Etiket: konferans

  • ERÜ’de “Kültür Kirlenmesi” Konulu Konferans Düzenlendi

    Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Hukuk Fakültesi tarafından “Kültür Kirlenmesi” adlı konferans düzenlendi.

    Hukuk Fakültesi 4. Sınıf Amfisinde düzenlenen konferansa; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Doğan, Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Görkem’in yanı sıra çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

    Konferans konuşmacısı Prof. Dr. İsmail Görkem, öğrencilerden milli kültüre sahip çıkmalarını istedi.

    Prof. Dr. Görkem, “Sosyal şuura sahip bireylerin memlekette çeşitli sosyal organizasyonlar içinde bir araya gelerek Türkiye’nin yaşadıkları yörelere ait meselelere sahip çıkmaları gerekiyor. İlk geldiğimiz yerlerle irtibatımızı kaybetmemeliyiz. Yetiştiğimiz yerlerle irtibatımızı koparmamız lazım. Ben Anadolu, köy veya kasabalarından çıkan bir Anadolu gencinin bütün mahrumiyet ve ıstıraplarına yaşayan fakat yılmayan, kültüre büyük değer veren, okuyan, üniversiteyi bitiren tekrar köy veya kasabasına dönerek orada çevresi ile müspet münasebetler kuran, bütün kalbini ve zekâsını kullanarak çevresini yavaş yavaş değiştiren bir insan tipi tahayyül ediyorum. Siz gençsiniz Erciyes Dağını sırtlayıp buraya getirebilirsiniz. Bu gücünüz, bu iradeniz var. Ama aza razı olmamakla, hedefi büyük koymakla bunları sağlamamız mümkündür. Türk kültürünü koruyucu tedbirler almak gerekli. İlkokul ya da anasınıfından başlayarak çocukların yetişmesi ile bu süreçte milli kültürü öğrenmeleri ve yaşamaları için önlemler alınmalıdır. Bir ülkede var olan bir dilin sözlü ve yazılı olarak aktarıldığı bir kültür vardır. Bu kültüre sahip çıkmamız gerekiyor” dedi.

  • Doç. Dr. Hamdi Gündoğar Sincik’te Konferans Verdi

    Adıyaman’ın Sincik İlçe Müftülüğü ve Türkiye Diyanet Vakfı Sincik Şubesi tarafından düzenlenen Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri kapsamında “Hz. Peygamber, Tevhid ve Vahdet” konulu konferans düzenlendi.

    Sincik Öğretmenevi konferans salonunda düzenlenen program saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasıyla başladı. İlçe Vaizi Turgut Karataş tarafından Kuran-i kerim okunmasıyla devam eden programda konuşan Sincik İlçe Müftüsü Mehmet Taşdelen, “Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından her yıl Nisan ayının 2. ve 3’üncü haftalarını kutlu doğum haftası olarak kutlamaktadır. Bizlerde efendimizi biraz daha anlayalım diye inşallah ona iştirak etmiş oluyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığımızın belirlediği bu seneki Tema, Hz. Peygamber, Tevhid, Vahdet ve Gelin Birlik Olalım. Diyanet işleri Başkanlığımız biraz daha üzerinden durulsun, bir yönü de olsa daha iyi anlaşılsın diye her sene ayrı bir tema seçiyor. Bu senede inşallah konu, Hz. Peygamber ve Efendimizin Tevhide Vahdet’e ve İslam Ümmeti arasında tesis ettiği birlik beraberlik bu konu vesilesiyle anlatılıyor. Bizi kırmayarak davetimize icabet eden Adıyaman Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Gündoğar hoca huzurunuzda teşekkür ederek saygılarımı sunuyorum” dedi. Adıyaman Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Gündoğar “Hz Peygamber, Tevhid ve Vahdet, Gelin Birlik Olalım” konulu konferansı büyük beğeni topladı. Sincik Kaymakamı Zafer Sağ, Konferansa konuşmacı olarak katılan Doç. Dr. Hamdi Gündoğar’a plaket verdi. Daha sonra sahne alan Sincik Müftülüğü İlahi Grubu birbirinden güzel Türkçe ve Kürtçe ilahiler seslendirdi. Program Kutlu Doğum haftası anısına Adıyaman Kızılay Şubesi tarafından açılan standa kan bağışı yapılması ile son buldu.

