Etiket: Kitabını

  • Yazar ve emekli polis Ercan Ersoy Kitap Fuarı’nda kitabını imzaladı

    Emekli Özel Harekat Polisi ve yazar Ercan Ersoy, İzmir Fuarı’nda okurları ile buluşarak kitaplarını imzaladı. ‘Cizre’de Hendek Savaşları’ isimli son kitabında ‘Bylock’ programı ile Kandil’e giden mesajları yazdığını belirten Ersoy, gerçek olayları kitaba aktardığını söyledi.

    İzmirliler ve çevre illerdeki vatandaşlar, 23. İzmir Kitap Fuarına, kapanmasına bir gün kala yine yoğun ilgi gösterdi. Okuyucular, severek takip ettikleri yazarlarla tanışıp kitaplarını imzalatma fırsatını buldu. Yoğun ilgi gören yazarlardan emekli Özel Harekat Polisi Ercan Ersoy, okurları ile buluşarak kitaplarını imzaladı.

    Evli ve 4 çocuk babası olan Ersoy, 2011 yılında emekli olduktan sonra, kitap yazmaya başladı. İlk olarak ‘Botan’ın Askerleri’ kitabını yazan Ersoy daha sonra ‘Özel Harekatçı Olmak’ ve ‘Hendeklerdeki İhanet’ kitabını yazdı. Emekli polis ve yazar olan Ercan Ersoy, basıma hazır olan 2 tane kitabını da önümüzdeki günlerde okurları ile buluşturacak.

    Kitaplarımı roman şeklinde yazıyorum

    Özel Harekat Daire Başkalığı bünyesinde Güneydoğu’nun hemen hemen her yerinde görev yaptığını belirten Ercan Ersoy, “25 yıl özel harekat polisi olarak görev yaptıktan sonra emekli oldum. Kitap yazmaya bir işe yaramak için karar verdim. Görev yaptığım dönemde o kadar mücadele verdik görev arkadaşlarımızla. Yeni yetişen arkadaşlarımızın hem önünü açmak hem onlarla bilgilerimi paylaşmak hem de toplumsal duyarlılığa, insanlarımızın Güneydoğu’daki terör olaylarına, bakış açılarını, dikkatlerini çekmek üzere kitap yazmaya başladım. Son yazdığım kitabım ‘Hendeklerdeki İhanet’. Kitabımda, Türkiye’nin başının belası olan iki büyük terör örgütünün aslında birbirleri ile ittifak içerisinde olduğunu anlatan ve bunun ilk kez ‘Cizre Hendek Savaşlarında’ ortaya çıktığını anlatan bir kitap. Ben kitaplarımı roman şeklinde yazıyorum, akademik bir çalışma olarak yazmıyorum. Bundaki amacım da 7’den 70’e bütün insanların roman kahramanları üzerinden olayları öğrenmesi. İlk kitabım ‘Botan’ın Askerleri’ benim ve arkadaşlarımın anılarından oluşan bir kitaptı” dedi.

    Kitap gelirleri şehit ve gazi çocuklarına

    Son kitabı ‘Hendek Savaşları’ ile ilgili ön bilgi veren Ercan Ersoy, “‘Bylock’ denilen programın Türk güvenlik güçleri tarafından ilk fark edildiği olay anlatılıyor. Cizre savunmalarında devlet operasyonunun ‘Bylock’ vasıtasıyla Kandil’e bildirildiğini, Diyarbakır imamı üzerinden görüşmeler yapıldığını detaylı olarak bulabilirsiniz. Özellikle insanlarımızın duyarsızlığına dikkat çekebilmek için bu kitapları yazıyorum. Çok ciddi çalışmalar sonrası oluşan kitaplar yazdım. Okuyan okuyucular da buna hak verecektir. Sadece hamaset, kahramanlık ve yiğitlik duyguları ile yazılmış kitaplar değil, içinde özel harekatçılar olsun karşı taraftan olsun hikayeler dramalar var, yaşanan hikayeler var. Benim kitaplarımın bazılarını telif gereği ve ‘Özel Harekatçı Olmak’ kitabımın tüm geliri, Emekli Polis Özel Harekatçılar Derneği, şehit ve gazi çocuklarının sosyal sorumluluk projelerinde kullanıyor. O yüzden kitapları alanlar, bir şehit çocuğunun başını okşamış oluyor” ifadelerini kaydetti.

