Etiket: Konuğu

  • Hatemi Kardeşler SDÜ’nün Konuğu Oldu

    Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) tarafından düzenlenen konferansa Prof. Dr. Hüseyin Hatemi ile Prof. Dr. Hüsrev Hatemi katıldı.

    SDÜ Prof. Dr. M. Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansa, Prof. Dr. Hüseyin Hatemi ile Prof. Dr. Hüsrev Hatemi konuşmacı olarak katıldı.

    Konferansta SDÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Songur, kültür, hukuk ve tıp tarihinin önemli isimlerini ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. “Türk İslam Medeniyet Tarihinin Temel Özellikleri” konulu konuşmasıyla ilk çağdan bu yana geçen süre zarfında oluşan medeniyetlerin ortak özellikleri ve farklılıklarını değerlendiren Prof. Dr. Hüsrev Hatemi, medeniyetlerin halklar arasındaki bir alışveriş olduğunu belirterek ünlü tarihçilerin araştırmalarından örnekler verdi. Dünya tarihi boyunca geniş coğrafyalarda yayılma ve yaşama imkânı bulan pek çok medeniyetten bahseden Hatemi, Batı medeniyetinin beşeriliğine karşılık İslam medeniyetinin kaynağının ilahi olduğunu vurguladı.

    Konuşmasına “Hukuk, davranış felsefesini ilgilendirir. Ahlak ve davranış felsefesinin kaynağı sadece Allah’tır. İnsan kendi varlığını inkar edemez dolayısıyla yaratıcısını da inkar edemez” sözleriyle başlayan Prof. Dr. Hüseyin Hatemi, “Hukukun Doğası ve Tarihsel Gelişimi” konulu konuşmasında davranış kurallarının temelinde ilahi sevgi bulunduğunu ifade etti. Hiçbir din, dil, ırk farkı olmaksızın tüm insanların eşit olduğunu da sözlerine ekleyen Hatemi, “eşitlik adaleti”, “hakkaniyet” ve “dürüstlük” kavramlarının insanlığın ortak ilkeleri olduğunu belirtti ve “Tabii hukuk ilkeleri, alt ilkeleri ile ideal bir hukuktur. Adil bir hukuk düzeni, bu ilkeler temeline kurulmalıdır” dedi.

  • Ajda Pekkan Ve Sinan Akçıl’ın “Süper Cumartesi” Programının İlk Şarkıcı Konuğu Bir Arabeskçi Oldu

    Süperstar Ajda Pekkan ile müziğin Hitman’i Sinan Akçıl’ı buluşturan Uçankuş TV’nin sevilen programı “Süper Cumartesi”nin yarın akşamki bölümüne arabeskin “son imparator” lakaplı güçlü sesi Serkan Kaya konuk oldu.

    Arabesk müziğini çok sevdiğini söyleyen Ajda Pekkan, “Arabeski çok sevdim ve hep iç içe yaşadım ama kulvarım olmadığı için hiç böyle bir şeye cesaret edemedim. Keman sesi duyunca içim bir fena oluyor” dedi.

    SİNAN AKÇIL: AJDALAMA DENEN BİR GIRTLAK VAR

    Ajda Pekkan’a arabeskin çok yakıştığını belirten Sinan Akçıl ise “Ajda’nın müziğe kazandırdığı Ajdalama denilen batı ile doğuyu sentezleyen bir gırtlak var. Ajda gündüzleri pop, geceleri arabeski sever” yorumunu yaptı.

    SERKAN KAYA: “İLK SAHNEM AJDA PEKKAN’LAYDI”

    Güçlü yorumu ve ses rengi nedeniyle İbrahim Tatlıses’in tahtına aday gösterilen Serkan Kaya, ‘sanat lideri’ olarak tanımladığı Ajda Pekkan’la ilgili şu anısını anlattı:

    “İlk büyük konser tecrübemi Ajda hanımın konserinde yaşadım. 1998’de İstanbul’a ilk gelip ayak bastığımda Bostancı’daki konserde ilk vokal yaptığım sanatçı Ajda Pekkan’dı. O benim şans meleğim” dedi.

