçekleşti.

    Komşu ülkelerde, Orta Asya ve Balkanlarda yaşayan ve Türkçe konuşan girişimciler ile ülkemizin bağlarını güçlendirmek için 2005 yılından bu yana Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Dışişleri Bakanlığının işbirliğinde düzenlenen Türkçe Konuşan Girişimciler Programının 19’uncusu bugün Kocaeli Ticaret Odası ev sahipliğinde gerçekleşti. 22 ülkeden 50 katılımcının yer aldığı program protokol konuşmaları ve ardından Kocaeli Sektörel Tanıtım Filminin izlenmesiyle devam etti. Program ikili iş görüşmeleriyle devam etti.

    Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren KOTO Başkanı Murat Özdağ, “Ülkemizin en önemli kaynağı girişimciliktir. Büyüyen bir ülke olmamızın sebebi girişimcilikten geçiyor. Siyasi mekanizmanın reformlarıyla ve projelerin desteklenmesiyle birlikte iyi işler ortaya koyacağımızı biliyorum. Bunun için zaman kaybetme lüksümüz yok. Şuan 22 ülkeden 44 iş adamı aramızda. 2015 yılında bu ülkelerle gerçekleştirdiğimiz toplam ticaret hacmi 50 milyar dolar. İhracat tutarı 28.8 milyar dolar ithalat tutarı ise 20.6 milyar dolardır. 2016 yılının ilk 4 ayında 6.3 milyar dolar ihracat ve 4.1 milyar dolar ithalat gerçekleştirilmiştir. İlimizden yapılan dış ticaret verilerine baktığımızda, 2015 yılında 1 milyar dolar ihracat ve 1.3 milyar dolar ithalat gerçekleştirilmiştir. 2016 yılının ilk 4 ayında 213 milyon ihracat ve 268 milyon ithalat gerçekleştirilmiştir” dedi.

    Özdağ’ın ardından Arnavutluk Türkiye İş Konseyi Başkanı Erion Çerekja ise, “Kocaeli ile aramızda uzun soluklu ticari köprü oluşturmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Türkçe Konuşan Yabancı Girişimciler Toplantısına 22 Ülkeden 50 İş Adamı Katıldı

    ANKARA (İHA) – TOBB tarafından bu yıl 19.’su düzenlenen Türkçe Konuşan Yabancı Girişimciler Programı eşleştirme toplantısı, 22 ülkeden 50 iş adamının katılımı ile Polatlı Ticaret Odası’nda (PTO) gerçekleştirildi.

    PTO toplantı salonunda yapılan Türkçe Konuşan Girişimciler Eşleştirme Toplantısı’na Arnavutluk, Kırgızistan, Yunanistan, Bosna Hersek, Kazakistan, Ukrayna, Afganistan, Azerbaycan, Bulgaristan, Gürcistan, Irak, İran, Karadağ, Kosova, KKTC, Makedonya, Moldova, Özbekistan, Romanya, Sırbistan, Tacikistan ve Türkmenistan’dan 50 iş adamı katıldı. Gıda, tarım, sigortacılık, danışmanlık, tekstil, makina gibi sektörlerde faaliyet gösteren yabancı iş adamları, aynı sektörlerde hizmet veren PTO üyeleri ile ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdi. PTO Yönetim Kurulu Başkanı Ulvi Sakarya’nın ev sahipliği yaptığı program öncesinde heyet Polatlı OSB’de faaliyet gösteren Bozkurt Tarım Makinaları Ltd. Şti’yi ziyaret ederek, tarım makinalarının imalat aşaması hakkında firma sahibi Feridun Bozkurt’tan bilgi aldı. Ardından iş adamları, POTA Koordinatörü Kadim Koç ile birlikte Sakarya Şehitlik Anıtı’nı gezdi. Gezinin ardından Polatlı Ticaret Odası’na geçildi.

