Etiket: Kocaoğlun’dan

  • Kocaoğlu’ndan Ankara mesajları

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Mezunlar Derneğinin Ankara’daki söyleşisinde konuşan Başkan Aziz Kocaoğlu, imardan İZBAN’a, ekonomiden, başkanlık sonrası hayallerine kadar önemli mesajlar verdi.

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, ODTÜ Mezunlar Derneği tarafından düzenlenen “İzmir Yerel Yönetim Modeli” başlıklı söyleşiye katıldı. Derneğin Ankara’daki merkezinde gerçekleştirilen söyleşinin moderatörlüğünü, ODTÜ Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Prof. Dr. Anlı Ataöv üstlendi. Ataöv, “İzmir’de olan bitenleri duydukça müthiş bir heyecan hissediyoruz. İzmir modeli, İzmir’in dinamikleriyle birlikte oluşturulan, pratikten gelen bir model. Ne yapıldığı kadar nasıl yapıldığı da önemli. Bu modelin yüzü geleceğe bakıyor” diye konuştu. İzmir Büyükşehir Belediyesinin belediye-KİT ortaklığıyla kurulan İZBAN, belediye-Özel İdare ortaklığıyla kurulan İzmir Jeotermal, yerinde ve uzlaşmaya dayalı kentsel dönüşüm, 100’e yakın mimarın katkı koyduğu kıyı tasarımı, toplu ulaşımda 90 dakika uygulaması, Meslek Fabrikası, Abla-Ağabey-Kardeş ve kırsal kalkınma gibi özgün projelerinden örnekler veren Başkan Kocaoğlu ise ekonomi konusunda da önemli açıklamalar yaptı.

    “Kimseden bağış almam, para da istemem”

    Konuşması sırasında farklı konularda gelen sorulara cevap veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, kenti korumak adına hiç kimseye ya da hiçbir gruba “bir santimetrekare bile” fazla imar vermediklerinin altını çizerek, “Hiçbir bürokratımdan böyle bir şey istemedim. Benden bunu isteyen bürokratla da çalışmadım. Planlama ekibiyle birlikte her hafta çalışırım. Değerlendirmediğim hiçbir plan kararını Meclis’e göndermedim. Kenti korurken aynı zamanda ekonomik olarak büyütmeye de çalışıyoruz. Yoğunluk artırmak gibi, kenti yandaşa, partiliye, ona buna peşkeş çekmek, kirletmek gibi bir niyetimiz yok. Kimseden bağış almam, para da istemem. Zengininden fakirine kadar, 7 yaşın üzerindeki İzmirliler bunu iyi bilir” diye konuştu.

    “Kimse ‘selamün aleyküm’ bile demez”

    Belediye başkanının sadece yasayla sınırlandırılmış görevleri yapmaması, kentlinin yaşam kalitesini artırmak ve lokmasını büyütmek konusunda da sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyleyen Başkan Aziz Kocaoğlu, “aday olup olmayacağı” ve “aday olmazsa sonrasında neler yapacağı” yolundaki pek çok soruya da kısa cevaplar verdi. Kocaoğlu, “Aday olursam seçileceğime inanmama rağmen, koltuktan güç alan ve koltukta tekrar kalmak için memleketin işini bozan, kaynağını boşa harcayan adamlara örnek olabilmek için böyle bir karar aldım. Aday olmayacağımı seçimden 6 ay önce açıkladım. Gelişmiş ülkelerde bu tip görevler bittiğinde, o insanın deneyiminden istifade edilmeye, bilgi ve birikimleri değerlendirilmeye çalışılır. Bizde ise siyasetçi gittiğinde kimse ‘selamün aleyküm’ bile demez. Daha önce bir zeytinlik hayalim vardı ama belediye başkanı olunca eldeki parayı bitirdik. Bundan sonra bu hayal ancak çocukların desteğiyle gerçekleşebilir. Ne çıkarsa bahtımıza, yürür gideriz” dedi.

    “Mesleksiz adam siyaset yapar mı?”

