Etiket: Kısırlığında

  • Erkek Kısırlığında Tüp Bebek İle Başarı Elde Edilebilir Mi?

    Erkek kısırlığında tüp bebek tedavisi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Bülent Tıraş, “Menisinde sperm olmayan ya da yetersiz olan baba adayları için ’tüp bebek’ yöntemleri oldukça geliştirilmiştir. Bunun için Genellikle Mikro Tese yöntemi ile erkek adayların testislerinde sperm hücreleri elde edilir. Tek bir sperm hücresi ile dahi çocuk sahibi olmak mümkündür” dedi.

    Erkeklerde kısırlık sorunlarının daha kısıtlı gruplarda incelendiğini belirten Prof. Dr. Bülent Tıraş, “Kadınların kısırlık sebeplerine göre erkeklerin kısırlık sebepleri daha kolay tespit edilebilmektedir. Çoğunlukla erkeklerde iktidarsızlık ya da boşalma ile ilgili sorunlar kısırlığa yol açmaktadır. Bunun dışında sperm sayısının yetersiz olması ya da hiç olmaması genellikle yaşanan kısırlık sorunları arasındadır” açıklamalarında bulundu.

    Erkek kaynaklı kısırlıklarda sorun tespit edildikten sonra probleme uygun bir tedavi protokülü uygulanarak tedavide başarı elde etmenin mümkün olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tıraş, açıklamalarına şöyle devam etti:

    “Ancak bunun için erkeğin testislerinden sperm elde etmek gerekmektedir. Testislerinde dahi sperm hücresi bulunamayan erkeklerin tedaviden başarı sağlama olanağı pek fazla değildir.”

    “TÜP BEBEK TEDAVİSİ İLE YÜZDE 80 ORANINDA KISIRLIK TEDAVİ EDİLEBİLİR”

    Tüp bebek tedavisiyle kısırlık sorunlarının günümüzde yüzde 80 oranında tedavi edilebildiğini söyleyen Prof. Dr. Tıraş, “Çift kısırlık sebebiyle doktora başvurduğu zaman eşler eş zamanlı olarak değerlendirilir ve sorunun kaynağı tespit edilir. Şayet sorun erkekte ise, soruna yönelik bir tedavi planı hazırlanır ve tedaviye başlanır” diye konuştu.

    ERKEK İLE ALAKALI GELİŞİM GÖSTEREN KISIRLIK SEBEPLERİ NELERDİR?

    Erkek ile ilgili gelişim gösteren kısırlık sebeplerine değinen Prof. Dr. Tıraş, “Erkek kaynaklı kısırlık sorunlarında en yaygın sebep spermdeki bozukluklardır. Erkek kaynaklı kısırlıklarda, yaklaşık yüzde 75 civarında sperm sorunu teşhis edilmektedir. Sperm sayısının az olması, sperm sayısının doğal yöntemlerle gebelik sağlamaya yeterli olmaması da yaygın kısırlık sorunları arasındadır. Spermde hareketsizlik, spermlerde hareketlik olmaması durumunda, sperm ve yumurtanın birleşmesi mümkün olmamaktadır. Bu durumda da tüp bebek tedavisine başvurulabilir. Yapı açısından bozuk sperm, çeşitli durumlarda spermlerin yapısı gerekli yapıda olmayabilir. Bu durumda da tüp bebek tedavisine başvurmak gerekebilir. Bu gibi durumlarda spermlerin gebeliğe elverişli olmadığı görülmektedir. Sperm üretimi doğru bir şekilde gerçekleşse dahi menide sperm hücresine rastlanmayabilir. Bu durum enfeksiyon veya alınan darbeler sonucunda, tüplerin tıkanması ile alakalı olarak ortaya çıkmaktadır. Testisler, sperm üretimi testislerde oluşur. Testislerin herhangi bir sebepten dolayı zarar görmesi sonucunda, meni kalite bakımından olumsuz bir şekilde etkilenir” açıklamalarında bulundu.

    TESTİSLER HANGİ DURUMLARDA ZARAR GÖREBİLİR?

    Prof. Dr. Tıraş, “Testislerde meydana gelen kitleler, testis ile alakalı kanser, doğumsal sorunlar, testislerde gerçekleştirilen cerrahi müdahaleler, testislerde meydana gelen enfeksiyonlar, inmemiş testis, kullanılan ilaç ve alkol, bazı ilaçların uzun vadede kullanılması ya da alkol tüketiminin alkolizm oranında olması da sperm sayı ve kalitesini etkilemektedir. Kemoterapi tedavisi gören erkeklerde de, sperm üretimi azalabilir veya bazı durumlarda tamamen ortadan kalkabilir. Kullanılması gereken ilaçlar, muhakkak bir doktora danışarak kullanılmalıdır. Vasektomi, vasektomi meni yollarında uygulanan cerrahi bir girişimdir. Bu girişim, spermin meniye geçmesini engeller. Bu sebeple de kısırlık meydana gelebilir. Boşalma ile alakalı problemler, boşalamama gibi sorunlarda da kısırlık durumu görülmektedir. Hipegonadizm ise sperm üretimi hormonlar aracılığı ile gerçekleşmektedir. Ancak hormonal durumlar sebebiyle sperm üretimi meydana gelmeyebilir” ifadelerini kaydetti.

