Etiket: Köklü

  • İstinye CarrefourSA, Boğaz’ın köklü semtine çıpa attı

    Türkiye perakende sektörünün öncü markalarından CarrefourSA, İstinye’deki hipermarketini ürün yelpazesinden hizmet anlayışına, market formatından reyon tasarımına kadar 6 milyon TL yatırımla baştan aşağı yenileyerek, “çıpa” konseptiyle açtı.

    Açılışa, Sabancı Holding Perakende Grup Başkanı ve CarrefourSA Yönetim Kurulu Başkanı Ata Köseoğlu, CarrefourSA Genel Müdürü Z. Hakan Ergin, Hiper Satış Direktörü Şenol Arpacı ve İcra Kurulu Üyeleri katıldı.

    Açılışta konuşan Ata Köseoğlu, Sabancı Topluluğu olarak Türkiye için önemli sektörlerden olan gıda perakendeciliği sektöründe CarrefourSA gibi önemli bir markayla yer almaktan dolayı gurur duyduklarını vurguladı. Köseoğlu aynı zamanda hem mevcudu korumak hem de yenilikleri takip ederek yeni yatırımlar gerçekleştirip tüketicilerle birlikte geleceğe yelken açmak istediklerinin de altını çizdi.

    “Marketlerimizi tüketicilerimizin ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendiriyoruz”

    Ata Köseoğlu sözlerine şu şekilde devam etti: “CarrefourSA, bugün Türkiye’nin 58 şehrinde, 630 market ile yılda 185 milyon kişiye ulaşan dev bir ailedir. Böylesi bir ailenin süregelen sistem ve hizmet anlayışını yenileyerek daha etkin ve daha verimli bir şekilde tüketicilere ulaşmasını arzuluyoruz. Bu arzu ve istek ile mevcut marketlerimizi tüketicilerimizin ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendiriyoruz. İstanbul Boğazı’nın köklü bir geçmişe sahip semtlerinden İstinye’deki hipermarketimizi, bu anlayışla yeniliyor ve tüketicilerimizle buluşturuyoruz. Bugüne kadar tüketicilerine sunduğu ve sektör adına örnek ve öncü olan yenilikleriyle başarıya ulaşan CarrefourSA’nın bugünden sonra farklı hizmet ve uygulamalarla başarısını artırarak geleceğe uzanacağına ve müşterilerine en iyi hizmeti sunan marka olacağına inancımız tam.”

    Z. Hakan Ergin de, CarrefourSA olarak tüketicilerine benzersiz bir alışveriş keyfi, bol ürün çeşitliliği ve kalite sunmak için var güçleriyle çalıştıklarını belirterek, şöyle devam etti:

    “‘Müşterilerimize nasıl daha iyi hizmet sunarız’ diye düşünüyor, ‘önce müşteri’ diyerek tüketicilerimizi dinliyor, marketlerimizi yerine ve ihtiyaçlara göre yenilemenin farklı yollarını araştırıyoruz. Bu doğrultuda ilk olarak multiformatlarımızı ayrıştırma yoluna gittik, ardından her bir formatı ihtiyaçlara cevap verecek şekilde yeniledik. Yeniliklere ilk göz ağrımız hipermarketlerin formatını tüketici davranışları, beklentiler ışığında değişerek başladık. Bu değişimin en somut örneğini İstinye CarrefourSA Hiper’de 6 milyon TL yatırımla hayata geçen değişimde görebiliyoruz. Toplam 3.500 metrekare alana sahip olan ve 350 kişinin görev yaptığı marketimiz, sahip olduğu ürün yelpazesinden misafirlerine sunduğu hizmet anlayışına, geçmişe oranla daha rahat bir alışveriş imkânı sağlamasından farklı lezzetlere kapı açan reyon dizilimiyle CarrefourSA’nın bu alandaki cevheri olacak.”

