Etiket: Kolları

  • Kilis AK Parti Kadın Kolları Yönetimi Ankara’da

    AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı 4. Olağan Kongresi’ne Kilis Kadın Kolları’da katıldı

    Geniş bir katılım ile Ankara da yapılan kongreye katılan Kilis Kadın Kolları Başkan ve Yönetim Kurulu Üyeleri AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu coşku ile selamladılar.

    Kilis Kadın Kolları üyeleri kongrenin ardından Milletvekili Mustafa Hilmi Dülger eşliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesini gezerek hatıra fotoğrafı çektirdiler.

    Kadın Kolları yönetimi ile yemekli toplantıda bir araya gelen Milletvekili Dülger “ Kadın Kollarımızın ziyaretinden oldukça memnun oldum bu tarz birliktelikler toplantılar teşkilatlarımızı daha da diri tutacaktır ve bu toplantıları teşkilatlarımızla daha sık yapacağız. Katılımınızdan dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim “ dedi.

    Kilis Kadın Kolları Yönetimi adına bir konuşma yapan Başkan Mahire Şekeroğlu ise “Milletvekilimiz ve teşkilatımızla burada olmaktan büyük onur ve gurur duyuyoruz. Milletvekilimizin desteğini her zaman gördüğümüz gibi bugünde bize hissettirdiler. Kendilerine misafirperverliğinden dolayı şahsım ve yönetim kurulu üyelerim adına teşekkür ederim” dedi.

    Toplantı sonrası misafirlerini tek tek uğurlayan Milletvekili Dülger’e Eşi Dr. Dilek Dülger ve Kilis Milletvekili Reşit Polat’ın eşi Serpil Polat eşlik ettiler.

  • MHP Kadın Kolları Türk Kadınına Seçme Ve Seçilme Hakkı Konusunda Basın Açıklamasında Bulundu

    Milliyetçi Hareket Partisi Nevşehir Kadın Kolları Başkanı Yıldız Gürbüz 5 Aralık Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı günü dolayısıyla açıklamada bulundu.

    MHP Nevşehir Kadın Kolları Başkanı Yıldız Gürbüz yaptığı yazılı açıklamada, ‘’Türk tarihinin binlerce yıllık birikimi incelendiğinde, Türk kadınının hiçbir zaman geri planda olmadığı anlaşılmaktadır. Asya’dan Avrupa’ya kadar, Türk milletinin kutlu yürüyüşünde Türk kadınları, her zaman milletinin varlığı, bekası ve güvenliği için kendisini feda etmiştir. Türk savaşlar tarihine bakıldığı zaman, Türk kadınının nasıl bir asalet sahibi olduğu görülecektir. Nene Hatun, Asker Saime, Hatice Hanım, Rahime Hanım, Fatma Seher Hanım, Binbaşı Ayşe, Gördesli Makbule, Süreyya Sülün Hanım, Nezahat Hanım ve isimlerini saymakla bitiremeyeceğimiz Türk kadınları, savaşta ve barışta, bağımsızlığımız ve egemenliğimiz için son nefeslerine kadar gayret etmişlerdir’’ dedi.

    MHP Kadın Kolları Başkanı Yıldız Gürbüz açıklamasında şunları kaydetti;

    ‘’ 100 yıl önce, Türk milletini ve devletini yok etmek isteyen güçlere karşı verilen Kurtuluş Savaşı, elbette Türk kadınının desteği ile destanlaşmıştır. Top mermilerinin üstünü yavrusunun battaniyesiyle örten fedakâr annelerimiz, cephelere kağnıları ile erzak taşıyan annelerimiz hepimizde hayranlık uyandırmaktadır. Nihayet Kurtuluş Savaşı’nı kazanan kahraman kadrolar, 5 Aralık 1934 tarihinde Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesini sağlamışlardır. Bu kapsamda, kadınların da oy kullandığı ve 5. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin belirlendiği 8 Şubat 1935’de 17 kadın milletvekili Meclis’e girmiş, izleyen dönemde yapılan ara seçimle bu sayı 18’e ulaşmıştır.Konumuz ile ilgili Nevşehir coğrafyamıza baktığımızda, Türk dünyasının her köşesinde olduğu gibi, bu toprakların kadınlarının da her çağda dirlik ve düzenin kurulmasında büyük emeğinin olduğunu görüyoruz. Nevşehir kadını, cesareti, sabrı ve asaletiyle asırlardır halkımıza umut olmuştur. Kozan Ana, Kiraz Ana, Urkuş Ana, Zekiye Hanım, Sıddıka Hanım ve Münise Hanım, Nevşehir tarihinin sevgisini kazanmış kadınlarımızdır. Hepsini rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Kurtuluş Savaşı yıllarında, Avanos’taki evinde, kendi çocuklarına bir lokma peynir ekmek verdikten sonra, cephedeki askerlerimize culfalıkta çorap ve çamaşır örerek gönderen Zeynep Aydıner Anamızı şükranla minnetle anıyoruz. Yine aynı şekilde Kurtuluş Savaşı sonrasında Nevşehir kontenjanından Niğde ilinde belediye meclisi üyeliği yapmış olan Sakibe Sutekin Hanımefendi’yi ve 1934 yılında Ürgüp Belediyesi Meclis Üyeliği’ne seçilmiş ve görevinde başarı ile çalışmış olan Münire Göktan Hanımefendi’yi rahmetle anıyoruz. Sonuç olarak, kadınların seçme ve seçilme hakkını elde etmeleri gibi, Türk kadınlarının birçok vatandaşlık haklarına sahip olması, bütün dünya ülkelerinden daha önce Türkiye’de gerçekleştirilmiştir. Kadının yeri ve önemi Türkiye için oldukça kadim bir tarihe sahiptir. Dolayısıyla, kadınlarla ilgili hukuki eşitliği gerçek manada sosyal bir eşitliğe dönüştürmek umudumuzu Nevşehir ve Türkiye kamuoyu ile paylaşıyoruz.’’

