Etiket: Komuta

  • Akar ve TSK komuta kademesi kurmay subaylarla bir araya geldi

    Akar ve TSK komuta kademesi kurmay subaylarla bir araya geldi

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “NATO Genel Sekreteri’nin Sayın Cumhurbaşkanımızla yaptıkları görüşmenin akabinde askerler arasında bir görüşmenin başlaması konusunda girişimler var bunları destekliyoruz” dedi.

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ile Milli Savunma Üniversitesi Kuvvet Harp Enstitüleri 2. Dönem Komuta ve Kurmay Eğitimi Mezuniyet Töreni’ne katıldı.

    Libya Savunma Bakanı Selahaddin Namroush’un yanı sıra Milli Savunma Bakan Yardımcısı Yunus Emre Karaosmanoğlu, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Erhan Afyoncu ve 1. Ordu Komutanı Orgeneral Musa Avsever’in de yer aldığı tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Milli Savunma Bakanlığınca hazırlanan ve 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda kamuoyuyla paylaşılan “Komando” klibinin ekrandan izletildiği törende eğitimini dereceyle bitiren öğrenci subaylara diplomaları da verildi.

    Dönem birincilerinin yaş kütüğüne plaketi çakmasının ardından konuşan Akar, eğitimlerini başarıyla tamamlayan 137 öğrenci subayı mezun verdiklerini ifade etti. Mezun olan subayların sorumluluklarının daha da arttığını belirten Akar, “Türk Silahlı Kuvvetlerinin vazifesi karada, denizde, havada tüm hak alaka ve menfaatlerimizi korurken, 83 milyonun güvenliğini sağlarken egemenlik ve bağımsızlık çerçevesinde yapmamız gereken ne görev varsa bunları yapmaktır. Şu anda da TSK mensupları karada, denizde ve havada bunu yapıyor” diye konuştu.

    Son dönemde risk, tehdit ve tehlikenin sadece sayısal olarak değil değişik boyutlarda da ortaya çıkmaya başladığını bildiren Akar, harekat şekillerinin de değiştiğine dikkati çekti. Bu esnek ve değişken ortamda Türk Silahlı Kuvvetlerinin elinden geleni yaptığını, yapmaya da devam edeceğini bildiren Akar, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, tüm kurumlarımızın, 83 milyon vatandaşımızın gayretleriyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti kişiliğiyle kimliğiyle iddialarıyla talepleriyle varlığıyla artık uluslararası ortamda bir özne olmuştur” dedi.

    “Arkadaşlarımın aldığı tedbirlerle bugüne kadar kontrol altında geldik”

    Korona virüs salgını ile mücadele kapsamında alınan tedbirlerin harfiyen uygulanmasının önemine değinen Akar, “Komutan arkadaşlarımın, sivil asker tüm yetkili arkadaşlarımın aldığı tedbirlerle bugüne kadar kontrol altında geldik. Gerçekten şükrediyoruz. Gemilerimizde, filolarımızda, operasyon bölgelerimizde herhangi bir şekilde Covid ile karşılaşmamak bakımından alınan tedbirlerin etkili olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.

    Konuşması sırasında savunma ve askeri konularına da değinen Akar, terörle mücadele faaliyetlerinin kararlılıkla devam ettiğini belirterek, “Pençe-Kaplan ile komandolarımız faaliyetlerini sürdürdüler ve belirlenen bölgelerin tamamı teröristlerden temizlendi. Orada bölgeyi emniyete almak için faaliyetlerimiz sürüyor. En son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar bu mücadele devam edecek ve 40 yıldır çekmekte olduğumuz ezayı, cefayı musibeti ülkemizin ve asil milletimizin üzerinden kaldıracağız” dedi.

