Etiket: Konu

  • Tartışmalara konu olan Halk Özel Harekatı Derneği Genel Başkanı Fatih Kaya eleştirilere cevap verdi

    Genel Merkezi Trabzon’da bulunan ve bir süredir tartışmalara konu olan Halk Özel Harekatı Derneği Genel Başkanı Fatih Kaya, dernekleri ve kendisi hakkında yapılan eleştirilere cevap verdi. Kaya, silahlı bir örgüt olmadıklarını ve amaçlarının 15 Temmuz gecesi yaşanan ihanet girişiminde Türk milletinin bir gecede sergilediği destanı gelecek nesillere aktarmak olduğunu söyledi.

    22 il ve birçok ilçede örgütlenmelerini tamamladıklarını kaydeden Fatih Kaya, dernek olarak kuruldukları günden beri sosyal medyada olsun, basında olsun olumlu tepkilerin yanı sıra olumsuz tepkiler de aldıklarını ifade etti. Kaya, silah tanıtım fuarında çekilen görüntülerin kendileriyle ilişkilendirilerek haber yapılıp, sanki silahlı örgütmüş gibi lanse edilmelerini kesinlikle tasvip etmediklerini belirtti. Kaya, “Derneğimiz 15 Temmuz gecesi yaşanan ihanet girişiminden sonra milli birlik ve beraberliği yaşatmak adına kurulmuş ve bizlerden sonra bu hain gecenin anlatılması amacıyla 50-100 yıl sonra yeni nesillere darbelerin ve devletimize yapılacak olan müdahalelerin ne kadar iğrenç olduğunu ve kahraman Türk milletinin bir gecede nasıl destan yazdığını hem anlatmak hem de yaşatmak için kurulmuştur. İlk başlarda HÖH kurulduğunda 15 Temmuz gecesi nöbet tutan Türk milleti bizlerle beraber olabilmek için her yerden olumlu tepkilerle müracaat ettiler. Şu an 22 il ve birçok ilçede kurulumumuzu tamamladık. Ön aşamalı üye alıyoruz. Şu an 5 bin ile 40 bin arasında üye girişi var” dedi.

    “Onlar evlerinde kahve içip cips yerken biz ellerimizde bayraklarla sokaklardaydık”

    15 Temmuz gecesi birilerinin evlerinde kahve içip cips yerken kendilerinin ellerinde Türk bayraklarıyla sokaklarda olduklarını ifade eden Kaya, “15 Temmuz gecesindeki yaşanan hain darbeden sonra oluşan o ruhu yaşamayan kişiler bizim hangi ruhla bu oluşumu kurduğumuzu bilemezler. Onları da anlamaya çalışıyoruz çünkü 15 Temmuz gecesinde onlar kahve içip cips yerken bizler meydanlarda Allah-Allah deyip tekbirlerle elimizde bayraklarla devletimizin başkomutanı bize emir verdi biz de Türk milleti olarak sokaklara indik. Sokaklara inmeyenler bizi farklı gösterebilirler, çünkü onlarda o ruh yok o ruhu yaşayamadılar. Bize her türlü eleştiri geliyor. Biz bu eleştirileri kabul etmiyoruz” diye konuştu.

    “Devletimizin söyleyeceği her şey bizim için geçerli”

    Olası bir darbe girişiminde yine meydanlarda çakılı kalacaklarını dile getiren Kaya, “Bir vatandaş olarak devletimizin söyleyeceği her şey bizim için geçerli. Biz kendi başımıza veya kendi insiyatifimizi kullanarak herhangi bir şey yapma lüksümüz yok. Çünkü devletin askeri var, polisi var, kolluk kuvvetleri var. Bizler onlara destek, lokomotif olabiliriz dua edebiliriz. Böyle hain bir darbe olursa yine devletimizin başı meydanlara derse meydanlarda çakılı kalırız, meydanlardan inmeyiz” şeklinde konuştu.

    “Silah tanıtım fuarında çekilen görüntülerin haber yapılması manidar”

    Silah fuarında çekilen tanıtım videolarının kendileriyle ilişkilendirilip haber yapılmasının manidar olduğunu kaydeden Kaya, “Silahlı bir örgüt olmamızı nerede nasıl görmüşler, bunu çok merak ediyorum. Silah fuarlarında çekilen tanıtım videolarını getirip bizimle beraber ilişkilendirilerek böyle bir haber yapmaları tabi ki manidar. Neden? O ruhu bilmeyen o ruhu yaşamayan insanlar bizi kötülemek için her türlü yola girdiler. Özellikle topyekun saldırıyorlar. Bizleri hedef tahtasına koymaya çalışıyorlar. Bizim üzerimizden devletimize halel getirmeye çalışıyorlar. Biz bunu kesinlikle kabul etmiyoruz. Bununla ilgili hukuksal haklarımızı kullanacağız” ifadelerini kullandı.

