Etiket: Konferansı’na

  • ADÜ ’3. Ulusal Meslek Yüksekokulları Sosyal Ve Teknik Bilimler’ Konferansına Ev Sahipliği Yapıyor

    Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Nazilli Meslek Yüksekokulu’nun ev sahipliğinde 3. Ulusal Meslek Yüksekokulları Sosyal ve Teknik Bilimler Kongresi’nin açılışı, Atatürk Kongre Merkezi Miletos Salonu’nda gerçekleşti.

    Kongreye, ADÜ Rektörü Prof.Dr. Cavit Bircan, Rektör Yardımcıları Prof.Dr. Recai Tunca, Prof.Dr. Törün Özer, Genel Sekreter V. Yrd. Doç. Dr.Mustafa Aslan, akademik ve idari personel katıldı. Türkiye’deki meslek yüksekokullarının önemini ortaya koyarak farklı alanlardaki bilim insanlarını bir araya getiren organizasyonunun üçüncüsü ADÜ’de, Nazilli Belediyesi, Hiperkitap ve Lider Eğitim Kurumlarının katkılarıyla düzenlendi. Türkiye’nin 42 farklı üniversitesinden 196 akademisyenin sosyal ve teknik bilimler alanlarında bildiri sunacağı kongrede, Atatürk Kongre Merkezi Magnesia, Miletos ve Maiandros Salonlarında eş zamanlı sunumlar gerçekleştirilecek.

    Kongrenin açılış konuşmasında ADÜ Nazilli MYO Müdürü Yrd. Doç.Dr. Mustafa Özçağ, Türkiye’de yükseköğretimin önemli bir parçası konumunda olan meslek yüksekokullarındaki eğitimi, karşılaşılan sorunları ve çözüm önerilerini tartışabilmek, akademisyenlerin sosyal ve teknik alanlarda getirecekleri bakış açılarını paylaşabilmek adına bu kongrenin düzenlenmekte olduğunu belirtti. Yrd. Doç.Dr. Özçağ, akademik çalışmaların yakından takip edilmesi, karşılıklı görüş alışverişlerinde bulunarak meslek yüksekokullarında verilen eğitimlerin daha üst seviyelere ulaştırılabilmesi adına verimli bir kongre olmasını temenni etti. Kongreye ev sahipliliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren ADÜ Rektörü Prof.Dr. Cavit Bircan, Üniversitemizde 18 yüksekokulun olduğunu belirtirken meslek yüksekokullarında teorik bilgilerin verildiğine, pratik konusunda sıkıntıların yaşandığına dikkat çekti. Prof.Dr. Bircan, meslek yüksekokullarında sektöre eleman yetiştirme konusunda, sektörlerin taleplerine cevap verebilecek, mesleğini pratikte uygulayacak öğrenciler yetiştirmemiz gerektiğini belirtti. Bircan, Üniversitelerden mezun olan öğrencilerin istihdam edilmesi noktasında mesleki tanımlamalarının doğru yapılmasının önemini vurguladı.

    Kongrede, Hiperkitap Veri Tabanı Yöneticisi Hayri Yavuz, Hiperkitap’ın Türkiye’nin ilk dijital kütüphanesi olduğunu belirtirken veri tabanlarının kullanımı, e-kitap ödünç alma, e-kitap görüntüleme konuları hakkında bilgi verdi. Kongrede işletme, girişimcilik, uzaktan eğitim, medya, halkla ilişkiler, gıda sektörü, pazarlama, marka şehir, sosyal medya, istihdam, el sanatları, güneş enerjisi, sulama yöntemleri, sayısal kök bulma, dış ticaret, gıda güvenliği, ekonomik büyüme ve kalkınma gibi farklı konularda toplam 98 bildiri sunulacak. 28 Nisan’da başlayan kongre, 30 Nisan 2016 tarihinde sona erecek.

  • İzmirlilerden Kutlu Doğum Konferansına Büyük İlgi

    İzmir’in Bayraklı ilçesinde kKutlu Doğum Haftası programına yüzlerce vatandaş katıldı. Alparslan Kuytul’un konuşmacı olarak katıldığı konferansta hüzün dolu anlar yaşandı.

