Etiket: KOAH

  • Uzmanlardan Koah Önerileri

    Bitlis Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Yüksekkaya, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) hakkında önerilerde bulundu.

    Yüksekkaya, dünyada ve Türkiye’de KOAH’ın en sık görülen sebebinin sigara ve tütün ürünlerinin kullanımı olduğunu söyledi. Sigara kullanımının en sık ölüm sebepleri arasında Türkiye’nin üçüncü sırada yer aldığını ifade eden Yüksekkaya, “Bitlis’te tütün ürünlerinin çok sık kullanılmasına bağlı olarak KOAH oldukça fazla görülmektedir. KOAH tedavisinde kullandığımız ilaçlar hastalığı durdurmaktan ziyade hastayı rahatlatmak amacını taşımaktadır. Bu ilaçlar KOAH’ı kesinlikle düzeltmemektedir. KOAH kısmi dönüşümlü bir hastalıktır. Tedavisinden ziyade hastalığın önlenmesi ve halk arasında farkındalığın artırılması amaçlanmaktadır. KOAH’daki en önemli silahımız sigara bırakmasıdır. KOAH gelişimini durdurmakta tek ve en etkili yöntem sigarayı bırakmaktır. Özellikle sigara kullanımı yasaklanması ev içi hava kirliliğinin engellenmesidir. Bitlisli kadınlarda KOAH sık görülmektedir. Bununda en büyük sebebi ise soba da yakılan ağaç ve tezek dumanının solmasıdır” dedi.

  • Koah Hastalarında İlaç Dışı Tedavi

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof.Dr.Cengiz Bahadır, KOAH hastalarının ilaç tedavilerine ek olarak yeni tedaviler geliştirilerek solunum rehabilitasyonu (pulmoner rehabilitasyon) uygulamalarına ağırlık verilmeye başlandığını söyledi.

    Kronik akciğer hastalıklarının en sık rastlanılan hastalıklar arasında olduğunu belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof.Dr.Cengiz Bahadır, “KOAH yani kronik obstruktif akciğer hastalığı (kronik bronşit, amfizem, astım) halk dilindeki adıyla “kronik bronşit”, “müzmin bronşit” akciğerlerdeki bronşların daralmasına bağlı olarak soluk alıp verme sırasında hava akımının kısıtlanmasına yol açan süregen bir hastalıktır. Kronik Kronik obstruktif akciğer hastalığı (KOAH) ölüm nedenleri arasında beşinci, uzun süreli özürlülük nedenleri arasında ikinci sırada gelmektedir. Özellikle sigara tiryakiliği KOAH’ın en önemli sebeplerinden biridir. Kistik fibroz hastalığı ise konjenital bir bozukluktur. Doğumdan itibaren akciğerlerin temiz kalmasını sağlayan salgı bezlerinin ince ve akışkan olan sıvısı, bu hastalıkda daha fazla yoğunlaşarak akıcılığı azalır. Öksürükle balgam çıkarmayı güçleştiren bu rahatsızlık, küçük hava yollarının tıkanmasına yol açar. Bu da solunum zorluğu, öksürük, hırıltı, zatürre, bronşit gibi hastalıklara neden olur” dedi.

    Bu hastaların uzun süreli ilaç tedavileri kullanmakta olduğunu ve bu ilaçların etkilerinin sınırlı olduğunu kaydeden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof.Dr.Cengiz Bahadır, “Son yıllarda bu hastalarda ilaç tedavilerine ek olarak yeni tedaviler geliştirilmiş ve solunum rehabilitasyonu (pulmoner rehabilitasyon) uygulamalarına ağırlık verilmeye başlanmıştır.

    Pulmoner (solunum) rehabilitasyon kronik akciğer hastalığı olan kişilerde fonksiyonel kapasiteyi maksimuma çıkarmak için uygulanan ilaç dışı tedavilerin tamamını içerir. Bu hastalarda hava yolunun kısıtlanması solunum sıkıntısı, endişe, korku ve kronik yorgunluğa yol açar. Yeterli oksijen alabilme çabası solunum kaslarını aşırı yorarak kişiyi halsiz ve güçsüz bırakır. Uzun süren solunum sıkıntısı hastanın günlük aktivitesini azaltarak egzersiz kapasitesini düşürmekte ve günlük yaşamında bağımlılık yaratmaktadır. pulmoner rehabilitasyon, kullanılan ilaçların etkilerinin yetersiz kaldığı bu gibi durumlarda son derece faydalı olmaktadır.