    “Yapılan faaliyetlerimizden rahatsız olanlar var”

    Faaliyetler hakkında bilgi veren Kaya, “Örneğin Hollanda’da da vatandaşlarımıza polisler köpekleriyle beraber saldırdıkları zaman biz Halk Özel Harekatı Derneği olarak belki de Türkiye’de sayılı sivil toplum kuruluşları arasında inanmışlar olarak Hollanda Konsolosluğunun önünde yağmurda üç gün nöbet tuttuk. Katar, devletimize çok büyük destek verdiği için devletimiz de bu konuda önemli adımlar atarak yanında durduğu için biz de Katar’a Ramazan ayında dilimiz damağımıza yapışsa da ’Katar Konsolosluğuna siz Türk devletinin yanında olun bu millet size her türlü desteği verir’ diye Katar Konsolosluğunun önünde Katar’a destek yürüyüşleri düzenledik. FETÖ terör örgütüne karışmış, terör örgütü üyelerinin Silivri’de insanları şehit, gazi yakınlarına hep alay edercesine hareket ettiler. Bizler Halk Özel Harekatı olarak FETÖ terör örgütlerine müdahil olabilmek için tüzüğümüz doğrultusunda FETÖ terör örgütü davalarına müdahil olmak için dilekçe vermiş kişileriz, bu yüzden rahatsız oluyorlar. HÖH Derneği nerede yaşlı var onun yanında. Nerede gariban var onun yanında. Nasıl uyuşturucu ile mücadele ederiz bunun planlarını yapmaya çalışıyoruz. Şu anda kamuoyuna topluma yararlı olacak sosyal projeleri geliştirmek için uğraşırken bir de böyle bizi hedef tahtalarına oturtmaları çok manidar. Bizimle ilgili yalan yanlış haber yapanları üzülerek esefle kınıyorum. Tuzak kuranların en büyüğünü her zaman unutuyorlar. İnşallah inandığımız dava yolunda devam edeceğiz. HÖH Derneğinin isminden dolayı rahatsız olanlar var. Kanunen hiçbir usulsüzlüğü bulunmayan halk, zaten genel bir kitle. Özel, zaten seçkin inanmış olan kişiler. Hangi açıdan bakarsanız öyle görürsünüz. HÖH Derneği 15 Temmuz gecesinde yaşanan milli ruhtan sonra oluşan bir atmosferde yakalanmış bir isim. Biz bunu önce bir sempatik olarak aldık. Ancak daha sonra Halk Özel Harekatının var olması, belki yıllar sonra HÖH denildiği zaman akıllara 15 Temmuz gelecek. O zaman biz amacımıza ulaşmış olacağız. Tüzüğümüze göre hareket etmiş olacağız. HÖH’e şu an çok olumlu tepkiler var” açıklamasında bulundu.

    “Bizi yıpratanlar mahkemelerde hesap verecek”

    Kendilerine zarar verenlerin mahkeme önünde hesap vereceklerini belirten Kaya, “80 milyona şunu söylemek istiyorum. Bizi tanımadan tabi ki eleştirebilirsiniz. Hukuk anlamında bizleri yıpratmayın, çünkü bununla ilgili zarar göreceksiniz. Mahkemeler vasıtasıyla her türlü hakkımızı arayacağız. Bize gönül vermiş insanlara şunu söylemek istiyorum. Aklınıza sakın ola sakın silahlı paramiliter güçmüş gibi gelmesin. Çünkü bizler inanmış insanlarız. Bizler 15 Temmuz gecesi meydanlarda nöbet tutan yiğitler ordusuyuz. Biz sosyal projelerle vatanına milletine bağlı olan bütün insanların bizim içimizde yer alabileceklerini ifade etmek istiyoruz. Bizim 5 tane kuralımız var. Vatan, bayrak, ezan, Kur’an ve dini mübini İslam. Zaten bu değerlerden uzak olan birisinin gelip bizimle ilgili o ruhu yaşaması söz konusu değil. Yani 15 Temmuz’da dinini bilmeyen, vatanını bilmeyen, ezanını bilmeyen, Kur’an’ını bilmeyen, bayrağını bilmeyen insan nasıl fayda sağlayabilir. Çünkü zaten bunu yapan onlardı. Bayraksızlar, vatansızlar, dine, İslama düşman olanlar ve bu devlete her zaman oyun oynayanlardı. Biz Allah’ın izniyle dimdik duracağız. Kim ne derse desin devletimizin gazi meclisini bunlarla meşgul etmesinler. Vekiller bizlerle ilgili önerge veriyorlar. Lütfen vatandaşın ve milletin faydasına olan şeylerle ilgili gen sorular verin. Gelin bizi ziyaret edin kapılarımız açık. Biz burada nasıl gençleri kurtarabiliriz derdindeyken, bizimle ilgili böyle haberler yapılması bizi fazlasıyla üzmektedir. İnandığımız davadan asla geri dönmeyeceğiz. Gözümüzün gördüğü hiçbir şeyden korkmayız. Yarın devletimize halel gelirse millet olarak yine karşılarındayız” diye konuştu.

    Kaya, Suriye’de çekilmiş silahlı görüntüleriyle ilgili olarak ise “Oraya gönüllü olarak yardıma gittik” ifadelerini kullandı.

  • ATSO Başkanı Çetin: “Yılbaşı dini bir konu değildir”

    Antalya Sanayi ve Ticaret Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, her yılbaşı ışıklandırma konusunu tartışmaktan yorulduklarını belirterek, “Yılbaşı, dini bir konu değildir. Yılbaşı Çin’de de Afrika’da da insanlığın ortak kutladığı, dinle ilgisi olmayan bir kutlamadır” dedi.

