Etiket: Kongresi

  • CHP Bafra İlçe Kongresi Yapıldı

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bafra İlçe Başkanlığı seçimlerini mevcut başkan Nihat Oktay kazandı.

    Belediye Kültür Merkezi’nde yapılan kongrede eski başkan Nihat Oktay ve Orhan Hacıhafızoğlu aday oldu. 313 delegeden 266’ının oy kullandığı seçimde 266 oy alan Nihat Oktay, ilçe başkanı seçildi. Orhan Hacıhafızoğlu ise 188 oyda kaldı.

    CHP Bafra İlçe Başkanlığı Yönetim Kurulu Fatih Aslan, Fatma Bastil, Feyyaz Bayrak, Selma Erduran,Çiğden Eroğlu,Tuğba Gülpınar, Esra Deniz Karagöl, İsa Keçici, Şükrü Mangır, Recep Özcan, Vahit Perçin, Ahmet Tuncer Sevinç, İlhan Sözen, Şuayip Sürmeli, Nihat Şener ve Kenan Yıldırım’dan oluştu.

  • Türk Anesteziyoloji Ve Ve Reanomisyon Derneği 49. Ulusal Kongresi

    Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği 49. Ulusal Kongresi (TARK) Antalya’da ’Yaşamsal Teknoloji’ temasıyla devam ediyor. Kongreye 1400’e yakın sahasında uzman davetli katılırken başta ABD ve Avrupa olmak üzere 50’ye yakın konuşmacı katılımcı da kongreyi takip ediyor.

    Kongreyle ilgili düzenlenen basın toplantısında konuşan Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği Başkanı Prof. Dr. Naslihan Alkış, Anestezi uzmanlarının ameliyat öncesinde, ameliyat süresince ve sonrasında hastayı takip ettiğini, bu süreçlerde ağrı duymasını engelleyerek hayati fonksiyonlarının sürdürülmesi için gerekli bakım ve tedavileri uygulayarak yapılan işlemlerin algılanmasını engellediklerini söyledi. Sağlıkta tedavilerin başarısının multidisipliner yaklaşıma ve bu disiplinler arasındaki uyuma bağlı olduğunu hatırlatan Prof.Dr. Alkış, “Özellikle cerrahi tedaviler anestezi ve cerrahi ekiplerin ortak çalışması ile yürütülmektedir. Duyusuzluk, ağrısızlık, diğer bir deyişle ağrı duyusunun kaldırılması olarak ifade edilebilecek anestezi, anestezi uzmanının liderliğinde anestezi teknisyeni, teknikeri ve hemşiresinden oluşan bir ekiple gerçekleştirilir. Bu ekip, hastayı ameliyat öncesinde değerlendirerek bir anestezi planı oluşturulmasından, hastanın ameliyat boyunca ağrısız olmasını ve ameliyat sürecini güvenle geçirmesini sağlamaktan, ameliyat sonrası süreçte de hastanın yaşamsal fonksiyonlarının kontrolünden ve bu fonksiyonların sağlıklı bir şekilde sürdürülmesinden sorumludur. İnsanlık var olduğu sürece sağlığın korunması, iyileştirilmesi çabaları devam edecektir ve sağlık korunabildiği sürece de insanlık var olacaktır. Bu döngüde sağlık çalışanlarımızın yeri her zaman olağanüstü bir konuma sahip olacaktır” dedi.

