Etiket: Konulu

  • Öğrencilere ‘Bilinçli aile, ideal gençlik’ konulu konferans

    Hisarcık Mesleki Yüksek Öğrenimi Destekleme ve Sosyal Yardımlaşma Derneği ile Eğitim Bir-Sen İlçe Temsilciliği ortaklaşa lise öğrencilerine yönelik “Bilinçli Aile, İdeal Gençlik” konulu konferans düzenledi.

    Meslek Yüksekokulu Amfisi’nde düzenlenen ve konuşmacı olarak Kişisel Gelişim Uzmanı ve Yazar Sıtkı Aslanhan’ın katıldığı “Bilinçli Aile İdeal Gençlik” konulu konferansa öğrencilerin ilgisi yoğun oldu.

    Senede yaklaşık 200-250 seminer verdiğine vurgu yapan konuşmacı Sıtkı Aslanhan, bunların büyük çoğunluğunun gençlere yönelik olduğunu söyledi.

    Aslanhan, “18 yıldır durmadan koşmaya devam ediyorum. Fakat arada umutsuzluğa kapıldığım anlar oluyor. Özellikle son yıllarda ülkemin gençlerinin halini görünce; Oturmalarını, kalkmalarını, üsluplarını, konuşmalarını, parklarda bahçelerde, okul önlerindeki hallerini görünce bazen kendi kendime; “Yarabbi bu geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlik bu mu?” diyorum. Bir ara karamsarlığa kapıldığım anlar oluyor. Ama elhamdülillah sizler gibi büyüklerin karşısında nasıl duracağını, oturma kalkmasını bilen, örf adet ve geleneklerine bağlı gençleri gördükçe gelecek adına umutlanıyorum iyi ki varsınız gençler. Bu duruşunuzu bozmayın” dedi.

    “Kendi çocuklarına söylediği bir cümleyi size de söylemek istiyorum” diyen Aslanhan,” Gençler üniversitenin canı cehenneme. Üniversite ne ki? Şu an Türkiye’de üniversiteye gitmeyen adamı dövüyorlar. Memleketin her tarafı üniversite. Önce edep, ahlak, onur, kişilik, karakter, önce insan olabilmekte. İnsan olamadıktan sonra ben sizi ne yapayım? İstersen Türkiye birincisi ol” diye konuştu.

    Programın sonunda konuşmacı Sıtkı Aslanhan’a Mesleki Yüksek Öğrenimi Destekleme ve Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Ali Var ve Eğitim Bir-Sen İlçe Temsilcisi Mehmet Ali Özdemir tarafından plaket takdim edildi. (MA-EFE)

  • SDÜ’de “Geleceğin Dünyası” konulu söyleşi

    Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi’nde (SDÜ) “Geleceğin Dünyası” konulu söyleyişi düzenlendi.

    Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı ve Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faruk Eczacıbaşı, SDÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) tarafından düzenlenen “Geleceğin Dünyası” konulu söyleşiye katıldı. Söyleşinin açılış konuşmasını yapan İİBF Dekanı Prof. Dr. Murat Okcu, dünyada ve Türkiye’de yapay zekaya ilişkin ayrılan bütçeler üzerinden verdiği bir örnekle bu alandaki gelişmelerin önemle takip edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Teknolojik açıdan hayatın yeniden tanımlandığı bir dönem içerisinde olduğumuzu belirten Okcu, “Bu dönemin birtakım artı ve eksi yönleri var. Bu artı eksi yönler üzerinde her gün düşünmeli, çalışmalar yapmalıyız. Kendimizi bu değişime hazırlamak ve adapte etmek mecburiyetindeyiz” dedi.

    Eczacıbaşı: “İlk internet kullanıcısıyız”

    Faruk Eczacıbaşı, Türkiye’de internetin ilk kullanıcılarından olduğunu söyledi. Eczacıbaşı, internetin başlangıç tarihi olan 1989 yılının kendisi için de bir milat sayıldığını ve 1995 yılında Türkiye Bilişim Vakfı’nı kurduklarını kaydetti. İnternetin toplumda ciddi değişiklikler oluşturduğunu; insanların ve toplumun buna uyum sağlaması gerektiğini belirten Eczacıbaşı, “Bugün yaşanan birçok gerilimin temel nedeni; kurumlarda, ülkelerde ve ailelerde sorumluluk sahibi insanların çok büyük bir kısmının internet öncesi dönemde yetişip bütün alışkanlıklarını o dönem kazanmış olmalarıdır. Bizler de bu döneme dâhiliz ve sanal göçmenleriz; sizler ise sanal dünyanın çocuklarısınız. Bizim kuşağın bu sanal dünyayı anlaması, yorumlaması ve öğrenmesi lazım. Gelecek dönemde üretken olabilmeniz için bizim sahip olmadığımız birtakım alışkanlıkları edinmeniz gerekmekte” diye konuştu.

