Etiket: konferans

  • Özel Sani Konukoğlu hastanesi’nde halka açık konferans

    SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Murat Yardımcı, çok sıcak suyla banyo yapmanın varislerin ilerlemesini hızlandıracağını, bu nedenle kaplıca, sauna gibi sıcak ortamlardan uzak durulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.

    Doç. Dr. Yardımcı, Özel Sani Konukoğlu Hastanesi’nde düzenlenen “Varis ve Tedavisi” konulu halka açık konferansta, toplardamarların (ven) temel görevinin, kanın oksijenlenmesi ve dolaşıma yeniden katılması için kalbe taşınması olduğunu belirterek, “Bacaklardaki kan, toplardamarlar içindeki kapakçıkların yardımıyla kalbe doğru itilir. Bu kapakçıkların çalışması bozulduğunda, kan yukarıya taşınamaz, damar içinde birikerek varis görüntüsünü oluşturur” dedi.

    Varisli bacaklarda şişlik, ağrı, yorgunluk, gece krampları ve karıncalanma olduğunu anlatan Yrd. Doç. Dr. Yardımcı, “Ciddi varisli toplardamarlar, bacakların cildinde dolaşım bozukluğu ile cildin beslenmesini bozar, egzema türü şikayetlere yol açarken, bazen de yaraların açılmasına ve iltihaplanmalara neden olabilir” şeklinde konuştu.

    Vücudun diğer bölgelerinin aksine, bacaklardaki toplardamarların kanı akciğere gönderirken yer çekimine ters yönde çalışmak zorunda olduğunu, bunun da, venöz dolaşım konusunda bacakların bir şanssızlığı olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Yardımcı, “Bu, iki mekanizma ile sağlanır: Birincisi günlük aktivitelerimiz sırasında bacak kaslarımızın kasılmasıyla toplardamarlar komprese olur ve ‘muskulovenöz pompa’ adı verilen bu mekanizma ile kan akciğerlere doğru gönderilir. İkincisi ise bacak toplardamarlarında bulunan çok sayıda kapakçık(venözvalv) kaslarımız gevşediğinde kanın geriye dönmesine engel olur. Bu kapakçıklar, kan yukarı giderken açılır, geri dönerken kapanarak, kanın akciğerlere doğru tek yönde akmasını sağlarlar. Ancak bu mekanizma, bazı bireylerde çeşitli nedenlere bağlı olarak zamanla bozulabilir. Bu bozulmada en önemli faktör yapısal-genetik yatkınlıktır. Buna, uzun süre ayakta kalma/oturma, sıcak iklimde yaşama ve hamilelik gibi edinsel faktörler de eklenince kapakçıklarda yetmezlik gelişebilir. İfadelerini kullandı.

    Yrd. Doç. Dr. Yardımcı, venöz yetmezlik olarak adlandırılan bu bozuklukta, bacak kaslarının kasıldığında kanın akciğerlere doğru gittiğini, ancak kaslar gevşediğinde kanın tekrar ayağa doğru aktığını söyledi.

    Reflü adı verilen geri akımın, tutulan damarlarda basınç artışına (venöz hipertansiyon) yol açarak, bu damarlarda zaman içinde genişleme meydana geldiğini anımsatan Yrd. Doç. Dr. Yardımcı, “Genişleme en çok cilt altındaki gevşek yağ dokusu içinde yer alan yüzey el toplardamar dallarında oluşur ve genişleyerek ciltten kolayca görülebilen varis adı verilen genişlemiş damarlar ortaya çıkar” diye konuştu.

    Yrd. Doç. Dr. Yardımcı, varislerinaslında bir hastalık değil, venöz yetmezlik adı verilen bir hastalığın sonucu ve en “göze çarpan” belirtisi olduğunun altını çizerek, “Maalesef bir çok merkezde dopplerultrason yapılmadan yüzeyel varislere müdahale edildiğinden altta yatan asıl hastalık devam eder. Bu da halk arasında ‘’varis tedavi edilse bile tekrar eder’’ düşüncesinin yerleşmesine neden olmuştur” uyarısını yaptı.

    Nedenleri

    Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı da olan Yrd. Doç. Dr. Yardımcı, varisin nedenlerini şöyle sıraladı:

    “Yaş, Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar.

    Cinsiyet, Kadınlarda varis oranı yüzde 1 – 71, erkeklerde yüzde 2-56.

    Doğum sayısı fazla olan bayanlarda görülme sıklığı daha yüksek.

