Etiket: konferans

  • Palandöken Belediyesi’nden yeni bir konferans salonu

    Palandöken Belediyesi’nin kısa bir süre sonra açılışını yapacağı İkinci Kültür Merkezi ile aynı zamanda Erzurum son derece görkemli bir konferans salonuna da kavuşacak. Kültür Merkezi’nin son katında inşa edilen konferans salonu, 350 kişilik kapasitesi ile sanatsal, sosyal ve kültürel birçok etkinliğe ev sahipliği yapacak.

    Palandöken Belediye Başkanı Orhan Bulutlar, bin 150 metrekare yüzölçümüne sahip olan konferans salonunun bu yıl sonun da hizmet vermeye başlayacağını bildirdi. Palandöken Belediyesi’nin Erzurum’a kazandırdığı prestij projelerden birisi olan İkinci Kültür Merkezi, şehre aynı zamanda yepyeni bir konferans salonu da kazandırmış olacak. Sosyal donatıları, modern mimarisi ile belediye bünyesinde Palandöken halkının hizmetine sunulacak olan konferans salonu sayesinde ilçede her türlü sanatsal, sosyal ve kültürel etkinliklerin gerçekleştirilmesine olanak sunulacak.

    PALANDÖKEN’İN SOSYAL YAŞAMINA CANLILIK KATACAK

    Palandöken’in böylesine modern ve çok amaçlı bir mekana ihtiyacı olduğunu ve dolayısıyla ilçenin bu ihtiyacını ortadan kaldırdıklarını söyleyen Bulutlar, “Halkımızın kültürel ve sanatsal değerlere olan ilgisini daha da artması için çalışmalar yapıyoruz. Bu anlamda kültürel ve sanatsal kurslar açıp Palandöken’in ihtiyacı olan yetişmiş iş gücüne, sanatına, kültürüne, sosyal yaşantısına, eğitimine katkı sunuyoruz. Halkımızın hizmetine sunulacak Yıldızkent’te yapımı devam eden İkinci Kültür Merkezimizle birlikte bu salonda konferanslar, konserler, seminerler, söyleşiler, tiyatro oyunları, kongreler, paneller ve sinema günleri düzenleyerek ilçemizin sosyal yaşamına canlılık katacağız” dedi.

    KONFERANS SOLONU YILSONUN DA HİZMETE AÇILACAK

    Konferans salonunun 2018 yılı içerisinde faaliyete başlayacağını belirten Başkan Bulutlar; “Çok amaçlı toplantı ve konferans salonu şimdiden ilçemize hayırlı olsun. Yunus Emre Mahallemizde var olan mevcut Recep Tayyip Erdoğan Kültür Merkezi ve Spor Kompleksi’nin dışında Yıldızkent’te yaptırdığımız İkinci Kültür Merkezi bünyesinde çok amaçlı Konferans Salonun yapılıyor olması ilçemizde büyük bir ihtiyacı ortadan kaldırmış olacak. Bu ihtiyaç ise, Palandöken’de kültüre ve sanata olan ilgisinin arttığının işaretidir. Bu bizim için son derece önemli ve sevindirici bir durumdur. Daha güzel hizmetleri vatandaşlarımızla buluşturmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

  • Yazar Abdurrahman Dilipak Nusaybin’de konferans verdi

    Nusaybin Belediyesinin kültür etkinlikleri kapsamında yazar Abdurrahman Dilipak, “İslam ve Kardeşlik” konulu bir konferans verdi.

    Mitanni Kültür Merkezi’nde yazar Abdurrahman Dilipak’ın katılımıyla “İslam ve kardeşlik” konulu konferans düzenlendi. Açılış konuşmasını yapan Nusaybin Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Nurettin Şimşek, yaklaşık 2 yıldır görevlendirme yapılan belediyenin kentin alt ve üst yapısını imar ettiğini ancak sadece bununla yetinmediğini ifade ederek, “Kentimizin fiziki koşullarını iyileştirirken aynı zamanda sosyal ve kültürel etkinliklere de ziyadesiyle ehemmiyet veriyoruz. Bu süre zarfında yüzün üzerinde etkinlik düzenledik. Bir kenti imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz ihya etmeyi ihmal ettiğiniz nesil imar ettiğiniz kenti tahrip eder, imha eder. Maalesef içerisinden geçtiğimiz zaman zarfında biz tam olarak bunu yaşadık” dedi.