    Eczacıbaşı, yaşanan hızlı değişim ve dönüşümlerin anlaşılabilmesi ve belli alışkanlıkların edinilebilmesi için neler yapılması gerektiğine ilişkin bilgileri; “esneklik”, “yakınsama”, “ağ yapısı” ve “güvenlik” yapıları üzerinden aktardı.

    “Ağ yapısı noktasında her şey ortak akılda”

    Ağ yapısı noktasında her şeyin ortak akılda olduğunu belirten Eczacıbaşı, “Önemli olan ağ üzerinden elde edilen bilgilerin verimli olarak kullanılabilmesidir” dedi. Güvenlik yapısında ise siber korsanlar üzerinde durup dünyada hacklenmeyen şirket ya da kurumun kalmadığını ifade etti.

  • Prof. Dr. Esen’den “Başkanlık Sisteminde Yerel Yönetimler” konulu konferans

    İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adem Esen, Başkanlık Sisteminin Türkiye’ye kazandırdığı en büyük şeyin siyasi bir iktidar olduğunu söyledi.

    Prof. Dr. Adem Esen, Selçuklu Akademik Düşünce ve Araştırma Merkezi’nde (SADAM) “Başkanlık Sisteminde Yerel Yönetimler” konulu konferans verdi. Prof. Dr. Adem Esen, son değişikliklerden önce parlamenter bir sistemin olduğunu belirterek, “Bu sistemde Cumhurbaşkanı vardı, başbakan vardı, başbakanın bakanlar kurulu vardı ve bunların siyasi hürriyetleri vardı. Şimdi bu çok tartışılan bir konu… Neden? Başkanlık sistemi konusundan ben mesela ikna oldum. Temel gösterge Cumhuriyet kurulmasından itibaren her 15 ayda bir hükümet değişmişti. Yani eğer mesela Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine son dönemde geçmemiş olsaydık şimdiye herhalde bir koalisyon hükümeti miydi? Kimler olacaktı filan… Şimdi Türkiye’ye kazandırdığı en büyük şey o kanaatimce siyasi bir iktidar kazandırmış oldu. Ama bunun iktisadi yansımaları daha farklı” diye konuştu.

    Devletin, merkezi yönetimde de yerel yönetimde de bir bütün olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Esen, “Neden yerel yönetimler kuruluyor? Osmanlı’da ademi merkeziyet dediğimiz şey, yani insana daha yakından hizmet vermek için… Şurada kanalizasyon problemini belediye bilir. Yani Ankara’nın merkezinin ne işi var burada. Dolayısıyla yerinden yönetim ilkesi gereği kim yönetmeli? Buradaki yönetmeli. Pekala burada yönetecek kişiyi biz Ankara’dan mı atayalım ya da buradan mı seçilsin? Yani genel eğilim nedir? Buradan seçilsin. Çünkü para veriyorsun. Parayı nereden alıyor belediyeler merkez bütçelerden alıyor. Yani bir bütünün parçası, denetlemeden olmaz” diye konuştu.

    Prof. Dr. Adem Esen, konferansın devamında, “Anayasa İdari Vesayet”, “Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü”, “İçişleri Bakanlığı ve Çevre Şehircilik Bakanlığı”, “Belediyelerin görev ve yetkileri” ile “Diğer ülkelerde başkanlık ve yerel yönetim örnekleri” gibi birçok başlık hakkında katılımcılara bilgi verdi.

  • “Türk Sinema ve Televizyonunda Aile” konulu sempozyum başladı

    Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından, T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve Malatya Valiliği’nin katkılarıyla 9-15 Kasım 2018 tarihinde düzenlenecek 8. Malatya Uluslararası Film Festivali, bu yıl da ‘Festivale Doğru’ başlığıyla önemli bir sempozyuma ev sahipliği yapıyor.

    Geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen ve bu yıl festivale bir ay kala gerçekleştirilen “Türk Sinema ve Televizyonunda Aile ”başlıklı sempozyumun ilk günü 10 konuşmacının katılımıyla 2 oturum halinde tamamlandı.

    Sempozyumun ilk oturumunun açılışına, Malatya Uluslararası Film Festivali Başkanı ve Büyükşehir Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat’ın yanı sıra, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cemal Nogay, İl Kültür Turizm Müdürü Çetin Şişman, Malatya Uluslararası Film Festivali Direktörü Suat Köçer, İnönü Üniversitesi Sinema Televizyon Bölüm Başkanı Gülbuğ Erol, İnönü Üniversitesi Sinema Tv Bölümü öğrencileri ve Malatyalı sinemaseverler katıldı.