    “Her gelirden ailenin kendi tercih ettiği gurme ürünler var”

    Gurme ürünlerin sadece üst kesimlere hitap etmediğinden de bahseden Hakan Ergin, “Bundan 20 yıl önce tüm dünyada üst gelir insanlar sadece üst gelirlilere hitap eden markaları, düşük gelirli insanlar da sadece ekonomik markaları tükettiği düşünülüyordu. Oysa bugün durumlar değişti. Yüksek gelirli olan biri kendi belirlediği bazı ürünlerde ekonomik ürünlere giderken bazı ürünlerde en üst kaliteli ürünleri tercih ediyorlar. Diğer bir yandan da aynı şekilde düşük gelirli aileler de bazı ürünleri ekonomik alırken bazı ürünleri de yine en kaliteli olarak tercih ediyorlar. Yani her ailenin tercih ettiği bir gurme ürün var. O yüzden biz de mağazalarımızda her ailenin gurmesi olacak ürünleri birçok çeşitle bir araya getiriyoruz” ifadelerini kullandı.

    CarrefourSA İstinye’de yapılan değişimler

    Şenol Arpacı da, şu bilgileri verdi:

    “İstanbul’un önde gelen yaşam alanlarından İstinye’deki hipermarketimizi hem konumunun getirdiği gereklilikler hem de buradan alışveriş yapan müşterilerimizin talepleri doğrultusunda yeniledik. İstinye CarrefourSA Hiper’i alışveriş keyfini artırmak, zaman kazandırmak ve daha etkin hizmet vermek amacıyla yeniledik. Değişen ihtiyaçlara cevap verebilecek bir hipermarketin ötesinde yaşam alanı olabilecek ve daha rahat alışveriş yapılabilecek bir format meydana getirdik. Alışılagelmiş CarrefourSA hipermarketinin dışında, hedeflediğimiz gibi yaşam alanı olabilecek bir hipermarket oluşturduk. Taze gıda ürünlerinin yanında dünya tatlarını arayanlara yönelik lezzet gruplarıyla oluşturduğumuz reyonlarda ürün sayımızı 50 bine ulaştırdık.”

    “Kasap ve şarküteri reyonu vazgeçilmez durağımız”

    İstinye’deki yeniliklerden ilkini kasap ve şarküteri reyonunda gerçekleştirdiklerini belirten Şenol Arpacı, “Tüketicilere alanında uzman personel ile hizmet vereceklerini ve Limuzin, Şarole, Angus gibi farklı ırkların veya “dry aged” (dinlendirilmiş et) denilen etlerin sunulacağını söyledi. Arpacı şöyle devam etti: “Şarküteri reyonumuzda İzmir Tulum’undan Kars Gravyerine, Van Otlu Peyniri’nden Hatay Örgü Peynirine, Anadolu’nun geleneksel peynirlerinden dünyanın farklı yerlerinden ithal peynirlerine ve hatta ev yapımı lezzetinde mezeleri müşterilerimizin beğenisine sunuyoruz.”

    Sezonda 80, sezon dışında 55 farklı türde balık satışı

    Balık reyonunda sezonda yaklaşık 80, sezon dışında ise yaklaşık 55 farklı su ürünü çeşidi bulunduracakları aktaran Arpacı, “Balık reyonumuzda tüketicilerimizin satın aldığı balık çeşidini temizleyip, dilerlerse onlar için pişirip, paket servisi sunacağız. Bunun yanı sıra telefonla da balık siparişlerini alacağız” dedi.

    Organik ekmekler, bagetler ve yöresel lezzetler

    Unlu mamuller reyonunda bir ilki uygulayarak yerinde üretim yapmaya başladıklarının da altını çizen Şenol Arpacı, çeşidi bol unlu mamul ve pastanın yanı sıra CarrefourSA’ya özel organik ekmekler, bagetler, kruvasanlar imal ederek keyifli bir fırın ortamı sunacaklarını belirtti.