    PTO Başkanı Ulvi Sakarya tarafından odanın işleyişi ve 2013 yılından bu yana gerçekleştirilen faaliyetler hakkında yabancı iş adamlarına bilgi verildi. Sakarya’ya iş adamları çeşitli hediyeler takdim etti. Gagavuzya Ticaret ve Sanayi Odası’nın talebi üzerine kardeş oda bildirgesini alan Sakarya, Gagavuzya Oda Başkanına teşekkür etti. Önümüzdeki günlerde iki oda kardeş oda protokolünü imzalayarak kardeşliği sınır ötesine taşıyacak.

    PTO Yönetim Kurulu Başkanı Ulvi Sakarya, yaptığı konuşmada, ’’Öncelikle 22 ülkeden gelen 50 Türkçe konuşan yabancı iş adamına ülkemize ve ilçemize hoşgeldiniz demek istiyorum. Sizleri odamızda ağırlamaktan memnuniyet ve onur duyuyoruz. İlk cümlemin de içinde geçtiği gibi hepiniz Türkçe konuşabilmektesiniz. Bu bizim Türkçe dilinin ne kadar da önemli olduğunu ve ne kadar yaygınlaştığının bir göstergesidir. Bu sebepten dolayıda büyük mutluluk duyduğumu siz değerli misafirlerimize belirtmek isterim. Gün boyu sizlere eşlik ettik, OSB ziyaretimiz ve Sakarya Şehitlik Anıtı ziyaretimizi beğendiğinizi umuyorum. Artık burada ilçemizin seçkin iş adamları ile sizleri buluşturup iş birliği yapmanızı diliyorum. 130 bine yakın nüfusu, 2 OSB’si, buğday, şeker pancarı, soğan ve ayçiçeğin başkenti, Gordion ve Sakarya Savaşı tarihi ile kendini kanıtlamış ilçemize yatırım yapmanızı, ilçemizde yer alan firmalar ile işbirliği yapmanızı hepinizden talep ediyorum, bu konuda kefil olabileceğimi belirtmek istiyorum’’ dedi.

  • Tuşba Danışma Meclisi Toplantısında Konuşan Soğanda;

    AK Parti Van ili Tuşba ilçesi nisan ayı danışma kurulu toplantısı, AK Parti Van İl Başkanı Av. Zahir Soğanda ve Tuşba Belediye Başkanı Fevzi Özgökçe ile partililerin katılımları ile gerçekleştirildi.

    İpekyolu ilçesi danışma meclisi toplantısının ardından Tuşba İlçesi nisan ayı danışma kurulu toplantısı da AK Parti il binasında gerçekleştirildi. Açılış, yoklama, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından divan heyetinin belirlendiği toplantıda Tuşba ilçe Başkanı Naif Şabu bir selamlama konuşması gerçekleştirdi. Konuşmasında geçmiş dönem de yaşanan sıkıntılara, sağ, sol görüşü çatışmalarına değinen Başkan Şabu, Toplantıya katılan partililere teşekkür ederek, Danışma meclisinin hayırlara vesile olmasını temenni etti. Şabu’nun ardından konuşan Tuşba Belediye Başkanı Fevzi Özgökçe ise konuşmasında, son günlerde gerçekleştirdikleri programların kısa sunumuna yaptı. Daha son konuşan AK Parti Van İl Başkanı Av. Zahir Soğanda ise konuşmasında, partililere birlik beraberlik çağrısında bulundu. Konuşmasında yerel gündemi de değerlendiren Başkan Soğanda, geçmişte 10 binlerce Vanlı insanın Ermeni ve Rus çeteleri tarafından katledildiğini hatırlatarak, bu vatan uğruna kanlarını feda eden ecdadın torunları olduğunu ifade etti. Soğanda, ‘‘Biz, 100 sene evvel, bugün daha rahat, huzurlu, her şeyden önemlisi namusumuzla yaşayabilmemiz için bu topraklarda kanlarını döken ecdadın torunlarıyız. Fakat bugün bazı gruplar 100 sene evvel dedelerimize yapılan zulmün aynısını bize yaşatmaya çalışıyorlar. Bizi bu topraklarda huzurumuzla barındırmak istemiyorlar. Irkçılığı yaymaya çalışarak milleti birbirine düşürmeye çalışıyorlar. Kürtlerin adına sözde temsilen çıkan kesimler bugün sadece Kürtlere zulüm ediyor. İnsanların özgür yaşama hakkını elinden alıyor. Şuan insanlar Yüksekova‘da Cizre‘de evinde huzurlu bir şekilde yaşayamıyor. Çocuklarımız okullarında okuyamıyor. Kürtlerin hakkını sözde savunanlar anayasal hakkımız olan okumayı engelleyerek gidip o okulları yakıp yıkıyorlar. Biz Kürt olarak burada siyaset yapıyoruz. Fakat bizim siyaset hakkımızı baskıyla, şiddetle elimizden almaya çalışıyorlar. Onlar gibi düşünmediğimiz için, onlar gibi hareket etmediğimiz için, ‘siyaset yapamazsın’ diyorlar. Bu nasıl bir Kürdü savunma hakkıdır. Bunların hedefi burada Müslüman Kürtleri yok etmektir.’’dedi.