    Programa Sincik Kaymakamı Zafer Sağ, İlçe Garnizon Komutanı Safa Doğmaz, Adıyaman Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Gündoğar, İlçe Emniyet Amiri Fatih Döngeroğlu, Kamu Kurum Amirleri, Din görevlileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

  • AB Bakanı Bozkır, Avusturya’nın Başkenti Viyana’da Konferans Verdi

    Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, son dönemde Türkiye-AB ilişkilerinin yeniden enerji kazandığını belirterek, Türkiye-AB ilişkilerinde her iki tarafında büyük çıkarları olduğunu söyledi.

    Bozkır salonda bulunan dinleyicierine hitap eden Bozkır konuşmasının ardından da kendine yöneltilen soruları cevapladı, Bakan Bozkır’ın değindiği başlıklar ise Kıbrıs meselesi, Vize serbestisi, Suriye meselesi, “(Kürdistan) Öyle bir bölge yok” ve Ermeni meselesine değindi.

    Bozkır, başkent Viyana’daki temasları kapsamında, geçmişi Avusturya’nın doğu ve özellikle de Osmanlı İmparatorluğu ile ilişkilerine uzman yetiştirmek üzere kurulan Viyana Diplomatik Akademisi’nde, Türkiye’nin AB müzakere süreci, vize serbestisi, sığınmacı krizi, Suriye krizi ve bölgesel gelişmeler olmak üzere pek çok konuya değindi ve soruları yanıtladı.

    AB Bakanı ve Başmüzakereci, Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinin 50-55 yıllık bir geçmişi olduğunu belirterek, “Türkiye yerinde başka bir ülkenin bu kadar uzun sabırla bunu götürebileceğini sanmıyorum. Bu ilişki devam devam ediyor çünkü, her iki tarafın birbirlerinden büyük çıkarları var” dedi.

    Türkiye’nin AB üyeliği için sivil, yargı, askeri alanda 2 bin yasa değişikliği yaptığı bilgisini veren Bozkır, AB tarafından da bakıldığında Türkiye’nin, AB için hareketli bir ekonomik pazar olduğunu, Türkiye’deki genç nüfusun AB için bir avantaj olduğunu, aynı şekilde Türkiye’nin güçlü ordusunun, süper güç potansiyeli olan AB’nin çıkarına olduğunu ve Türkiye’nin doğal enerji kaynaklarına komşu olmasının yine AB’nin avantajına olduğunu ifade etti.

    Volkan Bozkır, Türkiye ile AB ilişkilerinin son dönem kazandığı ivme için de “Biz bugün ilişkiler yeniden enerji kazanma sürecini yaşıyoruz ilişkilerde. Farklı problemler karşılaşıyoruz ama birlikte çözüm bulabiliyoruz” diye konuştu.

    Sığınmacı krizinin bir deprem etkisi yarattığını kaydeden Bozkır, Avrupalı muhataplarının bu işin ilk çıktığı yıllarda Türkiye’nin uyarılarına kulak asmadığını, bunun Temmuz’a kadar sürdüğünü ardından bu durumun Temmuz’dan sonra değiştiğini ifade etti.

    Türkiye’yi ve Avrupa’yı son dönemde sarsan terörün hedefinin hep aynı olduğunu belirten bakan, “Birbirlerini başkaları üstünden kullanıyorlar ve yeniden Avrupa’yı vurmaya başladı. Şimdi tabi herkes üzgün ama bunun karşı mücadelede bilgi paylaşımı gerekli” ifadelerini kullandı.

    Konferansın soru-cevap bölümünde Avusturyalılar’dan zor sorular bekllediğini dile getiren Bozkır, Türkiye’de basın özgürlüğünün kısıtlandığına ilişkin bir soruya, Türkiye’de çok sayıda gazete basıldığını, pek çok televizyon kanalı olduğunu, twitter’ın yoğun şekilde kullanıldığını ve her akşam televizyonlarda tartışma programlarının olduğunu aktardı.

