Etiket: koltuk

  • Darbe gazisi düğününe koltuk değnekleri ile katıldı

    Darbe girişimine karşı koymak için Ankara Emniyet Müdürlüğü yakınlarında açılan ateş sonucu bacağından yaralanan Mustafa Ulu, düğününe koltuk değnekleri ile katıldı.

    Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda “gençlik lideri” olarak çalışan 31 yaşındaki Mustafa Ulu, nişanlısı Zeliha Sultan Çoban ile Nisan ayında düğün hazırlıklarına başladı. 15 Temmuz gecesi darbe girişimine karşı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlara çıkın çağrısına uyarak sokağa çıkan Ulu, yüz binlerce kişi gibi elinde Türk bayrağı ile darbe girişiminde bulunan askerlere karşı müdahale etmeye çalıştı. Ankara Emniyet Müdürlüğü yakınlarındaki köprüde darbeci askerler tarafından açılan ateş sonucu bacağından yaralanan Ulu, tedavisi devam ederken düğün tarihinin daha önceden belirlenmesi nedeni ile düğünü iptal etmedi. Düğününe koltuk değnekleri ile gelen Ulu, sağ bacağındaki kurşun yarası nedeni ile zor anlar yaşadı. Oyun havalarına eşlik edemese de eşinin yardımı ile dans edebilen Ulu, eşinin oynamasına alkışla eşlik etti.

    15 Temmuz olaylarında yaralanmasına rağmen düğüne katılabildiği için Allah’a şükrettiğini ifade eden Mustafa Ulu, duygusal anlar yaşadı. Ailesi ve eşinin bu süreçte kendisine büyük destekleri olduğunu ifade eden Ulu, “İstiklal Marşımız boşuna yazılmamış. 15 Temmuz gecesi her bir kıtası, mısrasının sokaklarda insanların ruhunda, vücudunda nasıl hayat bulduğunu yaşadım. Bu anlamda kısa bir dörtlük söylemek istiyorum. ’Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, benim iman dolu göğsüm gibi serhattim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar. Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar.’ Onlar ister tank, tüfeklerle gelsinler 15 Temmuz gecesi olduğu gibi tankların, silahların önüne gerekirse tekrar çıkarız. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Allah’a çok şükür imanımız tankları tüfekleri yenecek şekilde” diye konuştu.

    Ulu, ayağındaki kurşun yarası nedeni ile eşinin yardımı ile düğününde sadece dans edebildiğini ifade ederken, Zeliha Sultan ise eşi yanında olduğu için mutlu olduğunu kaydetti.

    Çiftin düğününe katılan Tokat Valisi Cevdet Can nikah şahidi oldu. 15 Temmuz gazisinin düğününe katılmaktan onur ve şeref duyduğunu belirten Vali Can, “Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi ülkemize hayırlı güzel evlatlar yetiştirmeyi nasip etsin. Bu merasimde ilk defa bu kadar kendimi mutlu ve gururlu hissediyorum. Bir gazinin huzurunda evlilik merasiminde bulunmaktan onur ve şeref duyuyorum” diye konuştu.

    Vali Can, nikah töreni sonrasında çiçeği burnunda çifte ceviz sandık içinde Türk bayrağı hediye etti. Türk bayrağını gelin ve damatla birlikte açan Vali Can, altın da taktı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın telgraf gönderdiği düğünün masraflarını Erbaa Belediye Başkanı Hüseyin Yıldırım’ın karşıladığı öğrenildi.

  • (Özel haber) 15 Temmuz’da sakat bacağına rağmen koltuk değnekleriyle 8 kilometre yürüdü

    15 Temmuz’un ardından ortaya çıkan kahramanlık hikayelerine bir yenisi daha eklendi. 66 yaşında ve bir bacağı sakat olan Hacı Akkaya, o gece darbeyi önlemek için 8 kilometre boyunca yürüyerek tankların ilerleyişini engelledi. O gece için “Dirildim” diyen Akkaya, “Ben bazen buradan camiye gidemiyorum. O gün uçuyordum” dedi.

    Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyelerinin 15 Temmuz’da hayata geçirmeye çalıştığı darbe girişiminin başarıya ulaşmamasının ardında, yüzlerce kahramanlık hikayesi yatıyor. Bunlardan biri de 66 yaşında ve bir bacağı sakat olmasına rağmen, havalimanına gelen tankları durdurmak için 8 kilometre yol yürüyen Hacı Akkaya.

    “Çağrıdan sonra hemen fırladım”

    Bayburt’un Yoncalı köyünde dünyaya gelen Hacı Akkaya, İstanbul’da inşaat işinde uzun yıllar çalıştı. 15 Temmuz akşamı namazdan döndükten sonra televizyondan ’sokağa çıkın’ çağrısını anında yerine getiren Hacı Akkaya o gece neler yaşadığını anlattı.

    Sokağa çıktıktan sonra trafiğin kilitlenmiş olduğunu gören Akkaya, havalimanına doğru koltuk değnekleri ile yürümeye başladığını söyledi.

    Akkaya konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi: “O akşam namazdan geldik haberleri açtık. Hanım dedi ki ‘bir şeyler var.’ Bir baktım ki Melih Gökçek’in oğlu bağırıyor. Kalkın der demez ben zaten hemen fırladım. Küçük bir bıçak aldım. Yenibosna’ya indik. Yenibosna’da her taraf kilitlenmiş. Yaya halde gittik tankı yakaladık. Tankın etrafındakilere ‘bunlar bizim malımız, bunlar bizim askerlerimiz’ dedim. Bize rütbeli lazım dedim. Milletimiz uyansın içimizde daha çok var. Bunların hepsini seçelim. Bunlar ne Allah’a kul olur ne de peygambere ümmet olur. Müslümanlıkla alakası yok. Halkına, devletine, milletine kurşun sıkan insan olamaz. Yalnız bir isteğim var. Hemen idam, bulduklarını idam etsinler. Erzurum’dan gelip vurulan baba ile oğlu çok iyi tanırdım. Nice yavrularımız gitti.”

    “Camiye zor gidiyorum, o gece uçuyordum”

    Darbe girişiminin gerçekleşmesi durumunda Türkiye’nin Suriye’den daha kötü duruma geleceğini belirten Akkaya, evden çıkarken evdekilerle helalleştiğini söyledi.

    O gece için “Dirildim” diyen Akkaya, “Havalimanına nereden baksan 8 kilometre yürüdüm. Bazen gençler beni kollarının üstünde taşıdı. Tankın üzerine çıkardılar. Nasıl gittim, nasıl ettim bilemiyorum. Yine olsa hemen ama bu defa tam teşkilat giderim. Ben buradan camiye gidemiyorum bazen. O gün uçuyordum” dedi.

    Hacı Akkaya’nın 15 Temmuz akşamı koltuk değnekleri ile havalimanına yürürken bir vatandaş tarafından kaydedilen görüntüleri de internette büyük beğeni toplamıştı.

  • Koltuk değnekleriyle 11 gündür demokrasi nöbetinde

    Sivas’ta bedensel engelli Zeki Kütük, 11 gündür geldiği Cumhuriyet Meydanı’nda koltuk değnekleriyle demokrasi nöbetini sürdürüyor.

    15 Temmuz’da Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubu bir grup askerin darbe girişimi sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla sokaklara çıkan Sivas halkı Cumhuriyet Meydanı’nda demokrasi nöbetini sürdürdü. Valilik binası önünde toplanan yaklaşık 5 bin kişi FETÖ’nün darbe girişimini protesto ederken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sevgi gösterilerinde bulundu. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda Mevlana Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği tarafından sema gösterisi sunuldu. Kredi Yurtlar Kurumu tarafından Sivas Valisi Davut Gül ve AK Parti Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin’in katılımıyla demokrasi nöbetine gelen vatandaşlara pilav dağıtıldı. AK Parti Sivas İl Teşkilatı tarafından da darbe anı defteri köşesi oluşturuldu.

    Türk bayrakları açan ve çeşitli dövizler taşıyan vatandaşların arasında yer alan bedensel engelli Zeki Kütük adlı vatandaş 11 gündür darbe girişiminin protesto etmek ve demokrasi nöbetini tutmak için koltuk değnekleriyle kent meydanına geldiğini söyledi. Vatanı kimseye böldürmeyecekleri ifade eden Kütük darbecilere tepki gösterdi.

