Etiket: kız

  • (Özel Haber) Babasına Özenen Genç Kız Dünya Şampiyonu Oldu

    Babasının kazandığı şampiyonluklara özenen 18 yaşındaki milli bilek güreşçi Aysu Melek Damar, Malezya’da yapılan 37. World Armwrestling Championships 2015’te (WAF), büyük bir başarıya imza atarak dünya şampiyonluğunu kazandı.

    Milli sporcu Aysu Melek Damar, babasına özenerek başladığı spor yolculuğunda 37. World Armwrestling Championships 2015’te (WAF) 70 kilo ve üzeri Genç Bayanlarda sağ ve sol kol kategorisinde dünya şampiyonu oldu.

    Baba Erkan Damar, bedensel engelli oğlunun sosyal hayata adapte olabilmesi için bilek güreşi sporunu seçti. Oğluna yardımcı olmak maksadı ile başladığı spor dalında Avrupa 3’üncülüğüne kadar yükseldi. Başarılı spor hayatına kızını da dahil etmek isteyen baba, güreşin erkek sporu olduğuna savunan kızını ikna etmesi zaman aldı. Babasının ısrarları ve kazandığı madalyalara heves eden milli sporcu Aysu Melek Damar bilek güreşi sporuna başladı. Babası onun her zaman yanında olan, uykudan beslenmeye kadar sıkı bir disipline sokan antrenörü oldu.

    PLAYSTATION KAFEDEN DÜNYA ŞAMPİYONLUĞUNA

    Bağcılar’da bir playstation kafenin boş kısmında babası ile haftanın 4 günü 5’er saat antrenman yapan milli sporcu Aysu Melek Damar, zorluklar içerisinde şampiyonluğa adım adım ilerledi. Babası ile sık sık maç yapan Aysu, babasına göz açtırmadan yenilgiye uğratıyor.

    “BABAMIN MADALYALARINA ÖZENDİM”

    Babasının yardımları ile birçok şampiyonluk kazandığını dile getiren Milli Sporcu Aysu Melek Damar, “2012 yılından bu yana profesyonel olarak bilek güreşi ile uğraşıyorum. Bilek güreşine babamın sayesinde başladım. Babam engelli kardeşimin yapabileceği bir spor olarak bilek güreşine başladı. Beni de bilek güreşi sporuna başlatmak istedi. Ben erkek sporu yapamam dedim. Babam başarılar almaya başlayınca ben de madalyalara özendim açıkçası. Bu spora başlamamda en çok beni heveslendiren şey, babamın kazandığı madalyalar oldu. Babamın aynı zamanda antrenörüm olması bazen sıkıcı olabiliyor ama profesyonellik bazı şeylerden ödün vermeyi gerektiriyor” dedi.

    “BOYNUZ KULAĞI GEÇER DERLER YA İŞTE TAM ÖYLE OLDU”

    Kızının şampiyon olduğu anları anlatırken duygulanan milli sporcu ve aynı zamanda kızının antrenörü olan Erkan Damar, “Bilek güreşi müsabakalarında Avrupa 3.’sü oldum ama kızım beni geçti. Hani boynuz kulağı geçer derler ya işte tam anlamıyla öyle oldu. Kızım şampiyonluklar aldıkça ben gururlanıyorum Aynı şampiyonlukları kendim alsam bu şekilde gururlanmam. Bütün milletimize, şehitlerimize aldığımız madalyalar hediye olsun. Ben kızımın maçlarında o kadar bağırıp tezahürat yapıyorum ki kendi maçlarımda enerjim kalmıyor. Kızım birincilik alınca ben rahatlıyorum, benim kazanıp kazanmamam önemli değil. Azmi ve beni dinlediği için kızıma çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    “BABASININ MESLEĞİ AMA ONU GEÇTİ”

    Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı ise, “Baba mesleği olarak bu işi sürdürüyor ama babasını geçmiş durumda. Bağcılar ilçesinden böyle başarılı gençlerimizin çıkması bizi ziyadesi ile mutlu ediyor. Bu kızımızın başarısı diğer gençlere örnek olmasını diliyorum. Bu başarı bizim ülkemizin ve Bağcılar’ın başarısı. Bağcılar Belediyemizin spor kulübü var. Bu kulübümüzün bünyesinde birçok branşta oyuncularımızı gerek yurt içi gerek yurt dışı müsabakalara göndermek ve malzeme yardımı konusunda her türlü desteği veriyoruz” ifadelerini kullandı.

