Etiket: Kongresi

  • Haymana’da Muhtarlar Derneği Kongresi Yapıldı

    Haymana Muhtarlar Derneği 4. Olağan Genel Kurulu’nda tek liste ile seçime giren mevcut başkan Abdülkadir Beşkaya, yeniden seçildi.

    Haymana Öğretmen Evi toplantı Salonu’nda yapılan genel kurula, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Toplantı öncesi vatandaşlar, derneğin faaliyetleri ve çalışmaları hakkında bilgilendirildi.

    Kongrede konuşma yapan Haymana Muhtarlar Derneği Başkanı Abdülkadir Beşkaya, “Dernek olarak Haymana’mıza ve halkımıza en güzel şekilde hizmet etmek istiyoruz. Mahalle muhtarları ve köy muhtarlarımız ile her zaman vatandaşların sorunlarını tartışıyor, çözüm üretmeye çalışıyoruz. Yeni Türkiye bugün muhtarların önemini daha iyi anlatıyor. Bizler birlik ve beraberlik içerisinde burada bulunan muhtarlarımız ile ortak noktamızın Haymana menfaati olduğunu her defasında vurguladık. Sizlerin taleplerini yine bu ekip ile gerekli mercilere iletmeye en iyi şekilde devam edeceğiz” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından tek listeyle gidilen seçimde, mevcut başkan Abdülkadir Beşkaya güven tazeledi.

  • Kalder 24’üncü Kalite Kongresi Başladı

    Avrupa’nın en büyük yönetim kongresi KalDer 24’üncü kalite kongresi, iş dünyasının önde gelen temsilcilerinin katılımıyla bugün başladı. Kongrenin bu yıl ki teması ‘mükemmelliği sürdürmek’.

    Avrupa’nın en büyük yönetim kongresi ünvanına sahip olan KalDer Kalite Kongresi, iş, sanat ve medya dünyasından çok sayıda davetlinin katılımıyla İstanbul Kongre Merkezi’nde bugün başladı. Kongre açılış ve ana oturumuna TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran – Symes, Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı ve EFQM Yönetim Kurulu Başkanı Andreas Wendt katıldı. Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı ise etkinlikte video mesajıyla yer alarak, KalDer’in 25. yılını kutladı. Bu yıl ki teması ‘Mükemmelliği Sürdürmek’ olan kongrede 90’ı aşkın konuşmacı yer alacak, pek çok marka temsilcisi 2 gün boyunca ‘kalite’ yolculuğundaki deneyimlerini paylaşacak. Türkiye Mükemmellik Ödül Töreni ise kongre sonunda gerçekleşecek.

    24’üncü Kalite Kongresi’nin seçimler ve G20 gibi yoğun siyasi bir gündem esnasında gerçekleştiğini ifade eden KalDer Yönetim Kurulu Başkanı A. Hamdi Doğan, açılış konuşmasına Paris’te yaşanan terör saldırısını değerlendirerek başladı. Dünyanın gündem başlıklarına artık küresel terörün de eklendiğini ve bundan kaygı duyduklarını ifade eden A. Hamdi Doğan, “Öncelikle tüm terör kurbanları ve mağdurları için üzüntülerimizi sunuyoruz. Terörü şiddetle kınıyoruz. Yaşama, insana saygısı olmayan her düşünce yok olmaya mahkumdur. Kalite Kongremizin yönetim kalitesinde önemli etkiler yaratacağını, bunun küresel rekabete olumlu yansıyacağını ve nihai hedef olarak düşünce kalitesine ulaşmada bir ışık tutmasını temenni ediyorum” dedi.