    ANESTEZİDE HASTA GÜVENLİĞİ

    Konuşmasında hasta güvenliği konusuna da değinen Prof. Dr. Alkış, Anestezi tipi ne olursa olsun, anestezi sırasında ve sonrasında Hasta kaynaklı ,Uygulanan anestezi kaynaklı, Cerrahi işlem kaynaklı, Çevresel faktörler nedeniyle Hasta güvenliğini tehlikeye atan sonuçlar ortaya çıkabileceğine dikkat ç ekti. Alkış,” Diğer alanlarla karşılaştırıldığında, anesteziyoloji hasta emniyeti ve güvenli sağlık hizmeti açısından en önemli uzmanlık alanları içindedir. Bu bakımdan, kendine özgü yüksek riskli bir uygulama olmasına karşılık, anesteziyoloji bugün oldukça güvenli hale gelmiştir. Anesteziyolojideki ölüm oranları, klinikteki uygulamaların bugünkü güvenlik durumunu yansıtmaktadır. Anestezi kaynaklı ölümlerin oranını sağlıklı olarak tespitte zorluklar vardır. Zira anesteziye doğrudan veya dolaylı olarak bağlı terimi çok kesin tarif edilememektedir, ayrıca oranların bu kadar düşük olmasından dolayı çok yüksek sayıda vaka gerekmektedir. Bu kadar yüksek vak’a sayısı toplanması sırasında ise çalışma popülasyonu, teknoloji, hasta bakımında değişiklikler olacağından çalışmalar arası karşılaştırmalar güçleşmektedir. Ama her durumda anestezi kaynaklı ölüm oranlarının azaldığı açıktır. Hasta güvenliği için morbidite verileri de fikir vericidir. Anestezi ile ilgili morbiditelerde komplikasyonların hala çokça olduğunu görmekteyiz. Bazı önemli çalışmalarda anestezi ile ilintili minör perioperatif olayların yüzde 18-22 arasında olduğu bildirilmektedir. Majör perioperatif komplikasyon oranı yüzde 0,45-1,4 oranına ulaşmakta ve kalıcı hasar bırakan komplikasyon oranı da yüzde 0,2-0,6’ya varmaktadır” dedi.

    GÜVENLİĞİN ARTIRILMASI

    Güvenliği Arttırmada Kanıtlanmış Yöntemler bulunduğunu da söyleyen Prof.Dr. Neslihan Alkış ,son 10 yıl içinde, başka yüksek riskli alanlarda geliştirilmiş olan çeşitli risk yönetim metotlarının anestezistler tarafından uygulanmakta olduğunu ifade etti. Alkış ” Olay raporlaması da bunlar için olan örneklerden biridir. Örneğin olay bildirimi ABD Hava Kuvvetleri’nin 2. dünya savaşında geliştirdiği uçuş psikolojisi programından kaynaklanmıştır; 1954 yılında devreye alınmış ve o tarihten itibaren çeşitli alanlarda uygulanmıştır. Anesteziyolojiye uyarlanması önce Avustralya’da uygulanmış, daha sonra da 1990’lı yıllarda İsviçre’de kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde, kritik olay bildirimi sadece anestezi ve yoğun bakımda değil, aynı zamanda çeşitli diğer medikal branşlarda da uygulanan kanıtlanmış bir yöntemdir. Yerel olarak hastanelerde uygulanmakta, ulusal düzeyde de bütün dünyada hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde kullanılmaktadır. Bütün bu sistemlerin gayesi bildirilmiş istenmeyen olaylardan veya buna yol açabilecek durumlardan öğrenmektir. Kalite yönetiminin teknikleri (planla-yap-kontrol et-uygula) ile beraber, olay raporlama sistemleri anesteziyoloji ve sağlığın diğer alanlarındaki bakımın komplike sürecini iyileştirmeye yöneliktir. Simülasyon tekniği hasta emniyetini geliştirmeye yönelik diğer güçlü bir yöntemdir. Simülasyon olağandışı durumlar için beceri eğitiminde, öğrenci konumundakilerin değerlendirmesinde veya tekrar belgelendirmelerde, iletişim becerilerinin geliştirilmesinde, hatta anesteziyoloji, acil bakım tıbbı ve yoğun bakım gibi yüksek risk alanlarındaki takım çalışmalarına eğitim vermek için de çok faydalı olmuştur. Bugün, “teknik olmayan beceriler” olarak sınıflandırdığımız becerilerin, yüksek risk alanlarındaki süreçlerin emniyeti için geleneksel teknik beceri ve bilgi kadar önemli olduğu kabul edilmektedir. Bu düşünce, takım performansının emniyetli hasta bakımı için yaşamsal önem taşıdığı bilinci ile aynı doğrultudadır.” diye konuştu.

