Etiket: Konfederasyonundan

  • Üç İşçi Konfederasyonu’ndan ortak asgari ücret açıklaması

    Üç İşçi Konfederasyonu’ndan ortak asgari ücret açıklaması

    TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ve DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu 25 Aralık günü TÜRK-İŞ Genel Merkezinde bir araya gelerek 2021 yılında geçerli olacak asgari ücret konusundaki gelişmeler üzerine ortak açıklamada bulundu.

    “ILO, asgari ücret düzeyinin belirlenmesinde işçilerin ve ailelerinin ihtiyaçlarının dikkate alınması gereğini önemle belirtmektedir”

    TÜİK tarafından yapılan bekar bir işçinin aylık yaşama maliyetinin Kasım ayı itibariyle 2 bin 792 TL olduğu açıklamasına değinilen ortak açıklamada şunlar kaydedildi:

    “İşçiler ve aileleri için insana yakışır yaşam düzeyini sağlayacak bir asgari ücret belirlenmesi milyonlarca işçinin beklentisi ve ortak talebidir. İşçilere aileleriyle birlikte yeterli yaşam şartlarını sağlayacak bir ücretin güvence altına alınması günümüz yeni Covid-19 salgını döneminde daha da önem kazanmıştır. Üçlü yapıda çalışmalarını sürdüren Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), asgari ücret düzeyinin belirlenmesinde işçilerin ve ailelerinin ihtiyaçlarının dikkate alınması gereğini önemle belirtmektedir. Asgari ücret işçilerin aileleriyle birlikte geçimini sağlayacak ücrettir. Tüm aile bireylerinin hakkı vardır. Pazarlık konusu edilmemelidir. Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından görev verilen Türkiye İstatistik Kurumu’nca “bekar bir işçi için” hesaplanan” yaşama maliyeti Kasım 2020 ayı itibariyle net 2.792 TL’dir. Açıklanan bu tutarda aile unsuru yoktur, dikkate alınmamıştır. 2020 Aralık ayında gerçekleşecek fiyat artışı ile asgari ücretin geçerli olacağı 2021 yılı muhtemel fiyat artışları da bulunmamaktadır. Bütün bu unsurları kapsayacak bir asgari ücretin, tüm bir yıl boyunca kesintiler nedeniyle azalma olmadan işçinin eline geçmesi sağlanmalıdır” ifadeleri kullanıldı.

    “(Hükumet) İnsan onuruna yaraşır bir geçimi sağlayacak bir asgari ücretin yürürlüğe girmesi için tüm imkanlarını seferber etmelidir”

    Üç İşçi Konfederasyonunun yaptığı ortak açıklamada “insan onuruna yaraşır” vurgusu yapılarak şunlar kaydedildi:

    “Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda belirleyici olan Hükümetin tutumudur. Geçmiş kimi yıllarda olduğu gibi Hükümet tercihini, iktisaden dar ve sabit gelirli kesimler için kullanmalıdır. İnsan onuruna yaraşır bir geçimi sağlayacak bir asgari ücretin yürürlüğe girmesi için tüm imkanlarını seferber etmelidir. İşçi temsilcileri “insan onuruna yakışır” bir düzeyde asgari ücret belirlenebilmesi için Komisyon çalışmaları sırasında temel alınması gereken ilkeleri belirlemiş ve kamuoyu ile paylaşmıştır. Üç İşçi Konfederasyonu, 4 Aralık 2020 günü ortaklaştırdıkları “insan onuruna yaraşır bir asgari ücret” belirlenmesi talebinin arkasında durmaktadır. Çalışanların kabul edeceği, işçilerin mutlu olacağı bir asgari ücret ancak bu şekilde mümkün olacaktır. Hükümet ve işveren, asgari ücretle ilgili tekliflerini kamuoyuyla paylaşmalıdır.”

  • Gaziantep dernekler konfederasyonundan öğrencilere kırtasiye yardımı

    Gaziantep dernekler konfederasyonu Gaziantep’te ihtiyaç sahibi ilköğretim öğrencilerine kırtasiye dağıtımına başladı.

    Konfederasyonu halkın içerisinde gıda, kömür, kırtasiye yardımların sosyal dernekçilik örneği sergiliyor. Gaziantep Bölge kadın kolları başkanı Özlem Emer ve Bölge Başkanı Mehmet Ali Kuş yardımların devam edeceğini belirterek, emeği geçen yönetim kurulu arkadaşlarına teşekkür etti.

  • Tümiş Konfederasyonundan Aile İl Müdürlüğüne suç duyurusu

    Tümiş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Şahin, Aile İl Müdürlüğü hakkında, ‘devleti zarara uğratmaktan’ suç duyurusunda bulundu.

