Etiket: Konferansında

  • Cihan Aktaş “Şehir Tutulması” Konferansında Konuştu

    Gazeteci-Yazar Cihan Aktaş, Bülent Ecevit Üniversitesi’nde (BEÜ) “Şehir Tutulması” konferansında konuştu. Aktaş, konferans öncesi MEDEM’in Tezhip Sergisi’nin açılışını yaptı.

    Bülent Ecevit Üniversitesi Medeniyet Araştırmaları ve Değerler Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi kursiyerleri tarafından hazırlanan Tezhip Resim Sergisi’nin açılışı Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde yapıldı.

    Konferans için üniversitede bulunan Gazeteci-Yazar Cihan Aktaş da beraberindekiler ile birlikte serginin açılış kurdelesini kesti. Sergiyi gezen Aktaş, gazetecilere ilk kez Zonguldak’a geldiğini anlattı. Aktaş, “Üniversite hakkında pek fazla bilgim yoktu. Tanımak yetmiyor, kütüphaneleri, salonları, özellikle konuk evi çok özenli. Sergi de sürpriz oldu. Tezhip çok zordur. Biz tezhipte geçmiş yıllarda çok zirveye çıkmışız. Deneyimli başarılar elde etmişiz” diye konuştu.

    MEDEM’de görevli Öğretim Görevlisi Merve Öztürk de kurs hakkında bilgiler aktardı. Öte yandan, 16 kursiyerin hazırladığı Tezhip Sergisi, yaklaşık bir hafta kadar sürecek.

    AKTAŞ, ŞEHİRCİLİĞİ ANLATTI

    Tezhip Sergisi’nin ardından “Şehir Tutulması” konferansı düzenlendi. Konferansa konuşmacı olarak katılan Gazeteci-Yazar Cihan Aktaş, şehircilik konusundaki gelişmeleri anlattı. Aktaş, insanların kültürlerini yaşadıkları mekanlara yansıttıklarını söyledi. Küçük yaşta depremi yaşadığını hatırlatan Aktaş, depremin değil binaların öldürdüğünü söyledi. Mimarlık mesleğini seçmesinde de bunun etkili olduğunun altını çizen Cihan Aktaş, “Şehir Tutulması” kitabından bölümler aktardı.

    Yazarlık mesleğini aşkla yaptığını ifade eden Aktaş, geçmişten günümüze yazarlık mesleğinin durumu hakkında da bilgi verdi. Konferans, Gazeteci-Yazar Cihan Aktaş’a plaket verilmesi ile son buldu.

  • Bahçeşehir Okulları Uluslararası Yabancı Diller Konferansında, Farklılaştırılmış Öğretim Masaya Yatırıldı

    Farklılaştırılmış yabancı dil eğitiminin masaya yatırıldığı ve Amerikalı şair Robert Frost’un hologram gösterisi aracılığıyla konuk olduğu Bahçeşehir Okulları Uluslararası Yabancı Diller Konferansı, Bahçeşehir Okulları Çamlıca Kampüsünde gerçekleşti.

    Amerikalı şair Robert Frost’un ‘The Road Not Taken’ adlı şiirinden ilham alan ‘Nadiren Seçilen Yol: Farklılaştırılmış Öğretim (The Road Rarely Taken: Differentiated Instruction) Bahçeşehir Okulları Uluslararası Yabancı Diller Konferansı’nda farklılaştırılmış yabancı dil öğretimi uluslararası boyutta ele alındı. Tüm eğitimcilere açık olarak düzenlenen ve temel amacı eğitim dünyasında farklılaştırılmış öğretim konusunda bir farkındalık oluşturmak olan konferans, özel eğitim kurumlarının yöneticilerinden ve öğretmenlerinden yoğun ilgi gördü.

    NEDEN FARKLILAŞTIRILMIŞ ÖĞRETİM?