    “MÜKEMMELLİK MODA DEĞİL, YAŞAM TARZIDIR”

    Mükemmellik modelinin bir moda değil, kişi ve kuruluşların içselleştirdiği bir yaşam tarzı olduğuna dikkat çeken A. Hamdi Doğan, “Günü yakalamadan gelecekte olamayız. Gelecekte var olmak için ise bugüne değil, yarına bakmak zorundayız. KalDer çeyrek asırdır bu özlemin yaşama geçirilmesi konusunda bize çatı ve rehber oldu. Pek çok kuruluşumuz öne çıkarak en iyi örnekleri oluşturdular. Bugün özel sektörde, üniversitelerimiz, belediyelerimiz, STK’larda başarılı uygulamalarımız var. Onlarla gurur duyuyoruz. TBMM idari birimi ile başlattığımız mükemmellik yolculuğu bir ilk olarak yürüttüğümüz en önemli kamu projelerinden biridir. Gerçekleştirdiğimiz tüm kongrelerimizde bu güzel örnekleri paylaştık. Yeni hayallerin, amaçların peşine düştük. Bunların memnuniyet verici sonuçlarını görmekten gururluyuz” diye konuştu.

    Avrupa Kalite Yönetim Vakfı Yönetim Kurulu (EFQM) Başkanı Andreas Wendt ise mükemmelliğin yaygınlaştırılmasında Türkiye’nin en başarılı ülkeler arasında olduğuna işaret etti. Özellikle otomotiv, sağlık, eğitim ve kamu sektörlerinde Türkiye’nin iddialı olduğunu öne süren Andreas Wendt, “KalDer, Avrupa’da bu işi yapan en iyi kurumlardan biri. 25. yılını kutluyor, başarının devamını diliyorum. En son 2000 yılında katıldığım kalite kongresi son derece başarılı geçmişti. Aynı tabloyu şuan burada da görüyor, yaratacağı etkinin faydalı olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

    BÜLENT ECZACIBAŞI: “BU MODEL İLE ÇOK ŞEY ÖĞRENDİK”

    KalDer ile TÜSİAD Başkanı olduğu dönemde, 1992 yılında tanıştığını ifade eden Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı ise yaptığı konuşmada, EFQM Modeli’nin şirketler üzerindeki etkisine değindi. Eczacıbaşı, “KalDer İş Mükemmelliği Modeli ile vizyon ve başarma azmini iş hayatımıza yansıtmanın aracı oldu. Kuruluşlarımızda başlattığımız dönüşüm çabalarına yol gösterdi. Model ortak bir dil yarattı ve bu dili kullanarak mükemmellik arayışını kültürlerimize işledik. Bir resmin bütününü görmenin ne kadar önemli olduğunu model sayesinde öğrendik” dedi. Eczacıbaşı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “İş Mükemmelliği Modeli’nin öğrettiği en değerli yaklaşımlardan birisinin de modelin yarısı olarak kurgulanan sonuçları önemsemek ve ölçmek. 25 yıl sonra bugünlerde iyice farkediyoruz ki, doğal kaynaklarımızı, sonuçlarını hiç hesaplamadan, tüketmişiz. Havamızı, suyumuzu, toprağımızı, ölçüsüzce kirletmişiz. Eğer kasım ayının sonunda yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nde, dünyadaki karbon salınımını, sıcaklık artışını 2 derecenin altında tutacak şekilde sınırlayamazsak, yaşadığımız felaketlerin büyüyerek devam etmesi kaçınılmaz görünüyor. Dünyamızı yaşanabilir bir yer haline getirebilmek için iş dünyasının girişim gücünden nasıl yararlanabiliriz?

    Faaliyetlerimizin toplum ve özellikle doğa için yarattığı sonuçları nasıl etkin bir şekilde ölçülebilir hale getirebiliriz? İş dünyasında “kalite kavramı” etrafında yarattığımız sahiplenmeyi, “sürdürülebilir bir gelecek yaratmak” için nasıl sağlayabiliriz? Günümüzün can yakıcı sorularının bunlar olduğunu söyleyebiliriz. Sonuç odaklı olmak, sonuçları ölçmek, “iş mükemmeliği modeli”nin bizlere kazandırdığı önemli değerlerden sadece birisi”.