    ATSO’nun Aralık ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı Süleyman Özer başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda gündeme ve ekonomiye dair değerlendirmelerde bulunan ATSO Başkanı Davut Çetin, geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden İstanbul Ticaret Odası Başkanı İbrahim Çağlar’ın yakınlarına ve sevenlerine baş sağlığı dileğinde bulundu. CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal’ın sağlık durumuyla ilgili de bilgi veren Davut Çetin, “dün haber aldım Deniz Baykal’ın sağlığı hızla düzeliyor, bilinci açık, konuşuyor, Şubat ayı ortasında Türkiye’ye dönmesi bekleniyor’’ dedi.

    Dünya gündeminde Antalya’yı çok etkileyecek gelişmeler olduğunu belirten Çetin, “Antalya, turizm dolayısıyla dünyadaki siyasi gelişmelerden etkilenen bir kent, bu nedenle gelişmeleri yakından izlemek ve ona göre önlem almak durumundayız’’ diye konuştu.

    “Antalya insanların barış ve huzur içinde tatil yaptığı bir kenttir” Kudüs konusunun Orta Doğu’da gerginliği artıracak bir konu olduğunu söyleyen Davut Çetin, “Kudüs konusu bizi de etkileyen, tahrik edici, Orta Doğu’da gerginliği artıracak bir konu oldu. Filistin derken, biraz daha iyi bilmemiz gerekiyor. İsrail hükümeti Filistin halkını esaret altına almış durumda. Filistin halkı topraklarından çıkarılmış bir halktır. Büyük kısmı göç etmiş, kalanlar İsrail içinde Batı Şeria ve Gazze şeridinde, yeşil işaretli alanlarda esir gibi kalmışlardır. İsrail hükümeti Filistinlilerin yaşadıkları yerleri duvarlarla çevirmiştir. Filistinliler belirli kapılardan kontrol altında girip çıkmaktadırlar. Burada İsrail halkına karşı hiçbir olumsuz duyguda olmadığımızı ifade etmek isterim. İsrail halkının bir kesimi de bu karara karşıdır. Politikalar zamanla değişir, halklar arasındaki bağlar baki kalır. Bizim dileğimiz İsrail halkının ve Filistin halkının kardeşçe, barış içinde yaşamasıdır. Biz her iki toplumun da güvenini kazanmalı ve İsrail ile Filistin arasında adil bir barışın mimarları arasında olmalıyız. Bu yıl Antalya’ya 170 bine yakın İsrailli, 100 binden fazla İranlı, ayrıca Arap ülkelerinden de on binlerce ziyaretçimiz olmuştur. Antalya insanların barış ve huzur içinde tatil yaptığı bir kenttir, Antalya markasının bu başarısına hepimiz dikkat etmeliyiz’’ diye konuştu.

    Cadde ve sokakların ışıklandırılması

    Her yılbaşında ışıklandırma meselesini konuşmaktan yorulduklarını kaydeden Çetin, “Bugünlerde yılbaşı konusu ve Antalya’da yılbaşı ışıklandırması yeniden gündeme geldi. Her yılbaşında ışıklandırma tartışmaktan biz yorulduk. Bizim 3 yıl önce yaptığımız ışıklandırmadan dolayı çektiğimiz sıkıntıyı herkes biliyor. Antalya’da bütün kurum ve kuruluşlar ve esnaf birlik içinde bunu yapacak olursak, biz de aktif olarak destek veririz. Hep birlikte yapılmadan, esnafımızın gönülden katılımı olmadan olmuyor. Antalya olarak biz bir dünya kentiyiz, turizmin gelişmesini, kışın da canlanmasını istiyoruz. İlimizde yaşayan binlerce Avrupalı var. Otellerimiz yılbaşı programları yapıyor ve önemli sayıda kişi diğer illerden geliyor. Antalya’da bu nedenle yılbaşı daha canlı olmalıdır, alışveriş indirimleriyle ticaret canlandırılmalıdır’’ dedi.

    ’’Eğlenmeyen bir toplum stresli ve öfkeli oluyor’’

    Eğlenmeyen bir toplumun stresli ve öfkeli olduğunu savunan Davut Çetin, “Toplum olarak eğlenme konusuna da önem vermeliyiz. Eğlenmeyen bir toplum haliyle stresli, öfkeli olur. Sürekli çatık kaşlı, ciddi, birbirinde kusur arayan değil, güler yüzlü ve eğlenen bir toplum olmalıyız. Yılbaşı, dini ve milli bayramlar, kutlama günleri bu nedenle önemlidir, bir fırsattır’’ diye konuştu.

    ’’Yılbaşı ve Noel karıştırılmasın’’

    Yılbaşı ve Noel’in karıştırıldığını belirten Çetin, “Yılbaşı dini bir konu değildir. Hristiyan dininde Katoliklerin Noel’i 24 Aralık gecesidir, Ortodoksların Noel’i 6 Ocak gecesidir. Yahudiler’in Hanuka bayramı farklıdır. Yılbaşı Çin’de de, Afrika’da da insanlığın ortak kutladığı, din ile ilgisi olmayan bir kutlamadır. Anneler günü gibi bir gündür’’ dedi.

    2017 yılının dünya ekonomisine yüksek bir büyümeyle, borsalarda rekorlar kırarak bitirmek üzere olduğunu ve Dünya ekonomisinin 2008’den sonraki en iyi dönemini yaşadığını belirten Çetin, “Gelişmiş ülkelerde ortalama işsizlik yüzde 5’in altına inmiştir. Enflasyon yok denecek düzeydedir. 2018 yılına girerken önemli bir gelişme ABD’de vergi reformudur. Bu vergi reformuyla kurumlar vergisi yüzde 35’den yüzde 21’e çekilmiştir. Makine ve teçhizat amortisman süreleri kısaltılmıştır. Bu kararların Amerikan şirketlerinde büyük bir yenileme yatırımı başlatacağı beklenmektedir. Avrupa ekonomisi de en iyi dönemdedir.”