    “ÇEKİN O KİRLİ ELLERİNİZİ MABEDİMİZDEN”

    Geçtiğimiz haftalarda Van’da Cuma namazını protesto ederek Camiyi terk eden gruba da seslenen Başkan Soğanda, ‘‘Artık biz Müslümanların Camiye girme hakkını da engellemeye çalışıyorlar. Ben burada tek bir şey söylemek istiyorum. Çekin artık o kirli ellerinizi biz Kürtlerin mabedimizden. Van’ımızdan elinizi çekin. Bölgemiz insanının üzerinden çekin elinizi” dedi.

    Konuşmasında Belediyeye de yüklenen Soğanda, ‘‘Sözde belediyesiniz, hangi Vanlı bugün elini vicdanına koyup temiz bir memlekette yaşıyoruz diyebilir? Belediyesiniz yapın! Şehri temizleyin. Bir temizliktir yapmıyorsunuz. Belediye’nin başka ne işi olabilir? Bu belediyecilikten Van’ı kurtarmamız gerekiyor. Hükümetimiz tarafından 7-8 yıl önce Van’ın can damarı olan çevre yolu projesi ile ilgili bir karar alınmış. Çevre yolunun alt yapısı yapılmış, ihalesi yapılmış, müteahhide parası verilmiş çevre yolu yapılacak. Bütün kurumlar üzerine düşen vazifeyi yapmış, lokomotif olması gereken belediye 7-8 yıldır buna çelme takıyor ve engellemeye çalışıyor. Yol medeniyettir. Bunlar medeniyetten anlamaz. Madem siz bir şey yapmıyorsunuz hükümetimizin Van’a hizmet etmesini engellemeyin. Özerklik diyorlar. Son çıkan yasayla büyükşehirler zaten özerktir. Parayı hükümet veriyor, projeyi hükümet sunuyor, siz de Vanlıysanız üzerinize düşeni yapın. Bir hafta evvel çıkan yasa ile belediyelere daha fazla yetki verildi. Belediyeler bir kazanç elde etti. Fakat Van Büyükşehir Belediyesi bahanelere sığınıyor. Hükümetin Van’la ilgili özel kanun yaptığını, halkın malını zorla elinden alacağını söylüyorlar. Senin yapman gereken işi hükümet yapıyor ve senin önünü açıyor. Bunu yapabilecek kapasiten yoksa bırak git. Hükümetimiz 150 trilyona deprem döneminde Gürpınar Mijingir’den içme suyu getirerek onlara teslim etti. 30 bine yakın Deprem konutu yapıldı. Alt yapısı, üst yapısı bitirilerek teslim edildi. Temizliği ve içme suyu bakımını ise Belediye halen üstlenmek istemiyor. Bunların tek yapabildikleri kendilerini haklı çıkarmaya çalışmaktır’’şeklinde sözlerini tamamladı.