Etiket: Kıymetli

  • Kilosu altın gibi kıymetli

    Kilosu altın gibi kıymetli

    Kanser ve tümör hücrelerinin vücuttan uzaklaştırma özelliği ve birçok hastalığa faydasından dolayı ‘şifa kaynağı’ olarak bilinen urmu dut pekmezi, kilo yerine gram ile satılıyor.

    Antioksidan özelliği, çeşitli vitamin ve minareleri ihtiva etmesi, ağız ve dil yaralarına iyi gelmesinden dolayı piyasada ‘yok’ satan urmu dut dünyada ve Türkiye’de çok az bölgede yetişiyor. Beyaz dut pekmezi piyasada 30-40 TL arasında satılırken, urmu dut 300 TL’ye alıcı buluyor. Piyasada fazla olmamasından dolayı kilo ile satılmayan urmu dut pekmezi, gram ile satılıyor.

    Beyaz dut ve siyah duttan farklı bir tadı ve rengi olan urmu dut yetiştiriciliği, ismini ‘dut’ meyvesinden alan Adıyaman’ın Tut ilçesinde son 2 yılda yaygınlaştı. Beyaz duttan tonlarca pekmez ve dut kurusu üreten Tut ilçesinin üreticileri, urmu dut pekmezinden 500 kiloya yakın üretiyor.

    Diğer dutlar gibi silkelenmeyen ve ağaçtan tek tek elle toplanan urmu dut hasadı oldukça zor. Önce kırmızı sonra siyah renge bürünen urmu dut ekşi bir tat içeriyor. Toplanan urmu dutlar sıkılarak kazanlarda belirli bir süre kaynatıldıktan sonra güneşte bekletilerek pekmez haline geliyor.

    Urmu duttan pekmez dışında kurutmalık, reçel, salatalarda kullanılmak üzere toz ekşi elde ediliyor.

    Üretici Hasan Bilen, urmu dutun çok az elde edildiğini ve kilosunun 250-300 TL’ye satıldığını belirterek, pekmezinin çok kıymetli bir ürün olduğunu söyledi.

    Başka bir üretici Cemal Avcı ise, urmu dutu ilçenin sembolü haline getirmeyi planladıklarını, Anzer Balı gibi urmu dutun da Tut ilçesinin balı olduğunu dile getirdi.

    Avcı, ürünün az olmasından dolayı kilo yerine gram ile satıldığını, urmu dutun doğal antibiyotik olduğunu aktardı.

    İç Hastalıkları ve Geleneksel Tıp Uzmanı Enes Seyda Şahiner, urmu dutun antioksidan özelliğinin olduğunu kaydederek, “Urmu dut özellikli antioksidan kapasitesi çok yüksek bir meyvedir. Antioksidan kapasite ne demek? Antioksidan özellik demek yani, vücuttaki zararlı etkenlerin, toksik maddelerin işte bunlar mikrobik etkenler olabilir, virüs olabilir, bakteri olabilir, hatta tümör, kanser hücreleri olabilir. Bunların vücuttan uzaklaştırmasını sağlayan bir özelliktir. Urmu dut içerdiği yüksek dozda C vitamini, D Vitamini, kalsiyum, mağnezyum, B vitamini kompleksleri, hatta demirle beraber bütün vitaminler, minaralleri ihtiva ettiği için bağışıklık sisteminin desteklenmesinde ve kuvvetlenmesinde oldukça önem arz etmektedir. Bunun dışında urmu dut ağız yaralarında gargara yapılıp yutularak, onun dışında kemik sağlığının korunmasında, yüksek kolesterol, tansiyon, şeker hastalıklarında, özellikle kansızlık tedavilerinde, fiziksel tedavi uyguladığımız hastalarımızda bile çoğu zaman tavsiye ediyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Başkan Acar: “Aladağ altın madeni olsa bu kadar kıymetli olmaz”

    Konya’nın Derbent İlçe Belediye Başkanı Hamdi Acar, Aladağ Kayak Merkezi’nin kendilerini heyecanlandıran bir proje olduğunu söyleyerek, “Aladağ altın madeni olsa belki bu kadar kıymetli olmaz” dedi.

    Hikmet, İlim ve Sanat Derneği ile Derbent, Eğitim ve Kalkınma Derneği’nin düzenlediği “Derbent” konulu program Ahmet Keleşoğlu Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.

    Programa katılan Derbent Belediye Başkanı Hamdi Acar, ilçede yapılan hizmetler hakkında bilgi verdi. Başkan Acar, “Bizi en çok heyecanlandıran proje Aladağ Kayak Merkezi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla Turizm Merkezi ilan edilen alanı inşallah Türkiyemize armağan edeceğiz. Burası yalnızca kayak merkezi olarak değil yılın 365 günü çeşitli yaz ve doğa sporlarının da yapılabileceği bir bölge olacak. Biz hep şunu söyledik, ‘Aladağ altın madeni olsa belki bu kadar kıymetli olmaz’. Aladağ gerçekten Allah’ın buraya verdiği büyük bir nimet” dedi.