    Türkiye ekonomisinde 2017 yılının, son 4-5 yılın en iyi yılı olduğunu ifade eden Davut Çetin, “Türkiye ekonomisinde de 2017 yılı son 4-5 yılın en iyi yılı olmuştur. Üçüncü çeyrek büyümesi yüzde 11’dir, Hizmet sektöründe üçüncü çeyrek büyümesi yüzde 20’dir, yıllık büyüme yüzde 10’u bulmaktadır. Tabii ki, büyümenin yüksek olmasında geçen yılki düşüş rol oynamıştır. Geçen yıl normal büyüme olsaydı, bu büyüme yüzde 5 civarı bir büyümeye karşılık gelmektedir’’ diye konuştu.

    2016 Ekim ayından bu yana ekonomide 500 milyar lira kredi artışı olduğunu belirten ATSO Başkanı Davut Çetin, bunun 400 milyarını özel sektörün kullandığını söyledi. Çetin, Asgari ücret desteği, istihdam desteği, KOSGEB kredisi gibi diğer destekler de ekonomiyi canlandırdığını belirtti.

    Büyümeden büyük şirketlerin daha fazla pay aldığını söyleyen Davut Çetin, “Bu büyümeyi kendi işinde göremeyen sektörlerimiz ve şirketlerimiz olduğu da bir gerçektir. Çünkü büyümeden büyük şirketler daha fazla pay alıyorlar. Büyük şirketler artık fiyattan değil, sürümden kazanmaya başladılar. Bazı üreticiler girdi kalitesini düşürüp maliyet düşürüyorlar. Bazıları maliyeti toptancıya, tedarikçiye yüklüyorlar. KOBİ’lerin büyük çoğunluğu bunları yapamıyor’’ dedi.

    Enflasyonun yansımaları

    Enflasyonda artışın bazı sektörlerde karları azalttığını belirten Davut Çetin, “Enflasyonda artış bazı sektörlerde karları azaltmıştır. Enflasyonu konuşurken tüketici enflasyonu konuşuluyor, oysa girdi maliyetleri de çok artmıştır. Geçen yılın Ekim ayından bugüne demir fiyatlarındaki artış yüzde 100’e yakındır. Geçen ay mobilya sektöründeki maliyetleri söylemiştim. Zaten bu yıl genel ortalama üretici maliyetleri artışı yüzde 18’e yakın, yani tüketici enflasyonunun yüzde 6 üzerinde. Bazı sektörlerde ise çok daha yüksek maliyet artışları var. Satışı canlı olan, maliyeti fiyata yansıtabilen ayakta kalabiliyor’’ şeklinde konuştu.

    2018 yılında yüzde 4-5 arasında bir büyüme beklediklerini söyleyen Davut Çetin, “Şimdi önemli olan konu 2018’in nasıl olacağıdır. 2017 yılının toplam büyümesi yüzde 6’nın üzerinde olacak, fakat 2018 yılında yüzde 4-5 arasında bir büyüme bekliyoruz. Kasım ayında otomobil satışı geçen yıla göre yüzde 20 düşmüştür. Önceki aylar hızlı artan beyaz eşya satışları kasımda yüzde 15 azalmıştır. Konut satışları ekim ve kasımda geçen yıla göre düşüş gösterdi’’ dedi.

    Kur, döviz ve faiz artışları

    Kur, enflasyon ve faiz artışının tüketici güvenini etkilediğin belirten Davut Çetin, “Antalya’da düşüş kasım ayında daha az, fakat 11 aylık dönemde geçen yılla aynı düzeydedir. Vergi indirimlerinin bitmesi, kur, enflasyon ve faiz artışı tüketici güvenini etkiledi ve etkilemeye devam ediyor. Bu nedenle 2018’e yavaşlamayla girmekteyiz. Başbakan da 2018’in ekonomide zor yıl olacağını söylemiştir. Gelecek yıl enflasyonun dövize bağlı olsa da tek haneye dönmesi mümkündür. Dövizdeki durum yumuşak karnımız olmaya devam edecektir. Eğer merkez bankası faiz konusunda, ekonomi yönetimi yabancı sermaye konusunda güven verirse döviz artışı yavaşlar. Dış koşullar iyi olursa ve reform adımları atılırsa fazla sorun yaşamayız’’ diye konuştu.

    ATSO Başkanı Davut Çetin, Cumhurbaşkanı’nın, İstihdam Seferberliği Ödül Töreni’nde yeni istihdam teşviklerini açıkladığını ve geçen yıldan çok daha önemli teşvikler geleceğini belirtti.

    Esnafa her yeni istihdam için ücret, prim ve verginin bir ayını devletin karşılayacağını söyleyen Davut Çetin, ‘’3 kişiden daha az çalışanı olan esnafa her yeni istihdam için ücret, prim ve verginin bir ayını esnaf bir ayını devlet ödeyecek. Bu destek bir yıl sürecek. Diğer şirketler için ek istihdam desteği daha önce asgari ücret prim desteği şeklindeydi. Yeni teşvikte 4bin740 liraya kadar ücretin primini devlet karşılayacak ve 2020’ye kadar devam edecek. İşkur yetiştirme destekleri devam edecek. Engellilere yeni teşvikler geldi. Mesleki eğitim kursuna katılan annelere kreş ücreti desteği geldi. Çok önemli destekler getirilmiştir. Bu teşviklerin hem istihdama hem büyümeye katkısı olacaktır’’ şeklinde konuştu.