    KALDER VEFA ÖRNEĞİ GÖSTERDİ

    KalDer bu yıl bir ilke imza atarak uzun yıllar emek veren Mükemmellik Elçileri’ni de plâketle ödüllendirdi. Mükemmellik Eliçileri Onur Töreni’nde plâket alan bazı kurum ve kuruluşların isimleri ise şöyle;

    “TÜSİAD, Sabancı Holding, Koç Holding, Borusan Holding, Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBBB), Eczacıbaşı Holding, İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş., , Siemens A.Ş., Coca Cola İçecek, İstanbul Gaz Dağıtım A.Ş. (İGDAŞ), KalDer geçmiş dönem yönetim kurulu başkanları ve kurucu üyeleri, KalDer geçmiş dönem TMÖYK başkanları”.

  • Avrupa’nın En Büyük İnsan Yönetimi Buluşması, Peryön 23. İnsan Yönetimi Kongresi Başladı

    Avrupa’nın kendi alanında en büyük etkinliği olan PERYÖN 23. İnsan Yönetimi Kongresi bugün başladı.

    İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde yapılan kongrede iki gün boyunca 40’ı aşkın oturumda insan yönetimindeki son trendler, başarılı ve örnek uygulamalar yanında “İş Dünyasında” daha önce hiç konuşulmayanlar da sahneye ve gündeme taşınacak. PERYO¨N 3. I·K Blog Ödülleri de kongrenin ikinci günü sahiplerini bulacak.

    Türkiye İnsan Yönetimi Derneği (PERYÖN) tarafından düzenlenen, Avrupa’nın insan yönetimi alanındaki en büyük kongresi PERYÖN İnsan Yönetimi Kongresi’nin 23’üncüsü bugün başladı. Kongre 16-17 Kasım olmak üzere iki gün sürecek. İstanbul’da Haliç Kongre Merkezi’nde yapılan toplantıda 40’ı aşkın oturumda insan yönetimine ilişkin konular ele alınacak. Kongre, katılımcı, konuşmacı ve oturum sayısına göre Avrupa’nın en büyük kongresi olma niteliğini taşıyor. Kongrenin ana sponsorluğunu Doğa İş Güvenliği, Turkcell Akademi, Yapı Kredi Bankacılık Akademisi, yenibiriş.com üstleniyor.

    İki gün sürecek PERYÖN 23. İnsan Yönetimi Kongresi’nde insan yönetimi farklı yönleriyle Türkiye’den ve dünyadan alanında tanınmış uzman ve profesyonel konuşmacılar tarafından ele alınacak. Kongrenin programında birçok dikkat çekici başlıkta oturum ve konuşmacı var. İnsan yönetimi profesyonellerinin buluştuğu dev organizasyona bu yıl yurt dışından katılan konuşmacılar arasında; dünyanın önde gelen “İş yerinde mutluluk uzmanı” Woohoo Inc. Kurucu Başkanı ve Mutluluk Müdürü Alexander Kjerulf, “Aktif yurttaşlık” hareketi ile yüzlerce insanın hayatını değiştiren Ole Kassow, “Çalıs¸an bagˆlılıgˆı” konusunda dünyaca ünlü uzman David Zinger, Achieve Performance Consulting Group Üst Düzey Yönetici Danışmanı John Alatopoulos, Korn Ferry Liderlik ve Yetenek Yönetimi Kıdemli Müdürü Arvinder Dhesi, DDI Seçme ve Değerlendirme Çözümlerinden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kevin Cook yer alıyor. Türkiye’den ise ünlü tarihçi Galatasaray Üniversitesi Hukuk Tarihi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Eczacıbaşı Topluluğu CEO’su Erdal Karamercan, İş Adamı Dr. Murat Yalçıntaş, Yönetici, Konuşmacı, Yazar Akın Öngör, Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Finans Kürsü Başkanı Prof. Dr. Özgür Demirtaş¸, Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, Yemeksepeti.com Genel Müdürü Nevzat Aydın, Metro Toptancı Market Türkiye Genel Müdürü Kubilay Özerkan, Sabancı Holding İK Grup Başkanı Neriman Ülsever, Burgan Bank Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Nazmi Erten, Arzum Ev Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, sanatçı Mert Fırat ve Cengiz Semercioğlu konuşma yapacak isimler arasındalar. İki gün sürecek kongrenin akış yönetimini ise geçmiş yıllarda olduğu gibi yine gazeteci yazar Fatih Türkmenoğlu üstleniyor.