  • Kolları Olmayan Ressamın Hayat Azmi

    İki kolu olmadığı halde resim yapan ve bununla da yetinmeyip milli yüzücü olan Yusuf Akgün, ağzıyla tuttuğu kalemle, engelinin daha çok azaldığını saygınlık kazandığını fark ettiğini belirterek, hayalinin Meclis’te milletvekili olarak daha geniş alanlara seslenmek olduğunu ifade etti.

    İki kolu olmayan 1987 doğumlu Iğdırlı ressam Yusuf Akgün, 6 yaşında yüksek gerilim direğine çıkma sonucu iki kolunu kaybettiğini ve daha sonra sosyal hizmetlerde 20 yıllık bir geçmişi olduğunu anlattı. Ailesiyle hala görüştüğünü söyleyen Akgün, “Hayatımı inandığım yolda ilerlettim. Yurtla beraber kendimi iş alanımda geliştirdim, spor alanında geliştirdim, üniversiteyi bitirdim, evlendim” dedi.

    “AĞZIMLA TUTTUĞUM KALEMLE DEVAM ETTİKÇE , ENGELİMİN DAHA ÇOK AZALDIĞINI SAYGINLIK KAZANDIĞIMI FARK ETTİM”

    “Resim yapmaya yurtlarda başladım” diyen Akgün, şöyle konuştu:

    “Ailemin diğer bireylerine baktığım zaman karalama yaptıkları zaman el alışkanlığı aileden gelen bir özellik olduğumu gördüm. İlkokul ikinci sınıfta öğretmenimin test kağıdı dağıtırken dalgınlıkla benimde önüme bir test kağıdı koyması ve benimde kalemi ağzımla tutup karalamam öğretmenimin şaşkınlığı, arkadaşlarımın şaşkınlığı bana orada engellime karşı kullanabileceğim bir şey bu şansı gösterdi. Meraklıydım çizgi romanlara, çizimlere, fantastik karakterlere meraklıydım. Bunları bir şekilde yapmaya çalışırdım. Geliştirmeye devam ettim. Ağzımla tuttuğum kalemle devam ettikçe çevremdeki şaşkınlığın daha çok arttığını engelimin daha çok azaldığını saygınlık kazandığımı fark ettim. 11-12 yaşında çizgimiz yavaş yavaş kazanmaya başladım. İlkokul ortaokul öğretmenlerimin teşviki üzerine hayal gücümü kullanmaya başladım. Liseler arası ortaokullar arası bölge okul bazındaki resim yarışmalarına katıldım, dereceler kazandım. Bu beni daha çok teşvik etti. Daha sonra geniş kapsamda profesyonelliğe doğru gidebilecek kapsamda çalışmalara başladım. Güzel sanatlara niyetlendim. Özel bir üniversitede burslu olarak başladım. Moda tekstil ve tekstil mühendisliğini okudum. Sergiler açtım.”

    ENGELLİ ÖĞRENCİLERE KURS VERİYOR

    Gönüllü olarak öğrencilere, özellikle engelli öğrencilere engel durumunu tespit edip, kendi aştığı tekniği onlara da aşılamaya çalıştığını ifade eden Akgün, “Kurs gönüllü oluyor. Kişi beni ya evine davet eder orada çalışırız ya da gelir benim evimde orada çalışırız. Bu yer yer başka özel kurslar verip oradan gelen gelirleri de bu arkadaşlara yönlendiriyorum” diye konuştu.