    Antalya’ya gelen yabancı turist rakamları

    Yıl sonu itibarıyla Antalya ve Gazipaşa havalimanlarına gelen yabancı turist sayısının 10.5 milyon olduğunu belirten Çetin, 2017 yılını Antalya ekonomisinde de olumlu verilerle tamamladıklarını söyledi.

    Antalya’nın en fazla istihdam sağlayan iller arasında ikinci olduğunu belirten Çetin, ‘’Bilindiği gibi bu yıl en fazla istihdam artışı sağlayan iller arasında ikinci olduk. Oda olarak istihdam teşvikleri konusunda birçok çalışma ve toplantı yaptık. Ben Antalya’da 150 bin artış tahmin etmiştim, Valimiz 200 bin demişti, ikisi arasında bir gerçekleşmeyi başardık. Bu istihdam artışının bir kısmı mevsimlik artıştır, bir kısmı teşviklere bağlı istihdamdır. Kuşkusuz en önemli başarı bu artışı sağlayan Antalyalı işadamlarıdır. İstihdam artışında başarı sağlayan bütün üyelerimizi ve işadamlarımızı kutluyorum’’ diye konuştu.

    Vergi gelirlerinde iyi bir düzelme olduğunu söyleyen Davut Çetin, ’’Antalya vergi gelirine baktığımızda bu yılki düzelmeyi daha iyi görebiliyoruz. 2014’te vergi gelirimiz yüzde 15 artmış, 2015’de yüzde 9’a yakın, 2016’da artış yok azalış var, bu yıl yeniden yüzde 11.5 artış gerçekleşmiş. Kurumlar vergisi afla birlikte önemli ölçüde arttı’’ dedi.

    Sebze ihracatında artış olduğunu ancak narenciye ihracatında düşüş görüldüğünü belirten Çetin, ‘’İlimizin ihracat artışı yüzde 20’yi aşmıştır. Domates gibi ürünlerde geçen yıldan daha iyi olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu yıl sebze ihracatımızda artış olumludur, ancak narenciye ihracatında düşüş görüyoruz. Narenciye üreticimize hepimiz destek olmalı, portakal bahçelerinin sökülmesini önlemeliyiz. Belediyelerimiz geçen yıl portakal, nar alımları yapmışlardı, bu yıl da böyle kampanyalar yapmalıyız. Geçen yıl söylemiştim, okullarda çocuklara portakal suyu içirsek hem çocuklar daha sağlıklı olur hem de üretici ayakta kalır’’ diye konuştu.

    Türkiye’nin Alman pazarının yarısını kaybettiğini belirten ATSO Başkanı Davut Çetin, “2018 yılı için turizmde çok daha ümitliyiz, ekonomide Antalya olarak Türkiye genelinden daha iyi bir yıl bekliyoruz. Turizmde bu yıl yüzde 58 artış kaydettik, fakat halen 2014’ün gerisinde olduğumuzu unutmayalım. Bu yıl Almanya pazarında biz kaybettik, Mısır yüzde 55, Yunanistan yüzde 30 artış sağladı. Yunanistan Alman pazarında bizim yerimize ikinci sıraya yerleşti. Fas ve Tunus canlanırken, Türkiye son iki yılda Alman pazarının yarısını kaybetmiş oldu. Son dönemde artık dipten dönüşün başladığını görüyoruz’’ dedi.

    Hükümetin, destek bütçesini artırmasıyla turizme büyük destek olacağını belirten Davut Çetin, ‘’Hükümetimizin turizme destekleri gelecek yıl devam edecektir. Bakanlığın destek bütçesi yüzde 41 artırılmıştır. 2018’de acentelere uçak ve kruvaziyer gemi desteği için 800 milyon lira ödenek ayrılmıştır. Artık uçak destekleri yoğun sezonda daha az, diğer dönemlerde daha yüksek olacaktır. Sayın Bakan 1500 dolardan başlanıp 9 bin dolara kadar çıkacak bir kademelendirme olacağını açıklamıştır. Kruvaziyer yolcu başına da 30 dolar destek verilecektir. Böylece turizmde başka engel çıkmamasını ve çok daha iyi bir yıl olmasını diliyorum’’ diye konuştu.

    Antalya Ekonomisi

    Antalya ekonomisini canlandıracak bir diğer sektörün inşaat sektörü olduğunu söyleyen Çetin, “Önümüzdeki yıl turizm dışında inşaat sektöründe de canlanma olacağı görülmektedir. Antalya’da kentsel dönüşüm projeleri başlamıştır. Antalya ekonomisinin bu şekilde canlanmasından mutlu oluyoruz, fakat bizim için sayısal büyümeden daha önemli olan konu kalite ve katma değer artışıdır. Antalya’da konut fiyatları olması gereken yerde değildir. Antalya’nın İzmir, hatta İstanbul düzeyinde olması gerekir. Bu bir arz ve talep meselesidir. Çok konut yerine az, fakat değerli konut inşaatı esas alınmalı, emsaller yüksek tutulmamalıdır. Ayrıca yeni imara açılan ve açılacak yerlerden gelecek konut, nüfus ve ulaşım yükünün nasıl karşılanacağına da dikkat etmeliyiz. Kentsel dönüşüm gibi konuları ve önemli projeleri de Belediyelerimiz ve uzman STK’larla birlikte ele almamız gerekiyor’’ şeklinde konuştu.

