Etiket: KKTC

  • KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: “Anavatan Türkiye’nin garantörlüğünden ve Türk askerinden kesinlikle vazgeçmeyeceğiz”

    KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: “Anavatan Türkiye’nin garantörlüğünden ve Türk askerinden kesinlikle vazgeçmeyeceğiz”

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Rum-Yunan ikilisi ile bu ikiliye destek veren ülkelerin baskı ve dayatmalarına asla boyun eğmeyeceklerini belirterek, “Anavatan Türkiye’nin garantörlüğünden ve Türk askerinden kesinlikle vazgeçmeyeceğiz” ve “Devletimizi, özgürlüğümüzü ve egemenliğimizi tehlikeye atacak bir anlaşmayı imzalayacak kalem de bende yoktur” dedi.

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs konusundaki son gelişmeler ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Tatar açıklamasında, “Egemen eşit iki devlete dayalı çözüm politikamızı masaya getireceğiz” vurgusu yaptı.

    BM Güvenlik Konseyi’nin, Kıbrıs’ta BM Barış Gücü’nün görev süresinin uzatılmasıyla ilgili olarak aldığı kararda federasyon zemininde çözüm bulunmasına atıf yapılmasını eleştiren Cumhurbaşkanı Tatar, “Egemen iki devletli çözüm önerisi ortadan kalktı” dedi.

    Tatar, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, 2 Şubat’ta KKTC’ye yapacağı ziyarette gayri resmi 5+1 toplantı için pozisyonların netleştirileceğine dikkat çekti.

    Cumhurbaşkanı Tatar, “Federasyon zemininde uzun yıllardan beri devam eden müzakere süreçlerinin özellikle Annan Planı referandumu sonrasında ve özellikle Crans Montana’da Rum tarafının uzlaşmaz ve olumsuz tutumları sonucunda çökmesinden sonra, egemen iki devlete dayalı çözüm şekli, yeni bir fikir ve yeni bir politika olarak tarafımızdan gündeme getirilmiş, bölgenin en büyük ve en güçlü ülkesi anavatanımız, garantör Türkiye tarafından da desteklenmiş ve bu yönde yoğun girişimlerde bulunulmuştur” ifadelerini kullandı.

    “Anastasiadis’in iki egemen devlete dayalı çözüm şeklini dillendirdiği unutulmamalı”

    Cumhurbaşkanı Tatar, “Halkımız da Cumhurbaşkanlığı seçiminde büyük bir çoğunlukla egemen iki ayrı devlete dayalı çözüm şekline destek verirken, Güney Kıbrıs’ta bazı çevreler ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in de iki egemen devlete dayalı çözüm şeklini dillendirdiği de unutulmamalıdır” dedi.

    “Guterres, yeni fikirlere açık olduğunu belirtmiştir”

    Tatar, “Bu yeni fikir ve yeni politika büyük bir yankıya neden olurken, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres de düzenlediği 2021 yılının ilk basın toplantısında gündemi değerlendirirken, ‘yeni fikirlere açık ve tarafları dinlemeye hazır olduğunu’ belirtmiştir” ifadelerini kullandı.

    “Masada anavatan Türkiye’nin olması en büyük gücümüz”

    Cumhurbaşkanı Tatar, “BM Genel Sekreteri Guterres’in de belirttiği gibi zamanı ve yeri belirlenmeye çalışılan gayrıresmi 5+1 toplantısında yeni fikirler gündeme gelecek ve bu doğrultuda egemen eşit iki devlete dayalı çözüm politikamızı masaya getireceğiz. Masada, anavatan Türkiye’nin de olması en büyük gücümüz olacaktır” dedi.

    “Kararlıyız ve girişimlerimizi sürdüreceğiz”

    “BM Güvenlik Konseyi’nin söz konusu son kararında bazı çelişkili ifadeler egemen iki eşit devlete dayalı çözüm önerimizi geri çekeceğimiz veya bundan vazgeçeceğimiz anlamını asla içermemelidir” ifadelerini kullanan Tatar, “Bu konuda kararlıyız ve girişimlerimizi sürdüreceğiz” dedi.