    Kent meydanında çadır kuran bazı vatandaşlar sabaha kadar demokrasi nöbetini sürdürüyor.

  • Koltuk Değneğiyle Şifa Dağıtıyor, Gören “Geçmiş Olsun Doktor Bey” Diyor

    Doğuştan Serebral palsi olan ve hayatı fizik tedavi merkezlerinde geçen 38 yaşındaki Mehmet Servet Şatıroğlu, şimdi koltuk değnekleriyle fizik tedavi uzmanı olarak hastalarına şifa dağıtıyor. Rahatsızlığı nedeniyle hastalarıyla empati kurabilen Şatıroğlu, koltuk değneklerini gören hastalarının “Geçmiş olsun doktor bey. Yeni mi oldu?” sorularına da maruz kalıyor.

    38 yaşındaki Mehmet Servet Şatıroğlu, Şanlıurfa’da Serebral palsi rahatsızlığıyla dünyaya geldi. Kendisini şanslı olarak nitelendiren Şatıroğlu’na, çok daha ağır formları olan bu hastalıktan sadece koltuk değnekleri miras kaldı. Hayatı fizik tedavi merkezlerinde fizik tedavi uzmanları ve fizyoterapistlerle geçen Şatıroğlu, yaz tatillerinde bile gittiği hastanelerde kafasına doktor olmayı koydu. Öğretmenlerinin “Doktor olma, çok zor olur” sözlerine aldırmayan Şatıroğlu, önce Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girdi, ardından kendisi gibi hastalara umut dağıtmak için fizik tedavi uzmanı olmaya uğraştı. Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda (TUS) ilk 400’e girerek başarı elde eden Şatıroğlu, yıllardır koltuk değnekleriyle hastalara şifa dağıtıyor. Son 6 yıldır İzmir Alsancak Nevvar-Salih İşgören Devlet Hastanesi’nde fizik tedavi uzmanı olarak görev yapan Şatıroğlu, mesleğini başarıyla sürdürüyor. Kendisini otururken gören hastalarının önce hiçbir şey fark etmediğini ancak koltuk değneklerini gördüklerinde “Geçmiş olsun doktor bey. Yeni mi oldu?” diye sorduğunu belirten genç doktor, hastalarıyla empati kurabildiğini söyledi.

    “MESLEĞE SEMPATİM OLDU”

    Hastalığı ile ilgili çok sayıda ameliyat geçirdiğini söyleyen Şatıroğlu, “4-5 yaşından beri hastanelerde yatıyorum. Yaz tatilinde hep hastanede yatar, fizik tedavi görürdüm. Oradan bu mesleğe bir sempatim vardı. Lise bitince tıp fakültesi okumak istedim. Mesleği seçerken hocalarım, doktor olmamam gerektiğini, çok zor olduğunu belirttiler. Gerçekten de çok zor bir eğitim süreci yaşadım. Ancak hem okul arkadaşlarım, hem de hocalarımın yardımı oldu. Zaman zaman umutsuzluğa kapılsam da moral verdiler. Sonra TUS’ta ilk 400’e girerek fizik tedavi uzmanı oldum” diye konuştu.

    HASTALARIYLA EMPATİ KURABİLİYOR

    Fizik tedavi uzmanlığını seçmesinden pek çok etken olduğunu kaydeden Şatıroğlu, şunları söyledi: ”Tedavi sürecini daha çok fizik tedavi hekimleri ve fizyoterapist arkadaşlarımızla beraber geçirdiğim ve engelimden dolayı bu görevi daha rahat icra edebileceğim için bu mesleği seçtim. Empati önemli bir şey. Hastaların halinden anlamak önemlidir. Bu sebeple benim durumum bir avantaj. Ben biraz şanslıydım. Serebral palsi rahatsızlığım var ama benimki hafif formu. Bu hastalıkta elini kolunu kullanamayan, zeka geriliğinin de eşlik ettiği hasta grupları da oluyor. Her hastanın potansiyeli farklı. Kaçırmamamız gereken şey; potansiyeli olan hastamızın potansiyelini yitirmeden iyi bir fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamasıyla ve yoğun egzersiz programıyla çıkabileceği en üst seviyeye çıkabilmesidir.”

    “UMUT ETMEK HER ŞEYDİR”

    Hayatta umut etmenin her şey demek olduğunu ifade eden Şatıroğlu, engelli vatandaşlara da şöyle seslendi: “Umut etmeyince hiçbir şey elde edilemiyor. Çalışmak, azimli olmak gerekir. Tabii ki herkesin potansiyeli farklıdır. Herkes doktor olacak diye bir şey yok. Engelli kardeşlerimiz, yapabilecekleri meslek grubunda tercihler yapmalı. İş hayatına girdiğinde insan sosyalleşiyor, bu da sizi hayata bağlıyor.”

  • Koltuk Altı Kararmasının Güncel Tedavileri

    Yaz mevsiminin yaklaştığı bu günlerde özellikle kadınların yaşadığı önemli sorunlardan biri de koltuk altı ve diğer kıvrım bölgelerinde görülen renk koyulaşması hakkında bilgi veren Dermatolog Yrd. Doç. Dr. Jale Yüksek, özellikle koltuk altı gibi kıvrım bölgelerindeki koyulaşmaların deriye rengini veren melanin adlı maddenin miktarının artması sonucu ortaya çıktığını söyledi.

    Uzman Dermatolog Yrd.Doç.Dr.Jale, Koltuk Altında ve kıvrım bölgelerinde görülen renk koyuluğunun sebeplerinin esmer tenli kişilerde daha sık karşılaşılan bu sorunun yaz aylarında kadınların askılı veya kolsuz kıyafet giyememesine, kasıktaki koyulaşmaların ise bikini kullanımını engellediğini belirtti. Dr.Jale Yüksek ; “Koltuk altı ve kıvrım bölgelerinde görülen koyu renk değişiklikleri sıklıkla basit nedenler sonucu gelişir. Bazen de özellikle dirençli bir durum söz konusu ise bazı hastalıkların da habercisi olabilir. Kıvrım bölgelerindeki koyulaşmada en önemli neden sürtünmedir. Koltuk altı ve genital bölgenin kıllarını ağda veya jiletle düzenli aralıklarla almak o bölgedeki derinin travmaya doğal yanıtı olarak renk koyulaşma tepkisi verir. Bu bölgedeki kıllardan geçici epilasyon yöntemleri (jilet, ağda, epilasyon cihazları) ile değil de kalıcı epilasyon yöntemleri olan lazer epilasyon veya iğneli epilasyonla tamamen yok edilmesi tekrarlayan travmadan deriyi kurtaracağı için derinin rengi giderek açılır. Yaz aylarında yoğun güneş almayan dolayısıyla bronzlaşmayan bir bölge olduğu için koltuk altına lazer epilasyon işlemine kişi ilkabahar ve yaz mevsimlerinde de rahatlıkla devam edebilir”dedi.

    Aşırı terleme cildin rengini koyulaştırabildiğini belirten Yüksel, koltuk altı kararmasında diğer sık görülen nedenlerden biri de bu bölgenin aşırı terlemesi olarak öne çıktığını belirterek, şunları söyledi: “Aşırı terleyen kişi sık sık deodorant, roll on kullanınca bu ürünlerin içeriğindeki alkol nedeniyle deride oluşan tahriş, renkte koyulaşma yapıyor. Bu durumda en iyi çözüm bu bölgeye deodorant veya roll-on kullanımını sonlandırmaktır. Bu yapılamıyorsa tahriş özelliği düşük olan organik ürünlerin tercih edilmesi yerinde olacaktır.”

    Koltuk altı terlemesi bu bölgede nemli ortam oluşturarak bakteri ve mantar gibi enfeksiyonlara zemin hazırladığını bildiren Yüksel, bu enfeksiyonların da koltuk altında renk koyulaşmasına neden olduğunu belittti.