  • Diplomatik kriz yemek kitabını bile etkiledi

    Türkiye ile Hollanda arasındaki diplomatik kriz farklı sektörleri de etkiledi. Hollanda’da yaşayan gazeteci, belgesel film yapımcısı ve televizyon sunucusu Fidan Ekiz’in bu ay okuyucularıyla buluşması beklenen “Fidan’ın Aile Yemekleri” isimli kitabının piyasaya çıkış tarihi ertelendi.

    Hollanda’da yaşayan gazeteci ve belgesel yapımcısı Fidan Ekiz’in “Fidan’ın Aile Yemekleri” isimli kitabının piyasaya çıkış tarihi, Hollanda ile Türkiye arasındaki diplomatik kriz nedeniyle ertelendi. Spectrum Yayınevi, bu ay çıkması beklenen kitabın Mayıs ayında piyasaya çıkacağını duyurdu. Spectrum Yayınevi tarafından yapılan açıklamada, “Türkiye’de 16 Nisan’da yapılacak olan referandum sonrası Fidan’s Family Food isimli Türk mutfak kültür kitabı piyasaya sunmaya karar verdik. Hollanda ile Türkiye arasında yaşanan diplomatik bir krizin ortasında Türk mutfak kültür kitabını yayınlamakla kitap hak ettiği ilgiyi göremeyebilir. Hollanda ile Türkiye arasındaki sorunlar gündemden düştüğü takdirde Fidan’s Family Food kitabını tanıtmak daha uygun ve doğru olan karardır” denildi.

    Fidan Ekiz ise kitabın Mayıs ayında piyasaya sürülmesinin kendisi için de daha iyi olacağını ve daha çok kitabının tanıtımı için vakit ayırabileceğini belirtti.

  • Yazdığı şiir kitabını satarak engellilere destek oldu

    16 yaşındaki lise öğrencisi, kendi şiirlerinden oluşan kitabını satarak engellilere destek oldu. Kendi imkanlarıyla kitabını basan ve satan yardımsever genç, elde ettiği gelirle aldığı akülü sandalyeleri vakfa bağışladı.

    Lise öğrencisi Aslı Gürleyen, yazdığı şiirleri, çalışarak ve eski eşyalarını satarak elde ettiği gelirle bir kitapta topladı. 600 adet bastırdığı şiir kitabını kendi imkanlarıyla tanesini 10 liradan satan Gürleyen, 6 bin lira gelir elde etti. Yardımsever genç bu parayla 2 tane akülü, 3 tane de manuel sandalye alarak Engelsiz Yaşam Vakfı’na bağışladı.

    “Sesinizi duyurun, çocuğuz diye susmayın”

    Çocukluğundan beri şiir yazdığını ve kendini şiirle ifade ettiğini söyleyen Gürleyen, “Şiirlerimi derledim ve kitap haline getirdim. Basım parasını da kendim topladım. 1.5 ay animatörlük yaptım, eski oyuncaklarımı, eşyalarımı sattım ve çevremdeki birkaç insana İngilizce dersi verdim. Matbaadaki insanlarda bize kolaylık sağladı ve 600 adet basıldı kitabım. Projemi, amacımı anlatarak kitabımı elden sattım. Ekim ayında başladım ve Şubat’ta da sandalyeleri aldım. Çocukluğumdan beri empati kuran biriyim, bizim toplumumuzda da bu eksik. Çocukluğumdan beri engellilere de duyarlıydım. 600 kitabı 10 lirada satarak 6 bin lira para topladım. Bununla da 2 tane akülü, 3 tane de manuel sandalye aldım. Bugün de sahiplerine vereceğiz, beklediğim an geldi. Herkes hayallerinin peşinde koşsun. Sesinizi duyurun, çocuğuz diye susmayın. Herkes her şeyi başarabilir” şeklinde konuştu.