    “Geriye dönüş yoktur”

    Tatar, “Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde açıkladığım, halkın da onay verdiği ve anavatan Türkiye’nin de desteklediği egemen eşitliğe dayalı iki devlet formülü, Kıbrıs’ın gerçeklerine dayalı yeni bir politikadır ve bu politika Kıbrıs için olduğu kadar bölge için de oldukça önemlidir. İki egemen devlete dayalı çözüm politikamızda kararlıyız ve bu politikadan geriye dönüş yoktur. Halkımızın da bir 50 yıl daha müzakerelerin sürmesine tahammülü yoktur” ifadelerini kullandı.

    “Halkımız 1974 öncesinin karanlık günlerine dönmesine müsaade edilmeyecektir”

    Cumhurbaşkanı Tatar, “Ülkemizin, halkımızın ve yetişen yeni nesillerin geleceğini belirsizlikler içerisinde tehlikeye atmamız söz konusu değildir. Halkımız 1974 öncesinin karanlık günlerine dönmesine müsaade edilmeyecektir” dedi.

    “Dayatmalarına asla boyun eğmeyeceğiz”

    Tatar, “Bir kez daha belirtmek gerekir ki 5+1 gayri resmi toplantıda, duruşumu, irademizi ve yeni politikamızı ortaya koyacağız. Rum-Yunan ikilisi ile bu ikiliye destek veren ülkelerin baskı ve dayatmalarına asla boyun eğmeyeceğiz. Bazı çevrelerin ileri sürdüğü ‘nasıl olursa olsun da çözüm olsun’ mantığıyla hareket etmeyeceğiz, devletimizden, özgürlüğümüzden, egemenliğimizden, anavatan Türkiye’nin garantörlüğünden ve Türk askerinden kesinlikle vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “Devletimizi, özgürlüğümüzü ve egemenliğimizi tehlikeye atacak bir anlaşmayı imzalayacak kalem de bende yoktur”

    Cumhurbaşkanı Tatar, “Dışişleri Bakanı Sn. Mevlüt Çavuşoğlu, 2 Şubat’ta ülkemizde olacak ve gayri resmi 5+1 toplantı için pozisyonumuzu netleştireceğiz. Halkımız müsterih olsun, anavatan Türkiye tüm gücüyle her zaman olduğu gibi yanımızdadır. Halkımızın 1974 öncesine dönmesine müsaade etmeyeceğimiz gibi, devletimizi, özgürlüğümüzü ve egemenliğimizi tehlikeye atacak bir anlaşmayı imzalayacak kalem de bende yoktur. Dileğim ve temennim gayri resmi 5+1 toplantının olumlu sonuçlanması ve son nokta olmamasıdır” dedi.

  • KKTC Cumhurbaşkanı Tatar’dan Rum lidere: “Gerçekleşmeyecek hayaller peşinde koşmamalı”

    KKTC Cumhurbaşkanı Tatar’dan Rum lidere: “Gerçekleşmeyecek hayaller peşinde koşmamalı”

    KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Rum lider Nikos Anastasiadis’in açıklamalarına yönelik, “Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’e çağrım, gerçekleşmeyecek hayaller peşinde koşmaması ve diyalog çağrılarımıza olumlu yanıt vermesidir. Dileğim ve temennim 2021 yılında egemen iki devletli çözüm şekline ulaşmamızdır” dedi.

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Başkanı Nikos Anastrasiadis’in dün yaptığı açıklamaların ardından Rum lidere çağrıda bulundu. Tatar, “Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’e çağrım, gerçekleşmeyecek hayaller peşinde koşmaması ve diyalog çağrılarımıza olumlu yanıt vermesidir” dedi.

    KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Anastasiadis’in dünkü açıklamalarına yönelik yaptığı açıklamada, “Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu II. Hrisostomos’un ’Anastasiadis iki devletli çözüm istedi’ açıklamasından sonra Güney Kıbrıs’ta konu ile ilgili tartışmalar devam ederken, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis 2021 yılında yaptığı ilk açıklamada, ’federasyondan başka bir çözüm şeklini görüşmem, Crans Montana’da savunduklarıma bağlıyım” derken iki devletli çözüm şeklini BM Genel Sekreteri’nin eski Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin kurguladığını ileri sürerek sorumluluğu ona yüklemeye çalışmıştır” dedi.