    Prensip olarak her insanın hata yapabileceği ve dolayısıyla sistemlerin insan hatalarını önleyebilecek şekilde tasarlanmaları gerektiğinin esas alındığını da hatırlatan Prof.Dr.Alkış, bundan dolayı anestezi için hazırlık gibi lineer prosesleri desteklemek için kontrol listeleri hazırlamakla kalınmadığını söyledi. Alkış ” Aynı zamanda değişik branşları içeren, hastanenin değişik kısımları için geçerli olan, hatta değişik takımlar ve meslekler için de geçerli olan, örneğin yanlış tarafın ameliyat edilmesini önlemek gibi komplike süreçler için de kontrol listeleri hazırlanmaktadır. Anestezi ile uğraşan profesyonellerin teknik ve insan faktörü ile ilgili teknik olmayan becerileri, hasta emniyetini etkileyen tek faktör değildir. Cemiyetteki değişik paydaşların bilinç seviyelerinin yükseltilmesi ve yetkili politik mercilerin gerekli desteğinin sağlanması da en az bunlar kadar önemlidir. Bu özellikle değişik hasta emniyetini arttırma girişimleri için parasal destek alınmasını kapsar. Bu kapsamda, Haziran 2010’da “European Board of Anesthesiology” ve “European Society of Anesthesiology”Anesteziyolojide Hasta Güvenliği İçin Helsinki Deklarasyonunu kabul etmişlerdir. Bunların anestezi pratiğine transferi anestezistlerin, akademisyenlerin ve kamu sektörünün birlikte çaba sarfetmelerini gerektirmektedir. TARD da bu deklerasyona imza atmış önemli derneklerden bir tanesidir.” şeklinde konuştu.

    ANESTEZİ KORKUSU

    İnsanların başlarına ne geleceğini bilmedikleri bir ortama girdiklerini ve korkunun asıl sebebinin bu olduğunu söyleyen Prof.Dr. Naslihan Alkış, bu korkuların aşıllması için hem sosyal sorumluluk projesi olarak hem de kamuya hizmet anlamında bir kitap hazırladıklarını açıkladı. ’Anestezi sırasında başıma ne gelecek, ne zaman anestezi doktorumla konuşmalıyım, neler sormalıyım’ gibi konuları cerrahi aday olan her hastanın öğrenmesini istedikleriniz hatırlatan Alkış ” Bence ameliyathaneler, kişilerin hayatlarından kopmamaları için en güvenli yerlerdir. Ameliyathanede hayatınızın en ciddi riske girdiği anda en iyi desteği alabileceğiniz hem ekipman hem de yetişmiş anestezi uzmanları var. Korkmasınlar. Narkoz fazla gelmiş uyanamamış gibi şeyler bilgi eksikliğinden kaynaklı. Hastanenin kendi sağlık durumuyla ve cerrahinin tipiyle ilgili sorunlardır. Türkiye’de iyi eğitim görmüş anestezi uzmanları doktorları veriyor her türlü anesteziyi. Hastalığın seviyesi o ameliyat o hasta için risk getiriyorsa, o zaman ameliyatı engellemek söz konusu. yoksa anestezi almamak gibi bir kavramı doğru bulmuyorum. Ben uyuyayım hiçbir şey hissetmeyeyim diyen hastalar olabilir ama bu her zaman bizim insiyatifimizde, hangi anesteziyi alacağı uzmanlar tarafından belirlenir.” dedi.

