Etiket: Konfederasyonu

  • Bakan Kılıç, Tüm Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu heyetini kabul etti

    Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, 15 Temmuz gecesi darbe girişiminde bulunan Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarını, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mensubu olarak görmediklerini belirterek, ’’Bunlar üstlerine o şerefli üniformayı giyip hem o şerefli üniformaya hem de milletine, devletine ihanet eden alçaklar, hainlerdir. Bunlara karşı hiçbir şekilde müsamaha göstermeksizin en kararlı şekilde yine hukuk ve adalet çerçevesinde gerekenleri sonuna kadar yapacağız’’ dedi.

    Bakan Çağatay Kılıç, Tüm Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu heyetini kabul etti. Kabulde bir konuşma yapan Bakan Kılıç, darbe girişiminin ardından yaşanan birlikteliğin önemine dikkat çekerek, “Malum 15 Temmuz gecesi hep beraber bir darbe girişimi yaşadık. Şimdi bu girişimin karşısında elbirliğiyle, hep beraber, aramızda hiçbir farklılık gözetmeksizin, siyasi partisi, düşüncesi ne olursa olsun, tek yürek halinde, milletçe bu hain terör örgütünün karşısında durduk. Pensilvanya’daki o terör örgütü liderine karşı, kavi şekilde mücadelemizi yapacağız” diye konuştu.

    “Türk halkı dünyaya demokrasi dersi verdi”

    FETÖ ile mücadelenin 17-25 Aralık’tan sonra yoğun bir şekilde yürütüldüğünü hatırlatan Bakan Kılıç, ’’O zaman söylediğimiz şeylere bazıları inanmıyordu. Pek itibar etmiyordu. Artık bunların silahlı bir terör örgütü olduğu konusunda hiç bir şüphe kalmadı. Buna karşı devletimizin, milletimizin elbirliği içerisinde mücadele etmesi gerektiği biliniyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu noktadaki çağrısına cevap verip, demokrasisine, cumhuriyetine, hukukuna, insan haklarına sahip çıkan tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize acil şifalar diliyoruz. 1000’in üzerinde gazimiz var. 200’en fazla şehidimiz var. Tüm dünyaya Türk halkı bir demokrasi dersi verdi. Silahlı bir terör örgütünün hiç bir zaman başarılı olamayacağını gösterdi” şeklinde konuştu.

    “Hiç bir şekilde müsamaha göstermeksizin hukuk ve adalet çerçevesinde gerekenleri yapacağız”

    Darbe girişiminde bulunanların Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mensubu olarak görmediklerini belirten Bakan Çağatay Kılıç , “Bunlar üzerlerindeki hem o şerefli üniformaya hem de milletine, devletine ihanet eden alçaklar, hainlerdir. Bunlara karşı hiç bir şekilde müsamaha göstermeksizin en kararlı şekilde yine hukuk ve adalet çerçevesinde gerekenleri sonuna kadar yapacağız. Malum biliyorsunuz bazı uluslararası siyasilerden ve bazı medya kuruluşlarından Türkiye’ye karşı yine bir algı operasyonu, özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın şahsına yönelik ciddi bir algı operasyonu mevzubahis. Buna karşıda hep beraber uyanık olacağız. Bunlara itibar etmeyeceğiz” diye konuştu.

    “15 Temmuz gecesini tiyatro olarak görenler akıl tutulması yaşıyor”

    15 Temmuz gecesini bir tiyatro olarak görenlerin ve böyle nitelemeye kalkanların bir akıl tutulması içerisinde olduklarını vurgulayan Bakan Çağatay Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:

    ’’Onların da bu manadan gerekli cevabı alması için, sizlerin sesinin yüksek çıkması gerekir. Sesimizi yüksek çıkarırken de medeniyetimizden, tarihimizden aldığımız gücü unutmayacağız. Bize yakışır, vakar içinde, dik durarak ama hiçbir zaman milletimizin geçmişten beri taşımış olduğu o üst kimliğimizi, birliğimizi, beraberliğimizi, temsil ettiğimiz değerlere en yüksek saygıyı göstererek yapacağız. Onlar bizi farklı noktalara çekmek isteyebilirler. Türkiye’yi dünyaya farklı gösterme çabası içerisinde olacaklardır. Buna müsaade etmeyeceğiz. Ama kararlılığımızı da üst seviyede onlara göstereceğiz.”