    ŞAMPİYONLUKLAR İLE DOLU 4 YIL

    Milli sporcu Aysu Melek Damar 2012 yılında Türkiye Bilek Güreşi Müsabakalarında 2’ncilik kazandı ve Avrupa’ya giderek 3’üncülük madalyası getirdi. 2 yıl ara verdiği spor hayatında 2015’te Türkiye Bilek Güreşi Şampiyonu oldu. Ardından Malezya’da yapılan 37. World Armwrestling Championships 2015’te (WAF) dünya şampiyonluğu kazandı.

  • KÜÇÜK KIZA TOPLU TECAVÜZ DAVASI

    TAKİPSİZLİK VE BERAATLE TECAVÜZ DAVASI, 8 YIL SONRA YENİDEN GÖRÜLMEYE BAŞLANDI

    Erzurum’da 2007 yılında 15 yaşındaki kız çocuğunun tecavüze uğramasıyla ilgili 8 kişinin tutuklandığı, 75 kişi hakkında ise takipsizlik ve beraat kararının verildiği dava, 8 yıl aradan sonra yeniden görülmeye başlandı.

     

    Erzurum’un Aziziye ilçesi Dadaş kent semtinde 29 Ekim 2007 tarihinde meydana gelen olayda; o tarihte 15 yaşında olan ve yuvada barınan S. Ö., Emniyet Müdürlüğü’ne giderek cinsel saldırıya uğradığını anlatarak şikayetçi oldu. Bunun üzerine Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Masası ekipleri tarafından başlatılan soruşturmada, S.Ö. ile kendi iradesi dışında cinsel ilişkiye girdikleri öne sürülen 8 kişi, “Küçük yaştaki çocuğa cinsel istismar” suçundan tutuklanmıştı. 8 şüpheli 2 ay sonra ise serbest kalmıştı. Daha sonraki aşamada S. Ö., psikolog nezaretinde verdiği ifadede 10 yaşından itibaren korkutularak ve tehditle tecavüze uğradığını belirterek 75 kişinin ismini vermişti. Erzurum’da görülen davada 8 kişiye açılan dava beraatla, 75 kişiye ilişkin soruşturma da takipsizlikle sona ermişti.

    DAVA, 8 YILIN ARDINDAN YENİDEN GÖRÜLMEYE BAŞLANDI

     

    Aradan geçen 8 yılın ardından Ankara Cumhuriyet Savcısı Serdar Coşkun, S.Ö.’ye tecavüz ettiği öne sürülen kişilerin beraat etmesi, diğer şüpheliler hakkında da takipsizlik kararı verilmesiyle ilgili olarak ‘kamu görevlileri hakkında örgütlü bir yapının baskısı olup olmadığının incelenmesine, bu kararların hukuki olup olmadığına dair araştırma yapılmasına’ karar verdi. Savcı Coşkun’un 13 Ocak’ta Erzurum Başsavcılığı’na talimat yazısı göndermesinin ardından 2007’de sona eren dava 8 yıl aradan sonra yeniden başlatıldı. Kaldırıldığı tozlu raftan indirilen dosya, kararların ‘örgütlü baskı’ sonucu alınıp alınmadığının incelenmesi amacıyla tekrar açıldı.

  • 12 yaşındaki kıza tecavüz

    ERZURUM’un İspir ilçesi Güllübağ Mahallesi’nde oturan evli 3 çocuk babası 48 yaşındaki Fikret B., akrabasının kızı 12 yaşındaki N.Ç.’ye evinde yalnız olduğu sırada bir kaç kez tecavüz etmek suçundan yargılandığı davada 14 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.

     

    Olay 2009- 2010 yılları arasında İspir ilçesinin Güllübağ Mahallesi’nde meydana geldi. İspir’de market işleten Fikret B., uzaktan akrabası ilköğretim 7’nci sınıf öğrencisi N. Ç.’ye evlerinde yalnız bulduğu sırada tacizde bulundu. İddiaya göre bu olayın ardından sürekli küçük kızın evine giden Fikret B., evde kimsenin olmadığı bir gün N.Ç.’ye tecavüz etti. Yaşadıklarının etkisiyle bileğini kesen N.Ç.’nin durumundaki garipliği farkeden sınıf öğretmeni, öğrencisini konuşturdu. Bunun üzerine öğretmen, çocuğun yaşadıklarını ailesine anlattı. Ailenin İspir Emniyet Amirliği’ne şikayeti üzerine Fikret B. gözaltına ve 20 Temmuz 2010 günü çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

     

     

    ’KİMSEYE SÖYLERSEN SENİ ÖLDÜRÜRÜM’

    Şimdi 16 yaşında olan N.Ç., yaşadığı olumsuzlukları Emniyet’te verdiği ifadesinde şöyle anlattı:

    “Evimize gelen Fikret B. bana ’seni seviyorum’ diyerek tecavüz etti. Kısa bir süre sonra yine geldi tecavüz edip, ’Evde yalnız olduğunda bana haber ver gelirim’ diyerek gitti. Sonra da “Her akşamsaat 10- 11 gibi gelirim, senin pencerene vururum dışarıya çıkarsın. Babana söyleme baban seni gebertir. Kimseye söylersen seni öldürürüm, zaten sana kimse inanmaz’ dedi.”

