Etiket: Kırıldı

  • “Vergi inceleme rekorları kırıldı”

    Vergi Müfettişleri Derneği (VMD) İstanbul Şube Başkanı Musa Deniz ve yönetim kurulu üyeleri İhlas Haber Ajansı’nı (İHA) ziyaret etti. Vergi Denetim Kurulu’nun (VDK) çalışmalarına değinen Deniz, “VDK kurulduğu günden bu yana yapılan incelemelerle Cumhuriyet tarihinin inceleme rekorları kırıldı” dedi.

    İhlas Haber Ajansı Genel Merkezini ziyaret eden Vergi Müfettişleri Derneği İstanbul Şube Başkanı Musa Deniz ve yönetim kurulu üyeleri Tuğba Tekin ile Hakan Sağır, İHA Ekonomi Haberleri Müdürü Zafer Okay ile görüştü.

    İhlas Haber Ajansı’nın Türk haberciliği için çok önemli olduğunu belirten Deniz, “İHA Türkiye’nin en eski ve köklü haber ajanslarından birisidir. Objektif habercilik noktasında güven duyuyoruz. Türk haberciliğinin önemli kuruluşudur. Bunu yakından görme fırsatımız oldu” dedi.

    “VDK, Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı”

    Vergi Denetim Kurulu’nun (VDK) kurulmasıyla birlikte incelenen vergi mükellefi sayısında ciddi oranda artış olduğunu ifade eden Deniz, “VDK, Maliye Bakanlığı’na bağlı bir kurum. 10 Temmuz 2011 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı ve desteğiyle kuruldu. Yaklaşık 3 bin vergi müfettişi, 5 bin de vergi müfettiş yardımcısı görev yapıyor. 2011 yılında 16 bin 26, 2012 yılında 46 bin 845, 2013 yılında 71 bin 352, 2014 yılında 55 bin 284, 2015 yılında 58 bin 676 mükellef incelendi. VDK kurulduğu günden bu yana yapılan incelemelerle Cumhuriyet tarihinin inceleme rekorları kırıldı. Müfettiş yardımcısı meslektaşlarımızın müfettiş olması ile birlikte bu rakamlar katlanarak artacaktır” diye konuştu.

    “4 binin üzerinde üyemiz bulunmaktadır”

    Vergi Müfettişleri Derneği’nin 4 binden fazla üyesi bulunduğunu söyleyen Deniz, “Vergi Müfettişleri Derneği Genel Merkezi Ankara’dadır. İstanbul, İzmir ve Adana’da şubeleri ve 25 ilde de temsilcilikleri bulunuyor. 4 binin üzerinde üyemiz bulunmaktadır. Vergi Müfettişleri Derneği İstanbul Şubesi ise 1991 yılından beri faaliyet gösteriyor. Derneğin kuruluşu ise 1975 yılana kadar gidiyor. Mesleki bir sivil toplum örgütüyüz. Üyelerimiz vergi müfettişi ve yardımcılarından oluşmaktadır” şeklinde konuştu.

  • Otomotivde tüm zamanların ihracat rekoru kırıldı

    Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörü ve son 11 yıldır üst üste ihracat şampiyonu olan otomotiv sektöründen mart ayında tüm zamanların rekoru geldi. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Sabuncu, “Mart ayında yüzde 32 artışla 2.7 milyar dolar ihracat gerçekleştiren sektörümüzde, aylık bazda tarihi bir başarı yakaladık” dedi.

    İhracatın beşte birini tek başına gerçekleştirmeyi sürdüren sektörde, aralarında Almanya, İtalya, Birleşik Krallık, Fransa, ABD ve Polonya’nın da olduğu en büyük pazarlara yüzde 116’ya varan oranlarda çift haneli artışlar oldu. Türkiye ihracatının lider sektörü otomotiv endüstrisi, mart ayında tarihi başarı elde etti. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, son 11 yıldır üst üste ihracat şampiyonu olan sektörden, şimdi de aylık bazda tüm zamanların rekoru geldi. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Sabuncu, “Türk otomotiv endüstrisi ihracatında en yüksek artışı son olarak mayıs 2008 döneminde 2.5 milyar dolar ile elde etmiştik. Geçen mart ayında 2.7 milyar dolarlık ihracat ile tüm zamanların rekorunu kırmış olduk. Mart ayı performansında binek otomobiller ihracatındaki yüzde 85 oranındaki artış temel belirleyici oldu” diye konuştu.