    Siyasetin bir inanç ve kadro işi olduğunu da hatırlatan Başkan Kocaoğlu, şöyle konuştu:

    “Devlet, ülke ve millet için yapılır siyaset. Parti burada sadece araçtır. Mesleksiz adam siyaset yapar mı? Önce mesleğin olacak. Siyaset meslek değil ki. Böyle adamlar olduğu müddetçe siyasette hiçbir yere varamayız.”

    “Hâlâ devrimciyim”

    Söyleşi sırasında İZBAN greviyle ilgili bir soruyu da cevaplandıran İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, şunları söyledi: “Büyükşehir belediye başkanı, iki sene içinde ortalama her ay bir tane toplu sözleşme yapar. Hakkını da verir. İZBAN bir ortak kuruluştur. Sendika maalesef 2 senede 2 kez greve gitti. Yüzde 22 vermemize rağmen. Ben greve, toplu sözleşmeye, sendikal haklara karşı değilim. 18 yaşında fakülteye bir devrimci olarak başladım, hâlâ aynı ruhla devrimciyim. Devlette, belediyelerde, özel sektörde yüzde 22 zam alıp toplu sözleşme yapan var mı? Devlet memurları, emekliler yüzde kaç zam aldı? İş adamları ne kazandı 2018’de? Popülist sendikacılıkla ve popülist devrimcilikle hiçbir yere gidilmez. Türkiye’de yapılan sendikacılık, sadece ücret sendikacılığı. Önce ayaklarımızın yere basması lazım. Ülkede refah varsa, katma değer üretilmişse, refah payı da vardır. Olmayan, ülkeyi yönetenler tarafından sağlanamayan refahın paylaşılması olmaz ki. Niye başka yerde grev yapmıyorlar da İzmir’de yapıyorlar?”

    “Koca gemiyi yürütmek zorundayım”

    İzmir’de özel sektörde ara eleman ihtiyacının 83 bine ulaştığını kaydeden Kocaoğlu, “Ama belediyeye ’eleman’ desen, 300 bin kişi kapıda. Bizim millet olarak yapacağımız tek şey var; onurumuzla, şerefimizle çalışacağız, kaytarmayacağız. Kaynak oluşturacağız, tasarruf edeceğiz. 320 İZBAN işçisi elbette çok önemli benim için ama ben 27 bin kişi çalıştırıyorum ve özel sektörden fazla ödüyorum. Bu koca gemiyi yürütmek zorundayım” dedi.

    “Yapısal kriz”

    Türkiye ekonomisinde yaşanılan şeyin finans krizi ya da para yokluğu değil “yapısal bir kriz” olduğunu savunan Başkan Kocaoğlu şöyle devam etti: “Televizyonlara çıkıp askılı pantolonlarla ekonomiyi konuşanlar yıllarca hiç doğruyu söylemedi. Çünkü mevzuya girmediler. Bugün Türkiye’nin sorunu, katma değer üretememektir. Bugün bize dayatılan ekonomik model, ABD ve İngiltere gibi gelişmiş ülkelerin işine yarayan bir modeldir. Adamın parası var, para satıyor. Teknolojisi var. Bizde para yok ki. Kendimi bildim bileli ihracatla ithalat arasındaki farkı kapatamıyoruz. Öyleyse bize dikte edilmiş bu modelde niye ısrar ediyoruz? Siyasetçi kendi insanına, toplumuna, yaşam biçimine uygun bir modelle başarıya ulaşır. Akıllı olacağız. Elin kesesinden borçlanarak çok yedik, içtik. Bu ekonomik bağımlılıkla gidersek, daha da büyük tavizler vermek zorunda kalacağız. Özveride bulunacağız. En yukarıdan en aşağı kadar. En çok özveriyi de en çok kazanan yapacak. Bir devlet politikasıyla bu çukurdan çıkıp sorunları bir daha geri dönmemek üzere halletmek zorundayız. Burası Orta Doğu. Petrol paylaşımının kıran kırana yapıldığı bir coğrafya. Ancak güçlü bir ekonomi ile ayakta kalabiliriz. Aksi takdirde, fakirleşmeyi de bırakın, siyasi bağımsızlığımız elden gidecek.”