    Tatar, “Gerçekte ise Anastasiadis’in iki devletli çözümün gerçekçi bir çözüm olduğuna inandığı biliniyor. Kıbrıs konusuyla ilgili faktörler de bunu biliyor. Türkiye Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşmesinde de bunu dile getirdiği bizzat Sayın Çavuşoğlu tarafından da açıklanmıştı” ifadelerini kullandı.

    KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, “Ama ne var ki Rum Ortodoks Kilisesi, AKEL, ELAM ve diğer unsurların büyük baskısı altında kalan Sayın Anastadiadis, eski politikalara geri dönmek zorunda kalıyor. Bunların yanı sıra Anastasiadis söz konusu açıklamasında, 22 Eylül 2017 tarihinde BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e gönderdiği mektubunda ileri sürdüğü iddiaları tekrarlarken, ’Türkiye’nin Kıbrıs’ı ilhak etmek için girişimlerde bulunduğu’ iddiasını da yeniden gündeme getirmiştir. ’Zürih-Londra Antlaşmaları Türkiye için bir ara istasyondan başka bir şey değildi. Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasının uygulanmasını her alanda engelledi’ iddiasında da bulunurken, yine gerçekleri gizlemeye çalıştı” dedi.

    Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

    “Burada bir kez daha belirtmek gerekir ki Kıbrıs Türk halkı ile Rum halkının eşit kurucu ortaklığında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ’Enosis’e sıçrama tahtası’ ve ’ara hedef’ olarak niteleyen Başpiskopos Makarios ile Rum-Yunan liderliğiydi. Bu hedefe yönelik olarak Akritas Planı hazırlanırken, Rum gizli örgütlenmesi ve silahlanması da sürüyordu. Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası da Rum liderliği tarafından ayaklar altında çiğnenirken, Anayasada Kıbrıs Türk halkına sağlanan haklar da yok edilmek isteniyordu.”

    “15 Temmuz darbesinin de hedefi Kıbrıs’ı Yunanistan’a ilhak etmekti”

    Enosis hedefli olarak başlatılan Kanlı Noel saldırılarında neler yaşandığını da çok iyi hatırladıklarını ifade eden Tatar, “Halkımızın direnişi ve Türkiye’nin müdahalesi olmasaydı Kıbrıs’ta ikinci Girit faciası yaşanacaktı. Yunan cuntası tarafından organize edilen 15 Temmuz darbesinin de hedefi Kıbrıs’ı Yunanistan’a ilhak etmekti. Türkiye 20 Temmuz Barış Harekatı’nı gerçekleştirmeseydi Kıbrıs Türk halkı soykırımdan geçirilip katliam çukurlarına gömülecekti. Bu arada Yunanistan eski Başbakanı Kostas Simitis’in de Güney Kıbrıs’ın tek yanlı ve haksız bir şekilde AB üyesi yapılmasından sonra yaptığı açıklamayı da hatırlatmak gerekir. Simitis aynen şöyle demişti, ’Kıbrıs’ın AB üyeliğiyle Enosis gerçekleşti” ifadelerini kullandı.

    “Kıbrıs’ın gerçekleri, yaşananlar ve Rum-Yunan zihniyeti ortadadır” diyen KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, “Hala daha devam etmekte olan bu zihniyete göre Kıbrıs Elen adasıdır, Kıbrıs Türk halkı azınlıktır, siyasi eşitlik ile devlet yönetiminde söz hakkına sahip değildir. Yine bu zihniyete göre Kıbrıs’ın ve doğal kaynaklarının tek sahibi ve hakimi Rumlardır. 1968 yılından bu yana devam eden müzakere süreçlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ana nedeni de halen devam etmekte olan Rum-Yunan zihniyetidir” dedi.