    ANESTEZİ UZMANLARIN HAKLARI

    Basın toplantısında dernek hakkında bilgi veren ve çalışanların sıkıntılarını dile getiren Dernek İkinci Başkanı Prof. Dr. Hülya Bilgin ise anestezi uzmanlarının genellikle anestezi hatalarıyla gündeme geldiklerini ancak çok başarılı ve önemli işlere imza atan bir bilim alanı olduğunu söyledi. 1956 yılında kurulmuş bir dernek olduklarını, anestezinin teknolojiye açık bir alan olduğunu, bugünkü teknoloji ile hastalara sınırsız saatte anestezi uygulayabildiklerinin belirterek ” Sadece ameliyathanelerde değil, kliniklerde, endoskopik girişimlerde sürekli yardımlar veren bir ana bilim dalıyız çok fazla alanda çalışıyoruz. Bizim aynı zamanda çalışanların da güvenliğini sağlamamız gerekiyor. Bakanlığımızn dikkatini çekmemiz lazım kapalı ortamlarda çalışan mesaisi olmayan, çay kahve molası vermeyen bir branşta çalışıyoruz, kendinize özel program yapmanız mümkün gedil, sürekli risk altındasınız, hayatı pamuk ipliğine bağlı olanların pamuk ipliğini tutanlarız aslında. Çalışma şartlarının iyileştirilmesinin gerektiğini düşünüyorum. Yeni teknolojilerin anestezide kullanılabilir olması eğitim gerektiriyor” dedi.

    Bakanlıktan taleplerini de ileten Hülya Bilgin, öncelikli olarak hastanelerde asgari anestezi cihazlarının sağlanması gerektiğine dikkat çekti. Bilgin ” Bunlar olmadan anestezi verilemez, anestezi araç gereçleri olmayan hastaneye anestezi hekimi gönderilemez, o hastanede çalışmamız çok zor. Bakanlık asgari standartları sağlayacak ki biz de bu ortamda çalışacağız. Özellikle son yıllarda bakanlıkla çok iyi ilişkiler kuruldu, bu çok önemli. ” diye konuştu.

    TÜRKİYE YAŞLANDIKÇA CERRAHİ MÜDAHALE ARTIYOR

    Derneğin Genel Sekreteri Prof.Dr. Zekeriyya Alanoğlu ise Türkiye’nin gittikçe yaşlanan nüfusa sahip olduğunu ve yaşlandıkça da cerrahi müdahale sayılarında artış olduğuna dikkat çekti. Prof.Dr. Alanoğlu “Yaşlanan hasta polülasyonu, bu kişilerin daha fazla cerrahi işlemle karşı karşıya kalmalarını doğuruyor. Yaş artmasıyla birlikte yandaş hastalıklar ortaya çıkıyor. Tansiyon, şeker, böbrek rahatsızlığı, karaciğer rahatsızlığı gibi. Burada en önemli faktör cerrahideki gelişmelerin anesteziyle,anestezideki gelişmelerin cerrahiyle birlikte at başı ilerlemiş olması.İnsani altyapının yetiştirilmesi de önemli. Bu insan gücünün yetiştirilmesi de önemli, bu anlamda derneğimiz üzerine düşen görevleri uzun yıllardır başarıyla gerçekleştirmekte. Türk anestezistleri, sadece Türkiye’de değil, dünyanını her yerinde bu görevi layığıyla yerine getirmekteler. Teknik altyapı, arkadaki insan gücü, cerrahi ekibin yetenekleri hepsi bir ekip işidir.Yurt dışında hastalar için anestezi uzmanları gardiyan yani koruyucu olarak tanımlanırlar” dedi.

    Kongre 6 Aralık tarihinde sona erecek.

  • İlkadım’da Büyük Balkan Kongresi

    İlkadım Belediyesi, 5-6 Aralık’ta yapılacak olan 9. Uluslararası Mübadele ve Balkan Türk Kültürü Araştırmaları Kongresi’nde Sultan 2. Abdülhamit Han’ın kendi döneminde çektirdiği fotoğraf koleksiyonundan oluşan Balkan Fotoğraf Sergisi açacak.

    9. Uluslararası Mübadele ve Balkan Türk Kültürü Araştırma Kongresi İlkadım Belediyesi ve Samsun Mübadele Derneği işbirliği ile 5-6 Aralık tarihlerinde Serra Otel’de gerçekleşecek. 40’a yakın ulusal ve uluslar arası akademisyen, bakan, belediye başkanları, parti genel başkan yardımcısı, yazar, yönetmen, ilgili vakıf dernek başkan ve yöneticilerin katılacağı Uluslararası Mübadele ve Balkan Türk Kültür Araştırmaları Kongresi Protokol konuşmalarıyla başlayacak ve 2 gün sürecek olan kongre 6 oturumla noktalanacaktır. İki gün boyunca 6 oturumla noktalanacak Uluslararası Mübadele ve Balkan Türk Kültürü Araştırma Kongresi’ne Makedonya, Kosova, Sırbistan, Bulgaristan, Yunanistan ve Türkiye’den 30 akademisyen, gazeteci, Siyasetçi, Milletvekili, Bakan ve Siyasi Parti Genel Başkanı katılacak.

