Etiket: Kokusu

  • Bursa’da Gaz Kokusu Paniği

    Bursa’da şehir merkezindeki gaz kokusu heyecana sebep oldu.

    Osman Gazi Belediye Nikah Dairesi binasının yanında gece yarısı kesif gaz kokusu duyuldu. Doğalgaz hattının patladığını zanneden vatandaşlar korktu. Sebebi ilk başta belirlenemeyen gaz kokusu sebebiyle vatandaşlar Doğalgaz Acil Servisi ve 155’i telefon yağmuruna tuttu. Olay yerine gelen doğalgaz ekipleri ve polisin yaptığı araştırması sonucu bir fotoğrafçıya ait klimanın asılı olduğu duvardan düştüğü ve içindeki klima gazının etrafa yayıldığı anlaşılınca herkes rahat nefes aldı.

  • Ağız Kokusu Hastalık Habercisi Olabilir

    Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Adil Çınar Akkaynak, özel ve sosyal yaşamı olumsuz etkileyebilen ağız kokusunun, yalnızca ağız bakımının ihmal edilmesine bağlı olarak değil, çeşitli hastalıklar sonucu da gelişebildiğine dikkat çekerek, bu sorunun kişisel yöntemlerle giderilmeye çalışılması yerine mutlaka uzman yardımı alınması gerektiğini vurguladı.

    Memorial Dicle Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Opr. Dr. Adil Çınar Akkaynak, ağız kokusu ve tedavisi hakkında bilgi verdi. Ağız kokusunun toplumun yaklaşık yüzde 15’ini etkilemesine rağmen, genellikle ihmal edilen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu anlatan Akkaynak, “Nefes kokması olarak da adlandırılan bu durum; ağız ve diş sağlığının ihmal edilmesi, boğaz enfeksiyonu, diyabet, böbrek ve karaciğer hastalıkları, uzun süre aç kalmak, reflü gibi nedenlerle ortaya çıkabileceği gibi solunum ve sindirim sistemi kanserlerinin de habercisi olabilir” dedi.

    “ERKEKLERDE DAHA SIK GÖRÜLÜYOR”

    Kadınlara oranla erkeklerde daha sık görülen ağız kokusunun, çiftler arasında da sorunlara neden olabildiğini belirten Akkaynak, “Stresli bir işi ya da özel hayatı olan kişilerde, tükürük akımının azalmasıyla birlikte ağız kokusu ortaya çıkabilir ve kişiyi birçok yönden olumsuz etkileyebilir. Ağız kokusu bazen psikolojik sorunlara da neden olabilir. Sosyal ortamdan kopma, kendini kötü hissetme, ağız kokusunun psikolojik sonuçlarından bazılarıdır” diye konuştu.

    “PROTEİN İÇERİKLİ BESİNLER BAKTERİ ÜRETEBİLİR”

    Ağız ve diş sağlığının ihmal edilmesinden dolayı ağızda bakteri sayısı arttığını vurgulayan Akkaynak, şunları kaydetti:

    “Kırmızı et, süt ve süt ürünleri gibi proteinden zengin besinler bakterilerin oluşmasında etkilidir. Alkol, sigara, kafein bazlı içecekler de ağız kokusuna yol açabilmektedir. Bu nedenle her öğünden sonra dişlerin ve dil üzerinin temizlenmesi önemlidir. Eğer diş macununa ve fırçasına ulaşılamıyorsa ağız su ile çalkalanmalıdır. Genellikle çocuklarda görülen boğaz enfeksiyonları, ağız kokusuna neden olabilir. Bu durum bazen yetişkinlerde de ortaya çıkabilir. Enfeksiyon tedavi edildikten sonra koku ortadan kalkar ancak buna rağmen koku hala devam ediyorsa mutlaka sebebinin araştırılmasına devam edilmelidir. Toplumda yaygın bir şekilde görülen reflü hastalığı da ağız kokusunun nedenlerinden biridir. Mide sıvısı reflü hastalarında yemek borusuna geri kaçarak mide içeriğinin kötü kokusunu nefeste hissettirir. Reflünün tedavi edilmesi ile bu yolla oluşan ağız kokusunu da yok edilebilir.”

