Etiket: Komisyonu”

  • İl Milli Eğitim Danışma Komisyonu toplantısı

    Tekirdağ İl Milli Eğitim Müdürlüğü Danışma Komisyonu toplantısı, Vali Yardımcısı Aydın Tetikoğlu başkanlığında yapıldı.

    Valilik toplantı salonunda Vali Yardımcısı Aydın Tetikoğlu başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya, İl Milli Eğitim Müdürü Halis İşler, Süleymanpaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Ünal Mamur, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, Süleymanpaşa Belediyesi ve ilgili kamu kurumları ile sendika temsilcileri, okul müdürleri ve seçilen öğrenciler katıldı.

    Yılda iki defa yapılan ve 2016 yılının ikincisi gerçekleştirilen İl Milli Eğitim Danışma Komisyonu toplantısında, eğitim-öğretim hizmetlerinin il genelinde sürdürülebilmesinde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri görüşüldü.

  • NATO-Ukrayna Komisyonu toplandı

    NATO-Ukrayna Komisyonu, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi ikinci ve son gününde toplandı.

    NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne ikinci ve son gününde yapılan toplantılarla devam ediyor. Liderler, son oturum kapsamında NATO-Ukrayna Komisyonu Toplantısında bir araya geldi. Devlet ve Hükümet Başkanları düzeyinde gerçekleştirilen toplantıda Minsk Anlaşmalarının uygulanması dahil, Ukrayna’daki durum gözden geçiriliyor. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya Almanya Başbakanı Angela Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollanda, İngiltere Başbakanı David Cameron, Kanada Başbakanı Justin Trudeau, ABD Savunma Bakanı Ash Carter da hazır bulundu.

    Toplantının ardından Stoltenberg ve Poroşenko’nun basın toplantısı gerçekleştirmesi bekleniyor.

  • Adalet Komisyonu Başkanvekili Ve AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü:

    TBMM Adalet Komisyonu Başkanvekili ve AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, hazırladıkları yasa tasarısıyla Yargıtay’ın yapısının değiştirileceğini belirterek, İstinaf Mahkemelerinin ise 20 Temmuz’da 7 İl’de faaliyete geçeceğini söyledi. Köylü, ayrıca terör suçlarına sadece İllerdeki Ağır Ceza Mahkemelerinin bakabileceğini ifade ederek, yerel mahkemelerinde siyasi partiler hakkında karar verme yetkisinin olmadığını kaydetti.

    TBMM Adalet Komisyonu Başkanvekili ve AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, Şerife Bacı Öğretmenevinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Köylü, İstinaf Mahkemelerinin 20 Temmuz’da 7 bölgede 7 ilde faaliyete geçeceğini belirterek, “Adliye mahkemeleri ve idare mahkemeleri 20 Temmuz’da fiilen göreve başlayacaklar. Bu mahkemeler faaliyete geçince birinci derece mahkemeden verilen kararlar, temyiz edildiği zaman bu mahkemelere gidecek. Yani İstinaf Mahkemesine gidecek. Daha önceden Yargı kararları direk temyiz için Yargıtay’a gidiyordu. Şimdi ise, tüm temyiz kararları önce bölge mahkemelerine gidecek. Bölge Mahkemelerinde verilecek kararların büyük kısmı kesin olacak. 5 yıla kadar verilen hapis cezaları kesin, 5 ila 10 yıla kadar hapis cezası gerektiren ancak beraat eden kişilerle ilgili verilmiş olan beraat kararları da kesin olacak. Hukuk içerisinde değerlendirilmek üzere birçok karar kesin olacak. Şimdiye kadar Yargıtay’a giden dosyaların en az yüzde 80’i artık Yargıtay’a gitmeyecek. Bundan sonra Yargıtay’a gidecek dosya sayısı yüzde 15-20 civarında olacak. Aynı şeyler Danıştay içinde geçerli olacak. Bugün ki konumuyla düşünürsek artık 600’e yakın üyesi ve 50’ye yakın dairesi olan Yargıtay’a ihtiyaç kalmayacak. Dolayısıyla Yargıtay ve Danıştay’ın üye sayıları azaltılacak” dedi.

