Etiket: Kızları’na

  • Anne ve kızlarına çarpan otomobil sürücüsü tutuklandı

    Antalya’nın Manavgat ilçesinde yaya geçidinden geçen anne ve 2 kızına çarpan otomobil sürücüsü sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı. Durumu ağır olan 5 yaşındaki kızın ise yoğun bakımda tedavisi sürüyor.

    Edinilen bilgiye göre, Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğü karşısındaki yaya geçidinde bulunan anne Nurgül A. (38) ile çocukları Ş.A. (9) ve C.A.’ya (5) dün saat 13.30 sıralarında Mehmet K.’nın kullandığı otomobil çarptı. Kazada anne ve 2 kızı yaralandı. Durumu iyi olan Ş.A. Manavgat Devlet Hastanesinde tedaviye alındı. Anne Nurgül A. ile diğer kızı C.A. ise Manavgat’ta özel bir hastaneye kaldırıldı. İlk müdahalenin ardından durumu ağır olan C.A. ise Antalya’da özel bir hastaneye sevk edildi. C.A.’nın yoğun bakımda tedavisine devam edildiği, hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi.

    Kazaya karışan sürücü Mehmet K. ise polis tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Mehmet K. adli makamlarca tutuklanarak Alanya Cezaevine gönderildi.

  • Eski eşini bıçaklayarak öldüren zanlının sözleri kızlarına sinir krizi geçirtti

    Mersin’de eski eşini dolmuş durağında defalarca bıçaklayarak öldürdüğü iddiasıyla tutuklu yangılanan Ziya Y. (56), verdiği ek savunmasında kızlarına sinir krizi geçirtti. Zanlı, “Eski eşim benden kurtulmak için yanındaki adamı bana vurdurmak istedi. Yoksa ’gel sana sevgilimi göstereyim denir mi? Ağır tahrik olmuştum bir anda yaptım. 3 erkek arkadaşı olduğunu biliyordum bir şey demedim” dedi.

    Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasına sanık Ziya Y. ve avukatları ile öldürülen Ümmü İpek’in yakınları, kızları ve avukatları katıldı. Olaya ilişkin Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen mütalaada, zanlının, ’tasarlayarak adam öldürme’ suçundan cezalandırılması istenildi. Bunun üzerine mahkeme heyeti sanığa ek savunma hakkı verdi. Yaptığı ek savunmasıyla kızlarına sinir krizi geçirten zanlı, söyledikleriyle yine pes dedirtti. Cinayet zanlısı koca, “Ben onca yıl ona bir şey yapmadım. Telefonunda 3 ayrı erkek arkadaşıyla görüştüğünü gördüm ama yine de sevdiğim için bir şey demedim. Olayın olduğu günden 2 gün önce bana ’gel sana sevgilimi göstereyim’ dedi. Benim tahminimce benden kurtulmak için yanındaki adamı bana vurdurtacaktı. Öyle olmasa, ’3 yıllık sevgilimi gel göstereyim’ denir mi? Savcılığın talebine karşı çıkıyorum. Planlayarak bir şey yapmadım. Bir anda oldu” ifadelerini kullandı.

    “Her gün tehdit ediyordu”

    Öldürülen Ümmü İpek’in annesi Sevim İpek de savcının mütalaasına katıldığını belirterek, zanlının, ’tasarlayarak adam öldürme’ suçundan yargılanmasını istedi. Sevim İpek, “Söyledikleri bütün ifadeler yalan. Her gün evimizin önünden ’seni öldüreceğim’ diyerek geçiyordu. Kızımı tehdit ediyordu. O yanındaki adam ve diğer kişi de iş arkadaşları, kızımın sevgilisi değil” şeklinde konuştu.

    “Annemle birlikte bizi de öldürdün”

    Ümmü İpek’in kızı Habibe M. de, “Evlatlarının yanında sen nasıl böyle bir şey söyleyebiliyorsun. Sen bu sözlerinle annemle birlikte bizleri de öldürdün, vicdansız. Senin gibi baba olmaz olsun. Verdiği ifadeler birbirini tutmuyor. Annemi tehdit ettiği için biz annemi saklıyorduk. Yani planlayarak annemi öldürdü” diye konuştu.

