Etiket: Konserve

  • Kafası konserve kutusuna sıkışan kedi kurtarıldı

    Konya’nın Derebucak ilçesinde kafası konserve kutusuna sıkışan kedi kurtarıldı.

    Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Sarayönü Mahallesinde Derebucak Belediyesi çalışanları mesai çıkışında bir kedinin kafasının konserve kutusuna sıkıştığını gördü. Belediye çalışanları ve KOSKİ çalışanları tarafından yakalanan kedinin başındaki konserve kutusu yaklaşık 15 dakikada kerpeten yardımıyla kesilerek çıkarıldı. Kafasındaki konserve kutusundan kurtulan ve korkan kedi olay yerinden kaçarak uzaklaştı.

  • Kafası konserve tenekesine sıkışan kediyi itfaiye kurtardı

    Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde kafası konserve kutusuna sıkışan sokak kedisini itfaiye kurtardı.

    150 Evler Mahallesi’nde bir sokak kedisinin başına sıkışan konserve kutusu ile dolaştığını gören vatandaşlar, hayvana yardım etmek istedi. Kutuyu çıkaramayan vatandaşlar durumu itfaiyeye bildirdi. Kısa sürede olay yerine intikal eden ekipler, yaklaşık 10 dakikalık bir çalışmanın ardından sokak kedisinin başına sıkışan konserve tenekesini keserek zavallı hayvanı kurtardı.

  • Egeli ihracatçılar Cezayir’e konserve ve mermer satacak

    Kuzey Afrika ülkesi Cezayir ekonomisindeki yaşadığı durgunluk nedeniyle ithalatını azaltmak için konserveler, salça, ketçap, mayonez, hazız soslar ve işlenmiş mermerin aralarında bulunduğu 24 üründe tüm ülkelerden yapılan ithalatlara ilişkin ödemeleri durdurdu ve bu ürünlerde ithalat işlemlerini bekletme kararı aldı. Türk ihracatçısı, Cezayir’e ihracatın devamı için barter önerisinde bulundu.

    Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Üyesi ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Rıza Seyyar, Türkiye’nin Cezayir’den yaptığı doğalgaz ve petrol ithalatı olduğunu, Türk ihracatçısının Cezayir’e ihraç ettiği ürünlerin bedelinin Cezayir ile yapılacak anlaşma ile Cezayir’e ödenecek olan petrol ve doğalgaz bedelinden Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin ödemesini önerdi.

    Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki gerilemenin Cezayir ekonomisinde ciddi durgunluğa neden olduğuna işaret eden Seyyar, “Cezayir’in petrol ve doğalgaz gelirleri milli gelirinin yüzde 30’unu, bütçe gelirlerinin yüzde 60’ını oluşturuyor. Cezayir, 2002-14 yılları arasında petrol ve doğalgaz fiyatları yüksek seyrederken ithalatta böyle tedbirlere başvurmuyordu. 2014 sonrasında petrol fiyatları 40 dolar seviyesine düşünce ekonomileri darboğaza girdi, tedbirler gündeme geldi. Cezayir Hükümeti’nin aldığı ithalatı düşürme tedbirleri sonucunda 2016 yılında Cezayir’in ithalatı yüzde 9’luk düşüşle 46 milyar dolara geriledi, bu ithalatın 8.2 milyar dolarlık dilimini gıda ürünleri ithalatı oluşturdu” diye konuştu.

    Cezayir’in ithalatında ödemesini durdurduğu gıda ürünlerinin Cezayir’de üretilebilen ürünler olduğunu anlatan Seyyar şöyle devam etti: “İhtiyaçlarını kendi üretimleriyle karşılamayı planlıyorlar. Bunun için tüm dünya ülkelerinden ithalatı durduracak bir adım attılar. Önümüzdeki dönemde 8.2 milyar dolarlık gıda ithalatında bir miktar gerileme olabilir ancak uzun vadede sürdürülebilir olacağını düşünmüyorum. O nedenle ithalata ihtiyaçları olacak. Bu süreçte hızlı hareket eden ülkeler daha avantajlı konuma gelecek. Türkiye’nin Cezayir’den yaptığı doğalgaz ve petrol ithalatı karşılığı Türk ihracatçıları Cezayir’e ihracata devam etsin, Türkiye, Cezayir’den yaptığı ithalat karşılığı Cezayir’e ödemesi gereken dövizi Türk ihracatçısına ödesin.”

  • (Özel haber) Uzmanından konserve tüketimi için uyarılar

    Adana’da yaşanan ve 4 kişinin ölümü ile sonuçlanan konserve faciasının ardından konuyu değerlendiren Uzman Diyetisyen Ümran Canlı, “Besin zehirlenmelerinin yüzde 52’si toksit madde içeren sebze konservelerinden meydana geliyor” dedi.

    Adana’da el yapımı domates konservesinden yapılan menemeni yedikleri iddia edilen anne, baba, oğul ve teyze 1.5 ay içerisinde hayatını kaybetti. Sadece menemeni yiyen 4 kişinin ölmesi nedeniyle evde yapılan konservelerin nasıl yapılıp ne şekilde tüketileceği sorusu sorulurken Uzman Diyetisyen Ümran Canlı konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. Diyetisyen Canlı, “Besin zehirlenmelerinin yüzde 52’si toksit madde içeren sebze konservelerinden meydana geliyor” şeklinde konuştu.