    “YARGITAY ARTIK VAK’A DENETİMİ YAPMAYACAK, HUKUKU DENETLEYECEK”

    Yargıtay’ın hazırlanan yasa tasarısıyla bundan sonra vak’a denetimi yapamayacağını söyleyen Köylü, “Yani basit tabirle keşiflerde şunu niye sormadın, bunu niye yapmadın şeklinde gibi değişik şekillerde olayları irdeleyen, onu değerlendiren bir Yargıtay olmayacak. Yargıtay artık sadece hukuk denetimi yapacak. Dünyanın her tarafında yüksek mahkemeler sadece hukuk denetimi yapar. Dolayısıyla bizde de sadece hukuk denetimi olacak. Artık Yargıtay bir içtihat mahkemesi olacak. Örnek verecek olursak hırsızlık alanında 4 tane daire var, bu dört dairede hepsi farklı karar verebiliyor. Genel Kurulda bekleyen 2 binden fazla dosya nedeniyle kurul toplanamıyor. Yargıtay’a hiç dosya gitmese bile elindeki dosyaları bitirmek birkaç yılını alır. Böyle bir düzenlemeye ihtiyaç vardı, Yargıtay’ın ve Danıştay’ın üye sayısını aşağıya düşürüp, Bölge İdare Mahkemeleri de geçeceğine göre Yargıtay ve Danıştay’da bu kadar üye kalmasına gerek kalmıyor. Lakin buralarda görev yapan hakimler birinci sınıf hakimler. Bu yüzden birinci bölgede görev yapacaklar. Hakimlerin bir alt bölgeye gönderilmesi ancak bir disiplin cezasıyla olabilir. Böyle bir ceza olmayacağı için yine birinci bölgelere atanacaklardır. Bütün üyeler yeniden atanacak. Öncelikle tamamı mevcut üyelerin içerisinden atanacak. İlk etapta Yargıtay’ın üye sayısı 300’e indirilecek, Danıştay’ın ise 90’a indirilecek. 3 yıl sonra ise Yargıtay’ın üye sayısı 200’e indirilecek. Tasarı bu şekilde meclise sunuldu ve önümüzdeki hafta meclisten çıkmasını bekliyoruz” diye konuştu.

    “7 BÖLGEDE 7 İSTİNAF MAHKEMESİ KURULACAK”

    Yasa tasarısıyla birlikte 7 bölgede 7 İstinaf Mahkemesinin kurulacağını ifade eden Köylü, “Bu iller Erzurum, Adana ya da Antalya, Ankara, İzmir, İstanbul, Samsun ve Van ya da Diyarbakır’da İstinaf Mahkemeleri kurulacak. Şimdilik böyle başladı, ilerleyen dönemlerde İstinaf Mahkemelerinin sayısı arttırılacak” şeklinde konuştu.

    “YARGITAY’DA ÜYE SAYISI 300’E DÜŞÜRÜLECEK”

    Yeni hazırlanan yasa tasarısıyla Yargıtay’da üye sayısının 300’e kadar düşürüleceğini ve 300 Yargıtay üyesini de Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından atanacağını vurgulayan Köylü, “Şuanda yanılmıyorsam 476 kişi bulunuyor. Bu tasarı böyle kabul edilirse 176 kişi tekrardan Yargıtay’a atanamayacak. Bunun taktidi HSYK’da olacak. Tasarının bu hafta yetişmez ama önümüzdeki hafta mutlaka meclisten çıkacaktır” ifadelerini kullandı.

    “TERÖR SUÇLARINA İLDEKİ AĞIR CEZA MAHKEMELERİ BAKACAK”

    Bu yasa tasarısıyla terör suçlularına İlçedeki Ağır Ceza Mahkemelerinin bakamayacağını bundan sonra sadece İldeki Ağır Ceza Mahkemelerinin bakabileceğini anlatan Köylü, şöyle konuştu: “Bu tasarı daha çok terör bölgeleri için düşünüldü. Büyükşehirlerde de aynı sorunlarla karşılaşıyoruz. Terör suçlularını bundan sonra İl Savcılıkları ve Ağır Ceza Mahkemeleri bakacak. Artık ilçelerdekiler terör davalarına bakmayacaklar. Yani Kastamonu’da bir terörle ilgili konu olduğu zaman İnebolu Ağır Ceza Mahkemesi yerine Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi bakacak”

    “KAYYUM ATANAN ŞİRKETLER, ZARARLARI İÇİN DEVLETE DAVA AÇABİLECEK”

    Mahkemeler tarafından alınan el koyma kararlarında el koymadan sonra atanan kayyumların, görevlerini yaparken bir zarar meydana geliyorsa bu zararla ilgili açılabilecek davaların devlete karşı açılabileceğini sözlerine ekleyen Köylü, şunları kaydetti:

    “Kayyumlar şirketlerle ilgili her türlü bilgi ve belgeyi mahkemeye sunacaklardır. Şirketlere kayyum atanmasının belli başlı sebepleri var. Bu sebepler arasında kara para aklama, terörün finansmanı gibi suçlar bulunuyor. Bunlardan en ağırlıklısı teröre finansman sağlama iddiasıdır. Böyle bir şüphe uyandığı zaman mahkemeler şirketlere el koyması yönünde karar veriyor. Atanan kayyumlar şirketleri yönetecek. Ama şirketi yönetirken basiretsiz davranıp yanlış yaparsak ve bir takım zararlar ortaya çıkartırsa bu zararlarla ilgili devlete dava açılabilecek. Bu zararı görevini kötüye kullanarak yerine getirdiysek o zamanda devlet, buna rücu edecek. Şirket sahiplerinin başka şirketlerde de hisseleri varsa kayyumlar bu şirketleri de incelemekle mükelleftir.”