    Başkan Hamdi Acar, “Derbent’te önemli gördüğümüz ikinci büyük proje ise et ve süt alanında bir marka oluşturmak. Tarım arazimiz az olduğu için silaj yapmayı amaçlıyoruz. Dört tane sulama göletimiz var ve altı tane daha yapıyoruz. On tane sulama göletiyle Derbent’in tamamı sulu tarım yapar hale gelecek. Sulu tarım ile sadece silaj üreterek, bu sayede hayvanların maliyetini düşüreceğiz. Et ve süt tesisleri kurarak Derbent’te hayvancılığı bir numaralı hale getireceğiz. Şu anda 10 bin olan hayvan sayımızı kısa zaman içerisinde 100 bine çıkarmayı hedefliyoruz. Ve böylece et ve sütte güvenilir, organik yeni bir marka oluşturacağız” diye

    Konuşmasına Derbent isminin kelime anlamı ile başlayan Necmettin Erbakan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Çaycı da, “Der, kapı demek, bent de önüne set çekilen alan demektir. Ama başka anlamları da var. Derbent, özellikle dağlar arasındaki Dargeçit noktaları için kullanılan bir tabir. Selçuklulardan başlayarak Osmanlı’nın son dönemine kadar ki süreç içerisinde Dargeçit bölgelerindeki güvenliği temin etmekle görevlendirilen birliklere Derbentçi diyoruz” dedi.

    Derbent’in asırlar öncesine dayanan köklü tarihini anlatan Prof. Dr. Çaycı, ilçede yüzyıllardır ayakta olan eserler hakkında da bilgi verdi. Program soru cevap kısmı ile sona erdi.

  • Koşukavak: “Deplasmanda 3 puan ile başlamak Gazişehir takımı için çok kıymetli ve önemli”

    Spor Toto 1. Lig’in birinci haftasında deplasmanda Denizlispor’u 1-0 mağlup eden Gazişehir Gaziantep sporun teknik direktörü Yalçın Koşukavak, “Deplasmanda 3 puan ile başlamak Gazişehir takımı için çok kıymetli ve önemli” dedi.

    Gazişehir Gaziantep sezonun ilk maçında deplasmanda karşılaştığı Denizlispor’u 78. dakikada Mehmet’in attığı golle 1-0 mağlup etti. Karşılaşma sonrasında kameraların karşısına geçen Koşukavak, maç ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Aldıkları 3 puanın ve sezona galibiyetle başlamanın kendileri için çok önemli olduğunu vurgulayan Koşukavak, “Denizlispor bu sezon diğer sezonlardan beklentisi daha yüksek bir takım haline geldi. Yaptığı transferler ve Osman Hoca’nın gelişi ile birazda şehirde heyecan oluşturmuş bu durum. Zor bir transferdi. Maçın öncesinde bu deplasmanın zor geçeceğini tahmin ediyorduk. Oyunu 2 yönlüde oynamamız gerektiğini düşünüyordum. Sonuç itibari ile deplasmanda 3 puan ile başlamak Gazişehir takımı için çok kıymetli ve önemli. İlerleyen dönemlerde oyun planlarımızı biraz daha geliştirmemiz gereken durumlar var. Takımımız oyun itibari şuanda çok istediğimi seviyede değil. Ama ilerleyen zamanlarda daha iyi seviyelere gelebileceğimizi düşünüyorum. Başlangıç iyi inşallah bizim adımıza sonu da iyi olur. Denizlispor’a da bundan sonraki maçlarında başarılar diliyorum. Denizli iyi bir takım, iyi bir kadrosu var ve iyi bir hocası var. İlerleyen zamanlarda lige daha farklı performanslarla geleceğini tahmin ediyorum” dedi.

    “Benim nasıl hata yapma şansım varsa insanım hakemlerde hata yapabilir”

    Koşukavak’a gazetecilerinin kendisine maç esnasında bazı pozisyonlarda hakeme yoğun itirazlarda bulunmasını hatırlatması üzerine açıklamalarda bulundu. Hakemlerinden insan olduğunu ve tıpkı kendisi gibi hata yapabileceğini savunan Koşukavak şunları söyledi:

    “Bizler nasıl performansa yönelik birileri tarafından gözlemleniyorsak hakemlerde performansa göre iş yapıyor. Sonuç itibari ile oradaki (maç esnasında) ruh halimizle bazı pozisyonlara itirazlarımız oluyor. Benim itirazımda önümde 2 tane taç pozisyonu vardı ve benim açımla hakemin açısı farklıydı, Denizlisporlu oyuncudan çıkmıştı top. Öyle görmedi bunlar çok önemli şeyler değil. Hakemlerinde insan olduğunu bilmemiz gerekiyor. Onlarda hata yapıyor belki biz duygularımıza hakim olamıyoruz bazen de vücut dilimize yansıyor ve itiraz ediyoruz. Ama bütün içtenliğimle söylüyorum, benim nasıl hata yapma şansım varsa insanım hakemlerde hata yapabilir diye düşünüyorum.”

