Etiket: Kontrolü

  • Kontrolü Kaybedince Aydınlatma Direğini Devirdi: 2 Yaralı

    Zonguldak’ta direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü aydınlatma direğini devirdi. Kazada sürücü ve yanındaki yolcu hafif şekilde yaralandı.

    Edinilen bilgiye göre kaza, gece saatlerinde Zonguldak-Kozlu sahil yolunda meydana geldi. Murat Y.; idaresindeki 67 NR 053 plakalı otomobiliyle seyir halindeyken kontrolü kaybetti. Direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü önce orta refüje çıkıp ardından aydınlatma direğini devirdi. Kontrolden çıkan otomobil yaklaşık üç metre kadar ileride ancak durabildi. Patlama sesi üzerine olay yerine koşan balıkçı esnafı; kazada yaralanan sürücü Murat Y. (19) ve Mustafa Halil Y.’ye (20) yardım etti.

    Yaralılar, olay yerine çağrılan ambulanslarla Bülent Ecevit Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralıların durumlarının hafif olduğu öğrenilirken, hastanedeki tedavilerinin sürdüğü belirtildi. Öte yandan, kaza yerinde polis ekipleri geniş güvenlik önlemi aldı. Güzergahtaki otomobillerin kontrollü şekilde geçişi sağlandı. Karşı yola devrilen aydınlatma direği ise kaza yerine gelen enerji firması yetkilileri tarafından vince yüklendi. Yol ise Kozlu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekiplerince temizlenerek yeniden ulaşıma açıldı.

    Polis, olayla ilgili soruşturma başlattı.

  • Ceylanpınar’da Jandarmadan Yol Kontrolü

    Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçe Jandarma ekipleri tarafından şehir giriş çıkışlarında sıkı denetim noktası oluşturuldu.

    Ceylanpınar İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı ekipler, Ceylanpınar’a tek giriş noktası olan Kepez tepesi mevkiinde denetim noktası oluşturdu. Durdurulan araçlar, titiz bir denetimden geçti. Şanlıurfa İl Jandarma Komutanlığı’ndan gelen bomba ve uyuşturucu arama eğitimli köpeklerinin de zaman zaman katıldığı denetimlerde, şüpheli araçlar arandı. Jandarma ekipleri, halkın huzur ve asayişinin sağlanması noktasında rutin denetimlerin etkin şekilde süreceğini ifade etti.

  • Avlamışlı Vatandaşlara Sağlık Kontrolü

    Tepebaşı Belediyesi tarafından yürütülen sağlık taramaları kırsal mahallelerde de sürüyor.

    Sağlık taramaları kapsamında Avlamış Mahallesi’ne giden Tepebaşı Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü personeli, doktor ve hemşiresiyle, buradaki vatandaşlarımızı sağlık kontrolünden geçirdi. Tansiyon, şeker gibi hastalıklar başta olmak üzere birçok rahatsızlığın kontrolünün yapıldığı taramalarda, gerekli uyarılar ve yönlendirmeler de yapılıyor.

    Vatandaşlarının sağlığını da düşünen Tepebaşı Belediyesi, sağlık taramaları ile olası rahatsızlıkların önüne geçebilmek için vatandaşlara uyarılar da yapıyor. Her fırsatta koruyucu hekimliğin önemini dile getiren Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, diş hekimi olması nedeniyle de sağlık konusuna oldukça önem veriyor. Bazı vatandaşların rahatsızlıklarının farkında olmadığı gibi dolayısıyla da herhangi bir tedavi yoluna başvurmuyor. Fakat Tepebaşı Belediyesi’nin yürüttüğü sağlık taramalarıyla bu rahatsızlıklar ortaya çıkarak, vatandaşlara farkındalık kazandırılıyor. Sağlık taramaları bu açıdan da çok önem arz ediyor.

  • Enerji Uzmanı Pamir: “Enerji Kaynaklarının Kontrolü Etkili Uluslararası İlişkilerden Geçiyor”

    Enerji uzmanı Necdet Pamir, enerji kaynaklarının kontrolünün bilgiye erişimden ve etkili uluslararası ilişkilerden geçtiğini söyledi.

