Etiket: Komisyonu’nda

  • CHP’den Anayasa Komisyonunda ’Masadan Kalmadık’ Çıkışı

    CHP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, partisinin Yeni Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun toplantısında masadan kalktığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını iddia etti. Sındır, “Bu masadan kalktı tartışmaları doğru değil” dedi.

    CHP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, ilçe ziyaretlerine devam ederek Aliağa’da temaslarda bulundu. Partisinin Aliağa İlçe Örgütü’nde yeni anayasa tartışmalarına değinen Sındır, konunun tüm partilerin gündeminde olduğunu ifade etti. Sındır, “Anayasa içerisinde darbe hukukundan gelen bir takım özgürlükleri kısıtlayan hükümler olabilir, bunlar değiştirilebilir; ama ilk dört maddesini asla değiştiremezsiniz” dedi.

    CHP’nin Yeni Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun toplantısında masadan kalkmadığını öne süren CHP Genel Sekreteri, “Bu masadan kalktı tartışmaları doğru değil. Masayı bizzat deviren meclis başkanının kendisi; çünkü biz daha görüşmelere dahi girmeden ’Siz başkanlık sistemine karşısınız’ deyip bunun üzerinden görüşmeleri kapatmıştı. Biz asla ve asla parlamenter demokratik rejim üzerine bir tartışmaya girmeyiz. Başkanlık sistemi adı altında yapmak istedikleri otokrasiye karşıyız” şeklinde konuştu.

  • Çaturoğlu, Plan Ve Bütçe Komisyonu’nda Konuştu

    AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık bütçesi üzerine konuşma yaptı. Çaturoğlu, “Cumhurbaşkanımız kendini topluma adamış bir insandır” dedi.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık bütçesini görüşmek üzere toplandı. AK Parti Zonguldak Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi olan Faruk Çaturoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik söylenen sözlere sert tepki gösterdi.

    Çaturoğlu, konuşmasına şöyle başladı:

    “Bütün arkadaşlarımızın kurumların daha etkin çalışması ve denetlenmesi, ihtisas komisyonlarının çalıştırılması, yasama kalitesi ve sorulan sorulara tatminkar cevap alabilmeleri noktasındaki haklı taleplerine katılmamak mümkün değil ve biz bu Komisyondaki bütün arkadaşlarımızın, büyüklerimizin, küçüklerimizin hepsinin tecrübelerinden de istifade ediyoruz. Burada hem siyaseti hem de devleti derinlemesine öğrenme imkanımız oluyor. Ancak bu değerlendirmeler yapılırken bazen işin şirazesinden çıkıp eleştiri dozajının hakarete varan şekilde olmasını da tasvip etmiyoruz ve burada konuşulan bazı konulara da katılmadığımı ifade etmek istiyorum.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendini topluma adamış bir insan olduğunu ifade eden Çaturoğlu, “Şimdi siz Cumhurbaşkanımız için sabahtan akşama kadar ’Sizi oradan alacağız. Sonunuz Adnan Menderes’ten daha beter olacak’ ya da sabahtan akşama kadar Sayın Cumhurbaşkanımıza ’Seni alaşağı edeceğiz. Sonun Adnan Menderes’ten daha beter olacak’ denilirse, ya da sabahtan akşama kadar Sayın Cumhurbaşkanına ve makamına küfre varan hakaretler yapılırsa Cumhurbaşkanı da elbette buna siyasi bir karşılık verecektir. Bundan daha normal, bundan daha değişik bir şey olamaz. Cumhurbaşkanımız kendini topluma adamış bir insandır. Bugüne kadar hangi makamda bulunduysa o makamları da dönüştürmeyi başarmış bir insandır. Bu açıdan çok başarılıdır. Dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın bu memleketin idarecilerinden olan sayın kaymakamları, sayın muhtarlarımızı ve diğer sivil toplum kuruluşlarını Külliye’de misafir edip onlarla fikirlerini, Türkiye üzerindeki görüşlerini paylaşması, onlardan fikir alması gayet doğal ve gayet normal bir hadisedir” diye konuştu.

    Çaturoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Sayın Cumhurbaşkanımız, kaymakamlara ’Siz gerekirse mevzuatın üstüne çıkın’ demiş, mevzuatı vatandaş için yorumlayın demiş. Bizim zaten uzun yıllardan beri şikayet ettiğimiz konu bu değil mi arkadaşlar? Biz zaten kanunların katı şekilde uygulanmasından, vatandaşın lehine yorumlanmamasından şikayetçi değil miyiz? Mesela bir örnek vereyim. Sosyal yardımlaşma vakıflarımız var. Ben bunu geçen sayın bakanımıza da söyledim. Burada teoride bir gelirden bahsediliyor, diyor ki; ’Şu kadar gelir olursa bu vatandaşa, bu aileye yardım yapılmaz.’ Ama bakın, bu işin teori kısmı, bir de bu işin pratiği var. Adamın maaşı var, yeterli, o gelir sınırını da geçiyor ama ne yapmış? Bankaya borçlanmış, maaşının tamamını bankaya veriyor ya da icra gelmiş, maaşının tamamı icraya gidiyor, gelirinin tamamı. Yahu, hadi adam kalsın sokakta, aç da kalsın, efendime söyleyeyim, soğuktan da donsun ama evde bu insanın çoluğu var, çocuğu var, ailesi var. Yani teoride böyle söylüyor diye bu insanlar aç mı kalsın, açık mı kalsın, sabaha kadar donsun mu? Kardeşim, orada tabii ki, kaymakam pratiği uygulayacak, diyecek ki; ’bunun geliri var ama bu insan borçlu, bu insanın icradan eline gelir geçmiyor, buna tabii ki kömür yardımı da gıda yardımı da diğer yardımlar da yapılacak.’ İşte söylenmek istenen şey budur. Yani kanunun milletin lehine uygulanmasıdır, başka bir şey değildir. Buna başka bir mana yüklemeye gerek yoktur. Cumhurbaşkanını, kaymakamları, muhtarları, sivil toplum kuruluşlarını Köşk’te ağırlıyor diye şikayet edenler acaba 28 Şubat sürecinde neredelerdi? Genelkurmay Başkanı bütün savcıları, hakimleri, yüksek yargı organlarını, Danıştay’ı, Sayıştay’ı hepsini bir salonda toplayıp onları hükümetin aleyhine kışkırttığı zaman, ’rejim elden gidiyor’ teraneleriyle o insanları bağımlı davranmaya teşvik ettiği zaman hiç kimsenin gıkı çıkmadı. Ayrıca değerli arkadaşlar, çelik çomak oynamadık biz, biz öteki mahalleden geliyoruz, biz de acılarla geldik. Öteki mahallenin de ne olduğunu biliyoruz. Basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü, hakaret ve küfür etme özgürlüğü değildir. Teröre, kana sebep olanlara hiçbir şey demeden bu ülkenin bir parçasını canı pahasına savunanlara hiç kimse katil diyemez ve şiddetle ve nefretle kınıyorum. Silahlı mücadele yürüten terör örgütlerini kutsamak, devleti, hükümeti ve AK Parti’yi katil olarak nitelendirmek fikir özgürlüğü değildir. Bunları da aydın olarak kabul etmiyorum. Sanki doğuda ve güneydoğuda bahar var, bayram var, her şey güllük gülistanlık, bizim orada emniyet kuvvetlerimiz de askerimiz de operasyon yapıyor. Böyle bir şey yok, böyle bir algı oluşturulmaya dikkat ve özen gösteriliyor, ama hepimizin bildiği bir şey var; burada bir çözüm süreci vardı ve bu süreç de maalesef kötü kullanıldı. Orada PKK terör örgütü yol kesmek, haraç toplamak, sözde mahkemelerde oradaki insanları yargılamak, kendi fikrinden olmayanları imha etmek gibi Stalinist ve Pol Potçu bir zihniyetle oraları kan gölüne çevirdi. İşte, Türkiye ve emniyet güçlerimiz bu olaya müdahale ediyor. Oradakileri ’eli silahlı birer çocuk’ diye nitelendirmek de değerli arkadaşlar, ihanetle eş değerdir. Elinde silah kim olursa olsun masum olamaz, o silahı o insanların eline kim verdiyse onlardan da hesap sormak bu milletin borcudur. Şimdi de orada en fazla zarar gören Müslüman, mütedeyyin, milletine, devletine sahip çıkan, bağlı olan Kürt kardeşlerimiz orada zarar görüyor, bütün milletimizin gördüğü gibi. Orada bir güç mücadelesi var. Orası sadece Cizre’yle, Şırnak’la, Hakkari’yle sınırlı değil, orada yedi düvelle mücadele yürütüyor Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve buna da alet olan insanlar var ve en garibi de bu mecliste onlara destek olanlar var. Yani HDP’yi anlıyoruz da bir de çakma HDP’liler var, onları anlayamıyoruz.”

  • Kadın Erkek Eşitlik Komisyonu’nda Kadın Üye Yer Almadı

    Adana Büyükşehir Belediyesi’nde Kadın-Erkek Eşitlik Komisyonu’na kadın üye seçilemedi. Belediye meclisinin tek kadın üyesinin ismi İmar ve Bayındırlık Komisyonu’nda yer buldu.

    Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ocak ayı son oturumu Hüseyin Sözlü’nün başkanlığında yapıldı.

    Oturum gündeminde denetim ve ihtisas komisyonlarına üyeler seçildi.

    Oylamalar sonucu Denetim Komisyonu’na Mehmet Özcan, Muhammet Bayram, Abdullah Sakarya, Mustafa Kiraz ve Mehmet Esendemir seçildi.