  • Kocaoğlu’ndan “Kararınızdan bir dönüş olabilir mi?” sorusuna net yanıt

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, 31 Mart seçimlerinde aday olmama kararını gözden geçirmesi yönündeki daveti net bir şekilde yanıtlayarak, “Bu karar 2014’te alındı. Binali Bey’in aday olması ve pompalanmasından dolayı, siyasette iddia ve tahrik önemli bir unsurdur. ‘Şöyle adam, böyle adam, seçim kaybetmedi’ dediler, biz de girdik. O zamanki kararımızı 5 yıl ertelemiş olduk. Çok büyük bir anormallik olmazsa şimdi kararımız kesindir. Benim adaylık için geriye dönüşüm diye bir şey söz konusu değil. Türkiye için, İzmir için ’yak kendini’ derlerse yakarım. O noktaya da inşallah gelmeyiz” dedi.

    İzmir’de, 2004 yılından bugüne kente yaptığı hizmetler nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu için teşekkür toplantısı düzenledi. Kalabalık bir davetli topluluğuna seslenen Başkan Kocaoğlu, İzmir Modeli olarak anılan özgün yönetim şeklini ve kentin kalkınmasına katkı sağlayan çalışmalarını anlattı.

    15 sene belediye başkanlığının ardından yeniden aday olmama kararını açıklamasıyla birlikte katıldığı tüm toplantılarda İzmir Modeli’ni anlatmasının istendiğini belirten Başkan Aziz Kocaoğlu, “Gezgin vaiz gibi olduk. Eskiden Ramazan’da gezgin vaizler köy köy dolaşır anlatırlardı. Biz de şimdi öyle bir şeyler anlatmaya çalışıyoruz” dedi.

    Geçmiş yıllarda İzmir’e dışarıdan bakanların, “Siz kimliğinizi bulamamışsınız, bu kadar sektörle uğraşılmaz” şeklinde eleştiriler yönelttiğini vurgulayan Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu, “Özellikle İstanbul ayağı ve devlet bürokrasisi. Bu kent kasaba değil. Bu kent Türkiye’nin en çok üreten kenti. Her sektörde büyümek zorundadır; çünkü her sektörde birikimi, tarihi ve yatırımı vardır. İzmir’e böyle bakmak gerekir. Aradan 15 yıl geçse de bu bakış açısını yeni yeni törpüleyebildik” şeklinde konuştu.

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, katılımcı demokrasiye ilişkin görüşlerini ise şu sözlerle ifade etti:

    “Gerçekten katılımcı yerel yönetimi, demokrasiyi, bizim yöneticilerimiz uygulayabiliyorlar mı? O uygulama olgunluğu, becerisi bizim yöneticilerimizde var mı? Ama ideal yöntem bugün budur. Paylaşmak. Seçim arifesinde ’at babam at’ diyerek işler gidiyor. Bu belediyenin parası var mı? Kaynak nereden geliyor? Şunu yapacağım diye atarsın, sonra hepsi havada kalır. Yapamayacağınız şeye söz verdiğiniz için baştan maçı kaybeder güveni zedelersiniz. Hiçbir şey de yapamazsınız. Çalışabilmeniz için güven tesis etmeniz birinci koşuldur. Parayı da bulmanız gerekir. Bizim ilk 3 senemiz finans gücümüzü arttırmakla geçmiştir. Başka türlü hiçbir şey yapamazdık. Hazır burada limanımız var. Tarama yapılacak. İzmir, liman faaliyetinin artmasıyla maksimum iki senelik parayla maliyeti karşılayacak durumda. Onu bile yapamadık. İzmir ekonomisi büyüyecek, İzmir tarımı büyüyecek. Tarım dünyanın en kritik sektörü oldu. Hapla beslenme noktasına gelmediysek üretmek zorundayız. Siz bu coğrafyada Avrupa’yı besleyemeyecek düzeye geldiyseniz ekonomiyi yönetemiyorsunuz.”

