Etiket: Kolaylaştırıyor

  • Göz içi akıllı mercekler hayatı kolaylaştırıyor

    Göz içi akıllı mercekler hayatı kolaylaştırıyor

    Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Emrah Kan, göz içi akıllı merceklerin (trifokal) hayatı kolaylaştırdığını söyledi.

    Akıllı mercekler, uzağı, yakını ve orta mesafeleri görmeyi sağlayan insanların gözlük ihtiyacını ortadan kaldıran göz içine yerleştirilen araçlar olarak dikkat çekiyor. Uzmanlar tarafından katarakt ameliyatı sonrası saydamlığını yitiren göz merceğinin yerine operasyonla mercek yerleştiriyor. Bu mercekler monofokal olursa hasta uzağı görüyor, yakına gözlük kullanıyor. Multifokal mercekler uzak ve yakın görüş sağlıyor. Akıllı mercek yerleştirilirse hasta uzak yakın ve orta mesafeleri gözlüksüz olarak görebiliyor. Ayrıca akıllı mercekler gözlük ve kontakt lens kullanmayan ya da kullanmak istemeyen miyop hipermetrop ve astigmatı olan hastalara da uygulanabiliyor.

    Medicana Samsun Hastanesi Göz hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Emrah Kan, akıllı mercekler konusunda önemli bilgiler verdi. Akıllı merceklerin önemine değinen Doç. Dr. Emrah Kan, “Günümüzde insanlar daha aktif yaşamaktadırlar. Bilgisayar ve araç kullanımı ileri yaşlarda da devam etmektedir. Bu uygulama yapılan hastalar bu tür aktivitelerini keyifle ve rahatlıkla yapabilirler. Akıllı mercekler hem gözlük kullanımını ortadan kaldırmakta hem de gözlük kullanımından kaynaklı estetik kaygıları gidermektedir. (Özellikle kadınlar yakın gözlük kullanımını kolay kabullenemezler) Akıllı mercekler ömür boyu gözde kalabilmektedir. Uygulamanın hasta üzerindeki olumlu sonuçları; gözlüksüz uzak, orta ve yakın görme keyfi, hem gece hem gündüz kaliteli görüş ve renkleri daha net ve olduğu gibi algılamadır” dedi.

    Akıllı mercek uygulamasının nasıl yapılacağını aktaran Dr. Kan, “Akıllı mercek uygulaması damla anestezisi ile dakikalar içinde tamamlanır. Ağrısız bir operasyondur. Hastanede yatma gerektirmemektedir ve göz uygulama sonrası kapatılır. Akıllı mercek uygulaması her göze farklı günlerde yapılır. Tedaviden bir gün sonra iş yaşamınıza ve sosyal aktivitelerinize dönebilirsiniz. Yüksek efor gerektiren hareketler hariç bütün günlük işlerinizi yapabilirsiniz. Eskiden katarakt ameliyatından sonra göz içine yerleştirilen mercekler sadece uzak görüşü düzeltebiliyordu ve yakın için gözlük kullanılıyordu. Son yıllarda gelişen teknoloji sayesinde akıllı mercekler kullanılmaya başlandı ve artık uzak ve yakın görüş için gözlük kullanmak gerekmemektedir. Multifokal (akıllı) mercekler, gözdeki yüksek kırma kusurlarının giderilmesi amacıyla, gözde katarakt olmadan da 20 yaş sonrası uygulanabilmektedir” diye konuştu.

    Akıllı merceğin kimlere uygulanabileceğini de belirten Kan, şunları söyledi:

    “Akıllı mercekler 40 yaş üzerinde uzakta, yakında ya da her ikisinde görme kusuru olan kişilere gözlüklerinden tamamen kurtulmak isteyen herkese doğal olarak uygulanabilir. Uygulama sonrası göz numarası tekrar ilerlemez. Akıllı mercek uygulanan insanda katarakt oluşmaz. Ayrıca 20 yaş sonrası kırma kusurları excimer laser ile düzeltilemeyecek kadar yüksek olanlara da akıllı mercek uygulaması yapılır. Akıllı mercekler her hastaya uygulanmaz örneğin şeker hastaları ve retinasında bozukluk olanlar. Katraktı olan ve olmayan hastalara bu ameliyatın riskleri iyice anlatılmalıdır. Bu ameliyata karar vermeden önce ayrıntılı bir göz muayenesi yapılması ve uygulanacak merceğe doğru karar verilmesi gereklidir.”