    Mahkeme hakiminden tepki

    Mahkeme hakiminin, kızlarının ifadeleri üzerine söz verdiği sanık Ziya Y., “Bir bayan her gün hastaneye mi gider? Sebebi nedir?” şeklindeki savunması üzerine, sanığa, “Yeter artık, bu kadarına ben de izin veremem. Olaya ilişkin görüşlerini bildir” diyerek tepki gösterdi.

    Ek süre verildi

    Öte yandan sanığın avukatı, suçun ağır tahrik altında işlendiğini ileri sürerek, “Müvekkilim karısını sevdiğini defalarca belirtmiş ve olaydan pişman olduğunu zaten söylemişti. Biz verilen mütalaaya savunma için ek süre talep ediyoruz. Ayrıca, sanığın adli kontrol şartıyla tahliyesini talep ediyoruz” dedi.

    Mahkeme heyeti,verilen mütalaaya karşı sanık savunmasının yazılı olarak hazırlanması için duruşmayı 18 Eylül 2018 tarihine ertelerken, zanlının tutukluluk halinin devamına karar verdi.

    13 Eylül 2017’de tarihinde meydana gelen olayda, merkez Toroslar ilçesi Osmaniye Mahallesi Kuvayı Milliye Caddesi üzerinde durakta otobüs bekleyen Ümmü İpek, boşandığı eski eşi Ziya Y.’nin bıçaklı saldırısına uğramış, 10 yerinden bıçaklanan kadın, tedavi gördüğü Mersin Şehir Hastanesi’nde 43 gün sonra hayatını kaybetmişti. Cinayet zanlısı eski koca ise 14 Eylül tarihinde saklandığı bir bağ evinde yakalanmış, sevk edildiği mahkemece tutuklanmıştı.

  • Dünya şampiyonu İzmit İmam Hatip Lisesi kızlarına okulda coşkulu karşılama

    Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen 4. Uluslararası Arapça Münazara Şampiyonası’nda dünya birincisi olan İzmit Mehmet Akif Ersoy Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri, okullarında coşkuyla karşılandı.

    İzmit Mehmet Akif Ersoy Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri, 7-11 Nisan tarihleri arasında Daho’da düzenlenen 4. Uluslararası Arapça Münazara Şampiyonası’nda dünya birincisi olarak Türkiye’ye döndü. İki yıl üst üste Türkiye şampiyonu olan Asiye Asude Komut, Esra Kotan, Rümeysa Aydın, Zeynep Gökçe ve öğretmenleri İman Ulvan Summakieh geçtiğimiz finaldeki rakibi Lübnan dahil 54 ülkeyi geride bırakmayı başarmıştı. Havalimanında kortej ile karşılanan şampiyon kızlar, Kocaeli girişinde kendilerine eşlik eden polis korteji eşliğinde okullarına geldi.

    İzmit Mehmet Akif Ersoy Kız Anadolu İmam Hatip Lisesinde öğrenciler ve veliler tarafından havai fişeklerle karşılanan şampiyon kızlar, uzun süre alkışlandı. Yüzlerce öğrenciye şampiyonadaki anılarını gözyaşları içinde anlatan Esra Kotan, “Gerçekten çok zor bir süreç geçirdik ama çok samimi çalıştık. Arapça’yı seviyorduk, en güzeli de çok güzel bir okulun öğrencisiydik biz. Ailelerimiz arkamızdaydı dualarını hissediyorduk. Her güne uyandığımızda hazırlanıyoruz bir şekilde saat 04.00’da uyanıyoruz. Çok zorlanıyoruz bazen nefesimiz kesiliyor. Bayrağı omzumuza koyunca her şey bir daha şekilleniyor gözümüzde. En güzeli şu anda gözlerimizin içine bakmanız. Bunu beklediğiniz biliyorduk. Bu başarıyı ailecek kazandık” dedi.

    Daha sonra söz alan takım öğretmeni İman Ulvan Summakieh ise, “Öğrencilerimizle gurur duyuyorum. Oradaki takımların içerisinde bizim öğrencilerimiz, edepleriyle, ahlaklarıyla, dil olarak akışkanlıklarıyla, edalarıyla ve beden dilleriyle, delilleriyle öne çıktılar” diye konuştu.

