Etiket: komisyon

  • Bakan Avcı, Milli Kültür Şurası’ndaki komisyon toplantılarına katıldı

    Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, “3’üncü Milli Kültür Şurası”ndaki komisyon toplantılarına katıldı. Bakan Avcı, “Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak hem tek tek komisyonlarda ele alınan konular, belirlenen sorunlar, o sorunların nedenleri, muhtemel çözüm yöntemleri ve yolları üzerine geliştirilen önerileri ayrı ayrı kitaplaştıracağız” dedi.

    Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, dün Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda başlayan, bugün ve yarın da devam edecek olan “3’üncü Milli Kültür Şurası”ındaki komisyon toplantılarına katıldı. Burada komisyon üyelerine teşekkür plaketi veren Bakan Avcı, programın sonunda şura ile ilgili gazetecilere açıklamalarda bulundu.

    Bakan Avcı, “28 yıl sonra toplanan milli kültür şurası gerçekten verimli bir şekilde çalışmalarına devam ediyor. 17 komisyonumuz var, her biri kendi alanında yetkin kültür ve sanat insanlarından müteşekkir. Her komisyonda 10 uzman, değerli kültür ve sanat insanı görev aldı. 3 gün sürecek aslında ama bunun bir evveliyatı var. Cuma günü açılışı yapılan şura, açılışından önce komisyonlar belirlendikten sonra, komisyonlar kendi aralarında toplandılar. Kendi alanlarıyla ilgili belli başlı sorunları ve muhtemel çözümlerini enine boyuna tartıştılar. Şimdi bu 3 günlük şura sürecinde de bu tartışmalar bir rapora dönüştürülecek. Pazar günü de bütün komisyonların sorunlarını kuşatan şura sonuç raporu hazırlanacak. Dolayısıyla biz Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak hem tek tek komisyonlarda ele alınan konular belirlenen sorunlar, o sorunların nedenleri, muhtemel çözüm yöntemleri ve yolları üzerine geliştirilen önerileri ayrı ayrı kitaplaştıracağız” dedi.

    Şura kararlarının bir an önce hayata geçirilmesi için çalışmalara başlayacaklarını da kaydeden Avcı, şunları söyledi:

    “Sadece bunları kayda almakla kalmayıp, Cumhurbaşkanımızın açılış konuşmasında belirttikleri gibi bunların fiiliyata aktarılması için, uygulamaya aktarılması için neler yapmamız gerekiyor; mevcut yapı içerisinde bunları ne kadar gerçekleştirebiliriz, eğer yeni düzenlemeler yapmak gerekiyorsa, yapısal anlamda hem de yasal anlamda mevzuat anlamında kanun, yönerge, yönetmelik ne gerekiyorsa çözüm yollarının gerçekleşmesi için bunları gerçekleştirmek için hemen çalışmalara başlayacağız. Şura kararlarının bir an önce hayata geçirilmesi için çalışmalara başlayacağız.”

  • 5 bin dolar bozdurandan komisyon almayacak

    “Dolarını Bozdur Oyunu Boz” kampanyasına Sakarya’da bir emlak ve inşaat firmasından da destek geldi. İşyeri sahibi Gökhan İn, 5 bin dolar bozdurup makbuzunu getirenden komisyon ücreti almayacaklarını duyurdu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dolar ve Euro’larınızı bozdurun” çağrısına Türkiye’nin her ilinde olduğu gibi Sakarya’da da uyan esnaf, işyerlerinde çeşitli kampanyalar başlattı. Adapazarı’nda emlak ve inşaat firması ile birlikte aperatif salonu sahibi Gökhan İn, emlak ve inşaat firmasında 5 bin dolar bozdurup makbuzunu getirenden komisyon almayacaklarını, aperatif salonunda ise 100 dolar bozdurup makbuzunu getirene tüm yiyecek ve içeceklerin ücretsiz olduğunu duyurdu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısına destek verdiklerini söyleyen İn, “15 Temmuz darbe akşamında Cumhurbaşkanımız canlı yayına bağlanıp halkı sokağa döktüğü zaman biliyorsunuz ki herkes sağduyu göstererek, bu çağrıya uydu. Dolayısıyla bu vatanı da hep beraber el birliği ile kurtardık. Şimdi de aynı şekilde Cumhurbaşkanımız dolarları bozdurun kampanyası başlattı biz de firma olarak aldığımız kararla 5 bin dolar bozdurup makbuzunu getirenden ücret almama sözü verdik. Aynı şekilde aperatif salonumuz var. Burada da 100 dolar bozdurup makbuzunu getirene tüm yiyecek ve içeceklerinden ücret almama kararı aldık. Bu kararı almış olmamızdaki sebep, Hz. İbrahim Aleyhisselam ateşe atıldığında su götüren karıncaya dediler ki, ’senin su götürmenden ne olur.’ O da dedi ki safımız belli olsun. Biz de burada karınca ve su misali Cumhurbaşkanımızın yanında olduğumuzu belli etmek için bu kampanyayı destekliyoruz. Esnaf olarak yaptıklarımız gelip geçici. Önemli olan Cumhurbaşkanımızın olumsuz bir durumda sergilediği dik duruşu. Biz de bu duruşun yanındayız” dedi.