    “İlk ırkçı şeytandır”

    Konferansta konuşan yazar Abdurrahman Dilipak, “Adalet yoksa barış teslimiyettir. Adalet ve barış yoksa hürriyet bir illüzyondur. En güzel barış Allah’la barışmaktır. Yaratılıştan maksat Kur’an-ı Kerim’de şöyle anlatılır; ’Sizi kabileler halinde yarattım. Bilişesiniz diye.’ Kavga etmek için değil bilişesiniz diye yarattım’. Doğduğunuz toprağı, zamanı siz mi seçtiniz? Derinizin rengini siz mi seçtiniz? Cinsiyetinizi siz mi seçtiniz? Bundan dolayı insan üstün ya da geri olabilir mi? Allah’ın takdirine isyan olur bunu ihlal edenler. İlk haram, ilk günah, ilk lanet nedir bilir misiniz? Irkçılıktır. İlk ırkçı da şeytandır. İlk haram, ilk günah budur. Üstünlük ancak takva iledir. Biz hepimiz birbirimizden başka bir özelliğimizle üstünüz. O benden daha güzel şiir yazar ama ben ondan daha güzel okurum. Yeryüzünde adalet, barış ve hürriyeti gerçekleştirmek için Allah’ın rızasının tecellisinin vesilesi oluruz, devrim yaparız. O zaman yeryüzüne iner cennet ama karısını dövenlerle yeryüzünde cennet olmaz. Kocasına ihanet edenlerle ya da kaynanasını evden kovanlarla da cennet olmaz. Değilse yeryüzünü cehenneme çeviririz Türk diye, Kürt diye, Arap diye. Biz insanız. Birbirimize yeryüzünü cennet yapalım diye geldik. Biz kalu beladan Allah’a verdiğimiz sözü unuttuk. İhanet ettik, yeryüzünü fesada verdik. Hayvanları öldürdük, ekinleri talan ettik. Allah cahil ve zalim bir topluma yardım etmez” dedi.

    Yaklaşık 2 saat süren konferansın ardından Belediye Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Şimşek tarafından Dilipak’a plaket verildi. Konferansa Nusaybin Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Mehmet Balıkçılar, Ömerli Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Mehmet Emin Taşçı, kamu kurum ve kuruluşları ile STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

  • BEÜ’de ‘Düşünce Dünyasında Sezai Karakoç’ konulu konferans düzenlendi

    Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) ve Birlik Vakfı Bitlis Şubesi işbirliğinde ‘Düşünce Dünyasında Sezai Karakoç’ adlı konferans düzenlendi.

    BEÜ’nün İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Konferans Salonu’nda düzenlenen ve Dr. Şakir Diclehan’ın konuşmacı olarak katıldığı programa öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. Program, Birlik Vakfı tanıtım videosunun ardından açılış konuşmalarıyla başladı. Konuşmasına konferansa katılanları selamlayarak başlayan Birlik Vakfı Bitlis Şube Başkanı Maşallah Albeni, Birlik Vakfı’nın 29 Mayıs 1985 tarihinde kurulduğunu dile getirerek vakfın 33 yıllık bir geçmişi olduğunu söyledi. Birlik Vakfı’nın kuruluşundan bu yana yaptığı çalışmalarla, ülkenin kalkınmasına büyük bir katkı sağladığını ifade eden Albeni, Birlik Vakfı’nın kuruluş amacının, geleceğin teminatı olan gençlerin inançlı, vatansever, kültürlü, ilmi seviyesi yüksek birer şahsiyet olmalarını sağlamak ve milletin birlik ve huzur içerisinde kalkınma ve gelişmesine katkı sağlamak olduğunu belirterek, “Biz bu gayeyle, Birlik Vakfı Bitlis Şubesi olarak yaklaşık 2 yıldır çeşitli sportif, eğitsel ve kültürel programlarla gençlerimizin yanında olduk ve bundan sonra da hiç durmadan aynı düsturla gençlerimiz için çalışmaya devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle bu güzel günde bizleri yalnız bırakmayan çok kıymetli hocalarım ve siz kıymetli gençler ve ayrıca bizleri kırmayarak, bu gün burada bulunan saygıdeğer Dr. Şakir Diclehan hocamıza çok teşekkür ediyorum” dedi.

    Konferansın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek sözlerine başlayan Üniversite Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Demirtaş, programın başarılı geçmesi temennisinde bulundu.

