Etiket: konferans

  • “Ofisler ve konferans salonlarında yeni nesil koltuklar tercih ediliyor”

    Tuna Girsberger’in Genel Müdürü Mehmet Arda, Doğanın zekâsından ilham alan bir tasarım olarak tanımlanan Linq ile bir kullanıcının ihtiyacı olabilecek tüm ergonomik fonksiyonları bir araya toplamayı hedeflediklerini söyledi.

    Ofis koltuklarında 127 yıllık deneyime sahip dünya markası Girsberger ve 47 yılı aşkındır Türkiye’nin önde gelen ofis mobilya markalarından Tuna Ofis’in ortak üretim tesisi kurarak oluşturduğu Tuna Girsberger’in Genel Müdürü Mehmet Arda, son zamanlarda sıkça kullanılmaya başlanan yeni nesil ofis koltukları hakkında bilgi verdi. Ofisler ve konferans salonlarında yeni nesil koltuklar tercih edildiğini belirten Arda, yeni ürünleri Linq için “Doğanın zekâsından ilham alan bir tasarım olarak tanımlanan Linq ile bir kullanıcının ihtiyacı olabilecek tüm ergonomik fonksiyonları bir araya toplamayı hedefledik” dedi.

    “İnsan sağlığına uygun inovatif koltuklar tercih edilmeye başlandı”

    Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de uzun çalışma saatleri sonucu ortaya çıkan bel ve boyun ağrılarına dikkat çeken Arda, “Yaşanan sırt, boyun, baş ağrısı, konsantrasyon eksikliği ve yorgunluk gibi rahatsızlıklar, firmaların yüksek sınıf çalışma koltuklarını tercih etmesine neden oluyor. Özellikle konferans salonları ve ofislerde insan anatomisine uygun ergonomik ürünler ön plana çıkıyor. Konferans turizminin önde gelen ülkelerinden biri olan Türkiye’de çalışma alanları, konferans salonları ve ofislerde insan sağlığına uygun inovatif koltuklar tercih edilmeye başlandı” diye konuştu.

    “Linq ortak alanlar ve çalışma alanları için tasarlandı”

    Ayarlanabilir yükseklik özelliğe sahip, kullanıcıların rahatça arkasına yaslanmasını sağlayan koltuk iskeletine görünmeyecek sekilde entegre edilmis akıllı egilme mekanizmalarıyla donatılmış koltukların daha fazla tercih edileceğini aktaran Arda, “Aynı zamanda farklı alanlarda çok amaçlı kullanılabilen tasarımlar tüketicilerin ilgisini çekiyor. Üstün standarttaki ürünleriyle modern ofisler oluşturan Tuna Girsberger’in yeni ürünü Linq ortak alanlar ve çalışma alanları için tasarlandı. Tuna Girsberger markasıyla kullanım kolaylığı sağlayan hem tasarım hem de ergonomik ürünler ortaya çıkardık” ifadelerini kullandı.

    “Linq’de hem tasarımı hem de kullanım kolaylığı ön planda”

    Her zaman ergonomik bir koltuğa sahip olmanın yeterli olmadığı görüşünde olduklarını bildiren Arda, “Yapılan araştırmalar; ergonomik koltuk sahibi çoğu çalışanın, koltuğun fonksiyonlarını bilmediğinden koltuğu bedenine göre doğru ayarlamadığını ve doğru şekilde kullanamadığını gösteriyor. Biz de, Linq ile tasarımı ön planda bir koltuk hedeflerken aynı zamanda kullanım kolaylığına da sahip olmasını istedik” açıklamalarında bulundu.

    Kullanım kolaylıgı ve tasarımıyla ortak alanlar ve çalısma alanları için Linq’in ideal bir ürün olduğunun altını çizen Arda,“Linq çalısma koltukları sırt yapısıyla nefes alabilen bir özelliğe sahip. Tasarımcı Jonathan Preswich tarafından Tuna Girsberger için tasarlanan Linq çalışma koltuğu, 5 yıl garantili satışa sunuluyor” dedi.