    ’’PERYÖN OLARAK 43 YILDIR İNSAN YÖNETİMİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ’’

    PERYÖN 23. İnsan Yönetimi Kongresi, PERYÖN Başkanı Sevilay Pezek Yangın’ın konuşmasıyla açıldı. Yangın, ’’Etkili insan yönetimi dedik. Biz 43 yıllık dernek olarak PERYÖN olarak bunun için çalışıyoruz. Kongre’de en önemli insan yönetiminden sorumlu profesyonellerin paylaşım alanı olarak burada paylaşıyoruz, gündem yaratıyoruz. Birlikte öğreniyoruz ve ilişkilerimizi kuvvetlendiriyoruz. Bizce Türkiye’nin insan yönetimi anlamında önemli öncelikleri var. Bu değişen dünyada önümüzdeki yıllarda daha da önemli hale gelecek. Biz PERYÖN olarak üç odak alanı belirledik; gençlerin potansiyellerini arttırmak, kadın liderler yetiştirmek ve geliştirmek ve KOBİ’lerle insan yönetimi alanında çalışmak. Çok önemli bir konumuz da 2016 yılında İstanbul’da Dünya İnsan Yönetimi Kongresi’ne ev sahipliği yapacağız, insan yönetimi alanında dünyanın kalbi burada olacak. 20-21 Ekim 2016’da Dünya İnsan Yönetimi Kongresi İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde yapılacak. Türkiye için önemli bir fırsat, bu yıl yaptığımız gibi gelecek yıla da dünya için gündem belirliyor olacağız. Türkiye’deki potansiyeli göstermek için önemli bir fırsat olacak’’ şeklinde konuştu.

    PROF. DR. İLBER ORTAYLI, YÖNETİCİLERİN NASIL OLMASI GEREKTİĞİNİ ANLATTI

    Galatasaray Üniversitesi Hukuk Tarihi Öğretim Üyesi, Prof. Dr. İlber Ortaylı, ’’ 19. y.y.’da yöneticiler belli yetenekler elde etmişlerdi. Belli standartlara ulaşmak zorundalar. Bu 19. y.y.’da yöneticilerin genel karakteridir. Yönetici sınıf nerede olursa olsun hususi eğitim görmek zorundaydı. Yönetici sınıfının en önemli özelliği etikettir. Siyasi ve iktisadi hayatta kılıf kıyafet önemlidir. Amerikan sisteminde fakültede konuşma yapılırken ayağa kalkılır. Gayet kesin kurallar olduğu hepimizin malumudur. Disiplin önemlidir. Hayat disiplin içinde akmalıdır’’ şeklinde konuştu.

    Konuşmasına devam eden Ortaylı, ’’Her yerde yandaşlık ve partizanlık vardır. Bu sistemde yine yetenekli insanı ayırt etmek gerekir. Hükümdar ailesi içinde bile seçim söz konusudur. Personel yönetimi bu gerçeği benimsemektir. Aynı ırktan, aileden gelse de insanların farklı kabiliyetleri oluyor. Bunları ayırt etmek gerekir. İnsanlar kabiliyetlerine göre yaşarlar. Buna göre düzenleme yapmayan toplumların istikbali yoktur. Türkiye’de domatese ketçap sürmeye gidiliyor. Hayatınızın her anında kendinizin farkında olun ve torpilden kaçın’’ dedi.