    Sektörün ayrıca altı aydan bu yana aralıksız olarak ihracatta 2 milyar dolar barajını aştığını da hatırlatan OİB Başkanı Orhan Sabuncu, “Toplam ihracattan aldığımız yüzde 20 pay ile Türkiye ihracatının beşte birini tek başına gerçekleştirmeyi sürdürüyoruz. Mart ayında ayrıca aralarında Almanya, İtalya, Birleşik Krallık, Fransa, ABD ve Polonya’nın da olduğu en büyük pazarlara çift haneli artışlar kaydettik” şeklinde konuştu.

    Mal grubunda binek otomobillerde yüzde 85 artış

    OİB mart ayı verilerine göre mal grupları bazında binek otomobil ihracatı yüzde 85 artışla 1 milyar 171 milyon dolar olurken, otomotiv yan sanayi ihracatı yüzde 8 artışla 875 milyon dolar, eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatı 444 milyon dolar ve otobüs-minibüs-midibüs yüzde 22 artışla 152 milyon dolar olarak gerçekleşti. Otomotiv yan sanayinde en büyük pazar olan Almanya’ya ihracat yüzde 11, diğer önemli pazarlardan İtalya’ya yüzde 12, Romanya’ya yüzde 18, İran’a yüzde 19 arttı. Fransa’ya yüzde 18, Amerika Birleşik Devletleri’ne yüzde 14 düşüş oldu. Binek otomobillerde en büyük pazar olan İtalya’ya ihracat yüzde 114 artarken, ikinci ülke Fransa’ya yüzde 68, Almanya’ya yüzde 108, Birleşik Krallık’a yüzde 32, İspanya’ya yüzde 66 ve Amerika Birleşik Devletleri’ne de yüzde 206 artış yaşandı.

    Eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlarda en büyük pazar olan Birleşik Krallık’a ihracat yüzde 48, Fransa’ya yüzde 29 artarken, Almanya’ya yüzde 13 ve Hollanda’ya yüzde 63 düşüş oldu. Otobüs-minibüs-midibüs ürün grubunda ise en büyük pazar Almanya’ya yine yüzde 18 düşüş yaşanırken, Birleşik Krallık’a yüzde 94, İtalya’ya yüzde 68, Polonya’ya yüzde 212 artış görüldü.

    Almanya’ya ihracat yüzde 21 arttı

    OİB verilerine göre mart ayında ülke bazında en büyük pazar olan Almanya’ya ihracat yüzde 21 artışla 413 milyon dolar oldu. Almanya’ya yönelik artışta bu ülkeye yan sanayi ihracatının yüzde 11, binek otomobiller ihracatının yüzde 108 arması etkili olmuştur. İkinci büyük pazar olan İtalya yüzde 54 artışla 336 milyon dolar, Birleşik Krallık’a ise yüzde 36 artışla 295 milyon dolar oldu. Türkiye’nin diğer önemli pazarları olan Fransa’ya ihracat yüzde 34, İspanya’ya yüzde 44, Belçika’ya yüzde 57, Amerika Birleşik Devletleri’ne yüzde 63, Polonya’ya yüzde 116 arttı. Hollanda’ya yönelik ihracat ise yüzde 39 düştü.