    “YEREL MAHKEMELERİN SİYASİ PARTİLER HAKKINDA KARAR VERME YETKİSİ YOKTUR”

    Ankara’da yerel mahkemenin atadığı çarı heyetinin kararına göre MHP’nin 19 Haziran’da yapmış olduğu kongresini de değerlendiren Köylü, şunları söyledi: “Bir mahkemenin vermiş olduğu her karar, illaki doğru olduğu anlamına gelmez. Siyasi partilerin bu tür işlemlerinden dolayı tek müracaat edeceği yer Yargıtay Başsavcılığı dolayısıyla Anayasa Mahkemesidir. Ama bizim ülkemizde böyle olmadı. Adliye Mahkemeleri, siyasi partilere el attı. Burada birden fazla karar ortaya çıktı. Her mahkeme farklı bir karar verdi. Kanun koyanlar zamanında bu işleri düşünmüştür. Ortaya bir karmaşa çıkmasın diye Adli Mahkemelere siyasi partilere hakkında karar vermemesi için kanuna hüküm koymuşlar. Siyasi partiler kanunun 104. Maddesinde bu açıkça yazmaktadır. Müracaat yeri Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığıdır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, siyasi partilerde yanlışlık, eksiklik, aksaklık ya da farklı bir durum sezerse konuyu Anayasa Mahkemesine aktarır. Anayasa Mahkemesi de kararı tebliğ eder ve bir karar verir. Maalesef bizim ülkemizde böyle olmadı. Sonuç olarak yerel mahkemelerin siyasi partiler hakkında karar verme yetkisi yoktur”

  • TBMM Çocuk İstismarını Önleme Komisyonu Karaman’da İncelemelerini Tamamladı

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Çocuk İstismarını Önleme Araştırma Komisyonu, Karaman’da incelemelerini tamamladı.

    Karaman’da öğrencilere yönelik cinsel istismar olayının gündeme gelmesinin ardından kurulan TBMM Çocuk İstismarını Önleme Araştırma Komisyonu, olayı araştırmak ve incelemek üzere Karaman’a geldi. Komisyon üyeleri kaldıkları otelin toplantı salonunda ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile bazı sivil toplum kuruluşlarını da dinledi.

    Altı saat süren toplantının sosunda basın mensuplarına açıklamada bulunan TBMM Çocuk İstismarını Önleme Araştırma Komisyonu Başkanı, AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, “21 Nisan’dan bu yana komisyonumuz çalışmalarına devam ediyor. Çocuklarla ilgili her türlü istismar olayının araştırılması ve bu konuda bu tür olayların bir daha meydana gelmemesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla meclisteki 4 siyasi partinin önergeleriyle kurulan bir araştırma komisyonu. Şu ana kadar uzmanları dinledik, üniversitelerimizden akademisyenlerimizi meclise davet ettik. Bunlar o konuyla alakalı konunun hukuki boyutlarını tıbbi boyutlarını rehberlik ve eğitim boyutlarını hem teorik anlamda ortaya koydular, komisyonumuza bilgi verdiler. Hem de kamu kurum ve kuruluşların temsilcilerini çağırdık. Çocuklarla ilgili çocuk hizmetleriyle alakalı çocuk eğitimiyle ilgili ilişkili olan ne kadar kurum ve kuruluş varsa biz bunları komisyonumuza davet ettik. Komisyonda onları dinledik, onların yapmış olduğu çalışmalar bu alanda çocuk istismarının önüne geçilebilmesi için alınması gereken ne tür tedbirler olabilir tüm bunları kurum temsilcileriyle de konuştuk. Yine çocuk istismarını önleme adına kurulmuş sivil toplum kuruluşları var. Bunların içerisinde akademisyenler de var. Bunları da komisyonumuza davet ederek bu tür üzücü hadiselerin ülkemizde meydana gelmemesi için ne tür tedbirler alınması gerekir onların da görüşlerini aldık” dedi.