    İlk kez sandalyesi oldu

    Akülü sandalyelerden biri 16 yaşında trafik kazası geçirerek yürüme engelli olan genç bir kıza verilirken, diğer akülü sandalye ise maddi imkansızlıktan dolayı hiç sandalye sahibi olamayan engelli Nuri Çağlayan’a verildi. İki bacağı da olmayan Çağlayan çok mutlu olduğunu söyleyerek, “ Hiç tekerlekli sandalyem olmadı. Hiç kullanmadım alacak durumumuz yoktu. Allah razı olsun, teşekkür ederim” dedi.

    “Manevi olarak desteğini verdik, maddi tarafını kendi halletti”

    Çok mutlu olduklarını dile getiren Gürleyen çifti ise çocuklarıyla gurur duyduklarını söyledi. Baba Levent Gürleyen, “Bize bundan bahsettiğinde özellikle engelliler kısmını duyunca çok mutlu olduk. Manevi olarak desteğini bolca verdik, o maddi tarafını kendi halletti. İnşallah bütün ailelere örnek olur” dedi.

    Anne Kadriye Gürleyen ise, “Çok mutlu oldum. Kutluyorum yürekten devamını diliyorum. Aslı gibi düşünceye sahip tüm çocukların,düşüncelerini hayata geçirmesini diliyorum. Aile olarak da onlara yalnızca destek olsunlar. Nedenini, niçinini hiç sorgulamadık. Doğru yaptığına inandık uzaktan izleyici konumundaydık” ifadelerini kullandı.

    Vakfın manevi yönetim kurulu üyesi oldu

    Yardımsever genç, satın aldığı sandalyeleri bağışladığı Engelsiz Yaşam Vakfı Başkanı ve vakfın yönetim kurulu üyeleri tarafından manevi olarak yönetim kurulu üyeliğine atandı.

    Engelsiz Yaşam Vakfı Başkanı Atilla Kaplakarslan, Aslı Gürleyen’i tebrik ederek, “Bütün gençlere örnek olmasını diliyorum. Aslıya bir teklifimiz var. Bir vakfın en genç yönetim kurulu üyesi olarak, manevi olarak atayacağız birazdan. Çok önemli bir iş yaptı onu ve ailesini tebrik ediyorum. Bu işlerin aileden başlaması gerekiyor” diye konuştu.

  • Gebzeli yazar Levent Altun, “Özlem’e Mektup” isimli kitabını tanıttı

    Gazeteci, Yazar Levent Altun, yeni kitabı “Özleme Mektup” tanıtımını Gebzeliler için vermiş olduğu kokteyl ile yaptı.

    Kocaeli’nin Gebze ilçesinde gazetecilik yapan ve aynı zamanda da yazar olan Levent Altun, yeni yazmış olduğu “Özleme Mektup” isimli kitabının tanıtımını gerçekleştirdi. Gebze Ticaret Odası’nda düzenlenen kitap tanıtımına başta Yazar Levent Altun olmak üzere, Gebze Ticaret Odası Başkanı Nail Çiler, milletvekilleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve davetliler konuştu. Program Yazar Altun’un hayatından kesitleri gösteren slayt gösteri ile başladı.