    FOTOĞRAFLARLA 100 YIL ÖNCESİ BALKANLAR

    Balkan Türk Kültürü Araştırmaları Kongresi açış programından önce yapılacak Sultan II. Abdülhamit’in kendi döneminde çektirdiği fotoğraf koleksiyonundan oluşan Balkan Fotoğrafları Sergisi’nde İstanbul Üniversitesi Yıldız Arşivi’nden faydalanılarak dönemin 19. asrın ikinci yarısından sonra 20. asrın Balkan Harbi’ne kadar çekilmiş fotoğraflar yer alıyor. Sergide, 100 yıl önceki köprüleri, çeşmeleri, devlet binalarını, okulların, o dönemin sosyal yapısı ve yaşam biçimin yer alacağı sergide 178 fotoğraf görücüye çıkacak.

    ŞEHRİMİZİN SOSYO-KÜLTÜREL BİRİKİMİNİ ARTIRIYORUZ

    İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok, “Belediye olarak şehrimizin sosyokültürel birikimini arttıracak, sorunları bilimsel ve akademik verilerle tespit edip bu sorunlara çözüm yolları üretecek sempozyum ve kongreler düzenliyoruz. Bu manada Samsun Mübadele Derneği, Başbakanlık TİKA ve Kültür Turizm Bakanlığı işbirliği 9. Uluslararası Mübadele ve Balkan Türk Kültürü Araştırmaları Kongresi’ni gerçekleştiriyoruz. Kongremizin sonuçlarının ülkemiz, şehrimiz ve ilçemiz için hayırlara vesile olacağı kanaatindeyim” dedi.

  • Pcr İstanbul Peripheral 2015 Kongresi Gerçekleşti

    ’PCR İstanbul Peripheral 2015 kongresi Intercontinental Otel’de gerçekleşti. Birçok farklı ülkeden katılım sağlanan PCR İstanbul Peripheral 2015 kongresi büyük başarı ile tamamlandı.