    Meslek, Doktor, hemşire, berber, öğretmen gibi ayakta uzun süre sabit kalan kişilerde daha sık izlenir.

    Genetik, Aile hikayesi olanlarda yüzde 70 oranında çocuklarda da izlenir.

    Vücut kitle indeksi, Kilo artışı ile görülme sıklığı artar.

    Sedanter yaşam, Hareketsiz yaşam şekli, gelişmesini kolaylaştırır”

    Varisin bulgularını “Ağırlık hissi, ağrı,şişlik, uyuşukluk, gece krampları, yorgunluk, kaşıntı ve huzursuz bacak” olarak özetleyen Yrd. Doç. Dr. Yardımcı, varis tiplerini şu alt başlıklarda açıkladı.

    “Telenjiektazi (damar çatlaması): 0,1-1 mm genişliğinde, parlak kırmızı, cilde yakın yerleşimli, ele gelmeyen damarlardır.

    Kılcal varisler (spidervenler): Ciltten çıkıntı yapmayan, çapları 1-3 mm olan kırmızı-mor renkli varislerdir. Çok sayıdaki bu varisler, genellikle küçük çaplı bir ya da birkaç yüzeyel toplardamardaki kapak yetmezliği sonucu oluşurlar.

    Orta boy varisler (retikülervenler): Ciltten hafif çıkıntı yapan, yeşil renkli, çapları 3-4 mm arasında değişen varislerdir. Genellikle daha küçük bir yüzeyel toplardamardaki kapak yetmezliği sonucu oluşurlar.

    Büyük varisler (variközvenler): Ciltten bariz çıkıntı yapan, çapları 4-15 mm arasında değişen varislerdir. Olayın nedeni genellikle büyük bir ana yüzeyel toplardamarlardaki kapak yetmezliğidir.

    TEDAVİ

    Varis tanısı konmasında dopplerultrasonografininkolay, ağrısız ve güvenilirliği yüksek bir test olduğunu vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Yardımcı, şöyle devam etti:

    “Venöz yetmezlikte tedavi prensibi, hastalarda olayın nedeni olan venöz yetmezliğin (reflü) giderilmesi, sonra da olayın sonucu olan varislerin tedavi edilmesidir. Venöz yetmezlik tedavi edilmeden direkt olarak varislerin tedavi edilmesi, hastalığın kendisinin değil sonucunun ya da belirtisinintedavi edilmesi demektir.

    Bu durumda, varisler ya yeterince tedavi edilemeyecek ya da tedavi edilse bile kısa sürede nüks edecektir. Tedavi seçimi hastaya, damar durumuna göre planlanır. Cerrahi, lazer, radyo frekans, skleroterapi, köpük tedavisi kliniğimizde uygulanan tedavi yöntemleridir.”

    NELER YAPILMALI

    Varise karşı yapılması ve yapılmaması gerekenlere değinen Yrd. Doç. Dr. Yardımcı,şu önerilerde bulundu:

    “Uzun süre ayakta durmayı ya da oturmayı gerektiren işlerde çalışan kişilerin (özellikle kadınların), fırsat buldukları her an ayaklarını yukarı kaldırarak dolaşımlarını rahatlatmaları önerilir. Bunu yapamadıkları zamanlarda ise ayaklarını ileri-geri hareket ettirerek baldır kaslarını çalıştırmaları gerekir.

    Varisten korunmak için uzun süre hareketsiz oturmaktan ve ayakta kalmaktan kaçınılması, düzenli olarak egzersiz yapılması, kilo almamaya dikkat edilmesi, sigara ve alkol tüketiminden kaçınılması ya da azaltılması varisi önlemede büyük rol oynar. Çok sıcak suyla banyo yapmak da varislerin ilerlemesini hızlandırır. Bu nedenle kaplıca, sauna gibi sıcak ortamlardan uzak durmak büyük önem taşır.”

    Yrd. Doç. Dr. Yardımcı, sunumunun ardından, SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri, Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanları olan Doç. Dr. Gökhan Gökaslan ve Doç. Dr. Erkan Kaya ile birlikte katılımcıların sorularını yanıtladı.

  • “Caminin Hayatımızdaki Yeri ve Önemi” konulu konferans düzenlendi

    Erzincan İl Müftülüğü tarafından “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” dolayısıyla Müftülük Konferans Salonu’nda “Cami, Şehir ve Medeniyet” temasından hareketle “Caminin Hayatımızdaki Yeri ve Önemi” konulu konferans düzenlendi.

    Konferans, Diyanet İşleri Başkanlığı Diyanet İşleri Uzmanı Mustafa Soykök tarafından verildi.