    “Devlet kademesine sızmaya çalışan silahlı terör örgütünün ne kadar hain olabileceğini gördük”

    TBMM’nin milli iradenin tecelligahı olduğunu vurgulayan Bakan Çağatay Kılıç, şöyle konuştu:

    ’’Meclis’i görmeniz önemli. TBMM milli iradenin tecelligahıdır. Kurtuluş Savaşı’nı yönetmiş, gazi bir meclistir. Gazilik unvanını o dönemler içerisinde yaşanan ve Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden süreçteki verdiğimiz şehitlerimizin, gazilerimizin hatırası Meclisimizde yaşıyor. İlelebet yaşamaya da devam edecek. Meclisimiz artık binasıyla da gazi olmuştur. Bunu unutmayacağız, unutturmayacağız. Ama geleceğe olan yürüyüşümüzü de kararlı bir şekilde devam ettireceğiz. 15 Temmuz gecesinde yaşananlardan bir tecrübe edindik. Devlet kademesine sızmaya çalışan silahlı bir terör örgütünün ne kadar hain olabileceğini gördük. Bunu bileceğiz, ama geleceğe olan yürüyüşümüzdeki kararlılığı kaybetmeyeceğiz. Birinci elden tecrübe ettiğiniz, gördüğünüz şeyler olacak. Bunları da tüm hemşehrilerimize, dernekteki kardeşlerimize aktaracaksınız. İnanıyorum ki çok daha güzel günleri beraber kuracağız.”

  • Sanayici İş Kadınları Ve İş Adamları Konfederasyonu STK Temsilcileri İle İftarda Bir Araya Geldi

    Sanayici İş Kadınları ve İş Adamları Konfederasyonu Genel Başkanı Nezaket Emine Atasoy, “Uluslararası toplum dünyada adil ve kalıcı bir barış ortamı istiyorsa, dünyadaki bütün devlet ve milletlerin sevgi, saygı, hoşgörü, barış içinde adil, eşit ve huzurlu yaşaması için yayılmacı, işgalci, zulme dayalı haksız politikalara, terör ve şiddet uygulamalarının her türlüsüne dur demeli, bunu yapanlara ve destekleyenlere karşı gerekli yaptırımları acilen uygulamalıdır” dedi.

    Sanayici İş Kadınları ve İş Adaları Derneği Konfederasyonu, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile iftar programında bir araya geldi. İftar programının açılış konuşmasını yapan Sanayici İş Kadınları ve İş Adamları Konfederasyonu Genel Başkanı Nezaket Emine Atasoy, “Türkiye Cumhuriyeti coğrafi konumu, siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel 600 yıllık imparatorluk geleneği, 100 yıllık cumhuriyet deneyimi ve tarihsel birikimiyle güçlü bir devlettir. Günümüzde milletlerin, devletlerin kültürel ve yaşamsal anlamda her türlü insanlık dışı muameleye maruz kaldığı kimliksiz ve topraksız bırakıldığı görülmektedir. Uluslararası toplum ülkemizde ve bölgemizdeki terör sorunu ile mülteci sorunu başta olmak üzere sivillerin, kadınların ve çocukların ölümüne, katledilmesine, mağdur edilmesine daha fazla duyarsız kalmamalıdır” şeklinde konuştu.

    Uluslararası dostlukların kolayca bozulmaması gerektiğini vurgulayan Atasoy, “Uluslararası toplum dünyada adil ve kalıcı bir barış ortamı istiyorsa, dünyadaki bütün devlet ve milletlerin sevgi, saygı, hoşgörü, barış içinde adil, eşit ve huzurlu yaşaması için yayılmacı işgalci, zulme dayalı haksız politikalara, terör ve şiddet uygulamalarının her türlüsüne dur demeli, bunu yapanlara ve destekleyenlere karşı gerekli yaptırımları acilen uygulamalıdır” diye konuştu.