    Kongre direktörleri Ömer Göktekin, Alberto Cremonesi, ve Thomas Zeller bu toplantının kardiyologlar için yeni bir alan olan ve vücutta kalp dışındaki damarların anjiyo yöntemiyle açılması üzerine olduğunu belirtti. Son 10 yılda dünya çapında yüzde 23,5 artarak 2010 yılında 202 milyona çıktığı tespit edilen periferik arter hastalığı, toplamda dünya üzerinde 200 milyondan fazla kişiyi etkiliyor ve bu haliyle küresel bir hastalık haline gelmiştir. Bu küresel hastalığın tedavisinde kardiyologlara çok önemli görev düşmektedir. PCR Istanbul Periferik Toplantısı kardiyologlar için nispeten yeni olan bu hastalıkların anjiyo yöntemiyle tedavisinde en son teknik ve ekipmanları konu almış ve bu konuda kardiyologların ihtiyacı olan bilgiye kolayca ulaşmalarını sağlamıştır. Kongrede konuşan Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer Göktekin, “Burada yaptığımız 3 günlük uluslararası toplantının son günündeyiz. Dünyanın her yerinden doktorlar geldi. Daha çok kardiyaloglar için organize edilen kalp dışındaki damarların açılmasını konu alan bir toplantı. Bacak damarlarımız, boyun damarlarımız, kol damarlarımız kısaca kalp dışındaki bütün damarların nasıl açıldığını konu alan bir toplantı oldu” dedi. Kongrenin son gününün beyin damarlarının açılması konusuna ayrıldığını belirten Prof. Dr. Ömer Göktekin, “Bugün özellikle beyin damarlarının açılmasını konuştuk. Felç geçiren hastaların beyin damarlarının açılması konusunda bir kurs organize ettik. Bu tedavinin felcin ilk 6 saatinde yapılması gerekiyor. Sonrasında yapılırsa çok faydası olmuyor ama ilk 6 saatte yapıldığında bazı hastalarda hiç felç geçirmemiş kadar iyileşme görülüyor. Dolayısıyla toplantımızın konusu buydu ve büyük ilgi vardı” diye konuştu. Toplantının dünyada kardiyologlar tarafından ve kardiyologlar için yapılan ilk perifer toplantısı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Göktekin, açıklamalarına şöyle devam etti: “Dünyanın her tarafından doktorlar katıldı. Bu, dünyada kardiyaloglar için yapılan ilk toplantı. Bundan sonra da her yıl İstanbul’da yapılacak. PCR denilen büyük bir girişimsel kardiyoloji organizasyonu var. Bu organizasyon dünyadaki bütün kardiyogların buluştuğu bir kongre toplantısı yapıyor. Dolayısıyla bu PCR ekibinin perifer dediğimiz bu kalp dışı damarların açılması konusundaki organizasyonu çok önemli. Bunu İstanbul’da yapması da Türkiye açısından çok önemli oldu. Çünkü bu toplantı için her sene buraya dünyanın her tarafından birçok kardiyolog gelecek. Toplantının markasının PCR İstanbul Peripheral olması ve adında İstanbul ile anılması ayrı bir onur kaynağı oldu”. Kongrenin çok başarılı geçtiğini söyleyen PCR Başkanı Prof. Wiliam Wijn ise “Katılımcılar gerçekten toplantıyı çok beğendiler. Çok başarılı geçti. Bundan sonraki yıllarda da bu toplantılar yine İstanbul’da olacak. Herkes büyük bir heyecanla sonraki yılı bekliyor” diye konuştu.

  • Dikili’de Gergin CHP Kongresi

    İzmir’in Dikili ilçesinde yapılan CHP’nin ilçe kongresinde seçimleri mevcut başkan İsmail Hakkı Şener kazanırken, eski ilçe başkanı Veli Karaman’ın sözleri kongrede gerginliğe neden oldu.

    Dikili ilçesinde günlerdir merakla beklenen CHP İlçe Örgütü’nün kongresi gerçekleştirildi. Mevcut başkan İsmail Hakkı Şener ve meclis üyesi Murat Durak’ın blok listeyle seçime girdiği kongrede heyecanlı dakikalar yaşandı. CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır ise kongrede divan başkanı oldu. Kongreye partililer yoğun ilgi gösterirken, seçimlere, ilçede üç dönem ilçe başkanlığı görevini üstlenen Veli Karaman’ın sözleri damga vurdu. Kürsüde bir konuşma yapan Karaman, kongrede yarışan ve mevcut başkan İsmail Hakkı Şener hakkında bazı iddialar ortaya attı. Veli Karaman, Şener’in yerel seçimlerde tarafsız olması gerekirken 11 aday arasında ayrımcılık yaptığını iddia ederek, bazı adayları genel merkeze şikayet ettiğini öne sürdü. Karaman’ın bu sözleri ise partililer tarafından tepkiyle karşılandı. Kürsüde konuşma yapan eski başkanın sözü sık sık sataşmalarla kesildi. Yinede iddialarına devam eden Karaman, sözlü müdahaleler sonrasında konuşmasını kısa kesti. Yaşanan bu gerginlik ise kongre sonuna kadar konuşuldu.

    5 OY FARKLA MEVCUT BAŞKAN SEÇİMİ KAZANDI

    Öte yandan gerçekleştirilen seçimleri ise az bir farkla mevcut başkan İsmail Hakkı Şener kazandı. Şener seçimlerden 103 oy alırken, meclis üyesi Murat Durak ise 98 oy aldı. Kongreye, CHP’li milletvekilleri, çevre ilçelerin ilçe başkanları ve çok sayıda partili katıldı.