    Peygamber Efendimizin doğumu münasebetiyle Furkan Vakfı tarafından Bayraklı Elit Garden Kır Düğün Salonu’nda düzenlenen Kutlu Doğum Konferansı’na yüzlerce vatandaş katıldı. Kur’an tilaveti ile başlayan konferans, şiir dinletisi, sinevizyon gösterimi, Grup Furkan’nın ilahi dinletisi ve Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin konuşmasıyla devam etti. Peygamber Efendimizin hayatının ve İslam dininin öneminin anlatıldığı konferansta Kuytul, Kuran’ın insanlığa getirdiği adaleti anlattı.

  • Kutlu Doğum Konferansına Büyük İlgi

    Eskişehir Odunpazarı İlçe Müftülüğü tarafından düzenlenen Kutlu Doğum Konferansı büyük ilgi gördü.

    Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşen programa, Eskişehir Vali Yardımcısı Ömer Faruk Günay, İl Müftü Yardımcıları Dilaver Şahin ve Şerife Hanım Altuner, Tepebaşı İlçe Müftüsü Faruk Tut ve çok sayıda daire amiri, din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri ve çok sayıda misafir katıldı.

    Program saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlarken, Çarşı Cami İmam Hatibi Neşet Kaplan tarafından okunan Kur’anı Kerim tüm misafirlerin büyük beğenisini kazandı.

    Diyanet İşleri Başkanlı tarafından hazırlanan sinevizyonlarının izlenmesi sonrasında İlçe Müftüsü Burhan Çakır, Kutlu Doğum Haftasının dolu dolu geçirildiğini belirterek, “Bu haftada Peygamberimizi anlamak ve anlatmak amacıyla her kesime ulaşmaya çalışılıyor” dedi.

    Sonrasında Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, tarafından Peygamberin hayatındaki birlik ve beraberlik anlatılarak, günümüzde Müslümanların birlik ve beraberliğe ne kadar ihtiyaç duyduğunu örneklerle belirtilmesi tüm dinleyiciler tarafından beğeni ile takip edildi.

    Konuşma sonrası Eskişehir Vali Yardımcısı Ömer Faruk Günay, Prof. Dr. Ramazan Altıntaş’a çiçek takdim ederken, programdan büyük kazanımlar elde ettiğini de sözlerine ekledi.

  • Gaziantep Kolej Vakfı 11.elt Konferansına Yoğun İlgi

    Bu yıl 11.si gerçekleştirilen ve İngilizce öğretmenlerinin merakla beklediği Gaziantep Kolej Vakfı 11. ELT Konferansın büyük bir katılımla gerçekleştirildi. Güneydoğu Anadolu Bölgesinden bir çok İngilizce öğretmeninin katıldığı ve İngilizce dil öğretiminde yeni teknolojilerle metotların anlatıldığı konferansa alanında ünlü konuşmacılar katıldı

    Eğitim alanında Türkiye’nin en önemli kurumları arasında yer alan ve etkinlikleriyle toplumun bütün kesimlerine hitap eden Gaziantep Kolej Vakfı’nın geleneksel olarak her yıl gerçekleştirdiği ELT Konferansının bu yıl 11.si yapıldı. Güneydoğu Anadolu Bölgesinden bir çok ilden konferansa katılmak için gelen öğretmenler yanında Gaziantep’te de görev yapan İngilizce öğretmenlerinin yoğun ilgi gösterdiği konferansta İngilizce dil öğretimiyle ilgili dünyada uygulanan yeni metot ve teknolojiler konunun uzmanı yabancı hocalar tarafından anlatıldı. Konferansın açılış konuşmasını yapan GKV Özel Okulları Genel Müdür Yardımcısı Kasım Ateş “Burada yabancı dilin öneminden bahsetmeyeceğim çünkü bu bilinçle her zaman kaliteli eğitimler sunuyorsunuz. Eğitimciler içinde ‘yaşam boyu öğrenmeyi’ gerçekleştiren Yabancı dil öğretmenleridir. Bir okula girdiğinizde duruşundan, öz güvenli bakışından, emin adımlarla ilerleyişinden, aydın kişiliği hemen fark edilen ve kılık kıyafetiyle örnek olan Yabancı dil öğretmenleridir. Onalar sürekli kendilerini yenileyen, bütün dünyadaki çağdaş öğrenmeyi araştırıp uygulamaya koyan eğitimcilerdir. Tam öğrenmenin gerçekleşmesi için tüm süreçleri derste kullanır. Bireyin gelişimine her yönden katkı sağlar. Ayrıca bilişim teknolojilerini yakından takip edip başarılı bir şekilde de uygulayan yine yabancı dil öğretmenleridir. Çok fazla araştırıp okudukları için entelektüel kişiliği, dünyaya bakış açısı çok farklıdır. Bütün Öğretmenlerimiz bizim için kutsaldır. Bazı bilgiler belirli bir hedefe ulaşmak için verilir. Bireyin gelecekteki yaşamında en çok yararlanacağı şey yabancı dildir. Bu nedenle ben Yabancı dil öğretmenlerimize ve adaylarına değerli vakitlerini ayırıp dil öğretimindeki yenilikleri , metodik ve didaktik içerikli yapılan bu konferansa katıldıkları için, kusursuz bir organizasyon gerçekleştiren kurumlarımızın Yabancı Diller Bölüm Başkanı Jale Ural ve değerli ekibine ’de ayrıca teşekkürlerimi sunmak istiyorum” dedi.

