Etiket: Kolaylaştırıyor

  • İngiltere, Facebook geçmişini silmeyi kolaylaştırıyor

    İngiltere, Facebook kullanıcılarının geçmiş iletilerini silmelerini kolaylaştıracak yeni düzenlemeler getirmeye hazırlanıyor.

    18 yaş öncesi Facebook hesabından yapılan ve iş hayatını olumsuz etkileyen paylaşımlar, İngiliz hükümeti tarafından hazırlanan tasarı sayesinde, yasal yollarla silinebilecek. Tasarı, iş başvurusunda bulunan adayların Facebook paylaşımlarının iş verenler tarafından incelenmesi sebebiyle düzenlendi. Tasarıya göre, Facebook, kullanıcıdan talep gelmesi halinde 18 yaş öncesi paylaşılan tüm iletileri silmekle yükümlü olacak.

    Tasarıdaki diğer maddelerde ise Facebook, kullanıcılar tarafından şikâyet edilen zararlı ve nefret söylemi içeren paylaşımları silmek zorunda. Yasal düzenlemeye uymaması halinde şirketler yüklü miktarda para cezasına çarptırılacak. Tasarı, işe alım sürecinde 18 yaş öncesi paylaşılan Facebook gönderilerinin, başvuruları olumsuz etkilemesi sonrasında gündeme geldi.

  • Lazer tedavisi genital estetik operasyonlarını kolaylaştırıyor

    Kadınların son yıllarda özellikle doğum sonrası dönemde tercih ettiği genital estetik operasyonlarında lazer yöntemi öne çıkıyor.

    Kadınların daha güzel, iyi ve konforlu yaşam sürme isteğinin genital estetik operasyonlarına ilgiyi artırdığına dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Fuat Demirci, lazer tedavisi ile genital estetik operasyonlarının başarıyla yapıldığına dikkat çekti.

    Muayene ortamında kısa süren, ağrısız bir işlem olan lazerle tedavide vajina dokusundaki destek dokusunun ve diğer dokuların uyarıldığını belirten Demirci, operasyonun dokuların kanlanmasının artması ve yenilenmesinin sağladığını vurguladı. Lazer ile tedavi yönteminin birçok genital estetik operasyonlarında da başarıyla kullandığını dile getiren Prof. Dr. Demirci, lazer yöntemi uygulanan genital estetetik operasyonları hakkında bilgiler verdi.

    Genital daraltma ve yenileme yapılırken lazer kullanılarak dokular uyarılmakta ve etrafında destek dokuyu, damarlanmayı arttırarak vajinada daralma ve yenilenme meydana getirdiğini belirten Prof. Dr. Demirci, ’’Ağrısız bir işlem. İşlem kısa sürüyor. hastanın muayene bulgularına bağlı olarak birkaç kez uygulanıyor. Operasyon doğum sonrası ve menopoz döneminde etkili oluyor’’dedi.

    Ameliyatsız idrar kaçırma tedavisi

    Ameliyatsız idrar kaçırma tedavisi hakkında bilgi veren Prof Dr. Demirci, ’’Hafif idrar kaçırmalarda ameliyata gerek kalmadan lazerle tedavi ediliyor. Lazer yöntemi sıkılaştırmanın yanı sıra mesane tabanının destek dokusunu da artırıyor’’ dedi.

    Bazı kadınlarda genital bölge kendi cilt renklerinden daha koyu renkte olabildiğini söyleyen Prof.Dr. Demirci, ’’Bu deriye rengini veren pigmentlerin, bu bölgelerde fazla olmasından dolayı normal bir durum. Bu görünümden rahatsız olan kadınlar rengin açılması için hekime başvuruyor. Lazerle renk ağrı olmadan, anestezisiz olarak 3-4 seansta kolayca kalıcı olarak açılıyor’’ şeklinde konuştu.

