Etiket: Komandoları

  • 112 sağlık komandoları kışa hazır

    112 sağlık komandoları kışa hazır

    Kış şartlarından dolayı kapanan köy yollarının hastalara ulaşmada engel teşkil etmemesi için Erzurum 112 acil ekipleri büyük çaba sarf ediyor. Hastalara ulaşabilmek özel sürüş teknikleri alan paramedikler, hayat kurtarmak için 71 acil müdahale, 5 kar üstü paletli, 2 snowtrack kar paletli ve bir hava ambulansı ile kışa hazır vaziyette çalışıyor.

    Karayazı, Tekman, Çat, Köprüköy ve Erzurum merkezde özel paletli araçları kullanan 35 personelle birlikte 112 acil ekibi, 350 personelle kışa hazır vaziyette. Zamanında hastaların kızaklarla taşındığı ve hastalığın boyutunun daha çok tehlikeye atıldığı durumların tam aksine, Erzurum’da artık ulaşılmayan köy kalmadı.

    Paletli ve kar paletli ambulanslarla 2007 yılından bu yana 3 bin 198 hastayı, hastanelere nakleden 112 acil ekibinin artık ulaşamadığı bir köy dahi kalmadı. 2018’de, 473 vakaya kar üstü paletli ambulanslarla, 46 vakaya ise ulaşılması neredeyse mümkün olmayan köylerden snowtracklarla hastalara ulaşım sağlandı.

    Doğum ve kalp damar gibi en acil vakalar için kullanılan ve görüş mesafesi yakaladığı takdirde aşamayacağı engel olmayan snowtrack araçlarının, 3 metre kara kadar engel aşabilme özelliği var.

    Erzurum İl Sağlık Müdürü Dr. Gürsel Bedir, “Kadın doğum hastaları en önemli hastalar. İki can birden kurtarıyorsunuz aynı zamanda kalp, damar hastaları, yaşlı hastalar müdahale edilmezse sonuçlarının olumsuzluk getireceği hastalar. 3 bin 198 hastayı hastanelere nakletmeyi başardı. Bir hava ambulansımız var. Havanın ve görüş mesafesinin uygun olduğu zamanlarda hastaya ulaşım sağlıyoruz. Bir böbrek sırası bekleyen hastamız vardı, o gün helikopterle gitmeseydik organ nakil sırası geçecekti. Erzurum’da hava iyi olsa da güney ilçelerinde vakalar almaya başladık. Karayazı, Tekman, Çat, Köprüköy ve merkezde araçları kullanan 35 personelle birlikte 112 acil ekibi 350 personelle kışa hazır. Türkiye’nin birçok yerinde var ama 2018 yılında Türkiye’nin tüm illerinin taşıdığı gebeden daha fazla gebeyi Erzurum 112 ekibi olarak taşıdık. Kapalı köy yollarının olumsuzluklarından etkilenmeden doğuma 10 gün kala gebeleri gebe okullarına merkeze taşıyarak, oluşabilecek olumsuzlukları önlemiş olduk” dedi.

    Erzurum 112’de 9 yıldır çalışan ve aynı zamanda ambulans sürüş teknikleri eğitmeni olan paramedik Büşra Bayoğlu ise, “Hayat kurtarmak çok zor, insanların yardım istemesi, yardım etmemiz, insanlara değer vermemiz bizim için çok önemli, Erzurumluyum ve kış şartları çok zor. Güney ilçelerimizdeki köylere ulaşmak için, 2-3 metre karı, yol olmadan aşmaya çalışıyoruz. Hastaları hastaneye nakletmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

  • SAT ve SAS komandoları Fırat Kalkanında

    Deniz Kuvvetlerie Komutanlığı, Sualtı Taarruz (SAT) Komandoları, Sualtı Savunma (SAS) Komandoları ve Amfibi Deniz Piyadeleri ile Teröristle Mücadele Harekâtı ve Fırat Kalkanı Harekâtınnda yaptıkları görevler ile ilgili fotoğrafları paylaştı.

    Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada, her türlü hava, deniz ve arazi şartlarında özel harekât görevleri icra edebilen seçkin birliklerinden Sualtı Taarruz (SAT) Komandoları, Sualtı Savunma (SAS) Komandoları ve Amfibi Deniz Piyadeleri ile Teröristle Mücadele Harekâtı ve Fırat Kalkanı Harekâtına katkı sağladığı kaydedildi.

  • 4 ülkenin komandoları nefes kesti

    Türkiye, Bulgaristan, Gürcistan ve kardeş ülke Azerbaycan’ın komando birliklerinin ortak tatbikatı nefes kesti.