    Düzenlenen programa Vali Yardımcısı Yaşar Kemal Yılmaz, Belediye Başkan Vekili Gökhan Ulutaş, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, din görevlileri ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasının ardından program Kur’an-ı Kerim tilaveti, Camiler ve Din Görevlileri Haftası konulu sinevizyon gösterisi ile devam etti.

    Programın açılış konuşmasını yapan Erzincan İl Müftüsü Yavuz Karabayır: “İslam tarihine baktığımızda insanlık tarihi kan revan içerisinde. İnsanoğlunun sanki fıtratında kan dökme duygusu var. Bir dönem sükûnet ondan sonra sükûnet yoksa onun şiddeti ile şiddetli bir savaş ve kan dökülmesi var. Tarihe bakın Hz. Ebûbekir şehit edilmek istenmiş, Hz. Ömer şehit, Hz. Osman şehit, Hz. Ali şehit. Bugün Hz. Mûsa zamanında firavun, Hz. Muhammed (s.a.v) zamanında Ebû Cehil, Hz. Hüseyin zamanında da Yezid şeklinde görülmüş… Aslında şahıs değil, bozuk bir karakterin temsilcisi olan bu insanlar her zaman olacak her yerde olacak” dedi.

    İl Müftüsünün konuşmasının ardından kürsüye gelen Diyanet İşleri Başkanlığı Diyanet İşleri Uzmanı Mustafa Soykök; “Caminin Hayatımızdaki Yeri ve Önemi” konulu konferansını sundu.

    Program, Vali Vekili Yaşar Kemal Yılmaz’ın Mustafa Soykök’e plâket takdimi ile sona erdi.

  • Emniyetten öğrenciler için ’hayat kurtaran’ konferans

    İzmir’de, emniyet müdürlüğü tarafından düzenlenen ’güvenli okul’ konferansında, öğrencilerin suçtan ve kötü alışkanlıklardan korunması için okul müdürleri, rehber öğretmenler ve okul aile birliği temsilcileri bilgilendirildi.

    İzmir İl Emniyet Müdürlüğü, öğrencilerin suçtan ve kötü alışkanlıklardan korunması için ’güvenli okul’ başlığında bir konferans gerçekleştirdi. Tepekule Gösteri ve Kongre Merkezinde gerçekleştirilen konferansa, şube müdürleri, ilçe emniyet müdürleri, okul müdürleri, rehber öğretmenler ve okul aile birliği temsilcileri katıldı. Programda, öğrencilerin suçtan ve kötü alışkanlıklardan korunması için okul müdürleri, rehber öğretmenler ve okul aile birliği temsilcilerine bilgiler verildi.

    “İletişim kurarken sevgi dilini de ihmal etmeyelim”

    Konferansta konuşan İzmir İl Milli Eğitim Yardımcısı İlker Erarslan, çocuklarla iletişime dikkat çekti. Erarslan, “Bir öğrencimizi dahi kaybetme gibi bir lüksümüz olamaz. Geleceğimizin teminatı yavrularımızı hain terör örgütlerinin ve uyuşturucu çetelerinin karanlık tuzaklarına kaptıramayız. Unutmamalıyız ki güçlü bir devlet olmanın en önemli göstergesi sağlıklı bir toplum yapılanmasıdır ve bu yapılanmada eğitimin çağın gereklerine göre kurgulanması son derece elzemdir. Öz kültürümüze ait değerlerimizi bilimsel ve teknolojik gelişmeler ile harmanlayıp öğrencilerimize aktarabilirsek onları tehlikeli oluşumlardan uzak tutabiliriz. Çocuklarımızla iletişim kurarken sevgi dilini de ihmal etmeyelim. Her ne olursa olsun onların yanında olduğumuzu ve bize güvenebileceklerini hissettirelim” dedi.

    Okul önlerinde ve öğrencilerine yönelik yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren İzmir Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürü Gülden Türkal ise eğitim öğretim yılından önce şehirdeki metruk binaların tespitinin yapıldığını ve buralarda barınan suça potansiyeli olan kişilere yönelik önlemlerin alındığını anlattı.

    Türkal, İzmir Emniyet Müdürlüğünün bu konuda çok hassas çalışmalar yaptığını da aktardı. Konferansta İzmir Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kaan Çoşkun ile Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Birkan Uzun da, okul çevresinde öğrencilere yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi.

    Konferansın ardından katılımcılara öğrencilerin, velilerin ve okul yöneticilerinin dikkat etmesi gereken hususları anlatan broşürler dağıtıldı.

