Etiket: Kokusuna

  • Diş sağlığı ve ağız kokusuna karşı öneriler

    Kula Devlet Hastanesi Diş Hekimi Enver Kuray Erten, diş sağlığı ve ağız kokusuyla ilgili, “Düzenli olarak temizlenmeyen diş taşları görsel olarak kötü bir görünümün yanı sıra diş eti iltihabı ve diş eti hastalıklarına da neden olur, ağız kokusuna yol açar” dedi.

    Kula Devlet Hastanesi Diş Hekimi Enver Kuray Erten, diş, diş eti ve ağız kokusu sorunlarına karşı açıklamalarda bulundu. Diş temizliğine dikkat edilmediği takdirde ağızda bakteri üremesi, plak oluşumu ve iltihaplanın olabileceğini ifade eden Erten, diş hassasiyetinde sıcak, soğuk, şeker veya ekşi yiyecek-içecekler ağza alındığı zaman dişlerde ani bir tepki ve sızlamaların oluşacağını söyledi. Diş hassasiyetine karşı özel diş macunu ve yumuşak kıllı fırçaların kullanılabileceğini belirten Erten, fazla asit içeren yiyeceklerin sık tüketilmesi sonucu mine tabakasının da çözünebileceğini hatırlattı.

    Diş çürüğünün Türkiye’nin en büyük sağlık problemlerinden bir tanesi olduğu kaydeden Erten, Avrupa ülkelerinde birey başına düşen çürük sayısı birken, Türkiye’de birey başına düşen çürük sayısının 6 olduğunu söyledi. Erten, “Bu da büyük bir problemdir. Bunun çaresi düzenli diş hekimi kontrolü yanında iyi ağız bakımı ve iyi beslenmeden geçmektedir. 6 ayda bir diş hekimi kontrolü, sabah ve gece üçer dakikamızı ayırarak dişlerimizin her yüzeyini fırçalamamız ve öğünlerimizi yoğurt, peynir gibi yiyeceklerle bitirmemiz bize çürük oluşumunu sıfıra kadar indirerek sağlıklı bir ağız sunacaktır” dedi.

    “Dişeti çekilmeleri düzeltilebilir”

    Dişeti çekilmelerinin çözümünün olduğunu ifade eden Erten, “Dişeti çekilmeleri belirli bir boyutu aşmadıysa bazı özel dişeti operasyonları ile dişeti çekilmeleri düzeltilebilir. Dişeti operasyonu ile düzeltilemeyecek kadar çok çekilmiş olan dişeti çekilmelerini de pembe renkte dolgu materyalleri ile düzeltmemiz mümkün olabilir” ifadelerini kaydetti.

    Diş beyazlatmanın çok basit bir yöntemle diş hekimleri tarafından kısa sürede dişe zarar vermeden gerçekleştirilebildiğini aktaran Erten, şunları söyledi:

    “Diş hekimi korkusu olanlar için dahi garanti edebiliriz ki canları acımadan dişleri daha beyaz bir tona kavuşacak. Bunun yanı sıra halk arasında yaygın olarak bilinen bir diş temizleyicisi karbonat. Uzun vadede ideal diş beyazlatıcısı olmasa da kısa vadeli olarak tercih edilebilecek bir beyazlatıcı. Diş taşları, tükürüğünüzdeki minerallerin dişlerde oluşan bakteri plaklarının üstüne çökmesiyle meydana gelir. Düzenli olarak temizlenmeyen diş taşları görsel olarak kötü bir görünümün yanı sıra diş eti iltihabı ve diş eti hastalıklarına da neden olur, ağız kokusuna yol açar. Diş hekiminizden alacağınız yarım saatlik bir randevu ile diş taşlarınızı temizlettirip hem sağlıklı hem de daha temiz görünen dişlere kavuşabilirsiniz.”

