Etiket: Konularında

  • Sağlık sektöründe fon kullanımı, altyapı ve yetenek konularında baskı azaltacak araştırma

    Finansal hizmetler şirketinin, sağlık hizmeti talep ve kaynaklarını, mevcut hasta sonuçlarıyla karşılaştırarak yapılan küresel araştırmanın sonuçları açıklandı. Araştırmanın özel sektöre yönelik finansman yöntemlerinin, gelişmiş ekipman ve teknoloji açısından ne gibi avantajlar sunabileceği içerdiği bildirildi.

    Siemens Finansal Hizmetler (SFS), dünyanın dört bir yanında hizmet veren sağlık sistemlerinin üzerindeki baskıları, elde edilen hasta sonuçlarını ve sağlık sisteminin sağladığı ’değeri’ mercek altına alan yeni bir araştırma yayımladı. Araştırmada özel sektöre yönelik finansman yöntemlerinin, gelişmiş ekipman ve teknoloji açısından ne gibi avantajlar sunabileceği gözler önüne serildi. Öte yandan sağlık dönüşümü girişimleri için muaf tutulan, acil ve operasyonel ekipman alımındaki ‘dondurulmuş’ sermaye de araştırma kapsamında yer aldı.

    Sağlık Değer Göstergesi’nde sektörün yüzleşmek zorunda kaldığı baskılar; fon kullanımı, altyapı ve yetenekler olarak üç ayrı kategoride değerlendirildi. Araştırmaya göre, Avrupa ve ABD gibi köklü sağlık sistemleri, özellikle finansal açıdan ciddi bir baskı altında. Türkiye, Rusya, Çin ve Hindistan gibi gelişen sağlık sistemleri ise giderek artan beklenti ve talepleri karşılayabilmek için ciddi çaba harcıyor.

    Teknolojik yatırımlar zorlaşıyor

    Araştırmayla hastalıklar, hasta sonuçları ve sağ kalım oranları, resmi yaşam kalitesi ölçümleri açısından değerlendirildi. Buna göre son teknoloji ekipmanlara sahip olmak bir ülkenin ’Sağlık Değer Göstergesi’ni olumlu etkiliyor. Örneğin, bir sağlık sistemi iyi kaynaklara sahipse baskı oranı düşük oluyor. Bu sayede iyi sonuçlar elde ederek yüksek puanla değerlendiriliyor. Bütçe nedeniyle yaşanan sıkıntılar, teknolojik yatırımları zorlaştırıyor ve değer göstergesini olumsuz etkiliyor.

    Teknoloji ve dijitalizasyon

    Gelişmiş teknoloji, klinik ve bakım becerilerini optimize ederek sağlık sistemleri üzerindeki baskıyı hafifleten önemli bir etken olarak öne çıkıyor. Dijitalizasyon sayesinde dengelenen maliyetler, çalışmada yer alan tüm ülkeler için büyük önem teşkil ediyor. SFS araştırması, önemli ekipman ve teknoloji yatırımlarından muaf tutulabilecek ve acil işletme finansman ihtiyaçlarına uygulanabilecek finans hacimlerini de değerlendiriyor. Araştırma ile teknolojik altyapı ve ekipman alımında yetersiz kalan ’donmuş’ sermayeyi ortaya çıkarabilecek özel finansman hacmi dünya geneli baz alınarak inceleniyor. Bu sayede hizmet anlayışını değiştirmek ve dijitalleşmeyi benimsemek için yeni yollar arayan sağlık kuruluşlarının üzerindeki baskının hafifletilmesi hedefleniyor.

    ’’Özel finansman yöntemleri mevcut’’

    Siemens Finansal Kiralama A.Ş. Satış ve Pazarlama Müdürü Selçuk Acılıoğlu, ’Sağlık Değer Göstergesi’ ile ilgili şu değerlendirmeleri yaptı: “Sağlık kuruluşları tarafından sağlık teknolojilerini geliştirmek ve sağlık hizmeti dönüşümünü desteklemek için kullanılan bir dizi özel finansman yöntemi mevcut. Kullandıkça ödeme yöntemi, varlığa dayalı kredilendirme ve buna benzer yöntemler tek bir ekipmanın satın alınmasından yeni bir sağlık tesisinin finanse edilmesine kadar oldukça geniş bir ihtiyaç yelpazesini kapsıyor. Sağlık kuruluşları bu sayede kaynaklar üzerindeki baskıyı hafifleterek hasta sonuçlarını en üst düzeye çekebiliyor. Dolayısıyla sağlık sisteminden kazanılan değeri geliştirmek için kullanılacak sermayeyi serbest bırakabiliyor’’.