    “Çok büyük bir anormallik olmazsa şimdi kararımız kesindir”

    Kocaoğlu, konuşmasının ardından soruları da yanıtladı. Başkan Kocaoğlu, “Aday olmama kararınızdan bir dönüş olabilir mi?” şeklindeki soruya şu yanıtı verdi:

    “Bu karar 2014’te alındı. ’Ben bu işi biliyorum, ölene kadar yapacağım’ diye bir şey yok. Bir arkadaş gelecek bayrağı yukarı taşıyacak. Binali Bey’in aday olması ve pompalanmasından dolayı, siyasette iddia ve tahrik önemli bir unsurdur. ‘Şöyle adam, böyle adam, seçim kaybetmedi’ dediler, biz de girdik. O zamanki kararımızı 5 yıl ertelemiş olduk. Çok büyük bir anormallik olmazsa şimdi kararımız kesindir. Bir olayın getirisini, götürüsünü, faydasını, zararını teraziye koymaya şartlanmış bir adamım. Benim geriye dönüşüm diye bir şey söz konusu değil. Türkiye için, İzmir için ’yak kendini’ derlerse de kendimi yakarım. O noktaya da inşallah gelmez. İyi bir arkadaş gelir, biz de gider işimize, bakar torun severiz. Bırakmayanlara saygı duyuyorum; ama ben böyle düşünüyorum. Belediye başkanlığı yıpratıcıdır. İcra makamıyız. Taze kana ihtiyaç var.”

  • Başkan Kocaoğlu’ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerine yanıt:

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İzmir söylemlerine yanıt veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocoağlu, “Sayın Cumhurbaşkanımızın bu üçüncü söylemesi! Bizim devlete, başkanına saygımız vardır. Devlet varsa millet var diyen, inanan insanlarız. Devlet başkanlarına söz söylemeyiz. Ama kim ne bilgi veriyorsa bilmiyorum. Kim niye o bilgiyi verir? Kentin neresi kokar? Partili cumhurbaşkanı olabilir ama benim de cumhurbaşkanım, devlet başkanımdır. İzmir kokmuyor.” dedi.

    İzmir Büyükşehir Belediyesi Kasım ayı olağan meclis toplantısının 7’nci birleşimi Başkan Aziz Kocaoğlu idaresinde gerçekleşti. ESHOT Genel Müdürlüğünün 2019 Mali Yılı Performans Programı ve ESHOT Genel Müdürlüğünün 2019 Mali Yılı Gelir-Gider Bütçesi’nin görüşüldüğü oturumda, ESHOT’a 2019 yılı için 1 milyar 77 milyon 820 bin TL’lik bütçe ayrıldı. AK Parti’nin ret verdiği önerge, CHP’nin kabul oylarıyla oy çokluğuyla kabul edildi.

    Bütçe görüşmelerine AK Parti ile Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun tartışmaları damga vurdu.

    ESHOT’a AK Parti’den eleştiri

    AK Parti Grup Başkan Vekili Ali Kökoğuz, ESHOT Genel Müdürlüğünün performans programı ve bütçesini eleştirerek, “ESHOT Genel Müdürlüğünün 2019 yılı bütçesini incelediğimizde, 853 milyon 283 bin TL gelir, 1 milyar 77 milyon 820 bin TL gider belirlenmiş olup, 224 milyon TL açık vereceği görülmekte olduğundan borçlanmanın giderek yükselerek eski borçlarla beraber dağ gibi olacağı şimdiden netleşmiştir. ESHOT Genel Müdürlüğü geçen yılki performans programında, vatandaşa taahhüt ettiğiniz 2018 yılında çevreci 50 adet körüklü ve 50 adet solo olarak toplam 100 adet ve 3 yıl içinde 400 elektrikli otobüs alım gerçekleştireceğinizi söylemiştiniz. 2018 yılı bitmek üzere bu sözünüzün yerine getirilmemiş olması bir plansızlık ve programsızlık örneği değil midir?” diye sordu.

