Etiket: Kızı

  • (Özel Haber) Genç Kızı Şoka Sokan Evlilik Teklifi

    Adana’da bir genç, rehabilitasyon merkezinde öğretmenlik yapan kız arkadaşına yaptığı sıradışı evlenme teklifiyle şok etti. Yaşlı adam kılığına giren gencin evlilik teklifi, kızı ürkütüp kaçırdı.

    Tekirdağ Askerlik Şubesi’nde vatani görevini sürdüren Veyis Coşkun (22), kız arkadaşı Yeliz Çokyaşar’a (20) evlilik teklifi yapmak için tezkeresine 2 ay kala izin alarak Adana’ya geldi. Yaşlı adam maskesi takan Coşkun, akıl hastası taklidi yaparak sınıfta öğrencilerle ders işleyen Çokyaşar’ın yanına gitti. Rehabilitasyon merkezinde çalışan görevlinin “Yeni öğrenciniz” diye tanıştırdığı yaşlı adam kılığındaki Coşkun, dengesini kaybetmiş gibi yaparak önünde diz çöktüğü Çokyaşar’a yüzük verdi. Hediye verildiğini düşünen Çokyaşar teşekkür ederken, Coşkun, “Ben yaşlı halimde bile bir tek sana deliyim. Benimle evlenir misin?” dedi. Ancak Coşkun’un gözlüğü çıkartması nedeniyle korkan Çokyaşar, paniğe kapılarak uzaklaşmak istedi. Coşkun, bunun üzerine yüzündeki maskeyi çıkarttı. Sevinç gözyaşları döken Çokyaşar, Coşkun’a sarılarak uzun süre ağladı. Ardından da gözyaşları ile evlenme teklifini kabul etti.

    “AMACIM KORKUTMAK DEĞİLDİ”

    Veyis Coşkun, 10 aydır askerde olduğunu ve ilk iznini aldığını belirterek, “Farklı bir evlenme teklifi yapmayı düşünüyordum. Sınıfına, yaşlı maskesi ile gelip akıl hastası taklidi yaptım. Amacım korkutmak değildi. Evlenme teklifimi kabul etti ama çok korktu. Bu kadar korkutmak istememiştim. Yüzüğü verince çığlık attı. Farklı bir evlilik teklifi istiyordu. Amacımıza ulaştığımızı düşünüyorum” dedi.

    Yeliz Çokyaşar ise, “Çok farklı bir evlenme teklifi aldım. Hiç beklemediğim bir evlenme teklifiydi. İşyerimde olacağını hiç tahmin etmiyorum. Diz çöktüğünde yüzük verdi. Öğrencilerimiz bize böyle hediyeler verirler, bize sarılırlar. Ben ilk başta öyle sandım. Ama gözlüğünü çıkarttıktan sonra çok korktum. Baktım maske falan çıkınca evlenme teklifi olduğunu anladım. Çok özlediğim için ağlamaya başladım. Duygularımı anlatmakta zorlanıyorum. Teşekkür ederim kendisine” diye konuştu.

  • (Özel Haber) Şehit Kızı Müdürün Verdiği Acı Haber Tez Konusu Oluyor

    Polis memuru olan babası, kendisi 16 aylıkken şehit olan Adana Emniyet Müdürlüğü Sosyal Hizmetler Şube Müdürü Nalan Özen’in şehit yakınlarına acı haberi vermesi bir üniversite öğrencisi tarafından bitirme tezi oluyor.

    Adanalı 12 polis memuru temmuz ayından beri artan terör olaylarından dolayı şehit oldu. Şehit ailelerine acı haberi vermek gibi bir zor görev ise Adana Emniyet Müdürlüğü Sosyal Hizmetler Şube Müdürü olan ve aynı zamanda polis memuru babasını 16 aylıkken şehit veren Nalan Özen’e düşüyor. 2 çocuk annesi Nalan Özen, şehit haberini verdikten cenazeler şehitler defnedilinceye ve sonrasında bir an olsun aileleri yalnız bırakmıyor. Kendisi de şehit kızı olduğu için onların acısını en iyi bilen birisi olarak Özen, şehit yakınlarına bazen ellerini tutarak, bazen de gözyaşı dökmeleri için omuz vererek onlara destek olmaya çalışıyor.

    Nalan Özen müdürün bu acılı dolu hayat hikayesi basın mensupları tarafından haber yapılınca Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde okuyan bir öğrencinin dikkatini çekti. Son sınıfta okuyan öğrenci bu yıl bitirme tezi hazırlayacağı için Nalan Özen’i arayıp iletişime geçti. Nalan Özen ise gerekli izni alması halinde tez konusu olmaktan kurumu adına onur duyacağını söyledi.