    Çay ve kahve tiryakilerini düşünen CarrefourSA’nın yine bir ilke imza atarak Lezzet Sokağı kurduğunu açıklayan Şenol Arpacı, “Lezzet Sokağı’nda dünyanın farklı yörelerinden çay ve kahve çeşitleri, organik ürünler, çikolata tutkunlarına özel lezzetler, çeşitli baharatlar ve coğrafi işaretli kuruyemişler bulunuyor. Bu sokaktaki bir başka ayrıcalıklı hizmetimiz ise Japon Mutfağının geleneksel yemeği suşi servisi. Suşi standının hemen yanı başında ise yine dünyanın dört bir yanından şarabın bulunduğu zengin mahzenimiz konumlanıyor” diye konuştu.

    Elektronik etiket dönemi

    “Teknolojiyi kullanan bir marka olarak tüketicilerimizi zaman kazandıran yeniliklerle de buluşturuyoruz” diyen Şenol Arpacı; “İstinye CarrefourSA Hiper’den başlayarak kasiyersiz kasa, elektronik etiket, dijital teraziler ve akıllı ekranları tüm hipermarketlerimize yaygınlaştıracağız” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

  • Bakan Ağbal: “KDV Kanunu’nda köklü değişiklik yapmak gerekiyor”

    TEKİRDAĞ (İHA) – Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde düzenlenen Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) 95’inci Genel İdare Kurulu Toplantısı’na katılan Maliye Bakanı Naci Ağbal, “KDV Kanunu’nda mutlaka köklü bir takım değişiklikler yapmak gerekiyor. KDV’den herkes şikayetçi. KDV’den memnun olan kimseyi görmedim şu ana kadar” dedi.

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, Çorlu Silver Side Hotel’de düzenlenen MÜSİAD 95’inci Genel İdare Kurulu Toplantısı’na katıldı. Toplantıda konuşma yapan Bakan Ağbal, Türkiye’nin son 14 yılda büyüdüğünü, geliştiğini ve kalkınma konusunda önemli mesafeler kaydettiğini söyledi. Maliye politikasını da iki temel eksende düşünmek gerektiğini belirten Bakan Ağbal, “Maliye politikası bir taraftan ekonomik istikrara katkı verdi, diğer taraftan da büyüme politikalarına destek verdi ve özellikle maliye politikasını ve özelde vergi politikasını büyümeye destek veren bir çerçeve içerisinde daha da iyileştirmek istiyoruz. Son 1 yıl içerisinde yaptığımız düzenlemelere bakacak olursanız şunu çok rahat bir şekilde söyleyebilirim ki gerçekten yatırıma, üretime, istihdama, ihracata destek veren çok sayıda düzenlemeyi ardı ardına hayata geçirdik. Yatırım maliyetlerinin aşağı çekilmesi, üretim maliyetlerinin aşağı çekilmesi, kayıtlı ekonomiye destek olmak bakımından işlem maliyetlerinin düşürülmesi, piyasada rekabet eşitsizliğine neden olan vergi uygulamalarının ortadan kaldırılması, gibi birçok düzenlemeyi hayata geçirdik” dedi.

    “KDV’den herkes şikayetçi”

    Önem verdikleri konulardan bir tanesinin de Katma Değer Vergisi Kanunu olduğunun altını çizen Bakan Ağbal, “Gerek sizlerden gelen talepler gerekse sizlerin tarafından ifade edilen şikayetler çerçevesinde gördüğüm şey şu ki katma değer vergisi kanununda mutlaka ve mutlaka köklü bir takım değişiklikler yapmak gerekiyor. KDV’den herkes şikayetçi. KDV’den memnun olan kimseyi görmedim şu ana kadar. Ne zaman KDV konusu açılsa ya oranlar aşağı çekilsin, ya iade süreleri kısaltılsın, bu karmaşıklıklar ortadan kaldırılsın şeklinde çok sayıda talep var. Bugün baktığınızda dünyada ülkelerin çoğu KDV kanunlarını uyguluyor ama farklı farklı KDV sistemleri var, farklı farklı KDV uygulamaları var. 1985 yılında uygulamaya koyduğumuz Katma Değer Vergisi Kanunu’nu artık 32 yıllık bir süreden sonra yeniden masaya yatırma zamanı geldi. Biz istiyoruz ki KDV Kanunu mükellef üzerinde eziyete dönüşmesin, kayıtlı olmayı cezalandırmasın, üretimi yatırımı engellemesin. İşletmeler üzerinde ağır finansman yükleri oluşturmasın, uygulaması kolay olsun, bürokrasisi az olsun. Uygulayıcılar bakımından da idare bakımından da ciddi bir denetleme ciddi bir uyum meselesi olmaktan çıksın. Onun için kapsamlı bir KDV reform çalışması başlattık” diye konuştu.

