Etiket: Kızını

  • Yoğun bakımdaki kızını ziyaretten dönerken otomobil çarptı

    Uşak’ta yoğun bakımda tedavi gören kızını ziyaretten dönen anne, otomobilin çarpması sonucu ağır yaralandı.

    Alınan bilgiye göre kaza, D-300 karayolu üzerinde Şehit Mehmet Bozkuş köprülü kavşağı önünde meydana geldi. İzmir yönüne doğru seyir halinde olan Deniz Y. idaresindeki 64 AAK 499 plakalı otomobil, yolun karşısına geçmeye çalışan Bedia Demir (46) isimli kadına çarptı. Çarpmanın etkisiyle bariyerlere çarpıp yol kenarına düşen kadın ağır yaralandı. Olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırılan Demir’in yoğun bakıma alındığı öğrenildi. Havanın yağışlı olması ve kaza nedeniyle İzmir yönüne doğru olan trafik akışı kısa süre köprünün alt kesimine verildi. Olay yerinde polislerin çalışmasını tamamlamasının ardından trafik akışı yeniden açıldı.

    Polis otomobil sürücüsünü gözaltına alırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

    Yoğun bakımdaki kızını ziyaretten dönüyordu

    Öte yandan eşinden ayrı yaşadığı öğrenilen ve kazada ağır yaralanan Bedia Demir’in kızı Sevda Aktürk’ün de yaklaşık 2 ay önce kaza geçirerek Uşak Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakımında hayata tutunmaya çalıştığı öğrenildi. Anne Demir’in kazadan birkaç saat önce kızını ziyaret ettiği öğrenildi. Ayrıca Bedia Demir’in engelli ve bakıma muhtaç bir oğlunun da olduğu öğrenildi.

  • Eski koca, karısına ateş etti, kızını vurdu

    Elazığ’da bir kişi, tartıştığı eski eşine silahla ateş ettiği sırada araya giren kızını vurdu. Kız yaralı olarak hastaneye kaldırılırken, kaçak şüphelinin yakalanması için polis çalışma başlattı.

    Olay, Cumhuriyet Mahallesi Kılıçhan Sokak’ta bulunan bir sitedeki dairede meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, boşandığı eşinin evine giden M.H.A., henüz bilinmeyen bir nedenle tartışmaya başladı. Tartışma sırasında eski koca, silahını çıkartarak ateş etti. Bu sırada evde bulunan ayrılan çifttin ikiz kızlarından biri annesinin önüne atladı. Kurşunun isabet ettiği kız yaralandı.

    Şüpheli eski koca olay yerinden kaçarken,evdekiler sağlık ve polis ekiplerinden yardım istedi. Olay yerine sevk edilen ambulansla yaralı kız Fırat Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı.Yaralı kızın durumunun iyi olduğu öğrenildi.

    Olay yerine gelen polis, kaçan şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı.

  • Kızını öldüren torunlarının tahliyesine itiraz edecek

    AYDIN (İHA) – İzmir’de annelerini öldüren 19 ve 17 yaşındaki kız kardeşler, yerel mahkemeden aldıkları 10 ve 20 yıl hapis cezalarına ilişkin Yargıtay’ın “makul oranda indirim yapılmadığı” gerekçesiyle verdiği bozma kararının ardından tahliye edildi. Torunlarının tahliye edilmesine tepki gösteren dede Kasım Süngü, karara itiraz edeceğini belirtti.

    İzmir’in Aliağa ilçesinde yaşayan 19 yaşındaki Şeyda P. ve 17 yaşındaki Beyza P. , 2013 yılında anneleri Gülser Süngü’yü evlerine tanımadıkları erkekleri getirdiği ve kendilerini de “kötü yola zorladığı” iddiasıyla önce elektroşok cihazıyla bayılttı, sonra da 24 yerinden bıçaklayarak öldürdü.

    Hazırlanan iddianamenin ardından Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada Şeyda P. 20 yıl; olay tarihinde yaşı 18’den küçük olan Beyza P. ise 10 yıl hapis cezası almıştı. Kız kardeşlerin avukatı Zülküf Koçoğlu, kararı temyize taşıdı. Dosyayı inceleyen Yargıtay savcısı “haksız tahrik” nedeniyle daha fazla indirim yapılması gerektiği görüşünü bildirdi. Dosyayı görüşen 2. Ceza Dairesi de savcının görüşü doğrultusunda karar vererek cezada “makul oranda” bir indirim yapılmadığını belirterek kararı bozdu. Verilen kararın ardından davanın görüldüğü Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu kardeşleri 28 Kasım’da tahliye etti.

