Etiket: Kolları

  • AK Parti Kütahya İl Kadın Kolları, Kemal Kılıçdaroğlu’nu Kınadı

    AK Parti Kütahya İl Kadın Kolları Başkanı Ceyda Çetin Erenler, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu’na yönelik sözleri nedeniyle CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu kınadıklarını söyledi.

    Kılıçdaroğlu’nun 5 Nisan’da partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Bakan Ramazanoğlu ile ilgili hayasızlık içeren bir cümle kullandığını ifade eden Ceyda çetin Erenler, “Son günlerde ülke gündemimizde yer alan çocuk istismarı konusu tüm toplumumuzu olduğu gibi bizleri de derinden yaralamıştır.Bir takım kuruluşlarda yaşanmış olan olayların tüm camiaya yahut tüm topluma atfedilmesi de olayın vahametini katlamıştır. Söz konusu olayla ilgili tüm hukuki süreç titizlikle işlemiş ve sorumlular tespit edilip adaletin yerine getirilmesi için gerekli tüm adımlar atılmıştır. Durum böyle iken büyük bir talihsizlik ve gaflet içinde bulunan ana muhalefet cephesinden CHP Genel Başkanı Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun meseleyi politika üretemeyen, biçare siyasetine konu edinme isteği tarafımızdan haddi aşmak olarak görülmektedir. Böylesine hassas bir meseleyi iktidarımıza tabiri caiz ise çamur atmak amacıyla kullanmaları Ülke meselelerine karşı çözüm odaklı ve hakkaniyetli yaklaşımdan ne kadar uzak olduklarının göstergesi olmuştur. İktidarımızın süreci çözüme ulaştırmaya yönelik tüm çabaları ve çalışmaları CHP tarafından her seferinde sabote edilmek istenmiştir. Yaşanan tüm bu olaylarda makamı ve sorumluluğu gereği tüm enerjisi ve tüm imkânlarını kullanarak çalışan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’mız Sema Ramazanoğlu’nun da söylemleri bazı çevreler tarafından çarpıtılmış ve odak haline getirilen Hanımefendi üzerinde psikolojik bir savaş ortamı yaratılmaya çalışılmıştır. Böylesine çirkin bir ortamda haddi aşmaktan zerre çekinmeyen Kemal Kılıçdaroğlu’nun, 5 Nisan 2016 tarihli partisinin grup toplantısında sarf ettiği ahlaksızca sözler tüm halkımızca malumdur. Bir kadına ve onun nezdinde tüm camiamıza yapılan bu hakaret kabul edilemez ve edep dışıdır. Her ortamda kendisinin eşitlik, özgürlük, demokrasi temelleri sağlam bir ideolojiye sahip olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu yaptığı bu ahlaksızca ithamlarla bulunduğu yoldaki samimiyetsizliği gözler önüne sermiştir. Bu talihsiz olayı İl Kadın Kolları Teşkilatımız, tüm İlçe Kadın Kolları Teşkilatlarımız, tüm kadınlarımız, annelerimiz ve kızlarımız adına kınıyoruz” ifadelerini kullandı. (EFE)

  • AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı Ecertaş:

    AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı Melih Ecertaş, Ak Parti Muğla Gençlik kolları ile yeni anayasa çalışmaları ile ilgili bir araya geldi. Menteşe Öğretmenevinde sabah kahvaltıda Gençlik Kolları Yönetimi ile bir araya gelen Ecertaş, öğleden sonra AK parti Muğla Gençlik kolları üyeleri ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi AKM salonunda bir araya geldi.

    Ak Parti Muğla Gençlik Kolları Başkanı Bünyamin Kurt, Genel Başkan Melih Ecertaş’ı Muğla’da ağırlamaktan büyük mutluluk duyduklarını belirtti. Mecliste kurulan Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun dağıldığını, fakat Türkiye’nin ruhu kirlenen mevcut anayasanın yerine daha reformist bir anayasa ihtiyaç duyulduğunu belirten AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı Melih Ecertaş ise, “Türkiye’de bu güne kadar dört anayasa yapıldı. Şu anda beşincisinin hazırlıkları yapılıyor. Bu anayasa ile ilgili bizim en temel düşüncemiz ruhunun kirliliği. Bugüne kadar Anayasa’nın bir ç ok maddesi değiştirildi. Hep revizyon yapılarak ruhu kirletildi. Neden ruhu kirletildi diyoruz. 1980 darbesinin ardından 1982 yılında o darbenin getirdiklerini, tamamen milletin egemenliği değil de devletin hegomanyasını, millete söz hakkı değil de devlete söz hakkı verildiği, millete çok söz hakkının tanınmadığı, temelinde vesayetçi kurumların ve vesayetçi bir anlayış olduğu için Anayasa’nın ruhu kirletildi diyoruz. Ruhunda insan hakları olan, insan haklarına dayalı, insan haklarını merkeze alan, milleti merkeze alan yeni bir Anayasa istiyoruz. Bu konuda Türkiye’de yüzde 90 mutabıkız” dedi.

    “YENİ ANAYASANIN TARTIŞILMASINI İSTİYORUZ”

    AK Parti’nin tek başına Anayasayı yeniden yazmasının yeterli olmadığını belirten Ecertaş, “Eğer millet iradesini, millet egemenliğini güveniyorsanız, gelin sistemi reforma edelim diyoruz. Bunu derken de illaki şu olsun demiyoruz. Biz tartışılsın istiyoruz. Kim ne istiyorsa, parlamenter sistem istiyorsa tartışılsın, Başkanlık istiyorsa tartışılsın, yarı başkanlık istiyorsa anlatsın, tartışalım. Biz bunu istiyoruz. Eğer bu millet bunlardan hangisini makul görürse onu uygulayalım. Şu anda mecliste bir uzlaşma komisyonu kalmadı. Biz de eğer ki biz bunu mecliste tartışamıyorsak geliriz halkla beraber tartışırız, konuşuruz ve uzlaşırız. Araştırmalarımızın neticesinde bizim parti olarak neyi öneriyoruz? Sistemin mevcut parlamenter sistemden Başkanlık sistemine doğru reforme etmeyi düşünüyoruz. Yeni anayasamızın yürütmesinin buna dayalı olmasını istiyoruz. Federal değil, üniter devlet yapısından bahsediyoruz. Tek bayrak, tek devlet, tek dil bundan bahsediyoruz. Bu yapıya uygun bir bir Başkanlık sisteminden söz ediyoruz. Bunu da tüm Türkiye’yi tek tek gezerek bunu anlatmaya çalışıyoruz” DEDİ.

  • (Özel Haber) Lise Öğrencileri Depreme Dayanıklı Binalar İçin Kolları Sıvadı

    Kütahya Tavşanlı Özel Yavuz Sultan Selim Anadolu Lisesi öğrencileri Ahmet Kuruçay ve İbrahim Ethem Arslan, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde açılan TÜBİTAK Sergisi’nde, deprem dalgalarını emerek yıkılmayı önleyen projelerini sergiliyor.

    Üniversitenin spor salonunda açılan 47’nci Ortaöğretim Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması Bölge Finali’ne ’Depreme Dayanıklı Yapı Tasarımı’ adlı projeyle katılan öğrenciler, deprem gerçeğini her zaman aklımızda tutmamız gerektiğini hatırlattı. Proje ile alakalı açıklamalarda bulunan lise 10’uncu sınıf öğrencisi Ahmet Kuruçay (16), yıkılan binalardan etkilenerek bu projeyi gerçekleştirdiklerini ifade etti. Türkiye’de kullanılan geleneksel yöntemlerden uzaklaşarak farklı bir yöntem geliştiren öğrenciler, uygulanacak yöntemle binaların yıkılmasını engellemeyi hedefliyor.

    Proje ile ilgili açıklamalarda bulunan Ahmet Kuruçay, binanın temel kısmına farklı kolonlar yerleştirerek yıkımın önüne geçeceklerini belirterek, “Şimdi bilindiği gibi ülkemiz bir deprem fay hatta üzerinde yer almakta. Biz bundan esinlenerek ve ülkemizde olan depremlerden, insanların panik elerinden ve yıkılan binalardan dolayı bu projeyi yapmaya karar verdik. Bu bizim ülkemizde kullanılan geleneksel yöntem olan ankastre temelli bir yapı. Ankastre temelli yapı sabit, yani sağlamlaştırılmış bir zemin olduğu için bu binamızda da, bina gidip gelemiyor ve bina bir süre sonra kolonlar halinde veya bina bütün olarak yıkılmakta. Ama bizim tasarladığımız sistemde, binanın subasmanı denilen yere kovon şeklinde kolonlar yerleştirdik. Bu kolonlar deprem dalgaları geçtiğinde hareket edebilmekte ve bina yıkılmamakta” ifadelerini kullandı.