    Pulmoner rehabilitasyon programına en sık kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olanlar alınmakla birlikte astım, bronşektazi, kistik fibrozis, ve solunum sıkıntısı yaratan diğer bir çok kronik akciğer hastalığı bu programa dahil edilebilir.Pulmoner rehabilitasyon uygulamaları ile kronik olarak solunum sıkıntısı olan hastaların günlük yaşantıları içerisinde hareketlilik düzeylerini artırmak, aktif solunum teknikleri ve solunum egzersizler ile etkili solumayı ve öksürmeyi öğretmek, solunum yetmezliği ataklarını ve hastaneye yatış sıklığını azaltmak amaçlanır” diye konuştu.

    Göğüs hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirilen ve kronik solunum sıkıntısı nedeniyle pulmoner rehabilitasyon endikasyonu konulan hastaya ilk olarak solunum fonksiyon testi ve aerobik egzersiz testi yapıldığını anlatan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof.Dr.Cengiz Bahadır, “Hastaya solunum fizyoterapisti tarafından çeşitli fiziksel terapi yöntemleri (bronşiyal hijyen, aktif solunum teknikleri, etkili öksürme, bronşiyal drenaj, postüral drenaj) uygulanır ve solunum teknikleri, gevşeme teknikleri öğretilir. Ek olarak hastaya solunum fonksiyonları düzeyine göre solunum kasları ve genel vücut kondüsyonu için egzersiz programı çizilir. Hastalara gün aşırı 30 seanslık toplam 2 ay sürecek bir program uygulanır. Bu programın her aşamasında hasta kontrol altında tutulmakta ve egzersizleri bu iş için geliştirilmiş ve hastanın kalp, kan oksijen düzeyi ve tansiyon gibi yaşamsal verilerini kontrol eden özel egzersiz cihazları ile gerçekleştirilmektedir.

    Yeni geliştirilen cihazlar ile eskiden fizyoterapist tarafından yapılan ve uzun zaman alan işlemler artık bilgisayar kotrollü cihazlar ile son derece etkili ve hızlı bir şekilde yapılmaktadır. Geliştirilen en yeni tedavilerden biri göğüs duvarına yüksek frekanslı titreşim uygulayarak akciğerlerin bronşlarında biriken ve havayolunu tıkayan salgıların dışarı atılmasını kolaylaştıran cihazdır. Bu yöntemde hasta bu iş için geliştirilen yeleği giyer ve cihaz hava yardımı ile yeleği giyen hastanın göğüs duvarını şiddetli bir şekilde titreştirir. Bu sayede hasta bronşlarını tıkayan salgıları kolayca dışarı atar. KOAH ve kistik fibroz dahil hemen hemen tüm kronik akciğer hastalarında kullanılabilen bir yöntemdir. Bu tedavi dışında hastanın soluk alırken akciğerine hava gönderip, soluk verirken havayı emen ve öksürmeyi kolaylaştıran cihazlar da son birkaç yıldır kullanıma girmiştir.

    Yeni yöntemler dahil bu tedavilerin tamamına yakını Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödenmekte ve hastalara ek bir maliyet getirmemektedir. Geleneksel pulmoner rehabiltasyon yöntemleri ve geliştirilen yeni cihazlar ile kronik akciğer hastalarında solunum sıkıntısının azalması, hastaneye başvuru sayısının azalması, kan oksijen düzeyinde artma, genel kondüsyon artışı, yaşam kalitesinde artış, gerginlik ve depresyon düzeyinde azalma, kendine güvenin artması gibi çok olumlu sonuçlar elde edilmektedir” şeklinde konuştu.

  • Coıl Ameliyatı Koah Hastalarına Nefes Aldırıyor

    Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Fidan Yıldız, İzmir Üniversitesi Hastanesinde uygulanan Coil ameliyatıyla akciğerin hasarlı bölgelerinin sarmal telle sağlıklı bölgeden ayrıldığını ve ileri derece KOAH hastalarının sağlığına kavuştuğunu belirtti.

    Dünyada hızla yaygınlaşan KOAH tedavisinde son yıllarda uygulanan Coil yöntemi, hastalara umut ışığı oluyor. İleri derecede KOAH olan kişilerin akciğerlerindeki hasarlı bölge, endoskopi yöntemiyle ağızdan girilerek sarmal telle büzüştürülüyor. Bu bölge solunuma katılmıyor, böylelikle solunum yetmezliği ortadan kalkıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Fidan Yıldız, KOAH’ın kanser gibi 1, 2, 3 ve 4 evrelerinden oluştuğunu belirterek şöyle konuştu: “4. evrede hasta oksijen tüpleri kullanıyor. Coil ameliyatı da ileri evreye gelmiş hastalarda uygulanıyor. İki ameliyat yapıyoruz ve arasında iki aylık bir süre oluyor. KOAH hastaları genel anestezi alamıyordu. Ancak Coil ameliyatında hasta genel anestezi altında tamamen uyutuluyor. En ağır hastalarda bile çok rahat endoskopik müdahale yapabiliyoruz. Ameliyata tomografi ve solunum testlerini inceleyerek karar veriyoruz.”