    DR. ERDAL KARAMERCAN DUYGUSAL ZEKANIN ÖNEMİNİ ANLATTI

    Eczacıbaşı Topluluğu CEO’su Dr. Erdal Karamercan, “İnsan yönetimi profesyonellerinin en önemli görevi, nitelikli insanları kuruma kazandırmak ve iyi yöneticiler olarak yetiştirebilmek” diyen Karamercan, EQ’nun iş ve hayatta başarı için temel olduğunu söyledi. Karamercan, “Yapılan araştırmalar çok sıklıkla IQ’su 140 ve üstü çalışanların IQ’su 100 dolayında olan yöneticilerin altında çalıştığını gösteriyor. EQ’nun öneminin anlaşılmasıyla birlikte şu anda seçim aşamasında daha çok Bilişsel Zeka (IQ) kriterleri geçerli olsa da kariyer yönetiminde EQ daha çok geçerli olmaya başlıyor” dedi.

    PERYO¨N I·K Blog O¨du¨lleri 2015’te 3.kez düzenleniyor. O¨du¨l kapsamında Türkiye I·K Dünyası ve I·K Du¨nyası ile ilgilenen herkes, kullanacağı oylarla en sevdiği ve beğendiği başarılı İnsan Kaynakları bloglarını ve bloggerlarını seçecek. 1., 2. ve 3. olan bloglar, 17 Kasım’da kongrenin 2. günü düzenlenecek törenle duyurulacak.

  • Uluslararası Yönetim Bilişim Sistemleri Ve İnovasyon Yönetimi Kongresi

    “Uluslararası Yönetim Bilişim Sistemleri ve İnovasyon Yönetimi Kongresi” 4-6 Kasım 2015 tarihleri arasında FOM Üniversitesinin Münih yerleşkesinde gerçekleştirildi.

    “Science Bridging Nations” sloganıyla yürütülmekte olan Alman-Türk Bilim Yılı (2014) çalışmaları ile Almanya ve Türkiye arasında bilimsel işbirliğini geliştirme ve bu işbirliğini öncü projeler yoluyla araştırma, eğitim ve inovasyon alanlarına taşıma çabaları kapsamında; Almanya’dan FOM Hochschule ve Atatürk Üniversitesi işbirliğinde “2. Ekonomi Forumu: “Bilişim Teknolojisi ve Inovasyon Yönetimi – Bilimsel Fikir Alışverişi ve Uygulanmalarıyla İlgili Başarı Potansiyellerinin Alman ve Türk Perspektifleri”adıyla AB Fonları destekli bir proje geliştirildi.

    Söz konusu E2E projesi kapsamında “Uluslararası Yönetim Bilişim Sistemleri ve İnovasyon Yönetimi Kongresi” 4-6 Kasım 2015tarihleri arasında FOM Üniversitesinin Münih yerleşkesinde gerçekleştirildi.

    Almanya Eğitim ve Bilim Bakanı Prof. Dr. Johanna Wanka ve Türkiye Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın himayeleri altında düzenlenen kongrede; Bilgi ve Yenilik ekonomisi, Bilgi ve inovasyonda Alman ve Türk şirketlerinin stratejileri, İnovasyon yönetiminde başarı faktörleri, Personel seçimi, istihdamı ve eğitimi ile ilgili BT Davranış değişikliği ile ilgili motivasyon ve ikna edici teknolojiler, Veri madenciliği, Bulut bilişim, Mobil teknolojiler, Sosyal medya, Bilişimde gizlilik ve medya, E-devlet, E-ticaret, E-dönüşüm gibi ana başlıklar altında gerçekleşti.

    Kongreye kabul edilen 60 civarında bildiriyle ulusal ve uluslararası düzeyde çok sayıda katılımcı iştirak etti.

  • Divan Başkanı Ali Sürmen’den Trabzonspor Kongresi Öncesi Uyarı

    Trabzonspor Divan Başkanlık Kurulu Başkanı Ali Sürmen, 5-6 Aralık’ta yapılacak kongre öncesinde camiada birliği sağlamak adına kapsamlı bir toplantı düzenleyeceklerini belirterek, “Gün kapalı kapılar ardında değil, yüz yüze ve sonuç üretmeye yönelik konuşma günüdür” dedi.