    “BEN RESİMLE SINIRLI KALMADIM. YÜZME, KİCK BOKS TARZI SAVUNMA SPORLARI, ATLETİZMLE TÜRKİYE’Yİ 12 ÜLKEDE TEMSİL ETTİM”

    Zorlukların mutlaka olduğunu kaydeden Akgün, “Kollarınızı kaybettiğinizde hiçbir şey yapamadığınızı düşünün çocuk yaşta bağımlısınız. Hayatınızdaki en ufak hareketinizde birinin olması gerekiyor. Bu zorluklarla karşılaştım. Sosyal hizmetlere geldiğim zaman ayrı zorluk oldu. Üniversiteyi bitirdiğimde ev tuttuğumda şu düşüncem vardı ‘evi tutacağım ama kapıyı nasıl açacağım’ diyordum. Kaldığım öğrenci yurdunda yardım etmeye kalkıştıkları zaman izin vermezdim. ‘Ben deneyim’ derdim. İki üç defa anahtarı kırdım ama sonunda öğrendim. Bugün çok rahatlıkla evimin kapısını açabiliyorum. Zorlukları aşama aşama birçok alanda yaşıyorsunuz. Bu konuda sürekli deneyerek saçımı taramayı, öz bakımı yapmayı öğrendim. Resim benim için rehber oldu ama ben resimle sınırlı kalmadım. Başka alanları da denedim. Yüzme, Kick Boks tarzı savunma sporları, atletizmle Türkiye’yi 12 ülkede temsil ettim. Türkiye’ye belli dereceler getirdim. Sanatsal alanlarla daha çok aktif olmaya başladım. İletişimci arkadaşlarla kamerayı çekimi senaryoyu öğrendim. Çektikleri filmlere dahil oldum. Ne bulduysam atladım tabiri caizse” ifadelerini kullandı.

    “HEDEFİM MECLİS’TE DAHA GENİŞ ALANLARA SESLENMEK”

    Kendisinin de bir sanatçı adayı olduğuna inandığını belirten Yusuf Akgün, şunları kaydetti:

    “Sanatçılarında bir özelliği var. Kendisi göçtükten sonra daha değerlenir. O sürece ne kadar başarılı eserler bırakıp, dünyaya farklı mesajlar verecek ne bırakabilirim. Hayalim olarak sorarsanız, bugün engellileri en iyi temsil noktası Türkiye’nin merkezinin Meclisi’dir. Bende bunu Meclis’te bir vekil olarak hem haklarını savunmak hem de farkındalıklarını arttırmak, kendilerine olan onurunu, saygısını kazandırmak, başkasına bağımlı olmadan özgür bireyler olabileceğine inandığım için bunu hedefim Meclis’te daha geniş alanlara seslenmek.”

    “İŞ ALANINDA ÇOK ZORLUK YAŞADIĞIMA İNANMIYORUM AMA KALIPLARLA KARŞILAŞTIM”

    İş hayatındaki yaşadığı zorluklara değinen Akgün, “İş alanında çok zorluk yaşadığıma inanmıyorum ama kalıplarla karşılaştım. En büyük zorlukta buydu. Özellikle rapor almaya gittiğim zaman büyük hastanenin verdiği rapor şuydu, yüzdesini yüksek verip beni çıkarttılar. İçeriye yeniden girdim, ‘bu hayatı ben yaşıyorum’ dedim. Benim ceketimi katlayıp koymam onları şaşırtmıştı. Onun dışında iş hayatına girdiğimde ne yapabilirsiniz dediler; ‘bilgisayar kullanabilirim’ dedim. Daha sonra verilecek işlerde yapabilmeye müsaittir diye raporun altına yazıldı. Bu kalıpları kırmakta engellilerin kendini ifade etmesine bağlı bir şeydir” dedi.

    “PES ETMESİNLER, MÜCADELE ETSİNLER, OLMAYACAK DİYE BİR ŞEY YOKTUR”

    Dünya Engelliler Günü için mesaj veren Akgün, “Pes etmesinler, mücadele etsinler, olmayacak diye bir şey yoktur. Gerçekten çabalasınlar, denesinler en azından. Ebeveynleri de çevresinde engelli bireyi düşünüp de savunduğuna inanıyorsa onu zorluklara teşvik etmeli, yere düştüğü zaman kaldırmamalı, kendisinin kalkmasını sağlamalı. Bağımsız olabilmesi için kendi kendisi o sıkıntılarla yüzleşmeli, korkmamalı” şeklinde konuştu.

  • Osmanlı Ocakları Ankara İl Gençlik Kolları Başkanlığı Hizmete Açıldı

    Osmanlı Ocakları Ankara Gençlik Kolları Başkanlığı hizmete girdi.