    Bahçeşehir Okulları Yabancı Diller Direktörü İpek Bulduk Cooley konferansa konu olan Farklılaştırılmış Öğretim’i, ‘’Farklılaştırılmış Öğretim, planlama ve uygulama aşamasında zorlayıcı olan ama her bir öğrenciyi kendi hazır bulunurluk durumuna göre yönlendirerek zamanla her öğrenciyi bağımsız, eleştirel düşünebilen, yaratıcılığı gelişmiş birer birey haline dönüştüren bir eğitim yaklaşımı’’ olarak tanımlarken, Dil Bilimci Gardner, “Eğitim ile bütün çocuklara sanki aynı bireyin farklı örnekleriymiş gibi davranılması büyük bir hatadır ve bu hata başka bir hatanın oluşmasına sebep olur, o da bütün çocuklara aynı yöntemlerle, aynı şeylerin öğretilmeye çalışılmasıdır’’ şeklinde bir tanımlama yaptı. İpek Bulduk Cooley, Dil Bilimci Gardner’ın bu söyleminden yola çıkarak düzenledikleri konferansın amacını,‘’Öğrencilere farklılaştırılmış eğitimi sunacak her eğitimcinin profesyonel gelişim sürecindeki ihtiyaçlarının birbirlerinden farklı olacağını biliyoruz ve Bahçeşehir Okulları olarak “yaşam boyu öğrenme modeli”ni içselleştirmiş bir okuluz. Bu konferansta, ana konuşmacıların sunumları ve yapılan çalıştaylar aracılığıyla yabancı diller öğretmenlerine farkındalık kazandırmayı ve nadiren seçilen bu yolda onların ihtiyaçlarını desteklemeyi hedefledik’’şeklinde açıkladı.

    KONFERANSTA DÜNYACA ÜNLÜ KONUKLAR YER ALDI

    Katılımcılarını hologram gösterisi aracılığıyla 1874-1963 yılları arasında yaşamış Amerikalı şair Robert Frost ile buluşturan konferansın açılış konuşmasını Bahçeşehir Okulları Yabancı Diller Direktörü İpek Bulduk-Cooley yaptı. İpek Bulduk-Cooley daha sonra konferansın sürpriz konuğu Robert Frost ile bir söyleşi gerçekleştirdi. Bu söyleşide ünlü şair, konferansa ilham veren şiiri ‘The Road Not Taken’ı okudu. Bahçeşehir Okulları Uluslararası Yabancı Diller Konferansı’nın ana konuşmacıları ise dünya çapında tanınmış, kitapları ve fikirleriyle dünyada ses getiren eğitimci Philip Kerr ve başta TEDx (Technology, Entertainment, Design) konuşmaları olmak üzere dünyanın birçok yerinde hikayeleriyle hayranlık uyandıran Jan Blake idi. Ana oturumların dışında Almanya, İspanya, Fransa ve Türkiye’den dilbilim ve eğitim uzmanlarının 12 eş zamanlı oturum gerçekleştirdiği konferansta “Farklılaştırılmış Yabancı Dil Öğretimi” 4 dilde ele alındı.

    HERKESE AÇIK BİR KONFERANS

    Konferansın diğer örneklerinden farklı olduğunu dile getiren Bahçeşehir Okulları Yabancı Diller Direktörü İpek Bulduk-Cooley, ‘’Öncelikle bu konferansı, İngilizce, İspanyolca, Almanca ve Fransızca olmak üzere 4 farklı dilde gerçekleştiriyoruz ve 4 dilde farklılaştırılmış eğitimi konuşuyoruz. 2 ana konuşmacımızın yanı sıra 12 tane de eş zamanlı çalıştayımız var. Eğitim dünyasında duayen kabul edilen isimlerin hepsini bir araya toplama fırsatımız oldu. Bu konferansı sadece kendi öğretmenlerimiz için yapmadık; 35’in üzerinde özel eğitim kurumundan gelen yönetici ve yabancı dil öğretmeni etkinliğimize katıldı’’ dedi.

    ‘’GENEL GEÇER YAKLAŞIMLARLA ÖĞRENCİNİN EDİNİM SÜRECİNİ TAMAMLAYAMAYIZ’’

