Etiket: Kıyafetleri

  • Genç tasarımcıların kıyafetleri defileyle sergilendi

    Denizli Ticaret Odası bünyesindeki Tekstil Yenilik ve Tasarım Merkezi’nin yetiştirdiği gençlerin tasarımları ünlü mankenlerin katıldığı defile ile sergilendi.

    Denizli Ticaret Odası tarafından kurulan Tekstil Yenilik ve Tasarım Merkezi’nde 6 ay süreyle eğitim gören kursiyerlerin tasarımları, ünlü mankenler Elif Ece Uzun, Irmak Atuk, Özge Ulusoy’un da aralarında bulunduğu görkemli bir defileyle sergilendi. Denizli Fashıon Week Gala Defilesi, Cafer Sadık Abalıoğlu Eğitim ve Kültür Vakfı’nda gerçekleştirildi.

    Defileye AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin, DENİB Başkanı Süleyman Kocasert, Pamukkale Belediye Başkanı Hüseyin Gürlesin, iş adamları ve çok sayıda davetli katıldı.

    Etkinlikte konuşan Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli’nin tasarım ve arge çalışmalarında İstanbul’dan sonra ikinci sırada yer aldığını belirterek “Moda ve tasarım ile ilgili olarak yoğun çalışma yaptık. 6 ay eğitim verdik, buda Denizli için önemli bir adım. Bu tür çalışmalara da devam edeceğiz. Odamızda tasarım ve moda ile ilgili kurslara katılanlar hem kendi işlerini kuracak, hem kendine iş bulma gücünü elde edecek. Bu konu ile ilgili projeler devam edecek, tüm halkımızı bu kurslarımıza katılmaya davet ediyorum. Ar-Ge de, markada, Denizli, İstanbul’dan sonra ikinci sırada. 21 tane tasarım, 6 tane Ar-Ge merkezimiz var” dedi.

    Genç tasarımcılar eserlerini ünlü mankenler ile Denizlililerin beğenisini sunduğu defile sertifika töreni ile sona erdi.

  • 20 metrekarelik dükkanında tasarladığı kıyafetleri dünyaya pazarlıyor

    Gaziantepli tasarımcı, 20 metrekarelik dükkanında tasarladığı gömlek, ceket ve çorapları Amerika, Rusya, İran, Suudi Arabistan gibi birçok ülkeye pazarlıyor.

    53 yaşındaki moda tasarımcısı Mahmut Güzel, ilkokulda başladığı tekstil işinde kişiye özel gömlek ve çorap dikimi yapmaya başladı. Ailesini Gaziantep’ten İstanbul’a göç eden Güzel, uluslararası bir gömlek firmasında dikim yapan terzinin yanında işe başlayarak, gömlek tasarım ve dikiminin tüm inceliğini öğrendi. Kişiye özel gömlek yapmaya başlayan Güzel, işini daha da geliştirerek seri üretime geçti. Gaziantep’e dönüş yapan Mahmut Güzel, açtığı 20 metrekarelik dükkanında birçok iş adamı ve politikacıya gömlek ve ceket yaparak adını duyurdu. Yurt dışından da birçok müşterisi bulunan Güzel, sırrını kaliteden asla ödün vermemeye bağlıyor.

    5 yaşındayken Gaziantep’ten İstanbul’a göç ettiklerini anlatan tasarımcı Mahmut Güzel, “1969 yılında ben 5 yaşındayken babamız Gaziantep’ten İstanbul’a göç etti. Çocukluğumuz, gençlik yıllarımız hepsi İstanbul 4. Levent’te geçti. Tekstil maceramız da dolayısıyla İstanbul’da başladı. Gömlek üreten uluslararası bir firmada çalışmaya başladım. Burada Musevi patronlarımız bize gömleğin inceliklerini öğretti. Daha sonra Rusya, Ukrayna, İran gibi ülkelerde kendi adımıza gömlekler yapmaya başladık. Daha sonra bazı nedenlerle Gaziantep’e dönüp, kişiye özel gömlek yapmaya başladık. Yaptığımız iş kadınlara ve erkeklere vücutlarının anatomisine uygun yüksek kaliteli kumaşlarla gömlek, takım elbise, çorap dikmek. İlkokul 4. sınıftan beri tekstilin içindeyim, yaklaşık 15 senedir esas ürünümüz gömlek oldu. Genelde iş adamları, politikacılar ve orta ve üst seviyede yöneticilere ürünler yaparız” dedi.

    “Farkımız kaliteli kumaştan taviz vermemek”

    Kendilerini diğerlerinden ayıran şeyin kumaş kalitesi olduğunun altını çizen Güzel, “Kumaştan biz taviz vermeyiz. Kumaş biraz yüksek fiyatlara çıkıyor gözükse de o kumaştaki kaliteden geriye dönmeyiz. İyi işçilik ve iyi malzeme kullanırız” şeklinde konuştu.