    DEPREM DALGALARI HANGİ YÖNDEN GELİRSE GELSİN BİNA YIKILMAYACAK

    Binanın temeline uygulanacak sistem ile her yönden gelebilecek olan deprem dalgalarının emilerek binanın sürekli ayakta kalabileceğini kaydeden Kuruçay, “Bizim subasmanı dediğimiz kolonlardan iki tanesi beton blokların üzerinde durmakta, iki tanesi de sabit olmakta. Eğer deprem dalgaları hareketli taraflara gelirse zaten yaylar deprem dalgalarını emerek yutma pozisyonuna geçecek. Hareketsiz taraftan geldiğinde ise hareketsiz taraftaki demir çubuklar hareketli taraftaki çubuklara ileterek deprem dalgalarını yine de absorbe etmektedir. Bu bizim bir maketimiz olduğu için biz bunda tek yönde bir çalışma sergiledik. Ama burada da görüldüğü kovon şeklinde kolonlar her iki tarafta bulunmakta. Bu alttan gelen deprem dalgalarının altında da yaylar konulmakta. Böyle bir sistem gerçekleştirdik” şeklinde konuştu.

    “KESİNLİKLE BİR KULLANILMIŞLIĞI YOK”

    Projenin benzerlerinin Türkiye ve dünyada kullanıldığını, ancak kendi projelerinin özgün olduğunu vurgulayan Kuruçay, “Sismik izolasyon uygulaması ülkemizde ve dünyada kullanılmakta. Ama bizim sismik izolasyon uygulamamıza katkı yaptığımız şey subasmanı dediğimiz yere kovon şeklinde kolonlar yerleştirdik. Bu sayede bina sürekli gidip gelmekte. Yani bu bizim bir projemiz tam manasıyla. Kesinlikle bir kullanılmışlığı yok. Bunun tasarlanması için tabii ki uzun bir sürede gerçekleşmesi lazım. Özellikle subasmanı dediğimiz yerde beton bir zemin var yani. Gerçek beton bir zemin oluşturduk ve en azından bir ay gibi bir buçuk ay gibi bir çalışmamız söz konusu” dedi.

  • MHP Malatya Kadın Kolları Başkanı Ayşegül Gülay Coşkun;

    Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Malatya Kadın Kolları Başkanı Ayşegül Gülay Coşkun, “Üzerinden 100 yıl geçmiş bu olayları unutursak, bu kahramanları hatırlamazsak ve tarihimizden uzak kalırsak bizi biz yapan değerlerden kopmuş oluruz” dedi.

    Ayşegül Gülay Coşkun, Çanakkale zaferinin dünya tarihinin önemli bir noktası olduğunu belirterek, Mehmet Akif Ersoy’un ‘Çanakkale’ şiirini okudu. Çanakkale şehitlerine Allah’tan rahmet dileyen Coşkun, “Üzerinden 100 yıl geçmiş bu olayları unutursak, bu kahramanları hatırlamazsak ve tarihimizden uzak kalırsak bizi biz yapan değerlerden kopmuş oluruz. Ülkemiz üzerinde oynan kirli oyunların yoğunlaştığı bir dönemden milletçe geçiyoruz, her gün şehit haberleri alıyor ve her gün bomba haberleri ile uyanıyoruz. Bizler o kadar büyük bir mirasın sahibi insanlarız ki bunun kıymetini bilmek zorundayız. Tarihimizde yaşanan olayları hikaye gibi dinleyemeyiz. Onlarca şehit verirken karnında bebeği ile dul kalan kadınlarımıza arkamızı dönemeyiz” diye konuştu. Bir dizi programlara katılmak üzere Malatya’ya gelen ve İl Kadın Kolları Başkanlığını ziyaret eden MHP Malatya 26. Dönem Milletvekili adayı Şinasi Kazancıoğlu ise Çanakkale zaferine değinerek, “Bu gün gerçekten anlamlı bir gün, bu gün tarihin yeniden yazıldığı, üzerinden bir asır geçmesine rağmen etkisini hala unutamadığımız bir gün. Ben bu vesile ile bu büyük destanı yazan şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum” şeklinde konuştu.