    Öğrencinin bir birey olduğunu ve genel geçer yaklaşımlarla edinim sürecinin tamamlanamayacağının altını çizen Bulduk-Cooley sözlerine şöyle devam etti, ‘’Çünkü hepimiz bir bireyiz ve ihtiyaçlarımız çok farklı. Öğrencileri birinci sınıf, ikinci sınıf, alt seviye, üst seviye diye kategorize etmek yerine bir öğretmenin sanki bir orkestra şefi edasıyla onları yönetmesi gerekir. Öğretmen sınıfın içerisinde öğrencilerini çok iyi tanımalı, ihtiyaçlarını bilmeli ve o ihtiyaçlara göre eğitim öğretimi dizayn etmelidir.’’ Dünyada ve Türkiye’de ses getirmiş değerli eğitimciler ile yabancı dil eğitiminde farklı birikim ve deneyimlere sahip öğrenciler için “Farklılaştırılmış Öğretim”i tartışma fırsatını sağlayan konferansın çok güzel bir paylaşım ortamı oluşturduğunu dile getiren ve konferansın önemine dikkat çeken Bulduk-Cooley, ‘’Buraya gelen isimler çok ciddi araştırmacılar, kitap yazarları, yıllarını bu işe vermiş insanlar. Burada oldukları süre içerisinde birbirimizden yararlanacağız. Bu imkanı tüm özel okul yönetici ve öğretmenlerine açmış olmaktan mutluluk duyuyoruz’’ diyerek sözlerini noktaladı.

    Konferansın sonunda katılımcı öğretmenler arasında bir çekiliş düzenlendi ve kazanan iki öğretmene uluslararası eğitim imkanı sunuldu. Öğretmenlerden birisi CELTA (Certificate in Teaching English to Speakers of Other Languages) eğitimi, diğeri yabancı dil eğitimi alanındaki en önemli yıllık konferans olan IAETEFL Konferansı’na (International Association of Teachers of English as a Foreign Language) ulaşım, konaklama ve eğitim bedeli karşılanmak üzere katılma hakkı kazandı.

  • İnsan Hakları Konferansında Çalışma Hayatındaki Sıkıntılar Anlatıldı

    Namık Kemal Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Davuthan Günaydın tarafından, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu yararına çalışan derneklere ve ilk ve orta öğretim okullarında görev yapan rehber öğretmenlere “İnsan Hakları” konulu konferans verildi.

    İl Milli Eğitim Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen ve haklarının ağırlıklı olarak anlatıldığı konferansa, Vali Yardımcısı Ahmet Büyükçelik, il genelinde görev yapan rehber öğretmenleri, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu yararına çalışan dernek üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

    İnsan Hakları konulu konferansta konuşan Yrd. Doç. Dr. Davuthan Günaydın, “İnsan hakkı çok geniş bir kavram. Bu temel haklardan sıkça bahsediliyor. Ben bugün insan için en az yaşam hakkı kadar değerli olan çalışma hakkından bahsedeceğim. Uluslararası çalışma örgütünün de üzerine araştırmalar yaptığı ‘insana yakışır iş’ kavramı üzerinde duracağım. Özellikle Türkiye, iş haklarının ihlali konusunda maalesef ki dünya üzerinde başı çeken ülkeler arasında. Yapılan araştırmalara göre, her 3 kişiden 1’İ sosyal güvencesi olmadan çalıştırılıyor. Türkiye’de çocuk işçilerin de çok fazla olduğunu söylemek mümkün. Ülkemizde zorunlu eğitim 12 yıl, yani bir çocuğun 18 yaşına kadar okuması mecburi. Ancak bu nasıl bir ironidir ki, yasada 18 yaşının altındaki çocukların çalışma hayatıyla ilgili de maddeler var” dedi.

  • 10 Ülkeden 30 Akademisyen ‘Uluslararası Hukuk Konferansı’nda Buluştu

    Turgut Özal Üniversitesi, “Uluslararası Hukuk ve Devlet Politikaları” konulu konferansa ev sahipliği yaptı.

    Kanada, ABD, Brezilya, İngiltere, İtalya, Polonya, Kolombiya, İspanya, Yunanistan ve Japonya gibi ülkelerden 30 akademisyenin katıldığı konferansta uluslararası ve ulus üstü hukukun ulus devletlerin yasal düzenleri ve politikaları üzerindeki etkileri incelendi. Turgut Özal Üniversitesi, Mevlana Üniversitesi, Canadian Council on International Law, Association for Canadian Studies, Intercultural Dialogue Institute ve Centre for Global and Regional Studies (CEGRES) iş birliğiyle organize edilen konferansın açılış konuşmasını Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdulkadir Şengün yaptı. Şengün konuşmasında, “Günümüzde devletler dünya ile entegre olma çabası içindedir. Bu kez ülkelerin karşısına kendi hukuk kuralları ve siyasi politikaları ile uluslararası hukuk düzenine uyum sorunsalı çıkmaktadır. Bugün burada ülkemizin ve dünyanın önde gelen hukukçu ve akademisyenleriyle bu konuyu mercek altına almak için bir araya geldik” dedi.

    Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sacit Adalı ise, günümüzün en önemli meselelerinden biri hukuk ve adalet ilkelerine dayalı küresel bir hukuk düzeni inşası olduğunu ve bu düzeni oluşturmak için devletlerin uluslararası hukuka ihtiyacı olduklarının altını çizdi.

    Konferansın açılış paneli Mevlana Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zehra Odyakmaz ve Kanada Araştırmaları Merkezi Başkanı Dr. Jack Jedwab’ın sunumları ile devam etti.

    DEVLETLERİN ULUSLARARASI HUKUKA YAKLAŞIMLARI

    Toplam 7 panel şeklinde gerçekleştirilen konferansta ilk gün uluslararası ekonomi, yatırım hukuku ve ulusal politikaların oluşturulması, uluslararası hukuk ve ulusal mahkemeler, geçiş dönemi adaleti ve çatışma sonrası toplumlarda uluslararası hukukun önemi ile uluslararası hukuk ve iç hukuk teorik perspektifler açısından geniş bir şekilde değerlendirildi. Ottowa Üniversitesi’nden Prof. Dr. Andre Braen, Kanada’da yargının bağımsızlığı konusunda önemli bir sunum gerçekleştirdi. Nicolas Copernicus Üniversitesi’nden Doç. Dr. Michal Balcerzak ise, Polonya perspektifinden uluslararası hukuk ve ulusal mahkemeleri değerlendiren bir konuşma yaptı. Kolombiya Başsavcısı Hukuk Baş müşaviri Prof. Sebastian Machado, kendisinin üye olduğu Kolombiya hükümeti ve Kolombiya Özgürlük Ordusu (ELN) arasında kurulan Barış Komisyonu tecrübelerine dayanarak uluslararası hukukun insan haklarının ciddi ihlallerini onarmaya yönelik katkılarından bahsetti.

    KİTLESEL İNSAN HAKLARI İHLALLERİ VE ULUSLARARASI TAZMİNATLAR

    Konferansın ikinci gününde ise, uluslararası hukuk ve uluslararası insan hakları hukukunun dünyanın çeşitli devletlerinde yargı organları, devlet kurumları ve siyasetçiler tarafından ne ölçüde kabullenildiği ve uygulanmakta olduğu masaya yatırıldı. Soykırıma tabi tutulan birçok ulusal toplulukları ulusal ve uluslararası yargı mercilerinde başarı ile temsil etmiş hukukçu Calgary Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kathleen Elizabeth Mahoney, uluslararası hukukta tazminat konusunu anlattı. Kanada yerel halklarına karşı yıllarca soykırım politikası uygulayan Kanada hükümeti ve Bosna halkına karşı soykırım suçları işleyen Sırp hükümetine karşı yürütülen davalarda önemli rol alan Prof. Dr. Mahoney’in sunumu dinleyicilerin büyük ilgisini çekti. Napoli Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fulvio Maria Palombino, uluslararası yargılamalara uyma, uluslararası hukukun üstünlüğü ve temel ulusal prensipler konusunda sunum yaptı. Türkiye-Uluslararası Hukuk Derneği Başkanı Doç. Dr. Cemalettin Karadaş ile Aksaray Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mehmet Arıcan ise uluslararası insan hakları hukukunda ağır ihlaller ve Türk Ceza Hukukunu değerlendirdi.

    10 farklı ülkeden yaklaşık 30 akademisyenin yer aldığı panelde katılan başlıca ülkeler Türkiye, Kanada, ABD, Brezilya, İngiltere, İtalya, Polonya, Kolombiya, İspanya, Yunanistan ve Japonya oldu.

  • İlahiyatçı Yazar Ahmet Bulut; “Namaz Bilinci Ve Diriliş” Konferansında Konuştu

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Din öğretimi Daire Başkanlığı ve Ensar Vakfı arasında imzalanan protokol çerçevesinde “Namaz Bilinci ve Diriliş” konulu konferans düzenlendi.