    Ağız kokusu hakkında da bilgi veren Erten, “Bilindiği üzere soğan, sarımsak, alkol bir numaralı ağız kokusu nedenidir. Bunları tüketmek mutlaka ağız kokusu sebebi olacaktır. Baharatlı yiyecekler de ağız kokusu sebebidir. Yaz aylarında bu ve benzeri besinlerden uzak durmak hem hafif beslenmenizi hem de ağız kokunuzu kontrol etmemizi sağlayacaktır. Bunun yanında düzenli diş hekimi kontrolü bizi sıkıntısız bir yaza girmemize sağlayacaktır. Hafif besinler ve düzenli ağız bakımı bizi temiz bir ağza ulaştıracak, koku gibi tatsız durumlardan uzak tutacaktır” ifadelerini kullandı.

  • Bayburt’ta Karanfil Kokusu’na yoğun ilgi

    Bayburt Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Tiyatro Pencere Ekibi sahnelediği “Karanfil Kokusu” isimli tiyatro oyunuyla Bayburtlu sanatseverlerden tam not aldı.

    Yönetmen Hakan Sönmez’in gerçek bir hayat hikâyesinden yola çıkarak yazdığı ve yönetmenliğini üstlendiği Karanfil Kokusu tiyatro oyunu Türkiye’de terörün trajik yönünü bu hikâye üzerinden anlatıyor. Şair Zihni Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşan oyun 2 seans halinde sahnelendi. 2’şer saat arayla gerçekleşen seanslarda tiyatroseverler salona sığmadı. Ünlü oyuncuların sergilediği oyuna izleyiciler yoğun ilgi gösterdi.

    Üniversite Özlemi Çeken Birinin Terör Tuzağına Düşmesi..

    Gerçek hayatta Kahramanmaraş Göksunlu bir ailenin hayatının kaleme alındığı tiyatrodaki kendi halinde yaşam süren ve geleceğe ait hayalleri olan bir ailenin yok oluşu anlatılıyor. Terör örgütünün gençleri tuzağına nasıl düşürdüğünü anlatan tiyatroda, Bayram adında üniversite özlemi çeken biri, terör örgütüne katılıyor. Bir bombalı saldırı sonucu masum insanların yanı sıra kardeşinin de ölümüne neden oluyor.

    Bayburt Valisi İsmail Ustaoğlu, Belediye Başkanı Mete Memiş, İl Genel Meclisi Başkanı Yusuf Elçi ve Ak Parti Bayburt İl Başkanı Hakan Kobal’ın da izlediği oyunun sonunda Başkan Memiş ve Vali Ustaoğlu tarafından yönetmen ve oyunculara günün anısına Bayburt Saat Kulesi biblosu hediye edildi.

    Bayburt’ta Komedi Filmi..

    Tiyatronun yoğun bir ilgiyle izlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren usta oyuncu Yakup Yavru, ilk defa Bayburt’a gelmesine rağmen Bayburt ve Bayburtluların kendisi için ayrı bir önemi olduğunu belirterek bu güzel ve şirin şehirde önümüzdeki yaz döneminde bir komedi filmi çekeceklerini söyledi. Bu fikrini ilk olarak Belediye Başkanı Memiş’le paylaştığını ve Başkan Memiş’in de çok memnun olduğunu ve kendilerine her türlü misafirperverliği ve kolaylığı sağlayacaklarını ifade ettiğini bildirdi.

  • Çocuklarda Ağız Kokusuna Dikkat

    Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op.Dr.Bahadır Baykal, çocuklarda yaşanan ağız kokusuna dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.

    Erişkinlerde çok iyi bilinen ‘‘Sinüzit’’ hastalığı çocuklarda da sık rastlanan önemli bir hastalık olduğunu belirten Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Bahadır Baykal, çoğu kez gözden kaçırılarak ihmal edilebildiğini söyledi.

    “Yüz kemikleri arasına yerleşmiş olan havalı boşlukların (sinüslerin) iltihaplanmasıyla ortaya çıkan enfeksiyona ’sinüzit’ denir” diyen Op.Dr.Bahadır Baykal, “Sinüzitin akut ve kronik (müzmin) olmak üzere iki tipi vardır. Akut sinüzitte; burun tıkanıklığı, sarı, yeşil veya kanlı burun akıntısı, gözlerin etrafında ağrı, öne eğilmekle artan yüz veya baş ağrısı, ateş belirtileri bulunabilir. Kronik sinüzitte ise bu belirtilerden ziyade koyu burun akıntısı, geniz akıntısı, burun tıkanıklığı ve yerleşmiş bir başağrısı daha sık görülür. Üç aydan daha uzun süren bir sinüzit kronikleşmiş demektir” dedi.