    Bir taraftan terörle mücadele faaliyetleri devam ederken diğer taraftan da Ege, Akdeniz ve Kıbrıs’ta hak, alaka ve menfaatlerin korunmasına yönelik yapılması gerekenleri yerine getirdiklerini vurgulayan Bakan Akar, “Biz anlaşmalara, mahkeme kararlarına, teamüllere saygılıyız. Yaptığımız tüm ikili anlaşmalar çerçevesinde sorumluluklarımız neyse bunların hepsini yerine getiriyoruz. Biz diyalog diyoruz. Biz savaştan yana değiliz. Diyalog diyoruz. Bunu söylediğimiz zaman da bunun hiçbir şekilde zafiyet olarak algılanmamasını istiyoruz” diye konuştu.

    “Kabul edilebilir bir şey değil”

    İyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde uluslararası hukuka uygun şekilde iki halkın yaşamasını istediklerini ifade eden Akar, şunları söyledi:

    “Amacımız bu ve biz bunu yüzlerce yıllık tarihimizde yaptık. Aynı şeyi istiyoruz. Fakat bugün karşımızdaki komşularımızın maalesef bu konuyu anlamalarında bir sıkıntı olduğunu görüyoruz. Sanki bu bir zafiyetmiş gibi algılanıyor. Diğer taraftan da biz hak, alaka ve menfaatlerimizi koruyup kollayacağız. Hiçbir şekilde zerre kadar hakkımızdan taviz vermeyeceğiz dediğimiz zaman da bunun bir tehdit olarak algılanmasının da yanlış olduğunu söylüyoruz. Biz gerçekleri, matematiği ortaya koyuyoruz. Bu çerçevede görüşme, konuşma talebinde bulunuyoruz. NATO Genel Sekreteri’nin Sayın Cumhurbaşkanımızla yaptıkları görüşmenin akabinde askerler arasında bir görüşmenin başlaması konusundaki girişimleri destekliyoruz.”

    “Bunlar tahrik değil, gerilimi artırmak değil de, iyi komşuluk ilişkilerine aykırı davranmak değil de nedir?”

    Yunanistan’ın Lozan Antlaşmasına aykırı olarak 16 adayı silahlandırdığını dile getiren Akar, “Komşumuz kendisi ile alakalı bir konu olduğunda ‘bunları görmeyelim, bunları bir tarafa koyalım, bunları konuşmayalım, diğer konuları konuşalım’ anlayışı içindeler. Bu da kabul edilebilir bir şey değil” dedi.

    Bunların yanı sıra egemenliği anlaşmalara Yunanistan’a devredilmeyen adacık ve kayacıkların olduğunu, Yunanistan’ın bunların tamamı kendisininmiş gibi kabul ettiğini bildiren Akar, “Bu yetmezmiş gibi bir de bunların en ucunda, Türkiye’ye en yakın olanlara ziyaretlerle ülkemize milletimize karşı eylem içinde bulunuyorlar. Bunlar tahrik değil, gerilimi artırmak değil de, iyi komşuluk ilişkilerine aykırı davranmak değil de nedir?” diye sordu.

    “Ne diyaloğa ne barışa hizmet eder”

    Son dönemde Doğu Akdeniz’de yaşananlara da değinen Milli Savunma Bakanı Akar, “Fransa’nın bölge ile alakası yok, sınırı yok, anlaşmalardan kaynaklı herhangi bir temsil görevi yok. NATO’yu, AB’yi temsil yetkisi yok fakat binlerce kilometreden gelerek bir takım konularda prensiplerden, iddialardan bahsediyorlar. Bu gerçekten hiçbir iler tutar yanı olmayan iddialar manzumesidir. Bunların kabul edilmesi mümkün değil” dedi.

    Fransa’nın bölgeye getirdiği askeri varlıkları ile katıldığı tatbikatların olduğunu anımsatan Akar, “Bunlar gerilimi azaltmak adına yapılıyor bilakis gerilimi artırdığını, yaptıklarının yanlış olduğunu kendileri de biliyorlar. Yapılan açıklamalar, kullanılan dil tavır üslup hiç doğru değil, ne diyaloğa ne barışa hizmet eder ne de istikrara katkı sağlar” ifadelerini kullandı.