    TEK ŞART SİGARAYI BIRAKMA

    KOAH tedavisinde Coil ameliyatının büyük başarı sağladığını anlatan Uzman Dr. Yıldız, şunları söyledi: “Sigara içmek KOAH yapıyor ve akciğerlerde hasara yol açıyor. Coil ameliyatı ile bu hasarlı bölgeleri büzüştürerek devre dışı bırakıyoruz. İçine hava dolmadığı için sağlam bölgeye baskı yapmıyor. Akciğerdeki bozuk alan (amfizemli) devre dışı kalınca akciğerin gerçek kapasitesi artıyor. Ağır KOAH solunum yetmezliğinde uygulanan bu yöntemin başarısı için sigara kesinlikle bırakılmalı.”

    YAŞAM KALİTESİ ARTIYOR

    İzmir Üniversitesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Fidan Yıldız, ameliyat sonrası geri dönüşlerin çok olumlu olduğunu kaydederek, “Coil ameliyatı öncesinde KOAH nedeniyle yürümekte zorlanan hastalar ayağa kalkıyor, oksijen tüpüyle nefes alan hasta rahatça sokağa çıkıp dolaşıyor, hobilerini yeniden yapabiliyor. Ameliyatta bıçak yok, dikiş yok, ağrı yok. Endoskopi yöntemiyle genel anestezi altında yapıyoruz. Hasta ameliyattan iki gün sonra taburcu oluyor” diye konuştu.

    “SİGARANIN ZARARLARI İYİ ANLATILMALI”

    KOAH’ın en büyük nedeninin sigara olduğunu ifade eden İzmir Üniversitesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Fidan Yıldız, sözlerini şöyle tamamladı: “KOAH’ın yüzde 80 oluşma sebebi sigaradır ama sigara içmeyen kişilerde de hava kirliliği gibi çevresel nedenle KOAH görülebiliyor. Sigara bırakıldığı takdirde hastalık önleniyor. Bu nedenle koruyucu ve önleyici hekimlik çok önemli. Çünkü sigaranın vücuda zararları ve oluşturduğu etki hastaya iyi anlatılırsa kişi bu zararlı alışkanlığı bırakır.”

  • Koah Hastalarında İlaç Dışı Tedavi

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Bahadır, kronik akciğer hastalıklarının en sık rastlanılan hastalıklar arasında olduğunu ifade ederek, “KOAH yani kronik obstruktif akciğer hastalığı halk dilindeki adıyla ’kronik bronşit’, ’müzmin bronşit’ akciğerlerdeki bronşların daralmasına bağlı olarak soluk alıp verme sırasında hava akımının kısıtlanmasına yol açan süregen bir hastalıktır” dedi.

    KOAH’ın ölüm nedenleri arasında beşinci, uzun süreli özürlülük nedenleri arasında ikinci sırada geldiğini kaydeden Prof. Dr. Cengiz Bahadır, “Özellikle sigara tiryakiliği KOAH’ın en önemli sebeplerinden biridir. Kistik fibroz hastalığı ise konjenital bir bozukluktur. Doğumdan itibaren akciğerlerin temiz kalmasını sağlayan salgı bezlerinin ince ve akışkan olan sıvısı, bu hastalıkta daha fazla yoğunlaşarak akıcılığı azalır. Öksürükle balgam çıkarmayı güçleştiren bu rahatsızlık, küçük hava yollarının tıkanmasına yol açar. Bu da solunum zorluğu, öksürük, hırıltı, zatürre, bronşit gibi hastalıklara neden olur. Bu hastalar uzun süreli ilaç tedavileri kullanmakta olup, bu ilaçların etkileri sınırlıdır. Son yıllarda bu hastalarda ilaç tedavilerine ek olarak yeni tedaviler geliştirilmiş ve solunum rehabilitasyonu (pulmoner rehabilitasyon) uygulamalarına ağırlık verilmeye başlanmıştır” diye konuştu.

    Prof. Dr. Cengiz Bahadır, solunum rehabilitasyon kronik akciğer hastalığı olan kişilerde fonksiyonel kapasiteyi maksimuma çıkarmak için uygulanan ilaç dışı tedaviler uygulandığını belirterek şu bilgileri verdi:

    “Bu hastalarda hava yolunun kısıtlanması solunum sıkıntısı, endişe, korku ve kronik yorgunluğa yol açar. Yeterli oksijen alabilme çabası solunum kaslarını aşırı yorarak kişiyi halsiz ve güçsüz bırakır. Uzun süren solunum sıkıntısı hastanın günlük aktivitesini azaltarak egzersiz kapasitesini düşürmekte ve günlük yaşamında bağımlılık yaratmaktadır. Pulmoner rehabilitasyon, kullanılan ilaçların etkilerinin yetersiz kaldığı bu gibi durumlarda son derece faydalı olmaktadır. Pulmoner rehabilitasyon programına en sık kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olanlar alınmakla birlikte astım, bronşektazi, kistik fibrozis ve solunum sıkıntısı yaratan diğer birçok kronik akciğer hastalığı bu programa dahil edilebilir.Pulmoner rehabilitasyon uygulamaları ile kronik olarak solunum sıkıntısı olan hastaların günlük yaşantıları içerisinde hareketlilik düzeylerini artırmak, aktif solunum teknikleri ve solunum egzersizleri ile etkili solumayı ve öksürmeyi öğretmek, solunum yetmezliği ataklarını ve hastaneye yatış sıklığını azaltmak amaçlanır. Göğüs hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirilen ve kronik solunum sıkıntısı nedeniyle pulmoner rehabilitasyon endikasyonu konulan hastaya ilk olarak solunum fonksiyon testi ve aerobik egzersiz testi yapılır. Hastaya solunum fizyoterapisti tarafından çeşitli fiziksel terapi yöntemleri (bronşiyal hijyen, aktif solunum teknikleri, etkili öksürme, bronşiyal drenaj, postüral drenaj) uygulanır ve solunum teknikleri, gevşeme teknikleri öğretilir. Ek olarak hastaya solunum fonksiyonları düzeyine göre solunum kasları ve genel vücut kondüsyonu için egzersiz programı çizilir. Hastalara gün aşırı 30 seanslık toplam 2 ay sürecek bir program uygulanır. Bu programın her aşamasında hasta kontrol altında tutulmakta ve egzersizleri bu iş için geliştirilmiş ve hastanın kalp, kan oksijen düzeyi ve tansiyon gibi yaşamsal verilerini kontrol eden özel egzersiz cihazları ile gerçekleştirilmektedir.”

    PULMONER REHABİLİTASYONDA YENİ GELİŞTİRİLEN TEDAVİLER NELERDİR?

    Yeni geliştirilen cihazlar ile eskiden fizyoterapist tarafından yapılan ve uzun zaman alan işlemlerin artık bilgisayar kontrollü cihazlar ile son derece etkili ve hızlı bir şekilde yapıldığını belirten Prof. Dr. Cengiz Bahadır, “Geliştirilen en yeni tedavilerden biri göğüs duvarına yüksek frekanslı titreşim uygulayarak akciğerlerin bronşlarında biriken ve havayolunu tıkayan salgıların dışarı atılmasını kolaylaştıran cihazdır. Bu yöntemde hasta bu iş için geliştirilen yeleği giyer ve cihaz hava yardımı ile yeleği giyen hastanın göğüs duvarını şiddetli bir şekilde titreştirir. Bu sayede hasta bronşlarını tıkayan salgıları kolayca dışarı atar. KOAH ve kistik fibroz dahil hemen hemen tüm kronik akciğer hastalarında kullanılabilen bir yöntemdir. Bu tedavi dışında hastanın soluk alırken akciğerine hava gönderip, soluk verirken havayı emen ve öksürmeyi kolaylaştıran cihazlar da son birkaç yıldır kullanıma girmiştir” dedi.

    PULMONER REHABİLTASYON MALİYETLİ BİR TEDAVİ MİDİR?

    Yeni yöntemler dahil bu tedavilerin tamamına yakınının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödendiğini ve hastalara ek bir maliyet getirmediğini ifade eden Prof. Dr. Bahadır, “Geleneksel pulmoner rehabiltasyon yöntemleri ve geliştirilen yeni cihazlar ile kronik akciğer hastalarında solunum sıkıntısının azalması, hastaneye başvuru sayısının azalması, kan oksijen düzeyinde artma, genel kondüsyon artışı, yaşam kalitesinde artış, gerginlik ve depresyon düzeyinde azalma, kendine güvenin artması gibi çok olumlu sonuçlar elde edilmektedir” diye konuştu.

  • Koah Hastasına Paletli Ekipler Yetişti

    Düzce merkeze bağlı Yayla köyünde yaşayan ve KOAH, kalp yetmezliği ile astım hastalığı olan yaşlı adama Düzce İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri paletli ambulansla yetişerek müdahale etti.

    Düzce’nin Yayla köyünde ikamet eden ve kronik KOAH, astım ve kalp yetmezliği hastalığı bulunan 70 yaşındaki Ramazan Polat, gece geç saatlerde fenalaştı. Ailesinin Düzce İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerine haber vermesi ile birlikte harekete geçen ekipler köye ulaşmaya çalıştı. Yoğun kar yağışı nedeni ile ekipler normal ambulans ile köye ulaşamayınca devreye paletli ambulans girdi. Ekipler, paletli ambulansı kullanarak Ramazan Polat’ın evine gitmeyi başardı.

    Ramazan Polat, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Düzce Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırıldı.