Etiket: Koku

  • Koku yayan evden 20 traktör çöp çıkarıldı

    Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde yalnız yaşayan 55 yaşındaki bir kadının evinden yaklaşık 20 traktör çöp çıkarıldı.

    Şehzadeler ilçesi Adakale Mahallesinde yalnız yaşayan bir kadının evindeki eşyaları ve dışarıdan topladığı materyalleri biriktirmesi üzerine çevreye yayılan pis kokulardan rahatsız olan mahalle sakinleri, Şehzadeler Belediyesi Beyaz Masa’ya şikayette bulundu. Mahalleye giden zabıta ile temizlik işleri ekipleri, yaptıkları temizleme çalışması sonrası evden 20 traktör çöp çıkardı. Yapılan çalışma ile evin tamamen temizlendiğini ifade eden Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik, “Adakale Mahallemizde yaşayan vatandaşlarımızdan beyaz masa birimimize gelen çöp ev şikayeti ile ilgili ekiplerimiz hızlı bir şekilde harekete geçerek, söz konusu adreste gerekeli tahkikatı yaptılar. Yapılan incelemeler neticesinde apartman dairesinin tamamında eski eşyalar ve atıklar olduğu tespit edildi. 55 yaşlarında yalnız yaşayan kadının evinde temizleme çalışması başlatan ekiplerimiz dairenin tamamını temizleyerek, daire içerisinden 20 traktörden fazla çöp ve eşya çıkarmışlardır. Bu temizlik çalışmasının ardından yine temizlik işlerine bağlı ekiplerimiz tüm odalarda dezenfekte çalışmalarını da yapmışlardır. Eski ve kullanılmaz halde olan tüm eşyalar atıldığı için evde bir takım eşya ihtiyacının olduğunu da tespit ettik. Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğümüz ellerinde bulunan ev eşyalarını teslim ederek, söz konusu eksiklikleri giderecektir” dedi.

  • Koku kaybı, uyku bozukluğu ve kabızlık parkinson habercisi

    Manisa Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doktor Serkan Saka, parkinson hastalığının erken teşhisi için çalışmalar yapıldığını belirterek, “Koku kaybı, koku almada azalma, uyku bozuklukları, özellikle canlı rüyalar ve kabızlık çok önemli. Hastayı bu evrede yakalayabilirsek eğer, en azından hareket bozuklukları aşamasına geçmeden önce hastaya erken dönemde tedaviye başlayabiliriz” dedi.

    Manisa Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doktor Serkan Saka, Dünya Parkinson Günü dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Parkinson hastalığının tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu söyleyen Dr. Saka, hastalığının farkında olmayanların bilinçlenmesi gerektiğini vurguladı. Parkinson hastalığının beyinde nöron kaybıyla başladığına dikkat çeken Dr. Saka, “Nörodejeneretif hastalıklar içerisinde ikinci sıklıkta görülüyor. En sık görülen hastalık alzheimer hastalığı. Alzheimer hastalığından sonra ikinci sıklıkta görülüyor. Fakat alzheimer hastalığına göre daha iyi bir hastalık. Alzheimer’da tedavi şansı yok. Sadece yavaşlatabiliyoruz. Parkinson hastalığını tedavi edebiliyoruz. İyi tedavi ediyoruz. Sonuçları yüz güldürücü. Parkinson nedeniyle hasta ölmez. Tedavisi iyi yapılırsa 20, 30, 40 yıl yaşayabilir. Genellikle 55-60 yaş üzerinde başlıyor bu hastalık. 85 yaş üzerinde daha da artıyor. Yapılan çalışmalarda ülkemizde 100 bin ila 150 bin civarında parkinson hastası olduğu tahmin ediliyor. Yalnız bu çalışmada çıkan sonuç, hastaların hemen hemen yarısı tedavi almıyor. Bu 200. yılında da farkındalığı arttırmak istiyoruz. Parkinson hastalığının ne olduğunu, bunun tedavi edilebilir olduğunu, tedaviyle iyi sonuçlar alındığını topluma duyurmak istiyoruz. Hastalar yanlış yerlerde dolaşabiliyor. Yanlış doktorlara gidebiliyor. Omuz ağrısı, sırt ağrısı, hareketlerde yavaşlama, bunun gibi belirtilerle başka hekimlere gidebiliyor” dedi.