    1 Ocak 2017 tarihi itibariyle zorunlu halen gelen Bireysel Emeklilik Sigortası (BES)’nın işveren tarafından işçiye sorulmadan maaşından kesinti yapılıp herhangi bir sigorta şirketine yatırılması gerektiğini hatırlatan Tümiş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Şahin, taşeron işçi iken yasa ile kamu kurumlarına geçen bazı işçilerin, geçmiş dönemde taşeron işverenlerinin BES sigortalarını yatırmaması nedeniyle mağdur olduklarını söyledi. Taşeron firmaların, BES primlerini yatırıp yatırmadığını denetleyecek olan kurumun, hizmet verilen kamu kurumu olduğunun altını çizen Şahin, işçilerin mağduriyetinin temel nedeninin, ilgili kamu kurumlarının gerekli denetimleri yapmaması olduğunu öne sürdü. Söz konusu kamu kurumların gerekli denetimleri yapmayarak, devleti zarar uğrattıklarını belirten Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Geçen yıl itibariyle birçok kamu kurumundaki taşeron şirketler, işçilerden kestikleri BES primini sigortaya yatırmadılar. Fakat işçilere de geri vermediler. Normalde bu işleri yapması gereken kamu kurumlarıdır, çünkü asıl üs işveren kamu kurumudur. Fakat kamu kurumu bu işleri taşerona bırakıp takip etmediği ve bu yıl itibariyle de taşeron şirketlerin görevi bittiği için, primler taşeronla gitti. Fakat bunu takip etmesi gereken kamu kurumları kendilerine ihalede teminat gösterilen paraları da taşeron şirketlere iade ettiler. Şu anda işçilerin BES primlerinin kesilmesine rağmen para taşeron şirkette gitti. İşçi taşeron şirketi bulamıyor, şirketler kapandı. İşçiler bu durumda kamu kurumuna başvurmak zorunda, kamu kurumları da bu paraları ödemek zorunda. Ancak bir çok kamu kurumu, işçi adına yatırılması gereken sigortaları yatırmadı, dolayısıyla görevlerini yapmadı. Daha sonraki aşamada yine aynı kamu kurumları işçilerin alacağı var mı, mesaisi var mı, BES primlerini geri verdi mi vermedi mi demeden, kontrolü de yapmadan, taşeron şirkete adeta göz yumarak şu anda devleti zarara uğratmak suçu işlemiş durumda” dedi.

    BES mağduriyeti yaşayan işçiler kamu kurumlarına dava açabilir

    Türkiye’nin bir çok yerinde, bu şekilde BES mağduriyeti yaşayan işçilerin, paralarını ilgili kamu kurumuna dava açarak alabileceklerini söyleyen Şahin, Tümiş Konfederasyonu olarak Kayseri’de Aile İl Müdürlüğü başta olmak üzere, çok sayıda kamu kurumu hakkında ‘devleti zarara uğratmaktan’ suç duyurusunda bulunduklarını dile getirdi. Şahin, “Biz burada bir başlangıç yapıp Kayseri’de başta Aile İl Müdürlüğü olmak üzere bir çok kamu kurumu hakkında, devleti zarara uğratmaktan suç duyurusunda bulunduk. Bunlar alenen devleti zarara uğratmışlardır, işlerini gereği gibi yapmamışlardır, takibini de yapmamışlardır. Teminatlarından kesmeleri gereken ya da teminatı hallet de öyle vereyim demesi gerekirken, beceriksizliklerinden teminatları da göz yumarak geri vermişlerdir. Biz buna bigane kalamazdık. Türkiye’deki bütün çalışanlara , hangi kurumda olursa olsunlar, kadroya geçen taşeron işçilere sesleniyorum, eğer BES primi kesilmiş ve size iade edilmemiş ve sigortada yattığını görmüyorsanız mutlaka kurumunuza dava açıp bu paranızı alın” ifadelerini kullandı.

  • Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu’ndan CHP’nin oturma eylemine tepki

    Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) “OHAL değil demokrasi istiyoruz” sloganıyla başlattığı oturma eylemine tepki gösterdi. OHAL sisteminin terör örgütlerine karşı başlatılmış bir sistem olduğunu belirten Sözen, “Terör örgütleri de en büyük zararı biz şehit ailelerine ve gazilere vermişlerdir. CHP bu tutumuyla şehitlerimize, gazilerimize kurşun sıkan teröristlere çanak tutmuştur” dedi.

    Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen, OHAL sisteminin terör örgütlerine karşı başlatıldığını ifade ederek, CHP’nin “OHAL değil demokrasi istiyoruz” sloganıyla başlattığı oturma eyleminin şehit ailelerini ve gazileri rencide ettiğini söyledi. Terör örgütlerinin en büyük zararı şehit ailelerine ve gazilere verdiğini dile getiren Sözen, “CHP bu tutumuyla şehitlerimize ve gazilerimize kurşun sıkan teröristlere çanak tutmuştur. Bu eylemleri hükümete ve Cumhurbaşkanımıza karşı yapılan eylemlerden ziyade biz şehit ailelerine karşı yapılmış eylemler olarak görüyoruz. Bu ülkede görevi, makamı, mevkii ne olursa olsun hiç kimsenin ama hiç kimsenin biz şehit ailelerini, gazilerini üzmeye, incitmeye hakkı yoktur. Kim bu ülkede terör örgütlerine direk veya dolaylı olarak destek verirse bizim nazarımızda şehit ailelerine ve gazilere düşmanlık yapmaktadırlar” diye konuştu.