  • Dövizini bozduran vatandaşa düşük komisyon desteği

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın döviz bozdurma çağrısına destekler devam ederken, İzmir’de dövizciler de karar aldıklarını belirterek, dövizini bozdurandan düşük komisyon alacaklarını söyledi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Dövizi olanlar, parasını Türk lirasına dönüştürsün’ çağrısı sonrası Türk lirasının değerlenmesi için başlatılan döviz bozdurma kampanyasına yurdun dört bir yanında destekler artarak devam ediyor. Türk lirasının korunması için destek kampanyaları kapsamında İzmir Ticaret Odası (İZTO) 55. Bankalar ve Holding, Şirketler, Menkul Kıymetler ve Kefalet Kooperatifi Meslek Grubu ve İZTO Meclisi Üyesi Edip Çavuşoğlu, döviz büroları olarak karar aldıklarını, komisyonu düşük tuttuklarını söyledi.

    “Yüzde 10 alış, yüzde 90 bozdurma var”

    Türk halkının dövizini bozdurduğunu ifade eden Çavuşoğlu, “Biz de döviz büroları olarak karar aldık. Dolarını bozduranın dolarını banka fiyatlarından alıyoruz, komisyon fazla almıyoruz. Elimizden gelen çağrıları da yapıyoruz. Türk parasına güvenmeleri konusunda çağrılarda yapıyoruz. Bozdurmalar var, başladı. Ama ufak meblağlar bin, 2 bin, 3 bin dolar bozduruluyor. Daha büyük meblağlar gelmiyor, bankada kayıtlı olduğu için bizlere pek gelmiyor. Ama şu an vatandaş bir haftadır elindeki dövizini bozdurma yönünde, alan çok az. Yüzde 10 alış var ise, yüzde 90 oranında bozduran oluyor. İnşallah ülkemize faydası olur. Bozduranlara altın alma tavsiyesinde bulunuyoruz, onlar da altın alıyorlar” diye konuştu.

    “Döviz büroları kar değil zarar ediyor”

    Döviz bozdurma çağrısında bulunurken döviz büroları olarak da zarar ettiklerini savunan Çavuşoğlu, “Biz dövizi alıp bankalara satıyoruz. Bankaların da kurları düşük olduğu için biz para kazanmıyoruz. Ama bunun hiçbir önemi yok, önemli olan istikrar olsun. Altın aldıkları zaman zararımızı kapatıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısının Türk halkına yansımasının büyük ölçüde kendilerini mutlu ettiğini dile getiren Çavuşoğlu, “Örneğin bugün bir yaşlı teyze geldi, yastık altı dediği mendile sarılı parasını, dolarını memlekete faydası olsun diye gelip bozdurdu. Bu çok hoşumuza gitti bizim, demek ki çağrılar fayda etti. İnşallah böyle devam eder” dedi.

