Etiket: Kızın

  • Sınıfta öğrencilerin gözü önünde öldürülen liseli kızın cenazesi otopsiye kaldırıldı

    Bursa’da, sınıfta öğrencilerin gözü önünde erkek arkadaşı tarafından tabancayla öldürülen kız öğrencinin cesedi Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.

    Olay merkez Osmangazi ilçesi Hürriyet Mahallesi’nde sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hürriyet Anadolu Lisesi 10. sınıf öğrencisi olan H.C. (16) yanında getirdiği tabanca ile sınıfa sabah erken saatlerde girdi. Daha sonra beklemeye başlayan H.C., sınıf arkadaşlarının gözünün önünde 16 yaşındaki arkadaşı Nilüfer A’yı vurdu. H.C. daha sonra ise kendi kafasına sıkarak intihara teşebbüs etti. Neye uğradığını şaşıran arkadaşları durumu öğretmenlerine bildirdi. Nilüfer A. olay yerinde hayatını kaybederken, okula gelen 112 Acil Servis ekipleri ağır yaralı H.C.’yi Çekirge Devlet Hastanesi’ne kaldırdı.

    Okul 1 gün tatil edildi. Savcının olay yerinde yaptığı incelemenin ardından Nilüfer A’nın cenazesi otopsi için Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.

    Bu arada, kendi kafasına sıkarak ağır yaralan H.C’nin, cinayeti işlemeden evvel, WhatsApp grubuna, organlarının bağışlanmasını yazdığı öğrenildi.

  • Cumhurbaşkanına hakaret eden üniversiteli kızın cezası onandı

    Bursa’da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla 4 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılan üniversite öğrencisi, Yargıtay’ın kararı onamasının ardından yeniden cezaevine girdi.

    Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılanan Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisi G.Y.’nin sosyal medyadaki “Güvercin curnatası” isimli hesabından terör örgütü PKK ile ilgili “kahraman” ifadesi kullandığı, operasyonların yapıldığı Diyarbakır, Sur, Şırnak, Silopi ve Cizre’de barikatları simgeleyen fotoğraflarla PKK, YPG ve çeşitli terör örgütlerini öven paylaşımlarda bulunduğu ve bu hesaptan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği, Barış İçin Akademisyenler Birliği bildirisine destek verdiği iddia edilmişti. “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “terör örgütü propagandası yapmak” suçlarından hapis cezası talebiyle yargılanan G.Y., toplam 4 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılarak tahliye oldu. Yargıtay’ın kararı onamasının ardından G.Y., dün yeniden Yenişehir Kapalı Kadın Cezaevi’ne kondu.

  • Üniversiteli kızın hobisi ticaret kapısı oldu

    Elazığ’da üniversitede eğitim gören 24 yaşındaki Büşra Aksakal, evinde sabundan ürettiği süs eşyalarını sosyal medya üzerinden satarak eğitim giderlerini karşılıyor.

    Ayfer ve Mustafa Aksakal çiftinin 6 çocuğunun en büyüğü olan ve Fırat Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü 4. sınıfta okuyan 24 yaşındaki Büşra Aksakal, arkadaşından gördüğü kokulu sabundan yapılan hediyelik ürünleri hobi olarak stres atmak için yapmaya başladı. Kısa sürede yaptığı şekiller ilgi görünce evinin balkonunda ürünlerini geliştirerek ticarete dönüştüren genç kız, ürünleri sosyal medya hesabından satarak eğitim masraflarını karşılamaya başladı. Yaptığı süs eşyalarını 1,5 lira ile 150 lira arasında satan Aksakal, gelecekte büyük bir organizasyon şirketi kurmayı hedefliyor.

    Sakarya’da yaşayan bir arkadaşının sabunlarla ilgili sosyal medya paylaşımının dikkatini çektiğini belirten Büşra Aksakal, “Arkadaşımı sabunları nereden aldığı konusunda fikir edinmek için aradığımda ürünleri kendisinin yaptığını öğrendim. Arkadaşımın o ürünleri kendisinin yaptığını öğrenmem benim de neden yapamıyorum sorusunu aklıma getirdi. Bende arkadaşımın desteğiyle ürünlerin nereden ne şekilde alınır, nasıl yapılır diye bilgi aldım. Daha sonra ürünleri evde yaparak hobi şeklinde en azından stres atacağım bir durum haline getirdim” dedi.

    Stresten yaptığı ürünler evde biriktikçe arkadaşlarına hediye etmeye başladığını aktaran Aksakal, “Bu hediyelerin sonucunda gelen olumlu dönüşler beni motive etti. Daha sonra arkadaşlarımın arkadaşları, onların evinde gördükleri hediyeleri istemeye başladı. Artık yaptığım iş hobiden ticarete döndü. Hobim ticarete dönüşmüşken neden bu fırsatı değerlendirmeyeyim diyerek sosyal medya hesabı kurdum. Sosyal medya hesabına yüklediğim fotoğrafların hepsi beğeni aldı. Bu beğenilerle birlikte siparişler geldi. Hobi ve stres atmak için başladığım şeyi iş haline dönüştürdüm” diye konuştu.

    Hobi olan işini ilerletmişken daha büyük şeyler yapmayı planlamaya başladığını aktaran Aksakal, “Evimin küçük köşelerinde yaptığım hobi alanları bana ciddi maddi kazançlar elde ettirdi. Kendi ayaklarımın üstünde durmayı başardım. En azından kendi kişisel ve eğitim giderlerimi kendim karşılayabildiğimi farkettim. Bunu artık tamamen bir iş haline dönüştürmeyi düşünüyorum. İnşallah ailemin verdiği desteklerden de yararlanarak bu işi büyük bir organizasyon şirketi haline dönüştürmek en büyük hayalim” şeklinde konuştu.

  • 12 yaşında kızın telefonunu kapkaç yapan zanlıyı güvenlik kamerası ele verdi

    Bursa’da 12 yaşında bir kızın cep telefonunu kapkaç yöntemiyle gasp eden zanlı güvenlik kamerasından yola çıkan ekiplerce yakalandı. 13 yıl cezaevinde yatan ve geçen yıl tahliye olan zanlının olaydan sonra kendisini yakalamak isteyenlere silah doğrulttuğu öne sürüldü. Yankesicilik ve Dolandırıcılık Masası ekipleri çok geçmeden olayı aydınlattı.

    Edinilen bilgiye göre, olay 26 Mart tarihinde merkez Yıldırım ilçesine bağlı Duaçınarı Mahallesi’nde meydana geldi. Dikmen sokakta arkadaşıyla oyun oynayan 12 yaşındaki S.A.’ya hızla yaklaşıp elindeki cep telefonunu kapkaç yöntemiyle çaldıktan sonra hızla olay yerinden uzaklaşan S.D.(37) güvenlik kameralarına takıldı.

    Küçük kızın cep telefonunu kapkaç yaparak çaldıktan sonra kaçarken çevrede gören vatandaşlar tarafından kovalanmaya başlayan S.D. üzerinde taşıdığı silahı sokak aralarında bulunan çocuklara aldırmadan vatandaşlara doğrultarak kovalamalarını engelledi ve olay yerinden kaçtı.

    Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik Dolandırıcılık Büro Amirliği’ne bağlı ekipler 20 gün boyunca olayın gerçekleştiği bölgede güvenlik kameralarını inceledi. İncelemelerin ardından şüphelinin silahlı gasp suçundan cezaevinde yatan ve bir yıl önce çıkan S.D. olduğu tespit edildi. Ekipler şüpheliyi Bursa’daki evinden Karadeniz’e kaçmak üzereyken yakaladı. Yakalanan zanlı emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

  • 12. kattan düşen minik kızın ölümünde cinayet iddiası

    Mersin’de 3.5 yaşındaki kız çocuğu, kendisini sevmek için kucağına alan akrabasının elinden kayıp 12. kattaki binanın balkonundan düşerek hayatını kaybetti. Aile olayın kasıtlı yapıldığını ileri sürdü.

    Edinilen bilgiye göre olay, 22 Mart gecesi saat 22.00 sıralarında Mezitli ilçesi Merkez Mahallesi Meytis Plus Sitesi’nde meydana geldi. Ambulansla Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılan bir kız çocuğunun yüksekten düşme sonucu hayatını kaybettiği bilgisi üzerine adrese giden polis ekipleri, 3.5 yaşındaki Shana Hira Dağ’ın balkondaki yastığın üzerine çıkıp 12. kattan düşerek hayatını kaybettiği yönünde bilgi aldı. Olay sırasında evde akrabalarıyla birlikte bulunan anne Devran ve baba Emrah Dağ ile de görüşmek isteyen polis, olayın etkisi altındaki anne-baba ile sağlıklı görüşme yapamadı. Olayla ilgili evde bulunanların ifadelerini alan polis, çiftin akrabası olan Türkan İ.’nin (22) ifadesini çelişkili buldu. Çalışmalar devam ettiği sırada Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne yapılan bir ihbara istinaden Cumhuriyet Savcısının talimatı ile olayı soruşturan Cinayet Büro Amirliği ekiplerince Türkan İ. gözaltına alındı. Şüphelinin polisteki ifadesinde suçunu itiraf ederek, kucağında bulunan çocukla birlikte balkona çıktıkları sırada elinin titremesi üzerine çocuğun camdan aşağıya düştüğünü söylediği öğrenildi. Sevk edildiği mahkemece tutuklanan zanlının ilk etapta korktuğu için gerçeği söylemekten kaçındığı ifade edildi.

    Aile kızlarının kasıtlı olarak atıldığını ileri sürdü

    Olayla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan baba Emrah Dağ, 22 Mart’ta eşi ve çocuklarıyla birlikte kaynanasına gittiğini ifade ederek, “Orada misafirliğe geldiğimizde 5-6 aydır kaynanamda kalan Türkan İ. de oradaydı. Kimse sahip çıkmıyordu. Sokakta kalmasın, insanlar bize laf söylemesin diye insanlık yaptık. Demek ki yanlış yapmışız. Misafirler gittikten sonra biz bize kaldık. Ben bir işimi halletmek için dışarı çıktım. Kızım evde çocuklarla birlikte oynuyordu. Herkes evde otururken eşim, 2 aylık bebeğimize süt vermek için diğer odaya geçecekti. Shana televizyon ve ışığı açıyor, perdeler, kapılar, pencereler kapalı. Zaten benim kızım 3,5 yaşındaydı ama çok akıllıydı. Pencereyi açıp aşağı bakayım diye bir olay hiç olmadı. Kapıyı kapattıktan sonra eşim mutfağa ağzı tatlansın diye bir tatlı almak için gittiğinde Türkan İ. ile mutfak kapısında göz göze geliyor. Eşim bebeğe süt vermek için diğer odaya geçiyor. O arada ben aradım. Eşimle en fazla 3 dakikalık bir görüşmem oldu” diye konuştu.

    “Olay 4 dakika içerisinde oldu”

    Olayın 4 dakika içerisinde gerçekleştiğini söyleyen Dağ, “Olay bittikten sonra Fransız balkonundan diğer balkona geçiyor. Balkondan aşağı kontrol ediyor. Kızım ölmüş mü diye bakıyor. O kadar cani ki, o kadar psikopat bir kadın ki bunu bile kontrol edebiliyor. Deli bir insan, akli dengesi yerinde olmayan bir insan bunları yapamaz. Direkt atar ve gider. Oradan sofra bezini alıp, soğukkanlı bir şekilde temizlemeye çalışıyoruz. O arada haber geliyor. Herkes feryat ederek aşağı iniyor. Katil olan kadın Türkan İ. soğuk kanlı bir şekilde yukarıda kalıyor ve diğer kızımı kucağına alıp bekliyor. Amacı benim diğer kızımı da aşağı atmaktı demek. Ben diğer kızımı da öldüreceğine inanıyorum. Zaten herkes aşağıdayken hemen kaynanamın aklına bebek geliyor ve geri yukarı çıkıyor. İçeri girdiğinde Türkan İ.’nin koridorda kucağında benim diğer bebeğimle gezdiğini görüyor. Orada diyor, ’Ben size söylemiştim, babası yanında götürsün diye.’ O sırada psikolojik olarak bizi suçlamaya çalışıyor. Hastanede soğukkanlı bir şekilde hiçbir şey olmamış gibi geziyor. Kızımı yoğun bakıma kadar çıkıp kontrol ediyor. Daha sonra ölüm haberini aldıktan sonra bize geliyor eşimi teselli etmeye çalışıyor. O kadar bir psikopatlık ki kızımızın yıkandığı anı görmek istiyor. Kızımın yanına gidiyor. Onunki artık canilik, psikopatlık, vahşetlik. Cenazede bir tek gözyaşı bile dökmedi” şeklinde konuştu.

    “İfadesinde itiraf etti ama dolaylı yollardan itiraf etti”

    Olayın ardından evde bulunan herkesten şikayetçi olduklarını belirten Dağ, “Herkesin tek tek ifadesi alındı. İfade alındıktan sonra zaten polisler onun üzerinde durmaya başladı. Sonunda itiraf etti ama yine dolaylı yoldan itiraf etti. Suçlu olarak şu anda içeride ama ben sadece bununla sınırlı olduğunu düşünmüyorum. Tek başına da yapmışsa bile daha sonra aile bireylerinin ya haberi vardı ya da akıl verdi. Çünkü olay bittikten sonra Adana’daki Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine gidip, ’beni yatırın’ diyor. Olayı örtecek. Biz bunun peşini bırakmayacağız. Türkan İ., biz senin peşini bırakmayacağız. Ölene kadar hem benim hem eşimin iki eli yakanda olacak. Hem bu dünyada hem de diğer dünyada hakkımızı helal etmiyoruz. Kimin parmağı varsa onlara da hakkımızı helal etmiyoruz. Babası olarak Erol İ.’ye de sesleniyoruz. Kızına sahip çıkmadı, benim ciğerimi aldı. Ben hiç kimseye hakkımı helal etmiyorum” ifadelerini kullandı.

    “Savcılığın da yaptığı denetimde yere düşmediği, bilerek atıldığı kanıtlandı”

    Evdekilerin Türkan İ. ile olayın ardından konuştuğunu dile getiren Dağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Birine olay zamanında ben banyodayım diyor. Başka birine ben mutfaktaydım diyor. Başka birine ben balkondaydım diyor. Sürekli farklı farklı yerlerde olduğunu belirtiyor. Biz zaten bunları duyduktan sonra ta şüphelenmeye başladık. Poliste çok saçma bir ifade vermiş. Fransız balkonuna hava almak için çıkıyor. Çıkarken benim kızım da ’Abla beni de götür, bende hava alayım’ diyor. Perdeyi, pencereyi açıyor. Hava alacaksan balkonda hava alınır, Fransız balkonu dar bir bölümdür. Öyle bir hava alıyor ki demek ki kızımı demirlerin arkasından aşağı atıyor. Benim elim titredi kız düştü diyor. Tamam madem kız elinden düştü, bize haber ver. Belki erken haber verse ben kızımı kurtaracağım. O kadar cani biri ki kızım düştükten sonra kimseye haber vermiyor. Ben bunu elinden düşmüş olarak görmüyorum. Bilerek ve isteyerek yaptı. Bizi çekemedi, bizi kıskandı. Biz her zaman ona iyilik yaptık, hep iyi olduk. Maddi ve manevi bütün ihtiyaçlarını karşıladık ama bize hainlik yaptı, ciğerimizi aldı. Savcılıkta onu düşürdüğüne inanmadı. Savcılığın da yaptığı denetimde yere düşmediği, bilerek atıldığı kanıtlandı. Şu an masum bir çocuğu kasten öldürmekten yargılanıyor. Dilerim ki içeride can çekişerek ölür. Ben ne acı çektiysem, kimin parmağı varsa onlar on katı yaşasın” dedi.