    Son olarak konuşan Okul Müdürü Fatih Şenocak, “Bir çoğu ana dili Arapça olan ülkeler olmasına rağmen, okulumuzun öğrencileri büyük bir performans göstererek dünya şampiyonu oldu. Bunun her türlü takdire şayan bir durum olduğunu söyleyebiliriz. Ve bu başarı 2 yıllık Arapça eğitimiyle oraya çıktı. Bu anlamda özellikle hazırlık sınıfı olan proje okullarının ülkemizde dil eğitimde devrim yaşattığını söylemek pekala mümkündür. Bunun meyveleri, daha proje okullarından mezun vermeye başlamamıza rağmen ara sınıftaki öğrencilerimiz, Dünya şampiyonu olarak ispatladılar. Bunu ana dili seviyesinde, dünya standartlarının üzerinde ifade ederek ispatlamış oldular” şeklinde konuştu.

    Şampiyonluk sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendilerini kutlamasının onur verici olduğunu belirten Şenocak, “Bizim için de çok büyük sürpriz oldu. Gerçekten çok heyecanlandık. Görüntülü görüşme ile öğrencilerimizi tebrik etti. İnşallah külliyede bizi ağırlama sözü de almış olduk. Kupamızla birlikte, külliyede Cumhurbaşkanımıza başarımızı hediye edeceğiz inşallah” ifadelerini kullandı.

  • Kayıp kızlarına kavuşan aileler çok mutlu

    Ordu’nun Fatsa ilçesinde geçen salı günü kaybolan ve cumartesi gecesi Fatsa Devlet Hastanesine gelerek polise teslim olan 10. sınıf öğrencisi Nazlı Özdemir ve Melike Türkan’ın aileleri kızlarına kavuşmanın sevincini yaşıyor.

    Ders notlarından dolayı bunalıma girerek 18 Nisan Salı günü evi terk ettikleri öğrenilen 16 yaşındaki kızların Kırıkkale’ye gittikleri, Nazlı Özdemir’in annesinin rahatsızlandığını öğrenince geri döndükleri belirtildi. Cumartesi gecesi Fatsa Devlet Hastanesine gelerek polise teslim olan Nazlı Özdemir ve Melike Türkan’ın aileleri kızlarını emniyet güçlerinden teslim alarak evlerine götürdü. Fatsa ilçesine bağlı Yalıköy Mahallesi’nde oturan Nazlı Özdemir’in ailesi mutluluğunu kendilerini evlerinde ziyaret eden ve telefonla arayan eş dost ve akrabaları ile paylaşıyor. Kızlarına sağ salim kavuştukları için çok mutlu olduklarını ifade eden Özdemir ailesinin fertleri, tekrar eski yaşantısına kısa zamanda döneceklerini belirtti.

    “Hayata ikinci kez doğdum”

    Kızını sağ salim bulduğu için çok mutlu olduğunu ifade eden baba Uğur Özdemir, “Hayatımın en güzel mutluluğunu yaşıyoruz aile olarak. Kayıp olduğu günden bulunduğu bu zamana kadar acılı bekleyişimiz devam etti. Türkiye genelindeki bütün anne ve babalara seslenmek istiyorum. Çocuklarımızda aşırı güven olması bu tür sıkıntılarla ailelerin karşı karşıya koyuyor. Biz çocuklarımıza güveniyoruz onların da öz güveni bu sayede artıyor. Dışarıdan gelecek zararlı insanların yaptıklarından dolayı ne olacağını düşünemiyoruz. Allah kimseye bu ağır acıyı yaşatmasın. Kızımın bulunduğu an tonlarca yük üzerimden kalktı diyebilirim. Hayata ikinci kez doğdum diyebilirim. Kızım başına bana göre sevgili veya yakın arkadaşlıktan dolayı alı koyma geldi. Emniyet güçlerimiz bu konu ile ilgili geniş çaplı araştırma başlattı. Kayıp olduğu günlerde Kırıkkale iline gittiğini kızım bana söyledi. Sonrasında Samsun’a geri dönüp Fatsa’ya gelmişler. Onları getiren götüren biri var mı onu da kızıma sormadım. Zaten biraz durumu psikolojik olarak sıkıntılı. Yaşadığı durumlar kendisini etkiledi diyebilirim. Ailesi olarak her zaman yanındayız. Kızımıza yaşadıkları ile ilgili çok soru sormadık. Kendisinin bizlere anlatmasını bekliyoruz” dedi.