  • Kaplancan, Erkek Kısırlığında Doğru Bilinen Yanlışları Anlattı

    İnfertilite veya toplumda bilinen adı ile kısırlık, hem erkeği hem de kadını ilgilendiren sebeplere bağlı olarak ortaya çıkabiliyor. Testler yapmak çoğu durumda nedeni ortaya çıkarabiliyor olsa da çiftlerin yaklaşık yüzde 20’sinde mevcut bilinen inceleme ve yöntemler sonrası kısırlığı oluşturan bir sebep bulunamıyor. Konuyla ilgili önemli açıklama yapan Yrd. Doç. Dr. Tansel Kaplancan doğru bilinen yanlışların kısırlık sorununu çözüme ulaştırmak yerine kabusa çevirdiğini belirtti.

    Semen Analizi Hakkında Bilinen Yanlışlar

    Sağlık konusunda özellikle cinselliğe dair bilgilerin maalesef kamuoyu tarafından sıkça yenilenmiyor. Eskiye dayalı kulaktan dolma bilgiler çoğu zaman insana kabus yaşatabiliyor.

    Özellikle cinsel hastalıklar hakkında toplumun hâlâ yeterli seviyede olmadığını belirten Yrd. Doç. Dr. Tansel Kaplancan, “Birliktelik sonrasında erkek tarafından herhangi bir sorun yaşanmamasının sperm üretimi konusunda yeterli olduğu kanısının kesinlikle yanlış olduğunu” söyledi.

    Sperm üretimi, üretilen spermin kalitesi ancak ve ancak semen örneğinin mikroskop altında incelenmesi ile anlaşılabildiğini belirten Kaplancan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Kısırlık, pek çok çiftte başlangıçta var olmayıp daha sonradan ortaya çıkmış bir durum olabiliyor. Geçmiş yıllara ait gebelik veya (istemli/istemsiz) düşük hikayeleri sizin spermlerinizde bir sorun olmadığı anlamına gelmiyor. Ayrıca çocuk isteği olmadığı dönemlerde oluşan bir etken ile sperm parametrelerinizde ciddi değişim olmuş olabiliyor.”

    Test İçin Beklemeyin

    Semen analizinin çok ucuz ve basit bir test olduğunu ve üreme çağına gelmiş her erkeğe uygulanabildiğini anlatan Kaplancan, “Eğer sperm üretiminde bir problem olduğu tespit edilir ise çözümü için de daha erken dönemde plan yapmak son derece önemlidir. Pek çok erkek bu testi yaptırmadan öncelikle kendiliğinden bir gebelik oluşmasını bekler. Ancak kendinde spermle ilgili herhangi bir kuşkusu varsa örneğin çocuk yaşta testislerinin kasıklarında kalması nedeniyle operasyon geçirmişse 1 yıl beklemeden analiz yaptırmalıdır” dedi.

    Hiç Sperm Olmasa da Cerrahi Yöntemle Baba Olabilirsiniz

    Kaplancan, cerrahi yönteme değinerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Semen örneğinizde hiç sperm hücresi görüşmemiş olsa bile bu yumurtalıklarınızda sperm üretmediğiniz anlamına gelmez. Uzman bir androlog tarafından yapılan muayeneniz sonrasında yumurtalıklarınıza gerçekleştirilebilecek bir mikrocerrahi operasyon ile alınan doku örnekleri incelenebilir ve bulunan sperm hücreleri tüp bebek tedavilerinde kullanılarak çocuk sahibi olabilirsiniz. Bu yöntemle dünya üzerinde doğmuş on binlerce sağlıklı çocuk vardır.”

    Sperm analizinin bakan kişiye bağlı olarak değişkenlik gösterebilen ve standardizasyonu oldukça zor olan bir test olduğunu anlatan Kaplancan, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Yurt dışında bu analizin standardizasyonu için büyük uğraş verilmesine karşın yine bir insan tarafından değerlendirme yapıldığından çok farklı sonuçlar alınabildiği bildirilmektedir. Dolayısıyla sperm analizi basit gibi görünse de bu konuda uzmanlaşmış klinikler veya laboratuvarlarda yaptırılması gerekir.”