    Op.Dr.Bahadır Baykal, burunda tıkanıklığı olan kişilerin risk altında olduğunu ifade ederek, “Burun kemiğinin eğri ya da kırık olması, burun etlerinin aşırı büyümesi,polip varlığı sinüzite karşı kişiyi daha hassas hale getirir. Alerjisi olanlarda da sinüzit sık görülür. Eğer nezle, grip bir kişide bir haftadan daha fazla sürüyorsa bu durum arık büyük ihtimalle sinüzittir. Özellikle hafif nezle grip hali varken uçak seyahatlerini kesinlikle önermiyoruz, bu şekilde basınç değişikliği yaratan durumlar sinüzit gelişimini kolaylaştırır.Sigara içiminde kolaylaştıran bir faktördür.” diye konuştu.

    Op.Dr.Bahadır Baykal, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Çocuklarda sinüzit geçirebilir. Belirtileri çocuğun yaşına göre farklılık göstermekle birlikte, 5 yaşın altındaki çocuklarda baş ağrısını nadir görürüz. Büyük çocuklarda ise sinüzitte baş ağrısı daha sık olur. Özellikle gece öksürmeleri, geniz akıntısı ve ağız kokusu olan çocuklarda,10 günden uzun süren burun akıntısı da mevcutsa sinüzit ihtimali akla gelmelidir.’’diyerek sözlerine şöyle devam etti:’’İnatçı ve geçmeyen öksürük sinüzitte geniz akıntısına bağlıdır. Öksürükle birlikte sarı, yeşil burun akıntısı da vardır.Sinüzitte geniz akıntısına bağlı ağız kokusu olabilir. Kişi genellikle dilinde pas tadı olduğunu zanneder, başkası söylemediği takdirde ağız kokusunun farkına varmaz.

    Sinüzit tedavisinde ilk seçenek ilaçla tedavidir. Bu amaçla antibiyotikler, burun akıntısı ve burun içindeki dokuların şişliğini azaltan ilaçlar (dekonjestanlar) ve üst solunum yollarını temizleyen buradaki koyu salgıları azaltan ilaçlar birlikte kullanılır.Son zamanlarda özellikle çocuklarda sinüzite bağlı gelişen komplikasyonlara oldukça sık rastlamaya başladık.Göz çevresinde ve göz kapaklarında kızarıklık ve şişlik geliştiğinde iltihabın göze yayıldığını ve göz de ciddi hasar yapabileceğini unutmamak lazım.Bu durumda çocuğunuzu mutlaka acil olarak KBB doktoruna götürmelisiniz. Erişkinler içinde bu durum geçerlidir.7 günü geçen koyu renkli burun akıntısı, yüksek ateş ve şiddetli baş ağrısı olan hastalarda antibiyotik tedavisi 10-14 gün süreyle mutlaka uygulanmalıdır.”

    Akut sinüzitler de komplikasyon gelişmediği sürece ameliyata çok nadir gereksinim duyulduğunu kaydeden Op.Dr.Bahadır Baykal, “Eğer kişi uzun süren ilaç tedavisinden fayda görmemiş ve sinüziti kronikleşmişse ameliyat alternatif bir yöntem olarak düşünülmelidir. Tomografi ile kronik sinüzitinin değerlendirilmesi yapılan hastanın,burun kemiği eğriliği, burun eti büyümesi yada polipi varsa sinüzitle beraber bunlarda tedavi edilmelidir” dedi.

  • Şampuanı Kokusuna Göre Seçmeyin

    FEBS Biyoteknoloji Direktörü Dr. Şebnem Küçük, günümüzde saç temizliği ve bakımının vazgeçilmezi olan şampuanın sadece kokusuna bakarak tercih edilmemesi gerektiğini söyledi.