    “Kızım benim hastalığıma dayanamayıp yuvasına geri döndü” diyen anne Şengül Özdemir, “Yaşadıklarımız beni çok üzdü ve hastanelere düştüm. Dayanacak gücüm kalmamıştı ve ailem beni rahatsızlandığım için hastaneye götürmüşlerdi. Kızım rahatsızlığımı duyarak geri döndü ve yanıma geldi. Yanıma geldi ve sarıldı boynuma. Çok mutlu oldum. Allah razı olsun herkesten. Kızlarımızı bulmada bizlere çok yardımcı oldular. Allah kimseye evlat acısı göstermesin” diye konuştu.

  • Elazığ’da Anne Ve Kızlarına Sağlık Semineri Verildi

    Elazığ Sosyal Yardımlaşma Spor Kulübü Derneği ve Medical Park Elazığ Hastanesinin ortaklaşa uyguladığı “Annelerin Gururu Memleketin Huzuru Kızlarımız Projesi” kapsamında kızlar ve annelerine sağlık semineri verildi.

    Medical Park Elazığ Hastanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen sağlık seminerine Elazığ Sosyal Yardımlaşma Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Bayraktar, anneler ile kızları ve hastane personelleri katıldı. Program kapsamında anne ve kızlarına, anne ve çocukları arasında yaşanan kuşak çatışmaları, sağlıklı beslenme, çocuk psikoloji ve meme kanseri hakkında seminer verildi. Anneler ve çocuklar arasında ki anlaşmazlıklara hakkında bilgi veren Elazığ Sosyal Yardımlaşma Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Bayraktar, “Bu özellikle çatışma dediğimiz şey aslında anlaşmazlık değil. Çatışmadan kastımız annelerle kızlar arasında değil. Gençlerle büyükler arasındadır. Bunların nedenleri var. Bu nedenler, çocukların evden geliş gidiş saatleri, okuldaki dersler, dışarıdaki arkadaşlar, derslerdeki başarı ve ahlaki davranışlar gibi şeyler. Aslında değerlerle ilgilidir. Yani bizim aile toplumumuzun değerleriyle ilgili bir anlaşmazlıktan doğan sıkıntılardır ve bu sıkıntılar çatışmaya dönüşüyor. Bazıları ben kızımla arkadaşım diyor ama genç olduğu zaman bazı şeyler artık onlarda daha çok nefis den dolayı sizinle çatışmak zorunda kalıyor. Sebebi ise onlar daha genç, dünyayı toz pembe görüyor. O siz anneler gibi tecrübeli değil ve hayatın gerçek anlamını bilmiyor. O sizin çektiklerinizi bilmiyor, bilseydi büyük ihtimalle size hak verirdi. Empati kurmuyor. Annemde benim bir zamanlar gençti demiyor. Her şeye gülüp geçiyor. Ama bir gün onların başlarına öyle bir şey gelecek ki onlara tecrübe olarak dönecek. Siz anneler aslında onların başına kötü şeyler gelmesini istemediğiniz için, sizin yaşadıklarını yaşamaması için uğraşıyorsunuz” dedi.

    “SPORDAN 1 SAAT ÖNCE MUTLAKA ANA ÖĞÜN ALINMASI LAZIM”

    Spor kulübü öğrencilerine beslenmeleri hakkında dikkat edilmesi gerekecek noktalara değinen Medical Park Elazığ Hastanesi Diyetisyeni Penbe Berna Karaca, “Günlük almanız gereken enerji miktarı karbonhidrat, yağ, protein olarak belli miktarlarda alınması gerekiyor. Bunlar eğer yeterli miktarlarda alınmazsa yaptığınız antrenman yeterince verimli olmaz, sakatlanma riskiniz artar, gün içinde daha yorgun ve mutsuz olursunuz. Buda dolayısıyla genel olarak performansınızı etkiler. Karbonhidratın önemli olmasının sebebi , aldığımız karbonhidratın büyük bir kısmı kaslarda ve karaciğerde depo ediliyor. Yani siz eğer kaslardaki karbonhidrat depolarını boş bir şekilde spor yapmaya başlarsanız kaslardaki karbonhidrat depoları boş olduğu için yüksek bir verim elde edemeyeceksiniz. O yüzden biz genelde spordan 1 saat önce mutlaka bir ana öğün yapılmasını öneriyoruz” diye konuştu.