    Özellikle Crans Montana’da federasyona dayalı çözüm şeklinin çöktüğünü ve Rum tarafının adil bir anlaşma istemediğinin bir kez daha ortaya çıktığını söyleyen Tatar, “Tüm bu nedenlerle Türkiye’nin desteğiyle de egemen iki devlete dayalı çözüm şeklini gündeme getirdik. Devletimizin varlığı, halkımızın egemenliği, özgürlüğü ve güvende yaşaması için egemen iki devletli çözüm diyoruz. Bu yolda da yürümeye devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

    Tatar, “Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’e çağrım, gerçekleşmeyecek hayaller peşinde koşmaması ve diyalog çağrılarımıza olumlu yanıt vermesidir. Dileğim ve temennim 2021 yılında egemen iki devletli çözüm şekline ulaşmamızdır” dedi.

  • KKTC Sağlık Bakanı Pilli’de Covid-19 şüphesi

    KKTC Sağlık Bakanı Pilli’de Covid-19 şüphesi

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Sağlık Bakanı Ali Pilli, Covid-19 tespit edilen Lefkoşa Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Başhekimi Adil Özyılkan ile temaslı olduğu bildirildi. Pilli’nin test sonucu henüz çıkmadı.

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) bir sağlık çalışanında korona virüs tespit edilmesinin ardından Sağlık Bakanlığı ve Lefkoşa Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi yönetimi alarma geçti. Temaslı sağlık çalışanlarına yapılan PCR testi yapılırken, Hastane Başhekimi Adil Özyılkan’da test sonucunun pozitif çıktığını aktardı. Özyılkan sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Test sonucum pozitif gelmiştir. Emin ellerde tedavime başlanıyor. Herkesin ilgisine teşekkür ederim” dedi.

    Başhekim Özyılkan açıklamasının ardından gözler Sağlık Bakanı Ali Pilli’ye çevrildi. Bakan Pilli’nin de kısa bir süre önce Başhekim Özyılkan ve sağlık çalışanları ile yakın temaslı olduğu öğrenildi. Pilli’nin de test yaptırdığı ve test sonucuna göre hareket edeceği öğrenildi.

    KKTC’de son 24 saatte yapılan bin 384 testte 13 kişinin test sonucu pozitif çıktı. Sonuçları pozitif çıkan 13 kişiden 5’inin yurtdışı kaynaklı olduğu belirtilirken, 8 kişinin de yerel kaynaklı olduğu öğrenildi. KKTC’de 1’i yoğun bakımda olmak üzere toplam 261 kişinin hastanelerde tedavi devem ediyor. KKTC’de bugüne kadar bin 176 kişide Covid-19 tespit edilirken, 5 kişi virüs nedeni ile hayatını kaybetti.

    Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde (GKRY) son 24 saatte 301 yeni vaka tespit edilirken, 1 kişi hayatını kaybetti. GKRY’de toplam vaka sayısı 15 bin 101’e ulaşırken, toplam can kaybı 78’e yükseldi.

  • KKTC Cumhurbaşkanı Tatar’dan “yeni bir sayfa” ve “yeni bir süreç” vurgusu

    KKTC Cumhurbaşkanı Tatar’dan “yeni bir sayfa” ve “yeni bir süreç” vurgusu

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, BM Genel Sekreteri Kıbrıs Geçici Özel Danışmanı Jane Holl Lute ile görüşmesinin ardından açıklamalarda bulundu. Tatar , “yeni bir sayfa” ve “yeni bir süreç” vurgusu yaptı.

    Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği Geçici Özel Danışmanı Jane Holl Lute, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile bir araya gelerek, 5+1 konferans zeminin oluşturulması konusunda görüş alışverişinde bulundu. Yaklaşık 2 saat süren görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Tatar açıklamalarda bulundu.

    Görüşmede Lute’ye Kıbrıs Türk tarafının pozisyonunu anlatma fırsatı bulduğunu belirten Tatar, Lute’nin kendisine BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in mesajını ve iyi dileklerini ilettiğini belirtti. Halkın desteğiyle kendisinin Cumhurbaşkanı seçildiğini ve şu anda Kıbrıs’ta artık yeni bir dönemin başladığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Tatar, 52 yıldır federal temelde yapılan görüşmelerde herhangi bir sonucun çıkmadığını aktardı. Tatar, bunu en iyi bilenlerden bir tanesinin de Crans-Montana’da süreci en iyi yaşayan ve orada büyük tecrübe kazanan BM Genel Sekreteri’nin olduğunu Lute’ye ilettiğini aktardı.