    Arap Devletler Ligi Türkiye Temsilcisi Muhammed El Fatih,Arap ülkelerinde çok fazla terör ve şiddet olaylarının yaşandığını söylediği konuşmasında, “Daha önce Sanayici İş Kadınları ve İş Adamları Konfederasyonu’yla iş birliği yaptık, Barış zirvesi ve Barış Kenti Kudüs Zirvesi’nde. Kalbimiz Kudüs’te, o yüzden o barış zirvesine katıldık. Biz Arap ülkelerinde çok terör ve şiddet yaşadık. Bu terör bitecek inşallah” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların tamamlanmasının ardından, Sanayici İş Kadınları ve İş Adamları Konfederasyonu Genel Başkanı Nezaket Bilge Atasoy, gazilere plaket takdim etti.

  • Dünya Bakliyat Yılı’nda, Dünya Bakliyat Konfederasyonu İzmir’de Toplandı

    Sağlıklı olduğu kadar ekolojik ve çevreci bir ürün grubu olan bakliyatların üretim ve tüketimini arttırmanın yolları, İzmir’de Dünya Bakliyat Konfederasyonu (GPC) tarafından düzenlenen konferansta masaya yatırıldı.

    Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 2016 yılının Bakliyat Yılı olarak ilan edilmesiyle birlikte dünya genelinde dikkatler bakliyat ürünlerine çevrildi. Dünya Bakliyat Konfederasyonu’nun her yıl farklı bir ülkede düzenlenen etkinlikleri çerçevesinde bu yıl 19-22 Mayıs tarihleri arasında İzmir Çeşme’de konferansın yapıldığını belirten Ege Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Moiz Hemsi, bu yıl özellikle “’Dünya Bakliyat Yılı”’ vurgusunun öne çıktığını kaydetti.

    Farklı kıtalardan ülkelerin üye olduğu Dünya Bakliyat Konfederasyonu’nun, bakliyat üretim ve tüketimine yönelik elde ettiği bilgilerle dünya bakliyatına yön verdiğine işaret eden Hemsi, “Dünya gıda dengelerini yeniden masaya yatırmak, sağlıklı gıdaya erişimi kolaylaştırmak için tarım üreticisi çiftçilerin karşılaştığı zorlukların da yakından izleneceği, bilincin artırılacağı, ulusal-bölgesel ve küresel düzeyde geniş bir tartışma ve işbirliğinin hedeflendiği bir farkındalıkla, 2016 yılı Dünya Bakliyat Yılı olarak BM tarafından ilan edildi. BM tarafından 2016 yılının Dünya Bakliyat Yılı ilan edilmesiyle dikkatler bakliyat ürünlerine çevrildi. Dünya genelinde 6 Ocak’ta başlayan Dünya Bakliyat Yılı kutlamaları kapsamında 30 ülkede 141 etkinlik düzenlenirken, yılsonuna kadar toplamda 300 den fazla etkinlik gerçekleştirilecek” diye konuştu.

    “BAKLİYAT EKİM ALANLARIMIZ YÜZDE 60 DÜŞTÜ”

    “Bakliyat, dünyanın geleceği için üretimi ve tüketimi desteklenmesi gereken temel gıda ürünlerinden” şeklinde konuşan Hemsi sözlerini şöyle tamamladı: “Dünyada toplam 60 milyon tonun üzerinde kuru fasulye, nohut, mercimek gibi bakliyat ürünlerinin üretimi yapılıyor. Türkiye’nin dünya bakliyat üretimindeki yeri ise yıllara göre 8 ile 10’ncu sıralar arasında değişiyor. Türkiye eskiden bakliyat ihracatçısı bir ülke iken üretimin düşmesi ile ithalatçı konumuna geçti. TÜİK verilerine göre, Türkiye’de yemeklik bakliyat ekim alanları, 1990’ların başında 20 milyon hektarken, 2015’e gelindiğinde yüzde 60 azalarak 7,5 milyon hektara düştü. 1990’ların başında 2 milyon ton olan baklagil üretim hacmi ise, 2014 yılı itibariyle yüzde 50’lik bir gerilemeyle sadece 1 milyon tona geriledi.”