    Dr. Şebnem Küçük, şampuan seçiminin önemsenmesi gereken bir tercih olduğunu belirterek, ilerleyen yaşlarla birlikte sağlıklı ve bakımlı saçlara sahip olmanın doğru şampuan tercihi ile mümkün olabileceğini ifade etti.

    “Saçınız henüz başınızda iken ona iyi bakmalı, yeterli ilgiyi göstermelisiniz” diyen Dr. Küçük, “Şampuanı saç temizliği ve bakımında sıklıkla kullanmaktayız. Kimi zaman önemsenmeyen şampuan tercihi, ilerleyen yıllarda hayıflanmanıza neden olabilir. Fiyatı ya da kokusuna göre şampuan tercihinde bulunmak son derece risklidir. Günümüzde ev temizliğinde kullanılan kuvvetli deterjan içeriklerinden oluşan şampuanlarla saç derisine zarar verilebileceğinizi unutmayın”.

    FEBS Biyoteknoloji Direktörü Dr. Şebnem Küçük, saç temizliğinde dikkat edilmesi gerekenleri sıralayarak, yıkama suyunun yumuşaklığı, ağır metal yükü ve suyun sıcaklığına dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti.

    ÇOK SICAK SUYLA SAÇ YIKANMAMALI

    Dr. Şebnem Küçük, çok sıcak suyla yıkamalarda saç derisinin mikroflorasının ve yağ dengesinin de bozulduğunu, kuruyan saç derisinin mantar riskine açık hale geldiğini, kuruma ve kepeklenmeye neden olduğunu bildirerek şöyle konuştu:

    “Kuvvetli temizleme ve köpürme ajanları içeren şampuanlar da bu olumsuz tabloya destek veriyor. Banyo sonrası kuruyan saçlar, gün içerisinde elektriklenerek form tutmamaya başlar. Gün sonunda ise sizi son derece mutsuz eden düşmüş, yağlanmış bir saç ile karşılaşabilirsiniz. Bütün bu olumsuz etkileri ortadan kaldırabilecek önemli bir alternatif bulunuyor. Japonya’da geliştirilen ve kozmetikte İpek mucizesi olarak adlandırılan @TheraSilk markalı saç bakım ürünleri önemli bir alternatiftir. Japonya’daki laboratuvarlarda biyoteknoloji teknikleri ile saç köklerine ve deriye nüfuz edecek, suda çözünebilen emilebilirliği yüksek moleküler forma getirilmiştir”.

    ŞAMPUAN SLS, PARABEN VE TUZ İÇERMEMELİ

    FEBS Biyoteknoloji Direktörü Dr. Şebnem Küçük, bu sayede doğal nemlendirici özelliğe sahip ipeğin, piyasada saç şampuanı ve saç kremi olarak sunulduğunu ifade etti.

    İpek kaynaklı bu ürünlerin derinin içerisine nüfuz ederek derinin nem seviyesini koruduğunu ve kurumasını engellediğini bildiren Dr. Küçük açıklamasını şöyle tamamladı:

    “İpeğin başta UltraViyole ışınlar olmak üzere çevresel etkilere karşı koruyucu özelliği ile saçların yaşlanmasının geciktirebiliyoruz. Bu ürünlerde proteinler saça kökünden ucuna kadar etki ederek besleyici ve onarıcı etkinliğe sahip oluyor. Saçlar kırılmadan sağlıklı bir şekilde uzama imkanı buluyor. Doğal bitki özü ve yağlarla da zenginleştirilen Therasilk ürünleri, insan sağlığına zararlı olan “SLS, paraben ve tuz” içermediğinden dünya genelinde tüketicilerin en çok talep ettiği özellikleri barındırıyor. Renk koruyucu özelliği sayesinde de boyalı saçlarda da rahatlıkla kullanılabilir bir ürün gamı. İpek kökenli bu ürünler ile saçlarımız reklamlarda gördüğümüz performansı ortaya koyabilir.”