Etiket: Kongresi’ne

  • Safranbolu, 12. Uluslararası Kimyasal Fizik Kongresi’ne ev sahipliği yaptı

    Türkiye’de 1986 yılından beri düzenlenmekte olan Uluslararası Kimyasal Fizik Kongresi’nin 12’ncisi Karabük’ün Safranbolu ilçesinde düzenlendi.

    Safranbolu Hilton Otel’de 12-13 Ekim tarihleri arasında düzenlenen, Türkiye’deki 60 üniversiteden 100 katılımcısı olan 12’nci Kimyasal Fizik Kongresi’ne Amerika, Almanya ve İsviçre’den bilim adamları katıldı. ’Kimyasal fizik’ alanında kuramsal, hesapsal ve deneysel çalışan araştırmacıları bir araya getirerek son gelişmelerin tartışılmasına, bilgi alışverişine ve işbirliğine ortam sağlama amacını hedefleyen kongre iki yılda bir gerçekleştiriliyor.

    Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Yavuz Dede, kongrenin iki yılda bir düzenlendiğini ve sürekli organizatörlerinin değiştiğini belirterek “Hocalarımızla Safranbolu’da Kimyasal Fizik Kongresinin 12’ncisini düzenliyoruz. Bu kongreler ülkemizde 20 yılı aşkın süredir yapılan, bir geçmişi olan ve aynı zamanda alanında en üst düzey konuşmacıları aralarında ağırlayan bir kongre sistemidir. Her iki senede bir gerçekleştiriliyor ve sürekli organizatörleri değişiyor. Biz de bu seneki kongreyi organize ettik. Kongremize yurt içinden ve yurt dışından çok saygın bilim insanları katılıyor. Fizik ile kimyanın etkileştiği noktalar bunlar. Özellikle uluslararası konuşmacılarımız alanında çok büyük isim yapmış insanlar. Bazı bilimsel ölçeklendirme derecelerine göre Nobel alabilecek insanlar. Yerel konuşmacılarımız da genç bilim insanlarından çok ciddi gelecek vadeden kişiler” dedi.

    “Her şey kimyasallarla ilgili”

    Kimya tabanlı bir kongre gerçekleştirdiklerini söyleyen Dede, “Moleküllerin maddenin yapı taşlarının hayatımıza etkisi ile ilgili alanla ilgili tartışılanların bulunduğu bir ortam. Çünkü soluduğumuz havadan giydiğimiz kıyafete, onun boyandığı kumaşa, aldığımız ilaca kadar her şey kimyasallarla ilgili. İçeride şu anda alanında dünyadaki bilimsel araştırmaların sınırlarında gezen insanlar yaptıklarını konuşuyorlar” ifadelerini kullandı.

    “Dünyaca tanınan bilim adamları kongrede”

    İsviçre’de bulunan Ecole Polytechnique Federale de Lausanne (EPFL) de çalışan Dr. Murat Kılıç, kongreye Almanya, Amerika ve İsviçre’den bilim adamları katıldığını ve Türkiye’deki meslektaşları ile buluşturduklarını kaydederek şunları söyledi: “Konuşmacılarımız sıradan insanlar değiller. Bilim alanında dünyada bilinen aynı zamanda da bilimsel anlamda karizmaları olan insanlar. Ayrıca Safranbolu’nun seçilmesinde en önemli etkenlerden birincisi Prof.Dr. Nevin Aytemiz hocamızın Karabük Üniversitesinde çalışıyor olması. Diğer yandan Safranbolu UNESCO’nun miras listesine girmiş çok güzel bir kent. Bu aynı zamanda konuşmacılarımızın, katılımcılarımızın bu toplantıya katılmasını kolaylaştıran bir etken oldu. Birçok katılımcı ilk kez Safranbolu’ya geliyor.”

  • Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Azerbaycan’da Stratejik Düşünce Kongresine katıldı

    Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesindeki Türk Tarih Kurumu ve Stratejik Düşünce Enstitüsü iş birliği ile 27-28 Eylül 2018 tarihlerinde Bakü’de Kafkasların tarihinin ve geleceğinin ele alındığı “Stratejik Düşünce Kongresi: Kafkasların Dünü, Bugünü, Yarını” başlıklı etkinlik düzenlendi.

    Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı’nın ‘Politika’ başlıklı oturumu yönettiği kongrenin diğer oturum konularını ise, ‘Tarih ve Kültür’ ile ‘Ekonomi’ başlıkları oluşturdu.

    “Kafkaslar, Siyasi ve Ekonomik Açılardan Tüm Dünyanın İlgisini Cezbediyor”

    Stratejik Düşünce Kongresinde konuşan Rektör Çomaklı; Kafkasya’nın dil, din ve etnik gruplar açısından dünyanın en zengin kültürler mozaiğine sahip bölgelerden biri olduğunu ifade etti. Kafkasya’nın tarih boyunca ticaret ve göç yolları oluşturmanın yanında, kültürlerin kesiştiği önemli bir kavşak noktası olduğunu dile getiren Çomaklı, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Doğu-Batı arasında bir köprü oluşturan ve Avrasya coğrafyasının en hassas bölgesinde bulunan Kafkaslar, siyasi ve ekonomik açılardan tüm dünyanın ilgisini cezbetmesinin yanında, birçok güç odağının etkinlik mücadelesine de sahne olmaktadır. Bölge; sosyal, etnik, dil ve din yapısı çok karmaşık olduğu için, dünyadaki güç odaklarınca, enerji ve diğer yer altı kaynakları ile hammadde paylaşımını kolaylaştırmak maksadıyla; bu karmaşık yapının etnik çatışmalara dönüştürülerek, kışkırtılma ihtimali nedeniyle, potansiyel bir kriz alanıdır.” dedi.

    “Bölge ile Tarihten Gelen Bir Bağımız Var”

    “Kafkasya bölgesindeki bütün bu gelişmeler, problem sahaları, etnik çatışmalar, krizler bölge ülkeleri kadar Türkiye’yi de yakından ilgilendirmekte ve yaşanan bu ortak coğrafyanın gereği olarak da Türkiye’yi siyasi, ekonomik ve askerî/güvenlik açısından doğrudan etkilemektedir.” diyen Prof. Dr. Çomaklı, Türkiye’nin, bölgeye yönelik menfaatlerini gerçekleştirmek için halen uyguladığı politikalarla birlikte, bölge ile tarihten gelen bağını güçlendirerek kendi yanına çekmesini ve etkinlik sağlayıcı politikalar uygulaması gerektiğini belirterek sözlerini tamamladı.

    Kongrede, Kafkasların Geleceğine Dair Fikir Alışverişinde Bulunuluyor

    Kafkasya tarihindeki dönüm noktalarının, bölgenin ekonomik potansiyelinin ve uluslararası ilişkiler sisteminde Kafkasların durumunun değerlendirildiği etkinlikte, Türkiye- Azerbaycan ilişkilerinin kültürel temelleri ve geleceği de ele alındı. Ayrıca “Kafkaslarda Savunma ve İş Birliği Çalıştayı” ile “Kafkasların Geleceği İçin Stratejik Düşünce Çalıştayı”nda ise Türkiye ve bölge ülkelerinden 50’yi aşkın uzman isim Kafkasların geleceğine dair fikir alışverişinde bulundu.

    Başta Türkiye ve Azerbaycan olmak üzere 8 ülkeden yaklaşık 290 akademisyen, siyasetçi, diplomat, asker, iş adamı, gazeteci ve uzmanın yer aldığı kongre 28 Eylül’de sona erecek.

  • Kuşadası, sağlık turizmi kongresine ev sahipliği yapıyor

    Türkiye Sağlık Turizmi Derneği tarafından düzenlenen 8. Uluslararası Sağlık Turizmi Kongresi Kuşadası’nda başladı. “Sağlık Turizminde Yol Haritası” temasıyla düzenlenen 3 gün sürecek kongreye 50 ülkeden 200’ün üzerinde sağlık turizmi sektör temsilcisi ve 200’e yakın davetli katılıyor.