    ESHOT otobüslerinin çok dolu olarak yolcu taşıdığını ifade eden Kökoğuz, “ESHOT otobüsleri çok dolu taşıma yapmaktadır. Doluluk olarak Çin, Hindistan, Pakistan gibi ülkelerin düzeyinden farksız durumunda, insanlar alt alta, üst üste gitmektedir. Klimasız veya kliması çalışmayan otobüslerle, İzmirliler sıcak havalarda perişan olmaktadır. Kayseri pastırması gibi asılı bir şekilde 1 saat yolculuk yapan vatandaşlarımızda güç ve takat kalmamaktadır. Bu görüntü İzmir’e hiç yakışmamaktadır. İzmirli vatandaşlarımıza çifte standart uygulamaktadır. Gecekondu, varoş semtlerimize en kötü, eski ve az sayıda otobüsler verilerek 60-90 dakikada bir sefer yapıldığından, İzmirliler cefa çekmeye devam etmektedir” diye konuştu.

    “ESHOT bizim gururumuzdur”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkan Vekili Sırrı Aydoğan ise, sosyal indirimler kapsamında kayıp yaşandığını belirtti. Aydoğan, “ESHOT’un tek geliri var; o da bilet. Kimseye sırt çevirmedik. ESHOT bizim gururumuzdur” dedi.

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkan Vekili Mehmet Ali Özkurt da ESHOT çalışmalarında emek dökenlere teşekkür ederek, önergeye olumlu oy kullanacaklarını dile getirdi.

    Cumhurbaşkanı gerginliği

    CHP’li Hatice Tatlı oturumda, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “İzmir’e suyu biz getirdik. İZBAN bizimle yapıldı, bunların yaptığı değil ama havasını ‘biz yaptık’ diye atıyorlar” sözlerine ilişkin, “Ona nasıl yanlış bilgiler aktarılıyorsa yüzde 50 ortak olduğunun farkında mı değil? Uygulamaların çoğunu belediyenin yaptığının farkında mı değil?” dedi. Tatlı’nın ardından, AK Partili Kökoğuz da “Cumhurbaşkanı burada yok. Bize söz hakkı doğuyor. Su problemi derken Gördes Barajı’ndan bahsediyor. İzmir’in 50 yıllık su sorunu çözülmüştür” diye konuştu. Başkan Kocaoğlu, “Tabi tabi, teşekkürler! Burası İzmir Meclisi. Herkes konuşur, cevap verir. Ankara’da, İstanbul’da İzmir konuşuluyor da İzmir’de niye İzmir konuşulmuyor?” çıkışını yaptı. Oturumda kısa süreli gerginlik yaşandı ve Kökoğuz CHP’li sıralara dönerek, “Gördes’i kim yaptı?” dedi. Kocaoğlu da, “Herkes her yerde nutuk atacak, bu mecliste olmayacak. Böyle bir şey yok! Ben de belgeleriyle söylediklerinize cevap vereceğim” dedi.

    “İstanbul’a gider kıyaslama yaparsınız” diyen Kocaoğlu ESHOT eleştirilerini toplu şekilde yanıtladı. Kocaoğlu, “Toplu ulaşımın yüzde 55-56 gibi yükünü çekmektedir. Vatandaşa işkence dediğin zaman, başka ülkelere gitmenin zamanı yoktur. Döviz kuru bu kadar yüksekken zarar etmenin anlamı yok, İstanbul’a gidersiniz, kıyaslama yaparsınız. Metrobüs denilen sıra dışı işte bile insanlar pestil gibi seyahat etmektedirler. İstanbul büyüktür ama İzmir ile kıyaslandığında balık istifi görmedim” dedi.