  • Transfer aracı dezavantajlı bireylerin hayatını kolaylaştırıyor

    Mersin Büyükşehir Belediyesi, hayata geçirdiği engelli transfer aracı hizmeti ile dezavantajlı bireylerin hayatını kolaylaştırıyor.

    Engelliler Dairesi Başkanlığı ile Mersin’de yaşayan engelli bireylerin fiziki, sosyal ve sağlık alanındaki ihtiyaçlarına yönelik gerçekleştirdiği uygulamalarla takdir toplayan Büyükşehir Belediyesi, tedavi için Nevşehir’e gitmesi gereken Hatice Sema İşbay’ın imdadına koştu. 9 yıldır engelli olan ve tekerlekli sandalye ile yaşamını sürdüren Sema İşbay, tedavi görmesi gereken hastaneye kendi imkanları ile gidemediği için Büyükşehir Belediyesi’ne ulaştı. Sema İşbay’ın isteğini geri çevirmeyen Büyükşehir Belediyesi ekipleri, İşbay’ı engelli transfer aracı ile Nevşehir’de tedavi edileceği hastaneye kadar götürdü. Nevşehir’de tedavisini sürdürmesi gerektiğini ancak imkanı olmadığını, umutsuzluğa düştüğü anda Büyükşehir Belediyesi’nin imdadına yetiştiğini ifade eden 50 yaşındaki paraparezi hastası Hatice Sema İşbay, “9 yıldır yürüme engelliyim. Tekerlekli sandalyede hayatımı sürdürüyorum. Fizik tedavim Nevşehir’de devam ediyor. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanım Burhanettin Kocamaz’ın yönetiminde başlatılan bu transfer hizmetinden ben şehir içinde de faydalanıyordum. Hastaneye gidip gelirken sürekli transfer aracını kullanıyorum. Bu hizmet için çok teşekkür ediyorum. Çünkü engelliler için büyük bir destek” dedi.

    Nevşehir’e gidebildiği için son derece mutlu olduğunu belirten İşbay, “Transfer aracı olmasaydı otobüsle gidecektim. O durumda, otobüsler bize uygun olmadığı için çok sıkıntı çekecektim. Ya da özel araç gerekecekti. O durumda da hem maddi hem de manevi olarak bana baya bir külfet olacaktı. Bunu karşılamaya maddi durumum yeterli değil. Şimdi transfer aracı ile gideceğim ve tedavi olacağım. Bütün ekibe, bana yolculuk boyunca eşlik edecek arkadaşlara teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    Nevşehir’de iki ay tedavi görecek olan Sema İşbay’ın tedavi sonrası yeniden Mersin’e transferi yine Mersin Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından gerçekleştirilecek.

  • Osmangazi belediyesi engelli vatandaşların hayatını kolaylaştırıyor

    Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, belediye olarak engelli vatandaşların günlük yaşamlarını kolaylaştırmak için birçok çalışma yürüttüklerini söyledi.

    Başkan Dündar, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla Bursa Sağır Dilsizleri Himaye ve Yardım Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şener Baş’ı makamında kabul etti. Her insanın bir engelli adayı olduğuna dikkat çeken Başkan Dündar, “Engelli vatandaşlarımızın sosyal hayatla olan bağlarını güçlendirmek için yıl içerisinde çeşitli ekinlikler düzenliyoruz. Bununla birlikte engelli vatandaşlarımızın dertlerine merhem ve çare olmak için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Bursa Sağır Dilsizleri Himaye ve Yardım Derneğimizin de birçok başarılı çalışması var. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da birlikte daha güzel projelere imza atacağız. Yürekleri yaşama sevinci ile dolu engelli kardeşlerimizin ’3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü kutluyorum” dedi.

    Başkan Dündar’a verdiği desteklerden dolayı teşekkür eden Bursa Sağır Dilsizleri Himaye ve Yardım Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şener Baş da, “1957 yılında kamu yararına kurmuş olduğumuz derneğimizde tüm işitme engelli vatandaşımız için tercüman desteği ile aktiviteler gerçekleştiriyoruz. 3 sene önce tanışmış olduğum Başkanımız Mustafa Dündar, bizlerden asla desteğini esirgemedi. Bizler de bu özel gün dolayısıyla kendisini ziyaret edip, desteklerinden dolayı teşekkür etmek istedik. Aynı zamanda işitme engelli çocuklarımızı spor ile hayata kazandırmak adına başkanımızdan sözümüzü aldık” diye konuştu.