    Cumhurbaşkanı Tatar, “Artık egemen eşitliğe dayalı yan yana yaşayan ve iş birliği içerisinde olan iki devletin bu şekilde bir müzakere sürecini böyle bir noktaya taşıması bakımından önemli olabileceğini ilettik” dedi.

    Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun çağrısı üzerine 5+1 gayrıresmi bir toplantının yapılması ve orada artık Kıbrıs’ın yeni gerçeklerini ifade etme şansının ortaya çıkmasının önemini Lute’ye aktardığını ifade eden Tatar, “Dolayısıyla ondan sonra başlayacak olan müzakere süreçlerine yeni bir zeminin kazandırılması için bütün bunların gerekçelerini detaylı bir şekilde kendisine ilettik” ifadelerini kullandı.

    Kıbrıs Türk halkının barış, huzur ve güvenlik içerisinde yaşama hakkı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk halkının 1960 Uluslararası anlaşmasının iki tarafından bir tanesi olarak tarihten gelen ve anlaşmalardan ortaya çıkan egemenlik hakkı olduğunu kaydetti.

    Cumhurbaşkanı Tatar, “Diğer tarafın domine etmeyeceği ve gerçekten self-determinasyon hakkımızı da kullanabileceğimiz bir ortamın yaratılması için böyle bir sürecin başlatılması gerektiğini kendisine detaylı bir şekilde ifade ettik” dedi.

    Kıbrıs Türk halkının 1974’ten beridir süregelen müzakere süreçlerinde iyi niyet, esneklik ve anlayış göstermelerine rağmen Annan Planı zamanında olduğu gibi Crans-Montana’da da karşılık bulamadıklarını belirten Tatar, böyle bir zemindeki müzakere sürecinin bundan sonra da netice vermeyeceğini vurguladı.

    “Yeni bir sayfa, yeni bir sürecin başlatılması noktasında Kıbrıs Türk halkının bunu hak ettiğini” belirten Cumhurbaşkanı Tatar, esas mağdur olanın Kıbrıs Türk halkı olduğunun altını çizdi. Direkt uçuşların engellenmesi gibi Kıbrıs Türk halkına ve gençliğine uygulanan spor, kültürel ve siyasi alanlardaki haksız izolasyonlara değinen Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk halkının ve gençlerinin artık dünyaya açılması gerektiğini açıkladı. Cumhurbaşkanı Tatar, Doğu Akdeniz’de son yıllarda yaşananlarla Kıbrıs’ın artık eski Kıbrıs olmadığına işaret ederek, bölgenin hidrokarbon araştırmaları ile stratejik olarak gelişmekte olduğunu ifade etti.

    “Eğer Kıbrıs’ta sürdürülebilir adil ve kalıcı bir anlaşma olacaksa, tüm bu gelişmelere bağlı olarak yeni birtakım süreçlerin de değerlendirilmesi gerektiğini kendisine ifade ettik” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, Lute’nin bunları dinlediğini, not aldığını ve sorular sorduğunu kaydetti. Tatar, Lute’nin Rum lider Nikos Anastasiadis ile yapacağı görüşme sonrasında açıklama yapabileceğini veya tekrar liderlerle görüşme isteyebileceğini belirti.

    “5+1 konferans mutlaka olmalı”

    Lute’nin görevinin iki tarafı yoklamak olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, Lute’nin daha sonra Yunanistan’a geçeceğini ve Türkiye’ye de gidebileceğini kaydetti. Lute’nin araştırmaları sonrası 5+1 konferansı için zemin olup olmayacağını BM Genel Sekreteri’ne ileteceğini ve orada alınacak karara bağlı olarak bu süreci yöneteceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, Lute’ye mutlaka 5+1 konferansın olması gerektiğini ifade ettiğini vurguladı.