    AJDA PEKKAN: “HİÇ GÜZEL BİRİ OLMADIM”

    Programda aşk konusu konuşulurken Ajda Pekkan, “İlkokulda aşık olmuştum. Benim için kavga eden 2 çocuk vardı; Bedri ile Armağan. Öyle güzel bir kız da değildim. Hiç güzel biri olmadım. Çünkü güzel olmak başka, güzel görünmek başka” yorumunu yaptı.

    Sinan Akçıl’ın “Aşkın yaşı olur mu?” sorusuna Ajda Pekkan, şu yanıtı verdi:

    “Aşk çok kimyasal bir şey. Büyüğü küçüğü olmaz, yani aşkın yaşı yoktur. Öyle sapık, şizofren bir şey ki, bunu mecaz anlamda söylüyorum. Grip gibi tutulduğun an ona teslim oluyorsun”.

    SİNAN AKÇIL: TEK BİR KEZ AŞKA İNANMIYORUM

    Serkan Kaya’nın “Aşk bir insanın kendi elleriyle kalbine sıktığı gülden mermi” benzetmesi üzerine Sinan Akçıl, “Ben tek bir kez aşka inanmıyorum. İlk aşkımı 5 yaşında ana okulda yaşadım. Ayşin öğretmene aşıktım. Eşinin arabasını boydan çizdiğimi hatırlıyorum” açıklamasını yaptı.

    SERKAN KAYA: TATLISES’İN ŞARKILARINI ÇIKARDIM

    İbrahim Tatlıses’le karşılaştırılmasıyla ilgili yorum yapan Serkan Kaya, “İbrahim Tatlıses çok değerli ustam. Kimse kimsenin yerini dolduramaz. Yorumda hile yapabilirsiniz ama ses rengim de benziyor. Yapacak bir şeyim yok. Ona sevgiden başka duygum olamaz. Bu kıyaslama ve yaratılan polemik ortamı yüzünden son dönemde onun şarkılarını repertuvarımdan çıkarmaya başladım” şeklinde konuştu.

  • Kufsadda Ayın Konuğu Uğurhan Betin

    Türk fotoğrafının önemli isimlerinden Uğurhan Betin, Kuşadası Fotoğraf ve Sanat Derneği(KUFSAD)’nin Ekim ayı etkinliğine onur konuğu olarak katıldı.

    Son dönemde çektiği fotoğraflarla adından sıkça söz ettiren ünlü fotoğraf ustası Kuşadası’nda fotoğraf üzerine muhteşem bir sunum gerçekleştirdi ve ardından da konuklarla söyleşi yaptı. KUFSAD Başkanı Levent Köylü’nün açılış konuşmasıyla başlayan “ İnanç “ isimli etkinlik de fotoğraf gösterisi gerçekleştiren ve stock fotoğrafçılığı hakkında çeşitli değerlendirmeler yapan Uğurhan Betin konuklardan gelen soruları da cevaplandırdı. Kuşadası DoubleTree by Hilton’un Old Town Tanneries bölümünde gerçekleştirilen etkinliğin sonunda KUFSAD Başkanı Levent Köylü tarafından Uğurhan Betin’e teşekkür plaketi verildi.

  • Deniz Akkayanın İkinci Konuğu Da Hayati Akbaş Oldu

    Manken, oyuncu ve sunucu Deniz Akkaya, özel bir televizyon kanalında yapacağı program için ilk konuk olarak seçtiği Özel FBM Tıp Merkezi Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hayati Akbaş’ı ikinci kez aynı programa konuk olarak seçti.

    Manken, oyuncu ve sunucu Deniz Akkaya, belli nedenlerle çocukken tacize uğramış, suistimal edilmiş ya da evlilik döneminde şiddete uğramış, aynı zamanda aldatılan kadınların özgüvenlerini tekrar kazanmalarını amaçlayan ve Beyaz TV’de geçen pazar ilki yayınlanan “Deniz Akkaya ile Yeniden Ben” adlı programın ikinci çekimleri için Samsun’a geldi. Programa Özel FBM Tıp Merkezi Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hayati Akbaş tekrar konuk oldu.