    AB’ye ihracat yüzde 33 arttı

    Türkiye otomotiv endüstrisinin ülke grubu bazında yüzde 79 pay ile en büyük pazarı olan Avrupa Birliği ülkelerine ihracat yüzde 33 artışla 2 milyar 154 milyon dolar oldu. Mart ayında alternatif pazarlardan Amerika ülkelerine ihracat artışı yüzde 54, Orta Doğu ülkelerine yüzde 23, Eski Doğu Bloku ülkelerine yüzde 41 ve Diğer Avrupa ülkelerine yüzde 36 olarak gerçekleşti.

  • Akdeniz Bölgesi’nde elektrikte 2016 tüketim rekoru 9 Ağustos günü kırıldı

    Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. (AEDAŞ) verilerine göre 2016 yılında Antalya, Isparta ve Burdur’da elektrik tüketim rekoru 9 Ağustos Salı günü kırıldı. 9 Ağustos’ta AEDAŞ’ın hizmet verdiği bölgede toplam tüketim, günlük 37 milyon kilovatsaate (kWh) ulaştı. 2016’da en düşük tüketim ise 15,8 milyon kWh ile 28 Şubat Pazar günü gerçekleşti. Üç ilin 2016 yılında toplam elektrik tüketimi 8 milyar 520 milyon kilovatsaat olarak ölçüldü.

    Antalya, Isparta ve Burdur’da yaklaşık 1,7 milyon aboneye elektrik dağıtım hizmeti veren AEDAŞ, 2016 yılı elektrik tüketimi, zirve ve dip noktaları ile dağıtım aboneliği sayılarına yönelik özel bir çalışma hazırladı. AEDAŞ’ın verilerine göre yıl içinde bölgedeki en yüksek tüketim 9 Ağustos Salı günü yaşandı. Rekorda o tarihlerde hava sıcaklığının 39-40 dereceleri görmesi nedeniyle artan klima kullanımı büyük ölçüde etkili oldu. 9 Ağustos’ta AEDAŞ’ın hizmet verdiği bölgede toplam tüketim, günlük 37 milyon kilovatsaate (kWh) ulaştı. 2016’da en düşük tüketim ise 15,8 milyon kilovat ile 28 Şubat Pazar günü gerçekleşti.

    2016’nın turizm sektörü açısından zor bir dönem olsa da bu durumun Akdeniz Bölgesi’nin verilerinde kendisini çok fazla göstermediği belirtildi. 2015 yılında Antalya, Isparta ve Burdur’da 8 milyar 491 milyon kilovat elektrik tüketilirken, 2016’da bu rakam yüzde 0,34’lük sınırlı bir artışa sahne oldu. Bölgedeki elektrik tüketimi 2016’da toplam 8 milyar 520 milyon kilovata ulaştı.

    En fazla yeni abone Kepez’den

    Enerji dağıtımı yaptığı her noktaya hızlı, kesintisiz ve en verimli hizmeti kusursuz bir şekilde ulaştırma ilkesi ile çalışan AEDAŞ, 2016 yılında yaklaşık 62 bin yeni aboneye daha hizmet vermeye başladı. Tüketici dostu bir şirket olarak müşteri odaklı çalışan AEDAŞ’ın dağıtım hizmetine, yıl içinde en yüksek katılım Antalya’nın Kepez ilçesinden oldu. Kepez’de 12 binden fazla yeni tüketici 2016’da AEDAŞ’tan elektrik dağıtım hizmeti almaya başladı.

    “Tüketim alışkanlıkları yatırımlara yol gösteriyor”

    AEDAŞ Genel Müdürü Mehmet İslamoğlu, şirket olarak tüketim alışkanlıklarını yakından takip ettiklerini belirterek “İş planlarımızı ve yatırımlarımızı buna göre yapıyoruz. Hava durumunu ve tatil dönemlerini yakından takip ediyoruz. Elektrik dağıtım şirketleri için kış ayları sorunlu geçer. Fırtına ve yağışların arıza yaratma ihtimaline karşı hazırlıklarımızı çok önceden yapıyoruz. Hizmet verdiğimiz bölgede hava sıcaklıklarının yaz aylarında 40 dereceleri aşması nedeniyle yaz döneminde de sürekli alarm halindeyiz. Yaptığımız çalışmalarda geçmiş yıllardaki tüketici davranışları bize yol gösteriyor” dedi.