    Başkan Dündar, ziyaret sonunda Şener Baş ve tercüman Zeynep Aktan’a çeşitli hediyeler verdi.

  • Lokasyon temelli çözümler perakendecilerin işini kolaylaştırıyor

    Lokasyon temelli çözümler, operasyonel gereksinimlerin karşılanması noktasında 2018 yılında perakendeciler arasında en değerli teknolojilerden biri olarak öne çıkıyor.

    Endüstride operasyonları optimize etme ve maliyetleri düşürmeye yönelik gözlemlenen eğilimler devam ediyor. Bu noktada lokasyon temelli çözümler, bu hedeflerin hepsine hizmet ettiği için perakendeciler arasında 2018’in en değerli teknolojilerinden biri olarak kendisini göstermeye başladı. HPE Aruba Ülke Müdürü Ersin Uyar perakende sektöründe lokasyon hizmetlerinin operasyonel gereksinimleri nasıl karşıladığı bilgi verdi.

    Mağazalarda destek alınabilecek görevli bulma sorunu son buluyor

    Mobil uygulamada, harita üzerinden navigasyon hizmeti almanın lokasyon temelli çözümler için iyi bir başlangıç olduğunu belirten Ersin Uyar, daha yenilikçi çözümlerin girilen mağazada ya da kuruluşta, yardım ve destek alınabilecek görevlilerin yerini bulmaya da yardımcı olabileceğini söyledi. Uyar sözlerine şöyle devam etti: ’’Örneğin bebek beşiği alışverişine çıkan bir çift, almak istedikleri beşik için ürünün bulunduğu standa kadar, mobil uygulama üzerinden navigasyon hizmeti alarak getiriliyor ve çiftin bu noktada bilgi almak istedikleri bir kaç konu var. Uygulama üzerinden görevli kişilerin nerede olduklarını görebiliyorlar ve istedikleri herhangi bir görevliye önceden tanımlanmış bir metin yollayabiliyorlar. Eğer ilgili personel meşgul ise, tahmini meşguliyet süresini önceden belirlenmiş bir metinle kullanıcıya iletiliyor ve onları bu süre sonunda bulacağını söyleyerek alışverişe devam etmelerini öneriyor’’.

    Lokasyon temelli servisler sayesinde tüm personel, müşterilere hızlı bir şekilde yardımcı olmak ya da eksik ürünleri tamamlamak gibi sürekli verimlilik gerektiren iki farklı görevi kolaylıkla yürütebildiğine vurgu yapan Uyar, “Bir yardımcı personelin yardıma gereksinimi olduğunda lokasyon temelli çözümün sağladığı bu özellik onlar için de aynı şekilde çalışıyor. Bu tür sorunları azaltmak, çalışanların boşta kalmalarını önemli ölçüde engelliyor, böylelikle eleman sirkülasyonunun azalması ve marka cazibesinin artması sağlanmış oluyor. Daha da ileride lokasyon temelli çözümler, anlık raf stok kontrolünde ’bot’ kullanılması gibi diğer yeniliklerin de anahtarı olacak’’ dedi.

    Ürün izleme sensörleri ile ürün envateri takibi kolaylaşıyor

    Lokasyona dayalı en yeni çözümler, market arabaları ve merdivenlerden POS cihazlarına ve mal paletlerine kadar değişen ve kurum içerisinde kritik öneme sahip envanteri izlemek için özel sensörler sunduğunu söyleyen Uyar, “Müşteriler boş bir ürün standı ile karşılaştığında, genellikle ilgili personele danışıyor ve ürünün ne zaman geleceğini öğrenmek istiyor. Ardından personel mağaza boyunca, çeşitli ürün raflarının bulunduğu depoya kadar yürüyor. Ürün izleme sensörü (assettrackingtag) ile donanmış depolar, ilgili personelin 10-15 dakika sonra müşterinin yanına boş ellerle dönmesi yerine, her bir raf için hazırlanmış ürün listesine bakarak istenen ürünü bulmasına izin veriyor. Ürün izleme sensörleri operasyonel verimlilik noktasında önemli faydalar sağlıyor. Müşterinin istediği ürünü almak için bir merdivenin bulunmasını veya alışveriş sepetlerinin otopark çevresinde dağınık halde bırakılması sonucu yaya ve araç trafiğini engelledikleri ile ilgili uyarıların otomatik olarak alınması bunlardan bazıları. İzleme sensörü aracılığıyla ürünlerin taranarak palet ürün listesinin elde edilmesi ve stok kontrolünün sağlanması depoda ve mağazalarda yönetime ciddi anlamda yardımcı oluyor” açıklamasında bulundu.

