Etiket: Konulu

  • “Erzurum’da Yaşamak” konulu deneme, hikâye ve kısa film senaryosu yarışması düzenlendi

    “Erzurum’da Yaşamak” konulu deneme, hikâye ve kısa film senaryosu yarışması düzenlendi

    Atatürk Üniversitesi ile Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi üniversite öğrencileri arasında ödüllü deneme, hikâye ve kısa film yarışması düzenliyor. Geleneksel olması planlanan yarışmanın bu seneki konusu “Erzurum’da Yaşamak” oldu.

    Yarışma halen Erzurum’da önlisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrenimine devam eden öğrencileri kapsıyor. Dileyen öğrenci deneme, hikâye kısa film senaryosu branşlarından birinden, ikisinden veya üçünden aynı anda yarışmaya katılabilecek. Ancak bir öğrenci her branştan sadece bir eserle katılabilecek.

    Atatürk Üniversitesi yarışmaya özel bir web sitesi kurdu. Yarışmaya katılmayı düşünenler yarışmanın şartnamesine http://hikayemvar.atauni.edu.tr adresinden ulaşabilecekler. Öğrenciler eserlerini hikayemvar@atauni.edu.tr eposta adresine gönderebilecekler.

    Konuyla ilgili bir açıklama yapan Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş, amaçlarının kültür ve eğitim şehri Erzurum’a Türkiye’nin dört bir yanından gelen ve Erzurum’da yaşayan üniversite öğrencilerinin şehrimizle ilgili duygu ve düşüncelerini serbestçe ifade etmelerine, yazma kabiliyetlerini göstermelerine imkân sağlamak ve gençlerin dil bilinci, şehir bilinci, kültürel farkındalıklarını eserleriyle görmek olduğunu söyledi.

    Murat Ertaş açıklamalarına şöyle devam etti: “Atatürk Üniversitesi şehrimizin hem dışa açılan kapısı hem dışlardan gelenleri şehirle tanıştıran bir ilim yuvası. Atatürk Üniversitesi’nde örgün, yaygın ve uzaktan eğitim alan yaklaşık dört yüz bin öğrencinin her biri ayrı dünya. Bu koca dünyanın yüreği, zihni ‘”Erzurum’da Yaşamak” denince neler üretecek, merak ve heyecanla bekliyoruz. Yarışmanın gerçekleşmesinde yeni nesil üniversite idealiyle birbirinden yenilikçi çalışmalara imza atan kıymetli rektörümüz Prof.Dr. Ömer Çomaklı’nın desteği tam oldu. Yarışmanın ön hazırlık sürecinde Atatürk Üniversitesi Kurumsal İletişim Direktörlüğü birim koordinatörü Doç.Dr. Besim Yıldırım ve ekibi ciddi mesai harcadı. Kendilerine teşekkür ediyorum.”

    Yarışmaya katılan eserleri Atatürk Üniversitesi’nden, Milli Eğitim Müdürlüğünden ve TDED Erzurum Şubesinden oluşacak heyet değerlendirecek. Değerlendirme sonucunda her branştan ayrı ayrı olmak üzere birinci 1.500,00 TL, ikinci 1.000,00 TL, üçüncü 750,00 TL para ödülü ile “Dil ve Edebiyat” dergisi bir yıllık aboneliği ve Atatürk Üniversitesi yayınlarından olan “Erzurum’un Yüzleri” setinden kitaplarla ödüllendirilecek.

    Yarışmaya son katılım tarihi 30 Aralık 2019 Yarışmanın sonuçları Şubat 2020’de açıklanacak.

  • Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Gülsevin, ‘Dilimizin Kemiği’ konulu seminerde Türkçe’yi anlattı

    Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Gülsevin, ‘Dilimizin Kemiği’ konulu seminerde Türkçe’yi anlattı

    Atatürk Üniversitesi, 2019-2020 akademik yılında eğitim görecek yeni öğrenciler için oryantasyon programı düzenlendi. Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Gürer Gülsevin de, ‘Dilimizin Kemiği’ konulu seminerinde Türkçe’yi anlattı.