  • ATSO Başkanı Çetin: “Ocak ayında 13 yılın aylık enflasyon rekoru kırıldı”

    Ocak ayı enflasyon rakamlarını değerlendiren Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, “Ocak ayında 13 yılın aylık enflasyon rekoru kırıldı” dedi.

    ATSO Başkanı Davut Çetin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan ocak ayı enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2017 Ocak ayı enflasyonunun bir önceki aya göre TÜFE’de yüzde 2,46, yurt içi ÜFE’de yüzde 3,98 olarak açıklandığını kaydeden Çetin, “Yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 9,22, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 13,69 olarak gerçekleşmiştir. Aylık enflasyonda 13 yılın rekoru kırılmış, gelişmiş ülkelerdeki yıllık enflasyon oranı bir ayda geçilmiştir. Kur artışı nedeniyle girdi maliyetlerindeki artışın çift haneli enflasyona yol açabileceğine önceki aylarda dikkat çekmiş ve bu konuda daha kararlı bir duruş gösterilmesini talep etmiştik. Merkez Bankasının bu yöndeki önlemlerinin gecikmeli olarak geçen hafta başlaması kur artışını ve enflasyonist etkisini büyütmüştür. Gecikmeye rağmen atılan adımların döviz üzerinde bir miktar frenleyici etki yapması olumludur. Merkez Bankası enflasyonda artış olacağını ve Mart ayında çift haneye yaklaşacağını öngörmüş, fakat enflasyondaki mevcut artış daha hızlı ve yüksek oranlı gerçekleşmiştir. İhracatta ve turizmde kur artışıyla kazanmak istediğimiz fiyat avantajını enflasyonla kaybettiğimiz görüyoruz. Diğer taraftan kur-enflasyon-faiz döngüsü de devam etmektedir” dedi.

    “Güven artırıcı yapısal önlemler bekliyoruz”

    “TÜİK’in enflasyon sepetinde gıda payını yüzde 21.7’ye düşürmesi aylık enflasyonun yüzde 3’ü aşmasını önlemiş, fakat yüksek artışı frenleyememiştir” diyen Çetin, “Döviz kurundaki artışın önümüzdeki aylarda da enflasyona yansımaya devam edeceğini söyleyebiliriz. Henüz reel sektör iç talepteki durgunluk karşısında maliyetlerini fiyatlara tam olarak yansıtamamaktadır, dolayısıyla enflasyonun seyri büyümeye de bağlı olarak değişecektir. Şu aşamada en önemli konu büyüme ve enflasyon beklentilerinin birlikte bozulması, tüketici ve reel sektör güvenin düşmesidir. Bu nedenle ekonomi yönetiminden güven artırıcı yapısal önlemlere ağırlık vermelerini bekliyoruz” ifadelerini kaydetti.

    “Enflasyonda Antalya ürünleri yine öne çıktı”

    Aylık enflasyonu yükselten etkenlerde Antalya ürünlerinin öne çıktığını kaydeden ATSO Başkanı Çetin, “Gıda gurubu enflasyona 1.39 puan katkı yapmıştır. Aylık olarak en yüksek artış gösteren seçilmiş maddeler yüzde 92,71 ile kabak, yüzde 79,37 ile patlıcan ve yüzde 74,34 ile salatalık olurken, en fazla düşüş gösteren seçilmiş maddeler yüzde 13,80 ile ceket (kadın için), yüzde 13,30 ile kazak (erkek için) ve yüzde 12,83 ile kaban yünlü (erkek için) olmuştur. Ancak bu artışlar mevsimsel olup, yıllık enflasyonda temel etken değildir. Yıllık enflasyonda ulaştırma grubu, yani akaryakıt ve taşıma ücretleri gıdadan daha fazla etki yapmıştır. Yıllık enflasyonu artıran diğer önemli kalem ise alkollü içki ve sigara fiyatlarındaki artıştır. Ana harcama grupları itibariyle 2017 yılı Ocak ayında endekste yer alan gruplardan sağlıkta yüzde 4,66, çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 4,25, ulaştırmada 3,24 ve eğlence ve kültürde yüzde 2,39 artış gerçekleşmiştir. Önümüzdeki süreçte ilaç sektöründe yapılacak kur güncellemesinin de sağlık harcama grubu enflasyonuna artırıcı yönde etki yaratacaktır” dedi.