    Kızının hiçbir günahı olmamasına rağmen torunları tarafından öldürüldüğünü kaydeden dede Kasım Süngü, “Benim öğrendiğim kadarıyla torunum Şeyda’nın iki erkekle birlikteliği olmuş. Kızım bunu öğrenince torunuma kızmış. Şeyda’nın hamile olup olmadığını öğrenmek için kadın doğum doktorundan randevu almış. Torunum teyzesine ’annem beni kadın doğum doktoruna götürmesin, sonu fena olur’ demiş. Teyzeleri de kızıma bunları anlatmış. Kadın doğum doktoruna gidecekleri günün akşamı torunlarım elektro şok cihazıyla annelerini etkisiz hale getirip bıçaklayıp öldürmüşler. Elbiselerini değiştirdikten sonra ellerindeki suç aletlerini 200 metre ileride çöp tenekesine atmışlar. Erhan diye bir arkadaşlarını arayıp ’Annem bize evden gidin gezin dedi’ demişler. Erhan, torunlarımı gelip almış, ona da ’Annemize ulaşamıyoruz’ demişler. Üç kişi eve geldiklerinde kızım kanlar içinde yerde yatıyormuş. Cezaevine torunlarımı ziyarete gittiğimde annelerini kendilerinin öldürdüğünü itiraf ettiler. Annelerini eve erkek getiriyor diye suçladılar. Cinayetten bir hafta önce köye gelmişlerdi. Cezaevine ziyaretlerine gittiğimde onlara, ’O zaman neden bu konudan bahsetmediniz’ dedim. Dede korktuk dediler. Yalan söyledikleri her hallerinden belliydi” dedi.

    “Ölseler umurumda olmaz”

    Torunlarının tahliye edilmelerine itirazda bulunacağını belirten Süngü, “Cinayet nedeniyle Şeyda 20 yıl, Beyza 10 yıl ceza aldı fakat 5 yıldır cezaları Yargıtay tarafından onanmadı. Şimdi edilmişler. Annelerini suçu yokken öldürdüler. Kızım evladına sahip çıktığı ve doğum kontrol doktoruna götürmek istedi diye öldürüldü. Böyle bir kanun var mı? O zaman herkes birbirini öldürsün, kimseye ceza verilmesin. İzmir’e giderek itirazda bulunacağım. Benim öyle torunlarım yok. Annelerinin bir suçu olsaydı o zaman her zaman yanımda yerleri vardı. Onlar benim torunlarım değiller. Onları karşımda öldürecekler kılım bile kıpırdatmam. Onlar hak ettiği cezayı alıncaya kadar peşlerini bırakmayacağım. Allah onların cezalarını versin. Ama önce kanunlar cezalarını vermeli” diye konuştu.

    Torunlarının en ağır şekilde cezalandırılmasını isteyen anneanne Cevriye Süngü ise, “Onların ölünceye kadar cezaevinde çürümelerini istiyorum. Benim kızım kuş yavrusu değil insandı. Annelerini öldürdükten 5 yıl sonra cezaevinden çıktılar. Böyle kanun istemiyorum. Adalet istiyorum. Benim kızım kara toprakta yatıyor. Yazık oldu benim evladıma” ifadelerini kullandı.

  • İnşaattan malzeme hırsızlığından yakalandı, hasta kızını doktora götürmek için çaldığını öne sürdü

    Samsun’da inşaat halindeki binada bulunan kilitli odadan su tesisatı malzemesi ve kablo çalan zanlı, polis tarafından yakalandı.

    Olay, Samsun’un Atakum ilçesi İstiklal Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, inşaat halindeki bir binada bulunan odanın kapı kilidini açarak içeriden su tesisatı malzemesi, kablo ve diğer malzemelerden çaldığı iddia edilen İ.M. (49), güvenlik kamerası kayıtlarından yola çıkarak Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Çaldığı malzemeleri sattığı tespit edilen İ.M., suçunu da itiraf etti.

    Hırsızlık suçundan çok sayıda suç kaydı bulunan İ.M. kızının hasta olduğunu, onu doktora götürmek için hırsızlık yaptığını iddia etti. Polisteki sorgusu tamamlanan İ.M., Samsun Adliyesine sevk edildi.

  • 2 kızını kazada kaybeden annenin mahkemedeki sözleri yürek sızlattı

    Mersin’de 6 yaşındaki Ekin ve 9 yaşındaki Evrim Çakmakçı kardeşlerin ölümü, teyzeleri İlknur Emine Yalçın’ın yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasına ilişkin davanın ilk duruşması görüldü.

    Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davaya tutuklu yargılanan araç sürücüsü Ramazan Topal (69) ve avukatları ile kazada hayatını kaybeden Ekin ve Evrim Çakmakçı’nın yakınları ve avukatları katıldı. Mahkemede savunma yapan sanık Ramazan Topal, “Bu olay aileden sonra en çok beni üzdü. Allah yavrularımızın mekanlarını cennet eylesin. 69 yaşındayım. Bu yaşıma kadar hiçbir suça bulaşmadım. Olay, beni ve ailemi çok üzdü” dedi.