    Öğrencilerin şehre ve üniversiteye adaptasyonunu kolaylaştırmak amacıyla düzenlenen oryantasyon programının ilk bölümüne Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Gürer Gülsevin ve Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Hanifi İspirli katıldı. Öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği programda Atatürk Üniversitesinin olanakları Prof. Dr. Ömer Çomaklı tarafından anlatıldı. Çomaklı, 104 öğrenci kulübünü içinde barındıran üniversitenin eğitim ve sosyal etkinlikler açısından zenginliklerinden söz etti. Öğrencilere “Geleceğe dair umutları olan ülkemizin milli ve manevi değerlerine ulaşabilmeniz için bütün imkanlarımızı seferber edeceğiz” diyen Çomaklı, Atatürk Üniversitesinin köklü bilim tarihiyle gurur duyduğunu da ifade etti. Rektör Çomaklı, “Geleceğe dair iddiaları olan bir ülkeyiz. Eğitim sürecini, sosyal ve entelektüel gelişimlerinizi tamamlamak için kulu kullanmayı öğrenmelisiniz” dedi.

    “Sizler kültür elçilerisiniz”

    Dünyanın dört bir yanından Erzurum Atatürk Üniversitesini seçerek öğrenim görmeye gelen öğrenciler karşısında yaşadığı mutluluğu dile getiren Rektör Çomaklı, “Bizi seçmiş olmanızı fevkalade önemsiyoruz” dedi. Çomaklı, “Ülkelerinden ayrılıp, Üniversitemizi tercih etmiş yaklaşık 80 ülkeden gelen misafir öğrencimiz var. Öğrencilerimizin ülkeleriyle her daim işbirliği içerisinde olacağız. Misafir öğrencilerimizi kültür elçisi olma cesaretlerinden dolayı kutluyorum ve teşekkür ediyorum” ifadelerinde bulundu.

    Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Gürer Gülsevin ise ‘Dilimizin Kemiği’ konulu seminerinde Türkçe’yi anlattı. Türkçe kelimelerin etkileşime girilen ülkeler sonucunda alışverişini anlatan Gülsevin, fethetme ve istilaya uğrama açısından kelimeleri karşılaştırdı. Gülsevin, istilaya uğrayan kelimeleri anlatırken telaffuzunda dahi zorlanılan, hatta plaza Türkçesi adıyla da bilinen kelimelerin bir diğer örneğinin de 17. ve 18. yüzyılda yaşandığını belirterek, Türkçe olarak benimsenmemiş Farsça ve Arapça kelimelerin edebiyattaki unsurlarını vurgulayarak anlattı. ‘Kafa’ ve ‘baş’ sözcükleriyle konuyu özetleyen Gülsevin, “Baş sözcüğü Türkçe olmasına rağmen Arapça’dan kafa sözcüğünü fethetmişiz. Kafadan atma yerine, baştan atma gibi bir ifadede bulunamıyoruz sonuç olarak fethedilen bir kelimeyle karşı karşıyasınız” dedi.

    Seminerin sonunda Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Rektörlük binasının arka bahçesinde kurulan stantları gezdi. Spor Bilimler Fakültesinin Sporcu Performans Ölçüm Değerlendirme ve Rehabilitasyon Merkezi’nden getirmiş oldukları özel performans ölçme aletlerini Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri tanıttı. Çomaklı, esnekliği ölçen “Otur-Uzan-Eriş” aletini, kas kuvvetini hesaplamak için kullanılan “Sırt Dinamometresi”ni ve reaksiyon ile birlikte çevikliği ölçen “Witty-sem” spor aletlerini denedi.

  • Atatürk Üniversitesinden 15 Temmuz konulu heykel sergisi

    Atatürk Üniversitesinden 15 Temmuz konulu heykel sergisi

    15 Temmuz darbe girişiminin 3. yıl dönümünde kahraman şehitlerimizi yad etmek, gösterilen direnci, birlikteliği ve iradeyi belleklerde taze tutmak için Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı’nın katılımıyla Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü tarafından “MAÂN” isimli heykel sergisi düzenlendi.

    Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Bulat ve Doç. Dr. Önder Yağmur ile Dr. Öğr. Üyesi Caner Şengünalp’in öncülüğünde düzenlenen serginin açılışını Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı yaptı. Sergiye ayrıca; Atatürk Üniversitesi’nin çağrısıyla Muş Alparslan Üniversitesi, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, Bitlis Eren Üniversitesi, Bayburt Üniversitesi ve Kafkas Üniversitesinden sanatçı öğretim elemanları destek verdi.