    “Enflasyonda en yüksek aylık artış gıda ve alkolsüz içecekler grubunda”

    Ana harcama gruplarında en yüksek artış yüzde 6,37 ile ’gıda ve alkolsüz içecekler’ grubunun oluşturduğunu belirten Çetin, “Giyim ve ayakkabı grubunda yüzde 6,99 oranında düşüş gerçekleşmiştir. Yıllık bazda enflasyondaki en fazla artış yüzde 22,90 ile alkollü içecekler ve tütün, yüzde 15,61 ile ulaştırma ve yüzde 12,74 ile çeşitli mal ve hizmetler gruplarında gerçekleşmiştir. Yİ-ÜFE’de, sanayinin dört sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe yüzde 6,58 artış, imalat sanayi sektöründe yüzde 3,87 artış, elektrik ve gaz sektöründe yüzde 4,12 artış ve su sektöründe yüzde 3,72 artış olarak gerçekleşmiştir. Petrol fiyatlarının küresel fiyat artışı ve kur artışıyla birlikte enflasyonda etkili olmaya başladığı görülmektedir. Bir önceki aya göre endekslerin en fazla artış gösterdiği alt sektörler; ham petrol ve doğal gaz (yüzde 29,26), kok ve rafine petrol ürünleri (yüzde 12,00), ana metaller (yüzde 7,61) alt sektörleridir. Buna karşılık tütün ürünleri yüzde -2,29 ile bir ay önceye göre endekslerin düştüğü tek alt sektör olmuştur” açıklamasında bulundu.

    Batı Akdeniz’de aylık ve yıllık enflasyon Türkiye ortalamasının üzerinde

    Batı Akdeniz’de TÜFE oranının, aylık bazda yüzde 2,51 ve yıllık bazda yüzde 9,68 olarak gerçekleştiğini kaydeden Çetin, “TR61 Bölgesi (Antalya-Isparta-Burdur), 26 bölge arasında aylık enflasyonda 17., yıllık enflasyonda ise 12.sırada yer almıştır. Bu oranlara göre Antalya, Isparta ve Burdur illerini kapsayan Batı Akdeniz Bölgesi’nin, aylık ve yıllık değerlendirmede Türkiye ortalamasının üzerinde olduğu görülmüştür. Bölgede ana harcama grupları itibariyle bir ay önceye göre en yüksek artış yüzde 6,48 ile gıda ve alkolsüz içecekler grubunda görülürken en fazla düşüş ise yüzde 5,28 ile giyim ve ayakkabı grubunda görülmüştür. Yıllık enflasyonda ise en fazla artış yüzde 22,89 ile alkollü içecekler ve tütün, yüzde 16,89 ile ulaştırma ve yüzde 13,44 ile çeşitli mal ve hizmetler gruplarında görülmüştür” değerlendirmesinde bulundu.

  • TİM Başkan Vekili Süleyman Kocasert: “İhracatta son 49 ayın rekoru kırıldı”

    Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili ve Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Süleyman Kocasert, 2017 yılı ocak ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi. İhracatın Ocak ayında yüzde 15 oranında artarak, son 49 ayda gerçekleşen en yüksek artış oranına ulaştığını söyleyen Kocasert, “Yeni anayasa ile birlikte ekonomide enflasyonda ve işsizlikte aşağı yönde bir hareketlilik olacak” dedi.