    “DOĞRU TEDAVİ UYGULANMALI”

    Ağız kokusu yaşayan bireylerin mutlaka uzman bir hekime başvurması gerektiğine dikkat çeken Akkaynak, “Sorunun nedeni tam olarak araştırılmalıdır. Sonuca göre ağız kokusu tamamen tedavi edilebilir, hasta tamamıyla kurtulabilir. Bunun yanı sıra ağız kokusu yaşayan veya yaşamayan her birey ağız ve diş sağlığına dikkat etmeli, özellikle yemeklerden sonra dişler fırçalanmalıdır” ifadelerinde bulundu.

  • Söke’de 121 Yıllık Tarihi Binadan Yayılan Kitap Kokusu

    Söke’de 121 yıllık tarihi binada yarım asırdır kitap kokusu ilçeye yayılıyor. 1895 yılında ev olarak yapılan bina; 19.yy. sonlarındaki Türk neoklasik tarzının güzel örneklerinden ve yerli en yaşlı yapılarından biri. Söke’nin tarihi evlerinden biri olan bu bina ilçenin hayırsever kişilerinden Eyüp Hilmi Fırat tarafından 1962 yılında babası Hacı Halil Paşa’dan kalan konağı halk kütüphanesi olarak kullanılmak üzere Özel İdareye hibe etti. 1985 yılında ise Kaymakamlığın talebi üzerine tarihi değeri bulunan eski eser olarak Kültür Bakanlığına tahsis ve hazine adına tescil edildi.

    Tarihi dokusuyla büyüleyen Söke Hacı Halil Paşa Halk Kütüphanesi 1962’den bu yana tam 54 yıldır kültür yuvası olarak hizmet veriyor.

    Kütüphane Müdür Vekili Naciye Çoban’dan edinilen bilgiye göre; Söke Hacı Halil Paşa Halk Kütüphanesi’nde 2015 yılı sonu itibariyle 25 bin 525 kitap bulunuyor. 107 çeşit süreli yayının geldiği Halk Kütüphanesi’nde 2015 yılında aktif üye sayısı 3 Bin 529. Toplam 18 bin 603 okuyucunun geldiği Halk Kütüphanesi’nden 11 bin 610 ödünç materyalin verildiği belirtildi. Naciye Çoban; “Türkiye’deki pek çok kütüphaneden iyi durumda olduğumuzu söyleyebilirim. Kullanıcı sayısının daha da artması için çalışmalarımız olacaktır. Hizmet binamız Türkiye’de mimari, tarihi, kültürel değeri olan sayılı kütüphanelerdendir” dedi.

    HAYIRSEVER AİLENİN KATKILARI DEVAM EDİYOR

    Söke’de Halk Kütüphanesi binasını bağışlayan Fırat Ailesi’nin katkıları halen devam ediyor. Hayırsever ellerini uzatmayı hiç bırakmayan aile tarafından bina; 1986 yılında masrafları Hilmi Fırat Vakfı tarafından karşılanmak üzere, 2002 yılında ise Arife Seyda Kayhan tarafından aslına uygun olarak restore edildi. 2012 yılında bina bakım onarım işleri Arife Seyda Kayhan tarafından yaptırıldı. 2015 yılında binanın tekrar bakım ve onarım işleri masraflar Arife Seyda Kayhan tarafından karşılanarak yapıldı.

  • Ağız Kokusu, Hayati Bir Sorunun Habercisi Olabilir

    Ağız kokusu, sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlar ile şeker hastalığı, böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği, metabolizma bozuklukları, bademcik iltihabı ve diş eti rahatsızlıkları gibi bir dizi yaşamsal önemdeki hastalığın habercisi olabiliyor,

    İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Engin Fırat Cakan, “Ağız kokusu sakız çiğneyerek örtülebilecek bir problem değil, ciddiye alınması ve tedavi ettirilmesi gereken bir tablodur. Erken teşhis ile ileride tedavisi çok daha zor hale gelen birçok hastalığın tanısında anahtar rolü oynamaktadır” dedi.