  • BM ve İngiltere, Somali konusunda uluslararası bir konferans düzenledi

    Somali’ye destek sağlamak için BM ve İngiltere, Londra’da uluslararası konferans düzenledi.

    Konferansa, Somali Cumhurbaşkanı Abdullah Muhammed Firmacu, İngiltere Başbakanı Theresa May, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Binali Yıldırım, Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmet Ahmed Aboul Gheit, ABD Savunma Bakanı James Matisse ve AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Federica Mugrini ile birlikte 20 ülke katılıyor.

    Konferans, uluslararası toplumun dikkatini bir kere daha Somali’deki krize dikkat çekmeyi hedefliyor. Toplantıda ülkenin güvenlik, ekonomik durumu, kuraklık ve ülkedeki insani yardım çalışmaları ele alınacak. Katılımcılar aynı zamanda Somali’nin 1970’lerden itibaren biriken 5 milyar 300 milyonluk dış borçtan kurtarılması konusunu ele alacak. Konferansta Somali’de uzun dönemli ve sürdürülebilir bir güvenlik anlaşmasının imzalanmasının beklendiği belirtildi.

    İngiltere, 2012 Mayıs’ında Somali konusunda uluslararası bir toplantı daha yapmıştı.

  • Paris’te Fransız eserlerinde Osmanlı etkisi üzerine konferans düzenlendi

    Paris’te bulunan Anadolu Kültür Merkezi’nde “17. ve 18. yüzyılda Fransızların ve Fransız entelektüellerinin esinlendiği Osmanlı eserleri“ konulu bir konferans düzenlendi.

    Paris’te bulunan Anadolu Kültür Merkezi’nde “17. ve 18. yüzyılda Fransızların ve Fransız entelektüellerinin esinlendiği Osmanlı eserleri“ konusu üzerine tarihi bir konferans düzenlendi. Anadolu Kültür Merkezi Başkanı kalp doktoru Demir Onger, kısa bir açılış konuşması yaparak Osmanlı sanat ve yaşantısından etkilenen Fransız sanatçılar olduğu gibi, o dönemde Osmanlı’nın da Avrupa’dan etkilenmiş olduğunu belirtti. Fransız gazeteci François Caunac, konferansındaki konuşmasında Fransız arşivlerinden elde ettiği 17. ve 18. yüzyıla ait Fransız sanat eserlerindeki Osmanlı esintilerini detaylı bir şekilde anlattı. Caunac, Fransızlara ait resim, müzik ve diğer eserlerde Türklerin kültür ve yaşantısının yansıtıldığını, bu eserlerin o dönemde Fransızlar tarafından büyük ilgi gördüğünü ifade etti.

    Caunac, Fransız milli Kütüphanesinden elde ettiği resim ve belgelerin görsellerini dinleyicilerle paylaştı. Kapsamlı bir tarihi çalışma üzerine verdiği konferans sırasında, Piyano Profesörü ve piyanist Nathalie Weidmann, o döneme damgasını vurmuş Osmanlı sanatçılarının eserlerini piyano başında seslendirdi. Aynı zamanda, konferansın konusu içerisinde yer alan Mehter marşı ile diğer marş ve şarkılar, arşivlerden elde edilen Opera ve tiyatro gösterilerindeki konuşma sesleri orijinal halleriyle izleyicilere dinletildi. Tarihi eserlerde esinlenme konusunu Fransız düşünürlerin sözleriyle pekiştiren Caunac tüm bu esinlenmeler arasında Türk kahvesini de unutmadı.