    TİM Başkan Vekili ve DENİB Başkanı Süleyman Kocasert, DENİB Nihat Zeybekci Toplantı Salonunda Ocak 2017 Türkiye ve Denizli ihracat rakamlarını açıklayarak basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Türkiye ihracatının ocak ayında, 9 milyar 157 milyon dolardan 10 milyar 528 milyon dolara yükseldiğini belirten Kocasert, bunun oran olarak yüzde 15’e ulaştığını, son 49 ayın rekorunun kırıldığını ifade etti. Denizli ihracatında ise, DENİB tarafından kayda alınan ihracatın ocak ayında, 2016 yılının ocak ayına göre yüzde 20 arttığını kaydeden Kocasert, bunun 192 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirtti.

    DENİB yönetim kurulu üyeleri ile birlikte açıklama yapan Kocasert, yılın ilk ayında gerçekleştirilen rekor düzeydeki ihracatın tesadüf olmadığını, 2017 yılındaki ihracatın 2016 yılından çok dahi iyi olacağını belirtti.

    Ülke için önemli, içerisinde çok ciddi problemlerin ve sorunların olduğu bir yılın geride bırakılmasına rağmen, beklenin aksine dünya ticaretinin büyümediğini belirten Kocasert, Avrupa’da büyüme rakamlarının beklenen düzeyde gelmediği, dünyada ABD seçimlerinde şaşırtıcı bir sonucun çıktığı ve Türkiye’nin 15 Temmuz gibi, sadece Türk tarihine değil, dünya tarihine girecek elim bir olayın geride bırakılmasına rağmen, 2016 ihracatını neredeyse 2015 yılına yakın, yüzde 1 değer kaybıyla kapatıldığını ifade etti.

    “Alınan kararlar ekonomik olmaktan çok, politik odaklıdır”

    Kocasert, “Bütün olumsuzluklara rağmen 2017 yılına çok iyi başladık. Olumsuzluklardan kastım da, dünya çapındaki iki kredi derecelendirme kuruluşunun ardı ardına yaptığı negatif açıklamalar ve not indirimleridir. Hepiniz biliyorsunuz hem Standart & Poor’s, hem de Fitch Türkiye ile ilgili notu aşağıya yönlü revize etti ve Türkiye yatırım yapılabilir statüsünden çıktı. Pazartesi sabah beklenin aksine bir gelişme oldu, döviz aşağı yönlük gevşerken, borsada da yukarıya doğru bir hareketlenme yaşandı. Bu açık ve seçik gösteriyor ki, alınan kararlar ekonomik olmaktan çok, politik odaklıdır ve dünya yatırımcıları alınan bu kararlara pek de itibar etmedi. Çünkü borsaya ciddi bir yabancı girişinin olduğunu hep beraber gözlemledik” dedi.

    Gerek Denizli olarak, gerek ülke olarak ihracat atağına devam ettiklerini, bunun yanında hem ürünü, hem de pazarı çeşitlendirdiklerini belirten Kocasert, “49 ay sonra yaklaşık 4 yıl sonra, ülkemiz ihracatının bir ay içerisinde iki haneli artması da, bizler için ayrı bir sevinç, moral ve motivasyon kaynağı oldu. 2017 yılı Türk ihracatçısı için bir fırsat ve atılım yılı olduğunun göstergesi oldu. Türkiye ihracatı geçen yılın Ocak ayına göre 15 oranında değer bazında, yüzde 20 oranında kilogram bazında da artış gösterdi” ifadelerini kaydetti.