  • Öğrenciler Dış Politikayla İlgili Konularında Uzman İsimlerle Buluştular

    Haliç Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Kulübü ve Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi ( BİLGESAM) işbirliği ile “Türk-Dış Politikasında Komşu Ülkelerle Sorunlar” başlıklı konferans düzenlendi.

    Haliç Üniversitesi Kağıthane Kampüsü’nde düzenlenen konferansa Haliç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi ve Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi ( BİLGESAM) Başkanı Prof. Dr. Atilla Sandıklı, Emekli Oramiral Salim Dervişoğlu, Emekli Büyükelçi Oğuz Çelikkol, Emekli Büyükelçi Ahmet Ünal Çeviköz konuşmacı olarak katıldılar. Birçok üniversitenin ilgili bölümlerinden ve kulüplerinden gelen öğrenciler konferans sonunda katılımlarından dolayı sertifika aldılar.

    “Türk- Yunan İlişkilerinde Ege Sorunu” başlıklı sunumuyla öğrencilerle buluşan Prof. Dr. Atilla Sandıklı, öğrencilerin böyle bir etkinlik organize etmesinden dolayı çok gurur duyduğunu dile getirerek, “Bugün Haliç Üniversitesi’nde eğitimin sadece öğretim olmadığını öğrencilerimize anlatmaya çalışıyoruz. Sadece derse girmek değil aynı zamanda bu tarz etkinliklerle birlikte dünyadaki sorunlarla ilgili olmak, bunları hayata uyarlamak gerçekten çok önemli. Bu doğrultuda bugün hem Haliç Üniversitesi’ndeki hem de diğer üniversitelerden gelen ilgili öğrencilerin katılımıyla, BİLGESAM Gençlik Platformu işbirliği ile hazırlanan bir paneldeyiz. Konuşmacılardan tutun da etkinliğin tüm detaylarına kadar tamamen öğrencilerin organize ettiği bu panelde bizler de kendi hakim olduğumuz konularda onlarla bilgi paylaşımında bulunuyoruz” dedi.

    “ÖĞRENCİLERİN HEM VİZYONU HEM DE MİSYONU GELİŞİYOR”

    Öğrencilerin kendilerini eksik buldukları ve ilgilendikleri konuları başlıklar halinde belirlediklerini söyleyen Prof. Dr. Sandıklı, “Türkiye’nin karşı karşıya gelebileceği sorunlarla ilgili bilgi ihtiyaçlarını dile getiren öğrencilerle birlikte biz de onlara deneyimlerimizi aktarıyoruz. Önemli konuşmacılarla bir araya gelme onlara direk olarak merak ettikleri soruları sorma imkanı tanıyan öğrenciler hem vizyonlarını hem de misyonlarını geliştirmiş oluyorlar. Gençlerin yapmış oldukları bu çalışmayı oldukça başarılı buluyorum. Bu çalışmalar aynı zamanda onların gelecekteki başarılarının zeminidir” diye konuştu.

    Konferansın düzenlenmesi için çalışmalar yapan Haliç Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Kulübü Başkanı Oğuzhan Tuluğ, amaçlarının Türkiye’nin jeopolitik konumu üzerindeki dış politikasını, konularında uzman isimler tarafından öğrencilere aktarmak olduğunu söyleyerek, “ BİLGESAM’la birlikte düzenlediğimiz etkinlikle Türk dış politikalarının farklı yorumlarını uzmanlarından dinleme imkanı bulduk. Alanlarında önemli katılımcılarımız bizlere Türkiye’nin dış politikasıyla ilgili daha kesin bir çizgide bilgi vererek realist ve liberal politikalar üzerinden Türkiye’nin duruşunu anlatıyorlar. Bu konular bizim için çok önemli ve birçok üniversiteden farklı öğrencilerle bir araya gelme imkanı da bulduğumuz bu etkinliği devam ettirmeye çalışacağız” diyerek sözlerini sonlandırdı.

  • E-imza Sertifikaları Ve Bilgi Güvenliği Konularında Eğitim

    Düzce Orman İşletme Müdürlüğü ve İşletme Şefliklerinde E-İmza kullanan personele eğitim verildi.

    Bolu Orman Bölge Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve İletişim Şube Müdürü Mesut Güler tarafından verilen eğitimde; E-İmza sertifikalarının kullanımı konusu başta olmak üzere, Elektronik Belge Yönetim Sistemi (EBYS) uygulamalarında karşılaşılan sorunlar ile Bilgi Güvenliği konusundaki eksikliklerin giderilmesi hususları yer aldı.

    EBYS’de Birim Amiri unvanı ile Elektronik İmza kullanan İşletme Şefleri; E-İmza aşamasında karşılaşabilecekleri sorunlar, e-imza için bilgisayarda bulunması gereken programlar hakkında detaylı olarak bilgilendirildi.

    Eğitim sonunda katılımcıların soruları cevaplandırılarak eğitime sona erdi.