    “YENİ ÖĞRETİM METOTLARI MASAYA YATIRILDI”

    GKV Özel Okullarının yabancı dil öğretiminde model bir kurum olduğuna dikkat çeken GKV Özel Okulları Yabancı Diller Bölüm Başkanı Jale Ural da organizasyonun başarıyla tamamlandığını belirterek, “Bu yıl 11.kez gerçekleştirdiğimiz ve kurumlarımız dışındaki İngilizce öğretmenlerine de açık olan ELT konferansına ilimizden olduğu gibi çevre illerden de bir çok İngilizce öğretmeni katılmıştır. Etkinliğimiz hem bölgedeki İngilizce öğretmenlerinin bir araya gelmelerini hem de farklı konularda bilgi paylaşımı yapmalarını sağlamıştır. Alanda tanınmış tüm yayınevlerinin de stantlarının olması birçok yayının bir arada sergilenmesini, yeni yayınların öğretmenlerce incelenmesini de sağlamıştır. Etkinliğimizde 250’nin üzerinde İngilizce öğretmeni ağırlanmıştır. Konferansa konuşmacı olarak katılan Steve O’Farrel, David Evans ve Laura Woodward alanlarında dünya çapında tanınmış eğitim bilimcilerdir. Başarılı bir konferans gerçekleştirilmiş olup önümüzdeki yıllarda da aynı şekilde etkinliğimizi devam ettireceğiz. Bu büyük organizasyonda bizleri daima destekleyen GKV Mütevelli ve Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Nüket Ersoy, GKV Özel Okulları Genel Müdürümüz Sayın Müfit Taşlıyar ve GKV ailesine sonsuz teşekkürlerimizi sunarım” diye konuştu.

  • Bakan Işık, ABD’de Tassa Konferansı’na Katıldı

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “Yurt dışında yaşayan Türk bilim insanlarını da ülkemiz için asla bir kayıp olarak görmüyoruz. İşte bu yıl Kimya dalında Nobel ödülünü kazanan ve bugün aramızda olan Aziz Sancar hocamız. Aziz hocamızın, diğer bilim insanlarımızın burada bir milli vazife icra ettiklerini düşünüyorum. Onların ABD’de yaptığı çalışmalar, ABD’nin veya Türkiye’nin ötesinde, insanlığın kazancı olarak tarihe geçiyor” dedi.

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Chicago Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Türk-Amerikan Bilim Adamları ve Akademisyenleri Derneği (TASSA) Konferansı”na katıldı. Konferansta konuşma yapan Işık, “Bilim ve toplum arasındaki en temel ilişki, tarih boyunca, ikisinin de birbirini dönüştürmüş olması olarak özetlenebilir. Bilim, içinde yeşerdiği toplumun karakteristik özelliklerinden elbette etkilenir. Ancak bilim sayesinde ürettiğimiz bilgi ve teknoloji de toplumu dönüştürür. İnsanlığın en erken evresinden itibaren, toplumsal hayatı dönüştüren, değiştiren temel husus bilgi olmuştur. Mesela, eşyaya ve özellikle metale şekil verme bilgisi, avcı-toplayıcı toplumdan tarım toplumuna geçişin önünü açtı. Hayvanların evcilleştirilmesi ve takvim hesaplarının yapılabilmesi, tarımsal üretimin katlanmasını sağladı. Tekerleğin icadıyla ve gemilerin yüzdürülmesiyle, ticaret uluslararası bir boyut kazanıverdi… Özellikle Rönesans’tan itibaren, bilimin toplum hayatı üzerindeki rolü, çok daha belirgin bir hal aldı. Bilimsel düşünmenin bizzat kendisi, toplumlar için bir hayat görüşüne dönüştü. 19’uncu yüzyılın ortalarından itibaren ise bilim, toplumlar için ekonomik ve sosyal fayda üretmenin temel unsuru haline geldi” diye konuştu.