    Gelişmiş analizler satışları ve başarı artırmayı sağlıyor

    Lokasyona dayalı çözümlerin çok çeşitli gelişmiş analizler sunduğunun altını çizen Uyar, “Müşterinin alışveriş deneyimi kalitesini artırmak ve ürün satışlarını artırmak üzere mağazalarda kullanılan bazı yöntemler (mağazanın içerisinde dijital reklam yayınlama gibi), müşterilerin lokasyonda kalma süreleri konusunda önemli veriler elde etmeyi sağlıyor. Bu metrikler hesap edilerek ve grafiksel olarak trend analizleri çizilerek, kullanılan bu yöntemlerin satışı cazip hale getirip getirmediğini ya da bunun trafiği engelleyen rahatsız edici bir unsur olup olmadığını görmek mümkün oluyor. Böylece duruma en uygun eylemi gerçekleştirmek mümkün oluyor. Bu durum aynı zamanda operasyonel verimliği de sağlıyor. Düşük satış performansı gösteren bir ürünün teşhiri ne kadar hızlı şekilde iyileştirilirse, satışlar da o ölçüde hızlanıyor. Uzun vadede, neyin nerede ve yılın hangi saatinde en iyi sonuç verdiğinin görülmesi, günlük ve sezonluk satışları en üst düzeye çıkarmak için başarıyı artırmaya yardımcı oluyor” şeklinde konuştu.

    Lokasyona dayalı servislerin daha fazla fayda sağlayabileceği belirtilirken, günümüzde rekabetçi kalmaya yardımcı olmanın yanı sıra, önümüzdeki yıllarda inovasyonlar arttıkça, bu tür altyapıların kullanımı karşılığını daha da fazla vereceği vurgulanıyor. Bu noktada işletmelerin geride kalma riskini alma ya da yatırım yapma konusunda doğru karar vermesi büyük önem taşıdığı belirtiliyor.

  • Televizyondan uzak yemek kilo vermeyi kolaylaştırıyor

    Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre televizyon, bilgisayar ve telefon gibi dikkat dağıtıcı cihazları takip etmeden yemek yiyenler daha kolay kilo veriyor.

    Yemek yerken televizyon izlemek, ya da bilgisayar oynamak çağın normalleşen adetleri haline gelirken Amerika’da yapılan bir araştırma, bu yeni alışkanlığın zararlarını ortaya çıkardı. Kuzey Karolina Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre dikkat dağıtıcı cihazları, yemek esnasında uzak tutmak kilo vermeyi kolaylaştırıyor.

    Araştırmada katılımcılara diyet kapsamında abur cuburlar dahil istedikleri tüm yemekler temin edilirken, yemekleri daha dikkatli bir şekilde tüketmeleri istendi. Yemek esnasında sadece yemeğe odaklanarak ve alınan her lokmayı hissederek tüketen katılımcıların, diğerlerine göre daha fazla kilo verdiği ortaya çıktı. Öte yandan 6 ay sonra aynı katılımcılarla yapılan diğer araştırmada yemeğini dikkat dağıtıcılardan uzakta hissederek yiyenlerin yüzde 75’inin tekrar kilo almadığı gözlendi.

    Araştırmayı yürüten Carolyn Dunn, ” Sonuçlar gösteriyor ki dikkatli ve bilerek yemek ile kilo kaybı arasında önemli bir ilişki var. Araştırmada dikkat dağıtıcı cihazlardan uzakta daha dikkatli yemek yiyenlerin daha çabuk kilo verdiğini gördük” şeklinde konuştu.