    Besin zehirlenmelerinde sebze konservelerinin rolü

    Besin zehirlenmelerinde konservelerin önemli bir bölümü oluşturduğuna dikkat çeken Diyetisyen Ümran Canlı, “Besin zehirlenmelerinin yüzde 52’si toksit madde içeren sebze konservelerinden meydana geliyor. Konserve hazırlarken sebzelere dikkat etmemiz gerekiyor. Meyve ve sebzelerimizin taze ve küflü olmaması gerekiyor. Bunları temizleyip parçaladıktan sonra gerekirse pişirme işlemi yapılmalıdır. Pişirme işleminin ardından konulacak cam kaplar ve kapakları kontrol edilerek saklama koşullarına göre hazırlanmalıdır. Konserveyi açtıktan sonra da uzun süre açık kalmamalıdır. Gün içinde yahut birkaç gün içerisinde tüketilmelidir. Çünkü bakteri üremesi fazlaca oluşmaktadır” dedi.

    Konserve yaparken ve alırken kapağa dikkat

    Oluşan bakterinin konservede bombe meydana getirdiğini belirten Diyetisyen Canlı, “Clostridium Botulinum dediğimiz bir bakteri var ve bu konservelerin baş düşmanıdır. Bunlar konservelerde fazlaca üreyebiliyorlar ve konservede bombe şeklinde oluştuğu gözlemlenebiliyor. Özellikle satın alırken ya da evde yaptığınız konserveleri kapak kısımlarına bakmamız gerekiyor. Bombe varsa kesinlikle tüketmemeliyiz, bu bakteri oluştuğunun işaretidir. Bunu tüketirsek zehirlenme kaçınılmaz olacaktır” diye konuştu.

    “Evde yapılan konservelerde kapağın şişmemesi gerekiyor”

    Zehirlenmenin çeşitli belirtileri olduğunu vurgulayan Canlı, “12 ile 36 saat arasında bağırsak fonksiyonlarında bozulmalar ve kusmalar gerçekleşebilir. Bu durumda hastaneye başvurmak gerekiyor. Bunun sebebi de Clostridium Botulinum denilen bakteriden kaynaklıdır. Evde yapılan konservelerde kapağın şişmemesine dikkat etmek gerekiyor. Kapağı açarken suyun fışkırmaması önemli. Konservenin kendine has kokusu ve tadında olduğu kontrol edilmelidir. Herhangi bir şüphe unsuru varsa konserve kesinlikle tüketilmemelidir. Botulinum denilen bakterinin ortadan kalkması için de 80 derecede 10 – 30 dakika arasında pişirilmesi gereklidir” ifadelerini kullandı.

  • Turşu, Konserve, Ketçap, Cips Ve Hazır Soslara Dikkat

    Edirne Keşan Devlet Hastanesi Diyetisyeni Elem Kaya, “Turşu, konserveler, ketçap, cips ve hazır sosların tuz içeriği çok fazla olduğundan fazla tüketmemeye dikkat edilmelidir” dedi.

    Aşırı tuz tüketiminin sağlıksız bir beslenme şekli olduğunu belirten Diyetisyen Elem Kaya, “Özellikle aşırı tuz tüketiminin önemli bir etken olduğu hipertansiyon, dünyada önlenebilir ölüm nedenleri içerisinde bir numaralı risk faktörüdür. Fazla tuz tüketimi yüksek kan basıncına neden olmaktadır. Ayrıca aşırı tuz tüketimi, inmelerin en önemli sebeplerinden birisi olarak gösterilmektedir. Günümüzde önemli birer sağlık sorunu haline gelen mide kanseri, osteoporoz, böbrek hastalıklarının gelişimiyle de yakından ilişkili olduğu belirlenmiştir” dedi.

    Ülkemizde insanların yemeğin tadına bakmadan hemen tuza yöneldiğini söyleyen Kaya, “Normalde tüketilmesi gereken tuz miktarının 3,5 katı kadar fazla tuz tüketilmektedir. İnsan vücudunun çok düşük oranda sodyum mineraline ihtiyacı vardır. Yüksek miktarda sodyum tüketiminin ciddi sağlık problemlerine neden olduğu bilinmesine rağmen dünyanın birçok yerinde kişiler alması gereken miktardan çok daha yüksek miktarda sodyum tüketmektedirler. Günlük normal bireyler için tuz ihtiyacı 3-7 gram arasında, ortalama 5 gramdır” açıklamasında bulundu.

    Satın alınan ürünlerin etiketlerinin de mutlaka okunması gerektiğini vurgulayan Kaya, ”Tuzsuz ya da tuzu azaltılmış besinler tercih edilmelidir. Yemekler pişirilirken kullanılan tuz miktarına dikkat edilmeli, yemeğin ve salatanın tadına bakmadan tuz ilavesi yapmaktan kaçınılmalıdır. Tuzu azaltabilmenin bir yolu da baharat kullanımını arttırmaktır. Baharatlar yemeğe aroma kattığı için tuz tadına daha az ihtiyaç duyulur” dedi.