    Divan Başkanlık Kurulu üyeleriyle bir basın toplantısı düzenleyen Trabzonspor Divan Kurulu Başkanı Ali Sürmen, 28 Ekim 2015’te mevcut yönetim ve kurullar ile eski başkanlar, eski as başkanlar ve eski divan kurulu başkanlarıyla bir toplantı düzenlendiğini hatırlatarak, “Ancak bu toplantıya arzu edilen düzeyde katılım sağlanamadı. Çalışmalarımız bazı basın organlarında farklı yorumlanmaktaysa da, tüzükten alınan yetkiye bizim beyanlarımız dışında mana yüklemek kongre sürecine katkı sağlamaz” diye konuştu.

    “BİRLİK VE BERABERLİK OLMADAN SORUNLARIN AŞILMASI ZORDUR”

    Sürmen, Trabzonspor’un uzun zamandır sportif, idari ve ekonomik sorunlar yaşadığını da vurgulayarak şunları söyledi:

    “Bu sorunların son zamanlarda saha içi ve saha dışı olaylarla geldiği boyuttan kaygı duymamak Trabzonspor sevdasıyla bağdaşmaz. Tüm bu zorluklara rağmen yapılacak kongrede başkanlığa ve yöneticiliğe aday olan arkadaşlarımızın istek ve cesaretinin takdirle karşılıyoruz. Tüm camia tarafından dile getirilen ve ortak aklın ürünü olan, azami düzeyde birlik ve beraberlik olmadan bu sorunların aşılmasının imkansız denecek kadar zor olduğu düşüncesinin, bütün aday arkadaşlarca mutlaka değerlendirilmesi kanaatindeyiz. Bizim adaylardan beklentimiz camianın bu duyarlılığına ve tavsiyesine kulak vererek çalışmalarını sürdürmeleridir. Sadece kongre kazanmaya yönelik çalışmalar belki makam kazandırır ama Trabzonspor’da hedeflenen sonucu ve huzuru getirmez. Adayların yarışında tarafımızdan yapılan birlik ve beraberlik çağrısının dışında mevcut yöneticiler de dahil kimse tutulamaz.”

    “ADAMCILIK, GRUPÇULUK GERİDE BIRAKILMALI”

    Divan Kurulu Başkanı Ali Sürmen, çözüm arayışında geçmişe dayalı kongre hesapları, siyasi bakış, adamcılık, grupçuluk ve bölgeciliğin geride bırakılmak zorunda olduğunu belirterek, “Geçmişe dayalı kırgınlıkla söylenecek sözlerin ya da adayları değerlendirmenin düne dair yaşanmışlıkları hatırlatmaktan öte bugüne hiçbir katkısı olmayacaktır. Bu nedenle 13 Kasım 2015’te divan başkanlık odasında yapılacak toplantıya başta yönetim kurulu olmak üzere mevcut kurulların, tüm eski başkanlar, eski asbaşkanlar, eski divan kurulu başkanlarının katılımını ve katkı sağlamalarını tarihi bir sorumluluk olarak görüyoruz. Gün kapalı kapılar ardında değil, yüz yüze ve sonuç üretmeye yönelik konuşma günüdür” şeklinde konuştu.

    “19 MAYIS SALONU YETERSİZ, DAHA BÜYÜK SALON GEREKLİ”

    Ali Sürmen, oy kullanacak 9 bin 973 üye olduğunu hatırlattı ve 19 Mayıs Spor Salonu’nun kapasitesinin bu kongre için yetersiz olduğunu ifade ederek, “Salon konusu önemli. Yönetim kuruluyla hem görüşerek hem de resmi yazıyla bu salonun yeterli olmayacağını bildirdik. 9 bin 973 üyenin katılacağı kongre salonunun oturma düzeni bin kişidir. Tıka basa doldurduğunuzda bile ancak 2 bin kişi alır. Yönetim kurulunun üyelerine eziyet etme hakkı yoktur. Bu kongrenin bin kişilik salonda yapılma imkanı olmadığından en uygun yer de bize göre Hayri Gür Spor Salonu’dur. En az 3 bin kişi salonun dışında herhangi bir sıkıntılı ortama girmesi halinde orada yaşanacak arbedeyi hangi emniyet gücü giderebilir? İdari yetkililerin de yaşanmış bazı olaylardan sonra ikinci bir olaya meydan vermemeleri gerekir. Bunun onlar için de çok hayırlı sonuçlar doğurmayacağını düşünüyorum” açıklamasını yaptı.