    Denizli ihracatı

    Denizli’nin pozitif anlamda ayrıştığını ve bir önceki yıla göre, değer ve kilogram bazında yüzde 5’lik bir artışla yılı geride bıraktığını aktaran Kocasert, “2017 Ocak ayında DENİB’e bağlı kayda alınan ihracat, geçtiğimiz senenin aynı ayına kıyasla 20 artarak, 192 milyon dolar olarak gerçekleşti. Denizli genel şehir ihracatı da, yüzde 11 artışla 220 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu gerçekten de uzun zamanlardan beri kaydettiğimiz ve artış olarak gördüğümüz rakamdır. Denizli, Türkiye ihracatında 8’inci sıradaki yerini korurken, demir ve demir dışı metallerde yüzde 73’lük artışla oldukça dikkat çeken sektör olarak ön plana çıktı. Ardından elektrik ve elektrik hizmetleri yüzde 30, madencilik yüzde 15’e yakın bir artış sergiledi. Hazır giyim, konfeksiyon ve ev tekstili ihracatında da sektör anlamında yüzde 1’lik yukarıya doğru bir hareketlenme oldu. Denizli’nin ihracat yaptığı ülkelere baktığımızda, başta ABD yüzde 20’lik artışla dikkat çekiyor. İngiltere ihracatımız yüzde 17 artarken, İsrail yüzde 50, Romanya yüzde 136, Birleşik Arap Emirlikleri’ne de yüzde 358’lik bir artış gerçekleşti” diye konuştu.

    “Türk havlusunu dünya markası yapmak istiyoruz”

    Tokyo, New York, Londra ve İstanbul gibi dünya şehirlerinde Türk havlusunu bir marka haline getirmek istediklerini belirten Kocasert, “Bir ilki gerçekleştirdik, Türk havlusunu markalaştırma adına, Ekonomi Bakanlığından ‘Turkualiti’ marka desteği aldık. Türk havlusunu dünya markası haline getirmek üzere, profesyonel bir şekilde, önümüzdeki beş yılı kapsayacak biçimde, çalışmalarımıza bugünden başlayarak, başlıyoruz, hareket haline geçiyoruz. Mağazalarda ev hanımlarının ben Türk havlusunu istiyorum dedirtecek hale getirmek istiyoruz. 5 yıl gibi uzun bir çalışma zamanımız var ama başarılı olmamak için hiçbir sebebimiz yok” ifadelerini kullandı.

    “Referandumdan sonra ekonomide yukarıya doğru bir seyir gerçekleşir”

    “Referandumun ekonomiye etkisi nasıl olur?” sorusunu yanıtlayan Kocasert, “Tabi ki biz de referandumdan etkileneceğiz, ancak bu referandumun geri kalmasıyla birlikte, yeni anayasa ile birlikte, ben ülkemizin ekonomi ile birlikte tüm paydaşlarının gerek özel sektör, gerek Maliye, Ekonomi Bakanlığının, gerekse Merkez Bankasının, gerekse tüm finansal kurumlarının asıl işimiz olan ekonomi ve finansmana odaklanarak, bilhassa 2017 yılında tüm göstergelerde, işte enflasyonda aşağı yönde bir hareketlilik, işsizlikte aşağı yönde bir hareketlilik olurken, büyümede ve ihracatta artışında da yukarı bir hareketlilik olacağına düşünen ve inananlardanım” dedi.

    “Ocak ayında gerçekleşen ihracat yalancı bahar değil, tüm yıla yayılır”

    Dünya yatırımcısı ve dünyanın önemli ekonomik oyuncularının kredi derecelendirme kuruluşlarının kararlarının politik olduğunun farkında olduğunu belirten Kocasert, “Ocak ayındaki bu artışın geçici bir artış veya yalancı bir bahar olduğunu düşünmüyoruz. 2017 yılının ihracat artışının sadece ocak ayı ile sınırlı kalmayacağını, ortaya konulan orta vadeli 155 milyar dolar hedefinin rahatlıkla ulaşılabileceğini düşünüyoruz. Çünkü Avrupa Birliğinde yukarı yönde olumlu bir talep artışı, olumlu göstergeler geliyor. İsrail ve Rusya ilişkilerimizde sıcak gelişmeler yaşanıyor. Orta Doğu’da gelişecek olumlu adımlarla beraber, istikrar ve barış adımlarıyla beraber, Türkiye ihracatında yukarı yönde ciddi bir hareketlenme ve ivme olur ve bütün yıla yayılır” şeklinde konuştu.