    Babası 41 yıl önce bir asayiş çatışmasında şehit olan Özen, içi acımasına rağmen gözyaşlarına hakim olduğunu belirterek, “O an çok zor hele ilk etapta ailenin yanına gidip evladının, eşinin, babasının vatanı için şehit olduğunu söylemek gerçekten çok zor. İnsanlar, keşke şehit olmasaydı da şu an yanımızda olsaydı tabii ki doğal olarak diyorlar. Bu zor görevi başarıyla yapmak da güzel, kendim tekrar aynı şeyleri yaşıyorum. Meslekte yıllarımızı verdiğimiz için çalıştığım bütün kadrolarda yine bu işi yaptığım için bir nevi sanıyorum profesyonelleştik. Bu işi yaparken duygusallığa yer olmuyor yani duygusallık hata yaptırır bu iş hata götürmez” dedi.

    “YILLARCA BİR TOPRAĞI BABA DİYE SEVDİM”

    Özen, babası şehit olduğunda 16 aylık olduğunu, babasını hiç hatırlamadığına dikkat çekerek şunları kaydetti:

    “Yıllarca bir toprağı okşayıp baba diye sevdim, bir de resmini okşayıp baba diye sevdim ama çok zor. Burada şehit olan Murat Savaş Kale şehidimizin 40 günlük bir bebeği vardı çok savunmasız aynı benim yaşadıklarımı yaşayacak hiçbir şey bilmeyecek. Sadece anlatılanlarla babasını tanıyacak ve ölene kadar da o eksikliği o yoksunluğu hiç bitmeyecek. Kendisi baba olsa bile bitmeyecek. Ben anne oldum hayır bitmiyor onun acısını hiçbir şey dindiremez, ömrünü bize veren annem bile dindiremedikten sonra ona en yakın kişi odur hiç kimse dindiremez. Onun yokluğunu da acısını da dindiremeyiz ancak hafifletebiliriz onu da annemiz yapabilir.”

    “TEŞKİLATIM ADINA GURUR VERİCİ”

    Özen, televizyon ve gazete haberlerinden sonra bir üniversite öğrencisinin kendisini arayarak hayatını tez konusu yapmak istediğini söylediğini anımsatarak, “Sizin meslektaş adayınız olan bir kardeşimiz aradı, kendilerinin bitirme tezi hazırladıklarını ve meslek konusunda tez hazırlamada sıkıntı yaşadıklarını bu haberlerden dolayı benim, kendisinin tez konusu olmamı istedi. Bu haberleri örnek alarak tezini buna göre hazırlamak istediğini söyledi. Ben tabii ki olur ama her işte olduğu gibi bu devletin işinde de bir resmi prosedür olduğunu izlemesi gereken yolu da söyledim kardeşimize. Herkesin hissettiği gibi kendisi ve hocaları, şehit çocuğu olmak ve değerli basın mensupları arkadaşların gördüğü gibi başarıyla yaptığım için değişik bir vakaymışım kendilerine göre. Hem şehit çocuğu olarak hem bir kadın ve bir yönetici olarak kolay kolay kimsenin yapamayacağı bir işi başarıyla yapabilmek onların hoşuna gitmiş o yüzden de bana böyle bir teklifte bulundular. Böyle bir teklif karşısında ne yapacağımı şaşırdım bu kadar önemli bir üniversitenin gündemini meşgul etmek hem hoş hem şaşırtıcı, teşkilatım adına da gurur verici bir şey” diye konuştu.

  • Denizlili Annenin İkinci Bakan Kızı Gururu

    Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan kabinede Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olan Dr. Sema Ramazanoğlu’nun kardeşi Selma Aliye Kavaf da daha önce aynı görevi yapmıştı.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yeni kabineyi açıklaması Denizli’de büyük heyecana yol açtı. Denizli milletvekili olan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, koltuğunu Mustafa Elitaş’a bıraktı. Denizli’ye ise Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı verilirken, göreve Sema Ramazanoğlu getirildi. 56 yaşındaki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Sema Ramazanoğlu AK Parti’nin ilk kurucuları arasında yer almasıyla dikkat çekerken, başörtüsü nedeniyle milletvekili seçilememişti. Sema Ramazanoğlu 1 Kasım seçimlerinde Denizli’den ikinci sıra adayı olmuştu. Dr. Sema Ramazanoğlu’nun kardeşi olan Selma Aliye Kavaf da 2009-2011 yılları arasında aynı görevi yaparken, anne Gülseren Bostancı ikinci kızının bakan olmasının gururunu yaşıyor.

    “KIZIMIN AK PARTİ’DE ÇOK EMEĞİ VAR”

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Sema Ramazanoğlu’nun Mehmetçik Mahallesi’nde yaşayan annesi 80 yaşındaki Gülseren Bostancı, ‘’Allah milletimize, devletimize zeval vermesin. Ben çok mutlu oldum. Allah herkese nasip etsin. İnşallah hayırlı olur. Bu sefer çok çalışmıştı seçimlerde. Kendisi zaten bu partinin kurucusuydu. AK Parti’de çok emeği var’’dedi.