    “Bölgede ışıklandırma yok, karşıdan gelen aracın farı gözümü aldı”

    Duruşmadaki ifadesinde, olay günü ailesiyle yaylaya gitmek üzere yola çıktıklarını aktaran Topal, “Annem, eşim, kızım ve torunum arabamıza binmiş, yaylaya gidiyorduk. Kazanın gerçekleştiği yerde insanların 2’şer 3’er kişilik halde karşıya yürüdüğünü gördüm. O bölgede ışıklandırma yok. Keskin bir viraj var. Bende refleksten dolayı virajı içten aldım. O sırada karşıdan gelen aracın ışığı gözümü aldı. Kızım, ’baba dikkat’ dedi. Fakat ben ses geldikten sonra sağa çekip durdum. Yaralıların yanına gittim. ’Ambulans çağırın’ diye bağırdım. Arabada 5 kişi olduğumuz için ve yükümüzde olduğu için suratli değildim. Ortalama 45-50 kilometre hızla ilerliyordum. Ben bölge ışıklandırma olmaması ve yaya geçidinin o bölgede olmaması gerekçesiyle karayollarından şikayetçiyim” diye konuştu.

    “Siz hiç 2 evladınızı birden kaybettiniz mi?”

    Sanıktan şikayetçi olduğunu belirten anne Özlem Çakmakçı’nın sözleri ise yürekleri sızlattı. Çakmakçı, “Siz hiç 2 evladınızı birden kaybettiniz mi hakim bey? Benim hayatım kaydı. Geceleri üstünü örtmeye kıyamadığım yavrularım yok artık. Ben yaşamıyorum sadece nefes alıyorum. Şikayetçiyim” ifadelerini kullandı. Kaza günü küçük kızların yanında olan ve kazada ağır yaralanan teyzeleri İlknur Yalçın, “Ben olayda yaralandığım için travma yaşadım ve olayı unuttum. Ancak bana anlatılanlar kadarıyla aracın çok hızlı geldiğini biliyorum. Biz yaya geçidini kullanarak karşıya geçecektik. Canımdan çok sevdiklerimin canına kıydı. Şikayetçiyim” şeklinde konuştu.

    Baba Ali Çakmakçı da sanığın ifadelerini samimi bulmadığını belirterek, “Yolda eğer bir kusur var ise sizin de hızınızı ona göre ayarlamanız gerekir. Ben bunu direk cinayet olarak görüyorum” diye konuştu.

    “Olayda kasıt yoktur”

    Sanığın avukatı, “Bu olayların tekrarlanmaması için bizim gerçeği görmemiz lazım. Bu olayda kasıt yoktur. Kaza yerinde yaya yolu yok, aydınlatma yok, tehlikeli eğim ve tehlikeli viraj var. Bölgede hız sınırı 110 kilometre. Sırf bir yaya geçidi var diye orası yaya geçidi olmaz. Konumu çok sakıncalı bir yerde. Zaten incelediğimizde projede de yok, sonradan yapılmış. ’Tek başına şoför suçludur’ dersek, gelecek yıllarda meydana gelecek kazalardan da sorumlu oluruz. Bu sebepten dolayı sanığın delilleri karatma ihtimali olmadığı için tahliyesini talep ediyoruz” dedi.

    Çakmakçı ailesinin avukatları ise olayın çok vahim bir olay olduğunu belirterek, “Sanık olayda ne frene basmış, ne korna çalmış ne de manevra yapmıştır. Bu sebeplerden dolayı biz keşif ve hız tespiti istiyoruz. Tutukluluk halinin de devamını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Mahkeme heyeti, keşif yapılması, hız tespiti ve usul tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumuna incelemeye gönderilmesi, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 31 Ocak tarihine erteledi.

    “Trafik cinayetleri artık kimsenin kaderi olmasın”

    Mahkeme çıkışında gazetecilere açıklamalarda bulunan anne Çakmakçı, “Çok üzgünüm. Ne diyeceğimi bilmiyorum. Bir trafik kazası demiyorum, bu bir trafik cinayeti. Trafik kurallarına uymayan birileri yüzünden çocuklarımı kaybettim. Yani bu acının tarifi yok. Sesimizi herkesin duymasını istiyorum ve adalet istiyorum. Herkesin bu acıyı anlamasını istiyorum. Ben 2 çocuğumu bir gecede kaybettim. Trafik cinayetleri artık kimsenin kaderi olmasın” dedi. Baba Çakmakçı ise şu ifadeleri kullandı: “Bu olay tamamen bir trafik cinayetidir. Başka çocukların ölmemesi için mütalaaya uygun bir kararın çıkacağına inanıyorum.”

    Olay anı

    Mersin’in Merkez Toroslar ilçesi Gözne Yolu Sarnıç mevkiinde kuzenleri Emine Yalçın ile birlikte otomobilden inen Evrim (9) ve Ekin Çakmakçı (6) adlı kız kardeşler, karşıya geçmek için yola çıktıkları sırada, süratle gelen Ramazan Topal yönetimindeki otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetmiş, kazada Emine Yalçın da ağır yaralanmıştı.