    Cumhurbaşkanı Tatar, Lute’nin anlattıklarını 5+1 konferansta da paylaşma imkanı bulmak istediklerini belirterek, Kıbrıs’ın gerçeklerinin ve konjonktürünün son gelişmelere bağlı olarak yan yana yaşayan iki devlet olduğunun altını çizdi. Cumhurbaşkanı Tatar, Lute’ye teşekkür ederek, Kıbrıs’ta tüm taraflara fayda sağlayabilecek adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir anlaşma istediklerini sözlerine ekledi.

  • KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, İstanbul Sanayicileri ve İş Adamları Derneği heyetini kabul etti

    KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, İstanbul Sanayicileri ve İş Adamları Derneği heyetini kabul etti

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İstanbul Sanayicileri ve İş adamları Derneği (İSİFED) ve Kıbrıs Türk İş Adamları Derneği (İŞAD) heyetlerini kabul etti.

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İstanbul Sanayicileri ve İş adamları Derneği (İSİFED) Başkanı Muammer Ömeroğlu ve Kıbrıs Türk İş Adamları Derneği (İŞAD) Başkanı Enver Mamülcü ile beraberindeki heyetleri kabul etti. Tatar, İSİFED ve İŞAD yetkililerini Cumhurbaşkanlığı’nda kabul etmekten duyduğu mutluluğu dile getirerek, “Her zaman söylüyoruz gönül birliğimiz, kader birliğimiz zaten aynı. Aynı milletin evlatlarıyız” dedi.

    Türkiye Cumhuriyeti’yle KKTC’nin bağlarını güçlendirmenin önemine değinen Cumhurbaşkanı Tatar, “KKTC’nin 37. yıldönümünde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ekibinde bulunan, bakanlar, gelmiş geçmiş tüm zamanlardaki birçok önemli yöneticilerle hep birlikte burada coşku ile bayramımızı kutladık. Çok önemli konuşmalar yapıldı. Maraş’a gittik, hastane açılışını yaptık ve çok anlamlı bir ziyaret oldu” ifadelerini kullandı. Tatar, bu ziyaret ile KKTC ve Türkiye arasındaki güçlü bağ ve birlikteliğin tüm dünyaya duyurulduğunu kaydetti.

    Kıbrıs meselesinin ulusal bir dava olduğunu, Güney Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türklere rahatlık vermeyerek her anlamda gelişmesini engellemeye çalışan bir Rum yönetimi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs’ta iki ayrı millet olduğunu vurguladı. Tatar, “Türklerin iradesi kendi cumhuriyetlerinde, bağımsız, özgür ve Türkiye ile yakın ilişkiler içerisinde buradaki Türk devletini yaşatmaktır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adı üstünde bir Türk devletidir. Bu anlamda Türkiye’yle birlikte kararlar üretmek, buradaki yaşamın ve refahın artırılması için ekonomik meselelerde gerçekten üretken bir yapının ortaya çıkması için iş birliği içerisinde dünyaya açılmamız, ihracat yapabilmemiz, üretebilmemiz, katma değer yaratabilmemiz gerekmektedir. İnsanlarımıza daha fazla umut verebilme anlamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti zemininin güçlenmesi ve daha sağlam bir noktada durabilmesi için insanlarımızı buna inandırmak önemlidir. Çünkü bir ülkenin, bir devletin gelişebilmesi için, kalkınabilmesi için, inanmak gerekmektedir” dedi.

    KKTC’ye yatırım yapmanın önemine de işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, yıllar içerisinde büyük başarılar sağlandığının altını çizerek örnekler verdi. Konuşmasının devamında gelişen teknoloji ve kitle iletişim araçlarının önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC ve Türkiye arasında gittikçe güçlenen bağa vurgu yaptı. Cumhurbaşkanı Tatar, “Gönül birliği, kader birliği ama esas olan milletin sevgi bağları. Ben hep yüreğinden konuşan bir kişiyim ve bu heyecanımı hep yansıtıyorum. Bu heyecanla bu makamlara geldim. Bu heyecanımı Allah bitirmesin. Hep birlikte, gönül birliği içerisinde, Allah bizim başımızdan Türkiye’mizi eksik etmesin. Türkiye’miz güçlensin” dedi.