    “Oğlumun düğünü için saklamıştım, ülkem daha önemli”

    Dolarını bozdurmaya gelen emekli Banka Müdürü Vehbi Çınar, herkesin ülkeye destek vermesi gerektiğini belirterek, “Elimizde olan dövizimi getirdik bozdurduk ülkemize katkı sağlamak için. Bütün vatandaşlarımızın da bu kampanyaya katılmasını istiyorum. Çünkü bizim başka bir ülkemiz yok. Yastık altıydı, bin 850 dolarım vardı. Oğlumun düğünü için saklamıştım. Ama ülkenin bu günleri için o daha önemli diye geldik ve bozdurduk” ifadelerini kullandı.

  • Mersin’de nükleer karşıtları, meclis komisyon üyelerine 30 bin dilekçe verdi

    Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı 50 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda Akkuyu Nükleer Santrali’nin işaretlenmemesini isteyen nükleer karşıtları, Mersin Çevre ve Doğa Derneği öncülüğünde topladıkları imzalı 30 bin dilekçeyle Büyükşehir Meclis Üyelerine seslenerek, nükleer santralin planda yer almaması yönünde oy kullanmaları çağrısında bulundular.

    Mersin Çevre ve Doğa Derneği (MERÇED) ile çeşitli sivil toplum örgütlerine üye çevreciler, bugün öğle saatlerinde Büyükşehir Belediyesi önünde toplanarak eylem yaptılar. CHP Mersin Milletvekili Hüseyin Çamak ve CHP İl Başkanlığı’nın da destek verdiği eylemde, sloganlar atarak Mersin’de nükleer santral istemediklerini dile getiren nükleer karşıtları, açtıkları dövizlerle de Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeleri ve Komisyon üyelerine çağrı yaptılar. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nce hazırlanan 1/50 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda Akkuyu Nükleer Santrali’nin işaretlenmemesi için MERÇED tarafından başlatılan imza kampanyasında toplanan 30 bin dilekçeyi de Büyükşehir Belediyesi önüne getiren grup, belediye meclislerinin halkın iradesini yansıttığını, halkın karşı olduğu bir yatırım projesini belediye başkanları ve belediye meclis üyelerinin onaylayamayacağını belirttiler.

    “Meclis üyelerinden, Çevre Düzeni Planı’nda Akkuyu Nükleer Santrali’nin işaretlenmemesi yönünde oy kullanmalarını talep ediyoruz”

    Eylemde konuşan MERÇED Başkanı Sabahat Aslan, Mersin’in Gülnar ilçesi Büyükeceli Mahallesi’nde yapılması planlanan Akkuyu Nükleer Santrali’nin, Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı 50 binlik Çevre Düzeni Planı’nda yer almasını istemediklerini söyledi. Bu çerçevede, başta MERÇED olmak üzere birçok çevre derneği ve sivil toplum kuruluşu ile birlikte 1 ay zarfında 30 bin imza topladıklarını ifade eden Aslan, “Bu topladığımız imzaların bir kısmını bugün toplanacak olan Büyükşehir Belediye Meclisi İmar Komisyonu’na teslim edeceğiz. Bir kısmını da yarın toplanacak 3 komisyona, büyük bölümünü ise 23 Eylül Cuma günü toplanacak Büyükşehir Belediye Meclisi’ne vereceğiz. Hem bu kenti yöneten Büyükşehir Belediye Başkanı ve ilçe belediye başkanlarını hem de meclis üyelerini sağduyuya çağırmak ve tarihi bir görevlerinin olduğunu hatırlatmak istiyoruz” dedi.

    Topladıkları dilekçelerde, Mersin halkının nükleer santrale karşı olduğunu dile getirdiklerini aktaran Aslan, “Dilekçelerde ayrıca, Akkuyu Nükleer Santrali’nin Çevre Düzeni Planı’na aykırı olduğunu ve işaretlenmemesi gerektiğini belirterek, meclis üyelerinden bu yönde oy kullanmalarını talep ediyoruz. Bunun yanında, Mersin halkı yaklaşık 40 yıldır nükleer santrale karşı mücadele ediyor. Bildiğiniz gibi biz 2012 yılında bütün belediyelerin meclislerinden nükleere karşı karar aldırdık. Bu kararlara sadık kalmalarını talep ediyoruz” diye konuştu.