    Ulaşım Komisyonu’na Ali Yaşar, Yusuf Kızıloluk, Muhammet Bayram, Cumali Portakal, Adil Yiğenler, Vedat Gündoğan, İbrahim Doğan, Askeri Dağlı, Bülent Atalay seçildi.

    Turizm ve Sanat Komisyonu’na Halis Ender Çulhacı, Halil İbrahim İldeş, Tahsin Şahin, Nazım Aldırmaz, Duran Ali Değirmenci, Adil Yiğenler, İlyas Karabulut, Serdar Seyhan, Mehmet Esendemir seçildi.

    Sosyal Hizmetler Engelliler ve Halkla İlişkiler Komisyonu’na Recep İzci, Mehmet Köksal Güralp, Mustafa Durak, Vedat Özder, Abdullah Sakarya, Abdullah Ersöz, İbrahim Özen, Hüsnü Karadeli, Zafer Mülazımoğlu seçildi.

    Plan ve Bütçe Komisyonu’na Mehmet Özcan, Ramazan Akyürek, Mahmut Doğru, Halil İbrahim İldeş, Salim Akkoç, Abdullah Sakarya, Hasan Ali Çetin, Ulaş Bahri Çetinkaya, Hüsnü Karadeli seçildi.

    Kırsal Kalkınma, Tarım, Orman ve Hayvancılık Komisyonu’na Murat Cevheribucak, Yusuf Kızıloluk, Mehmet Özcan, Enver Kutlu Sönmez, Cumali Altınöz, Vedat Gündoğan, Ahmet Nuri Sabuncu, Hüsnü Karadeli, Vahap Çolak seçildi.

    Kentsel Yenilenme ve Kent Estetiği Komisyonu’na Halil Mehmet Gökoğlu, Mehmet Ali Erin, Mehmet Yasa, Soner Duman, Halil Şahan, Ozan Gülaçtı, Remzi Kar, Ulaş Bahri Çetinkaya, Ertan Sümer seçildi.

    Kent Ekonomisi ve Meslek Odaları Komisyonu’na Cumali Portakal, Ali Şimşek, Salih Gökçe, Ahmet Tanrıverdi, Hasan Hüseyin Gündüz, Mustafa Kiraz, Abdulkadir Karanalbant, Ulaş Bahri Çetinkaya ve Askeri Dağlı seçildi.

    Kanunlar Komisyonu’na Soner Duman, Nazım Aldırmaz, Tahsin Şahin, Murat Cevheribucak, Hasan Hüseyin Gündüz, İbrahim Özen, Mustafa Kiraz, Vahap Çolak ve Yusuf Akıncı seçildi.

    İmar ve Bayındırlık Komisyonu’na Mahmut Sami Baysal, Enver Kutlu Sönmez, Vedat Öder, Halis Ender Çulhacı, Zafer Kara, Aysun Kocabaş, Mehmet Akçalı, Yusuf Akıncı ve Serdar Seyhan seçildi.

    Eğitim Kültür Gençlik ve Spor Komisyonu’na Mehmet Köksal Güralp, Mehmet Yasa, Ahmet Tanrıverdi, Ali Şimşek, Halil Şahan, Cumali Altınöz, İlyas Karabulut, Mehmet Esendemir, Ertan Sümer seçildi.

    Deprem ve Doğal Afetler Komisyonu’na Yalçın Akyol, Mahmut Doğru, Oğuz Arık, İbrahim Doğma, Hasan Ali Çetin, Salim Akkoç, İbrahim Doğan, Serdar Seyhan ve Mehmet Esendemir seçildi.

    Çevre ve Sağlık Komisyonu’na Oğuz Arık, Recep İzci, Salih Gökçe, Yalçın Akyol, Ozan Gülaçtı, Abdullah Ersöz, Abdulkadir Karanalbant, Zafer Mülazımoğlu ve Metin Buğa seçildi.

    AB ve Dış İlişkiler Komisyonu’na Ramazan Akyürek, Muhammet Bayram, Ali Yaşar, Mahmut Sami Baysal, Ahmet Ali Bozkurt, Özcan Özal, Kenan Şenbayrak, Ertan Sümer ve Bülent Atalay seçildi.

    Kadın-Erkek Eşitlik Komisyonu’nda ise kadın meclis üyesi yer almadı. Komisyonda Mustafa Durak, İbrahim Doğma, Halil Mehmet Gökoğlu, Mehmet Ali Erzin, Duran Ali Değirmenci, Ahmet Nuri Sabuncu, Remzi Kar, Vahap Çolak ve Metin Buğa’nın isimleri yer aldı.

    Konuya ilişkin açıklama yapan Adana Büyükşehir Belediye Meclisi’nin tek kadın meclis üyesi Aysun Kocabaş, daha önce Kadın Erkek Eşitlik Komisyonu Başkanlığı görevini yürüttüğünü ancak bu dönem seçildiği İmar ve Bayındırlık Komisyonu’ndayken başka bir komisyonda yer almasının teknik olarak mümkün olmadığını söyledi.