    “YURTDIŞINDA YAŞAYAN TÜRK BİLİM İNSANLARINI ÜLKEMİZ İÇİN BİR KAYIP OLARAK GÖRMÜYORUZ”

    Yurtdışında yaşayan Türk bilim adamlarını, Türkiye için bir kayıp olarak görmemek gerektiğini belirten Bakan Işık, “ABD’de 1990-2003 arasında yürütülen ‘İnsan Genom Projesi’ veya Cern’de temel fizikle ilgili yürütülen çalışmalar, açık bilim kavramının en iyi örnekleri olarak önümüzde duruyor. Tüm dünyadan bilim insanları bu tür projelerde yer aldı ve alıyor. Çok daha önemlisi, bu tür programlarda elde edilen bilgiler, veriler, tüm dünyadaki bilim insanlarının kullanımına açık tutuluyor. Böyle bir dünyada, ülke sınırlarına takılıp kalmanın çok anlamlı olmadığını biliyoruz. Yurt dışında yaşayan Türk bilim insanlarını da ülkemiz için asla bir kayıp olarak görmüyoruz. İşte bu yıl Kimya dalında Nobel ödülünü kazanan ve bugün aramızda olan Aziz Sancar hocamız. Aziz hocamızın, diğer bilim insanlarımızın burada bir milli vazife icra ettiklerini düşünüyorum. Onların ABD’de yaptığı çalışmalar, ABD’nin veya Türkiye’nin ötesinde, insanlığın kazancı olarak tarihe geçiyor. Biz, gerek ülkemizde yaşayan gerekse Türkiye’ye dönmek isteyen bilim insanlarımız için, en iyi şartları oluşturmaya, en iyi araştırma altyapılarını kurmaya çalışıyoruz. Sadece Türklerin de değil, dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarının, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin buluştuğu bir lokasyona dönüşmek istiyoruz. Bunu yapabilmek için, yurt dışında yaşayan bilim insanlarımızın bilgi ve tecrübelerinden azami derecede yararlanmak istiyoruz. Bu amaçla, her yıl ülkemizde yurt dışında Yaşayan Türk Bilim İnsanları Kurultayı’nı tertip ediyoruz. Dünyanın farklı yerlerinde de Hedef Türkiye Çalıştaylarını düzenliyoruz” ifadelerini kullandı.

    “İHRACATIMIZ 36 MİLYAR DOLARDAN 144 MİLYAR DOLARA YÜKSELDİ”

    Türkiye’nin 2002 yılından itibaren çok büyük bir değişim, dönüşüm yaşadığını vurgulayan Bakan Işık, şunları ifade etti:

    “2002 ile 2015’i kıyasladığımızda, ihracatımız 36 milyar dolardan 144 milyar dolara yükseldi. Perşembe günü açıklanan rakamlara göre, Türkiye ekonomisi 2015 yılında yüzde 4 oranında büyüdü. Ekonomimiz 25 çeyrektir üst üste büyüyor. Bölgemizde yaşanan birçok zorluğa rağmen, 2015’te, G-20 üyesi ülkeler içinde en hızlı büyüyen 4’üncü ekonomi olduk. Yine 2002’de 119 milyar TL olan bütçe büyüklüğümüz, bu yıl 570 milyar TL’ye ulaştı. Bütçedeki bu artıştan ziyade, bu bütçenin kullanımında yaşanan zihniyet değişimi çok daha büyük bir önem taşıyor. Artık eğitime, bilime, Ar-Ge’ye, teknolojiye çok daha fazla kaynak ayıran bir Türkiye var. 2002’de Ar-Ge harcamalarının milli gelire oranı yüzde 0,5 seviyesindeydi. Milli gelirimizdeki artışa rağmen bu oran, 2014’te yüzde 1’in üstüne çıktı. Yine geride kalan 14 yıl içinde, Türkiye’de üniversitesi olmayan il kalmadı. 2002’de faal teknoloji geliştirme bölgemiz sadece 2 taneydi, bugün ise 49’u faal olmak üzere 63 teknoloji geliştirme bölgemiz var. Özellikle büyük şehirlerimizdeki üniversitelerimiz, artık eğitim-öğretime olduğu kadar, araştırmaya ve teknoloji transferine de yoğunlaşıyor. Bütün bu olumlu gelişmelere rağmen, henüz istediğimiz seviyede olmadığımızı da biliyoruz. Ülke olarak, birinci atılım dönemimizi geride bıraktık. Şimdi ikinci atılım döneminde, bilim ve teknolojide bir sıçrama yapmalı, daha nitelikli Ar-Ge projeleri yürütmeli ve Ar-Ge çalışmalarını daha fazla ticarileştirmeliyiz. Üretim ve ihracatımız içinde yüksek teknolojili ürünlerin payını yüzde 15’e çıkarmalıyız. Bu hedeflerimizi gerçekleştirebilmek adına çok yoğun bir gayret gösteriyoruz. Çocuklarımıza erken yaşlarda bilim sevgisi kazandırmaktan üniversite sanayi işbirliğini güçlendirmeye, girişim sermayesi fonlarını yaygınlaştırmaktan fikri mülkiyet sistemini geliştirmeye kadar her alanda önemli reformlar yapıyoruz. İşte en son çok kapsamlı bir Ar-Ge Reform Paketi’ni hayata geçirdik. Ar-Ge ve yenilik ekosistemini bir bütün halinde güçlendirecek adımlar attık. Mesela üniversite-sanayi işbirliği projelerinde yer alan akademisyenlerimizin, bu projelerden elde ettikleri geliri önemli oranda artırdık. Önümüzdeki dönemde de çalışmalarımızı aynı ciddiyetle sürdüreceğiz. Özellikle TÜBİTAK’ı yeniden yapılandırmayı düşünüyoruz. TÜBİTAK’ı reel sektörün Ar-Ge projelerini daha fazla fonlayan, girişimcilere daha fazla destek sağlayan bir yapıya kavuşturmak istiyoruz.”

    “YERLİ OTOMOBİLDE DÜNYADA HİÇBİR ARAÇTA BULUNMAYAN BAZI TEKNOLOJİK YENİLİKLER OLSUN İSTİYORUZ”

    Yerli otomobil projesiyle ilgili bilgiler de veren Işık, “Bir Türk otomobili üretmek için şu anda çok yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Burada amacımız sadece bir yerli otomobil markası oluşturmak değildir. Bunun da ötesinde, özellikle coğrafi işaret sistemleri, otonom araç sistemleri, akıllı ulaşım sistemleri, araçlar arası iletişim gibi alanlarda, dünyaya yeni teknolojiler sunmayı arzu ediyoruz. Yerli otomobilimiz yollara indiğinde, dünyada hiçbir araçta bulunmayan bazı teknolojik yeniliklere sahip olsun istiyoruz. Yerli otomobilimizde kullanabileceğimiz teknolojilerle ilgili fikri, projesi, çalışması olan bilim insanlarımızla ortaklık yapmaya açığız” değerlendirmelerinde bulundu.

    “BİRÇOK DÜNYA ÜLKESİNİN TERÖR KARŞISINDA İKİRCİKLİ BİR TAVIR TAKINDIĞINI GÖRÜYORUZ”

    “Ne yazık ki birçok dünya ülkesinin terör karşısında ikircikli bir tavır takındığını da görüyoruz” diyen Bakan Işık, “İşin ekonomi tarafına baktığımızda da, küresel ekonomideki toparlanma zaman alacak gibi görünüyor. Bu fırtınalı ortamda, ekonomik ve siyasi girdaplardan hızlıca çıkabilmek için, bilim ve teknolojiye yaptığımız yatırımları artırarak sürdürmemiz gerektiğini biliyoruz. Bu hayati konuları, günlük siyasi tartışmalara ve konjonktürel gelişmelere kurban etmeyiz ve etmeyeceğiz. Türkiye’de yaşasın veya yaşamasın, Türkiye hakkında düşünen, Türkiye’yi seven, Türkiye’ye önem veren herkesin, bu anlayışla hareket etmesi gerektiğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.