    Kastamonu Belediye Başkanlığı Nikâh ve Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansa vatandaşların ilgisi yoğun oldu. Kuran-ı Kerim Tilaveti ile başlayan konferansın açılış konuşmasını yapan Ensar Vakfı Kastamonu Şube Başkanı Abdullah Yılmaz, vakıf çalışmaları hakkında bilgi verdi. İnsanın maddi ve manevi iki temel görevini sağlamak üzere hayatını idame ettirdiğini ifade eden Ensar Vakfı Kastamonu Şube Başkanı Abdullah Yılmaz, “Maddi ihtiyaçlarımız kadar manevi ihtiyaçlarımız da vardır. Geleneğimizdeki vakıf anlayışı hayatımızdaki maddi ve manevi yönlerimizin tümünü düşünen ve bu düşünce doğrultusunda hizmetlerini gerçekleştiren yapıdır. Ensar Vakfı geleneğimizde var olan bu anlayışı yaşatmak, geliştirmek ve yeni nesillere aktarmak üzere kurulan bir vakıftır. Ensar Vakfı Kastamonu’da 2013 yılından beri faaliyet göstermektedir. Ensar Vakfı insanın varoluş düşüncesinden değerli olduğu düşüncesiyle, değerlerinin farkında olan nesillerin yetişmesinde, birikim ve enerjisini ortaya koymaktadır. Din eğitimine önem veren vakfımız çalışmalarını bu eksen etrafında belirlemektedir. Vakfımız Türkiye’deki Din Hizmetleri ve Öğretiminin daha nitelikli öğretilebilmesi için eğitim ve yayın çalışmaları gerçekleştirmektedir. Bu amaçla Değerler Eğitimi Merkezi, İstanbul Tasarı Merkezi, Ensar Yayın Grubu, Ensar Enstitüsü, Ensar Eğitim Kurumları ile Ensar Yüksek Öğrenim Yurtları’na yer vermiştir. Ensar Vakfı İmam Hatip Liseleri’nin problemlerinin giderilmesi ve her açıdan iyileştirilmelerine yönelik faaliyetlerini aralıksız devam ettirmektedir. Ensar Vakfı ve İlim Yayma Cemiyeti Kastamonu merkez ve ilçelerinde yeni İmam Hatip Ortaokulları ve yeni imam Hatip Liselerinin açılmasında önemli katkılar sağlamaktadır” dedi.

    Konuşmaların ardından ‘Namaz Bilinci ve Diriliş’ konulu sunum gerçekleştiren İlahiyatçı yazar Ahmet Bulut ise Türkiye’de 5 vakit namaz kılma oranının yüzde 25 olduğunu ve Türkiye gibi Müslüman bir ülkede bu oranın daha yukarılarda olması gerektiğini ifade etti.

    “MÜMİN OLMANIN EN SOMUT İFADESİ NAMAZDIR”

    İlahiyatçı Yazar Ahmet Bulut: “Müslüman olan şu cennet vatanımızda namazını kılmayan hala milyonlarca kardeşimiz var. Ülkemizde namazım kılabilenlerin oram yüzde 25’i geçmiyor. Bir insan doğal felaketlerden ötürü mü hayatını kaybetse daha iyi olur yoksa namazsızlık hastalığıyla hayatını kaybetse mi daha iyi olur? Bu kişi eğer mümin ise Rabbine kavuşur. Ama namazsız giderse ebedi hayatını kaybeder. Biz tüm yurdu geziyoruz, konferanslar veriyoruz. Bir kardeşimizin bile namazla buluşması, Kuran ile tanışması tüm yorgunluğumuzu alıveriyor. Namaz cennetin anahtarı, müminin miracıdır Namaz, sevgili peygamberimizin hayatındaki olmazsa olmazıdır. Namaz Peygamberimizin hayatının merkezindeydi. Demek ki mümin olmanın elle tutulur, gözle görülür en somut ifadesi de namazmış. Namaza gelin kurtulun diye Allah bizi günde 5 sefer çağırıyor Bu çağrıyı reddedince kimi reddetmiş oluyoruz? Allah’ı sadece bunu düşünsek; beni çağıran kim namaza gitmediğimde kimi reddediyorum. Ama Rabbimiz ne kadar merhametli ki her şeyimizi kendisine borçlu olduğumuz Rabbimiz ne gözümüzü alıyor, ne nefesimizi sıkıyor sabırla kullarını bekliyor. Ben hep konferanslarımda kardeşlerime şunu söylerim; bu ezanın kime olduğunu, bu çağrının kime yapıldığım düşünün ve gitmediğinizde kimi reddettiğinizin farkına varın yeter diye düşünüyorum” diye konuştu.