    “Yurt dışından müşterilerimiz var”

    Yurt dışına kişiye özel mal gönderdiklerini vurgulayan Güzel, “Yurt dışından müşterilerimiz var. Suudi Arabistan, Amerika, Rusya gibi birçok ülkeye gömlek ve takım elbise tasarlayıp gönderiyorum. Yurt dışındaki müşterilerimin beden ölçüsü bende kayıtlı duruyor, sürekli talep geldiğinde bunlara istedikleri tarzda yapıp gönderiyorum” ifadelerini kullandı.

    Çorapların da lokomotif ürünleri arasında olduğunu belirten Güzel, özellikle koku yapmayan çorapların yoğun ilgi gördüğünü ifade etti. Güzel, “Çoraplar da bizim lokomotif ürünlerimizden bir tanesidir. Çoraplarımızı bambu ağacının liflerinden üretiyoruz. Bu çorapların özelliği anti-bakteriyeldir, koku yapmaz. Çoraplarımızı ayak numarasına göre üretiriz” dedi.

    “Fiziksel özelliklere göre tasarım yaparız”

    Müşterilerinin anatomik özelliklerine göre tasarım yaptıklarının altını çizen Güzel, “Bazen müşteriler vitrinde gördüklerini kendi vücutlarında isterler. O her zaman olmayabiliyor. Örneğin beyefendinin boyu kısadır, boynu da kısadır, biz bu müşterimize yüksek yakalı gömlek ya da kareli ekoseli gömlek yapmak çok doğru olmaz. Orada biraz daha düz kumaşlar, ince çizgililer veriyoruz. Veya beyefendinin boynu ve boyu uzundur, burada da daha kareli tercih etmek daha doğrudur” diye konuştu.

  • Osmanlı kıyafetleri ile il il türbeleri geziyor

    Ekranların reyting rekortmeni dizisi Diriliş Ertuğrul’u izledikten sonra Osmanlı Devleti kurucularından Ertuğrul Gazi’nin kıyafetlerini giyen Hamza Çukur, il il gezerek türbelerde dua ediyor.

    Giresun’dan yola çıkan ve Türkiye’deki türbeleri gezmeyi amaçlayan 62 yaşındaki Hamza Çukur’un duraklarından biri de Osmanlı kenti Safranbolu oldu. Safranbolu’ya kuşbakışı bakan Hıdırlık Tepesi’nde bulunan yatır ve türbelerde dua eden Çukur’u gören Uzak Doğulu turistler yaşlı adama büyük ilgi gösterdi. Koreli turistler, Hamza Çukur ile birlikte hatıra fotoğraf çektirdi.

    2 yıl önce felç geçiren ve sağlığına kavuşunca kendisini türbelerde dua etmeye adayan Çukur, bu hayat felsefesinde Diriliş Ertuğrul dizisinin payının büyük olduğunu söyledi. Osmanlı Devleti’ni çok sevdiğini dile getiren Çukur, “Ben Osmanlıyım. Osmanlı’yı bilmek, tanımak ve tanıtmak istiyorum. Hastalığımdan kurtuldum. Türkiye’de çok il gezdim. Türbelerde dua ettim. Tüm Türkiye’deki türbeleri gezmeyi hedefliyorum” dedi.

  • Türk Dünyası Kıyafetleri Eskişehir’de Sergilendi

    Turizm Haftası dolayısıyla Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü ve Kazakistan’dan gelen modacıların Eskişehir’de düzenlediği gecede, Türk dünyasına özgü kıyafetler sergilendi.

    Bir otelde gerçekleştirilen geceye Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna, eşi Pervin Tuna, Vali Yardımcısı Ömer Faruk Günay, Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) temsilcileri, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) temsilcileri, sektör temsilcileri ve Kazakistan’dan gelen misafirler katıldı.

    Burada konuşan Vali Tuna, Eskişehir’in kültür başkenti olduğuna ve bunun turizme olan katkısından bahsetti. Vali Tuna, “Eskişehir, 2013 yılından beri üzerinde taşıdığı kültür başkentliği unvanını bir başka boyuta getirerek bundan sonra kalıcı bir şekilde Türk Dünyası’nın buluşma noktası olan bir il olmak yolunda çalışmalarını sürdürmektedir. Kültür başkentliğinin bu şehirde bir heyecana sebebiyet verdiği, özellikle turizm sektörüne olumlu katkılar yaptığı gerçektir. Bunu bir araya geldiğimizde sektörün paydaşları ile paylaşıyoruz. Belki bunu güçlü bir şekilde yine şehrin bir markası olarak hep birlikte dillendirmek ve desteklemek konusunda belki daha çok iş birliğine ihtiyaç olduğunu söylemek istiyorum. Bu markayı hep birlikte sahiplenmeliyiz. Yani bir takım farklı değerlendirmelerin ötesinde, siyasetin üstünde el birliğiyle sahiplenerek, bu şehrin önemli bir değeri, markası olarak taşımak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü, neticede bu doğrudan bizim işimizi turizm sektörünü etkileyen bir faktör. Şunu da kabul etmek lazım. Eskişehir, Türk Dünyası’nda Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetleri’nden alın, Balkan ülkelerine kadar artık bilinen tanınan bir ildir. Bu, Türk Dünyası Kültür Başkentliği sayesinde oldu. Bunu sürdürmek, sahip çıkmak lazım. Bunun unutulmaması gerekiyor” dedi.