  • Saadet Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı Ebru Asiltürk:

    Saadet Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı Ebru Asiltürk, “İnsan hakları, demokrasi, özgürlük gibi güzel sözlerle ve herkesin kabulü ile başlamış olan bu Arap Baharı bütün milletlere ve şuan içinde bulunduğumuz İslam coğrafyasına kan ve gözyaşı getirmiştir” dedi.

    Saadet Partisi Kolları Genel Başkanı Ebru Asiltürk, Saadet Partisi Zonguldak İl Kadın Kollarının Mart atı İl Divan Toplantısına katılarak kamuoyunda yaşanan olaylar hakkında açıklamalarda bulundu. Toplantıya geçtiğimiz günlerde Ankara’da meydana gelen patlamada hayatını kaybedenler ve şehitler için Fatiha okunarak başlandı. Okunan duaların ardından konuşma yapan Saadet Partisi Kolları Genel Başkanı Ebru Asiltürk şunları söyledi:

    “Memleketin mevzusu ve meselesi konuşulurken ve onunla ilgili bir çözüm yolu bulunurken her parti kendini besleyen kendi karakterini oluşturan referanslar doğrultusunda o olaya çözüm oluşturmaya çalışır. Saadet partisinin referansları ise bizi bu günlere getiren bin yıllık medeniyetimizin referanslarıdır. Şimdi biz ortak olarak 80 milyonun yaşadığı sorunları birlikte konuşacağız. Ama Saadet Partisi’nin kimliğini karakterini belirleyen referanslarla birlikte cevabı birlikteliğinde paylaşmış olacağız. Bu cevap bizi bugüne taşıyan bin yıllık İslam dininin bayraktarlığını yapmış, bu ülkeyi Avrupa’nın kalbi Viyana’ya kadar taşımış, Akdeniz’i bir Türk gölü haline getirmiş bu medeniyetin referansları ile bakacağız.”

    “BATI’NIN BİZE DAYATTIĞI GİBİ BAKARSAK KENDİ YOLUMUZU BULAMAYIZ”

    Problemlere cevap üretilirken milletin asli değerlerinin gözlüğüyle bakılması gerektiğinin altını çizen Asiltürk, “Eğer biz bugünkü problemlere cevap üretirken Batı’nın bize taktığı gözlüklerle bakarsak Batı’nın bizim üzerimizden sen böyle değerlendireceksin dayatmasıyla olayları değerlendirirsek son derece yanlış yapmış oluruz. Biz bu Coğrafyanın, bu milletin asli değerlerini gözlüğünü takarak onun argümanlarıyla, onun referanslarıyla olaya bakıp o şekilde görmeliyiz. Yoksa şuanda dışardaki televizyonların bizlere gösterdiği gibi ya da Batı’nın bize dayattığı gibi bakarsak biz kendi yolumuzu bulamayız” diye konuştu.

    “ARAP BAHARI İSLAM COĞRAFYASINA KAN VE GÖZYAŞI GETİRMİŞTİR”

    Güneydoğu’da teröristlerle yaşanan çatışmalara değinen Asiltürk açıklamasını şöyle tamamladı:

    “Şuanda Arap baharı dediğimiz 5 yıl önce başlayan bütün Ortadoğu’yu ve bütün kuzey Afrika’yı birbirine katan ülkelerin düştüğü duruma düşeriz. İnsan hakları, demokrasi, özgürlük gibi güzel sözlerle ve herkesin kabulü ile başlamış olan bu Arap Baharı bütün milletlere ve şuan içinde bulunduğumuz İslam coğrafyasına kan ve gözyaşı getirmiştir. Her yeri yangın yerine çevirmiştir. Bu yangın artık uzak mahallelerde değil bizim evimizin içindedir. Son 8 aydan beri Haziran seçimlerinden sonra bu memleketin verdiği can kayıpları 216 sivil şehit yine Güneydoğu Anadolu’daki özellikle Diyarbakır Sur ’da başlayan ve çeşitli illerde devam eden teröre yönelik polis ve askerimizin şehit sayısı ise 326 değerli kardeşlerim bunlar vatanın, milletin evlatları, bunların her birinin hikayelerini televizyonlarda gördüğümüz zaman yaşıtlarımız kardeşimiz diye ağlıyoruz. Genç olanlarına evladımız diye ağlıyoruz. Bunlar gerçekten elim hadiseler. Ama maalesef terörle yaşamaya alışacağız söylemleri ile karşı karşıyayız. Hayır; biz terörle yaşamaya alışmayacağız.”

    Toplantı, fikir alışverişiyle sona erdi.