    “EN BÜYÜK HATALARDAN BİRİ YAĞI TAMAMEN ATMAK”

    Eğer uzun süreli antrenmanlar yapılıyorsa, karbonhidrat harcadıktan sonra vücudun bu sefer yağı harcamaya başladığını ve bazı vitamin ve minerallerin emilimi için yağın mutlaka vücutta bulunması gerektiğini belirten Karaca, “Yağda eriyen vitaminler yemek yediğiniz zaman, diyelim ki bir salata yediğiniz zaman salatanın içindeki vitaminlerin vücuda geçebilmesi için miktarına dikkat etmek kaydıyla o salataya bir miktarda olsa yağ eklemeniz lazım ki o yağdaki vitaminler erisin ve vücuda geçsin. Yapılan en büyük hatalardan birdi diyete girildiği zaman yağı tamamen hayatımızdan çıkarmak. Çıkardığımız zamanda yeterli bir vitaminleri alamadığımız zaman yine aynı şekilde sağlıklı bir beslenme olmamış olacak” ifadelerinde bulundu.

    “ÇOCUKLARINIZLA ABLA GİBİ KONUŞUN”

    Çocuk psikolojisi hakkında bilgi veren Psikiyatri Uzmanı Dr. Kemal Barım ise şunları kaydetti:

    “Adölesan çağındaki kişiler daha çok her şeyi kendilerinin bildiğini zannederler. Doğru kararı kendilerinin vereceğini düşünürler ve her işe at gözü kapalı atılırlar. Tabi bunun sonucunda ağızları yanar. Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer diye bir atasözümüz var. Ağızları yandıktan sonra ancak akılları başlarına gelir. Ama annelerde çocuklarının böyle tatsız deneyimleri en az zararla atlatmalarını sağlamak için devamlı onlara öğüt verirler. Onların hareketlerine karışırlar. Annelerin çocukların hareketlerine ne kadar çok karışırsan çocukların tepkileri de o kadar çok olur. Demek ki çocuklarımızla bir anne gibi değil de bir abla gibi konuşacağız ve onlara baştan başlayıp bunların başınıza gelen tecrübelerle bilgili anılarını anlatarak bunların düşünerek yapılması gereken hareketler olmasını anlatacaksınız.”

    “MEME KANSERİ ÖLÜM SEBEBİNDE 2. SIRADA”

    Meme kanserinin kadınlarda en sık görünen kanserlerden biri olduğunu vurgulayan Genel Cerrahi Op. Dr. Yusuf Tekeş, “Meme kanseri yaklaşık yüzde 31 oranında görülür. Ölüm sebebinde ise 2. sıradadır. En sık olan ölüm sebebi akciğer kanseridir. Her 9 kadının birinde mutlaka meme kanseri oluşmaktadır. Bazen hatta sekizde bir diyen bile olmuştur. Her memede görülen şey kötü diye bir şey yoktur. İyi huylu hastalıkları da vardır. Enfeksiyonları , kistleri, meme başı akıntı hastalıkları var. Meme hastalığın belirtilerinden birisi ağrıdır. Benim en sık gördüğüm hastalık memede ağrıdır. Günde 10 tane kadın bana geliyorsa 10 taneden 9’u ağrıdan geliyor. Ağrıyı kötü hastalık belirtisi diye düşünüyorlar ama kesinlikle değil. Meme ağrısı her kadında mutlaka olan ve adet zamanlarında sık sık olur. Yani mutlaka olan bir şeydir kötü hastalık belirtisi değildir. Yediğimiz içtiğimiz şeyler, kahve, sigara, kakaolu içecekler ve günlük stres bunların hepsi memede ağrı yapan şeylerdir” ifadelerinde bulundu.

    Seminer sonunda katılımcıların sağlık kontrolünden geçirilmesiyle sona erdi.