    Yakın Doğu Üniversitesi Yakın Doğu Enstitüsü (YDE) tarafından düzenlenen Güvenlik Akademisi’nde enerji konusundaki çalışmaları ile tanınmış ismi Necdet Pamir, Türkiye’nin enerji potansiyelini ve Doğu Akdeniz enerji kaynaklarını program katılımcıları ile birlikte değerlendirdi. Pamir, Türkiye’nin ve KKTC’nin enerji konusunda mevcut durumunu, projelerini ve politikalarını anlattı

    Yakın Doğu Enstitüsü Güvenlik Akademisi’nde “Enerji Transfer Yolu ve/veya Terminal Olarak Türkiye ve Kıbrıs’ın Konumu’nun Önemi” başlıklı sunum gerçekleştiren Necdet Pamir, “Kıbrıs’ta bugüne kadar, diğer konularda olduğu gibi, tüm ada halkına ait olan hidrokarbon kaynaklarının geliştirilmesine yönelik faaliyetlerde de inisiyatif çoğunlukla Rum tarafında olmuştur. Bunun temel nedenleri arasında Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği başta olmak üzere, Rusya da dahil etkili aktörlerin Rum tarafıyla olan farklı nedenlerle de olsa yakın ve destekleyici politikaları yer almaktadır. Türk tarafı ise gerek bilgiye erişim ve gerekse uluslararası ilişkiler boyutunda hayli yetersiz kalmaktadır. Türkiye’nin mevcut “değerli yalnızlık” politikası da buna “tuz ve biber” olmaktadır” dedi.

    Avrupa Birliği’nin doğal gazda Rusya’ya aşırı bağımlılığını azaltmak istediğini vurgulayan Pamir, bu çerçevede Avrupa ülkelerinin ve AB karar alıcılarının kaynak çeşitlendirmek için Doğu Akdeniz’e büyük önem verdiğini ifade etti. Bu nedenle Avrupa Birliği’nin yeni bulunan bu kaynakların Orta Doğu’da barış sağlanmasında bir hızlandırıcı olması için tüm olanakları kullanması gerektiğinin altını çizen Pamir bu bağlamda öncelikle Kerry’nin başlattığı İsrail-Filistin barış projesinin de desteklemesi gerektiğini vurguladı.

    Yakın Doğu Üniversitesi Yakın Doğu Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Umut Koldaş, Güvenlik Akademisi kapsamında farklı güvenlik alanlarını çok boyutlu bir şekilde irdelediklerini ve enerji güvenliğinin de gerek Kıbrıs gerekse dünya güvenliğinin çok önemli bir odak alanı olduğunu ifade etti.

    Enerji güvenliği konusunda politika üretme süreçlerinin doğru bilgi ve sistematik bir bakış açısıyla desteklenmesi gerektiğini vutrgulayan Doç. Dr. Umut Koldaş, bölgenin önemli uzmanlarından Necdet Pamir’in vermiş olduğu seminerin bu gerekliliği farklı yönleriyle bir kez daha ortaya koyması açısından çok önemli olduğunu belirtti. Kıbrıs’ta bulunan enerji kaynaklarının ve ve Kıbrıs’ın üzerinde bulunduğu aktarım rotalarının Kıbrıs Türk toplumunun çıkarları ve öncelikleri doğrultusunda eşit kontrolü için toplumsal farkındalık ve kurumsal eşgüdümün şart olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Koldaş, bunun sağlanamaması halinde toplumun ve kurumların hayata geçirilecek enerji politikalarının amaç ve sonuçlarını bilinçli bir şekilde değerlendiremeyeceğini kaydetti.

    Konuşmaların sonunda Necdet Pamir’e Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Bektaş ve Yakın Doğu Üniversitesi Yakın Doğu Enstitüsü Müdür Yardımcıları Doç. Dr. Nur Köprülü ve Öğr. Gör. Erhan Ayaz tarafından teşekkür belgesi takdim edildi.

  • Gebelik Öncesi Sağlık Kontrolü Şart

    Uzmanlar, gebelik öncesi sağlık kontrolünün önemli olduğunu belirterek, gebelikten 6 ay önce saptanacak şeker hastalığının tedavi edildiği takdirde hamileliğin ilk 3 ayındaki anomali riskini azaltacağını belirtiyor.