    Amara Sealight Elite Hotel’de düzenlenen 8. Uluslararası Sağlık Turizmi Kongresi’nin açılış töreninde bir konuşma yapan Kuşadası Belediye Başkanı Özer Kayalı Kuşadası’nda sağlık turizmini canlandırmak için çalışma yürüttüklerini belirterek “Kuşadası Belediyesi olarak sağlık turizmi önemsediğimiz konulardan birisi. Sağlık turizmi ilçemizde turizm faaliyetlerini 12 aya çıkarabilmek için en önemli unsurlardan. Davutlar Mahallesi’nde bulunan jeotermal kaynakları kullanarak sağlık turizminin önemli bir türü olan termal turizmi Kuşadası’na kazandırmak için ciddi çalışmalar içerisindeyiz. Adnan Menderes Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi tarafından ilçemize kazandırılan “International Dent Care” isimli diş polikliniğinin de Kuşadası sağlık turizmine büyük faydası olacağına inanıyorum” dedi.

    Kuşadası Kaymakamı Muammer Aksoy’da, 8. Uluslararası Sağlık Turizmi Kongresi’nin Kuşadası’nda yapılmasının Kuşadası turizmine büyük faydası olacağına inandıklarını belirterek “8. Uluslararası Sağlık Turizmi Kongresi’nin Kuşadası’nda düzenlenmesi bizleri çok mutlu etti. Kuşadası alt yapı olarak sağlık turizmine çok elverişli bir kent. Şu anda Belediyemiz ve Adnan Menderes Üniversitesi’nin Kuşadası’nda sağlık turizmini faaliyete geçirmek için ciddi çalışmaları var. Biz de Kuşadası Kaymakamlığı olarak bu tür çalışmalara elimizden gelen desteği sunuyoruz” dedi.

    Aydın Valisi Köşger ise, 8. Uluslararası Sağlık Turizmi Kongresi’nin Kuşadası’nda yapılmasından dolayı büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, organizasyona emeği geçen herkese teşekkür etti.

  • Başkan Vergili 3. Uluslararası Ticaret Kongresi’ne katıldı

    Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Karabük Üniversitesi Artı Kariyer Kulübü tarafından Karabük Üniversitesi 15 Temmuz Şehitler Konferans salonunda gerçekleştirilen, 3. Uluslararası Ticaret Kongresine katılarak, kongreye katılan öğrencilere bilgi, birikim ve tecrübelerini aktardı.

    Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili kongrede yaptığı konuşmada; “Varlıklı bir ailenin çocuğuydum. Ticaret hayatıma kendi fabrikalarımızda çalışarak başladım. Belirli bir süre ustabaşılık yaptım. Daha sonra ticarete başladım. 1990 yılından sonra da uluslararası ticarette iyi bir yeri olan birisiyim. Güney Afrika, Kuzey Afrika, Uzakdoğu, Rusya, Romanya ve Bulgaristan pazarlarında çok etkindim. Böylece dış ticarette bir hayli tecrübe kazanmış oldum. Bizim gibi ülkelerin, bizim gibi ticaret adamlarının durumunu değerlendirdiğimiz zaman, biz ülke ticaretinde hiçbir zaman organize olmuş bir şekilde dış ticaret pazarlarına yönelemedik ve dış ticaret pazarlarında da etkin olamadık. Bunun sebebi de hep ferdi olarak çalışmamızdır. Tabi burada devletin gücü ve itibarı çok önemlidir. Eğer arkanızda bir devlet desteği, bir devlet gücü var ise sizin ticaret yapmış olduğunuz ülkelerin hepsi de size karşı çok daha fazla temkinli yaklaşır. Biz bu güçleri zaman zaman arkamızda gördük, zaman zaman ise göremedik. Ticaret yaparken seçicilik, ticaret yapmış olduğunuz ülkenin hukuk, adalet ve güvenlik sistemi çok önemlidir” dedi.

    “Dünyadaki en büyük ihracatçı ülke Amerika ve Almanya’ dır”

    Türkiye’nin şu andaki ihracatının 157 Milyar Dolar, İthalatın ise 234 Milyar Dolar civarında olduğunu belirterek , 77 Milyar Dolar cari açık veren bir ülke durumunda olduğunu ifade eden Vergili,