    “32 yıllık uygulamayı gözden geçireceğiz”

    “İdare olarak hem 32 yıllık uygulamayı baştan sona gözden geçireceğiz hem de inceleyeceğiz ve özellikle de iş hayatımızdan sanayicilerimizden, işletmelerimizden gelen önerilere kulak vereceğiz” diyen Bakan Ağbal, “Bütün bu çalışmalar sonunda da kapsamlı bir KDV reform paketini inşallah Bakanlar Kuruluna getireceğiz. Burada birinci önceliğimiz KDV kanunun gerçekten yeni geliştirilecek yapısı itibariyle bu olumsuzlukların ortadan kaldırılması ve işletmelerimizin uyum bakımından daha rahat edecekleri bir sisteme kavuşturulması. Özellikle vergi oranlarının farklılığı veya ihracat işlemleri nedeniyle işletmelerimizin üzerinde KDV yükü kalıyor. Bu kadar finansmana erişimin zor olduğu sıkıntılı dönemlerde bu sefer vatandaş finansa erişemezken mevcut finansını da gidip KDV’de bırakıyor. Dolayısıyla bütün bunlarla radikal bir şekilde geliştirecek çalışmayı hep beraber yürüteceğiz” şeklinde konuştu.

    “Teknolojiyi daha fazla kullanacağız”

    Özellikle defter tutma konusunda önümüzdeki dönemde büyük kolaylıklar getireceklerini söyleyen Bakan Ağbal, “Artık teknolojiyi daha fazla kullanacağız, e-devlet uygulamalarını kullanacağız. Artık vatandaşımız defterini eski usulle 40 yıl öncesinin usulüyle gidip notere tasdik ettirmekten kurtulacak. Tamamen elektronik ortamda devlet olarak bizim sağlayacağımız ortamda doğrudan doğruya defterini tutabilecek. Böylelikle, tasdiktir, saklamadır bunlar da kalkacak. Dün akşam da söyledim, sanayi diyoruz, teknoloji diyoruz, yapay zeka diyoruz o zaman bütün bunların devletin uygulamalarına da gelmesi lazım. İnşallah gelir idaresi başkanlığı üzerinde çalışmalarını yürütüyor. Özellikle küçük orta ölçekli işletmelerimizden başlamak üzere artık defter tutma işini, belge düzenleme işini tamamen elektronik ortama taşıyacağız. İşletmelerimiz öyle bir zaman gelecek ki artık beyanname doldurmayacak, beyanname vermeyecek biz sistemden otomatik olarak beyannamesini yazacağız” dedi.

    “Bir çoğumuzun şikayet ettiği konu haksız rekabet”

    Bakan Ağbal açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Sistem, mevzuat, uyumlu mükellefe olabildiğince kolaylık getirmeli, ona destek olmalı. Ama her şeye rağmen sistemin tüm iyileştirmelerine rağmen buna uymak istemeyen, vergisini ödemek istemeyen primini ödemek istemeyene de gerçekten caydırıcı yaptırımlar getirilecek, bunu sağlayacağız. Bizim mevcut sistemlerimiz maşallah hep herkes yanlıştır diye yapılmış. Hep herkes eksik öder diye yapılmış. Ama ne olmuş eksik ödeyen eksik ödemeye devam etmiş ama iyi niyetli mükellef ne yapmış biraz sıkıntı çekmiş. Şimdi biz diyoruz ki biz mükellefimize inanıyoruz, biz mükellefimize güveniyoruz. Mükellefimiz devletine karşı yükümlülüklerini en iyi şekilde yerine getirir. O zaman kuralları da buna göre inşa edeceğiz. Bütün bunlara rağmen, bütün bu imkanlara rağmen birisi eğer yanlış yapıyorsa da aynen batı memleketlerinde olduğu gibi devlet bunun üzerine çok daha etkin ve caydırıcı gidecek. Niye, aslında haksız rekabet olmasın diye. İyi niyetli mükellefin hakkı yenmesin diye. Bugün bir çoğumuzun şikayet ettiği konu haksız rekabet.”