    “Mustafa Gök, Erdal Süsen, Hatice Duman, Seyithan Akyüz” gibi isimlerin gazeteci kimliğiyle bomba atma, güvenlik güçlerini yaralama ve şiddetle anayasal düzeni değiştirmeye kalkıştığı için cezaevinde olduğunu belirten Volkan Bozkır, “Türkiye’de gazeteciler yazdıklarından dolayı içeride değiller. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10.maddesi çerçevesinde ifade özgürlüğünün kısıtlanması konusu. Fransa (son Paris saldırıları), İngiltere (IRA ile olan durumu sırasında), AİHS’nin ifade özgürlüğüyle ilgili maddelerini askıya aldı ama Türkiye bunu yapmadı” diye konuştu.

    Enerji bağlamında Kıbrıs meselesine de değinen AB Bakanı ve Başmüzakereci, “Türkiye, 40 mil uzaklıkta. Girit 500 mil. Kıbrıs’ta çıkacak gazın Avrupa’ya ulaşması için en uygun yol Türkiye. Enerji de Kıbrıs sorununa yardımcı olacak konulardan bir tanesi” dedi.

    Berlin Duvarı’nın yıkılışının bu yıl 27.yıldönümünün kutlandığını söyleyen Volkan Bozkır, Türkiye’nin AB’ye girişinin önünde duvarlar olmaması gerektiğini, bu konuda işbirliğine hazır olduklarını belirtti.

    Türk insanının yürekli insanlar olduğunu Nisan sonuna kadar 72 kriteri gerçekleştirebileceği iradesini ortaya koyduğunu anlatan Bozkır, “Mayıs ayı başında bu konu AB Komisyonu’nun oradan konseyin, konseyden de parlamentonun gündemine gelecek. Bana göre, Türk vatandaşı vizesi seyahati hak ediyor. Öğrenciler, işadamları, sanatçılar gelecek ve yeni bio metrik pasaportlarla Europol ile yapılacak işbirliği sayesinde endişe edilecek bir şey olmadığını düşünüyorum” diye konuştu.

    Geri kabul anlaşması 3.ülke vatandaşları için haziran ayında yürürlüğe gireceğini anımsatan ve Avrupa’yı uyaran AB Bakanı Bozkır, “Eğer AB vize serbestisini vermezse biz bu geri kabul anlaşmasını feshedebiliriz. Bu bir pazarlık. Vize olmazsa geri kabul de olmaz” dedi.

    Suriye krizine yönelik bir soruya Bakan Bozkır, her şeyin ilk dönemlerde daha kolay olduğunu ancak şimdi ise daha zor olduğunu kaydetti.

    Suriye’de Esad’ı babasının yolundan gitmesi ailesinin yönlendirdiğini dile getiren Bozkır, “Öncelikle Esad gitmeli. Esad gitmediği sürece onun bombalarından kaçan o insanlar evlerine dönemeyecekler. Biz Suriye sorunun çözemezsek, terör tehdidi ve düzensiz göç sorunlarıyla karşılaşmaya devam edeceğiz. Bu önce Türkiye’yi sonra da Avrupa’yı vuruyor” şeklinde konuştu.

    Türkiye’de Kürtlerin sadece bir bölgede değil, ülke genelinde olduğunu ve en yoğun Kürt nüfusunun 1,5 milyon Kürt kökenli insanın İstanbul’da olduğunu aktaran Bozkır, Türkiye’de Kürtlerin federasyon talebinde olmadığını, zaten böyle federasyon gibi bir bölge olmadığını da söyledi.

    Türkiye’nin 30 bini aşkın insanını PKK terörüne kaybettiğine, bununla birlikte AK Parti hükümetinin barış sürecini başlattığını ancak, PKK’nın kimse bizi silah bırakmaya zorlayamaz diyerek, sürecin durmasına yol açtığını kaydetti.

    Bu noktada, PKK’nın lider kadrosuyla bağlantılı vekilleri olan HDP’nin de bu sürecin durmasında sorumluluğu olduğunu belirten Volkan Bozkır, “PKK’ya baskı yapamadılar. Hdp çok çeşit milletvekili var ama TR’yi temsil ediyoruz diyor ama bir kesimin PKK liderleriyle kuvvetli bağları var. Biz buna izin veremeyiz. 6 aydır, kent ve kasabalarımıza yerleştirilen patlayıcılardan ve mühimmatlardan temizliyoruz. Halk, PKK ile işbirliği yapmadı. Şehirleri terk ederek onları yalnız bıraktı” ifadelerini kullandı.