  • 15 Temmuz Şehitleri ve Demokrasi Zaferi konulu konferans

    Artvin’de 15 Temmuz Şehitleri ve Demokrasi Zaferi konulu konferans düzenlendi.

    Artvin Valiliği’nin organizasyonunda Ahmet Hamdi Tanpınar Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferansa Artvin Valisi Ömer Doğanay, İl Garnizon Komutanı Cengiz Abdurrahman Çerçi, Artvin Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe, Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Tilki, ilgililer ve vatandaşlar katıldı. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan ve Artvin Çoruh Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr Cihan Kara konuşmacı olarak yer aldığı konferans 15 Temmuz hain darbe girişimin kronolojik olarak anlatıldığı sunumla devam etti. Kara, yaptığı konuşmada Fetullahçı Terör Örgütü’nün planlayıp uygulandığı 15 Temmuz darbe girişiminde adeta bir işgal denemesi yapıldığını söyledi.

    Kara “Mondros Mütarekesini uygular gibi köprülerin ve yolların tutulması, iletişimin can damarı telekomünikasyon merkezine saldırı yapılmasıyla öncelikle iletişim ve ulaşım özgürlüğünün ortadan kaldırılması istendiğini gördük. Özel televizyonların TRT’nin basılması da çabası. Genel Kurmay başkanlığı ele geçirilmek istendi. Kuvvet komutanları düğünlerde derdest edildi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi, MİT, Emniyet Özel Kuvvetler, bombalandı. Başbakanımızın arabası kurşunlandı” dedi.

    Türk Siyasi tarihinde eşi benzeri görülmemiş bu saldırıda darbe ve işgal girişimin iç içe olduğunu savunan Kara esas hedefin milli iradeyi imha etmek olduğunu söyledi. Kara, Cumhurbaşkanımızın Marmaris’te kaldığı otele yapılan saldırıyı da mili iradeye yapılan saldırı olarak nitelendirerek “Hedefin tüm siyasal sistemimiz olduğu çok açık. Terör örgütlerinin darbecilerce hedefe konması, terörist olduklarının en büyük kanıtlarından birisidir. Türkiye’de hiçbir darbe girişiminde bu yapılmamıştır. Hiç kimse polis öldürmeye çıkmamıştır. Emniyet binaları F16’larla vuruldu. Sadece Gölbaşı’nda 51 polis memurumuz şehit edildi. Bu katil pilotların telsiz konuşmalarında nasıl soğukkanlılıkla nasıl suçlarını itiraf ettiklerini hepimiz dinledik. Bunu caniler nasıl nerede yetişti diye düşünerek bunu anlamaya çalışıyoruz. İnsan aklı bunu almıyor. Biz memleket olarak bu kadar kariyer sahibi psikopatı nasıl yetiştirdik? Bu topraklar Pensilvanya’da oturan hasta ruhlu, kibir abidesi yakın çağın en vasıflı sahtekarının başında olduğu bu terör örgütünden daha yalancı, daha iftiracı, daha münafık, daha hilekar daha namert, dindaşına ve soydaşına karşı bu kadar canisini görmediği için aldatılanları da biraz anlamak lazım. Bunların Allah’tan korkmadığı çok açık” şeklinde konuştu.

    Artvin Valisi Ömer Doğanay sunumu sonrası Kara’ya Türk Bayrağı işlemeli tablo hediye etti.

  • Filipinler’de askeri konferans

    Filipinler’de Devlet Başkanı Rodrigo Duterte başkanlığında askeri konferans düzenlendi.

    Filipinler’de Malacanang Sarayı’nda Devlet Başkanı Rodrigo Duterte’nin başkanlık ettiği Filipinler Silahlı Kuvvetleri (AFP) ve Filipinler Ulusal Polisi’nin (PNP) katıldığı askeri konferans gerçekleştirildi.

    Konferansa ayrıca Devlet Başkanlığı Sekreteri Salvador Medialdea, Savunma Bakanı Delfin Lorenzana, İçişleri ve Yerel Yönetim Dairesi görevlisi Catalino S. Cuy, Genelkurmay Başkanı Eduardo Ano, Emniyet Genel Müdürü Ronald Dela Rosa, Korgeneral Arthur Tabaquero, Filipinler Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi (PDEA) Başkanı Isidro Lapena, Milli İstihbarat şefi Genereal Alex Monteagudo, Başkan özel danışmanı Christopher Lawrence Go ve bir çok emniyet teşkilatı üyesi katıldı.