    Konferansa, Türkiye’nin Paris Büyükelçisi İsmail Hakkı Musa ile Türkiye’nin UNESCO Nezdinde Daimi Temsilci Büyükelçi Altay Cengizer ve Türkiye’nin Paris Başkonsolosu Görkem Barış Tantekin ile 100 yakın kişi katıldı. Paris Anadolu Kültür Merkezi Başkanı Dr. Demir Onger, katılımcılara konferans sonrasında teşekkür etti.

  • Acil duruma ilk müdahalede bulunan profesyoneller için konferans

    Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Meslek Yüksekokulu ve İlk ve Acil Yardım (Paramedik) Bölümü tarafından hazırlanan Paramedik Sempozyumu, HKÜ Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlendi.

    Hastane öncesi acil bakımın önemli bir parçasını oluşturan, genellikle kritik durumdaki hastaya veya yaralıya ilk anda müdahale eden profesyonel sağlık teknikerleri olan “Paramedik”lerin, mesleki açıdan gelişmeleri ve sektörleriyle ilgili önemli tecrübeleri edinmeleri için HKÜ’de kendilerine eğitim amaçlı konferans verildi. Paramedik adaylarına sağlık sektöründe çalışmanın önemi ve sağlık çalışanı olarak dikkat etmeleri gereken hususlar konusunda bilgiler verildi. HKÜ Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz ve HKÜ Meslek Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Semra Çelikli’nin açılış konuşmalarının ardından, Prof. Dr. Cuma Yıldırım, Prof. Dr. Behçet Al, Yrd. Doç. Dr. Murat Oktay, Paramedik Çağlar Uz gibi birbirinden değerli konuşmacıların katılımlarıyla gerçekleşen konferans yoğun ilgi gördü.

    Seminerde paramedik adayı olan öğrencilere seslenen Rektör Yılmaz,“1950 yıllarının sonları itibariyle hastane öncesi acil sağlık hizmetleri mesleğini geliştirmek ve kaliteyi arttırmak için yeni bir meslek grubuna ihtiyaç duyulmuş, böylece dünyada Kanada’dan başlayarak paramedik meslek grubu gün yüzüne çıkmıştır. 1993 yılında 9 Eylül Üniversitesinin girişimiyle ülkemizde de paramedik mesleğinin eğitimlerine başlanmıştır. Paramedikler günümüzde ise ambulans sistemlerindeki yeni açılımlar ve hastane öncesi acil sistemindeki köklü değişikler sonucu önemli ve zorunlu hale geldiler. Sektörün bu önemli ihtiyacını karşılayan Semra Çelikli Hoca öncülüğündeki paramedik programımızın bu doğrultudaki misyonu da bilgi, beceri ve donanım üstünlüğü kazanmış, nitelikli paramediklerin yetiştirilmesinde öncü rolü üstlenmiştir” dedi.

    Rektör Yılmaz’ın ardından açılış konuşması yapan Yrd. Doç. Dr. Semra Çelikli, ilk ve acil yardım programı mezunlarının acil sağlık sistemi içinde paramedik olarak adlandırıldığını belirterek, paremedik ile ilgili önemli bilgiler verdi. Türkiye’de paramediğin öneminin bilinmediğini, önceki yıllarda ülkemizde paramedik diye bir birimin mevcut olmadığını ancak paramediğin günümüzde önemli bir birim haline geldiğini belirtti. Acil tıp tarihi ve paramedik mesleği tarihçesi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Cuma Yıldırım, öğrenciler ile saha tecrübelerini paylaşarak, öğrencilerin dikkat etmesi gereken hususlar ve yapmaları gerekenlerle ile ilgili açıklamalarda bulundu. Yıldırım, paramedik öğrencilerine daima sabırlı olmalarını, her zaman okuyup araştırmalarını ve hasta ile devamlı empati kurmaları gibi tavsiyelerde bulundu.

    Konferansın, diğer konuşmacıları paramedik eğitiminin tanıtılması ve gelişimi açısından önem arz ettiğini belirtirken, paramedik kavramının her geçen gün öneminin arttığı ve ülkemizde paramedikçilerin gerekliliğinin de bu bağlamda önem kazandığını vurgulayan önemli açıklamalarda bulundu.