  • Erkek Kısırlığında Mikro Çiple Büyük Başarı

    Sağlıklı sperm sayısının azlığıyla kendisini gösteren “erkek kısırlığının” neden olduğu sorunlarda mikro akışkan çip yönteminin çocuk sahibi olma hayalini kuran binlerce çift için umut olmaya devam ediyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, merkezlerinde bugüne kadar 400 vakada bu yöntemi uyguladıklarını ve yüzde 74 başarı elde ettiklerini bildirdi.

    Türkiye’de mikroçip yönteminin ilk uygulandığı sağlık merkezlerinden Acıbadem Maslak Hastanesi’nin Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, “Erkek ile ilgili gelişim gösteren infertilite (kısırlık) sorunlarında, en yaygın faktörlerden biri spermde meydana gelen bozukluklardır. Bu alanda yaklaşık yüzde 75 civarında sperm sorunu teşhis edilmektedir” dedi.

    HER YIL 150 BİN ÇİFT BAŞVURUYOR

    Türkiye’de her yıl 150 bin çiftin, bebek sahibi olmak istemiyle tüp bebek merkezlerine başvurduğunu bildiren Prof.Dr.Bülent Tıraş, bu 150 bin kişinin tümü de tüp bebek tedavi için yönlendirilmiyor ama 50 bin çift için tüp bebek uygulaması gerçekleştiriliyor” diye konuştu.

    Pror.Dr. Tıraş, tüp bebek teknolojisi ile birlikte Türk bilim insanı Prof.Dr.Utkan Demirci tarafından geliştirilen mikroçip teknolojisinin hem dünyada hem de Türkiye’de kullanım alanının giderek yaygınlaştığını kaydetti.

    Prof. Dr. Tıraş, bugün İstanbul, İzmir, Ankara, Adana , Bursa, Muğla, Konya, Eskişehir, Kayseri, Manisa, Samsun, Antalya, Kırklareli, Van ve Mersin ile KKTC’deki merkezlerde başarıyla uygulanan bu yöntemi, ilk uygulayan hastanelerden biri olduklarını kaydetti.

    HAVUZDA YARIŞAN YÜZÜCÜLER GİBİ

    Prof.Dr.Bülent Tıraş, mikroçipin sağlıklı spermleri sağlıksızlarından ayıklamada kullanılan en iyi yöntem olduğunu belirtti. Tıraş, çipleri bir yüzme havuzuna, spermlerin de yarışan yüzücülere benzetti.

    Prof.Dr.Bülent Tıraş şöyle konuştu:

    “Bu özel mikroçip, içerisinde spermlerin mikro kanallar içerisinde yüzdürülerek doğru spermlerin seçilmesini hedefleyen bir yöntemdir.Mikro akışkan sıvı teknolojisinde, özel olarak dizayn edilmiş spermin yüzeceği boyutlarda gözle görülemeyen mikroskopik kanallar bulunmakta.Bu kanalların özel dizaynı sayesinde sağlıklı spermler, kanalları geçiyor. Sağlıksız, DNA hasarı olan spermler ise kanalları geçemeyip takılıyorlar. Kanalları geçen spermlerin en sağlıklı olanları ise kadın yumurtası ile buluşturulup döllenme sağlanıyor ve sağlıklı embriyolar elde ediliyor.”

    TÜRKİYE TÜP BEBEKTE İLERİ NOKTADA

    İlk tüp bebeğin 1987 yılında Ege Üniversitesi’nde gerçekleştirilen uygulama ile dünyaya geldiği Türkiye’nin, bu alanda çok önemli mesafe kat ettiği bildirildi. Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, uygulamanın ekonomik olması nedeniyle birçok ülke vatandaşının da tüp bebek uygulaması için Türkiye’yi tercih ettiğini söyledi.

    Prof. Dr. Bülent Tıraş, dünyada ilk tüp bebeğin 1978 yılında İngiltere’de dünyaya geldiğini anımsatarak, “Ülkemizde ise Ege Üniversitesi’nde yapılan uygulama ile 1988 yılında dünyaya geldi. O yıllarda ben de Ege Üniversitesi’nde görev yapıyordum” dedi.

    FİYATLAR AVRUPA’YA GÖRE DÜŞÜK

    Prof.Dr.Tıraş, Türkiye’nin tüp bebek uygulamalarında ileri seviyede yer aldığını, fiyatların da Avrupa’ya göre uygun olması nedeniyle Avrupa ve diğer kıtalardaki komşu ülkelerden çok sayıda başvurunun geldiğini söyledi.Tıraş, Türkiye’de son yıllarda kısırlık sorununa çözüm için mikroçiplerin devreye girdiğini ve çiftlerin bebek hasretini dindirmede çare olduğunu ifade etti.