  • Eskişehir’de Bazı Köklü Firmaların Batacağı Söyentisi

    Eskişehir Ticaret Odası (ETO) Başkanı Metin Güler, kentteki bazı köklü firmaların batacağına ilişkin söylemlerin çığ etkisi oluşturduğunu, abartılı yorumların mevcut mali tablosu iyi olan şirketleri bile olumsuz etkilediğini vurguladı.

    Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, son günlerde şehir kamuoyunda ve iş dünyasında dile getirilen “Bazı firmaların batacağına yönelik” söylentiler hakkında açıklamada bulundu. Eskişehir ekonomisinde 30 binden fazla iş yeri ve şirketin faaliyet gösterdiğini belirten ETO Başkanı Metin Güler, özellikle Eskişehir’deki bazı köklü firmaların batacağına ilişkin söylentilerin ticari hayatı olumsuz etkilediğini söyledi. Köklü bir şirketin bu günlere ulaşmasının kolay olmadığını belirten Güler, firmalar hakkında eleştiri ya da yorumda bulunurken; o şirketin istihdam ve katma değer sağladığını unutmamak gerektiğini vurguladı.

    Yapılan olumsuz değerlendirmelerin şirketleri zor durumda bıraktığını kaydeden ETO Başkanı Metin Güler, “Ne yazık ki son günlerde piyasada ve kamuoyunda Eskişehir’in bazı köklü firmalarının batacağına yönelik söylentiler artmaktadır. Yapılan değerlendirmeler çığ etkisi oluşturmakta, ekonomik zorluk yaşayan firmalarımızın ticari hayatlarını daha da zorlaştırmaktadır. Bu durum şehrimizin ekonomik hayatını da olumsuz etkilemektedir. Hele ki gerçeği yansıtmayan yorumlar, mevcut mali tablosu iyi olan firmaları bile zor durumda bırakmaktadır” şeklinde konuştu.

    Türkiye’deki birçok firmanın borcu bulunduğuna, ticari faaliyetlerini çek ve senetle yürüttüğüne dikkat çeken ETO Başkanı Metin Güler, “Türkiye’nin ve dünyanın birçok yerinde ticari faaliyetler çek ve kredi imkanları dahilinde sürdürülmektedir. Gerek yaptığı yatırım gerekse kullandığı krediden dolayı çok sayıda firmanın borcu bulunmaktadır. Mevcut tablo sadece Eskişehir firmalarına özgü değildir. Dolayısıyla değerlendirme ve yorum yaparken bunları da dikkate almak gerekir” dedi.

    Eskişehirli firmalara yönelik abartılı yorumların devam etmesi halinde, bu firmaların hiç iş yapamaz duruma geleceğini kaydeden Güler, “Bu firmalar gerçekten iş yapamaz ve batarsa; kaybeden sadece o firmalar değil, aynı zamanda Eskişehir olacaktır. Üstelik iş yaptıkları şirketler de olumsuz etkilenecektir. Özellikle böyle durumlarda bankaların daha bilinçli ve adil olması gereklidir. Deyim yerindeyse bankalar bindikleri dalı kesmemelidir. Zira Eskişehir, ülkemizde ödenmemiş çek ve senet oranının en düşük olduğu şehirlerdendir. Yakın zamanda şehrimizdeki birkaç firmanın ticari faaliyetlerinin sonlanmasının faturası, Eskişehir’in tüm köklü firmalarına çıkarılmamalıdır” ifadelerini kullandı.