    Terörizmle mücadelede birliklerinin eğitimi ihtiyacını karşılayan Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı, Türkiye, Bulgaristan, Gürcistan ve kardeş ülke Azerbaycan’ın komando birliklerinin katıldığı Commando Ex 2016 tatbikatına ev sahipliği yaptı. Ortak tatbikatı Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin (EDOK) Komutanı Orgeneral Kamil Başoğlu, beraberindeki komutanlarla birlikte izlerken, üç ülkeden gelen komutanlara da İngilizce olarak tatbikatın aşamaları anlatıldı.

    TERÖRİSTLERİN KORKULU RÜYASI
    136 personelin görev aldığı ve plastik mermilerin kullanıldığı tatbikatta senaryo gereği Çok Uluslu Özel Görev Kuvveti, insani yardım faaliyetlerinin sürmesi ve BM konvoylarının devamını sağlanması amacıyla, terörist unsurlarca ele geçirilen havaalanında yeniden kontrol sağlamak için harekete geçti. Bunun için ilk hedef, Karaburun bölgesindeki kıyı başının güvenliğinin sağlanması oldu. Kıyıya 400 metre yaklaştıktan sonra bindikleri botlarda kürek çekerek farklı noktalardan sessizce karaya çıkan komandolar, önce etraftaki teröristleri etkisiz hale getirdi, ardından terör noktalarına sis bombalarıyla girdi. Teröristlere ait hava savunma bataryaları imha edilerek hava sahası yaklaşma koridoru emniyete alındı. Teröristlerce muhabere istasyonu olarak kullanılan tesisin imha edilmesi için komando birlikleri taktik akın gerçekleştirdi. Bir tepenin yamacından sessizce inen komandolar, nöbetçi teröristleri etkisiz hale getirdikten sonra, diğer terörist gruplarla irtibatın kesilmesini sağladı. Ortak tatbikat, havaalanının yeniden ele geçirilmesiyle son buldu.

    ONLAR İÇİN ENGEL YOK
    Commando Ex 2016 tatbikatı kapsamında kule tırmanışı ve inişi ile su engeli gösterisi de yer aldı. Su engeli kapsamında eğitim alan komandolar su üzerinde alevler çıkan platformun altından dalarak geçti. Daha sonra daldığı kanaldan çıkmayı başardı. Komandoların balçık arazide ve bataklıkta nasıl ilerledikleri de görüldü.

    KURBAĞA BACAĞI, YILAN, BILDIRCIN
    Komandoların zorlu coğrafi şartlarda doğada yakaladıkları kurbağa, yılan, bıldırcın, gibi hayvanların nasıl temizlendiği ve pişirildiği Komando Marketi bölümünde anlatıldı. Burada Bulgar bir komutan, pişmiş kurbağa bacağını tadarken lezzetli olduğunu söyledi.

    YÜKSEKTEN GÖLE ATLADILAR, KULEDEN SANİYELER İÇİNDE İNDİLER
    Yüksek bir noktadan Eğirdir Gölü’ne atlayan bir komando yüzerek halata tırmanırken, kendini yüksek noktadan göle bırakan komandolar da yüzerek kıyıya çıktı.

  • (Özel Haber) TSK’nın Silahsız Komandoları “Dak Taburu”

    Komando birliklerini aratmayan ağır eğitimleri ve tatbikatları ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) merhametle uzanan eli olan Doğal Afet Arama Kurtarma Tabur Komutanlığı (DAK) Taburu, Türkiye’nin her bölgesinde göreve hazır bir şekilde eğitiliyor. TSK’nın silahsız komandoları DAK Taburu, Isparta’daki tatbikatının kapılarını İHA’ya açtı.

    1999 Marmara Depremi’nin ardından profesyonel arama kurtarma birliği ihtiyacıyla TSK tarafından kurulan DAK, Türkiye’de 4 birlik ve bir karargahla 7 gün 24 saat her türlü afete karşı hazır durumda bekliyor. TSK İnsanı Yardım Tugayı’nın bir parçası da olan 205 kişilik DAK taburu subay, astsubay ve uzman erbaşlardan oluşuyor.