    Prof. Dr. Demirci lazer ile tedavileri şöyle sıraladı: ’’Büyük dudaklardaki katlantı ve yaşlanma etkisini ortadan kaldırma; anti aging amacıyla büyük dudaklar ve pubiste cilt altındaki destek dokusu lazerle artırılarak daha gergin ve genç bir görünüm sağlanıyor. Rugaplasti; doğum, cerrahi müdahale ve yaşlanma ile kaybolan ruga denilen katlantılar lazerle yeniden oluşturulabiliyor.Labioplasti; normalden uzun olan ve dışarı sarkan iç dudaklar kadınlarda önemli bir estetik kaygıya yol açıyor. Görüntü yanında at binme, bisiklet binme gibi durumlarda sorun oluşturuyor. Sık enfeksiyonlara yol açıyor. İç dudaklardaki bu durum kanama olmadan, dikiş atmadan lazerle normal hale getirilebiliyor.

    Doğum lekeleri de lazerle tedavi ediliyor

    Lazerle karında oluşan doğum lekeleri de tedavi ediliyor. Bu uygulamaların biri ya da birkaçı aynı anda muayenehane koşullarında uygulanıyor. 20 dakikada yapılıyor. Hasta ayaktan gelerek işlem yaptırıp gidebiliyor. Hastane veya klinikte yatmak gerekmiyor. Günlük hayatına dönebiliyor. 2 hafta cinsel ilişki önerilmiyor bu süre cerrahi ameliyatlarda en az 4 veya 6 hafta oluyor. Anestezi yani narkoz gerekli değil. Anestezi alması sakıncalı kişilerde alternatif tedavi yöntemi. Anestezi uygulanmadığı için anestezi komplikasyonları görülmüyor. Dokularda kesi yapılmadığı için doku kaybı ve kanama yok. Pansuman gerekli değil. Dikiş atılmıyor. Kürtaj veya kızlık zarı dikimi sırasında uygulanabiliyor. Başarı oranları ve hasta memnuniyeti üst seviyede. Genellikle tek seans uygulama yeterli, bazen ikinci seansı doktorunuz size önerebilir. Çalışıyorsanız öğlen yemek aranızda bile uygulama yapılabiliyor. Yan etki ve işlem sonrası komplikasyon yok.

  • Okutan: “Uzun süre hareketsizlik toplardamar tıkanıklığını kolaylaştırıyor”

    Medical Park Antalya Kalp Hastanesi Direktörü Prof. Dr. Hüseyin Okutan, kalbe kirli kanı getiren toplardamarın içindeki kanın pıhtılaşmasıyla oluşan klinik tablonun toplardamar tıkanıklığı rahatsızlığı olarak karşıya çıktığını söyledi.

    Geçirilen ağır ameliyatların, kazalar sonucu büyük kemiklerin kırılmasının, uzun süre hareketsiz kalmanın, toplardamar tıkanıklığını kolaylaştırdığının altını çizen Prof. Dr.Hüseyin Okutan kullanılan bazı hormon ilaçlarının da tıkanmaya neden olabileceğine vurgu yaptı.

    “Risk faktörleri olanlar önceden önlem almalı”

    Toplardamar tıkanıklığının toplumda görülme sıklığı hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Okutan, “Bu rahatsızlığın risk faktörleri ne kadar bir arada bulunursa görülme sıklığı da o kadar artmaktadır. Pıhtılaşma bozukluğu olan, hormon ilaçları kullanan, fazla kilolu, hareketsiz insanlarda daha sık görülmektedir. Bu risk faktörlerini bulunduran insanların geçirecekleri ameliyatlarda bile toplardamar tıkanıklığı oluşabilmektedir. Bu nedenle bu hastaların ameliyatlarında bile toplardamar tıkanıklığı olmasın diye önlem almak gerekmektedir” şeklinde konuştu.

    “Pıhtının eritilmesi için pek çok yöntem mevcut”

    İlaçlı tedavide tıkanmanın ilerlemesini önlemenin ilk hedef olduğunu sözlerine ekleyen Prof. Dr. Okutan, “Daha sonra mevcut pıhtı, ilaçlarla eritilmeye çalışılır. Ameliyatla pıhtının boşaltılması, pıhtının emilerek ya da parçalanarak o bölgeden uzaklaştırılması yöntemleri de kullanılır. Yeni bir yöntem de, bir ultrason ve doppler yardımıyla tıkalı damarın içine bir kateter yerleştirilmesidir. Bu kateterden verilen pıhtı eritici ilaç ve ultrason dalgaları yardımıyla pıhtıyı parçalamak mümkün olabilir. Yine mikromotorlarla pıhtıyı parçalayıp bu parçaların dışarıya emilmesi de başka bir yöntemdir” dedi.