    Ülkemizdeki hane gelirleri hakkında da bilgi veren Çetin, ‘’Türkiye’de geçen yıl ortalama hane yıllık kullanılabilir geliri 19 bin lira olmuştur. Bu gelir vergiden sonra kalan, sosyal yardımı gibi unsurları da kapsayan gelirdir. İstanbul’da ortalama 26 bin liradır. Bizim bölgemizde ise ortalama 19 bin liradır. İstanbul’da en yoksul yüzde 10’un ortalaması 7 bin lira, bizim en yoksul yüzde on ortalamamız yılda 5 bin liradır. İstanbul’da en üst kesimdeki yüzde on ortalaması 88 bin lira, bizim ortalamamız 59 bin lira. Antalya’da hane geliri neredeyse İstanbul’un üçte ikisinde kalmaktadır’’ dedi.

    Daha iyi kalkınma ve ticaretin şifresini ‘katma değer’ olarak belirten Çetin, ‘’Antalya’da daha hızlı kalkınma, daha iyi ticaret istiyorsak, kaliteyi ve katma değeri artırmalıyız. İmar ve konut planlamasında asıl hedef yüksek gelir gruplarını çekmek olmalıdır. Antalya konutta ve diğer sektörlerde sürümden değil, değerden kazanmalıdır. Lara bölgesinde bir firmamız müstakil konut projesiyle ödül almıştır, bu tür projeler örnek olmalı, Antalya kaliteyle yarışmalıdır’’ şeklinde konuştu.

    İlan reklam tarifesi konusunda yakınmaların devam ettiğini belirten Çetin, ‘’Büyükşehir Belediyesi ilan reklam tarifesi konusunda yakınmalar devam etmektedir. Belediye kanun gereği bir bedel almak zorunda olduğunu açıklamıştır, bu nedenle alınmasın diyemeyiz, indirim yapılsın diyebiliriz. Nitekim Büyükşehir belediyesi ile görüşmemiz sonucunda tarife 12 kuruştan 8 kuruşa düşürüldü. Daha fazla indirim için görüşeceğiz’’ dedi.

    Antalya’nın sorunlarını önümüzdeki günlerde TOBB olarak Hükümetle bir araya geldiklerinde aktaracağını belirten Çetin, ‘’Önümüzdeki günlerde TOBB olarak Hükümetle bir araya geleceğiz ve illerimizin, sektörlerimizin sorunlarını konuşacağız. Antalya’nın sorunlarını da tekrar dile getireceğiz. Sayın Başbakan ve bütün Bakanlar orada olduğu için yararlı bir toplantı oluyor. Geçen seçimlerden önce Alanya yolundaki trafik lambaları gibi konuları da konuşmuştuk, Alanya-Antalya otoyol projesi ortaya çıkmıştı. Bu toplantıda da İlimiz ve bölgemiz oda ve borsalarıyla istişare ederek en önemli konuları gündeme taşıyacağız’’ dedi.

    “ATSO’nun 2018 Yılı Bütçesi Belirlendi’’

    Öte yandan 2018 bütçesinin görüşülmesinin ardından tekrar söz alan ATSO Başkanı Çetin, yeni yıl bütçesinde yüzde 4,5- 5 oranında artış yaptıklarını belirterek, yeni yıl bütçesinin 29 milyon 20 bin lira olduğunu aktardı. Bütçe, yapılan oylamada oy birliğiyle kabul edildi.

  • Gülsin Onay Sokağı belgesele konu oldu

    Tekirdağ Süleymanpaşa Belediyesi tarafından Tekirdağ sahilindeki limanın bulunduğu sokağa dünyaca ünlü piyano sanatçısı Gülsin Onay’ın adının verilmesi, bir belgesel kanalına konu oldu.

    Adının bir sokağa verilmesi ve sonrasında gelişen süreci anlatan ünlü sanatçı Onay, Süleymanpaşa Belediyesi’nin sanata verdiği katkı ve sanatçılara verdiği değeri görmekten duyduğu mutluluğu ifade etti. Onay, “Bir gün bir arkadaşım telefon etti ve Tekirdağ Süleymanpaşa’da adımın bir sokağa verildiğini söyledi. Çok şaşırdım ve mutlu oldum. Ekrem beyle iletişime geçerek teşekkür etmek istedim. Kendisi bu teşekkürü bir konserle yapmamı rica etti ve fikir benim de çok hoşuma gitti. Böylece Süleymanpaşa’daki ilk konserimi verdim. Sonraki süreçte adıma bir de piyano günleri organize edildi ve her yıl bir hafta boyunca ülkemizin ve dünyanın en önemli piyano sanatçıları Süleymanpaşa’da konserler vermeye başladı. Adıma bahşedilen bu onur ömrüm boyunca unutmayacağım bir olay. Süleymanpaşa Belediyesi’nin bu konuda emeği olan tüm çalışanlarına, Belediye Başkanımız Ekrem Bey’in şahsında teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    “Yeni projelerde de bir arada olacağız”

    Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat da, gelinen noktada Gülsin Onay gibi dünya çapında bir sanatçının Tekirdağ’ın bir hemşehrisi, dünya temsilcisi olmasından gurur duyduğunu ifade ederek, yeni projelerin de yolda olduğunun müjdesini verdi. Eşkinat, “Gülsin Hanım’dan gelen o telefonu çok iyi hatırlıyorum. Sonrasında da dört yıla yakın bir süredir kendisiyle ortak çalışmalar yapmayı sürdürdük ve hala devam ediyoruz. Her sene piyano günlerinde onu burada canlı canlı dinleme şansına sahip oluyoruz. Gülsin Onay gibi bir dünya sanatçısının, Atatürk kızının Süleymanpaşa’nın hemşerisi olması, dünyada bizim temsilcimiz olması bizim için bir gurur kaynağıdır. Önümüzdeki günlerde kendisiyle yeni projelerde de bir arada olacağız” açıklamasında bulundu.

    Belgesel kanalı tarafından Gülsin Onay Sokak’ta gerçekleştirilen çekimler, Bisanthe 3. Gülsin Onay Piyano Günleri’nin kapanış konseri olan ve ünlü piyano virtüözü Gülsin Onay’ın sahne aldığı resitalde de devam etti. Belgeselin önümüzdeki günlerde İz TV’de yayınlanacağı belirtildi.

  • Ekonomi Bakanı Zeybekci: “KDV ile ilgili konu Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda şeklini aldı”

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “KDV ile ilgili konu Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda şeklini aldı. Son haline dönüştürerek önümüzdeki günlerde güzel bir karar ve haber halinde duyurulacak” dedi.

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ve Maliye Bakanı Naci Ağbal, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen ‘Türkiye’nin 500 büyük hizmet ihracatçısı’ ödül törenine katıldı.

    Törende konuşan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, KDV iadeleri ile ilgili düzenlemede sona yaklaştıklarını ifade ederek, “Maliye Bakanımızın KDV ile ilgili en son söylediği bilgiyi burada söylemeyi unuttum. KDV ile ilgili konu Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda şeklini aldı. Son haline dönüştürerek önümüzdeki günlerde inşallah güzel bir karar ve haber halinde duyurulacak” dedi.

    “Türkiye, 2018’de de aynı standartlarda aynı niteliklerde büyümesini sürdürecek”

    Türkiye’nin bütün tahminleri tersine çevirerek 2018’de de büyümeye devam edeceğini kaydeden Bakan Zeybekci, “Türkiye bütün tahminleri yani ‘keşke aşağıda olsun’ diye yapılan o tahminlerin tamamını tam tersine çevirerek 2018’de de aynı standartlarda aynı niteliklerde büyümesini sürdürecek. Türkiye ihracatında da 2018 yılında 169 milyar dolarlık orta vadeli programı da aşarak 170 sonrasında da 190-200 milyar dolarlık rakamlara doğru yolculuğunu devam ettirecek” diye konuştu.

    “Dünyadaki ihracatın muhtemelen yarıya yakını e-ihracat eliyle yapılacak”

    “Dünyada bütün bildiğimiz doğrular çok hızlı bir şekilde yanlış hale geliyor. Onun için hizmet ihracatında artık bütün merkezler yeniden kurgulanıyor” diyen Bakan Zeybekci, Türkiye’nin bu yüzden dünyanın en büyük havalimanını ve lojistik merkezini inşa ettiğini belirtti. Zeybekci şunları kaydetti:

    “Ticaret değişiyor. En fazla 5 sene sonra dünyadaki ihracatın muhtemelen yarıya yakını e-ihracat eliyle yapılacak. Dünyada artık ihracat siparişleri geldiğinde büyük bir ihtimalle belki yarısı artık eskisi gibi şirketler tarafından konteynerlerle, uçaklarla hatta tırlarla gitmeyecek. Marka sahipleri yani tüketim alışkanlıklarını belirleyenler üreticiye; ‘sana gönderdiğim o yüz bin adetlik siparişi yüz bin ayrı adrese gönder çünkü ben onu e-ticaretle sattım’ diyecek. Onun için lojistik değişecek, nakliye değişecek, bankacılık, taşımacılık, hız değişecek. Onun için de gereğini yapıyoruz. Onun için de dünyanın en büyük havalimanını yaparken yanına dünyanın en büyük lojistik serbest bölgesini ve merkezini kuruyoruz”.

    “1.1 milyonluk istihdamı karşılamak için Türkiye yüzde 6 civarında büyümek zorunda”

    Türkiye’nin yüzde 6 büyüme ortalamasını tutturabilecek derinliğe ve ekonomik rezerve sahip olduğunu kaydeden Zeybekci, “1.1 milyonluk istihdamı karşılamak için Türkiye yüzde 6 civarında büyümek zorunda. Yüzde 6 civarında büyüyelim ki Türkiye olarak biz 1.1 milyonu ki her sene artacak istihdam sağlayalım. Türkiye yüzde 6-6,5 büyüme ortalamasını tutturabilecek ekonomik büyüklüğe ekonomik derinliğe ve rezervine sahiptir. Sadece tek bir problem var; bunu canlı bir şekilde aktiviteye alamamak. Onun için biz Allah’ın izniyle hem yüzde 6’nın üzerinde büyüyeceğiz hem de bunu sürdürülebilir bir şekilde büyüyeceğiz hem de şuanda olduğu gibi ikiz açık vermeden Türkiye bu büyümeye devam edecek” ifadelerini kullandı.