    Eski Türkçe’de kelime anlamı “bir arada, birlikte” olan ve sergiye de adını veren “MAÂN” kavramı etrafında toplanan ve yolu bir dönem Atatürk Üniversitesinin Heykel Bölümünden geçen bir grup akademisyen ve sanatçı, 15 Temmuz’dan günümüze geçen süreçte hafızalarda yer edinen kırılma noktalarına temas etmeyi hedefleyen sergi, o gece yaşananları çarpıcı bir dille gözler önüne serdi.

    Serginin, mücadeleyi ve bir arada olmayı farklı bir bakış açısıyla ele aldığını söyleyen Rektör Çomaklı, ülkemizin bölünmez bütünlüğüne tehdit oluşturan her türlü terör eylemi ve oluşumlarına karşı birlikte mücadele etme refleksine sahip bir millet olabilmenin yanı sıra, bu tip hain girişimlerin önüne sosyo-kültürel ve sanatsal bir duruşla da duvar örülebileceğini dile getirdi.

    Malzeme ve teknik anlamda birçok alternatifi içinde barındıran, çağdaş heykel sanatının unsurlarını bir arada sunan ve kendi plastik sanat anlayışlarıyla yorumlayan MAÂN Sergisi, 24 katılımcının 24 eserinden oluşuyor.

    Atatürk Üniversitesi Kültür Merkezi 15 Temmuz Milli İrade Salonu Fuaye Alanında tanzim edilen sergi, 19 Temmuz’a kadar ziyaret edilebilecek.

  • ‘Otizm’ konulu resim ve kompozisyon yarışması ödül töreni düzenlendi

    ‘Otizm’ konulu resim ve kompozisyon yarışması ödül töreni düzenlendi

    Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce Dünya Otizm Farkındalık Günü ve otizm farkındalık ayı dolayısıyla Milli Eğitim İl Müdürlüğüne bağlı okullar arasında otizm konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla resim ve kompozisyon yarışması düzenlendi.

    Engelsiz Yaşam Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde düzenlenen yarışmanın ödül törenine AÇSH İl Müdürü Cemil İlbaş, Milli Eğitim İl Müdürü Salih Kaygusuz, AÇSH İl Müdür Yardımcıları Celal Bilen, Harun Akpınar, Tamer Ekinci, AÇSH Şube Müdürleri Süleyman Duman Cevat Çimen, Engelsiz Yaşam Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Mehmet Polat, Kazım Yurdalan Ortaokulu, İMKB İnönü İlkokulu, Tortum Şehit Murat Karataş Yatılı Bölge Ortaokulu müdürleri, öğretmenleri ve öğrenciler katıldı.

    Yarışma sonucunda, Erzurum genelinde başvuru yapan okullar arasında Kazım Yurdalan Ortaokulundan, İMKB İnönü İlkokulundan, Tortum Şehit Murat Karataş Yatılı Bölge Ortaokulundan katılan 12 eser dereceye girdi.

    Milli Eğitim İl Müdürü Kaygusuz, yarışmada dereceye giren öğrencileri tebrik ederek, bu gibi çalışmaların farkındalık oluşturmak açısından önemli olduğunu söyledi.

    Otizm konusunda bu gibi anlamlı etkinliklerin önemine değinen Kaygusuz, “Otizmli bireylerin çocukluktan itibaren önyargı ve ayrımcılığa maruz kalmadan nitelikli eğitim alabilmeleri hepimizin birinci önceliğidir. Geleceğimizin en önemli parçası olan çocuklarımızın temel ihtiyaçları olan eğitim ve sağlık hizmetlerinden en uygun şekilde faydalanmasını diliyor, yarışmada dereceye giren öğrencilerimizi kutluyorum” dedi.

    AÇSH İl Müdürü İlbaş ise Nisan ayı boyunca tüm dünyada otizmle ilgili yapılan etkinlikler yoluyla, otistik bireylerin toplumla bütünleşmelerini sağlamaya yönelik çalışmalar yapıldığını anımsattı.