    SİLAHSIZ KOMANDOLAR

    Patlama, göçük, çığ, teknik dağcılık, balık adam, kayak, depremde arama kurtarma ve yangında arama kurtarma alanlarında eğitim gören ve tatbikat yapan birlikler, en ağır eğitimlerden biri olan komando eğitimleriyle her duruma hazırlanıyor. Mevsimsel olarak eğitimlerini şekillendiren silahsız birlik, kış aylarında çığ ve temel kayak eğitimlerine ağırlık verirken, bahar ve yaz aylarında ise dağcılık, su altı ve üstü eğitimlerini yapıyor. Birlik, deprem, göçük ve yangın olaylarına ise her an hazır bekliyor. Ayrıca olası bir deprem ve göçük anında ise sağlık ve müdahale konteynırları ile hazırda bekleyen birlik, karargahtan olay yerine en geç 3 saat içerisinde intikal edebiliyor.

    ÜÇ AŞAMALI ZORLU SENARYO BAŞARIYLA VE EKSİKSİZ GERÇEKLEŞTİRİLDİ

    Isparta Davraz’da kış eğitimlerini ve tatbikatlarını gerçekleştiren birlik, kapılarını İhlas Haber Ajansı’na (İHA) açtı. Senaryonun ilk aşaması olan kayak eğitiminde ekipler, zorlu parkurda başarılı bir sınav verdi. Senaryonun devamında çığda iki avcının kar altında mahsur kaldığı istihbaratını değerlendiren DAK taburu, hazırlanarak olay yerine intikal etti. İstihbarat ve Harekat Subayı Piyade Binbaşı Çınar Tekin komutasındaki birlik, bölgede kısa süreli keşif yaparak avcıların bulunması muhtemel yerleri tespit etti. Canlıyı kurtarmak için ilk önce arama kurtarma ekibinin bir parçası olan ’Ağar’ isimli köpek bölgede serbest bırakıldı ve kısa sürede kar üzerinde yatar vaziyetteki ve hala canlı olan avcıya ulaşıldı. Olay yerinde ilk müdahalesi yapılan avcı, hipotermiden korunması için özel folyolara sarılarak bilincinin canlı tutulması sağlandı. Sedyeye alınan avcıdan diğer afetzede hakkında bilgiler alınarak yeni operasyon için rota belirlendi.

    PLS CİHAZI HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR

    İkinci avcı için çalışmalara başlayan birlik, ilk önce çığ altındaki afetzedeye ulaşmak için yine köpekten yararlandı. Ancak Ağar’dan bir yanıt alamayan ekipler, ikinci avcının hayatını kaybetmiş olması ihtimali üzerinde durarak bu defa PLS cihazını kullandı. PLS cihazı taşıyan bir afetzede, birliğin elinde bulunan tarayıcı sayesinde 2 ile 5 dakika arasında bulunabiliyor.

    Cihaz hakkında bilgi veren Binbaşı Tekin, “PLS cihazı sabit bir frekans üzerinden bir sinyal gönderir. Bir afetzedenin üzerinde bu cihaz var ise arama kurtarma birliğinin o şahsa ulaşması 2 ile 5 dakika sürecektir. Ancak bizim ülkemizde dağcılar ve kayakçılarımız bu cihazı yanlarında bulundurmaktan imtina ediyorlar. Çok pahalı bir cihazda değildir” dedi.

    PLS ile de yanıt alamayan birlik son çare sondalarla çığ bölgesinde arama yaparak ikinci avcıyı hayatını kaybetmiş halde buldu. Kar altından küreklerle çıkarılan avcı sedyeye alınarak bölgeden uzaklaştırıldı.

    “1 BUÇUK SAATTEN SONRA CANLI KURTARMA ŞANSI YÜZDE 25 AZALIYOR”

    Tatbikatın son derece titizlikle ve eksiksiz tamamlanmasını koordine eden İstihbarat ve Harekat Subayı Piyade Binbaşı Çınar Tekin, DAK taburunun Türkiye’nin her bölgesinde göreve hazır bir şekilde eğitildiğini söyledi. Afet denilince Türkiye’de herkesin aklına ilk olarak deprem geldiğini belirten Binbaşı Tekin, “Halkımız büyük depremden sonra ’Afet’ denilince aklına ilk olarak deprem geliyor. Ancak depremle sınırlı değil, sel su baskınları toprak kayması, savaş anında yaşanan göçükler gibi türlerde de su altı ya da su üstünde de her zaman göreve hazırdır. Vatandaşlarımız bize ihtiyaç duyduğunda bizi her zaman karşılarında göreceklerdir. Çığ altında kalan bir şahsın herhangi bir açık yarası ya da kırığı yoksa 30 dakikaya kadar yüzde 100 kurtulma şansı vardır. Ancak bu süreden sonra vücut hipotermiye gireceği için geçen her dakika bizim için kayıptır. Dünya genelinde bir buçuk saatten sonra canlı kurtarma şansı yüzde 25’lere düşüyor” dedi.