    “Bana pas vermeyin”

    Kocaoğlu, “Biz ulaşımdaki zararımızı 10 kat azalttık. Bugün 4 milyonluk kentte günde 700 bin kişiyi raylı sistemle taşıyoruz. Ben İzmir’i İstanbul’la değil Ankara’yla kıyaslanacak bir kenttir. İstanbul’la da kıyasladığımızı düşündüğümüzde İzmir’de şu an faal olarak 179 kilometre raylı sistem çalışmaktadır. 720 kilometrelik raylı sistemin olması gerekmektedir. 2 milyar 300 milyon TL yatırım yaptık. Ben hayatımdan memnunum. Giderek raylı sistem de aratacaktır. Artmak durumundadır. Tramvay konusunda da karşı çıkmalar oldu. Bugün memnuniyet seviyesini ölçtürebilirsiniz. Bugün acil olan Buca’dır. Bugün onay gelse bu faizle borçlanıp bu metroyu yapmam. Türkiye ekonomisinin normal bandına çekilmesini beklemek zorundayım. O zaman onay gelseydi yapılırdı. Bu işlere böyle bakın. Bana pas vermeyin. Siz iktidar partisinin meclis üyeleri olarak İzmir’e hizmet etmek istiyorsanız, bizim onaylarımızın çıkması için çaba göstermeniz gerekir” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı’na Kocaoğlu’ndan yanıt

    Kocaoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İzmir söylemleri üzerinden, “Sayın Cumhurbaşkanımızın bu üçüncü söylemesi! Bizim devlete, başkanına saygımız vardır. Devlet varsa millet var diyen, inanan insanlarız. Devlet başkanlarına söz söylemeyiz. Ama kim ne bilgi veriyorsa bilmiyorum. İZBAN’da İzmir Büyükşehir Belediyesinin çekerler hariç harcadığı para 450 milyon dolardır. TCDD bu 136 kilometrelik Selçuk-Aliağa arasındaki hatta kaç para yatırım yaptığını açıklasın. Onlar AK Parti’nin iktidar olduğu 2002 yılından bu tarafa, ben de başkan olduğum 2004 yılından bu yana yaptığım harcamayı çıkartayım. Kimin ne kadar para harcadığını kamuoyuna açıklarız. Şeffaflık işte budur. Kent kokuyor demesi, kim niye o bilgiyi verir? Kentin neresi kokar? Partili cumhurbaşkanı olabilir ama benim de cumhurbaşkanım, devlet başkanımdır. İzmir kokmuyor. Herkes kendine baksın kimin koktuğunu biliyor. 1963 senesinde liseyi okumaya gittim. 15 yaşında gittim. Kurbağalı dere hala kokuyor. 56 senedir kokuyor. İzmir’de kokuyordu, Büyük Kanal yapıldı, emeği geçen herkesten Allah razı olsun, şimdi kokmuyor. Körfez kokmuyor kardeşim! Biyolojik çürümeden dolayı koku her zaman çıkar. Bu algı yönetimidir. İzmir kokmuyor. İzmir kokuyor diye propaganda yap, 31 Mart akşamı cevabı gör” diye konuştu.

    “Gördes Barajı’nın tekrar yapılması gerekmektedir”

    Kocaoğlu, Gördes Barajı’na ilişkin, “Yılan hikayesine dönen Gördes Barajı’nı da konuşmak istiyorum. 40 küsur sene evvel Devlet Su İşleri (DSİ) ile İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yapılan protokol çerçevesiyle suyun belirli miktarıyla İzmir’in su ihtiyacını karşılamak için yapılmıştır. 2010 yılında 27 milyon metreküp su alınmıştır. Sonra baraj delik çıkmıştır. Barajın suyu boşaltılmıştır. Barajın belirli bir kısmına kadar membranla kaplanmıştır. Tekrar doldurulmaya başlanmıştır. O zamandan bu tarafa hiçbir zaman, gün ve saatte Gördes’te toplanan su seviyesi yüzde 12’yi geçmemiştir. Bunu geçtiği an su kaybolmaktadır. Gördes Barajı’nın tekrar yapılması gerekmektedir. DSİ 2010 yılında su aldın, dedi. 30 yıl ödemesi var. Bizden sonraki senelerde istediler. Biz su almıyoruz, dedik. Anlaşmazlık çıkarmayalım diye. 2016-2017 ve 2018 yılında 27 milyon TL parayı ödedik. 27 milyon metreküp 8 senede su aldık. Su verilemediği için Belkavhe’ye yaptığımız arıtmayı deneyemedik. Müteahhitten işi teslim alamadık. Şu anda da bize su verilememektedir. Pompalarda, yollardaki eksiklikler giderilse bile yine suyu veremeyecekler. Ama biz parayı veriyoruz. Uzlaşalım dedik. İzmir’e su getirdik! Bu bilgi Cumhurbaşkanına yanlış veriliyor. Bu üçüncü oldu. Daha önce hiç ağzımı açmadım. Ama mecbur kalınca bunu da söylemek durumundayım. Hakikat budur” ifadelerini kullandı.