    Daha sonra grup adına hazırlanan açıklamayı MERÇED Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarızaim okudu. Çevre Düzeni Planı’nın, oluşmadan önce önlenebilmesi, sağlıklı çevrenin oluşturulmasına yönelik hedef, ilke, strateji ve politikaları ve bunun sağlayacak arazi kullanım kararlarını belirlediğini dile getiren Sarızaim, “Çevre Düzeni Planı, tarihi, kültürel ve doğal çevrenin korunması ve geliştirilmesine yönelik genel hedefleri, ilkeleri, stratejiyi ve politikaları belirleyen bir plandır. Ayrıca plan, kentteki sivil toplum örgütleri ve meslek odalarının görüşleri doğrultusunda yapılır. Planın tanımına göre, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan Çevre Düzeni Planı’nda Akkuyu Nükleer Santrali’nin olmaması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

    Mersin Kent Konseyi tarafından yaptırılan ankette, Mersin halkının yüzde 86’sının Akkuyu Nükleer Santrali’ne karşı olduğunun ispatlandığını anımsatan Sarızaim, kenti yöneten belediye başkanları ve meclis üyelerine seslenerek, şunları söyledi: “Belediye meclisleri halkın iradesini yansıtmaktadır. Halkın karşı olduğu bir yatırım projesini belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri onaylayamaz. Çevre Düzeni Planı’nda, Akkuyu Nükleer Santrali’ni işaretlemeyiniz. Ülkemizin geleceğini, sağlığını ve bağımsızlığını tehlikeye sokmayın. Sizleri vicdani ve insanı sorumluluğa davet ediyoruz.”

    Grup, açıklamanın ardından 30 bin dilekçenin bir bölümünü, bugünkü toplantılarında Akkuyu Nükleer Santrali konusunu görüşecek olan İmar Komisyonu üyelerine vermek üzere Büyükşehir Belediyesi’nin İstiklal Caddesi üzerinde bulunan binasına gitti.

  • AK Partili Komisyon Üyesi Kurt: “Demokrasi adına güçlenerek çıkacağız”

    TBMM Dışişleri Komisyonu üyesi AK Parti Samsun Milletvekili Hasan Basri Kurt, “Biz bundan demokrasi adına güçlenerek çıkacağız. Türkiye’de tarihinde görülmemiş, Cumhuriyet kurulduktan bu yana sağ ve sol geleneği bir araya getirdi. En temel konu oldu bu” dedi.

    TBMM Dışişleri Komisyonu üyeleri, Fethullahçı Terör Örgütü’nün 15 Temmuz’daki darbe girişimi sonrasında çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldikleri Paris’te Avrupa İşleri Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı ile görüştü. AK Parti Samsun Milletvekili Hasan Basri Kurt ve CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem, toplantının ardından basın mensuplarına açıklama yaptı. AK Partili Kurt, toplantının gündeminin darbe girişimi olduğunu kaydederek, “Darbe girişimi dışındaki konular, çok sığ geçilmiş olan konular var ama temelde darbe girişimi, Türkiye’deki milletin iradesine, halkın oyu ile gelmiş mevcut iktidarı değiştirme ve rejimi değiştirme, demokrasiye karşı yapılan bir darbeden bahsediyoruz. İktidarıyla, muhalefetiyle sadece bugün Fransa’da değil, Belçika’da da, İngiltere’de de, Kanada’da ve ABD’de heyetlerimiz var. Muhalefet partileriyle birlikte Türkiye’de 15 Temmuz’da gerçekleştirilen Gülenist darbenin Türkiye’deki muhataplarının hislerini biz Avrupalı muhataplarına, parlamentolara iletmek istiyoruz. Çünkü Türkiye’de parlamento binası hedef alınan temel noktalardan bir tanesiydi. O akşam orada iktidarı muhalefetiydik, buna rağmen uçaktan bomba atmak suretiyle o parlamento hedef alınmıştı” dedi.

    Meclis’in hedef alındığını vurguladıklarını kaydeden Kurt, “Parlamenter diplomasinin de bundan sonraki süreçte daha etkili bir yöntem olarak kullanılması gerektiğine gerçekten iktidarı, muhalefetiyle inanıyoruz. Genel çerçevesi buydu” ifadelerini kullandı.