    “TRABZONSPOR MAHKEME KAPILARINDAN UZAKLAŞTIRILMALIDIR”

    Sürmen, Yargıtay’ın İbrahim Hacıosmanoğlu başkanlığındaki yönetimin görev süresiyle ilgili verdiği kararın ardından başlayan tartışmalarla ilgili bir soruya ise şu, “Yönetimin kongre kararı almasında yasa dışı bir durum söz konusu değildir. Trabzonspor’un bu sürecine hukukun maalesef menfi katkısı var. Bunu bir hukukçu olarak açıklamaktan zul duyuyorum. Kamu yararına bir derneğin yargı sürecinin 2.5 yıl sürmemesi gerekir. Bundan sonra yapılacak olağan kongrenin yargıya taşınması Trabzonspor’a katkı sağlamaz. Trabzonspor artık mahkeme kapılarından uzaklaştırılmalıdır. Asıl çözüm bekleyen sorunlar varken mahkeme kapılarında çıkacak kararı beklemek bize zaman kaybettiriyor. Bunu düşünen arkadaşlara benim tavsiyem kongreden sonra yargıya gitmektense kongreye odaklanmaktır. Sonra da üyelerin kararına saygı göstermektir” cevabını verdi.

    KAYYUM TARTIŞMALARINA YANIT

    Sürmen, kayyum tartışmalarıyla ilgili soru üzerine bilgi kirliliği yaşandığını belirterek, “Yönetimin görev süresi şimdi değil bana göre Yargıtay, yerel mahkeme kararını onayladığı tarihte bitmiştir. Ama Denetleme Kurulu bu konuda bir rapor tutmadı. Denetleme Kurulu, yönetim kurulunun görevini bittiğine dair tüzüğün 45 ve 52. maddesi gereğince bir rapor düzenleseydi farklı bir boyut başlayacaktı Trabzonspor’da. Denetleme kurulu böyle bir raporu tutmayacağı yönünde görüş bildirince, yönetim kurulu haklı olarak kongre kararı almıyorsa kayyum da atanmıyorsa derneği santraldeki birine bırakmayacaklar herhalde. Yetkisiz biri orada oturup da derneği yönetebilir mi? Bu ihtiyari bir görevdir. Ya yönetim kongre kararı alırdı ya kayyum atanmasını kendisi isterdi. Veya dışarıdan bir üyenin talebiyle kayyum atanırdı. Yeni yönetim geldiğinde yönetimin ihtiyari görevi de biter. Biz derneğin divan başkanıyız, denetlemesi ve diğer organlarıyız. Bir de şirketin yönetimi var. Şirket yönetim kurulunun yargı kararlarıyla ilgisi yok. Bunu atlamayalım. Mahkeme kayyum veya temsilci atamadıktan sonra mevcut yönetim ihtiyari olarak bu görevi kongre sonuna kadar yapacaktır” diye konuştu.

    “KONGRE ÜYELERİ O KİŞİYE SIRTINI DÖNSÜN”

    Trabzonspor Divan Başkanlık Kurulu Başkanı Ali Sürmen, hiç kimsenin Trabzonspor üyesini üzmeye hakkı olmadığını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Kim kongre öncesi ve günü Trabzonspor üyesini üzecek davranış ve tutumda bulunursa kongre üyeleri onlara arkasını dönsün. Trabzonspor üyesine hiç kimsenin eziyet çektirmeye ya da Türkiye’de, Avrupa’da ve dünyada Trabzonspor üzerinde kara bulutlar dolandıracak söylem ve hareketlerde bulunmaya hakkı yoktur.”