    “ESKİŞEHİR’İN İLÇELERİ DE TURİZM KONUSUNDA ÖNEMLİ BİR YERE SAHİP”

    Eskişehir ilçelerinin de turizm konusunda önemli bir yere sahip olduğuna değinen Vali Tuna, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Biz yine yolumuza devam edelim. İnsan yetiştirmeye bakalım. Kendi sektörümüze yönelik vasıflı, nitelikli insanlar yetiştirelim. Buraya daha fazla nasıl turist çekeriz, tanıtımını o noktada nasıl yaparız ona bakalım. İlimizin gizli kalmış veya ön plana çıkmamış yönlerini de değerlendirelim. İnanç turizmi boyutu var, bunun da belirli bir pazarı, müşterisi var. Seyitgazi ve Sivrihisar ilçemiz veya Eskişehir’in civarı olan ilçelerde insanları daha fazla nasıl tutabiliriz, gecelemesini nasıl sağlayabiliriz bunlara sunacağımız değişik alternatif hizmetlerle bunlar üzerinden de belki seyahat acentelerimiz tur operatörleri daha iyi değerlendirirler diye düşünüyorum. O noktada biz size her zaman yanınızda olmaya varız. Turizm Haftasının Eskişehir’de iş yapan paydaşlara turizm sektörünün paydaşlarına hayırlı olmasını, verimli bir yıl geçirmeleri temenni ediyorum.”

    Konuşmanın ardından Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü ve Kazakistan’dan gelen modacılar ile birlikte hazırlanan kıyafetlerin defilesi gerçekleşti.

  • Antik Çağ Kıyafetleri Görücüye Çıktı

    Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğrencilerinin hazırladığı etkinlikte, antik dönemde giyilen kıyafetler öğrenciler tarafından özel olarak tasarlandı. Tasarlanan birbirinden ilginç kıyafetleri giyen öğrenciler kendilerini izlemeye gelenlerden büyük alkış aldı.

    Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Arkeoloji Bölümü öğrencileri, kampüs içinde Antik Çağ Dönemi Defilesi düzenledi. PAÜ Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Özer’in başkanlığında haftalar boyu defile için hazırlanan öğrenciler, Antik Çağ dönemi kıyafetlerini hazırladı. Kimi öğrenciler Buldan ilçesinden hazır kıyafetler alırken, kimileri de çarşaftan yaptıkları kıyafetlerle antik dönem kıyafetlerini tasarladı. Yaklaşık bin öğrencinin izlediği defilede, öğrenciler dönem kıyafetleriyle sahneye çıktı. Sahneye çıktıktan sonra kıyafetini ve döneminde kimin giydiğini anlatan öğrencilere, arkadaşları da alkışlarıyla destek verdi. Antik dönem kıyafetleriyle sahnede dans eden öğrencilere Arkeoloji Bölümü öğretmenleri de puan verdi.

    Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Özer, “PAÜ’de antik çağ dönemi sergisi yapmak istedik. Aslında 2007 yılından itibaren kendi içimizde yaparken bu yıl tüm okula yaymak istedik. Laodikya, Hierapolis gibi antik kentlerin olduğu bir şehirde insanlarda biraz daha farkındalık yaratmak istedik. Bu organizasyonda antik çağ dokusunu işledik”dedi.

    “PAÜ’DE ANTİK BİR RÜZGAR ESTİRDİK”

    Öğrencilerin kendi kıyafetlerini tasarladıklarını kaydeden Özer, şunları söyledi:

    “Öğrencilerimizi gruplara ayırdık. Her birisi mitolojiden tarihi isimleri aldılar. Hades gibi, Afrodit gibi isimleri aldılar. Burada kendilerini ve kıyafetlerini tanıtacaklar. Bölümden hocalarımız bu öğrencilerime puan vererek ilk 3’ü seçecek. Ödülleri not olarak kendilerine geri dönecek. Öğrencilerimiz antik Yunan dönemindeki kıyafetlere büyük ilgi gösterdi. Bu dönemden kıyafetleri tanıtacaklar. Zaten tüm kıyafetler öğrencilerimizin kendi tasarımlarıdır. Bazıları çarşaftan bir şeyler yaptı. Önemli olanın grup çalışması olduğunu gösterdiler. PAÜ’de antik bir rüzgar estirmek için buradayız.”