    Kurt, muhataplarına ‘Sizde de olsaydı’ gibi soruları sormanın hiç hoş olmadığını kaydederek, “Çünkü hiç kimsenin istemeyeceği bir durum bu. Türkiye’nin buna sahip çıkma boyutunu biz öne çıkarıyoruz, bunun için varız. Türkiye’nin bununla baş edebileceğini, Türkiye’nin demokratik yollarla da bu işi başarabileceğini göstermek üzere parlamenterler olarak buradayız. Bu çok çok önemli. İnsanlar için inanılmaz geliyor. Ne oldu da Türkiye’de böyle bir darbe gündemi oldu? Darbe niye geldi? Türkiye’de işler yolunda gidiyordu. Herkeste şok havası var ama bu Türkiye’de bundan sonraki süreçle ilgili de muhataplarımıza, ‘Siz bize inanmıyordunuz, bu 17-25 Aralık’tan bu yana bu mücadelemizde inanmakta güçlük çekiyordunuz. Adamlar bunu yaptılar, gerçekten biz bundan demokrasi adına güçlenerek çıkacağız.’ Türkiye’de tarihinde görülmemiş, Cumhuriyet kurulduktan bu yana sağ ve sol geleneği bir araya getirdi. En temel konu oldu bu. Vatandaşı da sahada, o gece sadece AK Partililer ya da Tayyip Erdoğan’ı destekleyenler değil, MHP’lisi de, CHP’lisi de o tankların altında veya başka yerde bulundular” açıklamasını yaptı.

    CHP İstanbul Milletvekili Erdem ise, TBMM’yi temsilen ana muhalefet partisi mensubu olarak bulunduğu için memnun olduğunu ifade ederek, “Bu uzlaşma kültürünün süreklilik arz etmesini temenni ediyorum. Burada Fransız muhataplarımızın da yaygın bir dezenformasyonla yanlış bilgilendirildiğini gördük. Biz de süreci yakınen takip eden milletvekilleri olarak kendilerini doğru bir şekilde bilgilendirdik. Açıkçası çehrelerinde şaşkınlık ve hayret duygusu çok hakimdi. Çünkü gerçekten de devlet içerisinde bir yapılanmanın bu kadar nasıl yaygınlaştığı konusunda başka türlü dezenformasyonlarla yanlış yönlendirildiklerini gördük ama toplantı bittiğinde özellikle muhalefet partisinin tutum olarak bu noktadaki pozisyonunun da çok etkili olduğu, hükümetle mevcut uzlaşı sürecine dair sorulan sorular, yeni anayasaya yönelik sorular ve aldığı yanıtlar kendilerini fazlasıyla tatmin etmiştir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    Erdem, açıklamasını şu şekilde tamamladı:

    “Batı kamuoyunun Türkiye’de bu süreçten daha derin bir kutuplaştırma ile çıkacağı yönündeki temenniler bu görüşmelerle boşa çıkıyor. Biz iktidar ve muhalefet birçok konuda farklı düşünebiliriz ama bu yaşadığımız süreç bizim ortak değerimiz olan vatanımızın muhafazası ile alakalıdır. Bu hususta uzlaşmak ve birlikte hareket etmek durumundayız. Bu konuda gerek iktidar, gerek muhalefet olarak üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz. Burada da mevkidaşlarımızı, Fransız senatörü çok detaylı bir şekilde bilgilendirdik, rakamlar vererek bilgilendirdik. Çok teferruatlı bir, hatta kendisine büyükelçimizin Fransa’da kaç adet Fethullah Gülen cemaatine ait okul olup olmadığını sorduğunda bilmediğini öğrendik. O konuda da kendisi bilgilendirildi ve olağanüstü şaşırdılar. Bu temaslar ve diyaloglar daha düzenli hale gelmeli ki bütün dünya kamuoyu gerçekleri öğrendi. Türkiye’de de darbe sonrası oluşan süreçle alakalı atılan manşetlerden ziyade darbeyi kınayan bir tutum içerisine girilmesini temenni ediyoruz.”