  • Bitlis’in En Köklü Takımı Destek Bekliyor

    Bitlis’te 1926 yılında kurulan ve amatör kümede mücadele veren Özgüzeldere Spor Kulübü, maddi imkansızlıklar yüzünden final maçına çıkamayabilir.

    Kulüp Başkanı Cevdet Tuncel, “Bitlis’in en köklü kulüplerinden olan Özgüzeldere Spor, Tatvan Gençlerbirliği ile yapılacak olan BAL’a çıkmak mücadelesine maddi imkansızlıklardan dolayı çıkmama kararı alabiliriz” dedi.

    Tuncel, 5 yıldır kendi imkanlarıyla kulübü ayakta tutmaya çalıştığını belirterek, 90 yıllık kulübün halinin hiçte iç açıcı olmadığını ifade etti. Son birkaç yıldır üst üste şampiyon ve Bitlis merkezde tek amatör takım olduklarını ifade eden Tuncel, özellikle maddi yetersizlikten dolayı bir türlü Bölgesel Amatör Lige (BAL) çıkamadıklarını söyledi. Tuncel, “Bitlis’in en köklü kulüplerinde olan Özgüzeldere Spor’da başkanlık yapıyorum. Ancak ben bugün başkanlığı bıraksam gelip kulübe başkan olacak kimse yok. Kulübümüze gönül borcumuzu ayakta tutarak ödemek istiyoruz. Ama ne tesisimiz var ne de paramız. Ben kendi işimden kazandığım parayla giderleri karşılamaya çalışıyorum, ama yetmiyor” diye konuştu.

    Bitlis Belediyesi’nin kaynak bularak 50 bin ve valiliğin 10 bin TL’den başka hiçbir yerden tek kuruş yardım görmediklerini ifade eden Tuncel, “Ne Bitlisli iş adamlarımızdan, ne esnafımızdan ne de diğer kurum ve kuruluşlardan yardım alamıyoruz. Bu yıl transferlerimize toplamda 143 bin TL para harcadık, ancak geri kalan meblağı ödeyemediğimiz için futbolcularımızın final maçına gelmeme gibi durumları olabilir. Bu da bizim final maçına çıkamayacağımızın göstergesi olur. Sosyal aktivitenin pekte olmadığı ilimizde BAL’a çıkarsak eğer, bu kahvedeki ve kötü alışkanlıkları olan gençlerimize çok iyi bir fırsat olacaktır. Bizler Özgüzeldere Spor Kulübü olarak Bitlis Valimiz Ahmet Çınar’dan bu işe çok acil bir şekilde çözüm bulmasını talep ediyoruz. Aksi takdirde Bitlis’in ve Türkiye’nin en köklü kulüplerinden biri olan Özgüzeldere Spor Kulübü çokta fazla olmayan bir meblağ yüzünden hem final maçına çıkamayacak hem de ne yazık ki yok olup gidecek” diye konuştu.

  • Kayseri Yozgatlılar Derneğinde Ayhan Köklü Dönemi

    Kayseri Yozgatlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin yapılan genel kurulunda Ayhan Köklü başkanlığa seçildi.

    Kayseri Yozgatlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin bugün yapılan genel kurulunda tek başkan adayı olan Ayhan Köklü göreve seçildi. Başkanlık görevine seçilmesinin ardından konuşan Kayseri Yozgatlılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Ayhan Köklü, “Derneğimizin genel kurulu bugün yapıldı. Hemşerilerimizin çok yoğun bir teveccühüne mazhar olduk. Görev bize tevdi edildi. Katılan tüm hemşerilerimize çok teşekkür ediyorum. Bu arada Kuddusi hocam 4 yıl derneğimizin başkanlığını yaptı. Kendisine çalışmalarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Bizde bundan sonra aldığımız bu bayrağı daha yükseklere getirmek için gayretli bir şekilde çalışacağız. Hemşerilerimizin desteğini bekliyoruz” dedi.