  • Başkan Kocaoğlu’ndan Zeybekci’ye tebrik

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Nihat Zeybekci’nin adaylığına ilişkin, “Kendisini tebrik ediyor, başarılar diliyorum. Tüm İzmir’e hayırlı uğurlu olsun” dedi.

    İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde bütçe görüşmeleri devam ediyor. Görüşmelerde söz alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanvekili Ali Kökoğuz, yerel seçimlerde adaylarının Zeybekci olduğunu hatırlatarak, “Seçimlerin demokrasi adına barış içerisinde geçmesini diliyorum” dedi.

    Bunun üzerine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Hayırlı olsun, bende buradan eski Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı, eski Ekonomi Bakanı Zeybekci’yi tebrik ediyor, başarılar diliyorum. Tüm İzmir’e hayırlı uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.

  • Başkan Kocaoğlu’ndan, AK Parti-MHP ittifakı ve Zeybekci yorumu

    AK Parti’nin İzmir büyükşehir adayını açıklamasına saatler kala İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, ittifaka ilişkin, “İlçelerde, birkaç ilçede kaza olmazsa alırız ama mutlaka olur siyasette. Ya adayda problem olur ya da öbür aday çok güçlü olur. Onun dışında minimum söylüyorum; 26-27 ilçeyi alabileceğimizi düşünüyorum. 3 ilçede farklı bir şey çıkar. Ancak büyükşehirde büyük farkla alırız” dedi.

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, yerelde ittifaka gitme kararı alan AK Parti ve MHP’nin İzmir’deki yansımalarının nasıl olacağını gazetecilere değerlendirdi. İttifakın büyükşehiri etkilemeyeceğini dile getiren Kocaoğlu, “Büyükşehir daha büyük farkla alınır. Büyük bir farkla CHP alır” dedi.

    İttifak ile bazı ilçelerde kazanma durumu olabileceğine işaret eden Başkan Kocaoğlu, “Benim aday olup olmamam önemli değil. En az bizim kadar değerli bir arkadaşımız aday gösterilecektir. Biz de hep beraber çalışacağız. Büyükşehir belediye başkan adayımız ve diğer ilçe adaylarımız için çalışacağız. İlçelerde, birkaç ilçede kaza olmazsa ama mutlaka olur siyasette. Ya adayda problem olur ya da öbür aday çok güçlü olur. Onun dışında minimum söylüyorum; 26-27 ilçeyi alabileceğimizi düşünüyorum. 3 ilçede farklı bir şey çıkar” ifadelerini kullandı.

    “Nihat Zeybekci arkadaşımız, belediye başkanlığına beraber başladık”

    Ekonomi Bakan Nihat Zeybekci’nin geçtiğimiz günlerde İzmir adaylığı sorulduğunda “İzmir mahallenin en güzel kızı kim istemez” sözlerini de değerlendiren Başkan Aziz Kocaoğlu, “Nihat bey arkadaşımız beraber başladık belediye başkanlığına. Sonra belediye başkanını bıraktı istifa etti milletvekili oldu bakan oldu. O zamandan beri 2004 yılından beri tanışırız. Bir toplantıda da İzmir Denizli örnek alsın demişti onu hatırlarsınız belki. Sonrada bakan olunca görev icabıyla dışarı çıkmıştı, biz de cevap vermiştik. İzmir farklı bir yer, ’hayırlısı olsun’ demekten başka çare yok. Yarışacağız, kimlerle yarışmadık ki. Parti olarak yarışacağız” dedi.