    1915 olaylarına ilişkin bir soruya da Bozkır, “Bu tür sorunlar tarihçiler tarafından çözülmeli, siyasiler tarafından değil. Onlar tarih yapamazlar. Biz her ülkeden tarihçilerin katılabileceği tarih komisyonu kurulmasını ve arşivlerin açılmasını önerdik ve karar verelim dedik. Sonucu da kabul edeceğimizi söyleyeceğiz” yanıtını verdi.

  • Hamur’da Konferans Verildi

    Ağrı’nın Hamur ilçesinde yaklaşık 14 kitabın yazarı eğitimci yazar Sait Çamlıca tarafından “Geleceğin Gençleri Nasıl Yetiştirilmeli?” konulu konferans verildi.

    Üç seans olarak verilen konferansın birinci seansı Hamur YBO öğrencilerine, ikincisi yine bu okul velilerine, üçüncüsü de Hamur’da görev yapan tüm öğretmenlere verildi. Konferanslara ilçe Kaymakamı Cüneyt Manisa, Garnizon Komutanı Yüzbaşı Yücel Yılmaz, Milli Eğitim Müdürü Kaya Karakoç ve kurum amirleri katıldı. Eğitimci yazar Sait Çamlıca, çocuklara örnek olmadan sadece ders çalış demekle onları çalışmaya yönlendirmenin mümkün olmadığını belirterek, “Son 16 yılda yaşanan teknolojik gelişmeler, 2000 yıllık gelişmeden daha hızlıdır. Artık bilgiye ulaşmak çok kolay. Aslında bilgiye nasıl ulaşılabileceğini öğretmektir. Öğretmenlerin ve velilerin çocukları sevmesi ve onlara ilgi göstermesi gerekir. Aksi halde çocuklarımız bu sevgiyi başka yerlerde ararlar. 5 yaşındaki çocuk babanın eve gelmesiyle mutlu olurken, 15 yaşına geldiğinde babanın evden gitmesiyle mutlu oluyorsa bir sorunumuz var demektir” dedi.

    Çamlıca, yaşanmış olaylardan ve İslam tarihinden örnekler vererek eğitimin ve sevginin önemine vurgu yaptı.

    Konferans sonunda Sait Çamlıca’ya günün anısına Kaymakam Cüneyt Manisa tarafından plaket verildi.

  • “Mutluluk Mu Kariyeri Etkiler Yoksa Kariyer Mi Mutluluğa Ulaştırır?” Konulu Konferans

    Kırklareli Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü tarafından “Mutluluk Mu Kariyeri Etkiler Yoksa Kariyer Mi Mutluluğa Ulaştırır?” konulu konferans gerçekleştirildi.

    Kayalı Kampüsü İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi konferans salonunda düzenlenen konferansa, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Muharrem Öztel, Çalışma Ekonomisi Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Ramazan Tiyek, Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. İskender Gümüş, akademik ve idari personel yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı.

    Kariyer yolunda başarılı olmanın önemli olduğunu belirten İnsan Kaynakları Yönetimi ve Kariyer Geliştirme Danışmanı Nedim İleri, mutlu olmanın başarıyı getireceğini, insanların mutlu oldukları için gülmediklerini aksine güldükleri için mutlu olduğunu söyledi. Mutluluğun yalnızca başkalarından umulan bir olgu olmadığını dile getirin İleri, şunları söyledi:

    “Mutluluk; emeğimizle, çabamızla ve tutkumuzla da doğru orantılıdır. Beklentilerimizi tamamen dış çevre etkenlerine dayalı oluşturmuş isek, ne yazık ki bu durum doğru ve gerçekçi bir beklenti olmaktan uzaktır. İnsanların içsel motivasyon etkileşimlerinin birbirinden farklıdır. Bu nedenle kimimiz maddi edinimlerden, kimimiz, kariyer yapmaktan, kimimiz ise bir başarının içinde yer almaktan motive oluyoruz. Mutluluk önce insanın kendisiyle barışık olmasıyla, sonrasında ailesiyle ve yakın çevresiyle güçlü bağlarının kurulu bulunmasıyla, iş yaşamındaki durumu ve konumuyla, yani öncelikle bu ilk iki aşamadan bağımsız değerlendirilemeyecek bir olgudur” ifadelerini kullandı.

    Konferans, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Ramazan Tiyek’in Nedim İleri’ye konferans için teşekkür ederek, günün anısına plaket takdim etmesiyle sona erdi.