    Sezai Karakoç denildiğinde şiir, şiir denildiğinde Sezai Karakoç’un akla geldiğini ifade eden Prof. Dr. Demirtaş, “Türkiye’de sadece şairlik yönüyle değil, fikir adamlığı yönüyle de düşünce dünyamızın en önemli simalarından birisi için burada toplanmış bulunuyoruz. Tarihçileri ilgilendiren bir yönü de var bu önemli şahsiyetin. Bir gazi ailesinden geliyor kendisi. Dedesi Plevne Savaşı’na katılmış, babası ise 1. Dünya Savaşı’nda esir düşmüştür. Dolayısıyla Sezai Karakoç’un hayatına baktığımızda, tarihimizde önemli rol oynayan şahsiyetlerin kendi ailesine mensup olduklarını görmemiz mümkündür. Sezai Karakoç’un edebiyatımızın vazgeçilmez simaları arasında yer alması edebiyatçılar açısından önemlidir. Bir İslam fikir adamı olması bakımından da bütün İslam bilimlerinde ve sosyal bilimlerde kendisinden söz ettiren bir zattır. Bütün bunların ötesinde bu önemli şahsı anlatabilecek en yetkin isimlerin başında gelen Dr. Şakir Diclehan aramızda. Bu bakımdan fazla uzatmadan sözü kendilerine bırakıyor, konferansın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

    Öz geçmişinin okunmasıyla başlayan sunumunda Dr. Şakir Diclehan, Bitlis’in çok önemli bir şehir olduğunu ifade ederek, “Bana burada bu konuşma fırsatını veren Birlik Vakfı ve Bitlis Eren Üniversitesi yöneticilerine çok teşekkür ediyorum. İbn-i Haldun’un değimiyle, coğrafya bir kaderdir ve gerçekten de bu topraklar tarih boyunca hep hüznün, kederin, derdin ve ızdırabın mekânı olmuştur. Ancak şunu da ifade etmeliyim ki; bu topraklarda doğan ve şu anda bu topraklar üzerinde havayı teneffüs eden insanlar başları göğe değecek kadar yüksektedir ve asil insanlardır. Siz Bitlisliler olarak çok büyük değerlere sahipsiniz, bununla iftar edin ve bu değerlerinizi genç nesillere aktarmaya çalışın” şeklinde konuştu.

    Öğrencilere dünya cenneti Bitlis’te eğitim gördükleri için bahtiyar olmaları tavsiyesinde bulunan Dr. Diclehan: “Sevgili öğrenciler çok değerli hocalarınız var. Bunların kıymetini bilin ve zamanınızı çok iyi değerlendirin” dedi.

    “Yaşadığımız ziyan ve sıkıntıları büyük insanların şiir ve düşünceleriyle aşabiliriz” diyen Dr. Diclehan konuşmasına şöyle devam etti.

    “Büyük şair ve düşünce adamları arasında Sezai Karakoç’un büyük bir değeri vardır. Çünkü Osmanlı coğrafyasına baktığımız zaman, 6 asır gibi çok uzun bir imparatorluk yaşamasına ve 6 binin üzerinde şair yetişmesine rağmen, tarihe geçebilecek olan birinci sınıf şair kabul ettiğimiz 6 şair vardır. Bunlar 16. Yüzyılda Fuzuli ve Baki, 17. yüzyılda Nabi ve Nefi, 18. yüzyılda ise Şeyh Galip ve Nedim’dir. Cumhuriyet döneminde ise çok şanslıyız. Mehmet Akif Ersoy gibi bir şairi kenara koyarsak, Necip Fazıl Kısakürek ve Sezai Karakoç gibi şairlerimiz var. Bu şairler Türk Edebiyatı yok olsa tekrar diriltebilecek güçte şiir ve eserler yazmışlardır. Dolayısıyla bizler bu insanları tanımak zorundayız” diye konuştu.

    Büyük sanatkârların toplumun dertlerini, ıstıraplarını sanatsal bir dille dile getirme görevleri olduğunu ifade eden Dr. Diclehan öğrencilere birtakım tavsiyelerde bulunarak, “Bugün Türkiye’de dahil olmak üzere yaşadığımız sıkıntı, birlik ve beraberlik sıkıntısıdır. Evet, bugün İslam âleminin en büyük derdi budur. Hazret-i Ali’nin bir sözü var. Hazret-i Ali Arapları tasvir ederken diyor ki: ‘Araplar adeta birleşmeme konusunda birleşmişlerdir’. Bugün maalesef genelde İslam âlemi de birleşmeme konusunda birleşmiştir. Bu sıkıntıyı 100 yıl önce İstanbul’a gelerek gören Bediüzzaman iki kelimeyle dile getiriyor. Birincisi, ’okuma’ ikincisi ’el ele’. Bugün İslam âlemi ancak bu formüllerle ayağa kalkabilir. Aksi takdirde kurda kuşa yem olmaya devam ederiz” dedi.