    Bakliyatın dünya genelinde 41 milyar dolarlık piyasaya sahip bir ürün grubu olduğunu ve Türkiye’nin dünya bakliyat piyasasındaki payının yüzde 3 seviyesinde olduğunu anlatan Ege Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Bekir Lütfi Özsoy; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından bakliyat ürünleri için verilen desteğinin 2016 yılı için yüzde 50 arttığını, su sıkıntısı olan alanlarda mercimek ve nohuda yapılan fark ödemesine yüzde 50 ek destek ödemesi yapılacağını bunun da Türkiye’de bakliyat üretimini arttıracak olumlu bir gelişme olduğunu belirtti. Özsoy, “Türkiye’nin bakliyat üretimini arttıracak tedbirleri hızlı bir şekilde hayata geçirilmesi gerekiyordu. Bu itibarla, bakliyat üretimin artması için Tarım Bakanlığınca bakliyat ürünleri için, ton başına 100 dolar destek verildi” dedi.

  • Asiye Kara, Gençlik Ve Spor Konfederasyonu Genel Sekreterliğine Getirildi

    Asiye Kara, Türkiye Gençlik ve Spor Konfederasyonu Güneydoğu Anadolu Bölge Başkanı Yasin Yavuz ve yönetim kurulunun kararıyla Gençlik ve Spor Konfederasyonu Güneydoğu Anadolu Bölgesi Bölge Genel Sekreterliğine getirildi.

    Gençlik ve Spor Konfederasyonu Güneydoğu Anadolu Bölge Başkanlığından yapılan açıklamada, Asiye Kara’nın Bölge başkanlığı ve yönetim kurulu kararıyla Güneydoğu Anadolu Bölgesi Bölge Genel Sekreterliği’ne getirildiği kaydedildi. Yapılan açıklamada, “Gençlik ve Spor Konfederasyonu Güneydoğu Anadolu Bölgesi İl Başkanlıklarımıza İlçe Başkanlıklarımıza Üniversite teşkilatlarımıza duyurulur” denildi.

  • Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı:

    Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu (TGK) Genel Başkanı ve Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı, ülkemizde önüne gelen herkesin gazeteciyim diye adlandırıldığını bu konuda bir çalışma içerisinde olduklarını söyledi.

    TGK Genel Başkanı Nuri Kolaylı, yerel basının sorunları, resmi ilanlar ve sarı basın kartları ile ilgili değişikliler konularında gazetecileri bilgilendirmek için Giresun’a geldi. Kolaylı, “Avukat, doktor, mali müşavir olmanız için mutlaka bir eğitimden geçmeniz, mesleki standartları öğrenmeniz ve staj yapmanız gerekiyor. Maalesef, bizim ülkemizde böyle bir şey yok. Önüne gelen gazeteciyim diye adlandırılabiliyor. Bu konuda bir çalışma yapıyoruz. Basın İlan Kurumu Yönetim Kuruluda bir karar aldı, uluslararası boyutta meselenin nasıl çözüldüğü ele alınacak, bir yasa düzenlemesi ile Türkiye Büyük Millet Meclisine getireceğiz. En büyük çalışmalarımızdan biri bu. Basın İlan Kurumu ve Basın Kartları konusunda da çok yoğun ve yeniden yapılanması ile ilgili faaliyetlerimiz var” dedi.