    “Diyalog için buradayız”

    Türkiye’nin bölgede yaptığının uluslararası hukuk ve denizcilik hukukuna tamamen uygun olduğunu vurgulayan Akar, şunları kaydetti:

    “Fransa her aklına geleni yapabileceğini zannediyor. Sadece Doğu Akdeniz yetmiyor aynı zamanda Irak’ta da bir takım beyanlarda bulunuyorlar. Bunların hiçbiri ne müttefiklik ruhuna ne barışa ne diyaloğa katkı sağlayan şeylerdir. Tamamen duygusal girişimlerdir ve bunların hiçbir sonucu olmayacağının bilinmesi gerekir. Bir taraftan ‘NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti’ diyeceksiniz, diğer taraftan NATO’nun, AB’nin arkasına saklanacaksınız, bir taraftan Peygamberimize hakareti özgürlük sayacaksınız, diğer taraftan da bir gazetecinin masum bir sorusuna dahi tahammül edemeyeceksiniz. Bu iki yüzlülük, riyakarlıktır. Bunu herkesin görmesi gerekir. Biz Türkiye olarak diyalogdan, barıştan, hakkaniyet, uluslararası ilişkiler çerçevesinde yapılması gereken iş birliği, iyi komşuluk ilişkilerinden yanayız. Diğer taraftan da hiçbir şekilde hakkımızı, hukukumuzu vermeyeceğimizden herkesin haberi olsun. Biz işimizi yapmaya devam ediyoruz fakat diyalog için de buradayız.”

    Sözlerinin sonunda şehit ve gazileri minnetle yad eden Akar, “Peygamber ocağı olarak da bilinen ve bu milletin bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri aklın ve bilimin ışığında, anayasa ve yasalar çerçevesinde Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda ‘Ölürsem şehit kalırsam gazi anlayışı’ içinde her türlü zorluğa göğüs gererek milletinin emrinde, görevinin başındadır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın” dedi.

  • Milli Savunma Bakanı Akar ve TSK Komuta Kademesi Bakü’de

    Milli Savunma Bakanı Akar ve TSK Komuta Kademesi Bakü’de

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve beraberindeki TSK Komuta Kademesi, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye ulaştı.

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ile Bakü’ye ulaştı.

    Bakan Akar ve TSK Komuta Kademesi’ni Bakü Haydar Aliyev Havalimanı’nda, Azerbaycan Savunma Bakanı Orgeneral Zakir Hasanov, Azerbaycan Savunma Bakan Yardımcısı ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ramiz Tahirov, Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral ile diğer yetkililer karşıladı.

  • Bakan Akar ve TSK komuta kademesi Edirne Valiliğini ziyaret etti

    Bakan Akar ve TSK komuta kademesi Edirne Valiliğini ziyaret etti

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, beraberinde Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesi ile Edirne Valiliğini ziyaret etti.

    Bakan Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ile sınırın sıfır noktasındaki 1. Hudut Bölük Komutanlığındaki hudut kartalları ile bayramlaşmasının ardından Edirne Valiliğine geçti. Vali Ekrem Canalp ile bir araya gelen Akar ve TSK komuta kademesinin ziyareti basına kapalı gerçekleşti.

  • Sağlık-Sen Şırnak Şubesi yöneticilerinden 112 istasyonları ve komuta merkezine ziyaret

    Sağlık-Sen Şırnak Şube başkanlığı yetkilileri 112 İstasyonları ve Komuta Merkezinde görevli sağlık çalışanlarını ziyaret ederek, sağlık çalışanları ile bir araya gelmeye devam ediyor.

    Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkan Vekili Sabğatullah Anmal beraberinde Şube Başkan Yardımcısı Selim Taşar ve Şırnak Devlet Hastanesi Sağlık-Sen İş Yeri Temsilcisi Tahir Akkuş ile birlikte sağlık çalışanları çalıştıkları birimlerde ve bölgedeki kar yağışı nedeniyle olağanüstü şartlar altında teyakkuzda çalışarak, 112 istasyonları gelen çağrılara yönlendiren Şırnak 112 komuta merkezinde görevli personelleri ziyaret edip, geçmiş yılın muhasebesi ve 2019 yılından beklentileri ile ilgili görüş alış verişinde bulunuldu. Ziyarette sendikanın çalışmaları ile ilgili sağlık çalışanları ile bilgi alışverişinde bulunan Sağlık-Sen Şırnak şube Başkan Vekili Sabğatullah Anmal, “Bölgemizdeki kar yağışı nedeniyle teyakkuzda olan sağlık çalışanlarını ziyaret ederek büyük bir çaba ve özveri ile çalıştıklarını her gün gördüğümüz gibi bu günde onların bu azimli çalışmalarına şahitlik ettik. Çoğu istasyonlarda uzun süre istasyon kapılarında beklememize rağmen Vakadan vakaya koşmalarından dolayı bazı sağlık çalışanlarımızı istasyonlarda göremedik. Herkes sıcak evlerinde hayatlarını idame ederken onlar karın geçit vermeyerek yolda kalanın kurtarıcı meleği gibi her türlü zorluğa rağmen çalışan sağlıkçılardır” dedi.

    Anmal, “Onlar her hangi biri kazada yaralanıp acilde yarasını sararken iltifat yerine her türlü azarı işitip duymazlıktan gelen acilin beyaz melekleri sağlıkçılar olduğunu ifade ederek devletimizin sosyal devlet gereksiniminden yola çıkarak halkımıza en iyi hızlı ve kaliteli sağlık hizmeti vererek devletimizi en iyi ve doğru şekilde temsil etme gayretinde olan tüm sağlık çalışanlarını yeni yılı sağlıkla geçirmeleri temenni ediyorum. Sağlık-Sen olarak biz, asla sorunlardan beslenmeyi seçmeyiz. Sorunlardan beslenmek kolay olandır. Hal bu ki biz kolay olanı değil, doğru ve zor olanı yapmaya çalışan bir sendikayız. Doğru olan çözüme paydaş olmaktır. Biz şimdiye kadar ürettiğimiz çözümlerle yeni bir ufka boy attık Uzaktan bağırarak birilerini suçlayarak mağduriyetin giderilemeyeceğini düşünüyoruz. Bizim sendika olarak yaptığımız budur. Bizim iyi niyetli gayretlerimizi anlamakta zorlanan ve art niyet arayan olursa, bu bizim sorunumuz değil. Biz yine de başarılı olmaları için dua ederiz” diye konuştu.