  • Avcı: “Ebelerimiz yaptıkları kıymetli işin farkında olmalıdır”

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlknur Aydın Avcı, dünyadaki ilk işlerden birisi olan ebeliğin çok kıymetli bir iş olduğunu belirterek, “En güzel gülüşlere ilk tanık olan ebelerdir. Ebelerimiz yaptıkları kıymetli işin farkında olmalıdır” dedi.

    Samsun’da Ebeler Haftası dolayısıyla kutlama programı düzenlendi. Ebe ve Hemşireler Derneği (EHEM) Başkanı İlknur Mavili Yılmaz’ı hastane ebe ve hemşirelerine, dışardan gelen katılımcılara eğitim vermesi için davet eden Liv Hospital Samsun ekibi faydalı bir organizasyona imza attı. OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesinden Prof. Dr. Aydın Avcı da kutlamaya katıldı. EHEM Derneği Başkanı İlknur Mavili Yılmaz’ın “İmaj Yönetimi” eğitimi ardından Liv Yönetimi ile pasta kesildi ve misafirlere ikramlarda bulunuldu.

    “En güzel gülüşlere ilk tanık olan ebelerdir”

    OMÜ Sağlık Ana Bilim Dalı Başkanı İlknur Aydın Avcı, “Dünyadaki ilk işlerden birisi olan ebelik benim için çok kıymetli bir iştir. Çünkü en güzel gülüşlere ilk tanık olan ebelerdir, hayata ilk nefese tanık olan ebelik kutsaldır. Ebelerimiz yaptıkları kıymetli işin farkında olmalıdır. Siz değerli ebelerimizin gününü kutluyorum. Liv Hospital Samsun yönetimine böyle bir organizasyona imza attıkları için ayrıca teşekkür ederim” diye konuştu.

    Liv Hospital Samsun Başhekimi Dr. Yılmaz Karagöz ise, “Ebeler sağlık hizmetlerinin sunumunda ve kalitesinin yükseltilmesinde en önemli görevlerden birini üstlenmektedirler. Anne bebek ölümleri ebelerimizin varlığıyla azalmaktadır. Her bir ebenin görevi doğum ağrısı çeken bir annenin acısını dindirmek, aileye özlemle beklenen bebeği sağlıkla kavuşturmaktır. Bu kutsal görevi günün her saatinde özveri ile çalışarak, tüm zorluklara rağmen yılmadan yerine getiren tüm ebelerimizin Ebeler Haftası’nı kutlarım” şeklinde konuştu.

  • Özköylü, “Sezonun en kıymetli galibiyetini aldık”

    Samsunspor Teknik Direktörü Osman Özköylü, “Sezonun en kıymetli galibiyetini aldık” dedi.

    Son dakikalarda gelen golle Giresunspor’u yenen Samsunspor’da maç sonu basın toplantısında konuşan Teknik Direktör Osman Özköylü, “Mutluyuz, geçen haftaki o kötü yenilgiden sonra o yenilginin ruhsal bozukluğu ile stres altında alttaki takımların kazanması ile daha da stresi yüksek bir maç oynamak zorunda kaldık. Rakibimizde bu ligin iyi takımlarından bir tanesidir. İyi futbol oynayan, iyi mücadele eden yetenekleri olan bir takım. Böyle bir maçta kazanmak önemliydi. 20 günde 5’inci maçımızı oynuyoruz. Yani bu belki bütün takımlar için geçerli ama biz alt sıralardayız, stresimiz daha fazla. Kaybedecek çok şeyimiz var. O yüzden o gerginlik ve stres altında oynanan maçlarda bazen istediğiniz olmuyor, bazen çocuklar çok istemesine rağmen bazı şeyleri tam istediğimiz gibi yapamıyoruz. Keşke rahat olabilsek, keşke biraz daha yukarılarda olabilsek o zaman çok daha rahat ve keyifli maçlar izletebileceğimizi düşünüyorum. Ama dediğim gibi geçen hafta ağır bir yenilgi almış ve 6 tane gol yemiş bir takım için bugün sahaya çıkan takım gerçekten alkışlanacak bir takım. Herkes o 6-1’lik yenilginin ardından bu takım kalkamaz, bu kadar büyük mücadele edemez. Bu anlamda biz çok karakterli bir mücadele ortaya koyduk. İnanılmaz mücadele ettiler. Belki çok pozisyon olmadı ama maçı sonuna kadar hak eden taraf bizdik. Giresunspor’un maçın başında bizim Tomy’un kurtardığı pozisyon dışında bir pozisyonu yoktu. Nasibimiz 90+2. dakikadaymış. Çok mutluyuz. İçinde bulunduğumuz bu süreç içerisinde alınan bu galibiyet bize derin bir nefes aldırttı ama halen daha lig devam ediyor. Matematiksel olarak ligde kalmayı garantilemediğimiz için aynı ciddiyetle diğer maçları tamamlamalıyız. Belki sezonun en kıymetli galibiyetini aldık. Az bir yol kaldı alacağımız en az 3 veya 2 puan bizi ligde bırakacaktır” diye konuştu.