    Koku kaybı, uyku bozukluğu ve kabızlık parkinson habercisi

    Parkinson hastalığının belirtileri hakkında bilgi veren Dr. Saka, dünya çapında da hastalığın erken teşhisi için çalışmalar yapıldığını belirterek, “En sık bulguları toplumun bildiği şekliyle elde titreme. Tek taraflı başlıyor. Daha sonra ilerleyen dönemlerde öbür tarafına geçebiliyor. Tüm vücudunda olabiliyor. Yine hareketlerinde yavaşlama, daha önce yapabildiği ince işleri yapamama, yazı yazamama, düğme ilikleyememe, düğmesini açamama, yatağından kalkamama, yatak içerisinde hareket edememe bunun gibi bulgularla hasta bize gelebiliyor. Hastalığın başlayabilmesi için beyindeki nöron kaybının yüzde 70-80’lere ulaşması gerekiyor. Ama bu seviyeye ulaşmadan önce de bulgular var. Son çalışmalar da bu erken dönemde yakalamaya yönelik. Koku kaybı, koku almada azalma, uyku bozuklukları, özellikle canlı rüyalar ve kabızlık çok önemli. Hastayı bu evrede yakalayabilirsek eğer, en azından hareket bozuklukları aşamasına geçmeden önce hastaya erken dönemde tedavi başlayabiliriz” diye konuştu.

    Hastalığın genetik sebeplere bağlı olarak 55 yaşın altında da görülebildiğini söyleyen Saka, “Daha çok 55 yaşından sonra başlıyor. Ama 55 yaşın altında da başlayabiliyor. Yüzde 5 civarında 55 yaşın altında başlıyor. Bu erken başlangıçlar daha çok ailevi parkinsonlar. Anne, baba, kardeşlerinde parkinson hastalığı varsa erken başlangıç olabilir. Bir de çok az bir formu var o da 20 yaşın altında başlıyor. O çok az görülüyor. Onda genetik bozukluklar ön planda” dedi.

    Tedavisi mümkün

    Hastalığın tedavisi için hasta uyumluluğunun önemli olduğunu vurgulayan Saka, “Dopamin diye bir madde var beynimizde. Hareketlerimizi sağlıyor bizim. Nöronlar öldüğü için bu madde yok bu hastalıkta. Biz tedaviyle bu dopamini koymaya çalışıyoruz. Bizim normalde beynimizde olan olayı biz ilaçlarla yapmaya çalışıyoruz. Tedavide hasta uyumu gerekiyor. Saatlik yapıyoruz bu tedaviyi. 08.00, 12.00, 16.00, 20.00, gece dozları oluyor. Çoklu bir tedavi. Başlangıçtan az başlayıp, sonra hastalık ilerleyince dozlarını arttırıyoruz, sıklaştırıyoruz” şeklinde konuştu.

    Parkinson hastalığının mesleklerle bağlantısı olmadığını ancak boksörlerin risk grubu içerisinde yer aldığını kaydeden Saka, “Meslekle bağlayamayız. Boksörlerde risk var. Kafa travmasına bağlı boksörlerde parkinson riski biraz fazla” ifadelerini kullandı.

  • TESKİ’den Çerkezköy ilçesindeki ’koku’ için suç duyurusu

    Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi (TESKİ) Genel Müdürlüğü Çerkezköy ilçesindeki kötü koku konusunda ilgililer hakkında suç duyurusunda bulundu.

    TESKİ tarafından yapılan açıklamada, 4 Şubat 2017 tarihinde Çerkezköy ilçesi Gazi Osman Paşa Mahallesinde sebebi bilinmeyen bir koku ortaya çıktığı, TESKİ Genel Müdürlüğüne gelen ihbar üzerine, ekiplerin bölgedeki kanalizasyon hatlarını kontrol ettiği belirtilerek, “Bu kontroller Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Çerkezköy Belediyesi ve Çerkezköy OSB yetkilileri ile birlikte gerçekleştirildi. Yapılan incelemeler kapsamında 2 farklı noktadan atıksu numunesi aldırılarak, analiz yapılmak üzere akredite laboratuvara gönderilmiştir. Ayrıca Çerkezköy Kaymakamlığı tarafından da şikayet konusu bölgeden toprak ve hava numuneleri alınarak analizleri yaptırılmaktadır” denildi.

    “Kurumumuz zan altında bırakılarak manevi zarara da uğratılmıştır”

    Açıklamada, “Bu çalışmalar yapılırken, Gazi Osman Paşa Mahallesi Beyazsu Sokakta bulunan bir rögar kapağı açılarak içerisine, 2 adet araç tarafından kimyasal atık döküldüğüne yönelik ihbarlar alınmıştır ve olayla ilgili adli ve idari soruşturma açıldığı öğrenilmiştir. Mevzuat gereği TESKİ’ye ait kanalizasyon sistemlerine sadece evsel nitelikli atıksular kabul edilmekte olup, endüstriyel atıksuların ya da atıkların boşaltılması kesinlikle yasaktır. Buna göre, TESKİ’ye ait olan ve TESKİ tarafından işletilen altyapı sistemlerine kaçak yollardan kimyasal atık dökülerek, hem Çerkezköy halkı hem de TESKİ mağdur edilmiştir. TESKİ’nin kanalizasyon hatlarına maddi zarar verilmesinin yanı sıra, kurumumuz zan altında bırakılarak manevi zarara da uğratılmıştır” denilerek konu ile ilgili tahkikatın İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütüldüğü, TESKİ tarafından da ilgililer hakkında gerekli suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi.