    Osmanlı Ocakları Ankara Gençlik Kolları Başkanlığı, Çayyolu’nda hizmete girdi. Törende Osmanlı Ocakları Kurucu Genel Başkanı Kadir Canpolat, Disiplin Kurulu Başkanı Fatih Atan ve Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Mustafa Kemal Eren birer konuşma yaptı. Konuşmaların ardından kurban kesildi.

    Ankara Osmanlı Ocakları İl Gençlik Kolları Başkanlığı’na atanan Coşkun Menderes Ongan konuşmasında, “Hızla Ankara il genelinde teşkilatlanacağız. Osmanlı medeniyetine susamış bir milletin hızla kendini kültür ve sanat alanında eğitim ve öğretimle yeniden ruhunu şerh edecektir. Buna öncülük yapmaya hazır olan Osmanlı Ocakları, Ankara’nın tüm ilçelerinde teşkilatlanarak faaliyetler gösterecektir” dedi.

    Osmanlı Ocakları Gençlik Kolları Genel Başkanı Mustafa Kemal Eren ise, “Tüm yurt genelinde gençlik kolları olarak il il ilçe ilçe atamalar yapıyoruz. Osmanlı Ocakları yurt genelinde devasa bir teşkilat halindedir. Kadın Kolları Genel Başkanlığı, Gençlik Kolları Genel Başkanlığı, Üniversite Genel Başkanlığı gibi dört ayrı genel başkanlıkla toplumun yediden yetmişe tamamına hizmet veren bir teşkilat anlayışıyla Osmanlı medeniyetine hizmet edilmektedir. Ankara Osmanlı Ocakları İl Başkanlığı hayırlı olsun’’ ifadelerini kullandı.

  • CHP Kastamonu Gençlik Kolları, Atatürk’ü Ziyaret Etti

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kastamonu İl Gençlik Kolları Üyeleri, 50 kişilik bir heyet ile Anıtkabir’i ziyaret etti.

    10 Kasım Atatürk’ü Anma etkinlikleri çerçevesinde Ankara’da Anıtkabir’i ziyaret eden CHP Kastamonulu İl Gençlik Kolları üyeleri, gerçekleştirdikleri ziyaretler 10 Kasım’da Atatürk’ü yalnız bırakmadılar.

    CHP Kastamonu İl Gençlik Kolları Başkan Vekili Kayahan Naipoğlu öncülüğünde Anıtkabir’i ziyaret eden CHP Gençlik Kolları üyeleri ardından CHP Genel Merkezine geçti.

    “ANITKABİR’İ ZİYARETİMİZ ATA’MIZA BAĞLILIĞIMIZIN SİMGESİDİR”

    Atatürk’ü 10 Kasım’da yalnız bırakmamanın onurunu yaşadıklarını ifade eden CHP Kastamonu İl Gençlik Kolları Başkan Vekili Kayahan Naipoğlu, “Hayatta sahip olduğumuz tüm değerleri Ata’mıza borçlu olduğumuzun bilinci ile yaptığımız Anıtkabir ziyareti Cumhuriyetimizle taçlanmıştır. Türk gençliği olarak Atatürk’ün manevi huzurunda bulunan Kastamonu gençliği, Ata’sının izinde olduğunun mesajını bir kez daha vermiştir. Bundan sonra da CHP Kastamonu gençliğini defalarca Anıtkabir’de göreceksiniz. Anıtkabir’i ziyaretimiz Ata’mıza bağlılığımızın simgesidir. 10 Kasım’lar Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e en fazla ihtiyaç duyduğumuz bir zamandır. Ülkemizin zor durum ve şartları iyi anladığımız için Büyük Ata’mızı böyle bir günde yalnız bırakmamanın onurunu yaşıyoruz” dedi.

    “GÖREVİMİZİ VE MÜCADELEMİZİ BIRAKMAYACAĞIZ”

    Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkeyi emanet ettiği gençlerin görevlerini çok iyi bildiğini ve unutmadığını belirten Naipoğlu, “Mustafa Kemal’in askerleri olarak, Cumhuriyet’in ve devrimlerin bekçileri olarak hiçbir zaman görevimizi ve mücadelemizi bırakmayacağız. Bizler 19 Mayıs’ı, 23 Nisan’ı, 29 Ekim’i cenaze çadırlarında değil statlarda coşkuyla kutlamak istiyoruz. Devrimlere ve Cumhuriyet’e yapılan saldırılar karşısında da hiçbir zaman tepkisiz ve sessiz kalmayacağımızı bir kez daha belirtmek istiyoruz. Bir kez daha bizler bu ülkeyi ve Cumhuriyet’i armağan eden Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve rahmetle anıyoruz” diye konuştu.