    “Biz kendi dünya markalarımızı yaratamamışız. Biz şu anda ucuz iş gücümüzü ihraç ediyoruz. Hiçbir teknolojik ürünümüz yok. Şuan biz bir taraftan tarım ülkesi, bir taraftan sanayi ülkesi olmaya çalışıyoruz. Fakat tarım ürünlerinin tohumlarını yurt dışından ithal ediyoruz. Şu anda Türkiye’nin demir çelik üretimi 65 bin ton olarak konuşuluyor ama neredeyse 65.000 tonun yaklaşık 45 bin tonu ithal ediliyor. Çeliği, gerçekleştireceğimiz asıl maddelerin tamamını ithal ediliyoruz. Tank yapıyoruz, çeliği dışarıdan alıyoruz. Dünya ülkeleri buna bir ambargo koysa, size vermiyoruz deseler Türkiye 1 gram çelik üretemez. Devleti idare edenler hedefleri gösterecek, biz de bu hedefler üzerine çalışıp ülkemizi ileri taşımaya gayret edeceğiz. Dünyadaki en büyük ihracatçı ülke Amerika ve Almanya’ dır. Bunların dünyada ki en büyük ihracatçı ülke olmalarının ana sebebi bu ülkelerin kimya sektörlerinde lider olmalarıdır. Bizim ise Türkiye’de kimya sektörüyle ilgili hiçbir yatırımımız yoktur. Bir gram kimya üretimi olmayan bir ülkeyiz. Bugüne kadar Türkiye’de büyük bir kimya havzası gerçekleştirmemiz gerekiyordu. Diyoruz ki biz ihracatta her sene 10 Milyon Dolar artıracağız. Sen 10 Milyon Dolar ihracatını artırırken, 12 Milyon Dolarlık ham madde alıyorsun, ihracatını artırmış oluyorsun. 65 Milyon ton demir çelik üretiyoruz, şu kadar da İhracat yapıyoruz diyoruz. Size şöyle söyleyeyim sene 1917’de Almanya’nın demir çelik üretimi 65 milyon tondu. Uluslararası ticarette bankacılık ve sigortacılık işinde çok iyi bilmedikten sonra etkin olmanız mümkün değildir. Enflasyon tek haneli rakamlara düşmedikçe dış ticarette etkinliğiniz, kazancınız fazla olmaz. Türkiye’de bankacılık pozisyonumuz fena değil. Fakat sigortacılık pozisyonumuz da sürekli olarak bir zafiyet var. Faktorinkler ise Türkiye’de tefeci gibi çalışıyorlar.Biz ihracat hedeflerimizi yükselttiğimiz zaman ithalatımızı da düşünürsek biz de yavaş yavaş gelişmiş bir ülkeler arasında yerimizi alırız” diyerek sözlerini noktaladı.

    Konuşma sonunda Başkan Vergili’ye hediye ve plaket takdim edildi.

  • Başkan Usta, Dünya Akıllı Şehirler Kongresi’ne katıldı

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Dünya Akıllı Şehirler Kongresi 2018”e katılan Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hasan Tahsin Usta, “Akıllı şehirler lüks olmaktan çıktı artık zaruret” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Yenikapı’da bulunan Avrasya Sanat ve Gösteri Merkezi’nde düzenlediği “Dünya Akıllı Şehirler Kongresi 2018”e siyaset ve iş dünyasından çok sayıda isim katıldı. Kongreye katılan Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hasan Tahsin Usta, programda kapsamında konuşma yaptı.

    “Hizmetleri bütüncül bir anlayışla ele alıyoruz”

    “Akıllı şehirler artık lüks olmaktan çıktı” diyen Başkan Usta, “Bunun zaruri bir ihtiyaç haline geldiğini düşünürsek, her birimdeki hizmetlerle bütüncül bir anlayış ve planlamayla ve akıllı otomosyonla şehrin en iyi şekilde yönetilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Verileri akıllı bir şekilde yönetmek zorundayız. Para ve emek harcayarak güncelliğini korumak zorunda kaldığımız bu verileri, en iyi şekilde depolar, bu hizmetlere yönelik projeleri en iyi şekilde ortaya koyarsak kendi ihtiyaçlarımızı karşılayabileceğimizi düşünüyoruz” dedi.

    “E-belediyeciliği daha ileri seviyelere taşımalıyız”

    E-Belediyeciliğin çok önemli olduğunu ancak bunun daha ileri bir safhaya taşınması gerektiğini dile getiren Başkan Usta, “Artık akıllı şehircilik, akıllı verilerin kullanılabilmesi ve bunların yönetilmesinin dönemi başlamıştır. Hedefimiz, önce insan modeli ile çalışma ve bu ülke için çalışarak akıllı bir mahalle ve şehir kurmaktır. Ekolojik şehirleri de artık konuşmak zorundayız” dedi.