    Özel Medicana Konya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Özlem Kayacık Günday, gebelik öncesinde bayanların genel bir sağlık muayenesi olmasının önemine değindi. Her sağlıklı bayanın gebelik planlamadan önce mutlaka bir doktora giderek özellikle jinekolojik muayenesini yaptırmasının gerekliliğine vurgu yapan Op. Dr. Günday, “Özellikle hamilelik planlayan bayanlara en azından 3 ay önce bir folik asit başlanmasını öneriyoruz. Günde bir tane 400 mg folik asit başlamalılar. Bunun dışında kendilerinin bilmedikleri problemleri olabilir. Jinekolojik problemleri olabilir. Bunu ancak muayenede görebiliriz. Dolayısıyla bize gelerek mutlaka muayene olmalarını tavsiye ediyoruz” dedi.

    Türk toplumunda bayanların çok fazla jinekolog muayenesi yaptırmadıkları, bu nedenle de önceden bazı miyom ve kistlerin bilinmediğine işaret eden Günday, “Özellikle evli olup da ilk gebeliği planlayanlara evlendikten sonra muayene olmalarını tavsiye ediyoruz. Bilinmedik bazı problemler o sırada saptanırsa çok iyi olur çünkü hamilelikle beraber bu problemlerin çözülmesi çok daha zor oluyor. Gebelik sırasında pek çok ilacın kullanımı da zor olmasının yanında pek çok röntgen ve tomografi gibi tanısal işlem de yapılamıyor. Keza kişinin farkında olmadığı bir hastalığı varsa bunun tedavisi de gebelikle beraber çok zor oluyor. Dolayısıyla kansızlık probleminden, geçirilmiş enfeksiyonlar veya hali hazırda devam eden enfeksiyonlardan tutun da, idrar yolu enfeksiyonları, vajinal enfeksiyonlar, diş problemleri, mideyle ilgili problemler özellikle gastrit, ülser problemlerine kadar kişinin sahip olduğu bu tarz rahatsızlıkların gebelikle beraber çözümü çok zor oluyor. Dolayısıyla hamilelik planlayan bayanların bu tarz şikayetleri varsa hamilelikten önce bunların çözülmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

    KAN UYUŞMAZLIĞI VEYA TÜBERKÜLOZ HAMİLELİĞİN ERTELENMESİNE NEDEN OLUYOR

    Bayanlara rutin bir jinekolojik muayene ve sağlık taraması yaptıklarını anlatan Op. Dr. Günday, “Genel bir hemogram, kan uyuşmazlığı ya da tüberküloz varsa bu konuda bilgilendirme yapıyoruz. Dolayısıyla bu tarz bir problem saptandığı zaman gerekirse hamileliği biraz erteleyin diyoruz. Özellikle yeni planlanan gebeliklerde kişi sağlıklıysa kolaylıkla gebelik planlayabilirsiniz diye bilgi veriyoruz. Kişinin özellikle şeker ve tansiyon hastalığı gibi problemleri gebelik açısından bizim için çok önemli. Hastanın 6 ay öncesinden özellikle bir şeker hastalığı varsa saptanması ve bunun tedavi edilmesi, kan şekeri düzeyinin ayarlanması gelecekteki gebeliği için çok önemli. Çünkü plansız, sürpriz bir gebelikte şeker de yüksekse özellikle ilk 3 aydaki anomali (kusurlu oluşum) riskini çok artırmakta. Hastanın yaşam şekli, yaşam standartlarının düzeltilmesi, olası bir gebelik açısından hastanın sonraki gebeliğini daha sağlıklı geçirmesi ve doğumun güzel bir şekilde planlaması açısından çok önemli” ifadelerini kullandı.

    Günday, hamileliğin planlama aşamasında hastanın tespit edilen bütün problemlerinin bu aşamada çözüldüğü takdirde kişinin gebelik sırasında rahat edeceğini, kendilerinin de takiplerde daha rahat olacaklarını ve annenin sağlıklı bir bebeğe kavuşması için ellerinden geleni yapmış olacaklarını sözlerini ekledi.