     

     

    “İĞNE UCU KADAR LEKEM YOK”

    ’Mağdurum ruh ve beden sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli istismarı’ suçundan Erzurum 1’inci Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan Fikret B., dün 25’inci kez hakim karşısına çıktı. Suçlamaları kabul etmeyen Fikret B., komplo ile karşı karşıya olduğunu iddia etti. Aleyhinde beyanda bulunanların ifadelerini kabul etmeyen Fikret B., “Kızım okuyor. Onun sosyal hayatı çok etkilendi. Rica ediyorum, sizden arz ediyorum ben suçsuzum. İğne ucu kadar lekem yoktur” diye konuştu.

    Mağdurun emniyette ve mahkemede verdiği ifadesinde çelişkiler olduğunu belirten Fikret B.’nin avukatı Şerafettin Yaşar Laloğlu, N.Ç.’de kişilik bozukluğu olduğunu, bu bakımdan ifadelerine itibar edilemeyeceğini söyledi.

     

     

     

    EŞİ: KOCAM BÖYLE ŞEY YAPMAZ

    N.Ç.’nin avukatı Alparslan Sarcan ise Fikret B.’nin cezalandırılmasını istedi. Karar açıklanırken ellerini havaya kaldırarak dua eden Fikret B., ’çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçundan 14 yıl 2 ay hapis cezasına mahkum edildi. Duruşmayı izleyen Fikret B.’nin eşi, kız kardeşi ve erkek kardeşi karar açıklanınca mahkemeye tepki gösterdi. Kocasının böyle birşey yapmayacağını savunan eşi, “Yuvamı yıkmayın. İftira bunları hepsi” dedi.

    Mahkeme heyeti Fikret B.’nin hükümle birlikte tutukluluğunun devamını kararlaştırdı.

     

     

     

  • Terörist anlattı, babası ağladı

    Terörist anlattı, babası ağladı

    Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde 2012 yılında annesine telefon açıp ‘Ben Konyalı bir askerle kaçıyorum’ diyerek terör örgütü PKK’nın İran Makü kampına katılan 20 yaşındaki ‘Beritan’ kod adlı Şehriban E.’nin davası görüldü. Duruşmada kızını heyecanla dinleyen baba Mahmut E. ağlayarak, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden özür diliyorum” dedi.

     
    Erzurum TMK 10. Madde kapsamında yargılanan ve Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 26 Eylül 2012 günü saat 13.30 sıralarında İran’ın Makü Acem kampında bulunan bölücü terör örgütü PKK militanlarını ve yaşam malzemelerini taşıyan nakliyeci Abdullah K.’nın kullandığı 58 AL 196 plakalı kamyonet, Doğubayazıt ilçesi Yaygınyurt köyü girişinde özel hareket timlerinin düzenlediği operasyonla yakalandı.
    Teröristleri ve örgütün yaşam eşyalarını nakliye kamyonu ile taşıdığı iddiası ile tutuklu yargılanan Abdullah K., “Kızım Eylem, yaklaşık bir yıl öncesine kadar PKK’nın dağ kadrosuna katıldı. Kızımı örgütten kurtarabilmek adına örgüte yardımcı oldum. Burada ‘Baran’ kod isimli örgüt üyesi ile tanıştım. Kızımı kurtarabilmek için örgüt ile irtibata geçtim” dedi.

     
    Annesine, ‘Konyalı bir askerle kaçıyorum’ diyerek bölücü terör örgütü PKK’ya katılan 20 yaşındaki ‘Beritan’ kod Şehriban E., mahkemede verdiği ifadesinde pişmanlık duyduğunu ifade ederek şu itiraflarda bulundu:
    “Ben örgüte 20 Temmuz 2012 günü katıldım. Ailemin sürekli şiddetine maruz kalıyordum. 8. sınıfa kadar okudum. Okumak istememe rağmen ailem izin vermedi. Annem ve babam sürekli baskı yapıyordu. Arada bir babam beni dövüyordu. Bu yüzden sürekli ‘ben dağa çıkacağım’ diyordum. Bir gün Serkan isimli bir kişi bizim dükkana geldi. Kendisinin getirdiği motosiklete binerek Gürbulak Sınır Kapısı’na doğru gittik. Burada kırsala ayrılarak ‘Baran’ ve ‘Sipan’ isimli örgüt üyeleri ile buluştuk. Beni ‘Baran’a teslim ettiler. Üç gün dağ yolunda yürüdükten sonra PKK’nın Ağrı Dağı’ndaki kampına geldik. Burada yaklaşık 20 kadar örgüt üyesi vardı. Bana ‘Beritan’ kod ismini verdiler. Bu kampta ‘Ararat’, ‘Ruhat’, ‘Zağros’, ‘Mazlum’, ‘Sorej’, ‘Firaz’ kod isimli örgüt üyeleri vardı. İlk bir ay örgüt üyelerine yemek yaptıktan sonra, bana silah verdiler. Bir kez ateş ettim, çok korktum. Yaklaşık 5-6 gün içerisinde kamp yerini sürekli değiştiriyorduk. Hiçbir silahlı eyleme katılmadım. Benim Kuzey Irak’a eğitime gönderileceğim konuşuluyordu. Bir kez bana gündüz nöbeti tutturdular. Pişmanlık duydum, dağdaki yaşam evdeki şiddetten daha kötüydü. Korktuğum için kaçamadım. ‘Ruken’ kod Keziban da kaçmak istiyordu. Kuzey Irak’a yolculuğumuz başlarken, beni ‘Ağit’ kod İbrahim Cengiz almaya geldi. Yakalandığımız gün belki diğerleri kaçmış olabilir. Bize uzun boru şeklinde roketatar verdiler. 28 Mayıs 2012 günü Korhan Yaylası Neşetepe mevkiinde 13 vatandaşın kaçırılma olayı ile ilgili ‘Zağrot’ kod örgüt üyesi gerçekleştirdi.”

     

     

    BABA, “TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’NDEN ÖZÜR DİLİYORUM”
    Kızı Şehriban’ın dağa nasıl kaçtığını duruşmada gözyaşı dökerek izleyen 56 yaşındaki 6 çocuk babası Mahmut E., avukatı aracılığıyla mahkeme başkanından söz hakkı istedi. Başkan Mustafa Kahya’nın söz hakkı verdiği baba Mahmut E., “Benim kızım eğitim öğretim gördüğü sırada arkadaşları tarafından rahatsız ediliyordu. Varlıklı bir aile olduğumuz için kızımı okuldan alarak kendisine dükkan açtım. Benim kızım örgüte kandırılarak kaçırılmıştır. Her hangi bir siyasi görüş ile örgüt ile bağlantısı yoktur. Mahkeme heyetiniz önünde sizlerden ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden özür diliyorum” dedi.

     

     
    Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuklu yargılanan ‘Beritan’ kod Şehriban E. İle örgüt üyelerine kuryelik yaptıkları iddia edilen Abdullah K., Yakup T. ve Yavuz K.’nın ‘silahlı terör örgütü üyesi olmak’, ‘nitelikli bakımdan vahim olan ateşli silahları taşımak ve bulundurmak ’ suçlarından haklarında 20 ila 30 yıla arasında değişen hapis istemiyle yargılanıyorlar.
    Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tahliye taleplerini reddederek kuvvetli suç şüphesi gerekçesi ile tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

  • Kız öğrencinin planı

    Erzurum‘da erkek arkadaşıyla buluşmak isteğine yurt yönetiminin izin vermemesi üzerine hasta numarası yapan kız, hastaneye gitmek üzere bindiği ambulanstan inip kaçtı.

    Edinilen bilgiye göre, Atalar Mahallesi’nde bir yurtta kalan S.K, erkek arkadaşı Y.Ü. ile buluşmak üzere yurt yönetiminden izin istedi. Yurt yönetiminden izin alamaması üzerine hastalandığını öne süren S.K, hastaneye gitmek istedi. Bunun üzerine görevlilerce çağrılan 112 Acil servis ambulansına bindirilen S.K, bir güvenlik görevlisinin refakatinde yurttan ayrıldı.

    Kısa süre sonra sağlık görevlileriyle tartışan S.K, ambulansı durdurup indi. Ambulansta bulunan yurt görevlisi A.M, durumu yurt yönetimine ve polis ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen ekipler, S.K. ve birlikte kaçtığı belirlenen erkek arkadaşı Y,Ü’yü yakalamak için arama çalışması başlattı.