    “Matematiği iyi olmayan edebiyatta da başarılı olamaz”

    Kitap tanıtım programında açılış konuşmasını gerçekleştiren Gebze Ticaret Odası Başkanı Nail Çiler, “Bu salon çok şeylere tanıklık etti. Levent’in bir cümlesi vardı çok hoşuma gitti, ‘yaşadıklarınızı hissetmek, hissettiklerinizi anlatmak’ gerçekten güzel bir şey. Ben Levent Altun’un aynı zamanda matematik öğretmeniyim. Onla da çok övünüyorum, matematikte her ne kadar başarılı olmasa bile Edebiyatta başarısını ortaya göstermiştir. Matematiği iyi olmayan edebiyatta da başarılı olamaz. Demek ki o analizleri iyi yapmış. İster yazar olun, ister öğretmen olun ne yaparsanız yapın yaptığınız işi bir defa severek yapmak zorundasınız. Bireysel değil toplumsal olarak düşünmelisiniz. Bugün birçok kişinin ardından Allah rahmet eylesin diyoruz ama iyi şeyler yapanlar iyi şeylerle anılıyor. Kötü kişilerde yaptıkları kötü şeylerle anılıyor. Ben bundan dolayı Levent’i gerçekten kutluyorum” dedi.

    “Para saymayı değil kalemle yazı yazmayı tercih ettim”

    Ticaret Odası Başkanı Nail Çiler’in ardından söz alan “Özlem’e Mektup” kitabının Yazarı Levent Altun, “Fırından yeni çıkmış taze bir ekmek size ne hissettiriyorsa şuanda bende aynı hisleri paylaşıyorum. Gerçekten şuanda benim hissettikleriniz ile sizin hissettiklerinizin ortak noktada buluştuğunu düşünüyorum. Biraz önce hocam olan Nail Çiler okumaktan, matematikten bahsetti. Evet, matematiğim iyi değildi çünkü hiçbir zaman rakamlarla aram iyi değildi. Ben hep kelimelerle aramın iyi olmasını tercih ettim ve bu yüzden para saymayı değil kalemle yazı yazmayı tercih ettim” şeklinde konuştu.

    Sözlerine devam eden Altun, “Kitap okuma alışkanlığı olmayan bir ülkenin aynı özellikli şehrinde son üç yılda üç kitap yazmak her ne kadar okunma dürtüsünden uzak bambaşka idealler ortaya koysa da benim için yazmaktan çok daha anlamlı bir duygu var, o da okunmak. Ben kendi yazdığım zaman yaşadığımı hissediyorum ama siz okuduğunuz zaman yaşadığımı hissediyorum. Bu duyguları yaşamayı hissettiren tüm okuyucularıma teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından yazar Leven Altun, “Özlem’e Mektup” kitabını davetliler için imzalayıp bol bol fotoğraf çektirdi.

  • Görme engelli şair 4. kitabını çıkardı

    Ordu’nun Fatsa ilçesinde 41 yıl önce behçet hastalığına yakalanarak görme yetisini kaybeden Şevki Kaysal, hayata küsmedi ve 4. şiir kitabını yazarak okurları ile buluşturdu.

    Görme engelli 68 yaşındaki Şevki Kaysal, “Köy evinde akşam vakti” isimli 4. kitabını arkadaş, eş ve dostlarına ücretsiz olarak dağıtıyor.

    “Kemençe ile ilham alıyorum”

    “Köy evinde akşam vakti” şiir kitabının dördüncü şiir kitabı olduğunu söyleyen görme engelli Şevki Kaysal, “1976 yılında behçet hastalığına yakaladım. 1990 yılına kadar gözlerim ufak tefek iyiydi. 1993 yıllarında ise iki gözüm de görme duyusunu kaybetti. İçimde her zaman kitap yazma isteği vardı ve hayattan kopmayıp kendim şiir yazmaya karar verdim. İçimde bir ses bana ‘yaz’ diyordu. Sürekli içim kıpır kıpır ediyordu. Bir şiir, iki şiir, üç şiir derken devamı sürekli geldi. Şiir yazmaya hayatımın sonuna kadar devam edeceğim. Yalnız kaldığım zaman vakit geçirmek için kemençe çalıyorum, eğleniyorum. Ondan sonra aklıma hemen bir dörtlük geliyor. Daha sonra bu 5-6 kıta oluyor ve şiir meydana çıkıyor” dedi.