    Emek mücadelesi açısından zor bir yılı geride bıraktıklarını anlatan Anmal, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bütün varlığımızla, emanetini yüklendiğimiz sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarımızın hakları için mücadele ettik. Çalışma alanlarımızda yaşadığımız sorunları, teşkilatımızla bütünlük içinde ülke gündemine başarıyla taşıdık. Sendikal mücadeleyle ve dayanışmayla nelerin başarılabileceğini gösteren güzel kazanımlar elde ettik. Emeğimiz için, ülkemiz için her zaman en iyi olanı diliyor ve bu uğurda mücadele veriyoruz. Gerek emeğimiz, gerek ülkemiz için büyük hedeflere, büyük umutlarla ve azimle ilerliyoruz. Büyük hedefler için büyük bedelleri göze almamız gerektiğini hatırlatan nice badireleri birlikte aşıyor, birlikte pişiyoruz. Birlik olduğumuz sürece, sendikal mücadelemiz asla sonuçsuz kalmayacak bunu biliyoruz. Sendikal mücadelede sonuç almak ne kadar önemli ise, o sonuca ulaşma sürecinde verilen mücadeledeki kararlılığın da o kadar önemli olduğunu yaşayarak öğreniyoruz. Biliyoruz ki, Sağlık Sen’in birlikten doğan gücü, emanetini yüklendiğimiz üyelerimizin ve yüz binlerce sağlık ve sosyal hizmet çalışanının hukukunun teminatıdır. Çalışanların hukukuna halel getirecek hiçbir keyfiyet, Sağlık-Sen çatısı altında yaşanmadı, bundan sonra da yaşanmayacaktır. 2019 yılına Sağlık-Sen teşkilatı temsil ettiği kitlenin yüksek inanç ve güveniyle girmektedir. Bu ağır mesuliyeti Allah’ın yardımı ve fedakâr ve samimi teşkilatımız sayesinde layıkıyla taşıyacağımıza yürekten inanıyoruz. Sağlık-Sen teşkilatı olarak 2019 yılını sağlık emeğinin sorunlarının konuşulduğu ve çözüm bulduğu bir yıl olarak tarihe geçmesi için bütün gücümüzle çalışacağız.”

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Münbiç’i komuta kadrosuyla istişare ediyoruz. Ama Münbiç’e ihtiyaç var mı derseniz, evet var”

    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrin operasyonundan sonra sıranın Münbiç’e geldiğini belirterek, “Münbiç’i komuta kadrosuyla istişare ediyoruz. Ama Münbiç’e ihtiyaç var mı derseniz, evet var” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Durugöl Spor Salonunda düzenlenen Ordu 6. Olağan İl Kongresi’ne katılarak partililere hitap etti. Partilileri selamlayan Erdoğan, Ordu’ya hava muhalefeti sebebiyle 3 saat gecikmeli geldiklerini belirterek, “Kusura bakmayın, elimizde olmayan sebeplerle gecikmeli olarak huzurunuza geldim. Zira hep söylüyoruz ya ’Kaderin üstünde bir kader vardır.’ İstediğiniz kadar planınızı yapın ama sizin planınız çalışmıyor, hakim plan çalışıyor. Şimdi de öyle oldu” diyerek sözlerine başladı.

    Olumsuz hava koşulları nedeniyle uçağın Ordu’ya inememesinin ardından Samsun’a gitme kararı aldıklarını söyleyen Erdoğan, “Bir taraftan karadan gelmeyi düşündük fakat karadan da 150 kilometre yol var. Bunlar da tabii bayağı uzatacak. En sonunda tekrar döndük ve helikopterle geldik. Hakkınızı helal edin ama aslolan sizlerle buluşmaktı, elhamdülillah buluştuk” diye konuştu.

    Salondaki partilileri selamlayan Erdoğan, “Buradan, bu muhteşem salondan ama muhteşem salon derken katılımı söylüyorum, salonun kendisi muhteşem değil. O da bizim maalesef gecikmemiz. Ordu’ya layık olduğu salonu, yakışanı yapmamız lazım” ifadesini kullandı.

    Ordu’nun ilçelerindeki ve mahallelerindeki vatandaşlara selamlarını ileterek, yaklaşık 1 yıllık bir hasretin ardından bu kez AK Parti 6. Olağan Kongresi için Ordulularla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu dile getiren Erdoğan, konuşmasında özetle şunları söyledi:

    “Ordu’ya en son 16 Nisan halk oylamasından üç gün önce gelmiş, o gün Cumhuriyet Meydanı’nı hınca hınç dolduran kardeşlerimden bir söz almıştım. Sizlerden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine ’evet’ diyerek, ülkemizin önünde yeni bir yol açmanızı istemiştim. Sizlerden milletvekili borsalarının kurulduğu, manşetlerin siyasete yön verdiği o utanç günlerini tamamen rafa kaldıracak yeni sisteme sahip çıkmanızı talep etmiştik. Türkiye’de vesayet heveslerini kursaklarda bırakacak, istikrarsızlığı, kaosu, belirsizliği topyekun bitirecek o kritik oylamada, Ordulu kardeşlerimizin desteğine müracaat etmiştik. Hep olduğu gibi 16 Nisan’da Ordu bizi yalnız bırakmadı. Ordu bir kez daha kadirşinaslığını gösterdi. Ordu yüzde 62 gibi Türkiye ortalamasının çok üzerinde bir oy oranıyla 16 Nisan’da bir kez daha demokrasinin, milli iradenin şehri olduğunu ispat etti. Ordulu kardeşlerim sadece bununla da kalmadı, 4 ilçelerinde yüzde 80’in üzerinde oy oranlarıyla Türkiye genelinde ilk 100’e girdi. Desteklerinden, ahde vefalarından, dayanışmalarından dolayı Ordulu kardeşlerime teşekkürlerimi iletiyorum. Özellikle Türkiye’de ilk 100’e giren Çaybaşı, Korgan, Çatalpınar ve Kumru ilçelerimize en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Rabbim her birinizden razı olsun. Rabbim muhabbetimizi, yol arkadaşlığımızı daim eylesin.”

    “2019 seçimleri çok önemli”

    2019 yılında yapılacak seçimlerin büyük önem taşıdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzde 2019 seçimleri var. Türkiye 2019’da siyasi tarihinin en önemli, en kritik iki seçimine sahne olacak. Önce Mart ayında mahalli idareler, yerel seçim yapacağız ardından Kasım ayında milletvekilliği ve Cumhurbaşkanlığı seçimini yapacağız. 16 Nisan’daki tempomuzu artırarak 2019’daki bu seçim maratonunda da bayrağı açık ara göğüslemenizi özellikle sizlerden istiyorum. Buna hazır mıyız? Tüm dünya sizi izliyor, sizi takip ediyor, ’Bakalım bunlar martta ne yapacak, kasımda ne yapacak.’ Evelallah Mart’ta da Kasım’da da dünyayı şaşırtacak neticeleri sandıklardan alacağız” diye konuştu.

    “Münbiç’i komuta kadrosuyla istişare yapıyoruz”

    Bu sırada salondaki partililerin “Reis bizi Münbiç’e götür” sloganına Erdoğan, “Bunları komuta kadrosuyla görüşerek, istişare ederek yapıyoruz. Ayaküstü yaparsak olmaz. Değerlendirmelerimizi yapıyoruz, diyorum ki ’Münbiç’e ihtiyaç var mı, yok mu?’ Eğer ’var’ derlerse önce ben, sonra sizleri yanıma alıp beraber gideceğiz. Çünkü beraber yürüdük biz bu yollarda. Beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey Ordu’yu hatırlatıyor. Böyle yürüyeceğiz” karşılığını verdi.

    Erdoğan, şunları söyledi: “Biz dostlarımıza güven, hasımlarımıza çekidüzen verecek bir neticeye bu seçimlerde ulaşmak mecburiyetindeyiz. Çünkü her iki seçimde elde edeceğimiz başarıyla o hani eski Türkiye defteri vardı ya o defteri kapatacak artık tamamen geleceğe odaklanacağız. Böylece 2023 hedeflerimize ulaşma yolunda önümüzdeki bu iki imtihanı başarıyla vermek durumundayız. Ardından bir başka şey geliyor, Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri yapmak için bütün gücümüzü seferber edeceğiz. Biz ilk 10’a girmeye hazırız. İnancımız var, imanımız var. Ordu’yu bu süreçte de çok önemli görevler bekliyor. Ülkemiz ve geleceğimiz adına sizlerin tekrar inisiyatif alması gerekiyor. Sizlerden büyük ve güçlü Türkiye’nin kuruluşuna omuz vermenizi istiyorum.”