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin konuşmasının ardından ‘Türkiye’nin 500 büyük hizmet ihracatçısı’ ödül törenine geçildi. Eğitim Hizmetleri Devlet Üniversiteleri kategorisinde 1’incilik ödülünü Orta Doğu Teknik Üniversitesi alırken, 2’incilik ödülünü 19 Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç aldı. 3’üncülük ödülü ise Erciyes Üniversitesi’nin oldu.

  • Konu hayvan hakları olunca salon boş kaldı

    Aydın’ın Nazilli ilçesinde düzenlenen “Evde hayvan beslemenin koşulları ve cezai yaptırımları’ konulu seminer ilgi görmeyince salon boş kaldı.

    Aydın Barosu Hayvan Hakları Komisyonu, Nazilli Belediyesi ve Nazilli Doğa ve Hayvan Dostları Derneğinin ortaklaşa düzenlediği “Evde hayvan beslemenin koşulları ve cezai yaptırımları’ konulu seminer Ahmet Şensan Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Aydın Barosu Hayvan Hakları Komisyon üyeleri Av. Zeynep Börteçine Çoban, Av. Erdal Halis, Av. Bilge Çiner ve stajyer avukat Cemile Gemici’nin konuşmacı olarak katıldığı seminer ilkinin düzenlendiği Efeler ilçesi olduğu gibi Nazilli’de de ilgi görmedi. ADÜ Nazilli İİBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr Halil Mutioğlu, Aydın Veterinerler Odası Haysiyet Divan Başkanı Veteriner Zekeriya Aydın ile birlikte sadece 16 doğa ve hayvanseverin katıldığı seminerde 800 kişilik salon bomboş kaldı.

    Seminerde hayvan hakları, ev, apartman ve sitelerde 5199 sayılı Hayvanları Koruma Yasası, hayvan bakımını, pet shoplarda satılan hayvanların durumlarını, trafik kazalarına karışan hayvanlar ile dövüştürülen hayvanlarla ilgili cezai yaptırımlar anlatıldı.

    Türkiye’nin hayvan hakları konusunda geride kaldığını, duyarlılığın az olduğu, hayvan aktivistlerinin daha fazla çalışması ve yerel yönetimlerin de hayvanlara daha fazla ilgi göstermesin gerektiği belirten Av. Zeynep Börteçine Çoban, “Şu an dünyanın dört bir yanında hayvanlar bir şekilde katledilmeye devam ediyor. Hayvan Hakları İzleme Komitesinin verilerine göre ülkemizde de 2016 yılı içinde bir milyar 156 milyonu üzerinde hayvanın yaşam hakkı gasp edilmiştir. 200 binin üzerinde hayvan deneylerde kullanılarak öldürülmüş ya da sakat bırakılmış, hayvanat bahçelerinde binlerce hayvan tutsak edilmiş, sadece İstanbul Adalarda bin 200’den fazla at çatlayana kadar çalıştırılmıştır. Geçtiğimiz yıl içinde Komisyonumuz tarafından 200’ün üzerinde adli ve idari başvuru yapılmış; ancak gerçek bir hak korumasından uzak yasalar ve hayvanları önemsemeyen devlet mekanizmaları nedeniyle başvuruların bir kısmı sonuçsuz kalmıştır. Bir kısmı ise hayvanların gördüğü zulme oranla çok yetersiz yaptırımlarla karşılanmıştır” dedi.

    Hayvan hakkı savunucularını 2004 yılında Avrupa Uyum Yasaları çerçevesinde yürürlüğe giren 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu üzerinde yapılan çalışmalar ve tartışmaların hızlandığı süreçte temkinli olmaya davet eden Çoban, şöyle konuştu: “Mevcut yasadaki eksiklerin giderilmesi için çıkılan yolda, madde manevraları ile koruma kapsamının daraltılması ve ihlallerin örtülü olarak artmasına sebep olacak hükümlerin yer aldığı tasarıların geri çekilmesi şimdilik sağlanmıştır. Şimdi sıra, gerçek bir hak koruması yapacak yasanın çıkarılmasının sağlanmasındadır. Bu yolda kamuoyunun yüksek desteği büyük önem arz etmektedir. Hayvan Koruma Kanununda yapılacak değişiklikler tüm hayvanları koruyacak şekilde genişletilmeli; “yaşama hakkı” ihlalleri ağır yaptırımlarla karşılanmalıdır. Herkesi, hayvan kullanımı ve sömürüsünün boyutlarını düşünmeye ve kendi vicdanıyla yüzleşmeye davet ediyoruz”

    Yaklaşık 2 saat süren ve seminer sonunda sorular da cevaplanırken katılımcılardan hayvanları koruma hakkında mesajlar geldi. Yrd. Doç.Dr Halil Mutioğlu, kampüs içerisinde ve çevresinde yaşayan sokak hayvanlarına akademisyenler ve öğrencilerin bağışları ile yiyecek ve içecek sağlandığını ifade ederek, tüm insanları hayvanlara destek olmaya çağırdı.

    Aydın Veterinerler Odası Haysiyet Divan Başkanı Veteriner Zekeriya Aydın ise, pet shoplarda satılan hayvanların ilgili kurumlarca mutlaka denetlenmesi gerektiğini, tatillerde çocuklara arkadaşlık etsin diye bir hevesle satın alınan hayvanların ise tatil sonrası sokağa bırakılmamasını istedi.