    “FİİLİ HİZMETTE BASIN KARTI ŞARTI KALDIRILMALIDIR”

    Basın İlan Kurumu (BİK) Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Arslan gazetecilere fiili hizmet indirimi konusunda açıklamalarda bulundu. Arslan, “Sosyal Güvenlik Kanununda yapılan değişiklikler bir süre önce basında yıpranma payı diye bilinen düzenleme yeni bir hale geldi. 2008 yılında yapılan değişiklikle 25 yıllık emeklilik süresinden 5 yıl basın mensuplarının, fikir işçilerinin fiili hizmet indirimi söz konusu idi. 2008 ‘de çıkan düzenleme ile bu kaldırılmıştı. Daha sonraki süreçte kamuoyunda yapılan tartışmalar sonrasında kısmen geriye gelmiş oldu. Yeterli olmamakla birlikte, sevindirici bir gelişme idi. 25 yıllık süre içerisinde 2,5 yıllık fiili hizmet indiriminden meslek mensubu arkadaşlarımız istifade etmeye çalıştı” şeklinde konuştu.

    Meslekler arası araştırmada en fazla kalp rahatsızlıklarına, stres bozukluklarına, diyabet ve benzeri hastalıklara yakalanan meslek mensuplarının hemen başında basın mensuplarının geldiğini belirten Arslan, “Basın mensupları vücut açısından çok ağır olmayan işi yapmaktadır. Fakat beyinle alakalı iş yaptıkları için, sürekli stres altında oldukları için mesai mefhumu gütmeden çalıştıkları için hakikaten ciddi yıpranmalarla karşı karşıya kalmışlardır. Demek ki basında yıpranma payı bir haktır. Bu hakkın kullanımına ilişkin sosyal güvenlik kanununda yapılan son değişiklikle basın mensuplarının 2,5 yıllık yıpranma payından istifade edebilmeleri sarı basın kartına sahip olma şartına bağlanmıştır. Bu uygulama yanlıştır” ifadelerine yer verdi.

    “BYEGM MESLEKTAŞLARIMIZA ZORLUK ÇIKARAN DEĞİL KOLAYLAŞTIRAN YÖNDE HAREKET ETSİNLER”

    Türkiye’de bin 250 Basın İlan Kurumu Mevzuatı çerçevesinde resmi ilan alan gazete olduğunu belirten Arslan, açıklamasını şöyle sürdürdü:

    “Bunlardan en azı ilçe gazetelerimizde 3 tane kadrosunda eleman bulundurmak zorundadır. İl gazetelerinde 5 tane asgari fikir işçisi çalıştırmak durumundadır. Şu anda 41 ilimizde bulunan Basın İlan Kurumu şubesinde de İstanbul, İzmir ve Ankara’da 12 olmak üzere geriye kalan 38 ilimizdeki gazeteler asgari kadrolarında 7 tane fikir işçisi bulundurmak mecburiyetindedir. Bu arkadaşlarımızın fiili hizmet zammından faydalanabilmesi için Sarı Basın Kartı almaları mecburiyeti dolayısıyla ortadan kalkmalıdır. Bu arkadaşlarımız Sosyal Sigortalar Kurumuna bildirilen fikir işçisi oldukları andan itibaren özlük hakları itibariyle fiili hizmet zammından yararlanmalı. Buna ilişkin yasal bir düzenleme gerekiyor. İktidarı ve muhalefeti ile Türkiye Büyük Millet Meclis gruplarına bir çağrıda bulunmak istiyorum. Bu kanunu yeniden gözden geçirsinler. Bütün Türkiye’ye yayınmış Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğüne (BYEGM) bağlı İl Müdürlükleri eliyle müracaatçı arkadaşlarımızın yaşadıkları sıkıntıları gidermeye yönelik adım atmış olsunlar. BYEGM meslektaşlarımıza zorluk çıkaran değil kolaylaştıran yönde hareket etsinler. Maalesef tespitlerimiz itibariyle burada bazı sıkıntıların olduğunu görmekteyiz. Umuyoruz önümüzdeki süreçte bu aksamalara yönelik adımlar atılır ve meslektaşlarımız için son derece önemli olan fiili hizmet zammından yararlanmaya dönük engeller ortadan kalkar.”