    “ÇOCUKLAR BİZİM GELECEĞİMİZ”

    Tunç, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Çocuk önemli çocuklar bizim geleceğimiz. Onların en iyi şartlarda yetiştirilmesi, sağlıklı ortamlarda eğitim hayatlarını sürdürmesi hepimizin görevi. Ailelerin, devletin görevi. Bu anlamda son yıllarda gerçekten çok önemli ilerlemelerde sağlandı. Çocuk koruma kanunu 2005 yılında çıkarılmıştı. Çocuk mahkemelerinin kurulmasıyla beraber. Çocuklara yönelik alınacak olan tedbirlerle alakalı yasal düzenlemeler 2005 yılından bu yoğun bir şekilde gerçekleştiriliyor. Türk Ceza Kanunu’nda çocuk istismarını önleyecek cezai tedbirler anlamında da özellikle 2014 yılında ağırlaştırıcı hapis cezaları verildi. Cezalar artırıldı. Bu anlamda buna rağmen bu yasal düzenlemelere rağmen çocuk hakları sözleşmesini ilk imzalayan ülkelerden biriyiz. Yine 2011 yılında Avrupa Konseyi Çocuk İstismarını Önleme Sözleşmesini de imzalayan bir ülkeyiz. Bu anlamda sözleşme taraf devletleri yükümlülükler yüklüyor. Bunları yerine getiren ülkeyiz. Çocuk cezaevlerinin şartları gün geçtikçe iyileşiyor. Sincan Çocuk Cezaevi ve Eğitim Evinde incelemeler yaptık. Ondan önce mağdur çocukların ifadelerinin alındığı çocuk izlem merkezinde incelemeler yapmıştık. Burada tabi her toplantıda anılması gereken tedbirlerle alakalı hususlar karşımıza çıkıyor. Bunları tespit ediyoruz. Çocuk mahkemelerinin sayısının çoğaltılması çocukla ilgilenen tüm ister özel sektör, sivil toplum, devlet sektörü olsun eğer bir yerde çocuk varsa bu bir risk alanıdır, burada çalışacak olan öğretmen onların hizmetlerinde bulunan herkesin belirli bir eğitimden geçmesi yönünde komisyonumuza öneriler sunuldu. Bu anlamdaki tekliflerimizi rapor halinde ilgili kuruluşlara da en başta TBMM’ye Genel Kuruluna sunacağız. Bu tür moralimizi bozan ve zaman zaman haberlerde duyduğumuz çocuk istismarı olaylarının en aza indirilebilmesi için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Çocuklar bizim geleceğimiz. Onlara sahip çıkmak hepimizin görevi. Komisyon üyesi arkadaşlarımız da iktidarıyla muhalefetiyle bu konuda samimi bir çalışma sergiliyoruz. Karaman’daki olay hepimizi üzdü. Burada Karaman’daki bu musibetten bir ders çıkarıp bundan sonra bu tür olayların Türkiye’nin hiçbir yerinde olmamasını istiyoruz. Bu anlamda da meclis olarak üzerimize düşen görevi yapmak için buradayız.”

    “EK SÜREYE İHTİYACIMIZ OLACAK, EK SÜRENİN SONUNDA RAPORUMUZU HAZIRLAYACAĞIZ”