    Türk sinemasının evrensel bir kurum olan aile ve içinde bulunduğu toplumu ayakta tutan değerlerinin sinemaya olan yansımalarının tartışıldığı sempozyumun açılış konuşmalarını sırasıyla Festival Direktörü Suat Köçer, Malatya Uluslararası Film Festivali Başkanı ve Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat ve ünlü Edebiyatçı Yıldız Ramazanoğlu yaptı.

    Film Festivalinin çatısı altında Türk sinema ve televizyonunun temel meselesinin tartışılmasının önemine dikkat çeken Festival Direktörü Suat Köçer, “Türk sineması günümüzde çok önemli yerlere geldi. Artık dünyanın birçok ülkesine dizi ihraç ediyoruz. Bu da bizleri mutlu etmekte. Festival Başkanımız ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Hacı Uğur Polat ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.

    Açılışta bir selamlama konuşması yapan Malatya Uluslararası Film Festivali Başkanı ve Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat ise, festivalin uluslararası bir boyutkazandığının altını çizerken, iki yıldır gerçekleşen sempozyumunun da festivalde ayrı bir yere sahip olduğunu dile getirdi.

    İki gün boyunca birbirinden değerli sinemacıları Malatya’da ağırlıyor olmaktan duydukları mutluluğu dile getiren Başkan Polat, Türk sinema ve dizilerinin aile tartışmaları etrafında önemli bir kavram olduğunu, bu sempozyumun sinemamızın düşünsel boyutuna büyük katkılar sağlayacağını ifade etti. Polat ayrıca 9-15 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek 8. Malatya Uluslararası Film Festivali’ne büyük bir heyecanla hazırlandıklarını söyledi.

    Edebiyatçı Yıldız Ramazanoğlu ise Malatya’nın bu yıl sinema ile bir yıldız gibi parladığını ve her geçen yıl kendi kültürünü oluşturarak Türkiye’de bambaşka bir yer edinmesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi.

    Yapılan açılış konuşmalarını ardından ‘Türk Sinemasında Aile’ konulu sempozyuma geçildi. Oturum başkanlığını Tuba Deniz’in yaptığı ilk oturumda Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Oktan ‘Sinemanın kahramanı, Babalar ve Oğullar’, Suat Köçer ‘Türk Sinemasında Kadın İmajı’, Prof. Dr. Nilüfer Pembecioğlu ise ‘Türk Sinemasında Çocuk’ konularında bilgiler verdiler.

    Sempozyumun öğleden sonraki ikinci oturumunda ise ‘Televizyon ve Türk Dizilerinde Aile’ konusu ele alındı. Burada da Ünlü sinema ve tiyatro oyuncusu Rasim Öztekin, Özlem Türkad, Ayhan Özen konu ile ilgili konuşmalarını gerçekleştirdi.

  • KETEM’de ‘Kanser ve Erken Teşhis’ konulu eğitim verildi

    Adapazarı İlçe Sağlık Müdürlüğü Kanser Erken Teşhis ve Tarama Merkezi (KETEM) ve Adapazarı Belediyesi İnsan Kaynakları Müdürlüğü işbirliği ile belediye kadın personeline yönelik “Kanser ve Erken Teşhiş” konulu eğitim verildi.

    Kanser Erken Teşhis ve Tarama Merkezi (KETEM)’in kanser ve erken teşhise dikkat çekmek amacı başlattığı eğitimler çeşitli kurum ve kuruluşlarda devam ediyor. Kanserde erken teşhisin önemine dikkat çeken eğitimciler Aslıhan Pehlevan, Gonca Meriç, Müge Talay Melike Kaptanoğlu, KETEM ve çalışma yapısı hakkında belediye personeline bilgi verdi. Kanser taramalarının KETEM tarafından ücretsiz olarak yapıldığı belirtilerek, erken tanı olanağı veren kanser türleri için bu taramaların çok önemli olduğunu vurgulandı.

    “Erken tanı”

    Aslıhan Pehlevan konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Kadınlarda meme kanseri, erkeklerde ise akciğer ve prostat kanserleri en sık görülen kanserler arasında. Kanserde risk faktörleri olarak genetik nedenlerin yüzde 5-10, çevresel nedenlerin yüzde 25-30, obezitenin ise yüzde 10-20 arasında olduğunu gösterebiliriz. Tütün, alkol ve obezite gibi davranışsal faktörlere dikkat edildiğinde ise yüzde 35-40 oranında bir rakamın ortaya çıktığını söyleyebiliyoruz. Kanserde ne kadar erken tanır, ne kadar farkında olursak ve ne kadar insanı bilgilendirirsek o kadar önemli” ifadelerini kullandı.