    Bugün ikinci program için FBM Tıp Merkezi’ne gelen Akkaya, çekimler öncesinde basın mensuplarının sorularını cevapladı. Akkaya, “Kalbi kırılmış kadınların tekrar özgüvenlerinin yerine gelmesi için iyi isimlerle çalışmamız gerekiyordu. O nedenle Hayati Akbaş ve Nihat Bey’le çalışmaktan çok memnunuz. Yol arkadaşlığı yapmaktan son derece keyif alıyoruz. Özgüveni kaybolmuş kadınlarımızın tekrar özgüvenlerini sağlaması için uzun yıllar bu işi yapmayı diliyoruz. Bizim bu proje kapsamı içerisinde doktorlarımız ile birlikte yaptığımız şey, bize kendi elini uzatan, yardım isteyen kadınlarımıza yardım elimizi uzatıyoruz. Biz bunu sosyal sorumluluk projesi gibi yapıyoruz. Özellikle bizim ekibimizin yüzde 90’ı kadınlardan kurulu. Bu çok maliyetli bir iş, çünkü sürekli sokaklarda çekimlerdeyiz” diye konuştu.

    Programın ana sponsoru olduğunu ifade eden Özel FBM Tıp Merkezi Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Doç.Dr. Hayati Akbaş ise, “Deniz Akkaya’nın sunuculuğunda ve moderatörlüğünde bizler burada her hafta bir kadını alıyoruz, güzelleştiriyoruz ve onun hayallerini gerçekleştiriyoruz” dedi.

    Daha sonra Akkaya ve ekibi program çekimleri için kameraların karşısına geçti.

  • Bisiadın Konuğu Özince Oldu

    Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, Biga Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (BİSİAD) konuğu oldu.

    Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, Biga Ticaret Borsası Mümin Çalışkan Toplantı Salonu’nda işadamları ile bir araya geldi. Türkiye ekonomisinin bugünkü durumu ve geleceği, şirketlerin alması gereken tedbirler hakkında görüşlerini açıklayan Özince, “Ülkemizin en önemli problemlerinden bir tanesi sermaye birikiminin yeterince sağlanamamış olmasıdır. Bugün ülkemizde menkul kıymetler borsasının dahi 40 yıldan öteye bir ömrü yok. dışarıdan sermaye almayı. kendi ülkemizde tasarruf yapmayı dahi beceremiyoruz. Ülkemizde tasarrufların az olması yalnızca halkımızın tasarrufu sevmeyip çok tüketmeyi sevmesinden değil. Çağa uygun tüketim yapmasını insanlara yasak etmek mümkün değil. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin hızlı büyüme temposuna ayak uyduracak sermayeleri yok. Dışarıdan sermaye almak, kredi almak durumundasınız. Bankacılık sektörüne de yabancı sermaye girdi. Maalesef 2008’den bu yana yaşadığımız siyasi istikrarsızlık sebebiyle çok iyi olumsuzlukları olumluya döndüremiyoruz. Önümüzdeki dönemlerde sıkıntı görüyorum. Döviz mevzuatı arttı. Yüzde 37’lerden yüzde 44’lere yükseldi. Halkımızın da dövize meyli oldu. Güven hadisesi hepimiz için çok önemli. Bu tür toplumların yatırımları çok kıymetli. Servetleri dahi kıymetli. Bu servetler havadan sudan kazanılmıyorsa. Türkiye’de dünya çapında sömürgecilikten elde edilmiş bir kazancımız yok bizim. Ticaretle uluslararası rekabete göre hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.

    Özince, işadamlarının riskleri çok iyi yönetmek zorunda olduklarını belirterek, “Buna uygun genç insan potansiyelimiz var. Ne kadar sıkıntıda olursak olalım, birçok ülkeden daha avantajlı olacağımızı düşünüyorum. Türkiye’nin iktisadi ve sosyal yararı açısından istihdam ihtiyaçları açısından katma değeri yüksek üretim alanlarının ve servis sektörüne uygun olabileceğini düşünüyorum. Bu tür yörelerimizde sanayiden çok tarım ve turizm ağırlıklı yapılanmaların olması gerektiğini düşünüyorum. Burada iş adamı örgütlerine çok iş düşüyor. Bunu siyasilere bırakmamak gerek siyasiler gündemi yönetmekten bizim uzun vadeli iktisadi ihtiyaçlarımızı planlayamaz. Dolayısıyla biz şirketlerimizin de yöremizin de geleceğine dair katkı sahibi olmalıyız. Taleplerimiz siyasiden çok iktisadi olmalı” diye konuştu.