    “Okulun mevcut kanalizasyon hattı iptal edildi”

    Açıklamanın devamında, kokunun yoğun olarak hissedildiği bahse konu sokak üzerinde bulunan Şehit Dinçer Ersoy İlkokulunda eğitime ara verilmek zorunda kalındığı da ifade edilerek, “TESKİ Genel Müdürlüğü olarak eğitimin daha da aksamaması amacıyla okulun mevcut kanalizasyon hattının iptal edilerek, kokunun yaşanmadığı üst sokakta bulunan kanalizasyon hattına bağlanması çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmanın akabinde okuldaki kokunun azaldığı görülmüştür” ifadeleri kullanıldı.

    “Temennimiz sorumluların en ağır şekilde cezalandırılması”

    Okula yakın bölgedeki kanalizasyon hattında numune alma kazısı yapıldığı belirtilen açıklamada, “Bu kapsamda atıksu beton borularından örnek alınarak, atıksu hattının zarar görüp görmediği incelenmiş, hattın çalışmasına engel bir durum olmadığı görülmüştür. Yine hat boyunca kamera görüntüleri alınarak, atıksu hattının açık ve çalışır durumda olduğu anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle konu ile ilgili TESKİ üzerine düşen tüm çalışmaları yapmıştır. Temennimiz sorumluların en ağır şekilde cezalandırılması, bir daha halk sağlığını ve kurumumuz tesislerini tehdit eden bu tür olayların yaşanmamasıdır” denildi.

  • Gaziantepli şerbetçiden Finlandiya’ya meyan kökü tepkisi

    Türkiye’nin bazı bölgelerinde şerbeti yapılan meyan köküyle ilgili Helsinki Üniversitesinin ortaya attığı meyanın zeka geriliğine yol açtığı iddialarına Gaziantepli şerbetçiden cevap geldi.

    Finlandiya’nın Helsinki Üniversitesi yaptığı bir araştırma sonucunda, “Hamilelik döneminde bu kökün kullanıldığı gıdaların aşırı tüketimi, çocuklarda belirli oranda zeka geriliğine neden oluyor. Tansiyon ve kalp hastaları da dikkat etmeli’’ iddiasında bulunmuştu.

    Gaziantepli şerbetçi Halil Gezer ise asırlardır şerbet yaptıklarını ve kendi ailesinin yanı sıra Gaziantep’in her noktasında binlerce litre sattıklarını belirterek, “Eğer meyan kökü zeka geriliğine neden olsaydı başta ben ve ailem olmak üzere bütün Antep geri zekalı olurdu. Ancak bunun aksine dünyanın en başarılı sanayicileri, düşünürleri, siyasetçileri ve sanatçıları Gaziantep’ten çıkmıştır. Bana 7 babadan gelen bir gelenekle yaptığım bu şerbeti kendi çocuklarıma ve torunlarıma da içiriyorum, şimdiye kadar sülalemizde bu sebepten kaynaklanan bir hastalık görülmedi’’ diye konuştu.

    “Zararlı değil, her derde devadır’’

    Helsinki Üniversitesinin meyan kökünün zararlı olduğu iddiasının aksine astım, grip, ülser, mide-bağırsak krampı, iştahsızlık, prostat gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanıldığını belirten Halil Gezer, “Fabrikasyon olarak hazırlanan meyan şerbetine katkı maddeleri ve kimyasallar katılırsa ancak sağlığa zararlı olabilir’’ ifadelerini kullandı.

  • Doğalgaz tankından çıkan koku paniğe neden oldu

    Sakarya’da geri dönüşüm için bırakılan doğalgaz tankından sızan koku paniğe neden oldu. AFAD ekipleri tarafından incelenen doğalgaz tankında olumsuz bir durum olmadığı öğrenildi.

    Edinilen bilgilere göre, Erenler ilçesi Büyükesence Mahallesi Kozluk Caddesi üzerinde bulunan bir hurdacıdan ağır bir kokunun geldiği ihbarı jandarma ekiplerini alarma geçirdi. Jandarma ekipleri olay yerine gelerek geniş güvenlik önlemi aldı. Durumu inceleyen jandarma ekipleri hemen AFAD ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen AFAD ekipleri kokunun, elden çıkarılan ve geri dönüşüm için bırakılan doğalgaz tankından çıktığını belirledi. AFAD ekiplerinin gerekli incelemeyi yapmasının ardından doğalgaz tankında olumsuz bir durumun olmadığı belirtildi.

    Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ekiplerinin doğalgaz tankını götürecekleri öğrenildi.