    Böylesine önemli bir yarışmayla gelecek nesillerin bilinçlendirildiğini belirten İlbaş, “Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü olarak bize düşen; bu konudaki farkındalık düzeyini artırmaktır. Yürüttüğümüz nitelikli çalışmalarla özel çocuklarımızı geleceğe hazırlayarak, onların yeteneklerini toplumla paylaşıyoruz. Otizmli bireylerin çocukluktan itibaren önyargı ve ayrımcılığa maruz kalmadan nitelikli eğitim alabilmeleri hepimizin birinci önceliğidir. Farkındalık etkinliklerimizi bu amaçla düzenliyoruz. Erzurum’da var olan otizmli çocuklarımızın ve otizmli bireylerin farkına varıp onlarla toplum içinde daha sağlıklı ilişkiler kurabileceğimizi umut ediyorum” dedi.

    Konuşmaların ardından dereceye giren öğrencilere para ödülü takdim edildi.

  • ’Mehmet Akif’ te Eğitim ve Erdem’ konulu konferans

    Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Osman Sezgin, Mehmet Akif’in vefatının yıl dönümü münasebetiyle ‘’Mehmet Akif’te Eğitim ve Erdem’’ konulu bir konferans düzenledi.

    Eskişehir Türk Ocağı tarafından düzenlenen konferans, Osmangazi Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi salonunda yapıldı. Kalabalık bir öğretim üyesi ve öğrenci topluluğu tarafından dinlenen konferansta Osman Sezgin, özelikle; Mehmet Akif’in yeni nesillerin yetiştirilmesi, yeni nesilleri yetiştiren öğretmenler de bulunması gereken vasıflar ve geleceğin inşaası üzerinde durdu. Akif’in şahsiyetinden örnekler veren Sezgin, “Milletlerin tarihlerinde rol model alınabilecek şahıslar vardır. Bunlar özellikle yetişmekte olan gençlik için çok önemlidir. Rol model şahıslar entellektüel, duygu ve irade bakımından müstesna kimselerdir. Rol model olma veya alma hadisesi bir yönü ile içsel yani emik bakış açısı ile kültürel psikoloji, dışsal yani etik bakış açısı ile kültürler arası psikolojinin konusunu teşkil etmektedir. Bu anlayışın yani psikolojinin kültürü gündemine alınması yaklaşık 1970’li yıllardan sonra dikkate alınmaya başlanmış günümüze kadar gittikçe önemini artırarak varlığını devam ettirmektedir. Bu bağlamda Âkif’in aldığı eğitim, Âkif’in kendi eğitim anlayışı ve Âkif’in yaşadığı dönemin eğitim anlayışı incelenebilir ve doğru bir analiz sentez yapılabilirse geleceğe çok büyük bir rol model olduğu görülecektir. Âkif bed-i besmele töreni ile eğitime başlamıştır Âmin alayı 4 yaş 4 ay ve 4 günlük iken başlar ve kendine has kültürel ritüelleri olan bir törendir. Bu törenle çocuk bilgi ile ilişkisini pekiştirmiş, kendine verilen değeri görmüş ve geleceğe ümitle bakmayı öğrenmiş olmaktadır. 4 yaş 4 ay ve 4 günlük iken eğitime başlamak erken diye düşünenlere Elizaeth Spelke, Oliver Hude ve Jak Mahle’in bu konudaki araştırmalarını tavsiye ederiz. Âkif, babası İpekçi Tahir efendiden Arapça ve Farsça lisan öğrenmenin yanı sıra diğer dersleri de öğrenmeye devam etmiştir. Bu lisanların yanı sıra Almanca, Fransızca da bilmektedir. Akif’in entelektüel tarafının yanı sıra şairliği de çok tanınan tarafıdır. Âkif aynı zamanda iyi bir yüzücü, iyi bir güreşçi, iyi bir gülle atıcı ve iyi bir binicidir. Âkif’e göre öğretmende dört nitelik mutlaka bulunmalıdır. Bunlar iman, edep, liyakat ve vicdandır. Akif eğitimin milletin kültürüne ters düşmemesi gerektiğini de Konya’da bir isyanı bastırmak için gittiğinde bir nahiyenin hocayı kovmaları münasebeti ile safahatında anlatır’’ dedi.

    Soru ve cevaplardan sonra İlâhiyat Fakültesi Dekanlığına yeni atanmış olan Prof. Dr. Mustafa Yıldırım tarafından Osman Sezgin’e bir buket çiçek, Türk Ocağı Gençlik Kolları Başkanı Murat Can Dağlı tarafından da bir şükran beratı takdim edildi.