    “Erken müdahale başarı oranını arttırıyor”

    Bu yöntemlerin tüm toplardamar hastalarına uygulanıp uygulanmayacağı hakkında da konuşan Prof. Dr. Okutan, “İlk 15 gün içerisindeki tıkanıklıkların, ultrason dalgalarıyla hareketlendirilip pıhtı eritici ilaçla tedavi etmek uygundur. Önceden gelişmiş tıkanıklıklardaysa, mikromotorlarla pıhtıyı parçalamak daha kolay olabilir. Bir kesi uygulanmadığı için yara iyileşmesi ve enfeksiyon sorunu olmamaktadır. Ne kadar erken müdahale edilirse o kadar başarı artmaktadır. Erken uygulandığında başarı oranları yüzde 90’a kadar ulaşmaktadır” diye konuştu.

    “Seyahatlerde mola verin ve sık sık yürüyün”

    Toplardamar tıkanıklıklarından korunmak için yapılması gerekenler konusundaysa Prof. Dr. Okutan şunları söyledi:

    “Hareketsiz kalmak bu riski arttırmaktadır. Uçak, otobüs veya otomobil seyahatlerinde mümkün olduğu kadar sık aralıklarla yürümek önemlidir. Pıhtılaşmayı kolaylaştıracak ilaçlar kullanıyorsak daha da dikkatli olmamız gerekmektedir. Beslenmenin bu konuya etkisi olduğu bilinmiyor. Ancak spor yapmak ve hareketli olmak önemli. Spor yaralanmaları ve buna bağlı hareketsizlik de tıkanmayı kolaylaştırabilmektedir. Bir de tıkanma olmuşsa tekrarlama oranı hiç tıkanma olmamış hastalara göre yüksektir.”

  • Sigara Bırakmak Ve Kilo Vermek, Astımın Kontrolünü Kolaylaştırıyor

    Denizli Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Zahide Alaçam, sigarayı bırakmanın ve obez hastaların kilo vermesinin, astımın kontrolünü kolaylaştırdığını söyledi.

    Dünyada yılda 250 bin kişinin ölüm nedeni olduğu tahmin edilen astımın son yıllarda giderek arttığını belirten Denizli Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Zahide Alaçam, “Astım akciğer içi hava yollarında daralmaya neden olan ve alevlenmeler ile seyreden kronik bir akciğer hastalığıdır. Hava yollarındaki bu daralmanın nedeni mikrobik olmayan iltihap sonucunda hava yollarını saran kaslarda kasılma, ödem ve şişlik oluşması, ilerleyen dönemde ise hava yolu duvarı kalınlaşmasıdır. Hava yollarındaki salgı bezlerinden koyu kıvamlı balgam salınır. Tüm bunlar hava yollarını daraltır ve havanın akciğerlere girip çıkması engellenir. Bu durum kendini artan öksürük, nefes darlığı, hırıltı, hışıltı ile kendini gösterir. Dünyada yaklaşık 300 milyon kadar astımlı hasta olduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizde ise yaklaşık her 12-13 erişkinden biri astım hastasıdır. Astım için risk faktörleri kişiyle ve çevreyle ilgili olmak üzere iki gruptur. Kişisel risk faktörleri, genetik yapı, kadın cinsiyet ve şişmanlıktır. Çevresel risk faktörleri ise alerjenler, tekrarlayan akciğer infeksiyonları, sigara dumanına maruziyet, iç ve dış ortam hava kirliliği ve beslenme tarzıdır” dedi.