    Program, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Demirtaş’ın Dr. Şakir Diclehan’a plaket takdim etmesinin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

  • İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 70’inci yılına özel konferans

    Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları Araştırma ve Uygulama Merkezi ve UNESCO Felsefe ve İnsan Hakları Kürsüsü, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 70’inci yılı nedeniyle uluslararası bir konferans düzenleyecek.

    Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları Araştırma ve Uygulama Merkezi ve UNESCO Felsefe ve İnsan Hakları Kürsüsü İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 70’inci yılı nedeniyle uluslararası bir konferans düzenleyecek. 6-7 Kasım 2018 tarihlerinde Maltepe Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek konferansın amacı; dünyada son on yılda insan haklarıyla ilgili olumlu ve olumsuz gelişmeleri ve çözüm önerileri olacak.

    Yapılan açıklamada; Birleşmiş Milletler, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 70’inci yılında ‘İnsan Hakları İçin Harekete Geç’ çağrısı göz önüne alınarak, genel başlığı ‘İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 70’inci yılında İnsan Hakları: İnsan Hakları İçin Harekete Geç’ konulu konferansa, UNESCO İnsan ve Toplum Bilimleri, Politikalar ve Programlar Direktörü, B.M. Beslenme Hakkı Raportörü, ECRI’den bir üye ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı ve UNESCO Eski Genel Direktörü Federico Mayor katılacak. Ayrıca konferansta, insan hakları eğitimiyle ilgili iki yuvarlak masa düzenlenecek.

  • Kahta’da “Dünya Hırsı ve Faiz” konulu konferans düzenlendi

    Adıyaman’ın Kahta ilçesinde Eğitimle Diriliş Derneği tarafından “Dünya Hırsı ve Faiz” konulu konferans düzenlendi.

    Diriliş Kitap Kafede düzenlenen konferansta konuşan Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Tanrıverdi, insanları faize götüren şeyin dünya hırsı olduğunu belirterek dünya hırsı ile faizin birbirleri ile çok güçlü bağları olduğunu söyledi.

    Allah’ın, biriktirilen servetin kendisini değil, o serveti haram yoldan kazanılmasını, elde edilen servete büyük bir hırsla bağlanılmasını yasakladığını belirten Prof. Dr. Hasan Tanrıverdi, İslam’ın helal yoldan kazanılarak infak edilebilen ve kişinin kalbini esir almayan serveti tavsiye ettiğini vurguladı.

    Prof. Dr. Tanrıverdi, “İnsanlar yeme, içme, giyim ve barınma gibi temel ihtiyaçları için dünya hayatına bağlı kalıyor. Kişi imtihanını yaşadığı dünya hayatında kendi bedeninin sağlığını korumakla mükelleftir. Bu anlamda dünyadaki nimetlerden kendi ihtiyaçlarını temin ederken Kuran’daki ayetlerin çizdiği sınırların dışına çıkmaması gerekir. Elbette ki Müslümanların dünya nimetlerinden yararlanma ve onları biriktirme hakları vardır. Bunu yaparken dürüstçe yapmalıdır. Kuran ve sünnete aykırı olmamalıdır. Yani dünya hırsına kapılıp helal haram ölçüsünü asla karıştırmamalı. İnsanları faize götüren dünya hırsıdır. Dünya hırsı, helal ve haram ölçüsünü dikkate almadığımız zaman başlar. Dünya hırsı ile faizin birbirleri ile çok güçlü bağları vardır. Bizler Müslümanlar olarak iki diyarın mutluluğuna inanan insanlarız. Yani hem dünya hem ahirete çalışırız. Eğer sadece ahiret için çalışsak ya da dünya için çalışsak bu yanlış olur. Dünyaya veya ahirete yaklaşımımız konusunda Allah bize ayetleri ile uyarır. Bazı ayetlerde Ahireti her zaman düşünmemiz gerektiği konusunda uyarılarda bulunurken aynı zamanda da dünyanızı da unutmayın diye emreder” dedi.