    Gazetecilerin, saha çalışması yaparak bir bilgi kirliliğinin olduğuna dair bir izlenim edinip edinmediklerinin sorulması üzerine Tunç, “Buradaki il müdürlükleri kamu görevlileri buradaki sosyal hizmet uzmanları psikologlar yaptıkları çalışmaları bize aktardılar. Çocuk konusu önemli çocuk hakları sözleşmesinin en önemli ilkesi çocuğun üstün yarardır. Yine biz 2010 yılında anayasa değişikliğiyle çocuk haklarını ve çocuğun üstün yararını yasamıza da koyduk. Bu konuyu araştırırken ya da bu konuyla ilgili haberler yapılırken çocuğun üstün yararının gözetilmesi lazım. Bu konuda son yıllarda farkındalık arttığı için haberlerin çok olması insanımızın tabi ki moralini bozuyor. Acaba bu olaylar çok mu arttı? Neden sürekli gündeme geliyor şeklinde… Bizim derdimiz bu haberler hiç yapılmasın yapılmaması içinde hepimiz gerekli tedbirler almak zorundayız. Çocuklarımızı koruyucu her türlü tedbiri alacak güçte olan bir devletiz. Aile Sosyal Politikalar Bakanlığımız, Milli Eğitim Bakanlığımız özellikle son yıllarda bu konuda çok önemli çalışmalara imza atmaya başladılar. Strateji planlarına baktığımız zaman daha yapılacak çok iş var. Çocuk izleme merkezlerinin tüm yurtta yaygınlaşması şuanda 24 ilde var. Yine çocukların eğitim gördüğü barındığı yurtlarda denetimlerin sıklaştırılması okuldaki rehber öğretmenlerin sayısının artması bu anlamda yapılacak çalışmalar var. Rehber öğretmenler eskiden sayısı çok daha azdı. Şu anda belirli bir artış trendinde yeterli mi? Değil. Bunun sayısının daha da fazla olmasını hatta her sınıfa bir rehber öğretmen mümkünse yetiştirilmesini, üniversitelerimize de burada çok büyük görevler düşüyor. Bu anlamdaki uzmanları bir an önce yetiştirip devletinde bu alanda kadroları açıp çocuklarımızın hizmetine sunmamız gerekiyor. Raporun 3 aylık süresi var. 1 ayda ek süre bu süre içerisinde tamamlanması gerekiyor. Tabi meclis tatile girerse bu süre Ekim, Kasım ayına uzayabilir ama onun öncesinde çalışmayı bitirebilir miyiz? İnceleyeceğimiz yerler var. Aile Sosyal Politikalarına bağlı çocuk bakım evlerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı yurtlarda oralarda da belki çalışma ziyaretleri gerçekleştirebiliriz. Ek süreye ihtiyacımız olacak. Ek sürenin sonunda raporumuzu hazırlayacağız” dedi.

    9 AK Parti’den, 4 CHP’den, 1 MHP’den ve 1 de HDP’den olmak üzere 15 milletvekilinin bulunduğu komisyon inceleme ve araştırmalarını tamamladıktan sonra Karaman’dan Ankara’ya gitmek üzere ayrıldı.

  • TBMM Çocuk İstismarını Önleme Komisyonu Karaman’da

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Çocuk İstismarını Önleme Araştırma Komisyonu Başkanı, AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, komisyonun 50 gündür çalışmalarını aralıksız olarak sürdürdüğünü söyledi.

    Karaman’da öğrencilere yönelik cinsel istismar olayının gündeme gelmesinin ardından kurulan TBMM Çocuk İstismarını Önleme Araştırma Komisyonu, olayı araştırmak ve incelemek üzere Karaman’a geldi. İçerisinde komisyon üyeleri ve uzmanların da bulunduğu bir otobüsle akşam saatlerinde Karaman’a gelen heyet kalacağı otele yerleşti. Karaman Vali Yardımcısı Kenan Eskin tarafından karşılanan Araştırma Komisyonunda 9 AK Parti’den, 4 CHP’den, 1 MHP’den ve 1 de HDP’den olmak üzere 15 milletvekili bulunuyor.

    “KURULAN KOMİSYONUMUZ 50 GÜNDÜR ÇALIŞMASINI SÜRDÜRÜYOR”

    Araştırma Komisyonunun Karaman’da yürüteceği çalışmalar hakkında basın mensuplarına bilgi veren Çocuk İstismarını Önleme Araştırma Komisyonu Başkanı, AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, “Kurulan komisyonumuz 50 gündür çalışmalarını sürdürüyor. Ankara’da Meclis’te yaptığımız çalışmalarda, konunun uzmanları ile akademisyenler ve ilgili kurumlarımızın temsilcilerini dinledik. Üniversitelerimizin ve sivil toplum kuruluşlarımızın bu alanda çalışan çocuk hakları merkezlerinin raporlarını istedik. Onlar ise yavaş yavaş komisyonumuza ulaşmaya başladı. Ankara’da Meclis’te yaptığı masa başı çalışmalarının dışında konuyla ilgili olan yerlerde de ziyaretlerde bulunuyoruz. Önceki haftalarda Ankara’da Çocuk İzlem Merkezine inceleme ziyareti yaptık. Orada mağdur çocukların ifadelerinin alındığı merkezde incelemeler yaptık. Yine Sincan çocuk cezaevi ve eğitim evinde komisyonumuz bir çalışma ziyareti gerçekleştirdi. Bugün de üçüncü çalışma ziyaretimizi Karaman’a gerçekleştiriyoruz. Karaman’da çocuklarla ilgili olan Milli Eğitim Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü, Emniyet Müdürlüğü, rehberlik uzmanları, psikologlar ile sosyal hizmet uzmanları ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini toplantıda dinleyeceğiz. Bu toplantıda sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini de dinleyeceğiz ve çalışmamızı tamamladıktan sonra Ankara’ya döneceğiz” dedi.

    Komisyon üyeleri yarın kaldıkları otelin toplantı salonunda ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yetkililerini dinleyecek.