    “ASTIM HASTALARI SİGARADAN UZAK DURMALI”

    Astımlı hastalarda kuru öksürük, nefes darlığı, göğüste baskı hissi ve hırıltılı solunum gibi belirtilerin ortaya çıktığını belirten Denizli Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Zahide Alaçam, “Belirtiler, genellikle gece veya sabaha karşı ortaya çıkar. Kendiliğinden veya ilaçlar ile düzelir. Bireye göre değişen bazı nedenler belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Belirtiler mevsimsel değişiklik gösterebilir. Bunun gibi şikâyetleri olan hastalarda solunum fonksiyon testi ile nefes ölçümleri yapılarak tanı kesinleşir ve hastalığın ağırlığı belirlenir. Astım kontrolünü güçleştiren etkenler başta ilaçların doğru teknikle ve düzenli kullanılmaması, sigara dumanı, alerjenler ve kimyasallar gibi tetikleyicilere maruz kalmak ve obezitedir. Sigarayı bırakmanın ve obez hastaların kilo vermesinin, astımın kontrolünü kolaylaştırdığı kanıtlanmıştır. Sonuç olarak kuru öksürük, nefes darlığı, göğüste baskı hissi ve hırıltılı solunum gibi şikâyetleri olan hastaların solunum fonksiyon testi yaptırmak üzere göğüs hastalıkları uzmanına başvurmasını öneriyoruz. Astımlı hastalarımızın ise hastalıklarını tamamen kontrol altına alabilmek için ilaçlarını düzenli kullanmalarını, sigara dumanından uzak durmalarını ve kilo vermelerini tavsiye ediyoruz” diye konuştu.

    Astım atakları olması durumunda hastaların nefes darlığının şiddetinde artma olduğunu vurgulayan Alaçam, “Hırıltılı solunumlarında artma ve öksürük nöbetleri olabilir. Böyle durumlarda hastaların mevcut kullanmakta oldukları ilaçların dozunun arttırılması gerekebiliyor. Kurtarıcı ilaç eklenilmesi gerekebilir. Tüm bunlara rağmen herhangi bir rahatlama olmaz ise hastaneye yatırarak tedavi edilmesi gerekebilir. Biz genelde hastalarımıza zaten ataklarda şu ilaçları kullanın gibi gerekli eğitimi veriyoruz. Ama ona rağmen sıkıntıları devam ederse mutlaka hastaneye başvurmalarını istiyoruz” dedi.

  • “Güçlü Aile Bağları Organ Naklini Kolaylaştırıyor”

    Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, 22 bin 146 kişinin böbrek nakli bekleyenler listesinde olduğu Türkiye’de, özellikle kırsalda etkili olan güçlü aile bağlarının organ bulma şansını artırdığı bildirildi.

    Başkent Üniversitesi Adana Araştırma ve Uygulama Merkezi’ne bağlı olarak faaliyet gösteren Şanlıurfa Diyaliz Merkezi Dahiliye ve Nefroloji Uzmanı Dr. Metin Singan, kentlerdeki çekirdek ve bireyselleşmiş aile yapısına karşın, Şanlıurfa gibi halen geniş aile yapısı ve güçlü aile bağlarının olduğu kentlerde bağışın kolaylaştığını söyledi.

    “BÖBREK BULUNMAMASI BÜYÜK SORUN”

    Türkiye’de böbrek yetmezliğiyle savaşarak nakil olacakları günü bekleyenlerin en büyük sorunlarının başında bağışların azlığı geldiği dikkat çekilirken, kadavradan organ bağışının istenilen seviyede olmaması, hastaların umutlarını başta birinci derece yakınlar olmak üzere vericilerden alınacak böbrekle yapılacak nakil operasyonlarına bağlıyor.

    Şanlıurfa bölgesindeki çok kardeşli geniş aile yapısının bu konuda bir avantaj oluşturduğunu belirten Dahiliye ve Nefroloji Uzmanı Dr. Metin Singan, “Bölgemizdeki böbrek yetmezliği hastaları bu açıdan şanslılar. Çünkü yöredeki geniş akrabalık bağları, kardeş sayısının fazlalığı ve aile yapısının kuvvetli olması organ naklinde işleri kolaylaştırıyor” dedi.

    2015 yılında Şanlıurfa’da 20’ye yakın hastanın böbrek nakli olduğunu kaydeden Dr. Metin Singan, “Bu konuda net bir istatistik bulunmamakla birlikte sadece diyaliz merkezi olarak bize başvurulardan biliyoruz ki, bir yılda 20 böbrek nakli yapıldı. Bu sayı diğer merkezler ve hastanelerdeki istatistikler incelendiğinde daha fazla olacaktır” şeklinde konuştu.