    Araştırmalara göre, her 20 kişiden 19’u hayatının bir döneminde dişeti hastalığına yakalanıyor ve her dört kişiden biri ağız kokusundan muzdarip. Ağız kokusunun ‘Fizyolojik ve Patolojik’ olmak üzere iki başlığa ayrıldığını belirten Yrd. Doç. Dr. Engin Fırat Cakan, şunları söyledi: “Ağız kokusu her açıdan ciddiyetle üzerine gidilmesi gereken bir konudur. Kişilerin ağız kokusunu saptaması kolay olmayabilir. Genellikle eş, dost ya da yakın çevreden geri bildirimler ile fark edilmektedir. Ancak en kesin ve sebebe ilişkin doğru teşhisi şüphesiz diş hekimleri koyabilir. Bu nedenle düzenli olarak 6 ayda bir diş hekimine muayene olmak, ağız kokusunun kaynağını belirlemek gerekmektedir. Halitometre adı verilen ağız kokusu ölçüm cihazı ile kötü kokunun kaynağı, kokuya yol açan faktör, bakteriler tarafından üretilen bileşikler ve bu bileşiklerin oranları çok kısa sürede ölçülebilmektedir. Hızlı bir şekilde, kolay bir ölçümle ağız kokusunun tanısı belirlenebilmektedir.

    Fizyolojik ağız kokusu tüketilen besinler ya da sindirim kanalında biriken gazlar nedeniyle ağız içerisinde hoş olmayan koku oluşumudur. Patolojik ağız kokusu ise mide bağırsak hastalıkları, solunum sistemi rahatsızlıkları, kronik rahatsızlıklar (diabet, böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği) ya da metabolik bozuklukların habercisi olabilir. Yapılan araştırmalara göre ağız kokusunun yaklaşık yüzde 85 oranında sebebi ağız boşluğundan kaynaklanmaktadır. Periodontal dokularda bulunan ödem, kanama, dental plak oluşumu veya diş taşı varlığı; dil üzerine yerleşen ve diş yanak arasındaki boşluklarda biriken bakterilerin varlığı ağız kokusunun başlıca sebeplerindendir. Ek olarak ağız içinde bulunan ve hasta tarafından fark edilmeyen ara yüz çürükleri ve eski restorasyonların kontak yüzeylerindeki bozulmalar ağız kokusunun önemli sebepleri arasında yer almaktadır. Ağız boşluğu kapsamlı bir muayene ve radyografik inceleme ile detaylı olarak değerlendirilmeli; periodontal hastalıklar, çürük diş dokuları tedavi edilmeli, yüzeyi bozulmuş olan eski restorasyonlar tekrar edilmeli, dolayısıyla plak birikimine ve ağız kokusuna neden olacak ağız kaynaklı tüm faktörler elimine edilmelidir.

    Ağız kokusuna engel olmak ve mevcut ağız kokusunu ortadan kaldırmak için olmazsa olmaz çözüm diş hekiminize düzenli olarak muayene olmaktır.”

  • ‘Azizelerin Kokusu Bulaştı Tenime’ Yarışmada 2. Oldu

    İstanbul Ümraniye Belediyesi’nin Türkiye genelinde düzenlediği 12. geleneksel resim, hikaye ve şiir yarışmasının şiir dalında Adıyaman TOBB Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Abdulvehap Ballı 2. Oldu.

    ‘Birlikte Daima’ teması çerçevesinde yapılan yarışmanın şiir dalında Adıyaman TOBB Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Abdulvehap Ballı 2. oldu. Çeşitli üniversitelerin üniversitelerinden öğretim üyelerinin de içerisinde bulunduğu seçici kurul tarafından aday eserler değerlendirildi. Yaklaşık 2 ay süren değerlendirme sonucunda 2.610 eser arasından dereceye giren ilk üç eseri ve mansiyon alan 10 eser belirlendi.

    Şiir dalında Ayşenur Onat’ın ‘Dürre’nin Gözyaşları’ 1., Abdulvehap Ballı ‘Azizelerin Kokusu Bulaştı Tenime’ 2. Olurken, Ahmet Çınar’ın ‘Gazel’ adlı eseri 3’üncü oldu.

    Adıyamanlı öğretmen Abdulvehap Ballı, Bodrum’da cansız bedeni kıyıya vuran Aylan Bebeğe ithafen yazdığı ‘Azizelerin Kokusu Bulaştı Tenime’ adlı şiiriyle ikinci oldu.