    “Teröristlere karşı neden oturma eylemi yapmadınız?”

    OHAL sistemin vatandaşların can ve mal güvenliğini korumaya ve kollamaya yönelik olduğunu aktaran Sözen, şunları kaydetti:

    “Sadece teröristlere, teröristlere destek verenlere ve işbirlikçilerine karşı başlatılmış olan OHAL sistemi sizi neden bu kadar rahatsız etmektedir? 6- 7 Ekim olaylarında neden oturma eylemini yapmadınız? 15 Temmuz hain alçak FETÖ darbe girişiminden sonra neden oturma eylemleri yapmadınız? Çukur ve hendek olaylarında neden terör örgütlerine karşı oturma eylemleri yapmadınız? Her gün Doğu ve Güneydoğu da askerlerimiz, polislerimiz ve güvenlik korucularımız şehit olurken teröristlere karşı neden oturma eylemi başlatmadınız? Afrin’de Zeytin Dalı Harekatında askerlerimiz şehit olurken PYD ve YPG’ye karşı neden oturma eylemleri başlatmadınız? Devletimize karşı ve milletimize karşı içte ve dışta başta FETÖ terör örgütünden ve PKK terör örgütünden gelebilecek tehlikeleri bertaraf etmeye yöneliktir. Mevcut OHAL uygulaması vatandaşımızın asla günlük yaşamını kısıtlamamakta aksine vatandaşımızın huzur ve güven içerisinde hayatını sürdürmesine vesile olmaktadır. Ülkemiz FETÖ tehdidini henüz tamamen bertaraf etmiş değildir. Her gün kurum ve kuruluşlarımızda onlarca FETÖ mensubunun tutuklandığı, açığa alındığı ve ihraç edildiği bir ortamda FETÖ tehdidinin tamamen bittiğini söylemek hayalden ibarettir. FETÖ tehdidi ve PKK terör örgütü tehdidi tamamen ortadan kaldırılmadan OHAL sistemini kaldırmak, kaldırmayı istemek bu ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüktür. CHP, OHAL uygulamasına karşı oturma eylemlerini başlatarak terör örgütlerinin ekmeğine yağ sürmüş, terör örgütlerine çanak tutmuştur. CHP bu yanlış tavrından bu yanlış tutumundan derhal vazgeçmelidir. Aksi taktirde düşmanımız olan terör örgütlerine çanak tutan CHP’ye karşı biz şehit ailelerinin ve gazilerin yasalar çerçevesinde eylemlerimiz ve söylemlerimiz olacaktır. Buradan CHP’ye çağrı yapıyoruz; sizin yaptığınız bu hareketler şuanda sınır içinde veya sınır dışında terörle veya teröristlerle mücadele eden askerimizin, polisimizin ve güvenlik korucularımızın moral ve motivasyonunu bozmuş, adeta onları hayal kırıklığına uğratmıştır. CHP’nin başlatmış olduğu bu oturma eylemleri en az PKK terör örgütünün şehitlerimize ve gazilerimize sıktığı kurşunlar kadar yüreğimizi acıtmış, içimizi paramparça etmiştir. CHP bu tutumundan vazgeçmediği takdirde CHP’nin önünde oturma eylemleri, siyah çelenk bırakma başta olmak üzere bütün il ve ilçelerimizde şehit ailelerimiz ve gazilerimiz CHP’ye karşı bir tutum ve tavır takınacaklardır. CHP’yi teröre ve terör yandaşlarına destek anlamına gelecek bu oturma eylemlerini derhal sonuçlandırmaya, önümüzdeki günlerde Meclis Genel Kuruluna gelecek OHAL sistemine destek vererek biz şehit aileleri ve gazilerden özür dilemeye davet ediyoruz. Aksi takdirde biz şehit aileleri ve gaziler ile CHP arasına telafisi mümkün olmayan kırgınlıklar ve küskünlükler meydana gelecektir. CHP’nin bu talihsiz tutumunu tekrar gözden geçirmeye davet ediyoruz.”

  • Gaziantep Dernekler Konfederasyonundan Devlet Bahçeli ziyareti

    Türkiye Gaziantep Dernekler Konfederasyonu Başkanı Hasan Özaygut, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti.

    Türkiye Gaziantep Dernekler Konfederasyonu Başkanı Hasan Özaygut, konfederasyonun faaliyetlerini anlatmak için siyaset ve bürokrasi ziyaretlerinin ilk durağı olan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti. Ziyarette Gaziantep ve konfederasyon ile ilgili detayla bilgi verdi. 2018 yılı içinde yapacakları sosyal projeleri anlatma imkanı bulan Özaygut, MHP Genel Başkanı Bahçeli’den tam destek aldı.

    Özaygut, tüm partileri ve bürokratları ziyaret edeceklerini ve 2018 yılının Gaziantep yılı olacağını söyleyerek, büyük projelerle Gaziantep için üretmeye devam edeceklerini de sözlerine ekledi.