  • Fen Fakültesinden “Antarktika İzlenimleri” başlıklı konferans

    “Antarktika İzlenimleri, Likenci Gözüyle Beyaz Kıta” başlıklı konferans, Anadolu Üniversitesi Kongre Merkezi Kırmızı Salonda gerçekleştirildi.

    Konferansta, Kayseri Erciyes Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökhan Halıcı’nın Antarktika’da edindiği izlenimler ve likenler üzerine yaptığı araştırmalar konuşuldu. Konferansa, Fen Fakültesi Öğretim üyeleri ve öğrencileri katıldı.

    2016-2017 öğretim yılında iki kez liken canlı grubu hakkında yaptığı araştırmalar sonucunda elde ettiği bulguları ve devam eden araştırma çalışmaları hakkında sunum gerçekleştiren Prof. Dr. Mehmet Gökhan Halıcı, öncelikle son yıllarda Antarktika’ya Türk bilim insanlarının ilgisinin arttığını, bu sebeple, 2016 yılında Antarktika’ya düzenlenen seferde pek çok üniversiteden bilim insanının bir araya geldiğini belirtti.

    Antarktika’da Türk üssü çalışmaları

    Antarktika ile ilgili araştırmalarda Türkiye’nin sadece gözlemci statüsünde bulunduğunu, kıtada bilimsel araştırmaların aktif olarak sürdürülmesi ve yapılan bu araştırmaların sonuçlarının düzenli olarak yayınlanması için bir araştırma üssü kurulması fikrinin oluşturulduğunu ifade eden Halıcı, bu anlamda Türkiye’nin Antarktika’da üs kurmak için ön araştırma niteliğinde bir bilim seferi düzenlediğini ve bu sefer sırasında pek çok bulgu elde edildiğini ifade etti.

    Halıcı, daha önceden Pakistan tarafından bir üs oluşturulduğunu ancak başarılı olamadığını, bu anlamda Türkiye’nin kuracağı üssün aynı zamanda İslam dünyasının tek üssü olacağını da sözlerine ekledi. Antarktika’da bir üssün kurulmasının ülke açısından çok faydalı olacağını ifade eden Halıcı, bu anlamda, pek çok bilim insanının yetiştirilmesine öncülük sağlanacağını, Türk bilim insanlarının değişen dünya iklimi ile ilgili çalışmalarda yer alabileceğini, uluslararası bilim profilinin ve iş birliğinin artmasının sağlanacağını ve Türk bilim insanlarına yeni çalışma sahalarının oluşturulacağını belirtti.

    Antarktika’daki biyoçeşitlilik

    Doğal kaynaklar açısından çok zengin bir bölge olan Antarktika’da pek çok biyolojik çeşitliliğin olduğunu söyleyen Halıcı, bölgede çok çeşitli penguen, fok, balina ve kuş türünün olduğunu ifade etti. Halıcı, kendi araştırma alanı olan liken yani dünyada kutuplardan çöllere kadar yaşayabilen organizmalar olan bitki türüne ilişkin bulgularını aktardı. Halıcı, kutup bölgesinde bulunan bazı likenlerin Türkiye’de de gözlemlendiğini de belirtti. Sıcaklık değişikliklerine göre likenlerin yayılışında değişiklik gözlendiğini de ifade eden Halıcı, küresel ısınmanın likenler gibi pek çok organizmanın yayılışını etkilediğini ve bu anlamda ısınma arttıkça kuzey enlemlerden güney enlemlere doğru bitkiler ve organizmalar için bir göç söz konusu olduğunu aktardı. Halıcı, ilerleyen zamanlarda bu dağılımın yayılış haritalarının kontrol edilerek daha geçerli veriler alınabileceğini de ekledi.

    Konferans, soru ve cevap bölümünün ardından sona erdi.