    HABERİ TELEFONLA ARAYAN ABİSİNDEN ÖĞRENDİ

    Kızının bakan olduğu haberini kendisini arayan abisinden öğrendiğini belirten anne Bostancı, “Ben uyuyordum. Telefon çaldı. Abim arayarak kızımın bakan olduğunu söyledi. Daha sonra diğer yakınlarımız da arayarak tebrik ettiler. Ben televizyondan öğrenmedim. Pek televizyon izlemem.Benim 3 kızım 1 oğlum var. Hepsi de çok çalışkandır. Babaları da çok çalışkandı. Hamdolsun ki bu günleri gördük” dedi.

    Daha önce diğer kızı Selma Aliye Kavaf’ın da bakan olduğunu kaydeden anne Bostancı şunları söyledi:

    “Selma kızım da partinin kurucuları arasında yer aldı. Önce milletvekili sonra bakan olmuştu.Şimdi sıra Sema Ramazanoğlu’na geldi. O da bakan oldu. Hakkıydı zaten. 3 kızım vardı. İkisi bakan oldu.”

    “ALLAH NAZARLARDAN SAKLASIN”

    Kızına bakanlık yolunda başarılar dileyen anne Bostancı sözlerini şöyle tamamladı:

    “Hayırlı uğurlu olsun. Allah tamamına erdirsin. Allah nazardan saklasın. Ben seçim dönemi pek yanına gidemedim ama çok çalışmış. Çok emeği vardı. Heybeden gelmedi buralara. Rahmetli babaları da Demokrat Partiliydi.”

    Anne Gülseren Bostancı eve gelen gidenlerin arttığını ve telefonların susmadığını sözlerine ekleyerek, herkese teşekkür etti.

  • 5 Yaşındaki Kızı Üşüyünce Ölümden Döndüler

    Bursa’nın Orhangazi ilçesinde sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenen anne ile kızı, annenin durumu son anda fark etmesiyle ölümden döndü. 112 Acil Servis ekiplerini arayan anne, kızı ile birlikte hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

    Olay, Orhangazi ilçesi Muradiye Mahallesi Kanarya Sokak’ta meydana geldi. Evinde “küçük çocuğu üşümesin” diye soba yakan anne E.K. (35) sabaha karşı uyandıklarında evde yoğun bir duman olduğunu fark etti. Gazdan etkilenen anne E.K. bitkin halde hemen küçük kızı E.K.’nın (5) yanına koştu. Küçük kızın kustuğunu gören anne hemen ambulansı aradı. Olay yerine gelen 112 sağlık ekipleri zehirlenen anne ve küçük kızına ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Anne ve küçük kız ilk önce Orhangazi Devlet daha sonra Bursa Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Anne ve küçük kızın sağlık durumlarının iyi olduğu bildirilirken, yetkililer vatandaşları sobaları dikkatli ve doğru kullanmaları konusunda uyardı.

  • Başkan Kafaoğlu, Genç Kızı Tekrar Okula Başlattı

    Altıeylül Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu 4 çocuklu Çelikkol ailesinin kızları Hanife’nin okula yeniden başlamasına yardımcı oldu.

    Paşaköy Mahallesi’nde oturan Çelikkol ailesinin büyük kızları Hanife Çelikkol yeniden okula başlamanın mutluluğunu yaşıyor. Kafaoğlu çifti, mahalle ziyaretlerinde Çelikkol ailesi ile tanışmış ve Hanife’nin okulu bıraktığını üzülerek öğrenmişti. Başkan Kafaoğlu ziyaret sonrasında girişimlerde bulundu ve Hanife lise 2. sınıftan tekrar okula başladı.

    Hüma Hatun Mesleki ve Teknik Lisesine başlayan Hanife ailesiyle birlikte Başkan Kafaoğlu’nu ziyaret etti ve yaptığı bu önemli girişim nedeniyle teşekkür etti.

    Hanife Çelikkol ziyarette “Başkanım siz beni okula tekrar kazandırdınız. Ben de size bunun karşılığında çok çalışmayı vaad ediyorum. Çok çalışacağım ve bir daha ki ziyaretimde size teşekkür veya takdir getirerek teşekkürümü böyle sunacağım. Okulda şu anda TÜBİTAK proje yarışması var ve Karesi’nin Tarihi projesini hazırlıyorum, bu projede başarılı olmak istiyorum” dedi.

    Başkan Zekai Kafaoğlu da her gencin ne olursa olsun okuması gerektiğini belirterek, eğitim-öğretime katkı sağlayarak Hanife’yi yeniden okula kazandırmaktan mutlu olduğunu belirtti.