    Dr.Jale Yüksek, bu durumla ilgili önerilerini şöyle sıraladı: “Enfeksiyonların tedavi edilmesi ve enfeksiyon tekrarının yaşanmaması için de koltuk altının kuru tutulması gerekir. Bu noktada teri emmeyen sentetik ve dar kıyafetlerin giyilmemesi, pamuklu, bol ve rahat kıyafet tercihi yerinde olacaktır. Günümüzde koltuk altı terlemesi tedavisinde sık tercih edilen yöntem kolaltı botox uygulamasıdır. Bahar döneminde yapılan kolatı botox uygulaması yaklaşık 15-20 dakikada gerçekleştirilip tüm yaz boyunca kişinin koltuk altının kuru kalmasını sağlar.”

    Koltuk altı bölgesinin kararmasında kullanılan tedavi yöntemleri arasında leke açıcı kremler ve kimyasal peeling uygulamaları olduğunu bildiren Dermatolog Yrd. Doç. Dr. Jale Yüksek, bu konuda da şu açıklamayı yaptı :“Koltuk altı kararması kadınlarda kozmetik kaygıya neden olduğu için genellikle bazı bitkisel kürlerle koyuluk açılmaya çalışılır. Bitkisel kürler arasında patates, salatalık, limon, zerdeçal, bal, yoğurt, yumurta yağı, gül suyu, portakal, karbona,süt, sirke, nohut unu , hindistan cevizi yağı yer almaktadır. Durum dirençli ise doktora başvurulması gerekir. Leke açıcı kremlerin içeriklerinde retinoik asit, üre, alfa hidroksiasitler (AHA), salisilik asit, yüzde 2 ve yüzde 4 hidrokinon sıklıkla yer almaktadır. Diğer bir geleneksel tedavi ise kimyasal peelingdir. Kimyasal peeling özel solüsyonlarla gerçekleştirilir. Kol altı bölgesinde deri kalınlaşması da varsa derinin incelmesini de sağlar.”

    Bir başka tedavi yöntemi ise lazer ile renk açma uygulamaları hakkında da bilgi veren Dr. Yüksel, bu kapsamda uygulanan lazerlerden biri fraksiyonel karbondioksit (CO2) lazerler olduğunu bildirdi. Jale Yüksel, “Lazer sistemi ile lazer ışığı derideki melanin maddesi tarafından emilir ve melanin maddesinde ısı etkisi ile tahribat oluşur. Böylece ciltteki koyu renk açılır. İşlem tek seans uygulanabileceği gibi lekenin durumuna göre 20 günde bir veya ayda bir olmak üzere birkaç seans uygulanabilir. Uygulama 15-20 dakika gibi kısa sürede rahatlıkla uygulanır. Genellikle anesteziye ihtiyaç duyulmaz, uygulama deride hafif bir yanma hissi oluşturur, bundan rahatsız olan kişilerde anestezi kremi ve buz uygulaması yapılarak kişide anında bir rahatlama sağlanır. İşlemden sonra bir gün bölgeye su temasından kaçınılır bepanten tarzı epitelizan kremler birkaç gün uygulanır. Kişi sosyal yaşantısına hemen geri dönebilir. İşlemden sonra herhangi bir istirahat gerekmez. Uygulamadan kısa süre sonra leke açılmaya başlayarak, pürüzsüz canlı renkte bir cilt görüntüsü oluşur. Sağlığa zarar vermeyen güvenli bir tedavi yöntemidir.”

    Renk açma lazer uygulamaları arasında diğer bir güncel yöntem de, Q switch NdYag lazer sistemi ile gerçekleştirilen karbon peeling uygulaması olarak belirten Uzman Dermatolog Yrd.Doç.Dr.Jale Yüksek, bu tedaviye ilişkin ise şu bilgileri verdi;“ İşlemde bölgeye karbon losyon sürülür, losyon kuruduktan sonra özel lazer ışığı uygulaması yapılır. Herhangi bir ağrı hissi oluşmadan 15-20 dakikada işlem bitirilir. Karbon peeling 10 günde bir yapılan 6 seanslık uygulamalarla ciltteki lekenin açılması ve cildin gençleşmesini sağlar. Yaz aylarında bile rahat, kolay uygulanan yeni bir renk açma lazer uygulamasıdır. Bir ay gibi kısa sürede koltuk altı kararmasında başarılı sonuçla sosyal yaşamdan kopmadan yaza hazırlanmak karbon peeling ile mümkündür.”